Suriye'de tek yol, tek çözüm

Türkiye’nin zorunluluklarına teslim olmayanlar şer cephesi ile birlikte silinip gidecekler bu diyardan.

Suriye'de tek yol, tek çözüm
Elif İlhamoğlu
Elif İlhamoğlu

Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu, ABD’nin Suriye’ye saldırısına ilişkin "Şu anda biz Rusya, ABD arasında tercih yapma durumunda olan bir ülke değiliz. Biz ilişkilerimizi dengeli bir şekilde götürmek durumundayız. Bu son olayda ABD'nin rejime yönelik müdahalesini biz destekledik. Yani iki ülke arasında taraf tutma diye bir şey yok." dedi.

"Ne yardan geçerim ne serden" hesabının bu ilişkilerde tutmayacağını biliyoruz. Suriye meselesinde ABD ile Rusya arasında uzlaşmaz bir çelişki var. ABD; Suriye’de Akdeniz’e açılacak olan bir Kürt Koridoru açmayı, dolayısıyla bölge ulus devletlerini bölmeyi hedeflerken; Rusya kendisini de tehdit eden bu Amerikan planına karşı bölge ülkeleriyle işbirliği içerisinde hareket ediyor. Suriye’de Türkiye’nin önünde iki seçenek duruyor: Ya bölge ülkeleri ve Rusya ile ortak hareket edip Türkiye’nin birliğini bütünlüğünü korumak ya da Amerikan planlarına alet olup bölünmeyi seyretmek. Çavuşoğlu’nun işaret ettiği "Sağ yanımda Amerika sol yanımda Rusya" gibi üçüncü bir seçenek bulunmuyor önümüzde.

Yeni Şafak’tan Uyarı!

Yeni Şafak Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni İbrahim Karagül ise Çavuşoğlu’nun aksine, "Tek bir hava saldırısı ile harekete geçenler, 'ABD bu işi çözecek' havasına girenler çok dikkatli olmalı. Daha bir hafta önce 'Esed'in kalmasında bizim için sakınca yok' diyenler, bir hafta sonra füze saldırıları yapıyor ve bunu kimyasal saldırıya karşı cezalandırma olarak sunuyorsa daha da dikkatli olun malı.’ diye başladığı köşe yazısı ile AKP’yi ABD’ye karşı temkinli olma konusunda uyardı. Yazısına ‘Türkiye; ABD ile ortak hareket edebilir. Ama hala FETÖ orada ve hala ABD Suriye'de sadece PKK/PYD ile iş tutarken bu nasıl olacak, iki ülkenin ortak hareketi bunlar için bir çözüm sunacak mı, belli değil." diyerek devam eden Karagül, Suriye’de işbirliğinin bölücü koridoru hedefleyen Amerika ile değil de Astana sürecinin yürütüldüğü Rusya ile yapılması noktasında da vurgularda bulunuyor.

Yolunu Kaybetmişlik

Türkiye’nin zorunluluklarının hükümete yakın yazarlar tarafından dahi anlaşıldığı bir dönemdeyiz. Meseleyi idrak edemeyen bir AKP yönetimi kaldı. Nitekim ABD’nin Suriye’yi bombalamasından önce ‘ne gerekiyorsa hazırız’ diye görev talep eden Tayyip Erdoğan’ı bombalama sonrası ABD’yi alkışlayan diğer AKP yöneticileri takip etti. Yalnız kalmadılar. ABD alkışçısı gruba ilk İsrail ardından terör örgütleri IŞİD, El Nusra ve PYD katıldı. FETÖ’nün de Pensilvanya’dan ellerini ovuşturduğuna eminiz. Türkiye’nin bütün düşmanları bayram etti. İşte Karagül’ün yazısında ısrarla uyardığı nokta Türkiye’nin bu şer cephesinin yanına düşmesidir. Hem de bu kadar aşama kaydetmiş, Rusya ile arasını düzeltmiş, ortak anlaşmalar yapılmış, bölgenin kaderi Cenevre’den Astana’ya kaymışken… Bu şer cephesiyle ABD’yi alkışlayan bir Türkiye’nin Rusya ile olumlu ilişkilerini devam ettiremeyeceği bu kadar açıkken…

Hal böyle iken Çavuşoğlu’nun "ABD ve Rusya ile dengeli ilişkiler" diye süreci tarif etmesi saflıkla tanımlanamaz elbette. Bu bir "yolunu kaybetmişlik" cümlesidir. Güne göre hareket etme, anlık ve küçük hesaplar peşinde koşma cümlesidir. Daha önceki yazılarımızda Türkiye’nin ekonomik, askeri, siyasi zorunluluklar gereği Avrasya rotasına girdiğini söylemiştik. Evet ülkemizin, bölgemizin, dünyamızın gerçekleri gereği Türkiye Atlantik’ten koparak Avrasya cephesinde konumlanmaya başladı. Bu zorunluluklar küçük hesaplarla kurulan cümlelerden çok daha güçlüdür. Bu zorunluluklar tarihseldir, anlık değil. Bu zorunluluklar Türk milletine dayanmaktadır, Atlantik ittifakına değil. Şimdi bu gerçekliği göremeyenler, gücü Türk milletinde değil de emperyalist odaklarda arayanlar Türkiye’nin girdiği bu rotayı değiştiremezler. Buna ne akılları yeter ne de güçleri.

Gelişmeleri HAYIR’a Yoralım

Bugün bölge ülkeleri Amerikan emperyalizminin saldırganlığına karşı varlık yokluk mücadelesi veriyor. Türkiye de TSK’nın kararlı operasyonları ile bu mücadelede yerini aldı. Bölgemizin ve ülkemizin emperyalizmin terör kalıntılarından arınacağı, şer cephesinin topluca kaybedeceği, tek kutuplu dünya düzeninin son bulacağı bir dönemdeyiz. Kafamızı küçük hesapçıların beylik laflarına takmayalım. Avrasyamızın umudunu büyütelim, yeni dünyanın gelecek tasarımlarını yapalım biz. Gelişmeleri HAYIR’a yoralım. Hep birlikte göreceğiz, Türkiye’nin zorunluluklarına teslim olmayanlar şer cephesi ile birlikte silinip gidecekler bu diyardan.

Elif İlhamoğlu

TGB Genel Başkan Yardımcısı

tgb.gen.tr

Tarih:
Diğer Haberler