Savaşın Yeni Cephesi: Klavyeli Bozguncularla Mücadele

Sosyal medya bozguncuları, bilinçleri, vicdanları, değerleri namlunun ucuna yerleştiriyor ve sosyal medyadan vuruyor.

Savaşın Yeni Cephesi: Klavyeli Bozguncularla Mücadele
Ülkühan S. Doğanbey
Ülkühan S. Doğanbey

Değişen dünyada değişmeyen ihtiyaçtır iletişim. İletişim Homo Sapienslerden bu yana; sevinç, üzüntü, mutluluk, merak gibi içgüdüsel olan her türlü duygunun ete kemiğe bürünmüş halidir.
Binlerce yıldır yüzlerce yöntemle devam etmiş; M.Ö dans ve figürlerle, taş devrinde mağara duvarına çizilen resimlerle ve süregelen zaman diliminde ise M.Ö kısır kalan bilgi edinme isteklerinin M.S artması ile posta güvercinleri, mektup, telgraf, dergi, gazete, radyo, televizyon (…) gibi sayabileceğimiz onlarca iletişim yolu denenmiş. Adeta bir piramit halini alan bu yöntemlerin en üstüne sosyal medya bugün tahtını kurmuş durumda.

SOSYAL MEDYA SATRANÇSA; ŞAH MAT
Geleneksel medyanın aksine bilgi akışının çift yönlü olduğu, habere ulaşmaya çalışan her vatandaşın aynı zamanda bir haber kaynağı olduğu yeni medya düzeninin etkisi gün geçtikçe artıyor. Araçların toplumda hızlıca yayılması dünyayı “Küresel Köy” haline çeviriyor. Sınırlar yok, duvarlar yok, çetrefilli yollar yok. Trump’dan gelen küstahça bir açıklama dünyanın öbür ucunda yerle yeksan ediliyor. Peki bu nasıl oluyor? Asılsız açıklamalara karşı net tavrımızı yeni dünya olan medyada nasıl gösteriyor ve nasıl zafer elde ediyoruz? İşte cevabı : ‘’Oyunu Kuralına Göre Oynuyoruz !’’Bu zaferin yolu ise tıpkı bir satranç oyunundaki gibi rakibinin bir sonraki hamlesini tahmin ederek bilinçli hamleler yapmaktan geçer. Yani nelerin, neden sosyal medyada bize sunulduğunun cevabını bulmak ve bunlara argümanlar üretmek gerekir.
Siyasetçiler hem kamuoyu oluşturmak hem de toplumsal güç faktöründen yararlanmak için sosyal medyaya başvururlar. Bunu ise gerek kişisel hesaplarından gerek yaratılan çevre hesaplar aracılığı ile yaparlar. Zaman zaman siyasetin dilinden çok uzak bir üslup ile algı yaratmaya çalışırlar. Bu üslup bazen mizahi bir dili yansıtırken bazen tehditkâr bir hal alıyor. Kullanılan bu dil ile önce kendilerine çekip sonra da sosyal medyanın dört bir yanına ‘’piyon’’ olarak kitleleri dağıtıyorlar. Bize oyunu kazandıracak hamle ise sosyal medyada ‘’vezir’’ rolünü üstlenmektir. Onlarca piyon başına buyruk ve tutarsız tavırlar sergilerken bizler ortak aklı yürütmeli toplumun yararına, toplumu emperyalist sistemin dışına çekecek mücadeleyi vermeli ve oyundaki piyonları alt üst etmeliyiz.
Böylece emperyalizmin çıkarları uğruna yaratılmaya çalışılan algıları ŞAH-MAT ediyoruz.

EMPERYALİST SİSTEMİN İKTİDAR ÇABASI; SOSYAL MEDYA OYUNLARI
Antiemperyalist her hamlede sesin Amerika’dan çıkması tesadüf müdür mesela? Emperyalizmin amacı daima antiemperyalist ülkelerdeki hükümetleri istikrarsızlaştırmak ve onları dünyada yalnız bırakmak oldu.
Peki tüm bunları nasıl yapıyor?
Bilinçleri, vicdanları, değerleri namlunun ucuna yerleştiriyor ve sosyal medyadan vuruyor.
Örneğin; Çin’in Sinciang bölgesinde Uygur sorunu varmış gibi gösterdiler. Demokrasi naraları ile Venezuela’yı yalnızlaştırmaya çalışıp, çıkarlarını da haklı göstermeye çalıştılar. Bunlar gibi pek çok örneğini sıralayabiliriz. Son olarak ise Barış Pınarı Harekatı’nda kahraman Mehmetçiği ve Türk Milletini işgalci göstermeye çalışıp bir dizi palavra örgüsünü gündeme getirdiler. Tüm bu yalanları ortaya atarken kullanılan araç sosyal medya oluyor ama unutmamak gerekir ki gerçeklikleri hızlı ve etkin şekilde ortaya çıkartmanın yolu da sosyal medyadan geçiyor.
Yalanları nasıl yayıyorlar ve kamuoyu oluşturuyorlar?

Kamuoyu yaratmada kullanılan en büyük yöntem toplumsal baskı. Sosyal medya kullanıcısı toplumsal baskıyla yaratılan gündeme kayıtsız kalındığı zaman hem sosyal medya beğenilerinde istediği etkiyi alamıyor, hem de ötekileştirilme kaygısıyla baş başa kalıyor. Bu yöntem ise sosyal medyanın sahibi gençleri liberal kültürün kandırmacası içerisine sokup sosyal medyada sürüklüyor. Medyanın seçme özgürlüğü yanılsaması bunun etkili hale gelmesinde rol oynuyor.

GÖRÜNMEZ AYGITLAR: BOZGUNCULAR
Amerikan ağzı ile sosyal medyada bozgunculuk yapanlar; Sözde kişiliklere bürünen, sözde değerleri olan, sistemin çarklarına dolaşmış bilinçli şekilde Türkiye’yi karalamaya çalışanlardır.
Sahte hesapların sahte sesleri; Diyarbakır annelerimizin haklı mücadelesine sahte dedi, ABD işgalinde kalmış beyinler; Mehmetçiğimize “işgalci” dedi. Ama hiçbiri “Söz konusu vatansa, gerisi teferruattır.” demedi. Onlar gerçekleri saklamaya çalışırken Türk Milleti Mehmetçiğin yanında birleşti.
Sosyal medyanın ayağı bazı haber siteleri ise karalama ve algı operasyonlarının bir kolunu oluşturuyor. Propagandasını yaptıkları konuların ise bir yanında PKK bir yanında ABD rol oynuyor.
“Türkiye sivillere saldırıyor” yalanları, Mehmetçiğin zaferini yenilgi olarak servis etmeleri bunlardan sadece birkaçı olarak gözler önüne seriliyor. Aslında ABD/PKK/HDP(…) hepsi aynı, çünkü kullanılan dilden yapılan kara propagandaya kadar hepsi aynı. Amerikancı haber kaynakları ve bu haberleri yönlendirmekten kaçınmadan algı yaratan bozguncu hesaplar sosyal medyada dolaşmaya çalışıyorlar.
İşin aslı, delinin biri bir kuyuya bir taş atıyor; tüm Amerikancı ve PKK’lı bozguncular ardından atlıyor.

ŞAPKA DÜŞTÜ, KEL GÖRÜNDÜ

Barış Pınarı Harekatı’nda Mehmetçiğimizin bir adım arkasında hareket ettik, tüm yalanlara Ordu-Millet cevap verdik ve en nihayetinde biz PKK\ PYD’ye vurduk ses Amerika’dan geldi.
Algılarını aygıtlarıyla birlikte yıkan vatanseverlere Twitter’dan sansür geldi. TGB yöneticileri ve ABD karşıtı vatanseverlere karşı sansür uygulandı. Tarafsız twitter (!) Trump’a torpil geçti. Mehmetçiğin haklı mücadelesine tehditler yağdırmaya çalışan Trump’a, Türk Gençliği her türlü mecradan cevap ve tepki verince; bize sansür, Trump’a destek geldi. Trump’a aracılık eden Twitter’ın da böylece gerçek yüzü göründü. Vatanseverliğe uygulanmaya çalışan sansüre Mehmetçik sahadan cevap verdi ve Mehmetçiğin zaferi karalama kampanyalarını söndürdü.

EMPERYALİZMİN HESAPLARIYLA SAVAŞMA KILAVUZU
Antonio Gramsci ‘’İnsanı kafasından yakalayacaksın; kolu, bacağı, gövdesi nasıl olsa geriden gelir ‘’ der. Bilinç ile gerçeklikler ortaya çıkar, kayıtsız kalmamak ise bilinçlere demir atar. Ve artık algılar değil gerçeklikler rol oynar.
Söz sahibi bizsek sosyal medyayı nasıl yönetiriz?
● Gündemi her zaman yakından ve geniş bakış açısıyla takip etmek.
Çünkü gündemden uzak kalmak bizi sistemin aracına çevirmek isteyen rüzgâra eşlik eder.

● Oku. Tahlil Et, Argüman Üret!
Bu üçlü denklemin anlatmak istediği; okumazsak göremeyiz, göremezsek ilerleyemeyiz, ilerleyemezsek ikna edemeyiz. Bu yüzden unutmamak gerekir ki bu üçlü çok güçlü! A.Gramsci’nin söylediği kafasından tutmak deyimi tam anlamıyla ideolojik bir meseledir ve en güçlü iknalarla gerçeklikleri ortaya dökmek gerekir.

● Dijital dünyanın dilini bilmek ve ideolojik aygıtlarımızı oluşturmak.
Yazmak, çizmek yani yazılı ve görsel iletişim araçlarını yayabileceğin mecralara sahip olmak gerekir. Emperyalizmin kodlarının esiri değil kendi yazılımlarımızın mühendisi olmak gerekir. Kalıcı sosyal medya kültürümüzü yaratma ve kitlelere gerçekliklerle yön verme ancak ve ancak bu şekilde sağlanabilecektir.

● Mücadele Bayrağı Daha Daha Yukarı!
Türk Gençliği emperyalizmin kodlarını tarumar edecek güçtedir. Devrimci mücadele cümle terör örgütlerine ve emperyalist güçlere cevap olan gerçekliktir. Türk Gençliği her türlü ideolojik hegemonya ve algı safsatalarına karşı kararlı ve inançlı olmalıdır.

Çünkü Hasan Yalçın’ın da söylediği gibi: ‘’ Bir gerçek bin yalandan daha güçlüdür ve gerçeğin yüzü Aydınlıktır!’


TGB Konya İl Başkan Yardımcısı
Ülkühan S. Doğanbey

Tarih:
Diğer Haberler