Sorunun Cevabı: A) Politik

Emperyalist sistemin tüm argümanları, Amerika’nın Venezuella , Çin, Suriye ve Türkiye’de yenildiği gibi yenilmeye mahkumdur.

Sorunun Cevabı: A) Politik
Yağız Coşkun
Yağız Coşkun

Sistemin salgıladığı en büyük insani hastalık apolitik bireyle,toplumu siyasetten kaçırma çabası. Fakat sistemin salgıladığı apolitik hegemonya bile siyasi bir tavırdır ve yeni bir insan yaratma çabasıdır.

Dünya tarihinde her büyük hareket, arkasında siyasi bir süreci bırakı. Siyaset hayat ve günlük yaşam ile somutlaşan bir olgudur. Doğrudan doğruya hayat ve günlük yaşam ile bütünleşir.

Sabah nasıl uyandığımızdan,işe, okula nasıl gittiğimize, mutluluğumuza, üzüntümüze kadar siyasetin belirleyiciliği vardır. Hatta insanlık tarihinde ilk yerleşik çağa geçişten sonra hukuku, yargıyı ve kanunları da doğrudan doğruya siyasetin belirlediğini görüyoruz.  Milletler siyasetin belirlediği, hukuka ve kanunlara göre yaşarlar. Devrimler ise mevcut siyaseti toptan devirmek ve yerine daha iyi bir sistem getirerek olur ve yeni gelen siyasi sistem doğrudan doğruya kendi insan tipini, yaratır. 

Kendi tarihimizi incelediğimiz zaman ise Cumhuriyet devrimimizden, 1980 Amerikancı darbesine, günümüzden geleceğe büyük siyasi süreçlerin insan karakterini ve tipini belirlediğini veya etkilediğini görebiliyoruz.

Türk Devrimi’nin Halkçı İnsan Modeli: Paylaşımcı, Üretken, Mutlu Vatandaşlar

Türk Devriminin parolası 6 oktur. 6 ok Mustafa Kemal Atatürk’tür, Kemalizmdir. 6 okun da temel ilkesi Halkçılıktır. 1876’dan, 1960’a kadar yapılan 4 büyük devrimimiz bu eksen altındadır.1920 Cumhuriyet Devrimi, Türk Devriminin en önemli ve ilerici adımıdır. Türkiye’nin feodalizm ve emperyalizmin kıskacından kurtulması buna bağımlı olarak büyük bir kültür devrimi yapmamıza neden oldu.

Türk milletinin çağdaş, bilimsel aydınlanmacı bir devlet olabilmesini engelleyen bütün girişimler engellendi. Eğitimden kadın haklarına kadar her alanda devrimler yapıldı. Bu da aynı zamanda Türk milletine bir karakter kazandırdı.

Birbirini iyi, kötü gününde arayan dostlar, akrabalar. Komşularına sürekli ziyaretlerde bulunup ikramlarda bulunan komşular. Sokak oyunu oynayarak arkadaşlığın ne demek olduğunu öğrenen çocuklar. Cebinde ki son parası ile arkadaşlarına bir şeyler ısmarlayan gençler. Kısacası mutluluğunu mutlu etmekten alan, almaktan çok vermeyi seven bir karakter. Bu karaktere daha onlarca örnek verilebilir. Fakat Cumhuriyet Devrimi’nin kazanımları insan karakterini 1945’lerde yaşanan Küçük Amerika sürecinden itibaren bir silikleşme sürecine girdi ve 1980 darbesi ile güçlü darbeler indirilmeye çalışıldı.

1980 Darbesi’nin Oluşturmaya Çalıştığı İnsan Modeli: Bireyci, Tüketici, Mutsuz Bireyler

Cumhuriyet'in insan modeli çeşitli süreçlerde karşı devrim hareketleri ile sınandı. Bunların en kuvvetlisi 12 Eylül 1980 Amerikancı darbesidir. 

Emperyalizmin Türkiye'deki ve Ortadoğu'daki planlarının başarılı olabilmesi için Türk milletine kendi benliğini unutturması gerekmektedir.

12 Eylül ile birlikte Türk gençliğinden başlayarak, Türk milletini uyuşturmak için kuvvetli operasyonlar yapıldı.

Kültürel emperyalizm, milletimizi kendi benliğinden koparabilmek için kılık, kıyafet, film, kitap, eğitim, günlük yaşam, gelenek ve göreneklerimize kadar değişikler yaptı. Bunun günümüz somut örneklerini Netflix, Blutv, Puhutv gibi internet kanallarının eşcinsellik, küfür, cinsellik ve şiddeti meşrulaştırması ve özendirmesinde görebiliriz. En çok da sistemin argümanları uyuşturucu bağımlılığı yaratmaya çalışmaktadır. Bütün bu hamleler esas olarak Türk milletinin en büyük özelliği olan vatanseverliği ve memleket meselelerine duyarlılığı yok etmeye çalışmaktır.

Türk milletine karşı neoliberlizm, Cumhuriyet insan modelinin tam zıttı bir insan modeli yaratmaya çalıştı.

Neoliberalizm’in yaratmaya çalıştığı insan modelini 3 başlıkta özetlersek;

1- Vatanseverliğe karşı Türkiye düşmanlığı 

2- Türk kültürü ve adabına karşı batı hayranlığı

3- Paylaşımcılığa ve toplumculuğa karşı bencillik ve kariyerizm

Vatan Savaşı’nın Yarattığı İnsan

Apolitik insan yaratma çabası ile verilen en büyük savaş vatanseverliğe karşıdır. Emperyalizm, vatansız bireyler yaratmak ve vatansız insanların fikren terk ettikleri vatanlarını parçalamayı, bölmeyi, işgal etmeyi ister. Cumhuriyet Devriminin mayası, emperyalizmin Türkiye’de oluşturmaya çalıştığı insan tipini kabullenmez.

Öyle ki Türk milletinin vatanseverliği 24 Temmuz 2015 tarihinde başlayan Vatan Savaşı ile birlikte emperyalizmin Türk milletine dayattığı benmerkezciliği alaşağı etmiştir.

Vatan savaşının başlaması Türkiye için önemli bir dönemeç olmuştur. Türk Silahlı Kuvvetleri’nin PKK'yı hendeklere gömmesi ile Türkiye, Amerika'nın emperyalizminden bir kopuş süreci içerisine girmiştir. Türkiye vatanseverliğini, Türk milleti vatanını terk etmemiştir. Bu yüzden apolitik insan yaratma çabası da boşadır. Çünkü büyük kayayı kaldıramayıp o kayaya çarpmışlardır. Bu Vatan Savaşı Türkiye'nin Tam Bağımsızlık sürecidir. Türkiye'nin tam bağımsızlığı siyasi olduğu gibi kültürel ve ekonomik de olmak zorunda olduğundan dolayı Türkiye'nin önünde duran program 6 oktur. Türkiye'nin tekrar kurucu programına dönmesi Cumhuriyet'in paylaşımcı, üreten, mutlu bir ülke olmasının önünü de açacaktır.

Bu sebeple sistemin tüm argümanları, Amerika’nın Venezuella , Çin, Suriye ve Türkiye’de yenildiği gibi yenilmeye mahkumdur. Yeni bir toplum tarihin kabuğundan çıkıyor. Bu toplum üretenlerin paylaşımcı toplumudur. Bu toplumu karşılamak için gülümseyerek ilerliyoruz. Gülümsememiz bu toplumda büyüyen çocukların mutluluğunun yansımasıdır!

Yağız Coşkun
TGB Muğla İl Başkanı

tgb.gen.tr

Tarih:
Diğer Haberler