Çağdaşlaşmanın büyük atılımı

Genç cumhuriyetin ilerici karakterini gösteren en büyük devrimlerden birisi. Kadınlara seçme ve seçilme hakkını kazanması.

Çağdaşlaşmanın büyük atılımı
Pınar Güler Çamevli
Pınar Güler Çamevli

Genç cumhuriyetin ilerici karakterini gösteren devrimlerin sonuçlarından birisi. Kadınların seçme ve seçilme hakkını kazanması. 

Atatürk devrimlerinin en önemlilerinden biri olan milletvekili seçme ve seçilme hakkı bir uygarlık seviyesi olarak kadının toplumda gerektiği yeri almasının önünü açmıştır. 1926 yılında TBMM tarafından kabul edilen ve Türk kadınını şeriat zincirinden kurtaran Türk Medeni Kanunu bin yıl evvel kaybettiği hakların geri kazanılmasının temeli olmuştur.

Dünyada bu hakkı ilk kazananlardan olan Türk kadını bugün bu hakkı ne kadar sahipleniyor ve kullanıyor ? Bu konuyu irdelemek cumhuriyet devriminin neresinde olduğumuzu anlamamız açısından belirleyici öneme sahiptir.

Ülkemizde kadınlar seçme ve seçilme hakkını pek çok Avrupa ülkesinden önce kazanmıştır ve ilk olarak 3 Nisan 1930 tarihinde belediyelerde, 5 Aralık 1934’de ise TBMM’de kadınlar seçme ve seçilme hakkını kullanmıştır. Kadın üye yüzdesi açısından 1935’te yapılan seçimlerde Türkiye %4,6 oranıyla dünya oranlarına göre 21.sıradadır. BM’nin en son verilerine göre tüm dünyada meclisteki kadın ve erkek oranları üzerinden bir değerlendirme yapıldığında kadın milletvekili oranı %22 iken ülkemizde bu oran %14,9 olarak belirlenmiştir ve bu sonuçlar dünya sıralamasında 9. Sırada olduğumuzu göstermiştir. Bu da ülkemizde kadınların siyasette aktif rol alamadıklarını gösteriyor. Ülkemizde siyaset erkeklerin yapması gereken bir iş gibi görülmekte ya da ekonomik özgürlükleri erkeklere nazaran daha az olduğu için kadınlar siyasette aktif katılım gösterememektedir. Bu vasat rakamlardan Fransa, Belçika, İtalya ve İsviçre gibi ülkelerden önce seçme ve seçilme hakkına kavuşmamıza rağmen 82 yıl içinde kadınların siyasette yeterince temsil edilmediği ve partilerin kadınlar hakkında pozitif düzenlemeleri yapmadığı sonucuna ulaşıyoruz. Ülkemizde 8 Şubat 1935’te yapılan ilk genel seçimlerde 17 kadın milletvekili TBMM’ye girdi. 1936 yılı başında mecliste boşalan vekil koltukları için yapılan ara seçimlerde emekli öğretmen Hatice Özgenel’in Çankırı milletvekili seçilmesiyle birlikte meclisteki kadın milletvekili sayısı 18’e çıktı. Günümüzde ise meclisteki kadın milletvekili sayısı 76’dır. Bu şekilde kadın milletvekilleri meclisin %14’ünü oluşturmaktadır. Mustafa Kemal Atatürk 1925’te Kastamonu’da yaptığı bir konuşmada “Toplumu kalkındırmak istiyorsak izlememiz gereken daha emin ve daha etkili bir yol vardır. O da Türk kadınını çalışmalarımıza ortak etmek, hayatımızı onunla birlikte yürütmek; kadının bilimsel, toplumsal ve ekonomik hayatta erkeğin ortağı, arkadaşı, yardımcısı ve koruyucusu yapma yoludur.” Cumhuriyetimizin ilk yıllarındaki atılımları da örnek alarak kadının siyasal yaşama katılımının önünü açmak, toplumsal cinsiyet eşitliğinin okul öncesi eğitimden başlayarak eğitim- öğretimin her basamağında hatta toplumun tümünde, kurum ve kuruluşlarda da fiili olarak hayata geçirilmesini sağlamak ülkemizin ilerlemesi açısından bir zorunluluktur.

Türk milletinin tarihi boyunca Türk kadını her zaman öncü ve fedakar bir rol üstlenmiştir. Gerek cephede gerek cephe gerisinde Türk kadını her daim bir nefer olarak mücadelede varlığını göstermiştir. Ülkemiz için emeğini fedakarca ortaya koyan Türk kadınının toplumsal, siyasal ve ekonomik alanlarda gereken yeri almasını sağlamak bugünün ilerici güçlerinin birincil görevlerindendir.

“İnsan topluluğu kadın ve erkek denilen iki cins insandan oluşur. Kabil midir bu kütlenin bir parçasını ilerletelim ötekini ihmal edelim de kütlenin bütünü ilerleyebilsin ? Mümkün müdür ki bir cismin yarısı toprağa bağlı kaldıkça öteki yarısı göklere yükselebilsin ?” Mustafa Kemal Atatürk.

Pınar Güler ÇAMEVLİ
TGB Uşak İl Başkanı

tgb.gen.tr

Tarih:
Diğer Haberler