Maraş Jeopolitik Bir Kale Olacak

Maraş, 45 sene öncesine kadar turistik bir bölgeyken bugün jeopilitik açıdan önemli bir yer halini alacak.

Maraş Jeopolitik Bir Kale Olacak
Kaan Arslan
Kaan Arslan

Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti, Güney Kıbrıs Rum Yönetimi’yle yaptığı görüşmeler ve Batı’nın Doğu Akdeniz hamlelerinin ardından çok önemli bir adım attı. Kıbrıs Barış Harekâtı’ndan beri kapalı olan Maraş bölgesini açılması için başlandığını açıkladı. Doğu Akdeniz’de adeta bir jeopolitik savaş sürerken gelen bu açıklama, göründüğünden çok fazla önem arz ediyor.

Doğu Akdeniz, son yıllarda önemini daha da arttırmış vaziyette. Sahip olduğu enerji kaynakları bakımından oldukça zengin olan Doğu Akdeniz, Çin’in Kuşak Yol Projesi’nin de önemli ayaklarından birisi. Ayrıca Kıbrıs adasının da jeopolitik konumu kritik olduğundan Doğu Akdeniz, bütün ülkelerin gözlerini çevirdiği bir yer.

ABD Ortadoğu’da ikinci bir piyon devlet kurmak istiyor. Bu plan Türk milletinin ve ordusunun mücadelesiyle yerle bir edildi. Ancak ABD vazgeçmiş değil. Doğu Akdeniz üzerinden bir hakimiyet kurmak istiyor yeniden. Bu hakimiyeti hem askeri hem de enerji kaynakları üzerinden sağlamak istiyor. Öyle ki, ABD’nin Doğu Akdeniz’de sondaj gemileri dışında uçak gemileri de yer alıyor. Sadece ABD değil Fransa, İsrail, Yunanistan, İtalya gibi devletler de buradaki jeopilitik savaş emperyalist cephede yer almakta.

Öncelikle bu Maraş çıkışını KKTC’nin değil Türkiye Cumhuriyeti’nin aldığı bir karar olarak görmemiz gerekiyor. Çünkü 1960’ta imzalanan Garanti Antlaşmasına1 göre Türkiye Kıbrıs hakkında söz söyleme yetkisine sahip. Kıbrıs’ın geleceği Türkiye’nin elinde de denilebilir.

Bu nedenle Maraş açıklaması, Türkiye’nin emperyalist Batı’ya meydan okumasıdır. Türk Hükümeti, Doğu Akdeniz’de Türkiye’nin çıkarlarına göz diken emperyalistlerin planları bozmak için bu sene pek çok hamle yaptı. Amerika, İsrail, Fransa, Yunanistan gibi sondaj kılıfıyla Türkiye’nin karasularını taciz edenler, karşılarında Mavi Vatan ve Deniz Kurdu Tatbikatlarını gördüler, yüzlerce gemilik Türk Deniz Kuvvetlerini gördüler!


MARAŞ’TA NE OLDU?

Kıbrıs’ın Gazimağusa şehrinin önemli turistik bölgelerinden birisi olan Maraş, Temmuz 1974’te düzenlediğimiz Birinci Kıbrıs Barış Harekâtı’nda kontrol altına girmişti. İkinci Barış Harekâtı’nın ardından yapılan antlaşma sonucu bölge kullanıma kapatılmış, Birleşmiş Milletler’in tampon bölgesi olmuştur. Maraş, KKTC’ye de GKRY’ye de ait bir bölge olmaktan çıkarılmıştır. Bölgede şu an in cin top oynar vaziyette. Aynı Amerikan filmlerindeki hayalet şehirler gibi.

Maraş 45 yıl boyunca BM’nin kontrolünde kapalı kaldı ancak KKTC Başbakanı Ersin Tatar’ın yaptığı açıklamayla birlikte eski günlerine yeniden kavuşturulacağı görülüyor. Tatar’ın açıklaması, Avrupa Birliği’nin Lüxemburg’daki toplantısının hemen ardından geldi. AB Bakanları yaptığı toplantıda Türkiye’nin Doğu Akdeniz’de hidrokarbon arama faaliyetleri için Avrupa Komisyonu’na küstah bir çağrıda bulundu, “uygun önlemler için somut eylemleri gecikmeksizin değerlendirme” dedi. Avrupa Komisyonu’nun Genişlemeden Sorumlu Üyesi Johannes Hahn da bunun üzerine açıklama yaptı. Açıklamaya göre Türkiye’nin buradaki faaliyetlerinin kabul edilemezmiş ve yaptırım uygulanabilirmiş.2

Bu açıklamaların ardından Dışişleri Bakanlığımızdan 178 numaralı bir karşı açıklama yayınlandı ve AB’nin Doğu Akdeniz’e ilişkin kararlarının hukuki temelden yoksun, taraflı ve gerçeklerden kopuk olduğu söylendi. Bu açıklamayla da yetinilmedi ve KKTC Başbakanı Maraş çıkışı yaptı. Ersin Tatar aynı zamanda Türkiye’nin Gazimağusa’da bir askeri kuracağını da söyledi.3 Gazimağusa ve Maraş, konum itibariyle Doğu Akdeniz’e hâkim bir noktada. Bununla da yetinilmedi, Fatih sondaj gemisinden sonra Yavuz gemisini de denize indirdik.

Maraş açıklamasına Rum Cumhurbaşkanlığı Müsteşarı Vasilis Palmas'ın verdiği tepki aynen şöyle:

“İşgal rejimi kendi bölücü görüşlerini teşvik ediyor. Karar, Türkiye'nin yönlendirilmesiyle alındı. 2014 yılında ABD eski Başkan Yardımcısı Joe Biden'ın Kıbrıs ziyareti sırasında Mağusa konusu ile ilgili Kıbrıslı Rumlar, Kıbrıslı Türkler ve yabancı uzmanların katılımıyla bir komitenin oluşturulmasına yakındık; ancak bu, son anda Sayın Özersay tarafından reddedildi”. Rumlar Kıbrıs konusunda Batı'dan medet umuyorlar. Maraş meselesine itiraz ederken de hala oraya bel bağlıyorlar. Ama Türkiye için nafile.


MAVİ VATANDA BATI’NIN SUYU ISINIYOR

Türkiye açık şekilde Mavi Vatanı için bir savaş vermekte. Tüm bu hamleler de gösteriyor ki Doğu Akdeniz’deki kararlılığımız şüphe götürmez. 200 seneye yakındır Türkiye’yi Akdeniz’den atmaya çalışanlara karşı bir başkaldırı başlamıştır. Arkamızda büyük bir tecrübe ve birikim vardır. 103 gemiyle 3 denizde yapılan Mavi Vatan Tatbikatı buradaki emperyalist bloğa karşı verilen bir gözdağıdır. Vatanımıza göz dikeni affetmeyiz demenin denizcilik dilindeki karşılığıdır. Bu tatbikatlarla  sadece donanmamıza tatbikat yaptırmış olmadık. Aynı zamanda Türkiye, Doğu Akdeniz’deki kamplaşmada önemli bir mevzi kazandı. Burada emperyalizme karşı elimiz güçlendi. KKTC, emperyalist baskılara karşı özgüven kazandı. Güney Kıbrıs Rum Yönetimi ile masaya oturduğuna taviz veren bir KKTC yönetiminden, Doğu Akdeniz’de emperyalist planlara rest çeken bir yönetime gelindi.

Maraş, 45 sene öncesine kadar turistik bir bölgeyken bugün jeopolilitik açıdan önemli bir yer halini alacak. ABD’nin karadaki kuvvetlerine karşı verilen kararlı mücadele denizlere indi. Bize denizlerde kafa tutmaya çalışanlar Yunanlardan kaçış planını öğrenebilirler. Nitekim onlar bu konuda pek tecrübeli.

 

Kaan Arslan

TGB Akıl Fikir Kulübü Başkanı

 

DİPNOT:

1. Garanti̇ Antlaşmasi (Zürich,11 Şubat 1959), http://www.mfa.gov.tr/garanti-antlasmasi-_zurich_11-subat-1959_.tr.mfa

2. https://odatv.com/turkiyeye-yaptirim-hazirligi-19061942.html

3. http://www.mfa.gov.tr/no_178_-ab-nin-ulkemiz-ile-ilgili-kararlari-hk.tr.mfa

tgb.gen.tr

 

Tarih:
Diğer Haberler