Gençten herşey olur, işsiz olmaz

Ekonomik başarı, ülkemizin FETÖ’yü, PKK’yı ezerek kazandığı askeri ve siyasi zaferlerin arkasından gelen bir tercih değil, zorunluluktur.

Gençten herşey olur, işsiz olmaz
Deniz Tokgöz
Deniz Tokgöz

Bugün Türkiye’de lise-üniversite öğretimine devam eden gençler, bir an önce hayata atılma telaşı içerisinde. “Hayata atılma aşamalarını” hızla atlayıp, tabiri caizse geçimini eline almak bir numaraları istek olarak yaşamını şekillendiren çevre ve sistem tarafından genç insana dayatılıyor. Esasen insanın karakterinin oturduğu, öğrenmeye ve üretmeye en açık yılları ne yazık ki, gelecek kaygılarının göz hapsinde, telaş içerisinde geçiveriyor. Üniversitede okuyacağı bölümden, özelleşeceği çalışma alanlarına kadar gençliğin tercihleri “önü açık, istihdamı ve geliri yüksek” olan seçeneklere kayıyor. Hele mezuniyet sonrası durumda ise tercih şansı da küçük bir azınlık dışında pek kalmıyor. Hayallerinin peşinden koşmak, sevdiği mesleğe-alana dair bölümler seçmek veyahut iş kollarına atılmak ise gençlik için lüks olmaktan öteye gidememekte. Hal böyleyken genç işsizlerin bir ordu halini alması, TÜİK’in yıl sonu işsizlik raporlarında her yıl bir öncekinden daha fazla artması kaçınılmazdır.

TÜİK’in 2016 verilerine göre;
- 15-19 yaş arası gençlerin %16,2’si
- 20-25 yaş arası gençlerin %21,5’i işsiz durumdadır.

Bu verilerin yanında hesaba katılmayan kendi alanı dışında çok düşük ücretlerle çalışan genç sayısı ise oldukça fazladır.

ÜRETİMSİZ ÜLKE GENÇLİĞİNİ TÜKETİR

Gençlik ve iş üzerine tüm detay çözümlerin bir genel alt yapısı olmak zorundadır. O alt yapı, Türkiye’de başka birçok meselenin çözümünde olduğu gibi genç nüfusun nitelikli istihdamı için de iki kelimedir: Üretim Ekonomisi!

Mahalle maçlarında birlikte terlemiş eski arkadaşların bir araya gelip “Ülkede doğru düzgün bir alt yapı sistemi olsaydı, bizim mahalleden ne topçular çıkardı…” tespiti biraz özlemli görünse de aslında anlatmak istediğimizi güzel tarif ediyor. Yerli fabrikalar, güçlü tarım politikaları, ağır-hafif sanayi kuruluşları, bilimsel araştırma merkezleri, sanat ve spor için yaygın faaliyet ve geliştirme alanlarının oluşturulması Türkiye’de zorunluluk halini almıştır. Yönünü Asya ülkelerine dönmüş üretime dayalı bir ekonomik alt yapı sistemi ile bizim ülkemizden ne mühendisler, doktorlar, sporcular, edebiyatçılar, idareciler, sanatçılar çıkar.

GENÇ DEDİĞİN HER İŞİ YAPAR MI?

Milletimizde yaygın bir oturmuş algı olan genç dediğin her işi yapar bakış açısını bir de gençlere sormak, kendisi ile uyumsuz işlerde çalışan gençlerin ruh hallerini gözlemek gerekir. Aslında gençlerimizde her işi yapacak potansiyel yatmaktadır ancak işin doğrusu bu değildir. Ülke bazlı nitelikli iş bölüşüm planı olmadan üretim verimi de sağlanamaz. İşte tam burada bir soru önümüzde duruyor: İstihdam hangi yaşta başlar? Planlı ülke ekonomisinde iş gücünün gelecek bazlı planlaması da yapılmalıdır. Yetenekleri doğrultusunda bir işe sahip olan insanlar her zaman daha verimli ve mutlu çalışır. İlk aşamada lise çağından itibaren, öğrencileri yarışa sokan değil yeteneklerini keşfeden ve yönlendiren bir sistem şarttır. O halde istihdam üniversite ya da her türlü eğitim-öğretim kurumları bitirildikten sonra değil daha ilköğretim-lise düzeylerinden itibaren başlamalıdır. Eğitim kurumları hazır bilgi aktarım merkezi değil, üreterek öğreten bilim merkezleri haline getirilmelidir. Köy Enstitüleri modeli burada önümüzü aydınlatmaktadır.

GENÇLİĞE GÜVENEN GERİDE KALMAZ

Özellikle genç iş gücü alımı yapmak yerli üreticimizin korkarak yaklaştığı bir konu. Tecrübesizlik, askerlik vb. gibi gerekçelerle genç-dinamik çalışanlar geri çevriliyor. Ülkemizde yerli ekonomi inşasında genç iş gücünün katkısı büyük olacaktır. Hem devlet planlamalarında hem de yerli üreticimizin planlamalarında gençlik birinci sıraya yazılmalıdır. Hem insanca yaşam için hem de genç istihdamın önünü açmak emeklilik yaşı bir hayli düşürülmelidir.

Ekonomik başarı, ülkemizin FETÖ’yü PKK’yı ezerek kazandığı askeri ve siyasi zaferlerin arkasından bir tercih değildir, zorunluluktur. Ülkemizde sorunları ortada bırakılarak işsiz kalan gençler zamanında FETÖ’nün PKK’nın yanına yakınına kaçmak zorunda kaldı. Ancak şimdi durum tam tersidir. Gençlik her alanda ülkemizin en kıymetli sermayesidir.

Yazımızın genelinde vurguladığımız 3 ana mesele genç işsizliğin yok edilmesinde kritik önemdedir:

1-Üretime dayalı milli ekonomi.
2-Nitelikli eğitim ve erken yaşta istihdam planlaması.
3-Gençliğe güven ve birinci sırada görev verme.

Deniz Tokgöz

TGB Ankara İl Başkanı

Ankara Üniversitesi Hukuk Fakültesi

tgb.gen.tr

Tarih:
Diğer Haberler