Emperyalizmin İki Yüzlülüğü: İklim Savaşları

Batı Asya’yı, Afrika’yı ve Güney Amerika’yı kana bulayan ABD emperyalizmi aynı zamanda dünyamızın önündeki en büyük iklim sorununun da yaratıcısıdır.

Emperyalizmin İki Yüzlülüğü: İklim Savaşları
Mihriban Bicil
Mihriban Bicil

2019 Birleşmiş Milletler İklim Zirvesinde konuşan Greta Thunberg, Batı medyası üzerinden dünya gündemine girdi. 16 yaşında İsveçli bir ilkim aktivisti olan Thunberg, "Doğru Yaşam Ödülleri" ve bunun gibi birçok ödül almasının ardından Nobel Barış Ödülü’ne de aday gösterildi.

Zirve’de “Tüm bu olanlar çok yanlış. Şu anda burada olmamalıydım. Okyanus'un diğer yakasında okulumda olmalıydım. Sizler ne cesaretle bizden umut bekliyorsunuz? Benim hayallerimi, benim çocukluğumu çaldınız. Buna rağmen ben şanslı olanlardanım. İnsanlar acı çekiyor, insanlar ölüyor. Ekosistemimiz çöküyor. Kitlesel yok oluşla karşı karşıyayız ama siz ekonomik büyüme masallarınızdan ve paradan söz ediyorsunuz.” şeklinde hazırlanmış konuşmasını yapan 15 yaşındaki Greta ve 16 genç, Türkiye ile birlikte Atlantik’ten kopup Avrasya’ya yakınlaşan Fransa, Almanya, Brezilya ve Arjantin’i BM’ye şikâyet etti. Çevre kirliliği üzerinden insan ölümlerinin sorumlusu olarak bu ülkeleri hedef aldı.

Yapılan konuşma, içinde bolca umutsuzluk, kin ve nefret barındırırken, Greta Batı’nın sözde "Barış Elçisi" olarak kamuoyuna sunuluyor. 15 yaşındaki Thunberg’i istismar eden emperyalistler, insanların dikkatini iklim sorununun asıl suçlularından uzaklaştırıp günümüzde ABD ve AB’ye karşı mücadele eden Türkiye’yi hedef alıyor. Zirvede bahsettikleri ekonomik büyümenin zararları ‘masalı’ Türkiye gibi emperyalizmle savaşan ülkelerin en önemli direncidir.

Amerikan emperyalizmi, Türkiye’nin Batı hegemonyasından ayrılıp Avrasya’daki yerini almaya başlamasından, terörle mücadelede halkla birlikte hareket etmesinden, tüm Türkiye’nin sağ sol demeden teröre karşı birleşmesinden ve aynı gemide yer almasından ne kadar rahatsız olduğunu gösteriyor. Örneğin; Asperger Sendromu olan ve 8 yaşından beri iklim felaketleri ile korkutulan ve istismar edilen Greta gibi…

Benzer olarak çevre sorunları, insan ve hayvan hakları gibi tartışmalar emperyalizmin mazlum uluslara karşı kullandığı konulardır. Bu tartışmaları sığlaştırıp, içini boşaltıp gerçek zemininden uzaklaştırmaktadır. Bu platformları finanse edenler ise Avrupa Birliği, Amazon, Microsoft, New York Belediyesi gibi kuruluşlardır. Ülke içinde de emperyalizm merkezli liberal hareketler var. Örneğin Sıfır Gelecek, dışarıdan AB’nin fonlaması ile kalmıyor ülke içerisinde de emperyalizme taşeron olmaktan bir adım ileriye gidemeyen kişilerce yönetilen belediyeler destek çıkıyor. Örneğin, Kadıköy Belediyesi.

Dünya’nın en gelişmiş elli ekonomisi arasında en az karbondioksit salınımı yapan Türkiye’nin aksine, Batı destekli çevreci NGO’lar ve aktivistler tarafından hiç bahsedilmeyen gerçek ise karbondioksit salınımının en çok olduğu ülkelerin başında ABD, Avustralya ve Kanada’nın gelmesidir. Bu olgu emperyalist ülkelerin çevre sorunlarının çözümü için verdikleri desteğin ne kadar sahte ve art niyetli olduğu gözler önünde seriyor.

Şu anda Suriye’de, Filistin’de, Irak’ta, Yemen’de ABD’nin desteklediği terör örgütleri tarafından kitlesel ölümler gerçekleşirken gözlerini kapatan Batı, şişme botlarla denizlerde boğulan mültecilere ve kıyıya vuran bebeklere karşı üç maymunu oynuyor. İklim Zirvesinde sahneye çıkardıkları çocuklarla da dikkatleri dağıtmaya çalışıyor.

 Emperyalizm ve işbirlikçileri tarafından çıkarılan savaşlara, ABD’nin Bikini Adası’nda denediği ve adayı yaşanılmaz hale getiren hidrojen bombalarına ve uluslararası sularda denemek için atılan atom bombalarına, başta milyonlarca insanın ve doğanın zarar gördüğü yine ABD’nin haince saldırdığı Hiroşima ve Nagazaki’ye bakarsak eğer dünyanın ekolojik dengesini bozanları rahatça anlayabiliriz.

Sera Gazı emisyonunda %18,3 ile kişi başı en yüksek emisyona sahip ülkelerden birisi olan ve Enerji kaynakları ve petrol yataklarının ele geçirilmesi için Batı Asya’yı, Afrika’yı ve Güney Amerika’yı kana bulayan ABD emperyalizmi aynı zamanda dünyamızın önündeki en büyük iklim sorununun da yaratıcısıdır.

Milletlerin bir arada ve barış içinde yaşamasının ön koşulu olarak emperyalizme ve işbirlikçilerine karşı mazlum milletler ile birleşerek emperyalizmi yeryüzünden silmektir. Ancak o zaman dünyamızı gelecek nesiller için de yaşanılabilir hale getirebiliriz.

Mihriban Bicil

TGB Ankara İl Yöneticisi

tgb.gen.tr

Tarih:
Diğer Haberler