Nagehan Alçı’ya Tavsiye: Erdoğan’ı Değil Türkiye’yi Savunun!

Nagehan hanımın en büyük hatası: Erdoğan’ı savunmak ile Türkiye’yi savunmak arasındaki farkı kavrayamamasıdır.

Nagehan Alçı’ya Tavsiye: Erdoğan’ı Değil Türkiye’yi Savunun!
Cem Dikmen
Cem Dikmen

Atasözleri, şiirler, maniler bir toplumun deneyimlerini söze dökmesidir. Çoğu zaman yaşanmışlıklardan doğan sözler, benzer olaylar yaşanıldığında kullanılarak insanların kendini ifade etmesini kolaylaştırır. Misal “Eğitim cehaleti alır eşeklik baki kalır” cümlesini yorumlarsak; her şeyin eğitim ile bitmeyeceği, insanın mayasında bir sorun varsa dünyanın en iyi eğitimini alsa da bir işe yaramayacağı sonucuna ulaşabiliriz.

Günümüz liberalleri, bu cümleyi kullanmamız için gerekli bütün malzemeleri veriyor. Misal Nagehan Alçı’nın bir televizyon programında sarf ettiği sözler yukarıda bahsi geçen cümleyi doğrular nitelikte. Tartışma, Ege’de Yunanistan’ın bize ait olan adalarımızı haksız ve hukuksuz bir şekilde işgal etmesine geliyor ve toplumda hiçbir ağırlığı olmayan fakat her programın gözde gevezesi Nagehan Alçı bombayı patlatıyor: “18 küçük kaya parçasından bahsediyorsunuz. Keçiler otluyor!”
Hanımefendiye göre o küçük adalar keçilerin otladığı küçük kaya parçaları.

Mavi Vatan Taştan İbaret Değildir!

Değerli Amiralimiz Cem Gürdeniz, Türkiye’nin denetiminde olan deniz yetki sahalarının önemini daha iyi kavratmak için “Mavi Vatan” terimini kullanıyor. Komutamınız Mavi Vatan’ı, toplamda ana vatanımızın yarısına yakın bir deniz alanı olarak ifade ediyor. Türkiye'nin ilan edilmiş ya da ilan edilmemiş deniz yetki alanlarına “Mavi Vatan” diyor. Ne kadar güzel bir ifade! Komutanımızın ifadesiyle “Mavi Vatan” Türkiye için hayati önemdedir çünkü deniz yetki sahası içindeki doğal kaynaklar ve balıkçılık faaliyetleriyle ilgili her türlü karar “Münhasır Ekonomik Bölge” olarak ifade edilen deniz sahası üzerinde varılacak anlaşmaya göre şekillenecektir. Yani Türkiye’nin karasularındaki doğal kaynakları araştırabilmesi ve kullanabilmesi, balıkçılık faaliyetlerini sürdürebilmesi bu alanın tesisi ve korunması ile mümkündür.

Yunanistan’ın hedefi, Nagehan hanımın burun kıvırdığı Kardak benzeri adacık ve kayalıklar üzerinden Türkiye’yi kendi karasularında balık bile tutamayacak hale getirmektir. Türk karasularını giderek daraltmaktır. Böylelikle deniz altındaki her türlü doğal kaynağın kendi ülkesine ait olduğunu iddia edecektir. Askeri, siyasi ve ekonomik anlamda kıta sahanlığı probleminin, karasuları meselesinin ne denli önemli olduğunu bilmeyen birisi için o ‘kaya parçaları’ bir anlam ifade etmeyebilir. Ancak bu mesele basit bir kaya parçası meselesi değil Türkiye’nin Ege denizinde hakkı olan Münhasır Ekonomik Bölgesini tesis edebilmesidir.

Nagehan hanım, “keçiler otluyor” açıklamasından sonra köşeye sıkışınca tipik bir liberal olarak ekliyor: “Ne yani savaş mı başlatalım?” Yaşadığınız ülkeye karşı en ufak bir sorumluluk duygusu beslemiyorsanız, her muhabbeti “Barış istiyorum. Savaş istemiyorum” noktasına getirebilirsiniz. Bugün en kolay şey barış istiyorum demektir. Zor olan ise barışı kazanmaktır. Barışı tesis etmektir. Bakınız Zeytin Dalı Harekatıyla Türk ordusu bölgemizde barışı tesis ediyor. Çünkü bu coğrafyada barış lafla değil mücadeleyle kazanılıyor.

Erdoğan’ı Savunmak İle Türkiye’yi Savunmak Arasındaki Fark!

Nagehan hanımın en büyük hatası: Erdoğan’ı savunmak ile Türkiye’yi savunmak arasındaki farkı kavrayamamasıdır. Kavrayamadığı için Erdoğan’ın gel-gitleri arasında fikirleri değişmekte ve yalpalamaktadır. Afrin Harekatı devam ederken Türkiye’nin önceliği elbette Ege adaları değildir. Fakat Ege adalarındaki Yunan işgaline karşı hükümetin sessiz kalmasını da kabul edemeyiz. Bu sessizliği savunan Nagehan hanım gibileri ise Erdoğan’ı savunayım derken Türkiye’nin kazanımlarına burun kıvırmakta, Türkiye’nin Mavi Vatanı’nın geleceğini hiçe saymaktadır. Yaptıkları hata budur. Bu hatadan acilen dönmelerini tavsiye ediyoruz. Bir meseleye Erdoğan’ı savunmak penceresinden bakarsanız, aman Erdoğan’a buradan laf gelmesin tavrına bürünürseniz kaybedersiniz. Türkiye’yi savunma penceresinden bakarsanız hata yapmazsınız. Ne de olsa hükümetler gelip geçicidir. Fakat Türkiye Cumhuriyeti ilelebet yaşayacaktır.

 

Cem Dikmen

TGB Genel Başkanı

 

tgb.gen.tr

 

Tarih:
Diğer Haberler