Umutsuzluk Aşılayanlara Karşı Panzehir: Mücadele

Bahsi geçen yazar Ayşe Alan’a yazısını yeniden gözden geçirmesini ve duygusuyla emperyalizm karşısında saf tutmaya çağırıyoruz.

Umutsuzluk Aşılayanlara Karşı Panzehir: Mücadele
Oğuzhan Kapçak
Oğuzhan Kapçak

Umutsuzluk Aşılayanlara Karşı Panzehir: Mücadele

Kıraç’ın başlattığı Türkçe tartışmasına verdikleri tepkiler…

Ufak bir kızın “Köln’de okuyacağım, Alman vatandaşı olabilirim” demesini savunmaları…

Her an için, herhangi bir köşede “bu milletten bir şey olmaz” derken görebilirsiniz bu tipleri. Pek de işe yaradıklarını söyleyemeyiz.

Türkiye’nin emperyalizm ile yürüttüğü mücadelenin önüne geçmek için iç cephenin daha ilerletilmemesi, hatta paramparça edilmesi gerekiyor. O sebeple sistem tüm oyunlarını (gerek medya güçleri ile gerekse türlü provokasyonlar ile) bunu hesap ederek oynuyor.

Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’ın “Türkiye İttifakı” açıklamasından sonra CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’na yapılan bu saldırı tesadüf değil. İç cephenin bölünme çalışmasının provokasyon ayağına bu bir örnek. Bunun bir de medya gücü var ki; orası tetikçilerle dolu.

Özellikle tivitır ile haşır neşir olanların yakından bildikleri bir site var: T24. Nerede tetikçi varsa burada toplanmış; umutsuzluk ve Amerikancılık pompalanıyor. Yazar kadrosunda tanıdık isimler de var: Hasan Cemal, Ahmet Altan, Murat Belge, Şirin Payzın vb. desek durumu tahayyül edebilirsiniz.

T24 Pazar Yazarı Ayşe Alan’ın “Bana Öğüt Verenler, Zamanla Delirdiler” yazısını okudukça, kanaat getirdim, zamanında yakın çevresine fazla öğüt vermiş olacak ki, ona hak verdim. Herhangi bir yazarın bu kadar umutsuz, bu kadar pesimist olmasının başka bir anlamına varamıyorum çünkü.

Alan yazısında “…bir kadın olarak sokaklarında özgür dolaşamayacağı, doktor olduğunda şiddet görme ihtimalinin olduğu bir ülkenin vatandaşlığını istememesinden doğal ne olabilir?” sorusunu sorarak içimizi karartıyor. Bu soruyu sorarken emperyalizmden ve onun yarattığı insan tipinden bir cümle geçirmiyor. Kendisine kültür emperyalizminin ne olduğu anlatacak değiliz. Eminiz ki, kendileri bu tanımların hepsini gayet iyi biliyorlar. Nereden bakarsak bakalım; bu masum gözüken soruların ardında başka bir art niyet var.

Alan’ın yazısında “doğudaki toprak ağalığı ile mücadele ve terör örgütleri ile mücadele kadını özgürleştirecek” mesajı yok örneğin. Mesajı bırakın, göz ucuyla bile “ya belki buradan da bu sonuç çıkar” algısı bile yok. Yürütülen bu umutsuzluk savaşı tamamen ideolojik. Kendi minderlerinde dövüşmek istiyorlar, çünkü o minderde gölgelerine sığındıkları özgür Avrupalılar, muhteşem yaşayan Amerikalılar var.

Yazıdaki mesele sadece kadın meselesi değil; o sebeple bu örnekleri vermezsek eksik kalacak. Dün “tabut gelmesin” diyen de sizdiniz, “savaşa hayır” diyen de sizdiniz. Mehmetçiği vuran, savaşı çıkaran da sizlersiniz. Bu ülkeden bir şey olmayacak safsatanızı geçiniz. Yüzünüzü tanıyoruz, makyajınızı siliniz.

Emperyalizmle Mücadelede İç Cepheyi Bölemeyecekler!

Kimse kusura bakmasın; “kadın” ve “gelecek” gibi meseleleri konuşuyorsak, emperyalizmi enine boyuna konuşacağız. Kadın konusunu “haftada en az 3 orgazm” sloganları ile içini boşaltan ve özden uzaklaştıran sizlersiniz. Dünyaya öncülük etmiş kadınların torunlarıyız. Onlar emperyalizmi nasıl yendiler ve Cumhuriyetin insanlarını yarattılarsa bu vazife bugün bizlerin sırtındadır.

Gelecek meselesi baştanbaşa vatan meselesidir, bunu alıkoymaya çalışan da sizlersiniz. Türk gençliğinin önündeki soru “hangi ülkenin vatandaşı olsam?” sorusu değil, “emperyalizm ile mücadelenin merkezi neresidir?” sorusudur. Çünkü ideal özgürlüğün anahtarı oradadır, vatandadır.

Emperyalizm ile nasıl mücadele ediyorsak, umutsuzluk kampanyası ile de mücadele edeceğiz.

Yazımızın sonunda bahsi geçen yazar Ayşe Alan’a yazısını yeniden gözden geçirmesini ve içinde zerre kadar kalmış olabileceğini düşündüğümüz sorumluluk duygusuyla emperyalizm karşısında saf tutmaya çağırıyoruz.

Oğuzhan Kapçak

TGB GYK Üyesi

tgb.gen.tr

Tarih:
Diğer Haberler