Divan’ın Tanınmayan Şairi: Mihri Hatun

"Mihri Hatun,ilk beyitlerini Amasya’nın engin dağlarının verdiği hissiyat ile küçük yaşlarda kaleme almıştır."

Divan’ın Tanınmayan Şairi: Mihri Hatun
Ayşegül Kahraman
Ayşegül Kahraman

Mihri Hatun…

Divan edebiyatı içerisinde yer alan ilk kadın şair olarak nitelendiremesek bile,ömrünün sonuna kadar şiir yazmaktan vazgeçmeyen ilk kadın şairimizdir.

Mihri Hatun’un yaşamını, bir kadın olarak edebiyat içerisinde yarattığı duruşunu anlatabilmek için ilk olarak Zeynep Hanım’dan bahsetmek gerekir. Çünkü Mihri Hanım, divan edebiyatının süre geldiği dönem içerisinde Zeynep Hanım’dan etkilenmiş,Zeynep Hanım’ın şairliği bıraktığı dönem sonrasında kendisini yer yer eleştirmiş ve divan edebiyatında kelimelerin sultanı olarak yer etmiştir.

Zeynep Hanım: “Zeynep,dünyaya isteklerini kadın gibi bildir”

Aç yüzünün örtüsünü yeri göğü aydınlat
Bu maddeler dünyasını nurlu cennet et

Dudaklarını kımıldat kevser havuzunu coştur
Amber kokulu saçını çöz, bu dünyayı kokularla doldur

Yüzündeki tüyler, sabah yeline ferman yazdı ve dedi:
Çabuk git Hatay ile Çin ülkelerini zaptet

Sevgiliye, yolunda aşk ile derdinden ölenin
Ayrılıkla canını kederle et diye kim söyler

Zeynep, dost sevgili saçları gibi darmadağınıksın
Deli olma şiirlerini divan ve defter durumuna getir

Zeynep, dünyaya isteklerini kadın gibi bildir
Var sade ol ve dilini sadeleştir.

Zeynep Hanım kaleme almıştır bu beyitleri. Kadının eline bir kalem alıp yazmaya kalkışmasının kadın erdemlerini küçültücü bir unsur olarak görülen bir devirde yazmıştır. Cesaretle yazmıştır. Zeynep Hanım,edebiyata olan tutkusunun ilerlediği dönemlerde devrin sazını eline alan kişilerce yapılan baskılar sonucunda evlenmiş ve de edebiyat hayatına nokta koymuştur.

Bir kadın şairin duygularını beyitlere dökmesine son vermesi,bir kadın şairin aşkını edebiyat aşkıyla birleştirerek, devri kasıp kavurmasına sebep olacaktır.

 

Divan’ı Sallayan Eşsiz Rüzgar

Mihri Hatun,ilk beyitlerini Amasya’nın engin dağlarının verdiği hissiyat ile küçük yaşlarda kaleme almıştır.

XV. yüzyıl Divan edebiyatımn kadın şairi Mihri Hatun şehzadeler sancağı Amasya’da dünyaya gelmiştir. Babası "Belayi'' mahlası ile şiirler yazan Kadı Hasan Amasyevi'dir. Aşık Çelebi, tezkiresinde şairin adının ve mahlasının Mihri olduğunu belirtir. Diğer tezkireler bu konuda bilgi vermezler. Evliya Çelebi adının Mihrimah mahlasının Mihri olduğunu söylemiştir. Son zamanlarda yapılan bazı çalışmalarda şairin adının Fahrünnisa ve Mihrünnisa olduğuna dair bilgiler verilse de bu bilgiler hala kesinleşmemiştir.

Şiirlerinden ve kaynaklardan anlaşıldığına göre Mihri Hatun, kültürlü bir ortamda yetişmiş, Arapça ve Farsçayı öğrenmiştir. Babasının kadı olması nedeniyle dini konularda da bilgi edinmiştir. Çevresinde bilgisi, kültürü, zekası ve özellikle de şairliğiyle dikkat çekmiştir. Mihri Hatun önce II. Bayezid'in sonra oğlu Şehzade Ahmed'in Amasya valilikleri sırasında şehzade sarayı çevresinde oluşan edebi çevreye girmiştir. Dönemin şartlarını göz önüne aldığımızda bunun büyük bir başarı olduğunu söylemek gerekir. Devrin tezkirelerinde verilen bilgilerin çoğu da bu edebi çevrede Mihri ile diğer şairler arasında geçen olaylarla ilgilidir. Mihri Hatun' un güzelliği ve hiç evlenmemiş olmasıyla ilgili bazı görüş ve düşünceler de tezkirelerde verilen bilgiler arasında önemli yer tutmaktadır.

Çocukluğundan başlayarak kendini yetiştiren ve dönemin bütün ilimleri ile yakından veya uzaktan bir şekilde ilgili olan Mihrî Hatun ile ilgili Evliya Çelebi şu sözleri dile getirir: “Yetmiş cilt önemli kitabı okuyup bütün bilginleri bilim ve fende aciz bırakmıştır”

Bilgilerini sadece edebiyat alanında değil her alanda cesaretle kullanan Mihrî Hatun,gerek şiir gerekse bilimsel çalışmalarda erkeklerle boy ölçüşmekten kaçınmamıştır. Şiirlerinde büyük bir cesaretle aşklarının ismini telaffuz etmekten çekinmemiştir. Hatta satırlarında sezilen şuh hava nedeniyle birçok eski kaynakta iffetiyle ilgili doğru olmayan ithaflara maruz kalmıştır. Divanı bulunan ilk kadın şair olması, padişah ve şehzade meclislerindeki edebi toplantılara katılma imkanı bulması, döneminin diğer şairleriyle karşılıklı şiirler yazması vb. nedenlerle Mihri'nin şiir anlayışı ve şiirlerinin sahip olduğu özellikler ilgi çekmiştir. Sade bir dille yazdığı şiirlerinde daha çok duygularını ifade etmeye çalışan Mihri Hatun doğal ve samimi bir üslup kullanmıştır. Sade bir dil kullanarak yazdığı gazel ve kasidelerle,erkeklerin egemen olduğu divan şiirinde onlar kadar iyi olduğunu ispat etmişir.

Döneminde ki kadın şairler erkek gibi şiir yazmaya özenirken divan şiirinde kadın olarak varolduğunu söyleyen Mihri Hatun şu beyitleri de tarihe not düşürmüştür:

 


Kadınlar eksik akıllı olur
Onların her sözünü boş saymak gerekir derler.

Mihri duacınızın zannı budur ki
Olgun kişiler böyle söyler:

Becerikli bir kadın
Beceriksiz bir erkekten,

Zihni açık bir kadın
Anlayışsız bir erkekten iyidir

 

Kaynakça: Güldal Okuducu-Türk Kadının Kısa Tarihi
Meryem Aybike Sinan-Mihri Hatun

Tarih:
Diğer Haberler