"AK Harem Mi Geliyor?"

Büşra Şahin ve Devrim Balcı yazdı:"İmparatorluğun kadını köleleştiren haremi mi, cumhuriyet devriminin kadını özgürleştiren bilimsel eğitimi mi?"

"AK Harem Mi Geliyor?"

Aksarayın haseki sultanı buyurdular ki:
"Osmanlıda harem kadınları hayata hazırlayan bir eğitim yuvasıydı."


Cevabımızdır: Harem sözcüğü Arapça'da haram sözcüğünden türemiştir ve yasak mahrem olan yer anlamlarını taşır.
Mahrem olan yerde eğitim yapılır mı? Eğitim yapılan yer niçin yasaktır? Eğitim nedir, nasıl yapılır?Eğitim özgürlük için midir, kölelik için midir? Kölelik için alınan eğitim kölenin efendisine verecek olduğu zevkten ileri gidebilir mi?


Eğitim bireyi özgürleştirmek, üretmek, üretileni toplumun ortak yararına sunmak adına yapılır. Peki ya kadını hayata hazırladığı söylenen bu eğitim yuvası kadını niçin duvarlara hapsedip, özgürlüğünü elinden almıştır. Kadını duvarlara hapseden zihniyet, kadının eğitimini efendisine sunmaktan ileri götürmeyip toplum için ne gibi bir yarar sağlamıştır.

 

Eğitimli Cariyeler

 


Bir cariye hareme ya ailesinden bir şekilde kopartılarak gelir, ya da kazanılmış bir savaşın ganimeti olarak...

Haremin bir çeşit okul olduğu doğrudur. Hareme alınan kadınlara dil bigisi, zerafet, müzik, dans, terzilik ve hatta evrim (!) dersleri verilirdi. Bu dersleri alan eğitimli cariyeler iyi bir müzik aleti çalarlardı çünkü udunun tınısı efendisi içindi.

Bu kadınlar dikiş dikmeyi, nakış işlemeyi öğrenirlerdi, üretirlerdi fakat ürettikleri efendisine güzelliğini satmak içindi.

Evrim dersleri de alırlardı, çünkü evrim bilmeyen eğitimli cariye, efendisiyle nasıl sevişsin, erkek çocuk bile doğuramazdı tıp bilmeyen harem kadını.

Padişah en iyi eğitilen ve en güzel olan cariyesini seçer, beğenir, sever, okuluna geri bırakırdı.

Padişah hazretleri terk-i dünya edince de elinin değdiği her eğitimli cariyesi haremden sokağa atılırdı.

Ne kadar muazzam bir okul!

 

İmparatorluğun kadını köleleştiren haremi mi, cumhuriyet devriminin kadını özgürleştiren bilimsel eğitimi mi?

 


Cumhuriyet devrimi ile birlikte kadına seçme seçilme hakkı, boşanma hakkı, çalışma hakkı verilmiş kadın hapsolduğu duvarlardan kurtarılmış üreterek özgürleşen birey haline getirilmiştir. İmparatorluğun kadını köleleştiren hareminin yerini, cumhuriyet devrimin özgür yurttaşlar yetişteren, bilimsel eğitim veren okulları almıştır İlerici cumhuriyet devriminin bilimsel eğitimi kadını efendisinin malı olmaktan kurtarıp toplumun üretici gücü haline getirmiştir. Bu güçle kadın laik, eşitlikçi bir yaşam ile buluşmuştur.


Yeni Osmanlı'da Yeni Harem


Yeni Osmanlı hayaliyle yanıp tutuşan fakat bizim nezdimizde Stockholm Sendromu yaşayan Emine Erdoğan'a bir tavsiyede bulunalım, kendileri bir doktora gözüksünler. Zira bu tehlikeli bir hayaldir, kendileri bugün kürsülere çıkıp bu söylemlerde bulunabiliyorsa imparatorluğun haremi sayesinde değil, cumhuriyet devriminin kadına verdiği özgür düşünce ve düşündüğünü söyleyebilme hürriyetindendir.
Geçenlerde katıldığınız Ensar Gönüllüleri buluşmasında yaptığınız konuşmada "90 yıllık enkazı kaldırdık" diyorsunuz. Ensar mı yoksa esrar gönüllüleri buluşması mı karar veremedik.Çünkü bu bilinçli kafaların üreteceği bir söylem değildir. Bizler sizin hastalığınızdan ötürü katilinize aşık olmanızı anlayabiliyoruz. Dün enkaz kaldırdığını söyleyen bu akıllar bugün haremin bir eğitim yuvası olduğunu söylüyor, bizler şaşırmıyoruz. Lakin bilen bilir, eskiler de geneleve mektep derlerdi.


Bizler, kadını mücadeleden, üretimden, toplumdan koparıp, kadını duvarlara hapsetmeye çalışan her türlü gericiliğin karşısında olacağız. Yaratmaya çalıştığınız, insanı ayaklar altına alan çürümüş toplumun kültürü yerine Cumhuriyet Devrimi'nin kültürünü ve felsefesini yaşatacağız.


"Kimi der ki kadın
Uzun kış gecelerinde yatmak içindir.
Kimi der ki kadın
yeşil bir harman yerinde
dokuz zilli köçek gibi oynatmak içindir.
Kimi der ki ayalimdir
boynumda taşıdığım vebalimdir
kimi der ki hamur yoğuran
kimi der ki çocuk doğuran
ne o ne bu ne döşek
ne ayal ne vebal
o benim kollarım bacaklarım başımdır
yavrum,annem, karım, kızkardeşim
hayat arkadaşımdır." Nazım Hikmet Ran


BÜŞRA ŞAHİN ve DEVRİM BALCI

Tarih:
Diğer Haberler