Karanlıktaki Venezuela

Latin Amerika ulusları çöken ABD emperyalizmine karşı mücadelelerine yılmadan devam edecektir. Bizler de Bolivarcı Venezuela'nın her zaman yanındayız!

Karanlıktaki Venezuela
Üzeyir Coşkun
Üzeyir Coşkun

Venezula 2009 yılından bu yana ikinci bir elektrik kesintisi ile karşı karşıya. İkinci büyük kriz diyoruz, çünkü kritik dönemeçlerde ABD destekli muhalefet ve paramiliter örgütler bu sabotajları onlarca kez gerçekleştirdi. Amerika’nın saldırıları günden güne çeşitlenerek devam etmekte. Emperyalizm her koşula uygun hareket ederek günümüze gelmektedir. Bukalemun derisi bazısına pembe, bazısına kızıl görünür. Bir ülkeye “demokrasi”yi postallarının içinde götürürken diğerinde elektriği keserek sağlayacaktır. Ortak noktası hayatı her alanda yaşanamaz ve kendine muhtaç duruma getirmeye çalışmaktır.
Venezuela yüzyılın direnişini ve hayat sınavını vermektedir bu sisteme karşı. Amerika’nın kendi kendine atadığı “başkan” Guaido ile başlayan süreç bugünlerde siber saldırı yöntemiyle başkent Caracas dahil olmak üzere 32 eyaleti kendi yöntemiyle karanlığa sürüklemeye çalışıyor. Yalnızca basit bir elektrik kesintisi gibi başlayan, başkentin yarısından çoğunu karanlığa gömen bu kesinti bugüne kadar 15 diyaliz hastasının ölümüne yol açtı. Bu noktada ABD’nin insani yardım çabalarını anlamlandırmak daha kolay olacaktır.

WİKİPEDİA'YLA SEÇİLEN BAŞKAN: GUADİO

Nereden çıktı bu Guaido? 11 Ocak’ta Guaido’nun Wikipedia sayfası 37 kez düzenlendi. Ve şu an Wikipedia’ya göre Venezuela başkanı, bu zat-ı muhterem. Venezuela’ya “çözüm” olarak ABD’nin sunduğu bir piyon olan Guaido elektrik kesintisi ile de ilişkili. Sözde Başkanın CIA ajanlarıyla birlikte yaptığı Latin Amerika seyahatinden sonra bu çapta büyük bir kesintinin meydana gelmesine neden olan sabotaj eylemi elbette kimse için şaşırtıcı olmadı. Bolivarcı hükümetin meşruiyetini sarsacak ve dış müdahaleyi mümkün kılacak her türlü provakasyon ABD’ci muhalefet tarafından fütursuzca tezgahlanıyor. 
Peki Bolivarcı hükümet bu duruma hala neden katlanıyor? Kendisini anayasaya aykırı biçimde başkan ilan eden ve paramiliter çeteleri besleyerek sokak çatışmaları örgütleyen bu adamı tutuklamak bu kadar zor mu? Yoksa yeterli delil mi yok? Bu soruların her birisine kesin ve net cevaplar vermek kolay değil. Venezuela’da savaş çok boyutlu gerçekleşiyor. Başkan Maduro 2014’te başlayan çatışmalardan bu yana her zaman diyalog yolunu aramaya çalıştı. ABD güdümündeki Latin Amerika devletlerinden oluşan Lima grubu, Papalık ve ülkenin önde gelen siyasileri bu diyalog süreçlerinde aracı olmaya çalıştılar. Bugün meselenin uluslararası bir boyut alması bu durumu değiştirmedi. Geçtiğimiz günlerde Venezuela’nın Ankara Büyükelçisi Sayın Reyes, Venezuela’daki olası bir diyalog durumunda Türkiye’nin arabuluculuğunu seve seve kabul edeceklerini açıkladı. Bütün bunlar bir yana Demokratik Birlik Masası (MUD)’nın diyalog eğilimli kanadıyla görüşmeler sürdürmeye çalışıyor. Ancak başını Leopolde Lopez ve Guaido gibi azılı ABD’cilerin çektiği çatışmacı taraf diyaloga yanaşmıyor. Bolivarcı hükümet bu durumda meşruiyetini yitirmemek için yapılacaksa da bu tutuklamanın olabildiğince usulüne uygun olması için çaba gösterecektir. 
Venezuela’da yürütülen bu çok yönlü savaşın önemli başka bir ayağı da diplomasi alanında gerçekleşiyor. Öyle ki Venezuela’nın iç işlerine karıştığı gerekçesiyle ABD diplomatlarının bir kısmı istenmeyen kişi ilan edilerek sınır dışı edilmişti. Bu durumda dahi hükümet fevri bir adım atmayarak yeniden ekonomik ve toplumsal ilişkilerin geliştirilmesi için bir kısım diplomat görevine devam ediyordu. Son yaşanan gelişmelerden sonra ülkede kalan diğer ABD diplomatları da istenmeyen kişi ilan edilerek sınır dışı edildi. ABD Senatörlerinden ve azılı Venezuela düşmanlarından Marco Rubio’nun sosyal medya hesaplarına bakıldığında da bu gelişmeden oldukça memnun olduğu görülüyor. Bundan önce Guaido’yu Latin Amerika seyahatinin dönüşünde havaalanında karşılayan Alman diplomatı da istenmeyen kişi ilan eden Bolivarcı hükümetin dışarıda daha keskin hamleler yaptığını görmek mümkün. Başkan Maduro, elektrik santraline yapılan sabotajın araştırılması için de Küba, Rusya ve Çin’den gelecek uzmanlardan oluşan bir ekibin kurulacağını ilan etti. Avrupa’nın ve ABD’nin yeni sömürgeci iştahlarının karşısına dikilen Latin Amerika ve Avrasya uluslarının ittifakı dengeleri değiştiriyor ve Bolivarcı hükümete güç veriyor. Bu durumda yaşanan krizi Venezuela’da yaşanan bir iç sorundan ibaret görmemiz giderek zorlaşıyor. Bu kriz küresel cepheleşmeleri de beraberinde getiriyor. Bu yüzden Venezuela krizini uluslararası emperyalist sistemin krizleriyle ve yeni bir dünyanın inşası süreciyle birlikte incelemek gerekiyor.

VENEZUELA'YI BOLİVARCI DEVRİM AYDINLATIR

Venezuela bu karanlık günlerden ancak Bolivarcı Devrim’in kararlı tutumuyla çıkacaktır. Bu tutumun başlıca önceliği üretim ekonomisini önüne koymaktır. Üretim ekonomisini sağlamak demek hem halkın desteğini almak hem de kısa süreli oluşan bu sorunları bitirmek demektir. Üretim ekonomisi ile sağlanan bu birliktelik, ülkenin ekonomisini toparlayacak ve dış müdahalelere karşı güvenli hale getirecektir. Bunun için dünyanın hegemonya karşıtı, Dolar saltanatına baş kaldırıp iktisadi egemenliğine sahip çıkan ülkelerin Venezuela’yla dayanışması gereklidir. Maduro’nun yanında duran Çin, Rusya ve Türkiye gibi ülkelere bakıldığında, burada da safların belirlendiği görülmektedir.
Bolivarcı yönetimin özünü oluşturan ve bu krizden çıkmasını sağlayacak irade yıllar önce Chavez’in cenaze töreninde konuşan Maduro’nun sözlerinde gizlidir: “Aramızda ABD’li diplomatlar ve senatörler var, onları selamlıyorum. Bizler hegemonyasız bir dünya istiyoruz, Latin Amerika’nın Dünya’daki misyonu budur. İnsanları ve halkları birleştirmek, hegemonlara son vermek. Bolivarcı Devrim hiçbir sapma olmadan devam edecektir!” 
Görünen o ki ABD, ‘Comandante’nin cenaze töreninde Başkan Maduro’nun dediklerinden kendilerine pay çıkarmamışlar. Latin Amerika ulusları çöken ABD emperyalizmine karşı mücadelelerine yılmadan devam edecektir. Bizler de Türkiye Gençlik Birliği olarak Bolivarcı Venezuela halkının her zaman yanında olacağız.

Viva las Revoluciones Bolivarianas y Kemalistas! 
Yaşasın Kemalist ve Bolivarcı Devrimler!

Üzeyir Coşkun

TGB Sivas İl Yöneticisi

tgb.gen.tr

Tarih:
Diğer Haberler