Torosların Kıvılcımı: Hafız İbrahim Demiralay

Hafız İbrahim Demiralayların yarattığı ruh, toprağı cennet olan Anadolu’nun her karışında yaşamaya devam edecek.

Torosların Kıvılcımı: Hafız İbrahim Demiralay
Umut Balaban
Umut Balaban

Türkiye’nin 200 yıllık devrim geleneğinin temelinde vatan, emek ve namus mücadelesi yatmaktadır. Devrimlerimizin en önemlisi olan ise kahramanlarımızdır. Sayısız ve isimsiz birçok elini taşın altına koymuş, iradesini belirtmiş şekilde kahramanlarımız vardır. Namık Kemaller, Ali Suaviler, Yusuf Akçular ve Ethem Ruhiler gibi öncülerimiz vardır. Ergenekon’da dağları aşan bir demirci,  Mustafa Kemal bir öncüdür. Amacını ve hedefini tek gayesi vatan müdaafası olanlar ülkenin toprağını kanıyla bulamışlardır. Anadolu’nun her karesinde fedakârlık yapan kişiler vardır. Kuvay-i Milliye ruhunu, bugün Türk gençliği karakteri olarak benimsememiş ve vatan savunmasında görevler almıştır. Ayşe teyzelerin, Nene Hatunların, Hacire annelerin torunları ve evlatları olarak, Anadolu’nun korunması ve istikbalimizin ve Cumhuriyet devrimimizin gerekliliklerini sonuna kadar yerine getirecektir.

 Isparta’da Kuvay-i Milliye ruhu yeniden yeşermekte ve yücelmektedir. Isparta’nın Milli Mücadele tarihinde Demiralay cephesi ve birliği oluşmuştur, öncüsü ise Hafız İbrahim’dir. Hafız İbrahim Demiralay 1883 yılında Isparta’da doğmuştur. Mondros Mütarekesi sonrası Anadolu’nun işgali üzerine Avşar Köyü’nde 19 Mayıs 1919’da ret komitesi kurar. Isparta’da 13 kişiden oluşan komite teşkil etmiştir. Civar köylerin desteği üzerine Isparta’yı Milli Mücadele için hazırlar.

Hafız İbrahim Demiralay Kimdir?

Hafız İbrahim ilk ve orta öğrenimini Isparta' da, medrese tahsilini de 1902'de geldiği İstanbul'da Fatih Medresesi'nde tamamlamıştır. 1911-1912 Isparta İdadisinde (lise) Din ve Ahlak dersleri öğretmenliği yapmış, ayrıca Bidayet mahkemesi üyeliğinde de bulunmuştur. Kısaca Isparta'nın meşhur ailelerinden birine mensup olan Hafız İbrahim aydın bir kişiliğe sahiptir.

Hafız İbrahim Isparta'nın, Batı'dan Yunanlılar, Güney ve Doğu’dan (Antalya-Burdur-Konya) İtalyanlar, Kuzeyden (Afyon) İngiliz-Fransız Birlikleri tarafından saldırganlığını görür ve bunun tehlikelerini anlatır ve derhal milli direniş hareketini başlatmak ve teşkilatlanmak üzere ilk heyeti kurar ve 18 Mayıs 1919'da kendi evinde toplantı yapar. Toplantıya katılanlar şunlardır:

  1. Hafız İbrahim
  2. Nahiye Müdürü Hasan Fikri
  3. Nuh Beyzade Hasan Bey
  4. Hasan Avni Efendi
  5. Salih Bey

Bu beş kişilik heyet daha sonra şu kararı almıştır: "İzmir işgal olmuştur. Bunu İstanbul Hükümetinin siyaset masası değil, ancak Türk Milleti’nin kendi silahı halledecektir. Her köy gücü yettiği kadar silah bulsun ve hazırlasın."

Hafız İbrahim, 30 Ekim 1918 Mondros Mütarekesi sonunda; Konya'da imamlığını yaptığı 9. Depo alayından terhis olarak Isparta'ya dönmüştür. Isparta'da, II. Abdülhamid'in oğlu Abdürrahim başkanlığındaki paşalardan, müderrislerden; bürokratlardan, Ermeni ve Rum Cemaat temsilcilerinden müteşekkil bir nasihat heyeti ile karşılaşır ve onlarla istişare eder. İlk tespiti, bu heyetten bir şey çıkmayacağını anlamış olmasıdır. Bunu üzerine Afşar köyüne giderek 16 Mayıs 1919 Çarşamba gecesi, Yalvaç'tan gönderilen özel haberci vasıtasıyla İzmir'in işgalini öğrenir ve derhal teşkilat kurma işine girişir.

Daha sonra Konya'da bulunan II. Ordu Komutanı Küçük Cemal Paşa'dan, Isparta teşkilatının resmen kurulması için izin istenmiş, önceleri razı olmamış ise de ikinci telgrafla Cemal Paşa teşkilatın kurulmasına müsaade etmiştir. Böylece gayri resmi ve fiilen var olan Isparta teşkilatı, resmen de kurularak meşruluk kazanmıştır. Haziran ayı sonundan itibaren köylerden ve kazalardan gönüllü asker ve maddi yardım toplanarak, Isparta Gönüllü Alayı (Isparta Mücahitleri) teşekkül ettirilmiştir.

Isparta’nın Gelendost ilçesinde bulunan Pazar fırınının 24 saat açık kalmasını sağlayıp Demirci Mehmet Efe ile süngüler ve erzaklar hazırlarlar. Kağnıları yükleyip Yalvaç üzerinden Akşehir ve Afyon boyunca cepheye mühimmat ve asker ihtiyaçlarını karşılamışlardır. Usta şair Nazım Hikmet’in şu dizeleri akla geliyor;

‘’Ayın altında kağnılar gidiyordu.
Kağnılar gidiyordu Akşehir üstünden Afyon'a doğru.
Toprak öyle bitip tükenmez dağlar öyle uzakta,
Sanki gidenler hiçbir zaman hiçbir menzile erişmeyecekti.
Kağnılar yürüyordu yekpare meşeden tekerlekleriyle.
Ve onlar ayın altında dönen ilk tekerlekti.’’

Artık Isparta Kuvay-i Milliye teşkilatı tamamlanarak; daha sonra Demiralay adını alacak, Isparta Gönüllü Alayı Nazilli Cephesinde emperyalizmin desteği ile vatanımızı işgal eden Yunan'a karşı yerini almış ve Milli Mücadelenin sonuna kadar kahramanca savaşmıştır.

Hafız İbrahim, Isparta Müdafaa-ı Hukuk Cemiyetini kurarak ilçe ve köylerden topladığı gönüllü kuvvetlerle Isparta Mücahitleri'ni teşkil ederek, Nazilli Cephesine gönderdi. Bu arada Mustafa Kemal Paşa'nın onayı ile Birinci Dönem için yapılan seçimlerde Isparta Milletvekili seçildi ve 23 Nisan 1920'de, Türkiye Büyük Millet Meclisi'nin açılışında hazır bulundu. Milletvekili olmasına rağmen Batı Cephesi'nde tekrar görev talep etti. Bunun üzerine Meclis kendisini izinli saydı. Kısa zamanda 100 atlı ve 200 piyade toplayarak Yunanlılara karşı savaşmak üzere Denizli Cephesine gitti. Ekim 1920'de 3 atlı, 3 piyade ve 1 makineli tüfek takımından ibaret 7 bölüklü bir alay kurdu. Bu alay Demiralay adını alarak düzenli orduya dahil oldu. Hafız İbrahim, Mart 1921'de cephedeki görevinden ayrılarak Meclis'e geri döndü. Bu görevde, 29 Mart 1939'daki ölüm tarihine kadar kaldı. Cenazesi Isparta'da toprağa verildi. İstiklal madalyası sahibi olan Hafız İbrahim Milli Mücadelemizin sayısız kahramanlarından sadece biri. Bugün Türkiye’mizin içinde bulunduğu emperyalizm işgaline Demiralaylar kadar demir, Demiralaylar kadar inançlı ve kararlı mücadele etmekteyiz. Türk gençliği Atasından almış olduğu görev inancıyla fırınlarını 24 saat açık tutmaktadır.

Vatansever Isparta halkı, Kurtuluş Mücadelemizde olduğu gibi bugün de vatan mücadelesinde ordusunun yanında, cephenin en önünde olacaktır. Hafız İbrahim Demiralayların yarattığı ruh, toprağı cennet olan Anadolu’nun her karışında yaşamaya devam edecek. Canını dişine takarak vatanını kurtarma üzerine cepheye koşan genci yaşlısı 7’den 70’e tüm Yüce Türk milletimiz, emperyalizmin 100 yıl önce bize dayatmalarını ve işgal planlarını dil, din, ırk gözetmeksizin Yüce Türk Milleti’nin direnişi kırdığı gibi bugün de aynı milli şuur ile sağ-sol demeden birleşmiş ve kenetlemiş durumdadır. Ulu Önderimiz Mustafa Kemal’in dediği gibi; ‘’Emperyalizm Türk Devleti’nin bağrında yaşayamaz!’’ Kahrolsun emperyalizm ve onun işbirlikçileri!

 

Umut Balaban

TGB Isparta İl Başkanı

 

KAYNAKÇA:

1. Wikipedia
2. Isparta Halk Kütüphanesi
3. Avşar Köyü Muhtarı
4. Bayram Kodaman-Hafız İbrahim Demiralay’ın Hatıratı

tgb.gen.tr

Tarih:
Diğer Haberler