Cumhuriyetin İlk Kadın Tıp Doktoru: Safiye Ali

Nasıl ki Safiye Ali cumhuriyetin ilk yılları sırasında Türk Kadın Birliği’nde görev alarak güçlü bir meclis için mücadele verdiyse...

Cumhuriyetin İlk Kadın Tıp Doktoru: Safiye Ali
Elfide Nur Atalay
Elfide Nur Atalay

1900'lü yılların başı...


Fransız İhtilali ile yayılan milliyetçilik akımı Osmanlı’da da baş göstermişti. Bu durum çok uluslu Osmanlı Devleti'ni derinden etkilemiş, ayrılıkçı akımları tetiklemişti. Osmanlı’nın Afrika’daki son toprak parçası olan Trablusgarp'ı da kaybetmesiyle Balkanlardaki ayrılıkçı akımlar hız kazanmış Balkan Savaşlarına yol açmıştı.

 


VATAN SEVGİSİ HEP KALBİNDEYDİ


Bu savaş günlerinde cepheden getirilen pek çok yaralıyı gören Safiye Ali doktor olma ve ülkesine hizmet etme fikrini kafasına koymuştu. Bu isteğini gerçekleştirmesi oldukça zordu. O dönemde sosyal hayatta eve kapanan kadınlar, resmi olarak bile kayıtlara geçmiyordu. Hatta kadınların ilk kez nüfus sayımına dahil edilmesi 1882'de devletin mali krizde olmasından dolayı tüketim miktarını hesaplamak içindi.

 


Prof. Dr. Nuran Yıldırım hazırladığı bir kitapta bu durumdan şöyle söz ediyor:


''Şüphesiz daha o devirde kızlarını doktor yapmak değil, fazla okutmayı bile bir lüks telakki eden insanlar arasında Safiye Hanım'ın gösterdiği şevk ve gayret bir hayal telakki edilebilecek kadar aykırı bir fikirdi.''
O dönemde kadın hastaların kadın doktorları tercih etmek istemesine rağmen Darülfünun Tıp Fakültesi'ne kadın öğrenci alınmıyordu, Amerikan Koleji bir Tıp Okulu açma niyetindeydi ancak onun bunu bekleyecek zamanı yoktu. Bir an önce ülkesine hizmet etmeliydi. Nitekim yakın zamanda arzusu yerine gelecek tahsilini tamamladıktan sonra bu Tıp Okulu'nda ders veren ilk kadın öğretim üyesi olacaktı.

 


ÜLKEMİZİ YURT DIŞINDA TEMSİL ETTİ

 

Devlet bursu ile dönemin maarif vekili tarafından Almanya Würzburg Üniversitesi Tıp Fakültesi'ne kaydettirildi. Eğitimi süresince oldukça pratik yaptı, yazları muayenehanelerde çalışarak kendini geliştirdi. Sonucunda da emeklerinin karşılığını aldı ve hedeflediği gibi dönemindeki tek Türk olarak sınavında birinci oldu, doktor namzeti unvanı almaya hak kazandı.
Bir an önce vatanına dönüp hizmet etmek istiyordu ancak henüz tahsilini tamamlamış sayılmazdı. Yine Almanya'da Kadın Hastalıkları dalında uzmanlığını yaptı. Bu sırada memleket sevdasının yanına bir de eşinin sevdası eklenmişti. Almanya'da tanıştığı Ferdinand Krekeler daha sonra aldığı adıyla Ferdi Ali ile evlendi ve vatanına döndü. Kimsenin hayal bile edemeyeceği doktorluk mesleğine ulaştı ve Türkiye'nin ilk kadın doktoru olarak tarihe geçti.

 


KADIN HAKLARI MÜCADELESİNi SİYASİ OLARAK ELE ALDI


Haziran 1923...


Milli Mücadele'de cephede erkeğin yanında yer alarak toplumsal hayatta yerini fiilen ispatlayan Türk kadını için Mustafa Kemal sosyal ve siyasi hayatta da hakettiği yeri sağlayabilmek adına bir çok reform gerçekleştiriyordu. Bunun yanında kadınlarımız da Kadınlar Halk Fırkası'nı kurmuştu. Ancak bu partinin faaliyetlerine henüz izin verilmediğinden Türk Kadın Birliği adı altında örgütlenmeyi sürdürmüşlerdi. Bu mücadeleye elbette Safiye Ali de katıldı. Kadının sosyal, ekonomik, siyasi hayatta yer almasını amaçlamanın yanı sıra mecliste çocuklara yardım noktasında yapılacak çok iş olduğunu da vurgulamaktaydı.

 


EŞİT İŞ- EŞİT ÜCRET

 

İstanbul'a gelir gelmez açtığı muayenehanede çok fazla hastası olmuyordu. Zengin kadınlar, kadın doktor olduğu için onun doktorluğuna güvenmiyor fakir olanlar ise erkek doktorlarla eşit ücreti almasını istemiyorlardı. O ise ''eşit iş eşit ücret'' mücadelesinden hiçbir zaman vazgeçmedi. Nitekim gönüllü hizmetlerinin sonucunda ne kadar iyi bir doktor olduğu anlaşılacak, muayenehanesi dolup taşacaktı.


ÇOCUKLARI KORUMAK İÇİN MÜCADELE ETTİ


Dönemin Himaye-i Etfal Cemiyeti (Çocuk Esirgeme Kurumu) raporlarına göre Anadolu'da vaziyet şöyleydi. ''Açlıktan ve soğuktan ağlayan çocuklar pek çoktu, memlekette ayakları çıplak küçük çocuklar, yollar içinde yanmış buğday taneleri topluyorlardı.'' Bebek ölümleri oldukça fazlaydı, Mustafa Kemal şu cümlelerle sağlığın önemini vurguluyordu: ''Sağlık ve sosyal yardım hususlarında takip ettiğimiz gaye şudur: Milletimizin sıhhatinin korunması ve takviyesi, ölümün azaltılması, nüfusun arttırılması, bulaşıcı ve salgın hastalıkların etkisiz hale getirilmesi, bu suretle millet fertlerinin dinç ve çalışmaya kabiliyetli bir halde sıhhatli vücutlar olarak yetiştirilmesi...'' Safiye Ali de tüm bunların önüne geçmek için yetersiz beslenen çocukların sağlıklı beslenmesi, anne sütünün tüm sütlerden üstün olması nedeniyle annelerin emzirmeye teşvik edilmesi gibi hizmetler verdiği Süt Damlası Bakımevleri'nin İstanbul şubesinin başına geçti. Bu bakımevleri 0-1 yaş arası çocuklara hitap ettiği için Hilal-i Ahmer Hanımlar Merkezi Küçük Çocuklar Muayenehanesini kurdu. Burada da 1 yaşından büyük sütten kesilmiş hasta ve zayıf çocukların bakımları ile ilgili yine gönüllü olarak hizmet verdi. Burada yalnızca hasta bakımı değil, anneleri bilinçlendirmeyi ve modern çocuk bakım tekniklerini öğretmeyi de amaçlıyordu.

 


TÜRK KADININI ULUSLARARASI ALANDA TEMSİL ETTİ


Vatan için yaptığı hizmetlerin yanı sıra Türk kadının ulusal ve uluslararasındaki yerini göstermede önemli öncülerden biri oldu. 3 büyük uluslararası kongrede Türkiye'yi temsil etme şerefini yaşıyordu Safiye Ali. Hem ülkesi hem mesleği adına verdiği mücadelenin meyvelerini alıyordu. Londra'daki Kadın Doktorlar Kongresi'nde Türkiye'deki tek kadın doktor olmasına yapılan eleştiriye karşılık ''Ben burada hâlihazırdaki kadın doktorları değil, yakın bir vadede yetişecek olan kadın doktorları temsil ediyorum.'' cevabıyla ülkemizdeki kadın öğrencilerin sürdüreceği uzun ve zorlu bir mücadelenin ilk adımlarını atmıştı.
Göğsünde küçük bir kitle çıktığını öğreninceye kadar vatanında mücadelesini sürdü. Kanser teşhisi konulmasıyla Almanya'ya tedavi almaya gitti. Her ne kadar ülkesinde olmasa da bu kutsal mesleğin verdiği sorumluluğu son nefesine kadar hizmet ederek yerine getirdi.

 


Nasıl ki Safiye Ali cumhuriyetin ilk yılları sırasında Türk Kadın Birliği’nde görev alarak kadınıyla erkeğiyle güçlü bir meclis için mücadele verdiyse…


Nasıl ki Safiye Ali güçlü bir Türkiye için vatanına yıllarca gönüllü hizmet verdiyse…


Bugün kadınıyla, erkeğiyle, yaşlısıyla, genciyle Türk milleti bu mücadeleye sahip çıkacak, ülkesi için 'hayırlı' olan kararları verecektir.

 

Elfide Nur Atalay

Kâtip Çelebi Üniversitesi/Tıp

 

 

 

Tarih:
Diğer Haberler