İlk kadın kimyager: Remziye Hisar

Türk kadınını toplumsal yaşamdan uzaklaştıranlar karşısında geçmişten günümüze devam eden mücadelemizi ve irademizi bulacaktır!

İlk kadın kimyager: Remziye Hisar
Serap German
Serap German

“Bir milletin kadınları terakkisinin ölçüsüdür" 

Türk kadınları için bu anlamlı cümleyi Atatürk'ün Adana'yı ziyareti sırasında okul duvarına asan ilk Türk kadın kimyager Remziye Hisar, Türk kimyasının gelişiminde ciddi bir rol oynamış ve çalışmalarıyla bilim dünyasının öncülerinden biri haline gelmiştir.

Osmanlı'nın son döneminde başlayan hayat öyküsü ve düşünce yapısı milli mücadele ve cumhuriyet devrimleriyle birlikte şekillenmiş, Türk devriminin yarattığı yeni toplumun örnek kadınlarından olmuştur.

VATANA HİZMETE ADANMIŞ BİR ÖMÜR

1902 Üsküp doğumlu Remziye Hisar.

Balkan Savaşından sonra ailesiyle beraber İstanbul'a göç ederek Türk topraklarına yerleşen Hisar, İstanbul Nazperver Kalfa Mekteb-i iptidaisi üç yıllık olmasına rağmen bir yılda bitirerek küçük yaşta çalışkanlığı ve yeteneğiyle dikkat çekmiş ve aynı başarıyı ömrü boyunca sürdürmüştür.

Kimya dalını seçme nedenini "Fen derslerinde kanunlarda olsun , buluşlarda olsun hep yabancı isimler görmek beni kahrediyordu.Fen dalında bir tek Türk görmemenin ezikliğini, bu dalda başarılı olursam giderebilirim sanıyordum" cümleleriyle açıklamıştır. Remziye Hisar kendi başarısını vatanın başarısı olarak görmüş, vatanına hizmet adına alanında bir çok başarıya imza atmıştır. 

Darülfunun'un kimya bölümünü bitirdikten sonra babası Remziye'yi evlendirmek ister ama o evlenmek yerine öğretmeni ve arkadaşlarıyla birlikte Bakü'ye gider. Bakü'de kaldığı evde misafir olan Çar ordusundan bir miralay, "Bana bundan bir kaç yıl önce iyi aile kızlarından, Türk hanımları gelecek ve burada öğretmenlik yapacak deselerdi inanmazdım. Şimdi sizleri gördükten sonra şuna kesinlikle inandım ki bu memleket hiçbir zaman batmayacaktır" der. Remziye Hisar'ın gösterdiği erdem ve çalışkanlık miralayı etkilemiş ve Osmanlı topraklarını paylaşım savaşının sancılı sürecinde Türk milletinin kurtulacağını Hisar'ın gösterdiği iradeden net bir şekilde anlamıştı.

Bakü'de kaldıkları ikinci gün maarif vekili içlerinden birinin verdiği dersi izlemek ister. Bu görev Remziye'nindir ve derste Çanakkale Savaşını anlatması maarif vekilini (Milli Eğitim Bakanı) çok etkiler ve orada kalmayı garantilemiş olur.

Bakü'de kaldığı süre içinde 18 mart 1920'de Dr. Reşit Süreyya Bey ile evlenir. Bu sıralarda Anadolu'da milli mücadele başlamıştır. Bu nedenle genç çift vatanlarında görev yapmak için Türkiye'ye dönerler.

MİLLİ MÜCADELENİN ÖĞRETMENİ

Remziye Hisar Anadolu'da Mustafa Kemal'in kız öğretmen okullarını açtığını öğrenmiş ve düşmandan kurtulan Adana'ya tayinini istemiştir. İstanbul Hükümeti ise kendisini padişaha bağlı Zonguldak iline atamak istemiş, Remziye Hisar İstanbul hükümetine direnek Adana'ya atanmıştır. Attığı her adımda milli mücadelenin devrimci tutumunu yansıtarak zorluklara ve baskılara göğüs germiştir.

Dönemin hayat şartlarının ve bilimsel araştırma yapmanın tüm zorluklarına rağmen 1925 yıllarında Sorbonne kimya bölümünde öğrenim görmeye başlar , Madam Curie gibi tanınmış isimlerden ders alır. İki çocuk sahibi olduğu zamanlarda Paris'te doktorasını tamamlar. İstanbul Üniversitesi ve İstanbul Teknik Üniversitesi’nde kimya doçentliği yaptıktan sonra 1959'da İstanbul Teknik Üniversitesi Kimya kürsüsünden profesörlük ünvanı alır.

Remziye Hisar, Atatürk Devrimleriyle gelen köklü toplumsal değişimi kavramış, tarihimizdeki en önemli bilimsel atılımın olduğunu saptamış ve öğrencilerini bu yolda yetiştirmiştir.

Zorlu bir yaşama rağmen bilimsel çalışmalara bir yenisini eklemek için uğraşan Hisar, kadının bilim dünyasında ki yerini şu sözlerle özetlemiştir: "Mütareke yılları biz kadınların meslek seçiminde fazla şanslı olmadığı yıllardı. Bizim kuşağın okuma tutkusu, tarihimizin bu mücadeleli günleri bilindiğinde anlaşılabilir ancak. Kadınların sadece öğretmenlik yapabildiği gençlik günlerine dönüp baktığımda ne kadar çok yol aldığımızı daha iyi görüyorum."

HER ALANDA MÜCADELE!

Remziye Hisar, Atatürk'ün sözünü yerine getirerek kıvılcım olarak gidip volkan olarak dönme iradesini koymuştur. Bugün de Türk kadını aynı irade ile hayatın her alanında yer alacak; bilimsel çalışmalara devam edecek, Cumhuriyet devrimlerinin tasviyesiyle karşı karşıya kaldığı ortaçağ düşüncelerine ve emperyalizme karşı mücadele edecektir!

Kadınlar vatan bütünlüğünün, Cumhuriyet devrimlerinin, hayalini kurduğumuz eşitçe ve onurlu yaşamın güvencesidir. Türk kadını ne bilimden ne de üretimden bağımsız düşünülemez. Türk kadını karanlıklara hapsedilemez.

Türk kadınını toplumsal pratikten, üretimden ve bilimden uzaklaştıran politika ve çalışmalar, bölücü ve gerici girişimler; karşısında geçmişten günümüze devam eden mücadelemizi ve irademizi bulacaktır!

Serap German

Ege Üniversitesi Biyoloji Bölümü

tgb.gen.tr

Tarih:
Diğer Haberler