Uğur Mumcuların Dönemine Girdik

Atatürk gençliği olarak, Uğur Mumcu`nun elindeki o aydınlatıcı meşaleyi devraldık ve geleceğe doğru yorulmaksızın ilerliyoruz.

Uğur Mumcuların Dönemine Girdik
Meram Tosun
Meram Tosun

Ceyhan Mumcu ağabeyimiz, TGB'nin düzenlemiş olduğu ve Öncü Gençlik üyelerinin de hazır bulunduğu Uğur Mumcu Gazeteci Okulundaki söyleyişisinde içimizi yeşerten şu cümleyi bizimle paylaşmıştı: "TGB, gerçekten Uğur Mumcu'nun bayrağını tutacak güvenilir eldir."

Salonda olamasam da duyduğum bu sözler beni derinden gururlandırmıştı. Salonda olan arkadaşlarımın da benim gibi aynı duygularla bu sözleri dinlediklerinden eminim, çünkü bizler, Uğur Mumcu gibi, vatanı için her türlü fedakarlıkları yapmaya hazır olan genç devrimcileriz.

Atatürk'ün tam bağımsızlık bayrağını taşıyan Uğur Mumcu ve daha nice Cumhuriyet şehitlerimizden bugün biz teslim aldık. Uğur Mumcular gibi bu bayrağı bizden sonra gelecek genç nesillere miras etmeye kararlıyız.

İdeolojik çizgimiz nettir: Kuva-yı Milliye'nin tam bağımsızlık ilkesi!

Uğur Mumcu meşhur Köy Enstitüleri konuşmasında hedeflerden bahsediyordu. Onun için birinci hedef, Kuvayı Milliye'nin tam bağımsızlık ilkesini milletçe hayata geçirmekti.  Bu ilkeyi kendisine şiar edinmiş ve hayatı boyunca da bu hedef doğrultusunda kararlarını vermiş birisidir Uğur Mumcu. Çünkü onun ve bizlerin özlem duyduğu "daha iyi bir dünya, daha iyi bir demokrasi, daha iyi sosyal adalet" ancak ve ancak tam bağımsız bir devlet üzerinde inşa edilirdi. Bu yüzden korkusuzca ve kararlılıkla silah ve uyuşturucu kaçakçılığı, mafyanın ve öldürülmeden önce PKK'nın üstüne yürüdü. Bedel ödeyeceğini bilerek, üstelik gözünü kırpmadan, cesurca... Peşini bırakmadığı bütün meseleler bir yerde düğümleniyordu: Emperyalizm!

Mafya ve bölücü terörle el ele veren emperyalizme karşı, Atatürk'e ve hakikate sarılarak mücadele verdi. O, Kemalizmi  "antiemperyalist bir olgu olarak" anlamıştı ve 980 yılında köşesinde bir tek kavramla özetlemiştir: Bağımsızlık! Uğur Mumcu`yu ölümsüz kılan da işte bu anlayıştır.

PKK'NIN ÜSTÜNE YÜRÜDÜ VE GELECEĞE IŞIK TUTTU

Uğur Mumcu 1990-92 yılları arasında PKK hakkında araştırmalarını yoğunlaştırmıştı. 1991  yılının Mart ayında, "Kuzey Irak'taki Kürt devleti planı, düpedüz bir ABD oyunudur ve bir CIA planıdır. ABD güdümünde bir Kürt devleti, Yeni Ortadoğu düzeninin bir parçasıdır. Emperyalizmin Kürt siyaseti, çok tehlikeli bir oyundur" ve Kasım 92'de de "Kürt Sorununda bütün yollar Roma'ya değil, bütün yollar Kerkük'e, Musul'a ve Ankara'ya değil, bütün yollar Washington'a, Paris'e ve Berlin'e çıkıyor" diye yazmıştı. Bugün görüyoruz ki Washington, Paris ve Berlin'e çıkan yollar dökülmüştür. ABD'nin Büyük Ortadoğu Projesi iflas etmiştir. Yirmi sekiz yıl sonra Batı Asya, Uğur Mumcu'nun o zamanki uyarısına kulak açtı ve kaderini Batının elinden alıp Astana'da kendi avuçlarının içine aldı.

Uğur Mumcuların dönemine girdik. Ellerinde haritalarla Türkiye'ye adım atan John Bolton, PKK'yı kurtaramıyor. Bolton Türkiye'den nasıl eli boş ve çaresiz döndüyse PKK da onunla aynı kaderi paylaşacaktır.  Büyük ağabeyleri ABD, PKK'yı kurtaramayacak. Hayatta hiçbir şey karşılıksız kalmaz. Türkiye devletinin sınırları içerisinde silahlı gücü ve siyasi etkisi yok olan PKK, öldürücü darbeyi ilerleyen günlerde Mehmetçiğimizden alacaktır. Fırat’ın doğusunda çaresizce kaderini bekleyen ABD piyonu PKK, korkunç sonuyla yüzleşecektir. Uğur Mumcu taşımış olduğu aydın kimliğinin üzerindeki sorumluluğunun bilincinde olup, Mehmetçiğin Suriye'nin kuzeyinde, tek dişi kalmış canavarın kara gücüne karşı vermiş olduğu mücadeleyi sonuna kadar desteklerdi.

Görevini Gençliğe Hitabe’den alan Atatürk gençliği olarak, Uğur Mumcu`nun elindeki o aydınlatıcı meşaleyi devraldık ve geleceğe doğru yorulmaksızın ilerliyoruz. Hedefimiz Kemalist devrimi tamamlamak ve ileriye taşımak ama o yoldan geçip, yürüdüğümüz yolu sonrakilere aydınlatmak da Uğur Mumcu`dan aldığımız bir vazifedir.

Meram Tosun

TGB Almanya Başkanı

tgb.gen.tr

Tarih:
Diğer Haberler