<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Gözen Esmer &#8211; Türkiye Gençlik Birliği</title>
	<atom:link href="https://tgb.gen.tr/author/gozen-esmer/feed" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://tgb.gen.tr</link>
	<description></description>
	<lastBuildDate>Mon, 26 Jan 2026 23:22:24 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=7.0.3</generator>

<image>
	<url>https://tgb.gen.tr/wp-content/uploads/2026/02/cropped-Logo-32x32.webp</url>
	<title>Gözen Esmer &#8211; Türkiye Gençlik Birliği</title>
	<link>https://tgb.gen.tr</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>Tekelleşen Eleştiri</title>
		<link>https://tgb.gen.tr/serbest-kursu/tekellesen-elestiri-29946</link>
					<comments>https://tgb.gen.tr/serbest-kursu/tekellesen-elestiri-29946#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Gözen Esmer]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 03 Jun 2020 04:38:00 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Serbest Kürsü]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://tgb.gen.tr/tgbden/tekellesen-elestiri-29946</guid>

					<description><![CDATA[&#304;nsanl&#305;&#287;&#305;&#305;n s&#305;n&#305;fl&#305; topluma ge&#231;mesiyle ideolojiler ortaya &#231;&#305;kt&#305;. Bu ideolojilerin ortaya &#231;&#305;k&#305;&#351;&#305; &#252;retim ara&#231;lar&#305;n&#305;n geli&#351;iminin sonucuydu. &#220;retim ve b&#246;l&#252;&#351;&#252;m ili&#351;kilerine hakim olan s&#305;n&#305;f toplumdaki di&#287;er s&#305;n&#305;flar&#305; da ikna etmeye mecburdu. &#199;&#252;nk&#252; &#252;retim ve b&#246;l&#252;&#351;&#252;m ili&#351;kileri yal&#305;n k&#305;l&#305;&#231; g&#252;c&#252;yle y&#246;netilemezdi.O y&#252;zden bu ili&#351;kilere hakim olan s&#305;n&#305;f&#305;n ideolojisi bir &#231;e&#351;it r&#305;za &#252;retimini sa&#287;l&#305;yordu. Elbette toplum i&#231;inde raz&#305; olmayanlar, [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<div class="easy-reading">
<section class="item text easy-reading">
<p id="">
<p style="text-align: justify;">&#304;nsanl&#305;&#287;&#305;&#305;n s&#305;n&#305;fl&#305; topluma ge&ccedil;mesiyle ideolojiler ortaya &ccedil;&#305;kt&#305;. Bu ideolojilerin ortaya &ccedil;&#305;k&#305;&#351;&#305; &uuml;retim ara&ccedil;lar&#305;n&#305;n geli&#351;iminin sonucuydu. &Uuml;retim ve b&ouml;l&uuml;&#351;&uuml;m ili&#351;kilerine hakim olan s&#305;n&#305;f toplumdaki di&#287;er s&#305;n&#305;flar&#305; da ikna etmeye mecburdu. &Ccedil;&uuml;nk&uuml; &uuml;retim ve b&ouml;l&uuml;&#351;&uuml;m ili&#351;kileri yal&#305;n k&#305;l&#305;&ccedil; g&uuml;c&uuml;yle y&ouml;netilemezdi.O y&uuml;zden bu ili&#351;kilere hakim olan s&#305;n&#305;f&#305;n ideolojisi bir &ccedil;e&#351;it r&#305;za &uuml;retimini sa&#287;l&#305;yordu. Elbette toplum i&ccedil;inde raz&#305; olmayanlar, getirilen ideolojiyi kabul etmeyenler de vard&#305;. Tarihsel d&ouml;nem i&ccedil;erisinde r&#305;za g&ouml;stermeyenler kar&#351;&#305; bir ideolojiyle ya toplumu d&ouml;n&uuml;&#351;t&uuml;rd&uuml;ler ve &uuml;retim ara&ccedil;lar&#305;n&#305; geli&#351;tirerek hakim konuma geldiler ya da tam aksine gerici bir konuma d&uuml;&#351;erek tarih sahnesinde silinip gittiler. </p>
<p style="text-align: justify;"><strong>Metala&#351;an ve Y&uuml;zeyselle&#351;en Bilgi</strong> </p>
<p style="text-align: justify;">Art&#305;k son demlerini ya&#351;ad&#305;&#287;&#305;m&#305;z t&uuml;ketim toplumu da sadece askeri ve ekonomik g&uuml;&ccedil;le de&#287;il bir k&uuml;lt&uuml;rel hegemonya ile benli&#287;imize i&#351;ledi. Teknolojik geli&#351;imle birlikte &ccedil;a&#287;&#305;m&#305;za &ldquo;bilgi &ccedil;a&#287;&#305;&rdquo; dendi. Fakat bu bilgi kolay eri&#351;ilebilir olmas&#305;n&#305;n yan&#305; s&#305;ra kolay t&uuml;ketilebilen bir meta haline geldi. &Uuml;stelik bu bilgi bilimsel &ouml;l&ccedil;&uuml;tlerle de&#287;erlendirilerek ve ele&#351;tirinin s&uuml;zgecinden ge&ccedil;irilerek sunulan bir bilgi bi&ccedil;imi de&#287;ildi. Tam aksine yalanlar&#305;, &ccedil;arp&#305;tmalar&#305; ve yanl&#305;&#351;lar&#305; bar&#305;nd&#305;ran bir bilgi bi&ccedil;imiydi. Bug&uuml;n metala&#351;an bilgi t&uuml;ketti&#287;imiz g&#305;dalar gibi katk&#305; maddelidir. Bu bilgi duyarl&#305;l&#305;klar&#305;m&#305;z&#305; harekete ge&ccedil;iren s&ouml;zc&uuml;klerle ifade edilmekte daha do&#287;rusu pazarlanmaktad&#305;r. Yine g&uuml;n&uuml;m&uuml;zdeki &ccedil;&uuml;r&uuml;menin etkisiyle bir y&uuml;zeyselle&#351;meyle kar&#351;&#305; kar&#351;&#305;ya oldu&#287;umuzu da belirtmek gerekir. H&#305;zla t&uuml;ketilen bu &ccedil;e&#351;it bilgi yine h&#305;zla niteli&#287;ini de kaybetmektedir. &Ccedil;&uuml;nk&uuml; onu var eden toplum d&uuml;zeni &ccedil;&uuml;r&uuml;mektedir. Metala&#351;an ve y&uuml;zeyselle&#351;en bilginin form&uuml;l&uuml; &#351;udur:</p>
<p style="text-align: justify;">1) Eser miktarda do&#287;ruluk pay&#305; olan bilgi k&#305;r&#305;nt&#305;s&#305; (&Ouml;rne&#287;in Uygur T&uuml;rkleri hakk&#305;nda yap&#305;lan yalan propaganda da kullan&#305;lan g&ouml;r&uuml;nt&uuml;lerde i&#351;kencenin olmas&#305; ancak g&ouml;r&uuml;nt&uuml;n&uuml;n ba&#351;ka bir Asya &uuml;lkesine ait olmas&#305;. Do&#287;ruluk pay&#305; olan bilgi s&ouml;z konusu g&ouml;r&uuml;nt&uuml;n&uuml;n olmas&#305;d&#305;r.)<br />2) Duyarl&#305;l&#305;klar&#305;m&#305;z&#305; harekete ge&ccedil;iren &ouml;&#287;eler: S&ouml;z, ses ve g&ouml;r&uuml;nt&uuml;<br />3) &ldquo;Uzman ki&#351;ilerin&rdquo; yorumu. <br />4) Bu bilgiye kar&#351;&#305; &ccedil;&#305;kan sahte arg&uuml;manlar ve sahte &ccedil;eli&#351;kiler</p>
<p style="text-align: justify;"><strong>Tekelle&#351;en Bilgi</strong></p>
<p style="text-align: justify;">&#304;nternet gibi bir arac&#305;n hayat&#305;m&#305;za girmesi ve geli&#351;mesiyle bilginin yay&#305;lma h&#305;z&#305; ve yayg&#305;nl&#305;&#287;&#305; da artt&#305;. &#350;&uuml;phesiz bu geli&#351;me insanl&#305;k tarihinde matbaan&#305;n icad&#305; gibi bir olayd&#305;r. Ancak bilgi yine de tekellerin pen&ccedil;elerinden kurtulamad&#305;. Eski d&uuml;nyada bilgi ve k&uuml;lt&uuml;r esas olarak hakim s&#305;n&#305;flar&#305;n, feodal beylerin, krallar&#305;n, a&#287;alar&#305;n elindeydi. Bug&uuml;n de bilginin kayna&#287;&#305; ve kontrol&uuml; -ba&#351; a&#351;a&#287;&#305; gitmekle birlikte- k&uuml;resel sermayenin ve emperyalist &uuml;lkelerin elindedir. Kulland&#305;&#287;&#305;m&#305;z sosyal medya platformlar&#305;ndan tutun da haber sitelerinin, ajanslar&#305;n ortak bilgi kayna&#287;&#305;na kadar bize ula&#351;an bilgi kontrol alt&#305;ndad&#305;r. Zaten &ouml;yle olmasayd&#305; bug&uuml;n T&uuml;rkiye&rsquo;de ne Uygur yalanlar&#305; kendisine yer edinebilirdi ne de pandemi s&uuml;recinde &Ccedil;in hatta Asya d&uuml;&#351;manl&#305;&#287;&#305; yap&#305;labilirdi. Belirtti&#287;imiz gibi bilgi &uuml;zerindeki bu tekelle&#351;menin etkisi ABD&rsquo;nin tek kutuplu d&uuml;nya sisteminin &ccedil;&ouml;k&uuml;&#351;e ge&ccedil;mesiyle birlikte g&uuml;nden g&uuml;ne azalmaktad&#305;r.</p>
<p style="text-align: justify;"><strong>T&uuml;ketim Toplumunda Ele&#351;tirinin Yeri</strong></p>
<p style="text-align: justify;">Emperyalizmin r&#305;za &uuml;retimi olan neoliberalizm t&uuml;ketim toplumunu ayakta tutmak i&ccedil;in tam olarak b&ouml;yle bir bilgi bi&ccedil;imine ve sunumuna ihtiyac&#305; vard&#305;r. Ayn&#305; zamanda bu pazarlad&#305;&#287;&#305; bilgiyi ve k&uuml;lt&uuml;r&uuml; daha etkili ve inand&#305;r&#305;c&#305; k&#305;lmak i&ccedil;in sahte kar&#351;&#305;tl&#305;klara da ihtiya&ccedil; duyar ki b&ouml;ylelikle t&uuml;ketim toplumuna raz&#305; olmayanlara bir alan b&#305;rakmas&#305;n ve toplumun r&#305;za g&ouml;stermeyen kesimlerini de yine kendi kontrol&uuml; alt&#305;nda tutabilsin. &#304;&#351;te tam da bu y&uuml;zden neoliberalizmde &ldquo;ele&#351;tirmenler&rdquo; kutsald&#305;r. Ancak hangi ele&#351;tirmenlerdir bunlar?</p>
<p style="text-align: justify;">Genellikle bu meseleyi bir ayd&#305;n sorunu i&ccedil;erisinde ele alsak da ele&#351;tiri k&uuml;lt&uuml;r&uuml;yle de ba&#287;lant&#305;l&#305;d&#305;r. En ba&#351;ta &#351;unu s&ouml;ylemek gerekir: Bu t&uuml;rden ele&#351;tirmenler kendilerini &ldquo;tarafs&#305;z&rdquo; ilan ederek bir &ccedil;e&#351;it &ldquo;kurtar&#305;lm&#305;&#351; b&ouml;lgelerinde&rdquo; ya&#351;arlar. Yumurta k&uuml;fesi onlar i&ccedil;in a&#287;&#305;rd&#305;r. Ben tarafs&#305;z&#305;m demek samimi olanlar&#305;n ya da &ouml;yle g&ouml;r&uuml;nenlerin ka&ccedil;&#305;&#351; noktas&#305;d&#305;r. En samimi olanlar&#305; bu tav&#305;rla kendilerini k&uuml;fede ta&#351;&#305;yan hamallara kar&#351;&#305; sorumsuzluk i&ccedil;indedir. Ancak esas olarak &ldquo;tarafs&#305;zl&#305;k&rdquo; t&uuml;ketim toplumuna r&#305;za &uuml;retmenin &ouml;rt&uuml;s&uuml;d&uuml;r. Sistem onlar&#305; zaman zaman &ouml;ne &ccedil;&#305;kar&#305;r, zaman zaman baz&#305; yaramazl&#305;klar&#305;na da g&ouml;z yumar. Bunun sebebi basittir: Yeni bir aray&#305;&#351; i&ccedil;ine giren toplumun ya da toplumun bir kesiminin uyutulmas&#305; ya da tatmin edilmesi, onlar&#305;n tepkilerini &ouml;rg&uuml;tl&uuml; bir kuvvete d&ouml;n&uuml;&#351;t&uuml;rmeden s&ouml;nmesini sa&#287;lamakt&#305;r. &#304;&#351;te bu tipte ayd&#305;nlar ve ele&#351;tirmenler sistemin ihtiya&ccedil; duydu&#287;u kar&#351;&#305;t de&#287;erler i&ccedil;in gereklidir. </p>
<p style="text-align: justify;"><strong>Tekelle&#351;en Ele&#351;tirinin Dokunulmazl&#305;&#287;&#305;</strong></p>
<p style="text-align: justify;">Sistemin kar&#351;&#305;t de&#287;erlere de mecbur oldu&#287;unu belirmi&#351;tik. &#304;&#351;te tam da bu y&uuml;zden neoliberalizm ele&#351;tiriyi de kendi tekeline almak zorundad&#305;r. Elbette bu ele&#351;tiriler bizim anlad&#305;&#287;&#305;m&#305;z anlamda de&#287;ildir. Yani d&uuml;zeni de&#287;i&#351;tirmeye y&ouml;nelik de&#287;ildir. Ve bir&ccedil;ok surette kar&#351;&#305;m&#305;za &ccedil;&#305;kmaktad&#305;r. Bazen &ldquo;amal&#305;, fakatl&#305;&rdquo;; bazen &ldquo;&ccedil;ok duyarl&#305;&rdquo; ve hatta bazen &ccedil;ok &ldquo;vatansever&rdquo;dir. Yerine g&ouml;re akil bir &uuml;sluptad&#305;r yerine g&ouml;re de &ldquo;veryans&#305;n&rdquo; eder. </p>
<p style="text-align: justify;">&Uuml;stelik bu ele&#351;tirmenlerin ve ele&#351;tirini dokunulmazl&#305;&#287;&#305; vard&#305;r. &Ccedil;&uuml;nk&uuml; bu r&#305;za &uuml;retiminin kar&#351;&#305;t de&#287;er b&ouml;l&uuml;m&uuml;nde &ndash;bilerek ya da bilmeyerek- g&ouml;rev alanlar ya sayg&#305;n ki&#351;ilerdir, ya da ge&ccedil;mi&#351;te &ldquo;ma&#287;dur&rdquo; edilmi&#351;lerdir. Akildirler ve onlar&#305;n etraf&#305;nda m&uuml;ritleri vard&#305;r. Onlar istedikleri gibi be&#287;enmedikleri ki&#351;ilere ve kurumlara oklar&#305;n&#305; f&#305;rlatabilir, k&#305;l&#305;&ccedil;lar&#305;n&#305; savurabilirler. Ancak kimse onlara dokunamaz, cevap hakk&#305;n&#305; kullanamaz. Kullan&#305;rsa &ldquo;tarafs&#305;z b&ouml;lgeden&rdquo; aforoz edilir. Hakikatleri konu&#351;mak, fikirleri tart&#305;&#351;mak i&#351;ine gelmiyorsa konuyu ki&#351;iselle&#351;tirebilir ve dilinden d&uuml;&#351;&uuml;rmedi&#287;i nezaketin, centilmenli&#287;in d&#305;&#351;&#305;na &ccedil;&#305;kabilir.&nbsp;</p>
<p style="text-align: justify;">Ama yine de kendi m&uuml;ritlerince sava&#351;ta yaralanm&#305;&#351; asil birer &#351;&ouml;valye olarak kalmaya devam edeceklerdir.</p>
<p style="text-align: justify;">&ldquo;Fikir &Ouml;zg&uuml;rl&uuml;&#287;&uuml;&rdquo; yaln&#305;zca onlar&#305;n dokunulmazl&#305;&#287;&#305; i&ccedil;in vard&#305;r. Bu yaln&#305;zca politik d&uuml;zlemde b&ouml;yle de&#287;ildir. K&uuml;lt&uuml;rel hayat&#305;m&#305;zda da durum benzerdir. Dokunulmaz &ldquo;k&uuml;ltler&rdquo; vard&#305;r. Mesela George Orwell&rsquo;in Hayvan &Ccedil;iftli&#287;i&rsquo;ni ya da 1984&rsquo;&uuml;n&uuml; ele&#351;tirmek ay&#305;pt&#305;r. Ya da K&uuml;rk Mantolu Madonna Sabahattin Ali&rsquo;nin en k&ouml;t&uuml; roman&#305;d&#305;r diyen bir ki&#351;i o &ccedil;evrelerden hemen aforoz edilebilir. Bu bir &ccedil;e&#351;it tarikatla&#351;ma da yine t&uuml;ketime toplumun ikna olmas&#305; i&ccedil;indir. Bu &ccedil;evreler i&ccedil;in hakiki ele&#351;tirmenler vurulmal&#305;d&#305;r.</p>
<p style="text-align: justify;">Naz&#305;m Hikmet belki de Resimli Ay&rsquo;da bu y&uuml;zden &ldquo;Putlar&#305; Y&#305;k&#305;yoruz&rdquo; demi&#351;ti. &#350;imdi o putlar&#305;n y&#305;k&#305;laca&#287;&#305; g&uuml;nlerin sanc&#305;l&#305; do&#287;umunu ya&#351;&#305;yoruz. </p>
<p><strong>G&ouml;zen Esmer</strong></p>
<p><strong>TGB Ankara &#304;l Y&ouml;neticisi</strong></p>
<p>Kaynak&ccedil;a:<br />1- Terry Eagleton,&nbsp;&#304;deoloji, Ayr&#305;nt&#305; Yay&#305;nlar&#305;<br />2- Noam Chomsky, R&#305;zan&#305;n &#304;malat&#305;,&nbsp;BGST Yay&#305;nlar&#305;<br />3- Hasan Yal&ccedil;&#305;n,&nbsp;Ayd&#305;n Rant&#305;, Kaynak Yay&#305;nlar&#305;</p>
<p style="text-align: right;"><strong>tgb.gen.tr</strong></p>
</section>
<section class="item text easy-reading">
<p id="">
<p style="text-align: justify;">&#304;nsanl&#305;&#287;&#305;&#305;n s&#305;n&#305;fl&#305; topluma ge&ccedil;mesiyle ideolojiler ortaya &ccedil;&#305;kt&#305;. Bu ideolojilerin ortaya &ccedil;&#305;k&#305;&#351;&#305; &uuml;retim ara&ccedil;lar&#305;n&#305;n geli&#351;iminin sonucuydu. &Uuml;retim ve b&ouml;l&uuml;&#351;&uuml;m ili&#351;kilerine hakim olan s&#305;n&#305;f toplumdaki di&#287;er s&#305;n&#305;flar&#305; da ikna etmeye mecburdu. &Ccedil;&uuml;nk&uuml; &uuml;retim ve b&ouml;l&uuml;&#351;&uuml;m ili&#351;kileri yal&#305;n k&#305;l&#305;&ccedil; g&uuml;c&uuml;yle y&ouml;netilemezdi.O y&uuml;zden bu ili&#351;kilere hakim olan s&#305;n&#305;f&#305;n ideolojisi bir &ccedil;e&#351;it r&#305;za &uuml;retimini sa&#287;l&#305;yordu. Elbette toplum i&ccedil;inde raz&#305; olmayanlar, getirilen ideolojiyi kabul etmeyenler de vard&#305;. Tarihsel d&ouml;nem i&ccedil;erisinde r&#305;za g&ouml;stermeyenler kar&#351;&#305; bir ideolojiyle ya toplumu d&ouml;n&uuml;&#351;t&uuml;rd&uuml;ler ve &uuml;retim ara&ccedil;lar&#305;n&#305; geli&#351;tirerek hakim konuma geldiler ya da tam aksine gerici bir konuma d&uuml;&#351;erek tarih sahnesinde silinip gittiler. </p>
<p style="text-align: justify;"><strong>Metala&#351;an ve Y&uuml;zeyselle&#351;en Bilgi</strong> </p>
<p style="text-align: justify;">Art&#305;k son demlerini ya&#351;ad&#305;&#287;&#305;m&#305;z t&uuml;ketim toplumu da sadece askeri ve ekonomik g&uuml;&ccedil;le de&#287;il bir k&uuml;lt&uuml;rel hegemonya ile benli&#287;imize i&#351;ledi. Teknolojik geli&#351;imle birlikte &ccedil;a&#287;&#305;m&#305;za &ldquo;bilgi &ccedil;a&#287;&#305;&rdquo; dendi. Fakat bu bilgi kolay eri&#351;ilebilir olmas&#305;n&#305;n yan&#305; s&#305;ra kolay t&uuml;ketilebilen bir meta haline geldi. &Uuml;stelik bu bilgi bilimsel &ouml;l&ccedil;&uuml;tlerle de&#287;erlendirilerek ve ele&#351;tirinin s&uuml;zgecinden ge&ccedil;irilerek sunulan bir bilgi bi&ccedil;imi de&#287;ildi. Tam aksine yalanlar&#305;, &ccedil;arp&#305;tmalar&#305; ve yanl&#305;&#351;lar&#305; bar&#305;nd&#305;ran bir bilgi bi&ccedil;imiydi. Bug&uuml;n metala&#351;an bilgi t&uuml;ketti&#287;imiz g&#305;dalar gibi katk&#305; maddelidir. Bu bilgi duyarl&#305;l&#305;klar&#305;m&#305;z&#305; harekete ge&ccedil;iren s&ouml;zc&uuml;klerle ifade edilmekte daha do&#287;rusu pazarlanmaktad&#305;r. Yine g&uuml;n&uuml;m&uuml;zdeki &ccedil;&uuml;r&uuml;menin etkisiyle bir y&uuml;zeyselle&#351;meyle kar&#351;&#305; kar&#351;&#305;ya oldu&#287;umuzu da belirtmek gerekir. H&#305;zla t&uuml;ketilen bu &ccedil;e&#351;it bilgi yine h&#305;zla niteli&#287;ini de kaybetmektedir. &Ccedil;&uuml;nk&uuml; onu var eden toplum d&uuml;zeni &ccedil;&uuml;r&uuml;mektedir. Metala&#351;an ve y&uuml;zeyselle&#351;en bilginin form&uuml;l&uuml; &#351;udur:</p>
<p style="text-align: justify;">1) Eser miktarda do&#287;ruluk pay&#305; olan bilgi k&#305;r&#305;nt&#305;s&#305; (&Ouml;rne&#287;in Uygur T&uuml;rkleri hakk&#305;nda yap&#305;lan yalan propaganda da kullan&#305;lan g&ouml;r&uuml;nt&uuml;lerde i&#351;kencenin olmas&#305; ancak g&ouml;r&uuml;nt&uuml;n&uuml;n ba&#351;ka bir Asya &uuml;lkesine ait olmas&#305;. Do&#287;ruluk pay&#305; olan bilgi s&ouml;z konusu g&ouml;r&uuml;nt&uuml;n&uuml;n olmas&#305;d&#305;r.)<br />2) Duyarl&#305;l&#305;klar&#305;m&#305;z&#305; harekete ge&ccedil;iren &ouml;&#287;eler: S&ouml;z, ses ve g&ouml;r&uuml;nt&uuml;<br />3) &ldquo;Uzman ki&#351;ilerin&rdquo; yorumu. <br />4) Bu bilgiye kar&#351;&#305; &ccedil;&#305;kan sahte arg&uuml;manlar ve sahte &ccedil;eli&#351;kiler</p>
<p style="text-align: justify;"><strong>Tekelle&#351;en Bilgi</strong></p>
<p style="text-align: justify;">&#304;nternet gibi bir arac&#305;n hayat&#305;m&#305;za girmesi ve geli&#351;mesiyle bilginin yay&#305;lma h&#305;z&#305; ve yayg&#305;nl&#305;&#287;&#305; da artt&#305;. &#350;&uuml;phesiz bu geli&#351;me insanl&#305;k tarihinde matbaan&#305;n icad&#305; gibi bir olayd&#305;r. Ancak bilgi yine de tekellerin pen&ccedil;elerinden kurtulamad&#305;. Eski d&uuml;nyada bilgi ve k&uuml;lt&uuml;r esas olarak hakim s&#305;n&#305;flar&#305;n, feodal beylerin, krallar&#305;n, a&#287;alar&#305;n elindeydi. Bug&uuml;n de bilginin kayna&#287;&#305; ve kontrol&uuml; -ba&#351; a&#351;a&#287;&#305; gitmekle birlikte- k&uuml;resel sermayenin ve emperyalist &uuml;lkelerin elindedir. Kulland&#305;&#287;&#305;m&#305;z sosyal medya platformlar&#305;ndan tutun da haber sitelerinin, ajanslar&#305;n ortak bilgi kayna&#287;&#305;na kadar bize ula&#351;an bilgi kontrol alt&#305;ndad&#305;r. Zaten &ouml;yle olmasayd&#305; bug&uuml;n T&uuml;rkiye&rsquo;de ne Uygur yalanlar&#305; kendisine yer edinebilirdi ne de pandemi s&uuml;recinde &Ccedil;in hatta Asya d&uuml;&#351;manl&#305;&#287;&#305; yap&#305;labilirdi. Belirtti&#287;imiz gibi bilgi &uuml;zerindeki bu tekelle&#351;menin etkisi ABD&rsquo;nin tek kutuplu d&uuml;nya sisteminin &ccedil;&ouml;k&uuml;&#351;e ge&ccedil;mesiyle birlikte g&uuml;nden g&uuml;ne azalmaktad&#305;r.</p>
<p style="text-align: justify;"><strong>T&uuml;ketim Toplumunda Ele&#351;tirinin Yeri</strong></p>
<p style="text-align: justify;">Emperyalizmin r&#305;za &uuml;retimi olan neoliberalizm t&uuml;ketim toplumunu ayakta tutmak i&ccedil;in tam olarak b&ouml;yle bir bilgi bi&ccedil;imine ve sunumuna ihtiyac&#305; vard&#305;r. Ayn&#305; zamanda bu pazarlad&#305;&#287;&#305; bilgiyi ve k&uuml;lt&uuml;r&uuml; daha etkili ve inand&#305;r&#305;c&#305; k&#305;lmak i&ccedil;in sahte kar&#351;&#305;tl&#305;klara da ihtiya&ccedil; duyar ki b&ouml;ylelikle t&uuml;ketim toplumuna raz&#305; olmayanlara bir alan b&#305;rakmas&#305;n ve toplumun r&#305;za g&ouml;stermeyen kesimlerini de yine kendi kontrol&uuml; alt&#305;nda tutabilsin. &#304;&#351;te tam da bu y&uuml;zden neoliberalizmde &ldquo;ele&#351;tirmenler&rdquo; kutsald&#305;r. Ancak hangi ele&#351;tirmenlerdir bunlar?</p>
<p style="text-align: justify;">Genellikle bu meseleyi bir ayd&#305;n sorunu i&ccedil;erisinde ele alsak da ele&#351;tiri k&uuml;lt&uuml;r&uuml;yle de ba&#287;lant&#305;l&#305;d&#305;r. En ba&#351;ta &#351;unu s&ouml;ylemek gerekir: Bu t&uuml;rden ele&#351;tirmenler kendilerini &ldquo;tarafs&#305;z&rdquo; ilan ederek bir &ccedil;e&#351;it &ldquo;kurtar&#305;lm&#305;&#351; b&ouml;lgelerinde&rdquo; ya&#351;arlar. Yumurta k&uuml;fesi onlar i&ccedil;in a&#287;&#305;rd&#305;r. Ben tarafs&#305;z&#305;m demek samimi olanlar&#305;n ya da &ouml;yle g&ouml;r&uuml;nenlerin ka&ccedil;&#305;&#351; noktas&#305;d&#305;r. En samimi olanlar&#305; bu tav&#305;rla kendilerini k&uuml;fede ta&#351;&#305;yan hamallara kar&#351;&#305; sorumsuzluk i&ccedil;indedir. Ancak esas olarak &ldquo;tarafs&#305;zl&#305;k&rdquo; t&uuml;ketim toplumuna r&#305;za &uuml;retmenin &ouml;rt&uuml;s&uuml;d&uuml;r. Sistem onlar&#305; zaman zaman &ouml;ne &ccedil;&#305;kar&#305;r, zaman zaman baz&#305; yaramazl&#305;klar&#305;na da g&ouml;z yumar. Bunun sebebi basittir: Yeni bir aray&#305;&#351; i&ccedil;ine giren toplumun ya da toplumun bir kesiminin uyutulmas&#305; ya da tatmin edilmesi, onlar&#305;n tepkilerini &ouml;rg&uuml;tl&uuml; bir kuvvete d&ouml;n&uuml;&#351;t&uuml;rmeden s&ouml;nmesini sa&#287;lamakt&#305;r. &#304;&#351;te bu tipte ayd&#305;nlar ve ele&#351;tirmenler sistemin ihtiya&ccedil; duydu&#287;u kar&#351;&#305;t de&#287;erler i&ccedil;in gereklidir. </p>
<p style="text-align: justify;"><strong>Tekelle&#351;en Ele&#351;tirinin Dokunulmazl&#305;&#287;&#305;</strong></p>
<p style="text-align: justify;">Sistemin kar&#351;&#305;t de&#287;erlere de mecbur oldu&#287;unu belirmi&#351;tik. &#304;&#351;te tam da bu y&uuml;zden neoliberalizm ele&#351;tiriyi de kendi tekeline almak zorundad&#305;r. Elbette bu ele&#351;tiriler bizim anlad&#305;&#287;&#305;m&#305;z anlamda de&#287;ildir. Yani d&uuml;zeni de&#287;i&#351;tirmeye y&ouml;nelik de&#287;ildir. Ve bir&ccedil;ok surette kar&#351;&#305;m&#305;za &ccedil;&#305;kmaktad&#305;r. Bazen &ldquo;amal&#305;, fakatl&#305;&rdquo;; bazen &ldquo;&ccedil;ok duyarl&#305;&rdquo; ve hatta bazen &ccedil;ok &ldquo;vatansever&rdquo;dir. Yerine g&ouml;re akil bir &uuml;sluptad&#305;r yerine g&ouml;re de &ldquo;veryans&#305;n&rdquo; eder. </p>
<p style="text-align: justify;">&Uuml;stelik bu ele&#351;tirmenlerin ve ele&#351;tirini dokunulmazl&#305;&#287;&#305; vard&#305;r. &Ccedil;&uuml;nk&uuml; bu r&#305;za &uuml;retiminin kar&#351;&#305;t de&#287;er b&ouml;l&uuml;m&uuml;nde &ndash;bilerek ya da bilmeyerek- g&ouml;rev alanlar ya sayg&#305;n ki&#351;ilerdir, ya da ge&ccedil;mi&#351;te &ldquo;ma&#287;dur&rdquo; edilmi&#351;lerdir. Akildirler ve onlar&#305;n etraf&#305;nda m&uuml;ritleri vard&#305;r. Onlar istedikleri gibi be&#287;enmedikleri ki&#351;ilere ve kurumlara oklar&#305;n&#305; f&#305;rlatabilir, k&#305;l&#305;&ccedil;lar&#305;n&#305; savurabilirler. Ancak kimse onlara dokunamaz, cevap hakk&#305;n&#305; kullanamaz. Kullan&#305;rsa &ldquo;tarafs&#305;z b&ouml;lgeden&rdquo; aforoz edilir. Hakikatleri konu&#351;mak, fikirleri tart&#305;&#351;mak i&#351;ine gelmiyorsa konuyu ki&#351;iselle&#351;tirebilir ve dilinden d&uuml;&#351;&uuml;rmedi&#287;i nezaketin, centilmenli&#287;in d&#305;&#351;&#305;na &ccedil;&#305;kabilir.&nbsp;</p>
<p style="text-align: justify;">Ama yine de kendi m&uuml;ritlerince sava&#351;ta yaralanm&#305;&#351; asil birer &#351;&ouml;valye olarak kalmaya devam edeceklerdir.</p>
<p style="text-align: justify;">&ldquo;Fikir &Ouml;zg&uuml;rl&uuml;&#287;&uuml;&rdquo; yaln&#305;zca onlar&#305;n dokunulmazl&#305;&#287;&#305; i&ccedil;in vard&#305;r. Bu yaln&#305;zca politik d&uuml;zlemde b&ouml;yle de&#287;ildir. K&uuml;lt&uuml;rel hayat&#305;m&#305;zda da durum benzerdir. Dokunulmaz &ldquo;k&uuml;ltler&rdquo; vard&#305;r. Mesela George Orwell&rsquo;in Hayvan &Ccedil;iftli&#287;i&rsquo;ni ya da 1984&rsquo;&uuml;n&uuml; ele&#351;tirmek ay&#305;pt&#305;r. Ya da K&uuml;rk Mantolu Madonna Sabahattin Ali&rsquo;nin en k&ouml;t&uuml; roman&#305;d&#305;r diyen bir ki&#351;i o &ccedil;evrelerden hemen aforoz edilebilir. Bu bir &ccedil;e&#351;it tarikatla&#351;ma da yine t&uuml;ketime toplumun ikna olmas&#305; i&ccedil;indir. Bu &ccedil;evreler i&ccedil;in hakiki ele&#351;tirmenler vurulmal&#305;d&#305;r.</p>
<p style="text-align: justify;">Naz&#305;m Hikmet belki de Resimli Ay&rsquo;da bu y&uuml;zden &ldquo;Putlar&#305; Y&#305;k&#305;yoruz&rdquo; demi&#351;ti. &#350;imdi o putlar&#305;n y&#305;k&#305;laca&#287;&#305; g&uuml;nlerin sanc&#305;l&#305; do&#287;umunu ya&#351;&#305;yoruz. </p>
<p><strong>G&ouml;zen Esmer</strong></p>
<p><strong>TGB Ankara &#304;l Y&ouml;neticisi</strong></p>
<p>Kaynak&ccedil;a:<br />1- Terry Eagleton,&nbsp;&#304;deoloji, Ayr&#305;nt&#305; Yay&#305;nlar&#305;<br />2- Noam Chomsky, R&#305;zan&#305;n &#304;malat&#305;,&nbsp;BGST Yay&#305;nlar&#305;<br />3- Hasan Yal&ccedil;&#305;n,&nbsp;Ayd&#305;n Rant&#305;, Kaynak Yay&#305;nlar&#305;</p>
<p style="text-align: right;"><strong>tgb.gen.tr</strong></p>
</section>
</div>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://tgb.gen.tr/serbest-kursu/tekellesen-elestiri-29946/feed</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Bir Fotoğrafı Anlamak</title>
		<link>https://tgb.gen.tr/serbest-kursu/bir-fotografi-anlamak-29759</link>
					<comments>https://tgb.gen.tr/serbest-kursu/bir-fotografi-anlamak-29759#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Gözen Esmer]]></dc:creator>
		<pubDate>Sat, 09 May 2020 14:06:00 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Serbest Kürsü]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://tgb.gen.tr/tgbden/bir-fotografi-anlamak-29759</guid>

					<description><![CDATA[Att&#305;&#287;&#305;m&#305;z ba&#351;l&#305;&#287;&#305; John Berger y&#305;llar &#246;nce kitab&#305;n&#305;n ismine vermi&#351; ve bize emperyalizmin suretini g&#246;stermi&#351;ti. Berger kitab&#305;nda &#231;e&#351;itli foto&#287;raflar&#305; incelerken bir yandan da foto&#287;raf&#305;n hatta sanat&#305;n i&#351;levini a&#231;&#305;kl&#305;yor. Kitapta Sebastia Salgado ile yapt&#305;&#287;&#305; s&#246;yle&#351;ide &#351;unlar&#305; soruyor Berger: 1) D&#252;nyay&#305; alg&#305;lay&#305;&#351;&#305;m&#305;z&#305; ve tepkide bulunu&#351;umuzu belirleyen &#246;nceliklerimiz de&#287;i&#351;ebilir mi? 2) Umut hayalinin ger&#231;ek ta&#351;&#305;y&#305;c&#305;s&#305; bu &#231;ocuklar, be&#351; k&#305;tadan [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<div class="easy-reading">
<section class="item text easy-reading">
<p id="">
<p style="text-align: justify;">Att&#305;&#287;&#305;m&#305;z ba&#351;l&#305;&#287;&#305; John Berger y&#305;llar &ouml;nce kitab&#305;n&#305;n ismine vermi&#351; ve bize emperyalizmin suretini g&ouml;stermi&#351;ti. Berger kitab&#305;nda &ccedil;e&#351;itli foto&#287;raflar&#305; incelerken bir yandan da foto&#287;raf&#305;n hatta sanat&#305;n i&#351;levini a&ccedil;&#305;kl&#305;yor. Kitapta Sebastia Salgado ile yapt&#305;&#287;&#305; s&ouml;yle&#351;ide &#351;unlar&#305; soruyor Berger:</p>
<p style="text-align: justify;">1) D&uuml;nyay&#305; alg&#305;lay&#305;&#351;&#305;m&#305;z&#305; ve tepkide bulunu&#351;umuzu belirleyen &ouml;nceliklerimiz de&#287;i&#351;ebilir mi?</p>
<p style="text-align: justify;">2) Umut hayalinin ger&ccedil;ek ta&#351;&#305;y&#305;c&#305;s&#305; bu &ccedil;ocuklar, be&#351; k&#305;tadan bize bak&#305;yor- kimlerin umudunu temsil ediyor onlar?</p>
<p style="text-align: justify;">3) Kimin kime daha &ccedil;ok ihtiyac&#305; var? Onlar&#305;n m&#305; bize, bizim mi onlara?</p>
<p style="text-align: justify;">Bu sorular bug&uuml;n de kendisine cevap ar&#305;yor. ABD emperyalizminin vah&#351;eti sonucunda a&ccedil;, yurtsuz ve yetim kalm&#305;&#351; &ccedil;ocuklar i&ccedil;lerinde kimlerin umudunu temsil ediyor? Ya da biz kimlerin umudunu temsil ediyoruz?</p>
<p style="text-align: justify;">Bu sorular da kendisine her g&uuml;n cevap aramaktad&#305;r.&nbsp;</p>
<p style="text-align: justify;"><strong>Kendi Y&uuml;re&#287;inin Kabu&#287;unda Ya&#351;ayanlar</strong></p>
<p style="text-align: justify;">B&uuml;y&uuml;k &#351;air Naz&#305;m Hikmet &ldquo;B&#305;raks&#305;n pe&#351;imizi kendi y&uuml;re&#287;inin kabu&#287;unda ya&#351;ayanlar&rdquo; diyor. Herhalde emperyalizmin yaratmak istedi&#287;i insan tipi en iyi b&ouml;yle anlat&#305;l&#305;rd&#305;. Bir de &ldquo;nohut oda&rdquo; var tabii, &uuml;stelik &ouml;d&uuml;ll&uuml;. D&uuml;nyan&#305;n i&ccedil;inde bir k&uuml;&ccedil;&uuml;k d&uuml;nya bug&uuml;n &ouml;ylesine pazarlan&#305;yor ki, insan D&uuml;nya&rsquo;n&#305;n &ccedil;ap&#305;n&#305;n 12.756.000 oldu&#287;unu unutuyor. Bu b&uuml;y&uuml;ye kap&#305;ld&#305;&#287;&#305;m&#305;zda d&uuml;nyan&#305;n g&ouml;zlerimizin a&ccedil;&#305;s&#305; kadar oldu&#287;unu zannediyoruz. &#350;&uuml;phesiz bu k&uuml;lt&uuml;rel pazarlama, ABD&rsquo;nin bug&uuml;nlerde y&#305;k&#305;lmaya y&uuml;z tutmu&#351; tek kutuplu d&uuml;nya d&uuml;zenini &ouml;rg&uuml;tleme arac&#305;yd&#305;. Bir &ccedil;e&#351;it &ldquo;Kendi Y&uuml;re&#287;inin Kabu&#287;unda Ya&#351;ayanlar Ordusu.&rdquo;</p>
<p style="text-align: justify;">&nbsp;&Ouml;nceleri ucuz hammadde, emek s&ouml;m&uuml;r&uuml;s&uuml; ve denetlenebilir bir d&uuml;nya pazar&#305; isteyen emperyalizm &#351;imdi hi&ccedil;bir de&#287;eri olmayan bir insanl&#305;k istiyor. &Ccedil;&uuml;nk&uuml; ancak hi&ccedil;bir de&#287;eri olmayan bir insan b&ouml;yle bir d&uuml;zene raz&#305; olabilir ya da b&ouml;yle bir d&uuml;zene kar&#351;&#305; koyamaz hale gelebilir. Hatta &ccedil;&#305;kar ba&#287;lar&#305; &ouml;l&ccedil;&uuml;s&uuml;nde savunur da.</p>
<p style="text-align: justify;">Mesela Ankara G&uuml;venpark&rsquo;ta, &#304;stanbul Be&#351;ikta&#351;&rsquo;ta ve &#304;zmir Adliyesi&rsquo;nde bombalar patlar. Bombalar&#305; patlatan PKK ter&ouml;r &ouml;rg&uuml;t&uuml;d&uuml;r. Ama bu ordunun mensuplar&#305; ter&ouml;r &ouml;rg&uuml;t&uuml;n&uuml;n siyasi partisini &ldquo; Ama abi 6 milyon oyu var&rdquo; diyerek savunmaya kalk&#305;&#351;&#305;r.</p>
<p style="text-align: justify;">Mesela s&ouml;z konusu kad&#305;n haklar&#305; olunca en &ouml;ndedir; ama Diyarbak&#305;r anneleri PKK&rsquo;ya kar&#351;&#305; &ldquo;Ba&#351;lar&#305;m sizin K&uuml;rdistan davan&#305;za&rdquo; diyerek &ccedil;ad&#305;r kurdu&#287;unda onlar&#305; oraya h&uuml;k&uuml;met g&ouml;nderdi, kurgu bunlar&rdquo; diyerek asl&#305;nda kendi vicdan&#305;n&#305; susturmaya &ccedil;al&#305;&#351;&#305;r. &Ccedil;&uuml;nk&uuml; hi&ccedil; kimse bu s&ouml;zlere itibar etmemektedir.</p>
<p style="text-align: justify;">Mesela 15 Temmuz&rsquo;da Fethullah&ccedil;&#305; darbe giri&#351;imi olur, halk&#305;n b&uuml;y&uuml;k &ccedil;o&#287;unlu&#287;u hi&ccedil;bir ayr&#305;m g&ouml;zetmeden darbeye kar&#351;&#305; durur fakat bu ordu daha derlenip toparlanmadan komplo teorileri &uuml;retir bununla da yetinmez ,FET&Ouml;&rsquo;n&uuml;n s&ouml;zc&uuml;leri&nbsp; ve d&uuml;n&uuml;n kumpas&ccedil;&#305;lar&#305; d&#305;&#351;ar&#305; &ccedil;&#305;ks&#305;n diye Ankara&rsquo;dan &#304;stanbul&rsquo;a y&uuml;r&uuml;r. De&#287;ersizle&#351;enler h&#305;z kesmeden de&#287;ersizli&#287;in fenafillah&#305;na do&#287;ru &nbsp;devam eder.</p>
<p style="text-align: justify;">Mesela 23 Nisan&rsquo;&#305;n 100.y&#305;l&#305;nda &ldquo;&Ccedil;ocuk LGBT&#304;&rsquo;ler de vard&#305;r&rdquo; der ve &ccedil;ocuk istismarc&#305;l&#305;&#287;&#305; yapar.&nbsp; Bu i&#287;ren&ccedil; g&uuml;ndemi yaratanlara kalkan olur. &Uuml;stelik bunu da &ldquo;ilerici,&rdquo; &ldquo;ayd&#305;nlanmac&#305;&rdquo; s&#305;fat&#305;yla g&ouml;&#287;s&uuml;n&uuml; gere gere yapar. &nbsp;Diyanet &#304;&#351;leri Ba&#351;kanl&#305;&#287;&#305; buna &ccedil;ok hakl&#305; bir tepki verince bu sefer &ldquo;Diyanet Kapat&#305;ls&#305;n&rdquo; der. &nbsp;Kendisine kar&#351;&#305; &ccedil;&#305;kanlara da dilinden hi&ccedil; d&uuml;&#351;&uuml;nmedi&#287;i gerici yaftas&#305;n&#305; yak&#305;&#351;t&#305;r&#305;r. Oysa o Diyanet&rsquo;in Cumhuriyet devriminin bir kazan&#305;m&#305; oldu&#287;unu d&uuml;&#351;&uuml;nmez. &nbsp;</p>
<p style="text-align: justify;">Mesela koronavir&uuml;s salg&#305;n&#305;na kar&#351;&#305; t&uuml;m d&uuml;nyaya &ouml;rnek olacak bir m&uuml;cadele verilir. B&uuml;t&uuml;n millet yine kenetlenir ancak bu ordu tam tekmil ba&#287;r&#305;n&#305; d&ouml;ve d&ouml;ve yak&#305;n&#305;r. Bir kez olsun bir sorunun &ccedil;&ouml;z&uuml;m&uuml;ne dair &ouml;neride bulunay&#305;m demez. Yaln&#305;zca a&#287;lar, s&#305;zlar. Kendi Kabu&#287;unda Ya&#351;ayanlar Ordusu&nbsp; &ldquo;a&#287;&#305;t&ccedil;&#305;&rdquo;d&#305;r. Sodom&rsquo;un y&#305;k&#305;l&#305;&#351;&#305;na a&#287;&#305;tlar yakar. Peki &ouml;zg&uuml;rl&uuml;k Sodom&rsquo;da m&#305;d&#305;r?</p>
<p style="text-align: justify;">Aziz Nesin&rsquo;in Z&uuml;b&uuml;k roman&#305;ndan s&#305;k s&#305;k bahsedilir. &nbsp;Roman genellikle iktidar partileri ele&#351;tirilirken kullan&#305;l&#305;r. &Ccedil;&uuml;nk&uuml; ba&#351;karakter olan Z&uuml;b&uuml;kzade &#304;brahim rant&ccedil;&#305;, vurguncu d&uuml;zenin temsilcisidir. Oysa o romanda bir karakter daha vard&#305;r: Muhalif Kadri Efendi. Muhalif Kadri Efendi ad&#305; &uuml;st&uuml;nde muhaliftir. Ancak kendi partisi iktidar oldu&#287;unda iktidar olan partiye ge&ccedil;er. &Ccedil;&uuml;nk&uuml; muhalefet etmek onun i&ccedil;in bir iktidar se&ccedil;ene&#287;i olmak de&#287;il, bir ama&ccedil;t&#305;r. &#350;imdi bug&uuml;nlerde Muhalif Kadri Efendilerin ge&ccedil;irdi&#287;i evrime tan&#305;k oluyoruz.</p>
<p style="text-align: justify;">En ba&#351;ta sordu&#287;umuz soruyu onlara da soruyoruz: Siz kimin umudunu temsil ediyorsunuz?</p>
<p style="text-align: justify;"><strong>New York&rsquo;ta D&ouml;nen Akbabalar ve Bitlis&rsquo;te Bir &Ccedil;oban&#305;n G&ouml;rkemi</strong></p>
<p style="text-align: justify;">Ba&#351;l&#305;&#287;&#305; biraz da bu y&uuml;zden se&ccedil;tik.&nbsp; &#350;u salg&#305;n g&uuml;nlerinde ABD&rsquo;nin en b&uuml;y&uuml;k &#351;ehirlerinden biri olan New York&rsquo;ta g&ouml;kdelenlerin &uuml;zerinde d&ouml;nen ve &#351;&uuml;phesiz &ouml;l&uuml;leri bekleyen akbabalar&#305; g&ouml;rd&uuml;k. Bizce bu foto&#287;raf&#305;n bir tek anlam&#305; var: &Ouml;l&uuml;me terk edilen &ccedil;&uuml;r&uuml;m&uuml;&#351;l&uuml;k. Foto&#287;raf ABD&rsquo;nin ve kurdu&#287;u yeni d&uuml;nya d&uuml;zeninin iflas&#305;n&#305; &ccedil;ok &ccedil;arp&#305;c&#305; bir &#351;ekilde anlat&#305;yor. New York&rsquo;ta d&ouml;nen akbabalar ABD&rsquo;nin ka&#287;&#305;ttan bir kaplan oldu&#287;unu ald&#305;klar&#305; kokudan biliyorlar. &nbsp;Bu &ccedil;&uuml;r&uuml;m&uuml;&#351; d&uuml;zen en sonunda ABD halk&#305;n&#305; da g&ouml;rkemli g&ouml;kdelenlerin alt&#305;nda &ccedil;aresiz b&#305;rak&#305;yor. Bir devrin sonuna geldik bu a&#351;ikar. Edip Cansever&rsquo;in bu d&uuml;zen i&ccedil;inde &ldquo;&Ccedil;a&#287;r&#305;lmayan Yakup&rdquo;u art&#305;k &ccedil;a&#287;r&#305;lmaya ba&#351;lan&#305;yor.</p>
<p style="text-align: justify;">New York&rsquo;ta d&ouml;nen akbabalar&#305; d&uuml;&#351;&uuml;n&uuml;rken bir yandan da &ccedil;ok k&#305;ymetli foto&#287;raflar &ccedil;eken F.Dilek Uyar&rsquo;&#305;n Bitlis&rsquo;te &ccedil;ekti&#287;i o me&#351;hur foto&#287;raf&#305; geliyor akl&#305;ma.S&uuml;r&uuml;leri y&ouml;neten &ccedil;oban&#305;n g&ouml;rkemi ve bozk&#305;r&#305;n sesi. &Ccedil;oban at&#305;n &uuml;zerinde asas&#305;n&#305; yukar&#305; kald&#305;rm&#305;&#351; ve b&uuml;t&uuml;n koyunlara sanki taarruz emri veriyor. Ve istisnas&#305;z b&uuml;t&uuml;n koyunlar bu emri yerine getiriyor. Ama ben daha &ccedil;ok o kendinden emin &ccedil;oban&#305;n sava&#351;ta nas&#305;l bir aslana d&ouml;n&uuml;&#351;t&uuml;&#287;&uuml;n&uuml; canl&#305;yorum. Sonra Tar&#305;k Bu&#287;ra&rsquo;n&#305;n K&uuml;&ccedil;&uuml;k A&#287;as&#305; ve onun yolda&#351;&#305; &Ccedil;olak Salih&rsquo;i d&uuml;&#351;&uuml;n&uuml;yorum. &ldquo;Ceylan G&ouml;zl&uuml;m&rdquo; diye yana yana t&uuml;rk&uuml; s&ouml;yleyen al yanakl&#305; Metehan Polat&rsquo;&#305;, Karadeniz u&#351;a&#287;&#305; Eren&rsquo;in bak&#305;&#351;lar&#305;n&#305; an&#305;ms&#305;yorum. Eren&rsquo;in bak&#305;&#351;lar&#305;nda Mehmet&ccedil;iklerin gururlu ifadelerini buluyorum. Simurg gibi Kaf da&#287;&#305;na gidip &ccedil;obanlar&#305;n umutlar&#305;n&#305; g&ouml;z a&ccedil;&#305;p kapay&#305;ncaya getirmek istiyorum. &nbsp;Asl&#305;nda uzunca bir &ouml;yk&uuml;s&uuml; vard&#305;r Anadolu &ccedil;obanlar&#305;n&#305;n, belki bir g&uuml;n yaz&#305;l&#305;r.</p>
<p style="text-align: justify;">Diyebilirim ki; Bu topraklar&#305;n suyundan i&ccedil;mi&#351; en &ccedil;irkin karga bile New York&rsquo;un g&ouml;kdelenlerinden, Kalifornia&rsquo;n&#305;n Beverly Hills&rsquo;inden daha g&ouml;rkemli. &Ccedil;&uuml;nk&uuml; bu topraklarda hi&ccedil;bir &#351;ey anlam&#305;n&#305; hen&uuml;z yitirmedi. New York, Mehmet Akif&rsquo;in dedi&#287;i gibi tek di&#351;i kalm&#305;&#351; bir canavardan ibarettir art&#305;k.</p>
<p style="text-align: justify;"><strong>&#304;nsan Ne ile Ya&#351;ar?</strong></p>
<p style="text-align: justify;">Tolstoy &ldquo;&#304;nsan ne ile Ya&#351;ar&rdquo; diye soruyor mucizelerle dolu hikayelerini anlat&#305;rken. Ona g&ouml;re insan Tanr&#305; i&ccedil;in ya&#351;ar. Belki bu do&#287;rudur da. Ancak genel bir do&#287;rudur ve g&uuml;n&uuml;m&uuml;zdeki cevab&#305; kar&#351;&#305;lamaz.&nbsp; 21.y&uuml;zy&#305;l&#305;n ilk &ccedil;eyre&#287;i biterken bizim verdi&#287;imiz cevap &ldquo;&#304;nsan milleti i&ccedil;in ya&#351;ar&rdquo; cevab&#305;d&#305;r.&nbsp; &Ccedil;&uuml;nk&uuml; kendi y&uuml;re&#287;inin kabu&#287;undan &ccedil;&#305;kman&#305;n yegane yolu millet i&ccedil;in ya&#351;amakt&#305;r. &Ccedil;&uuml;nk&uuml; emperyalizmin bo&#287;mak istedi&#287;i de&#287;erler milletin hazinesindedir. &Ouml;zg&uuml;rl&uuml;k de, e&#351;itlik de, karde&#351;lik de, insanseverlik de, vatanseverlik de, al&ccedil;akg&ouml;n&uuml;ll&uuml;l&uuml;k de, dindarl&#305;k da, ho&#351;g&ouml;r&uuml; de milletle hayat bulmaktad&#305;r. Zaten T&uuml;rk milletine yap&#305;lan sald&#305;r&#305;lar da b&uuml;t&uuml;n bu erdemlerin yok edilmesi i&ccedil;in de&#287;il mi?</p>
<p style="text-align: justify;">&#304;&#351;te o y&uuml;zden T&uuml;rkiye&rsquo;de insan en &ccedil;ok milleti i&ccedil;in ya&#351;ar.</p>
<p style="text-align: justify;"><strong>Bil ki g&uuml;l&uuml;n &acirc;h&#305; han&ccedil;erin sap&#305; var.</strong></p>
<p style="text-align: justify;">Alt&#305;ok Metin&rsquo;in en sevdi&#287;im m&#305;sralar&#305;ndan. Metin Alt&#305;ok bu m&#305;sray&#305; en &ccedil;ok da tek di&#351;i kalm&#305;&#351; canavardan kahraman yaratmak isteyenlere yazm&#305;&#351; olmal&#305;. &#350;imdi y&uuml;re&#287;imizde k&#305;r&#305;lm&#305;&#351; b&uuml;t&uuml;n g&uuml;llerin &acirc;h&#305; ve elimizde duydu&#287;umuz &ouml;fkenin han&ccedil;eri var.</p>
<p style="text-align: justify;">Ezc&uuml;mle: B&uuml;t&uuml;n bu yazd&#305;klar&#305;m John Berger&rsquo;in sorular&#305;na na&ccedil;izane buldu&#287;um cevaplard&#305;r. Siz de sorun kendinize: Dostlar&#305;n&#305;z kim, d&uuml;&#351;manlar&#305;n&#305;z kim? Ve kimlerin umudunu temsil ediyorsunuz?</p>
<p><strong>G&ouml;zen Esmer</strong></p>
<p><strong>TGB Ankara &#304;l Y&ouml;neticisi</strong></p>
<p style="text-align: right;"><strong>tgb.gen.tr</strong></p>
</section>
<section class="item text easy-reading">
<p id="">
<p style="text-align: justify;">Att&#305;&#287;&#305;m&#305;z ba&#351;l&#305;&#287;&#305; John Berger y&#305;llar &ouml;nce kitab&#305;n&#305;n ismine vermi&#351; ve bize emperyalizmin suretini g&ouml;stermi&#351;ti. Berger kitab&#305;nda &ccedil;e&#351;itli foto&#287;raflar&#305; incelerken bir yandan da foto&#287;raf&#305;n hatta sanat&#305;n i&#351;levini a&ccedil;&#305;kl&#305;yor. Kitapta Sebastia Salgado ile yapt&#305;&#287;&#305; s&ouml;yle&#351;ide &#351;unlar&#305; soruyor Berger:</p>
<p style="text-align: justify;">1) D&uuml;nyay&#305; alg&#305;lay&#305;&#351;&#305;m&#305;z&#305; ve tepkide bulunu&#351;umuzu belirleyen &ouml;nceliklerimiz de&#287;i&#351;ebilir mi?</p>
<p style="text-align: justify;">2) Umut hayalinin ger&ccedil;ek ta&#351;&#305;y&#305;c&#305;s&#305; bu &ccedil;ocuklar, be&#351; k&#305;tadan bize bak&#305;yor- kimlerin umudunu temsil ediyor onlar?</p>
<p style="text-align: justify;">3) Kimin kime daha &ccedil;ok ihtiyac&#305; var? Onlar&#305;n m&#305; bize, bizim mi onlara?</p>
<p style="text-align: justify;">Bu sorular bug&uuml;n de kendisine cevap ar&#305;yor. ABD emperyalizminin vah&#351;eti sonucunda a&ccedil;, yurtsuz ve yetim kalm&#305;&#351; &ccedil;ocuklar i&ccedil;lerinde kimlerin umudunu temsil ediyor? Ya da biz kimlerin umudunu temsil ediyoruz?</p>
<p style="text-align: justify;">Bu sorular da kendisine her g&uuml;n cevap aramaktad&#305;r.&nbsp;</p>
<p style="text-align: justify;"><strong>Kendi Y&uuml;re&#287;inin Kabu&#287;unda Ya&#351;ayanlar</strong></p>
<p style="text-align: justify;">B&uuml;y&uuml;k &#351;air Naz&#305;m Hikmet &ldquo;B&#305;raks&#305;n pe&#351;imizi kendi y&uuml;re&#287;inin kabu&#287;unda ya&#351;ayanlar&rdquo; diyor. Herhalde emperyalizmin yaratmak istedi&#287;i insan tipi en iyi b&ouml;yle anlat&#305;l&#305;rd&#305;. Bir de &ldquo;nohut oda&rdquo; var tabii, &uuml;stelik &ouml;d&uuml;ll&uuml;. D&uuml;nyan&#305;n i&ccedil;inde bir k&uuml;&ccedil;&uuml;k d&uuml;nya bug&uuml;n &ouml;ylesine pazarlan&#305;yor ki, insan D&uuml;nya&rsquo;n&#305;n &ccedil;ap&#305;n&#305;n 12.756.000 oldu&#287;unu unutuyor. Bu b&uuml;y&uuml;ye kap&#305;ld&#305;&#287;&#305;m&#305;zda d&uuml;nyan&#305;n g&ouml;zlerimizin a&ccedil;&#305;s&#305; kadar oldu&#287;unu zannediyoruz. &#350;&uuml;phesiz bu k&uuml;lt&uuml;rel pazarlama, ABD&rsquo;nin bug&uuml;nlerde y&#305;k&#305;lmaya y&uuml;z tutmu&#351; tek kutuplu d&uuml;nya d&uuml;zenini &ouml;rg&uuml;tleme arac&#305;yd&#305;. Bir &ccedil;e&#351;it &ldquo;Kendi Y&uuml;re&#287;inin Kabu&#287;unda Ya&#351;ayanlar Ordusu.&rdquo;</p>
<p style="text-align: justify;">&nbsp;&Ouml;nceleri ucuz hammadde, emek s&ouml;m&uuml;r&uuml;s&uuml; ve denetlenebilir bir d&uuml;nya pazar&#305; isteyen emperyalizm &#351;imdi hi&ccedil;bir de&#287;eri olmayan bir insanl&#305;k istiyor. &Ccedil;&uuml;nk&uuml; ancak hi&ccedil;bir de&#287;eri olmayan bir insan b&ouml;yle bir d&uuml;zene raz&#305; olabilir ya da b&ouml;yle bir d&uuml;zene kar&#351;&#305; koyamaz hale gelebilir. Hatta &ccedil;&#305;kar ba&#287;lar&#305; &ouml;l&ccedil;&uuml;s&uuml;nde savunur da.</p>
<p style="text-align: justify;">Mesela Ankara G&uuml;venpark&rsquo;ta, &#304;stanbul Be&#351;ikta&#351;&rsquo;ta ve &#304;zmir Adliyesi&rsquo;nde bombalar patlar. Bombalar&#305; patlatan PKK ter&ouml;r &ouml;rg&uuml;t&uuml;d&uuml;r. Ama bu ordunun mensuplar&#305; ter&ouml;r &ouml;rg&uuml;t&uuml;n&uuml;n siyasi partisini &ldquo; Ama abi 6 milyon oyu var&rdquo; diyerek savunmaya kalk&#305;&#351;&#305;r.</p>
<p style="text-align: justify;">Mesela s&ouml;z konusu kad&#305;n haklar&#305; olunca en &ouml;ndedir; ama Diyarbak&#305;r anneleri PKK&rsquo;ya kar&#351;&#305; &ldquo;Ba&#351;lar&#305;m sizin K&uuml;rdistan davan&#305;za&rdquo; diyerek &ccedil;ad&#305;r kurdu&#287;unda onlar&#305; oraya h&uuml;k&uuml;met g&ouml;nderdi, kurgu bunlar&rdquo; diyerek asl&#305;nda kendi vicdan&#305;n&#305; susturmaya &ccedil;al&#305;&#351;&#305;r. &Ccedil;&uuml;nk&uuml; hi&ccedil; kimse bu s&ouml;zlere itibar etmemektedir.</p>
<p style="text-align: justify;">Mesela 15 Temmuz&rsquo;da Fethullah&ccedil;&#305; darbe giri&#351;imi olur, halk&#305;n b&uuml;y&uuml;k &ccedil;o&#287;unlu&#287;u hi&ccedil;bir ayr&#305;m g&ouml;zetmeden darbeye kar&#351;&#305; durur fakat bu ordu daha derlenip toparlanmadan komplo teorileri &uuml;retir bununla da yetinmez ,FET&Ouml;&rsquo;n&uuml;n s&ouml;zc&uuml;leri&nbsp; ve d&uuml;n&uuml;n kumpas&ccedil;&#305;lar&#305; d&#305;&#351;ar&#305; &ccedil;&#305;ks&#305;n diye Ankara&rsquo;dan &#304;stanbul&rsquo;a y&uuml;r&uuml;r. De&#287;ersizle&#351;enler h&#305;z kesmeden de&#287;ersizli&#287;in fenafillah&#305;na do&#287;ru &nbsp;devam eder.</p>
<p style="text-align: justify;">Mesela 23 Nisan&rsquo;&#305;n 100.y&#305;l&#305;nda &ldquo;&Ccedil;ocuk LGBT&#304;&rsquo;ler de vard&#305;r&rdquo; der ve &ccedil;ocuk istismarc&#305;l&#305;&#287;&#305; yapar.&nbsp; Bu i&#287;ren&ccedil; g&uuml;ndemi yaratanlara kalkan olur. &Uuml;stelik bunu da &ldquo;ilerici,&rdquo; &ldquo;ayd&#305;nlanmac&#305;&rdquo; s&#305;fat&#305;yla g&ouml;&#287;s&uuml;n&uuml; gere gere yapar. &nbsp;Diyanet &#304;&#351;leri Ba&#351;kanl&#305;&#287;&#305; buna &ccedil;ok hakl&#305; bir tepki verince bu sefer &ldquo;Diyanet Kapat&#305;ls&#305;n&rdquo; der. &nbsp;Kendisine kar&#351;&#305; &ccedil;&#305;kanlara da dilinden hi&ccedil; d&uuml;&#351;&uuml;nmedi&#287;i gerici yaftas&#305;n&#305; yak&#305;&#351;t&#305;r&#305;r. Oysa o Diyanet&rsquo;in Cumhuriyet devriminin bir kazan&#305;m&#305; oldu&#287;unu d&uuml;&#351;&uuml;nmez. &nbsp;</p>
<p style="text-align: justify;">Mesela koronavir&uuml;s salg&#305;n&#305;na kar&#351;&#305; t&uuml;m d&uuml;nyaya &ouml;rnek olacak bir m&uuml;cadele verilir. B&uuml;t&uuml;n millet yine kenetlenir ancak bu ordu tam tekmil ba&#287;r&#305;n&#305; d&ouml;ve d&ouml;ve yak&#305;n&#305;r. Bir kez olsun bir sorunun &ccedil;&ouml;z&uuml;m&uuml;ne dair &ouml;neride bulunay&#305;m demez. Yaln&#305;zca a&#287;lar, s&#305;zlar. Kendi Kabu&#287;unda Ya&#351;ayanlar Ordusu&nbsp; &ldquo;a&#287;&#305;t&ccedil;&#305;&rdquo;d&#305;r. Sodom&rsquo;un y&#305;k&#305;l&#305;&#351;&#305;na a&#287;&#305;tlar yakar. Peki &ouml;zg&uuml;rl&uuml;k Sodom&rsquo;da m&#305;d&#305;r?</p>
<p style="text-align: justify;">Aziz Nesin&rsquo;in Z&uuml;b&uuml;k roman&#305;ndan s&#305;k s&#305;k bahsedilir. &nbsp;Roman genellikle iktidar partileri ele&#351;tirilirken kullan&#305;l&#305;r. &Ccedil;&uuml;nk&uuml; ba&#351;karakter olan Z&uuml;b&uuml;kzade &#304;brahim rant&ccedil;&#305;, vurguncu d&uuml;zenin temsilcisidir. Oysa o romanda bir karakter daha vard&#305;r: Muhalif Kadri Efendi. Muhalif Kadri Efendi ad&#305; &uuml;st&uuml;nde muhaliftir. Ancak kendi partisi iktidar oldu&#287;unda iktidar olan partiye ge&ccedil;er. &Ccedil;&uuml;nk&uuml; muhalefet etmek onun i&ccedil;in bir iktidar se&ccedil;ene&#287;i olmak de&#287;il, bir ama&ccedil;t&#305;r. &#350;imdi bug&uuml;nlerde Muhalif Kadri Efendilerin ge&ccedil;irdi&#287;i evrime tan&#305;k oluyoruz.</p>
<p style="text-align: justify;">En ba&#351;ta sordu&#287;umuz soruyu onlara da soruyoruz: Siz kimin umudunu temsil ediyorsunuz?</p>
<p style="text-align: justify;"><strong>New York&rsquo;ta D&ouml;nen Akbabalar ve Bitlis&rsquo;te Bir &Ccedil;oban&#305;n G&ouml;rkemi</strong></p>
<p style="text-align: justify;">Ba&#351;l&#305;&#287;&#305; biraz da bu y&uuml;zden se&ccedil;tik.&nbsp; &#350;u salg&#305;n g&uuml;nlerinde ABD&rsquo;nin en b&uuml;y&uuml;k &#351;ehirlerinden biri olan New York&rsquo;ta g&ouml;kdelenlerin &uuml;zerinde d&ouml;nen ve &#351;&uuml;phesiz &ouml;l&uuml;leri bekleyen akbabalar&#305; g&ouml;rd&uuml;k. Bizce bu foto&#287;raf&#305;n bir tek anlam&#305; var: &Ouml;l&uuml;me terk edilen &ccedil;&uuml;r&uuml;m&uuml;&#351;l&uuml;k. Foto&#287;raf ABD&rsquo;nin ve kurdu&#287;u yeni d&uuml;nya d&uuml;zeninin iflas&#305;n&#305; &ccedil;ok &ccedil;arp&#305;c&#305; bir &#351;ekilde anlat&#305;yor. New York&rsquo;ta d&ouml;nen akbabalar ABD&rsquo;nin ka&#287;&#305;ttan bir kaplan oldu&#287;unu ald&#305;klar&#305; kokudan biliyorlar. &nbsp;Bu &ccedil;&uuml;r&uuml;m&uuml;&#351; d&uuml;zen en sonunda ABD halk&#305;n&#305; da g&ouml;rkemli g&ouml;kdelenlerin alt&#305;nda &ccedil;aresiz b&#305;rak&#305;yor. Bir devrin sonuna geldik bu a&#351;ikar. Edip Cansever&rsquo;in bu d&uuml;zen i&ccedil;inde &ldquo;&Ccedil;a&#287;r&#305;lmayan Yakup&rdquo;u art&#305;k &ccedil;a&#287;r&#305;lmaya ba&#351;lan&#305;yor.</p>
<p style="text-align: justify;">New York&rsquo;ta d&ouml;nen akbabalar&#305; d&uuml;&#351;&uuml;n&uuml;rken bir yandan da &ccedil;ok k&#305;ymetli foto&#287;raflar &ccedil;eken F.Dilek Uyar&rsquo;&#305;n Bitlis&rsquo;te &ccedil;ekti&#287;i o me&#351;hur foto&#287;raf&#305; geliyor akl&#305;ma.S&uuml;r&uuml;leri y&ouml;neten &ccedil;oban&#305;n g&ouml;rkemi ve bozk&#305;r&#305;n sesi. &Ccedil;oban at&#305;n &uuml;zerinde asas&#305;n&#305; yukar&#305; kald&#305;rm&#305;&#351; ve b&uuml;t&uuml;n koyunlara sanki taarruz emri veriyor. Ve istisnas&#305;z b&uuml;t&uuml;n koyunlar bu emri yerine getiriyor. Ama ben daha &ccedil;ok o kendinden emin &ccedil;oban&#305;n sava&#351;ta nas&#305;l bir aslana d&ouml;n&uuml;&#351;t&uuml;&#287;&uuml;n&uuml; canl&#305;yorum. Sonra Tar&#305;k Bu&#287;ra&rsquo;n&#305;n K&uuml;&ccedil;&uuml;k A&#287;as&#305; ve onun yolda&#351;&#305; &Ccedil;olak Salih&rsquo;i d&uuml;&#351;&uuml;n&uuml;yorum. &ldquo;Ceylan G&ouml;zl&uuml;m&rdquo; diye yana yana t&uuml;rk&uuml; s&ouml;yleyen al yanakl&#305; Metehan Polat&rsquo;&#305;, Karadeniz u&#351;a&#287;&#305; Eren&rsquo;in bak&#305;&#351;lar&#305;n&#305; an&#305;ms&#305;yorum. Eren&rsquo;in bak&#305;&#351;lar&#305;nda Mehmet&ccedil;iklerin gururlu ifadelerini buluyorum. Simurg gibi Kaf da&#287;&#305;na gidip &ccedil;obanlar&#305;n umutlar&#305;n&#305; g&ouml;z a&ccedil;&#305;p kapay&#305;ncaya getirmek istiyorum. &nbsp;Asl&#305;nda uzunca bir &ouml;yk&uuml;s&uuml; vard&#305;r Anadolu &ccedil;obanlar&#305;n&#305;n, belki bir g&uuml;n yaz&#305;l&#305;r.</p>
<p style="text-align: justify;">Diyebilirim ki; Bu topraklar&#305;n suyundan i&ccedil;mi&#351; en &ccedil;irkin karga bile New York&rsquo;un g&ouml;kdelenlerinden, Kalifornia&rsquo;n&#305;n Beverly Hills&rsquo;inden daha g&ouml;rkemli. &Ccedil;&uuml;nk&uuml; bu topraklarda hi&ccedil;bir &#351;ey anlam&#305;n&#305; hen&uuml;z yitirmedi. New York, Mehmet Akif&rsquo;in dedi&#287;i gibi tek di&#351;i kalm&#305;&#351; bir canavardan ibarettir art&#305;k.</p>
<p style="text-align: justify;"><strong>&#304;nsan Ne ile Ya&#351;ar?</strong></p>
<p style="text-align: justify;">Tolstoy &ldquo;&#304;nsan ne ile Ya&#351;ar&rdquo; diye soruyor mucizelerle dolu hikayelerini anlat&#305;rken. Ona g&ouml;re insan Tanr&#305; i&ccedil;in ya&#351;ar. Belki bu do&#287;rudur da. Ancak genel bir do&#287;rudur ve g&uuml;n&uuml;m&uuml;zdeki cevab&#305; kar&#351;&#305;lamaz.&nbsp; 21.y&uuml;zy&#305;l&#305;n ilk &ccedil;eyre&#287;i biterken bizim verdi&#287;imiz cevap &ldquo;&#304;nsan milleti i&ccedil;in ya&#351;ar&rdquo; cevab&#305;d&#305;r.&nbsp; &Ccedil;&uuml;nk&uuml; kendi y&uuml;re&#287;inin kabu&#287;undan &ccedil;&#305;kman&#305;n yegane yolu millet i&ccedil;in ya&#351;amakt&#305;r. &Ccedil;&uuml;nk&uuml; emperyalizmin bo&#287;mak istedi&#287;i de&#287;erler milletin hazinesindedir. &Ouml;zg&uuml;rl&uuml;k de, e&#351;itlik de, karde&#351;lik de, insanseverlik de, vatanseverlik de, al&ccedil;akg&ouml;n&uuml;ll&uuml;l&uuml;k de, dindarl&#305;k da, ho&#351;g&ouml;r&uuml; de milletle hayat bulmaktad&#305;r. Zaten T&uuml;rk milletine yap&#305;lan sald&#305;r&#305;lar da b&uuml;t&uuml;n bu erdemlerin yok edilmesi i&ccedil;in de&#287;il mi?</p>
<p style="text-align: justify;">&#304;&#351;te o y&uuml;zden T&uuml;rkiye&rsquo;de insan en &ccedil;ok milleti i&ccedil;in ya&#351;ar.</p>
<p style="text-align: justify;"><strong>Bil ki g&uuml;l&uuml;n &acirc;h&#305; han&ccedil;erin sap&#305; var.</strong></p>
<p style="text-align: justify;">Alt&#305;ok Metin&rsquo;in en sevdi&#287;im m&#305;sralar&#305;ndan. Metin Alt&#305;ok bu m&#305;sray&#305; en &ccedil;ok da tek di&#351;i kalm&#305;&#351; canavardan kahraman yaratmak isteyenlere yazm&#305;&#351; olmal&#305;. &#350;imdi y&uuml;re&#287;imizde k&#305;r&#305;lm&#305;&#351; b&uuml;t&uuml;n g&uuml;llerin &acirc;h&#305; ve elimizde duydu&#287;umuz &ouml;fkenin han&ccedil;eri var.</p>
<p style="text-align: justify;">Ezc&uuml;mle: B&uuml;t&uuml;n bu yazd&#305;klar&#305;m John Berger&rsquo;in sorular&#305;na na&ccedil;izane buldu&#287;um cevaplard&#305;r. Siz de sorun kendinize: Dostlar&#305;n&#305;z kim, d&uuml;&#351;manlar&#305;n&#305;z kim? Ve kimlerin umudunu temsil ediyorsunuz?</p>
<p><strong>G&ouml;zen Esmer</strong></p>
<p><strong>TGB Ankara &#304;l Y&ouml;neticisi</strong></p>
<p style="text-align: right;"><strong>tgb.gen.tr</strong></p>
</section>
</div>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://tgb.gen.tr/serbest-kursu/bir-fotografi-anlamak-29759/feed</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>İnsanlığın öncüsü Türkler</title>
		<link>https://tgb.gen.tr/serbest-kursu/insanligin-oncusu-turkler-29510</link>
					<comments>https://tgb.gen.tr/serbest-kursu/insanligin-oncusu-turkler-29510#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Gözen Esmer]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 31 Mar 2020 10:32:00 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Serbest Kürsü]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://tgb.gen.tr/tgbden/insanligin-oncusu-turkler-29510</guid>

					<description><![CDATA[T&#252;rk tarihini ele al&#305;rken yap&#305;lmas&#305; gereken ve her zaman tarihi inceleyenlerin tart&#305;&#351;t&#305;&#287;&#305; bir olgudur T&#252;rk olgusu. Binlerce y&#305;ld&#305;r var olan T&#252;rkler kimdir? T&#252;rk tan&#305;m&#305; nas&#305;l tan&#305;mlanm&#305;&#351;t&#305;r? &#350;&#252;phesiz T&#252;rklerin insanl&#305;&#287;&#305;n ilerleyi&#351;inde b&#252;y&#252;k roller &#252;stlendi&#287;i a&#231;&#305;kt&#305;r. Atl&#305; &#231;oban k&#252;lt&#252;r&#252;nden ba&#351;layan s&#252;re&#231; b&#252;y&#252;k imparatorluklar kurmaya ve oradan da 20.y&#252;zy&#305;lda verilen ilk antiemperyalist kurtulu&#351; sava&#351;&#305;yla millet olmaya evrilmi&#351;tir. T&#252;rkleri [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<div class="easy-reading">
<section class="item text easy-reading">
<p id="">
<p>T&uuml;rk tarihini ele al&#305;rken yap&#305;lmas&#305; gereken ve her zaman tarihi inceleyenlerin tart&#305;&#351;t&#305;&#287;&#305; bir olgudur T&uuml;rk olgusu. Binlerce y&#305;ld&#305;r var olan T&uuml;rkler kimdir? T&uuml;rk tan&#305;m&#305; nas&#305;l tan&#305;mlanm&#305;&#351;t&#305;r?</p>
<p>&#350;&uuml;phesiz T&uuml;rklerin insanl&#305;&#287;&#305;n ilerleyi&#351;inde b&uuml;y&uuml;k roller &uuml;stlendi&#287;i a&ccedil;&#305;kt&#305;r. Atl&#305; &ccedil;oban k&uuml;lt&uuml;r&uuml;nden ba&#351;layan s&uuml;re&ccedil; b&uuml;y&uuml;k imparatorluklar kurmaya ve oradan da 20.y&uuml;zy&#305;lda verilen ilk antiemperyalist kurtulu&#351; sava&#351;&#305;yla millet olmaya evrilmi&#351;tir. T&uuml;rkleri bug&uuml;n kadim milletler aras&#305;nda saymam&#305;z&#305;n nedeni insanl&#305;&#287;&#305;n s&#305;&ccedil;rama noktalar&#305;nda &uuml;stlendi&#287;i roller ve ilerleyi&#351;e sundu&#287;u katk&#305;lar ile yaratt&#305;&#287;&#305; b&uuml;y&uuml;k k&uuml;lt&uuml;rel, siyasi ve iktisadi birikimdir.</p>
<p>B&ouml;ylesine bir tarihsel olguyu incelerken &#351;&uuml;phesiz b&uuml;y&uuml;k zorluklar kar&#351;&#305;m&#305;za &ccedil;&#305;kmaktad&#305;r. Bunlardan ilki T&uuml;rklerin geni&#351; co&#287;rafyalara yay&#305;lm&#305;&#351; olmas&#305; ve ba&#351;ka topluluklarla, k&uuml;lt&uuml;rlerle de&#287;i&#351;ip d&ouml;n&uuml;&#351;mesidir. Elbette bu d&ouml;n&uuml;&#351;&uuml;m kar&#351;&#305;l&#305;kl&#305;d&#305;r.&nbsp;</p>
<p><strong>Irk, Bodun, Tebaa ve Millet Kavramlar&#305;</strong></p>
<p>&ldquo;T&uuml;rk kimdir?&rdquo; Meselesine girmeden &ouml;nce belli ba&#351;l&#305; kavramlar&#305; tan&#305;mlamak durumunday&#305;z. Aksi takdirde nesnellikten kopar&#305;z ve T&uuml;rklerin hareketini incelerken b&uuml;y&uuml;k yanl&#305;&#351;lara, yan&#305;lg&#305;lara d&uuml;&#351;eriz. Bu kavramlardan ilki elbette &#305;rk kavram&#305;d&#305;r. Nedir Irk?</p>
<p>Kamuran G&uuml;r&uuml;n &#351;&ouml;yle a&ccedil;&#305;kl&#305;yor : &ldquo;En basit &#351;ekliyle tarif etmek istersek &#305;rk, &#305;rsi surette nesilden nesile ge&ccedil;en belirgin fiziksel benzerliklere sahip b&uuml;y&uuml;k insan topluluklar&#305;d&#305;r. Irk kavram&#305; dil veya milliyet ile kar&#305;&#351;t&#305;r&#305;lmamal&#305;d&#305;r. Bir &ldquo;Latin &#305;rk&#305;&rdquo;, bir &ldquo;Germanik &#305;rk&rdquo;, bir &ldquo;Slav &#305;rk&#305;&rdquo; hi&ccedil;bir zaman olmam&#305;&#351;t&#305;r.</p>
<p>Irk kavram&#305;na ait ba&#351;ka yakla&#351;&#305;mlar da mevcuttur.&nbsp;Ashley Montagu, Henry Fairchild ve Julian Huxley gibi isimler toptan &#305;rk kavram&#305;na kar&#351;&#305; &ccedil;&#305;km&#305;&#351;lard&#305;r ve insanl&#305;&#287;&#305;n ayn&#305; k&ouml;kten geldi&#287;ini savunmu&#351;lard&#305;r. &Ouml;zellikle Fairchild&rsquo;in ortaya koydu&#287;u arg&uuml;manlar de&#287;erlidir.&nbsp;</p>
<p>Her &#351;eyden evvel bug&uuml;n &#305;rk kavram&#305;n&#305;n 17.y&uuml;zy&#305;lda geli&#351;en Avrupa&rsquo;n&#305;n kolonile&#351;mek i&ccedil;in kulland&#305;&#287;&#305; bir kavramd&#305;r. Esas&#305;nda Avrupamerkezcili&#287;in &uuml;r&uuml;n&uuml; olan &#305;rk&ccedil;&#305;l&#305;&#287;&#305;, s&ouml;m&uuml;r&uuml;c&uuml;l&uuml;&#287;&uuml;n ideolojik temellendirmesi olarak tan&#305;mlamakta da beis g&ouml;rmemekteyiz. Bug&uuml;n de emperyalist devletlerde kol gezen &#305;rk&ccedil;&#305;l&#305;k, bilimsel olarak &ccedil;&uuml;r&uuml;t&uuml;lmesine ra&#287;men ABD Ba&#351;kan&#305; Donald Trump&rsquo;&#305;n s&ouml;zlerinde hayat bulmaktad&#305;r. Koronavir&uuml;s salg&#305;n&#305;n&#305;n &Ccedil;in&rsquo;de ortaya &ccedil;&#305;kmas&#305; neticesinde ABD&rsquo;de ve Avrupa&rsquo;da y&uuml;kselen &Ccedil;in &#305;rk&ccedil;&#305;l&#305;&#287;&#305; bu konudaki kayg&#305;lar&#305;m&#305;z&#305; a&ccedil;&#305;klamaktad&#305;r. B&uuml;t&uuml;n mazlum milletler ve onlar&#305;n i&ccedil;inde yer alan biz T&uuml;rkler Avrupa &uuml;lkelerinin ve ABD&rsquo;nin nezdinde karaderiliyiz. Yine de onlar&#305; kendi mahkemelerinde mahkum etmi&#351; olman&#305;n gururunu ya&#351;&#305;yoruz. Vatan Partisi Genel Ba&#351;kan&#305; Do&#287;u Perin&ccedil;ek&rsquo;in A&#304;HM zaferi Avrupamerkezci tarih ve k&uuml;lt&uuml;r anlay&#305;&#351;&#305;na ve ayn&#305; zamanda &#305;rk&ccedil;&#305;l&#305;&#287;a kar&#351;&#305; da bir zaferdir.</p>
<p>Irk kavram&#305;n&#305;n &uuml;zerinde durmam&#305;z&#305;n bir di&#287;er&nbsp;nedeni de&nbsp;bug&uuml;n kendisini T&uuml;rk milliyet&ccedil;ili&#287;i i&ccedil;erisinde var etmeye devam etmesidir. T&uuml;rk&rsquo;&uuml;n T&uuml;rk&rsquo;ten ba&#351;ka dostu yoktur s&ouml;z&uuml; bu anlay&#305;&#351;&#305;n tezah&uuml;r&uuml;d&uuml;r. T&uuml;rk&rsquo;&uuml;n T&uuml;rk&rsquo;ten ba&#351;ka dostu yoktur demek T&uuml;rkl&uuml;&#287;e bir kan ba&#287;&#305; anlam&#305; ve &#305;rk anlam&#305; atfetmektir. Oysa bu m&uuml;mk&uuml;n de&#287;ildir. &Ccedil;&uuml;nk&uuml; bug&uuml;n ari &#305;rk diye bir &#351;eyin olmad&#305;&#287;&#305; ispatland&#305;&#287;&#305; gibi, ba&#351;ka topluluklarla kar&#305;&#351;mam&#305;&#351; bir etnik k&ouml;ken de bulunmamaktad&#305;r. Zira T&uuml;rkl&uuml;k ileride daha geni&#351; belirtece&#287;imiz &uuml;zere dil ile a&ccedil;&#305;klanabilmektedir. Bir bak&#305;ma dilsel bir olgudur.&nbsp;</p>
<p>Bodun s&ouml;zc&uuml;&#287;&uuml;n&uuml; a&ccedil;&#305;klamadan &ouml;nce T&uuml;rklerde neden &#305;rk&ccedil;&#305;l&#305;&#287;&#305;n olmad&#305;&#287;&#305;na da k&#305;saca de&#287;inmek gerekli diye d&uuml;&#351;&uuml;n&uuml;yorum. Zira insanl&#305;&#287;&#305;n tarihinde asl&#305;nda bir istisna olan k&ouml;leci toplum evresi yine Avrupamerkezcili&#287;in bir dayatmas&#305; olarak b&uuml;t&uuml;n insanl&#305;k i&ccedil;in ge&ccedil;erli k&#305;l&#305;nmaya &ccedil;al&#305;&#351;&#305;lm&#305;&#351; ve o turnikeden ge&ccedil;meyen toplumlar medeni say&#305;lmam&#305;&#351;t&#305;r. T&uuml;rkler de&nbsp;k&ouml;leci toplum turnikesinden ge&ccedil;memi&#351;tir. Bunda &#351;u olgular&#305;n etkileri vard&#305;r:</p>
<p>Atl&#305; &ccedil;oban k&uuml;lt&uuml;r&uuml;n&uuml;n, T&uuml;rk&ccedil;e&rsquo;nin yaratt&#305;&#287;&#305; &ccedil;ekim g&uuml;c&uuml;n&uuml;n, dinlerin ho&#351;g&ouml;r&uuml;s&uuml;n&uuml;n ve en &ouml;nemlisi asl&#305;nda insanl&#305;k tarihinde istisna olarak g&ouml;r&uuml;len k&ouml;lecili&#287;in T&uuml;rklerde olmamas&#305; bug&uuml;n Avrupa&rsquo;da g&ouml;r&uuml;len &#305;rk&ccedil;&#305;l&#305;&#287;&#305;n bizde ya&#351;am alan&#305; aramas&#305;na kar&#351;&#305;n g&ouml;r&uuml;lmemesini sa&#287;lam&#305;&#351;t&#305;r. &Uuml;stelik emperyalist devletlerin bu y&ouml;ndeki k&#305;&#351;k&#305;rtmalar&#305;na, provokasyonlar&#305;na ra&#287;men &#305;rk&ccedil;&#305;l&#305;k bizde geli&#351;memi&#351;tir.</p>
<p>Geni&#351; arazilere h&uuml;kmetmek bir askeri demokrasiyi ve bir bak&#305;ma da e&#351;itli&#287;i getiriyordu. &Ccedil;&uuml;nk&uuml; &ouml;zel m&uuml;lkiyet yeterince geli&#351;medi&#287;i i&ccedil;in kamu g&uuml;c&uuml;n&uuml; halk olu&#351;turuyordu. Yani herkes asl&#305;nda sava&#351;&ccedil;&#305;yd&#305;. &Uuml;stelik kan ba&#287;&#305; ili&#351;kileri de bu d&ouml;nemde hen&uuml;z &ccedil;&ouml;z&uuml;lmemi&#351;ti. Di&#287;er yandan T&uuml;rklerin M&uuml;sl&uuml;manl&#305;&#287;a ya da di&#287;er semavi dinlere ge&ccedil;i&#351;i ve medeniyet aray&#305;&#351;&#305; da bir etkendir.&nbsp;</p>
<p>Ayr&#305;ca T&uuml;rk&ccedil;e&rsquo;nin &ccedil;ekim g&uuml;c&uuml; olmas&#305;, geni&#351; co&#287;rafyalarda konu&#351;ulmas&#305; da &#305;rk&ccedil;&#305;l&#305;&#287;&#305; &ouml;nlemektedir. &Ouml;rne&#287;in en eski T&uuml;rk&ccedil;e konu&#351;an halk oldu&#287;u d&uuml;&#351;&uuml;n&uuml;len K&#305;rg&#305;zlar ile Sibirya ormanlar&#305;ndaki T&uuml;rkler aras&#305;nda b&uuml;y&uuml;k fiziksel farkl&#305;l&#305;klar vard&#305;r. Bug&uuml;n de &ouml;yledir. &Ouml;zbekistan&#8217;daki &Ouml;zbek T&uuml;rk&uuml; ile Anadolu&rsquo;daki bir T&uuml;rk aras&#305;nda b&uuml;y&uuml;k farklar vard&#305;r.&nbsp;</p>
<p>Bu meseleden sonra bodun kavram&#305;yla devam edelim.</p>
<p>1930&rsquo;lar&#305;n ba&#351;&#305;nda &ccedil;ok k&#305;sa bir d&ouml;nem millet s&ouml;zc&uuml;&#287;&uuml; yerine kullan&#305;lan ama sonradan vazge&ccedil;ilen bodun s&ouml;zc&uuml;&#287;&uuml;n&uuml; de tan&#305;mlamak gerekir. Bodun s&ouml;zc&uuml;&#287;&uuml; bug&uuml;n d-y ses de&#287;i&#351;imi ile boyun olmu&#351;tur ve k&ouml;keni de bod yani boydur. Prof. Dr. Talat Tekin Hoca Orhon Yaz&#305;tlar&#305; adl&#305; kitab&#305;nda &ndash;ki yaz&#305;tlar hakk&#305;nda yap&#305;lm&#305;&#351; en &ouml;nemli &ccedil;al&#305;&#351;malardand&#305;r- bod s&ouml;zc&uuml;&#287;&uuml;n&uuml; boy, kabile ve bodun s&ouml;zc&uuml;&#287;&uuml;n&uuml; de boylar, kabileler, halk olarak a&ccedil;&#305;klamaktad&#305;r.&nbsp;&nbsp;</p>
<p>Buradaki kabile tan&#305;m&#305; &ouml;nemlidir &ccedil;&uuml;nk&uuml; Orhun Yaz&#305;tlar&#305;&rsquo;n&#305;n dikildi&#287;i 6 ve 8. Y&uuml;zy&#305;llar T&uuml;rkler i&ccedil;in bir s&#305;&ccedil;rama noktas&#305;n&#305;n olu&#351;tu&#287;u y&#305;llard&#305;r. Atl&#305; &ccedil;oban k&uuml;lt&uuml;r&uuml;n&uuml; ya&#351;ayan T&uuml;rkler G&ouml;kt&uuml;rk Ka&#287;anl&#305;&#287;&#305; ile bir boylar federasyonu kurmu&#351;tur. Bu devlet kurma ve medeniyet geli&#351;tirme a&ccedil;&#305;s&#305;ndan &ouml;nemli bir s&#305;&ccedil;rama noktas&#305;d&#305;r. Nitekim Bilge Ka&#287;an&rsquo;&#305;n ba&#351;l&#305;ya ba&#351; e&#287;dirdim, dizliye diz &ccedil;&ouml;kt&uuml;rd&uuml;m demesi bu kabileler birli&#287;ini ifade etmektedir. T&uuml;rkler di&#287;er kabileleri kuvvet kullanarak birle&#351;tirmi&#351;tir. Yine de kan ba&#287;&#305;ndan do&#287;an ili&#351;kiler hen&uuml;z &ccedil;&ouml;z&uuml;lmemi&#351;tir. &#304;&#351;te bodun Ka&#287;an&rsquo;&#305;n h&uuml;k&uuml;mdarl&#305;&#287;&#305; alt&#305;nda bulunan kabilelerin toplam&#305;na denmektedir. Bu bak&#305;mdan bug&uuml;n biz T&uuml;rk bodunu kavram&#305;n&#305; kullanm&#305;yoruz. &Ccedil;&uuml;nk&uuml; bug&uuml;n i&ccedil;inde bulundu&#287;umuz s&uuml;re&ccedil; bir millet olma s&uuml;recidir. Tebaa kavram&#305; ise bir hanedanl&#305;&#287;a ba&#287;l&#305;l&#305;&#287;&#305;n ifadesi olarak hayat bulmu&#351;tur. Kan ba&#287;&#305;ndan do&#287;an ili&#351;kilerden kurtulan toplum feodal &ccedil;a&#287;a ge&ccedil;er ve bodun tebaa olur. Bu da bir a&#351;amad&#305;r &ccedil;&uuml;nk&uuml; devlet meydana gelmi&#351;tir. T&uuml;rkler i&ccedil;in de Sel&ccedil;uklu tebaas&#305;ndan ve Osmanl&#305; tebaas&#305;ndan s&ouml;z edebiliriz. Osmanl&#305;lar&rsquo;da bu kavram yerine re&acirc;ya kavram&#305;n&#305;n kullan&#305;ld&#305;&#287;&#305;n&#305; g&ouml;r&uuml;r&uuml;z. &#304;ki kavramda da tabii olma anlam&#305; vard&#305;r. T&uuml;rklerin Sel&ccedil;uklu devletinden &ouml;nceki bir s&#305;&ccedil;rama noktas&#305; da Karahanl&#305; devletidir. Karahanl&#305; devletiyle &#304;slamiyet gelmi&#351;tir ve toplumsal d&uuml;zen de&#287;i&#351;meye ba&#351;lam&#305;&#351;t&#305;r. &Ouml;zellikle Sel&ccedil;uklu&rsquo;da ve 15-16.y&uuml;zy&#305;la kadar Osmanl&#305;&rsquo;da Karahanl&#305; devletinin yaratt&#305;&#287;&#305; &#304;slami ve k&uuml;lt&uuml;rel de&#287;erlerin etkisi g&ouml;r&uuml;l&uuml;r. Anadolu M&uuml;sl&uuml;manl&#305;&#287;&#305;n&#305;n temelini olu&#351;turan Hoca Ahmed Yesevi Karahanl&#305;lar devrinde ya&#351;am&#305;&#351;t&#305;r. T&uuml;rklerin ilk devlet teorisi kitab&#305; olan Yusuf Has Hacib&rsquo;in Kutadgu Bilig&rsquo;i ise yine bu devrin eseridir.&nbsp;</p>
<p>Bu ara s&ouml;zden sonra yolumuza devam edelim ve millet kavram&#305;n&#305; a&ccedil;&#305;klamaya &ccedil;al&#305;&#351;al&#305;m. Millet kavram&#305; 18.y&uuml;zy&#305;lda ger&ccedil;ekle&#351;en B&uuml;y&uuml;k Frans&#305;z Devrimi&rsquo;yle ve o tarihte yeni do&#287;mu&#351; bir s&#305;n&#305;f olan burjuvaziyle birlikte ortaya &ccedil;&#305;kt&#305;. T&uuml;rkiye&rsquo;de milli demokratik devrim tezini ortaya atanlardan biri olan Mihri Belli Millet Ger&ccedil;e&#287;i yaz&#305;s&#305;nda millet olman&#305;n d&ouml;rt &#351;art&#305;n&#305; &#351;&ouml;yle a&ccedil;&#305;kl&#305;yor :&nbsp;&ldquo;Ulus, tarihi olarak te&#351;ekk&uuml;l etmi&#351; istikrarl&#305; insan toplulu&#287;udur.Ve &#351;u d&ouml;rt karakter birli&#287;i esas&#305;na dayan&#305;r: &ldquo;Dil birli&#287;i, toprak birli&#287;i, iktisadi hayat birli&#287;i ve ulusal k&uuml;lt&uuml;rde birlik i&ccedil;inde beliren ruhi &#351;ekillenme birli&#287;i&rdquo; Mihri Belli bu d&ouml;rt karakter birli&#287;inin d&ouml;rd&uuml;n&uuml;n de sa&#287;lanmas&#305;yla ancak milletin olu&#351;mas&#305;n&#305;n m&uuml;mk&uuml;n oldu&#287;unu belirtiyor. Yani birinden birinin olmamas&#305; durumunda milletin hen&uuml;z olu&#351;mad&#305;&#287;&#305;n&#305; s&ouml;ylemek durumunday&#305;z.</p>
<p>Millet kavram&#305; bodun ve tebaadan daha ileriki bir a&#351;amay&#305; ifade etmektedir. O da bug&uuml;n halen i&ccedil;inde bulundu&#287;umuz milli devletler &ccedil;a&#287;&#305;d&#305;r. T&uuml;rkiye&rsquo;nin son 200 y&#305;l&#305; millet olma y&#305;l&#305;d&#305;r. Elbette burada T&uuml;rklerin 200 y&#305;ldan &ouml;nce var olmad&#305;&#287;&#305;n&#305; s&ouml;ylemiyoruz. Sadece ve sadece bir a&#351;amay&#305; tespit etmeye &ccedil;al&#305;&#351;&#305;yoruz.</p>
<p>Burada &uuml;zerinden atlamam&#305;z gereken konu kavramlar&#305; yerli yerine oturmak ve &ouml;zellikle bodun ile millet aras&#305;ndaki a&#351;amay&#305; anlamakt&#305;r.&nbsp;</p>
<p><strong>T&uuml;rk Olgusu ve T&uuml;rk Kimdir Sorusu</strong></p>
<p>T&uuml;rkl&uuml;&#287;&uuml;n bir bak&#305;ma dilsel bir olgu oldu&#287;unu yukar&#305;da ifade etmi&#351;tik. &#304;lk kez yaz&#305;l&#305; olarak Orhun Yaz&#305;tlar&#305;nda &ccedil;&#305;kan T&uuml;rk veya T&ouml;r&uuml;k kavram&#305; t&ouml;reli yasalarca d&uuml;zenlenmi&#351; olan anlam&#305;na gelmektedir. Yaz&#305;tlarda T&uuml;rk s&ouml;zc&uuml;&#287;&uuml;n&uuml;n t&ouml;re, il, ka&#287;an, bodun gibi s&ouml;zc&uuml;klerle yan yana kullan&#305;ld&#305;&#287;&#305;n&#305; g&ouml;rmekteyiz. Ziya G&ouml;kalp ve Talat Tekin Hoca da T&uuml;rk s&ouml;zc&uuml;&#287;&uuml;ne t&ouml;reli anlam&#305;n&#305; vermektedir. Bu ni&ccedil;in &ouml;nemlidir? Bunun &ouml;nemi T&uuml;rk s&ouml;zc&uuml;&#287;&uuml;n&uuml;n kan ba&#287;&#305;yla a&ccedil;&#305;klanamamas&#305;ndad&#305;r. &#350;&uuml;phesiz Altay Da&#287;lar&#305;&rsquo;nda ya&#351;ayan bir T&uuml;rk kavmi vard&#305;. Ancak T&uuml;rk t&ouml;reli anlam&#305;na kavu&#351;arak bir siyasi birle&#351;imin ve ilerleyi&#351;in de ad&#305; haline gelmi&#351;tir.&nbsp;</p>
<p>Ayr&#305;ca &ldquo;T&uuml;rk kime denir?&rdquo; sorusunun da cevab&#305; buradad&#305;r.&nbsp;</p>
<p>T&uuml;rklerin Tarihi kitab&#305;nda Jean Paul Roux &#351;&ouml;yle diyor:&nbsp;&ldquo;T&uuml;rklerle ilgili olarak kabul edilebilecek tek tan&#305;m dil bilimsel oland&#305;r. T&uuml;rk T&uuml;rk&ccedil;e konu&#351;and&#305;r.&nbsp;Bu s&ouml;z&uuml; T&uuml;rk&ccedil;e&rsquo;nin en &ouml;nemli yaz&#305;l&#305; kaynaklar&#305;ndan biri olan Divan-&#305; L&uuml;gati&rsquo;t T&uuml;rk&rsquo;te buluyoruz. Bir Karahan prensi olan Ka&#351;garl&#305; Mahmud T&uuml;rk s&ouml;zc&uuml;&#287;&uuml;n&uuml; T&uuml;rk&ccedil;e konu&#351;an olarak a&ccedil;&#305;klamaktad&#305;r.&nbsp;B&uuml;t&uuml;n d&uuml;nya tarihinde T&uuml;rkleri g&ouml;r&uuml;n&uuml;r k&#305;lan en &ouml;nemli &ouml;zellik T&uuml;rk&ccedil;edir. Hemen hemen her dilde muhakkak T&uuml;rk&ccedil;e bir s&ouml;zc&uuml;k vard&#305;r. Ve hemen hemen her dile ait s&ouml;zc&uuml;k ve ek de T&uuml;rk&ccedil;e&rsquo;de vard&#305;r. Bu da T&uuml;rklerin ba&#351;ka kavimlerle kar&#305;&#351;maktan &ccedil;ekinmedi&#287;inin kan&#305;t&#305;d&#305;r. Atl&#305; &ccedil;oban k&uuml;lt&uuml;r&uuml;n&uuml;n getirdi&#287;i b&uuml;y&uuml;k &ouml;rg&uuml;tlenme yetene&#287;i ve T&uuml;rk&ccedil;e&rsquo;nin &ccedil;ekim g&uuml;c&uuml; T&uuml;rkleri imparatorluk kuran bir tarihe kavu&#351;turmu&#351;tur. T&ouml;reli s&ouml;zc&uuml;&#287;&uuml; bu anlamda da &ouml;nemlidir. &Ccedil;&uuml;nk&uuml; ancak de&#287;i&#351;meyi, d&ouml;n&uuml;&#351;meyi ve vazge&ccedil;meyi g&ouml;ze alan toplumlar b&uuml;y&uuml;k imparatorluklar kurarak farkl&#305; kavimleri bir arada tutabilir. Bu bak&#305;mdan T&uuml;rkler&rsquo;de alfabe kullan&#305;m&#305; ve bir dini benimseme konusunda bir tutuculuk g&ouml;rm&uuml;yoruz.</p>
<p>Yine burada T&uuml;rkiye&rsquo;nin 200 y&#305;ll&#305;k millet olma s&uuml;recini vurgulamak durumunday&#305;z. Zira Sel&ccedil;uklu&rsquo;dan hatta k&#305;smen Karahanl&#305;&rsquo;dan itibaren T&uuml;rk s&ouml;zc&uuml;&#287;&uuml; farkl&#305; bir tabirle &ouml;tekile&#351;mi&#351;tir. &Ccedil;&uuml;nk&uuml; d&uuml;zen tebaa d&uuml;zenidir ve orada T&uuml;rkl&uuml;&#287;e yer yoktur. Diyebiliriz ki J&ouml;n T&uuml;rklerle birlikte millet ve vatan kavramlar&#305; yeni anlamlar kazanm&#305;&#351;, bir bak&#305;ma geni&#351;lemi&#351;; T&uuml;rk kavram&#305; ise adeta k&uuml;llerinden do&#287;mu&#351;tur.&nbsp;</p>
<p>Tarihteki T&uuml;rk olgusundan s&ouml;z ederken T&uuml;rklerin medeniyet tutkusundan da bahsetmek gerekir. T&uuml;rkler bir&ccedil;ok dini kabullenmi&#351; ve medeniyeti aram&#305;&#351;t&#305;r. M&uuml;sl&uuml;manl&#305;k elbette en ba&#351;ta gelmektedir. Ancak Hristiyan T&uuml;rkler, Musevi T&uuml;rkler ve hatta Budist T&uuml;rkler de vard&#305;r. Asl&#305;nda buradan M&uuml;sl&uuml;manl&#305;k olmadan T&uuml;rkl&uuml;k olmaz diyen T&uuml;rk-&#304;slam sentezi de &ccedil;&ouml;kmektedir. Dedi&#287;imiz gibi T&uuml;rkl&uuml;k dilsel ve k&uuml;lt&uuml;rel bir olgudur. Burada bir ayr&#305;m noktas&#305; daha vard&#305;r: T&uuml;rk milleti tan&#305;m&#305; ile b&uuml;t&uuml;n d&uuml;nyadaki T&uuml;rkleri ifade eden T&uuml;rk tan&#305;m&#305;. Do&#287;al olarak T&uuml;rkler dendi&#287;ine Anadolu&rsquo;da ya&#351;ayan ve T&uuml;rkiye Cumhuriyeti&rsquo;ni kuran T&uuml;rkiye halk&#305; yani T&uuml;rk milleti akla geliyor. Ancak T&uuml;rk bug&uuml;n i&ccedil;in de k&uuml;lt&uuml;rel anlamda T&uuml;rk&ccedil;e konu&#351;an b&uuml;t&uuml;n halklar&#305; ifade etmektedir. Bir dil bilim uzman&#305; ve J&ouml;n T&uuml;rk olan &#350;emseddin Sami de Kamus-&#305; T&uuml;rki ad&#305;n&#305; verdi&#287;i s&ouml;zl&uuml;&#287;&uuml;n &ldquo;&#304;fade-i Meram&rdquo; k&#305;sm&#305;nda T&uuml;rk&ccedil;e&rsquo;yi Do&#287;u ve Bat&#305; T&uuml;rk&ccedil;esi olarak ay&#305;rmakta Orta Asya&rsquo;da kullan&#305;lan T&uuml;rk&ccedil;eyi &Ccedil;a&#287;atay T&uuml;rk&ccedil;esi olarak ifade etmektedir. Ancak &#351;unu da belirtmek gerekir: Bug&uuml;n T&uuml;rkiye T&uuml;rk&ccedil;esi ile di&#287;er T&uuml;rk leh&ccedil;eleri aras&#305;ndaki makas a&ccedil;&#305;lmaktad&#305;r. Ge&ccedil;mi&#351;te birbirine yak&#305;n olan bu leh&ccedil;eler tarihin ilerleyi&#351;iyle de&#287;i&#351;ime u&#287;ramaktad&#305;r. &#350;emseddin Sami yaz&#305;s&#305;nda bu farkl&#305;l&#305;&#287;&#305; da dile getirmektedir.</p>
<p><strong>Tart&#305;&#351;man&#305;n &Ouml;nemi ve G&uuml;ncelli&#287;i&nbsp;</strong></p>
<p>Bu izahat da bug&uuml;n a&ccedil;&#305;s&#305;ndan &ouml;nemlidir. E&#287;er T&uuml;rkl&uuml;&#287;&uuml; kan ba&#287;&#305;yla a&ccedil;&#305;klasayd&#305;k bug&uuml;n ABD planlar&#305; do&#287;rultusunda Orta Asya&rsquo;y&#305; kendimize vaat edilmi&#351; toprak olarak sayar ve kendimizi daha b&uuml;y&uuml;k g&uuml;venlik sorunlar&#305;yla kar&#351;&#305; kar&#351;&#305;ya bulurduk. Yine e&#287;er genel kabul kan ba&#287;&#305; olsayd&#305; nitekim bunun da bug&uuml;n ispat&#305; m&uuml;mk&uuml;n de&#287;ildir &ccedil;&uuml;nk&uuml; aryan bir kavim s&ouml;z konusu de&#287;ildir. Yine de bu &#351;ekilde a&ccedil;&#305;kl&#305;yor olsayd&#305;k Rusya&rsquo;y&#305;, &Ccedil;in&rsquo;i, &#304;ran&rsquo;&#305; ve b&uuml;t&uuml;n Arap co&#287;rafyas&#305;n&#305; tarihsel d&uuml;&#351;man saymak durumundayd&#305;k. Ve orada ya&#351;ayan T&uuml;rkleri T&uuml;rk milletinin bir par&ccedil;as&#305; g&ouml;rseydik, dolayl&#305; yollardan da olsa di&#287;er milli devletlerin toprak b&uuml;t&uuml;nl&uuml;&#287;&uuml;ne sald&#305;r&#305;da bulunmu&#351; olurduk. Bug&uuml;n &#304;ran&rsquo;&#305;n kuzeybat&#305;s&#305;na G&uuml;ney Azerbaycan demek b&ouml;ylesi bir yanl&#305;&#351;t&#305;r. &Ccedil;in&rsquo;in Sinchiang Uygur &Ouml;zerk B&ouml;lgesi&rsquo;ne Do&#287;u T&uuml;rkistan demek de b&ouml;yle bir yanl&#305;&#351;t&#305;r ve tam da ABD emperyalizminin istekleri do&#287;rultusundad&#305;r. Bu s&ouml;ylemleri &uuml;retenlerin ve uygulayanlar&#305;n da ABD ve NATO ile olan do&#287;rudan ya da dolayl&#305; ili&#351;kileri art&#305;k apa&ccedil;&#305;k ortadad&#305;r.&nbsp;</p>
<p>T&uuml;rk olgusunu kan ba&#287;&#305;yla ya da etnik temelde ele almak T&uuml;rkiye&rsquo;nin birli&#287;ine de zarar vermektedir. &Ouml;zellikle ter&ouml;r &ouml;rg&uuml;t&uuml; PKK bu s&ouml;ylemden faydalanmaktad&#305;r. Ayn&#305; mant&#305;&#287;&#305; ters bir ba&#287;&#305;nt&#305;yla K&uuml;rt k&ouml;kenli vatanda&#351;lar&#305;m&#305;z i&ccedil;in kullanmaktad&#305;r. Ve ayn&#305; zamanda bir T&uuml;rk ve K&uuml;rt ayr&#305;m&#305; yaratarak &uuml;lkemizin b&uuml;t&uuml;nl&uuml;&#287;&uuml;ne sald&#305;rmaktad&#305;r.&nbsp;<br />&nbsp;<br />Tart&#305;&#351;man&#305;n g&uuml;ncelli&#287;i i&#351;te buradad&#305;r. Madem ki D&#305;&#351;i&#351;leri Bakanl&#305;&#287;&#305;&rsquo;n&#305;n kabul etti&#287;i ve hayat&#305;n do&#287;rulad&#305;&#287;&#305; gibi art&#305;k Asya &ccedil;a&#287;&#305;nday&#305;z, Asya&rsquo;da &#351;erefli yerini alacak olan T&uuml;rk olgusunu do&#287;ru ele almak ve T&uuml;rkl&uuml;&#287;&uuml; do&#287;ru ifade etmek durumunday&#305;z. Buradan da yarat&#305;lacak bir ayr&#305;l&#305;k T&uuml;rkiye&rsquo;nin emperyalizme kar&#351;&#305; kurdu&#287;u ve &#351;&uuml;phesiz daha da geli&#351;tirece&#287;i ittifak potansiyeline darbe vuracakt&#305;r.&nbsp;Son s&ouml;z olarak T&uuml;rk olgusu yaln&#305;zca 200 senelik bir olgu de&#287;ildir. Binlerce senelik bir tarihin birikimidir. T&uuml;rklerin tarihindeki &ouml;rg&uuml;tl&uuml;l&uuml;k, &ouml;rg&uuml;t&ccedil;&uuml;l&uuml;k ba&#351;ka toplumlarla birlikte d&ouml;n&uuml;&#351;me ve &ouml;rg&uuml;tlenme yetene&#287;i bug&uuml;n en b&uuml;y&uuml;k kazan&#305;mlar&#305;m&#305;zdan biridir. &#304;nan&#305;yoruz &ouml;rg&uuml;tl&uuml; T&ouml;r&uuml;k Asya &ccedil;a&#287;&#305;na da damgas&#305;n&#305; vuracakt&#305;r.</p>
<p><strong>Kaynak&ccedil;a:</strong></p>
<p><em>1- Prof. Dr. Ahmet Ta&#351;a&#287;&#305;l, K&ouml;k Tengri&rsquo;nin &Ccedil;ocuklar&#305;, Bilge K&uuml;lt&uuml;r Sanat, Nisan 2019</em></p>
<p><em>2- Do&#287;u Perin&ccedil;ek,Bozkurt Efsaneleri ve Ger&ccedil;ek, Kaynak Yay&#305;nlar&#305;, 1997</em></p>
<p><em>3- Talat Tekin, Orhun Yaz&#305;tlar&#305;, Bilgesu Yay&#305;nlar&#305;, 2019</em></p>
<p><em>4- &#350;emseddin Sami, Kamus-&#305; T&uuml;rki, &Ccedil;a&#287;r&#305; Yay&#305;nlar&#305;</em></p>
<p><em>5- Talat Tekin, Tarih Boyunca T&uuml;rklerin Yaz&#305;m&#305;, Simurg Yay&#305;nlar&#305;,</em></p>
<p><em>6- Jean Paul Roux, T&uuml;rklerin Tarihi, Kabalc&#305; Yay&#305;nlar&#305;, 2018</em></p>
<p><strong>G&ouml;zen Esmer</strong></p>
<p><strong>TGB Ankara &#304;l Y&ouml;neticisi</strong></p>
<p style="text-align: right;"><strong>tgb.gen.tr</strong></p>
</section>
<section class="item text easy-reading">
<p id="">
<p>T&uuml;rk tarihini ele al&#305;rken yap&#305;lmas&#305; gereken ve her zaman tarihi inceleyenlerin tart&#305;&#351;t&#305;&#287;&#305; bir olgudur T&uuml;rk olgusu. Binlerce y&#305;ld&#305;r var olan T&uuml;rkler kimdir? T&uuml;rk tan&#305;m&#305; nas&#305;l tan&#305;mlanm&#305;&#351;t&#305;r?</p>
<p>&#350;&uuml;phesiz T&uuml;rklerin insanl&#305;&#287;&#305;n ilerleyi&#351;inde b&uuml;y&uuml;k roller &uuml;stlendi&#287;i a&ccedil;&#305;kt&#305;r. Atl&#305; &ccedil;oban k&uuml;lt&uuml;r&uuml;nden ba&#351;layan s&uuml;re&ccedil; b&uuml;y&uuml;k imparatorluklar kurmaya ve oradan da 20.y&uuml;zy&#305;lda verilen ilk antiemperyalist kurtulu&#351; sava&#351;&#305;yla millet olmaya evrilmi&#351;tir. T&uuml;rkleri bug&uuml;n kadim milletler aras&#305;nda saymam&#305;z&#305;n nedeni insanl&#305;&#287;&#305;n s&#305;&ccedil;rama noktalar&#305;nda &uuml;stlendi&#287;i roller ve ilerleyi&#351;e sundu&#287;u katk&#305;lar ile yaratt&#305;&#287;&#305; b&uuml;y&uuml;k k&uuml;lt&uuml;rel, siyasi ve iktisadi birikimdir.</p>
<p>B&ouml;ylesine bir tarihsel olguyu incelerken &#351;&uuml;phesiz b&uuml;y&uuml;k zorluklar kar&#351;&#305;m&#305;za &ccedil;&#305;kmaktad&#305;r. Bunlardan ilki T&uuml;rklerin geni&#351; co&#287;rafyalara yay&#305;lm&#305;&#351; olmas&#305; ve ba&#351;ka topluluklarla, k&uuml;lt&uuml;rlerle de&#287;i&#351;ip d&ouml;n&uuml;&#351;mesidir. Elbette bu d&ouml;n&uuml;&#351;&uuml;m kar&#351;&#305;l&#305;kl&#305;d&#305;r.&nbsp;</p>
<p><strong>Irk, Bodun, Tebaa ve Millet Kavramlar&#305;</strong></p>
<p>&ldquo;T&uuml;rk kimdir?&rdquo; Meselesine girmeden &ouml;nce belli ba&#351;l&#305; kavramlar&#305; tan&#305;mlamak durumunday&#305;z. Aksi takdirde nesnellikten kopar&#305;z ve T&uuml;rklerin hareketini incelerken b&uuml;y&uuml;k yanl&#305;&#351;lara, yan&#305;lg&#305;lara d&uuml;&#351;eriz. Bu kavramlardan ilki elbette &#305;rk kavram&#305;d&#305;r. Nedir Irk?</p>
<p>Kamuran G&uuml;r&uuml;n &#351;&ouml;yle a&ccedil;&#305;kl&#305;yor : &ldquo;En basit &#351;ekliyle tarif etmek istersek &#305;rk, &#305;rsi surette nesilden nesile ge&ccedil;en belirgin fiziksel benzerliklere sahip b&uuml;y&uuml;k insan topluluklar&#305;d&#305;r. Irk kavram&#305; dil veya milliyet ile kar&#305;&#351;t&#305;r&#305;lmamal&#305;d&#305;r. Bir &ldquo;Latin &#305;rk&#305;&rdquo;, bir &ldquo;Germanik &#305;rk&rdquo;, bir &ldquo;Slav &#305;rk&#305;&rdquo; hi&ccedil;bir zaman olmam&#305;&#351;t&#305;r.</p>
<p>Irk kavram&#305;na ait ba&#351;ka yakla&#351;&#305;mlar da mevcuttur.&nbsp;Ashley Montagu, Henry Fairchild ve Julian Huxley gibi isimler toptan &#305;rk kavram&#305;na kar&#351;&#305; &ccedil;&#305;km&#305;&#351;lard&#305;r ve insanl&#305;&#287;&#305;n ayn&#305; k&ouml;kten geldi&#287;ini savunmu&#351;lard&#305;r. &Ouml;zellikle Fairchild&rsquo;in ortaya koydu&#287;u arg&uuml;manlar de&#287;erlidir.&nbsp;</p>
<p>Her &#351;eyden evvel bug&uuml;n &#305;rk kavram&#305;n&#305;n 17.y&uuml;zy&#305;lda geli&#351;en Avrupa&rsquo;n&#305;n kolonile&#351;mek i&ccedil;in kulland&#305;&#287;&#305; bir kavramd&#305;r. Esas&#305;nda Avrupamerkezcili&#287;in &uuml;r&uuml;n&uuml; olan &#305;rk&ccedil;&#305;l&#305;&#287;&#305;, s&ouml;m&uuml;r&uuml;c&uuml;l&uuml;&#287;&uuml;n ideolojik temellendirmesi olarak tan&#305;mlamakta da beis g&ouml;rmemekteyiz. Bug&uuml;n de emperyalist devletlerde kol gezen &#305;rk&ccedil;&#305;l&#305;k, bilimsel olarak &ccedil;&uuml;r&uuml;t&uuml;lmesine ra&#287;men ABD Ba&#351;kan&#305; Donald Trump&rsquo;&#305;n s&ouml;zlerinde hayat bulmaktad&#305;r. Koronavir&uuml;s salg&#305;n&#305;n&#305;n &Ccedil;in&rsquo;de ortaya &ccedil;&#305;kmas&#305; neticesinde ABD&rsquo;de ve Avrupa&rsquo;da y&uuml;kselen &Ccedil;in &#305;rk&ccedil;&#305;l&#305;&#287;&#305; bu konudaki kayg&#305;lar&#305;m&#305;z&#305; a&ccedil;&#305;klamaktad&#305;r. B&uuml;t&uuml;n mazlum milletler ve onlar&#305;n i&ccedil;inde yer alan biz T&uuml;rkler Avrupa &uuml;lkelerinin ve ABD&rsquo;nin nezdinde karaderiliyiz. Yine de onlar&#305; kendi mahkemelerinde mahkum etmi&#351; olman&#305;n gururunu ya&#351;&#305;yoruz. Vatan Partisi Genel Ba&#351;kan&#305; Do&#287;u Perin&ccedil;ek&rsquo;in A&#304;HM zaferi Avrupamerkezci tarih ve k&uuml;lt&uuml;r anlay&#305;&#351;&#305;na ve ayn&#305; zamanda &#305;rk&ccedil;&#305;l&#305;&#287;a kar&#351;&#305; da bir zaferdir.</p>
<p>Irk kavram&#305;n&#305;n &uuml;zerinde durmam&#305;z&#305;n bir di&#287;er&nbsp;nedeni de&nbsp;bug&uuml;n kendisini T&uuml;rk milliyet&ccedil;ili&#287;i i&ccedil;erisinde var etmeye devam etmesidir. T&uuml;rk&rsquo;&uuml;n T&uuml;rk&rsquo;ten ba&#351;ka dostu yoktur s&ouml;z&uuml; bu anlay&#305;&#351;&#305;n tezah&uuml;r&uuml;d&uuml;r. T&uuml;rk&rsquo;&uuml;n T&uuml;rk&rsquo;ten ba&#351;ka dostu yoktur demek T&uuml;rkl&uuml;&#287;e bir kan ba&#287;&#305; anlam&#305; ve &#305;rk anlam&#305; atfetmektir. Oysa bu m&uuml;mk&uuml;n de&#287;ildir. &Ccedil;&uuml;nk&uuml; bug&uuml;n ari &#305;rk diye bir &#351;eyin olmad&#305;&#287;&#305; ispatland&#305;&#287;&#305; gibi, ba&#351;ka topluluklarla kar&#305;&#351;mam&#305;&#351; bir etnik k&ouml;ken de bulunmamaktad&#305;r. Zira T&uuml;rkl&uuml;k ileride daha geni&#351; belirtece&#287;imiz &uuml;zere dil ile a&ccedil;&#305;klanabilmektedir. Bir bak&#305;ma dilsel bir olgudur.&nbsp;</p>
<p>Bodun s&ouml;zc&uuml;&#287;&uuml;n&uuml; a&ccedil;&#305;klamadan &ouml;nce T&uuml;rklerde neden &#305;rk&ccedil;&#305;l&#305;&#287;&#305;n olmad&#305;&#287;&#305;na da k&#305;saca de&#287;inmek gerekli diye d&uuml;&#351;&uuml;n&uuml;yorum. Zira insanl&#305;&#287;&#305;n tarihinde asl&#305;nda bir istisna olan k&ouml;leci toplum evresi yine Avrupamerkezcili&#287;in bir dayatmas&#305; olarak b&uuml;t&uuml;n insanl&#305;k i&ccedil;in ge&ccedil;erli k&#305;l&#305;nmaya &ccedil;al&#305;&#351;&#305;lm&#305;&#351; ve o turnikeden ge&ccedil;meyen toplumlar medeni say&#305;lmam&#305;&#351;t&#305;r. T&uuml;rkler de&nbsp;k&ouml;leci toplum turnikesinden ge&ccedil;memi&#351;tir. Bunda &#351;u olgular&#305;n etkileri vard&#305;r:</p>
<p>Atl&#305; &ccedil;oban k&uuml;lt&uuml;r&uuml;n&uuml;n, T&uuml;rk&ccedil;e&rsquo;nin yaratt&#305;&#287;&#305; &ccedil;ekim g&uuml;c&uuml;n&uuml;n, dinlerin ho&#351;g&ouml;r&uuml;s&uuml;n&uuml;n ve en &ouml;nemlisi asl&#305;nda insanl&#305;k tarihinde istisna olarak g&ouml;r&uuml;len k&ouml;lecili&#287;in T&uuml;rklerde olmamas&#305; bug&uuml;n Avrupa&rsquo;da g&ouml;r&uuml;len &#305;rk&ccedil;&#305;l&#305;&#287;&#305;n bizde ya&#351;am alan&#305; aramas&#305;na kar&#351;&#305;n g&ouml;r&uuml;lmemesini sa&#287;lam&#305;&#351;t&#305;r. &Uuml;stelik emperyalist devletlerin bu y&ouml;ndeki k&#305;&#351;k&#305;rtmalar&#305;na, provokasyonlar&#305;na ra&#287;men &#305;rk&ccedil;&#305;l&#305;k bizde geli&#351;memi&#351;tir.</p>
<p>Geni&#351; arazilere h&uuml;kmetmek bir askeri demokrasiyi ve bir bak&#305;ma da e&#351;itli&#287;i getiriyordu. &Ccedil;&uuml;nk&uuml; &ouml;zel m&uuml;lkiyet yeterince geli&#351;medi&#287;i i&ccedil;in kamu g&uuml;c&uuml;n&uuml; halk olu&#351;turuyordu. Yani herkes asl&#305;nda sava&#351;&ccedil;&#305;yd&#305;. &Uuml;stelik kan ba&#287;&#305; ili&#351;kileri de bu d&ouml;nemde hen&uuml;z &ccedil;&ouml;z&uuml;lmemi&#351;ti. Di&#287;er yandan T&uuml;rklerin M&uuml;sl&uuml;manl&#305;&#287;a ya da di&#287;er semavi dinlere ge&ccedil;i&#351;i ve medeniyet aray&#305;&#351;&#305; da bir etkendir.&nbsp;</p>
<p>Ayr&#305;ca T&uuml;rk&ccedil;e&rsquo;nin &ccedil;ekim g&uuml;c&uuml; olmas&#305;, geni&#351; co&#287;rafyalarda konu&#351;ulmas&#305; da &#305;rk&ccedil;&#305;l&#305;&#287;&#305; &ouml;nlemektedir. &Ouml;rne&#287;in en eski T&uuml;rk&ccedil;e konu&#351;an halk oldu&#287;u d&uuml;&#351;&uuml;n&uuml;len K&#305;rg&#305;zlar ile Sibirya ormanlar&#305;ndaki T&uuml;rkler aras&#305;nda b&uuml;y&uuml;k fiziksel farkl&#305;l&#305;klar vard&#305;r. Bug&uuml;n de &ouml;yledir. &Ouml;zbekistan&#8217;daki &Ouml;zbek T&uuml;rk&uuml; ile Anadolu&rsquo;daki bir T&uuml;rk aras&#305;nda b&uuml;y&uuml;k farklar vard&#305;r.&nbsp;</p>
<p>Bu meseleden sonra bodun kavram&#305;yla devam edelim.</p>
<p>1930&rsquo;lar&#305;n ba&#351;&#305;nda &ccedil;ok k&#305;sa bir d&ouml;nem millet s&ouml;zc&uuml;&#287;&uuml; yerine kullan&#305;lan ama sonradan vazge&ccedil;ilen bodun s&ouml;zc&uuml;&#287;&uuml;n&uuml; de tan&#305;mlamak gerekir. Bodun s&ouml;zc&uuml;&#287;&uuml; bug&uuml;n d-y ses de&#287;i&#351;imi ile boyun olmu&#351;tur ve k&ouml;keni de bod yani boydur. Prof. Dr. Talat Tekin Hoca Orhon Yaz&#305;tlar&#305; adl&#305; kitab&#305;nda &ndash;ki yaz&#305;tlar hakk&#305;nda yap&#305;lm&#305;&#351; en &ouml;nemli &ccedil;al&#305;&#351;malardand&#305;r- bod s&ouml;zc&uuml;&#287;&uuml;n&uuml; boy, kabile ve bodun s&ouml;zc&uuml;&#287;&uuml;n&uuml; de boylar, kabileler, halk olarak a&ccedil;&#305;klamaktad&#305;r.&nbsp;&nbsp;</p>
<p>Buradaki kabile tan&#305;m&#305; &ouml;nemlidir &ccedil;&uuml;nk&uuml; Orhun Yaz&#305;tlar&#305;&rsquo;n&#305;n dikildi&#287;i 6 ve 8. Y&uuml;zy&#305;llar T&uuml;rkler i&ccedil;in bir s&#305;&ccedil;rama noktas&#305;n&#305;n olu&#351;tu&#287;u y&#305;llard&#305;r. Atl&#305; &ccedil;oban k&uuml;lt&uuml;r&uuml;n&uuml; ya&#351;ayan T&uuml;rkler G&ouml;kt&uuml;rk Ka&#287;anl&#305;&#287;&#305; ile bir boylar federasyonu kurmu&#351;tur. Bu devlet kurma ve medeniyet geli&#351;tirme a&ccedil;&#305;s&#305;ndan &ouml;nemli bir s&#305;&ccedil;rama noktas&#305;d&#305;r. Nitekim Bilge Ka&#287;an&rsquo;&#305;n ba&#351;l&#305;ya ba&#351; e&#287;dirdim, dizliye diz &ccedil;&ouml;kt&uuml;rd&uuml;m demesi bu kabileler birli&#287;ini ifade etmektedir. T&uuml;rkler di&#287;er kabileleri kuvvet kullanarak birle&#351;tirmi&#351;tir. Yine de kan ba&#287;&#305;ndan do&#287;an ili&#351;kiler hen&uuml;z &ccedil;&ouml;z&uuml;lmemi&#351;tir. &#304;&#351;te bodun Ka&#287;an&rsquo;&#305;n h&uuml;k&uuml;mdarl&#305;&#287;&#305; alt&#305;nda bulunan kabilelerin toplam&#305;na denmektedir. Bu bak&#305;mdan bug&uuml;n biz T&uuml;rk bodunu kavram&#305;n&#305; kullanm&#305;yoruz. &Ccedil;&uuml;nk&uuml; bug&uuml;n i&ccedil;inde bulundu&#287;umuz s&uuml;re&ccedil; bir millet olma s&uuml;recidir. Tebaa kavram&#305; ise bir hanedanl&#305;&#287;a ba&#287;l&#305;l&#305;&#287;&#305;n ifadesi olarak hayat bulmu&#351;tur. Kan ba&#287;&#305;ndan do&#287;an ili&#351;kilerden kurtulan toplum feodal &ccedil;a&#287;a ge&ccedil;er ve bodun tebaa olur. Bu da bir a&#351;amad&#305;r &ccedil;&uuml;nk&uuml; devlet meydana gelmi&#351;tir. T&uuml;rkler i&ccedil;in de Sel&ccedil;uklu tebaas&#305;ndan ve Osmanl&#305; tebaas&#305;ndan s&ouml;z edebiliriz. Osmanl&#305;lar&rsquo;da bu kavram yerine re&acirc;ya kavram&#305;n&#305;n kullan&#305;ld&#305;&#287;&#305;n&#305; g&ouml;r&uuml;r&uuml;z. &#304;ki kavramda da tabii olma anlam&#305; vard&#305;r. T&uuml;rklerin Sel&ccedil;uklu devletinden &ouml;nceki bir s&#305;&ccedil;rama noktas&#305; da Karahanl&#305; devletidir. Karahanl&#305; devletiyle &#304;slamiyet gelmi&#351;tir ve toplumsal d&uuml;zen de&#287;i&#351;meye ba&#351;lam&#305;&#351;t&#305;r. &Ouml;zellikle Sel&ccedil;uklu&rsquo;da ve 15-16.y&uuml;zy&#305;la kadar Osmanl&#305;&rsquo;da Karahanl&#305; devletinin yaratt&#305;&#287;&#305; &#304;slami ve k&uuml;lt&uuml;rel de&#287;erlerin etkisi g&ouml;r&uuml;l&uuml;r. Anadolu M&uuml;sl&uuml;manl&#305;&#287;&#305;n&#305;n temelini olu&#351;turan Hoca Ahmed Yesevi Karahanl&#305;lar devrinde ya&#351;am&#305;&#351;t&#305;r. T&uuml;rklerin ilk devlet teorisi kitab&#305; olan Yusuf Has Hacib&rsquo;in Kutadgu Bilig&rsquo;i ise yine bu devrin eseridir.&nbsp;</p>
<p>Bu ara s&ouml;zden sonra yolumuza devam edelim ve millet kavram&#305;n&#305; a&ccedil;&#305;klamaya &ccedil;al&#305;&#351;al&#305;m. Millet kavram&#305; 18.y&uuml;zy&#305;lda ger&ccedil;ekle&#351;en B&uuml;y&uuml;k Frans&#305;z Devrimi&rsquo;yle ve o tarihte yeni do&#287;mu&#351; bir s&#305;n&#305;f olan burjuvaziyle birlikte ortaya &ccedil;&#305;kt&#305;. T&uuml;rkiye&rsquo;de milli demokratik devrim tezini ortaya atanlardan biri olan Mihri Belli Millet Ger&ccedil;e&#287;i yaz&#305;s&#305;nda millet olman&#305;n d&ouml;rt &#351;art&#305;n&#305; &#351;&ouml;yle a&ccedil;&#305;kl&#305;yor :&nbsp;&ldquo;Ulus, tarihi olarak te&#351;ekk&uuml;l etmi&#351; istikrarl&#305; insan toplulu&#287;udur.Ve &#351;u d&ouml;rt karakter birli&#287;i esas&#305;na dayan&#305;r: &ldquo;Dil birli&#287;i, toprak birli&#287;i, iktisadi hayat birli&#287;i ve ulusal k&uuml;lt&uuml;rde birlik i&ccedil;inde beliren ruhi &#351;ekillenme birli&#287;i&rdquo; Mihri Belli bu d&ouml;rt karakter birli&#287;inin d&ouml;rd&uuml;n&uuml;n de sa&#287;lanmas&#305;yla ancak milletin olu&#351;mas&#305;n&#305;n m&uuml;mk&uuml;n oldu&#287;unu belirtiyor. Yani birinden birinin olmamas&#305; durumunda milletin hen&uuml;z olu&#351;mad&#305;&#287;&#305;n&#305; s&ouml;ylemek durumunday&#305;z.</p>
<p>Millet kavram&#305; bodun ve tebaadan daha ileriki bir a&#351;amay&#305; ifade etmektedir. O da bug&uuml;n halen i&ccedil;inde bulundu&#287;umuz milli devletler &ccedil;a&#287;&#305;d&#305;r. T&uuml;rkiye&rsquo;nin son 200 y&#305;l&#305; millet olma y&#305;l&#305;d&#305;r. Elbette burada T&uuml;rklerin 200 y&#305;ldan &ouml;nce var olmad&#305;&#287;&#305;n&#305; s&ouml;ylemiyoruz. Sadece ve sadece bir a&#351;amay&#305; tespit etmeye &ccedil;al&#305;&#351;&#305;yoruz.</p>
<p>Burada &uuml;zerinden atlamam&#305;z gereken konu kavramlar&#305; yerli yerine oturmak ve &ouml;zellikle bodun ile millet aras&#305;ndaki a&#351;amay&#305; anlamakt&#305;r.&nbsp;</p>
<p><strong>T&uuml;rk Olgusu ve T&uuml;rk Kimdir Sorusu</strong></p>
<p>T&uuml;rkl&uuml;&#287;&uuml;n bir bak&#305;ma dilsel bir olgu oldu&#287;unu yukar&#305;da ifade etmi&#351;tik. &#304;lk kez yaz&#305;l&#305; olarak Orhun Yaz&#305;tlar&#305;nda &ccedil;&#305;kan T&uuml;rk veya T&ouml;r&uuml;k kavram&#305; t&ouml;reli yasalarca d&uuml;zenlenmi&#351; olan anlam&#305;na gelmektedir. Yaz&#305;tlarda T&uuml;rk s&ouml;zc&uuml;&#287;&uuml;n&uuml;n t&ouml;re, il, ka&#287;an, bodun gibi s&ouml;zc&uuml;klerle yan yana kullan&#305;ld&#305;&#287;&#305;n&#305; g&ouml;rmekteyiz. Ziya G&ouml;kalp ve Talat Tekin Hoca da T&uuml;rk s&ouml;zc&uuml;&#287;&uuml;ne t&ouml;reli anlam&#305;n&#305; vermektedir. Bu ni&ccedil;in &ouml;nemlidir? Bunun &ouml;nemi T&uuml;rk s&ouml;zc&uuml;&#287;&uuml;n&uuml;n kan ba&#287;&#305;yla a&ccedil;&#305;klanamamas&#305;ndad&#305;r. &#350;&uuml;phesiz Altay Da&#287;lar&#305;&rsquo;nda ya&#351;ayan bir T&uuml;rk kavmi vard&#305;. Ancak T&uuml;rk t&ouml;reli anlam&#305;na kavu&#351;arak bir siyasi birle&#351;imin ve ilerleyi&#351;in de ad&#305; haline gelmi&#351;tir.&nbsp;</p>
<p>Ayr&#305;ca &ldquo;T&uuml;rk kime denir?&rdquo; sorusunun da cevab&#305; buradad&#305;r.&nbsp;</p>
<p>T&uuml;rklerin Tarihi kitab&#305;nda Jean Paul Roux &#351;&ouml;yle diyor:&nbsp;&ldquo;T&uuml;rklerle ilgili olarak kabul edilebilecek tek tan&#305;m dil bilimsel oland&#305;r. T&uuml;rk T&uuml;rk&ccedil;e konu&#351;and&#305;r.&nbsp;Bu s&ouml;z&uuml; T&uuml;rk&ccedil;e&rsquo;nin en &ouml;nemli yaz&#305;l&#305; kaynaklar&#305;ndan biri olan Divan-&#305; L&uuml;gati&rsquo;t T&uuml;rk&rsquo;te buluyoruz. Bir Karahan prensi olan Ka&#351;garl&#305; Mahmud T&uuml;rk s&ouml;zc&uuml;&#287;&uuml;n&uuml; T&uuml;rk&ccedil;e konu&#351;an olarak a&ccedil;&#305;klamaktad&#305;r.&nbsp;B&uuml;t&uuml;n d&uuml;nya tarihinde T&uuml;rkleri g&ouml;r&uuml;n&uuml;r k&#305;lan en &ouml;nemli &ouml;zellik T&uuml;rk&ccedil;edir. Hemen hemen her dilde muhakkak T&uuml;rk&ccedil;e bir s&ouml;zc&uuml;k vard&#305;r. Ve hemen hemen her dile ait s&ouml;zc&uuml;k ve ek de T&uuml;rk&ccedil;e&rsquo;de vard&#305;r. Bu da T&uuml;rklerin ba&#351;ka kavimlerle kar&#305;&#351;maktan &ccedil;ekinmedi&#287;inin kan&#305;t&#305;d&#305;r. Atl&#305; &ccedil;oban k&uuml;lt&uuml;r&uuml;n&uuml;n getirdi&#287;i b&uuml;y&uuml;k &ouml;rg&uuml;tlenme yetene&#287;i ve T&uuml;rk&ccedil;e&rsquo;nin &ccedil;ekim g&uuml;c&uuml; T&uuml;rkleri imparatorluk kuran bir tarihe kavu&#351;turmu&#351;tur. T&ouml;reli s&ouml;zc&uuml;&#287;&uuml; bu anlamda da &ouml;nemlidir. &Ccedil;&uuml;nk&uuml; ancak de&#287;i&#351;meyi, d&ouml;n&uuml;&#351;meyi ve vazge&ccedil;meyi g&ouml;ze alan toplumlar b&uuml;y&uuml;k imparatorluklar kurarak farkl&#305; kavimleri bir arada tutabilir. Bu bak&#305;mdan T&uuml;rkler&rsquo;de alfabe kullan&#305;m&#305; ve bir dini benimseme konusunda bir tutuculuk g&ouml;rm&uuml;yoruz.</p>
<p>Yine burada T&uuml;rkiye&rsquo;nin 200 y&#305;ll&#305;k millet olma s&uuml;recini vurgulamak durumunday&#305;z. Zira Sel&ccedil;uklu&rsquo;dan hatta k&#305;smen Karahanl&#305;&rsquo;dan itibaren T&uuml;rk s&ouml;zc&uuml;&#287;&uuml; farkl&#305; bir tabirle &ouml;tekile&#351;mi&#351;tir. &Ccedil;&uuml;nk&uuml; d&uuml;zen tebaa d&uuml;zenidir ve orada T&uuml;rkl&uuml;&#287;e yer yoktur. Diyebiliriz ki J&ouml;n T&uuml;rklerle birlikte millet ve vatan kavramlar&#305; yeni anlamlar kazanm&#305;&#351;, bir bak&#305;ma geni&#351;lemi&#351;; T&uuml;rk kavram&#305; ise adeta k&uuml;llerinden do&#287;mu&#351;tur.&nbsp;</p>
<p>Tarihteki T&uuml;rk olgusundan s&ouml;z ederken T&uuml;rklerin medeniyet tutkusundan da bahsetmek gerekir. T&uuml;rkler bir&ccedil;ok dini kabullenmi&#351; ve medeniyeti aram&#305;&#351;t&#305;r. M&uuml;sl&uuml;manl&#305;k elbette en ba&#351;ta gelmektedir. Ancak Hristiyan T&uuml;rkler, Musevi T&uuml;rkler ve hatta Budist T&uuml;rkler de vard&#305;r. Asl&#305;nda buradan M&uuml;sl&uuml;manl&#305;k olmadan T&uuml;rkl&uuml;k olmaz diyen T&uuml;rk-&#304;slam sentezi de &ccedil;&ouml;kmektedir. Dedi&#287;imiz gibi T&uuml;rkl&uuml;k dilsel ve k&uuml;lt&uuml;rel bir olgudur. Burada bir ayr&#305;m noktas&#305; daha vard&#305;r: T&uuml;rk milleti tan&#305;m&#305; ile b&uuml;t&uuml;n d&uuml;nyadaki T&uuml;rkleri ifade eden T&uuml;rk tan&#305;m&#305;. Do&#287;al olarak T&uuml;rkler dendi&#287;ine Anadolu&rsquo;da ya&#351;ayan ve T&uuml;rkiye Cumhuriyeti&rsquo;ni kuran T&uuml;rkiye halk&#305; yani T&uuml;rk milleti akla geliyor. Ancak T&uuml;rk bug&uuml;n i&ccedil;in de k&uuml;lt&uuml;rel anlamda T&uuml;rk&ccedil;e konu&#351;an b&uuml;t&uuml;n halklar&#305; ifade etmektedir. Bir dil bilim uzman&#305; ve J&ouml;n T&uuml;rk olan &#350;emseddin Sami de Kamus-&#305; T&uuml;rki ad&#305;n&#305; verdi&#287;i s&ouml;zl&uuml;&#287;&uuml;n &ldquo;&#304;fade-i Meram&rdquo; k&#305;sm&#305;nda T&uuml;rk&ccedil;e&rsquo;yi Do&#287;u ve Bat&#305; T&uuml;rk&ccedil;esi olarak ay&#305;rmakta Orta Asya&rsquo;da kullan&#305;lan T&uuml;rk&ccedil;eyi &Ccedil;a&#287;atay T&uuml;rk&ccedil;esi olarak ifade etmektedir. Ancak &#351;unu da belirtmek gerekir: Bug&uuml;n T&uuml;rkiye T&uuml;rk&ccedil;esi ile di&#287;er T&uuml;rk leh&ccedil;eleri aras&#305;ndaki makas a&ccedil;&#305;lmaktad&#305;r. Ge&ccedil;mi&#351;te birbirine yak&#305;n olan bu leh&ccedil;eler tarihin ilerleyi&#351;iyle de&#287;i&#351;ime u&#287;ramaktad&#305;r. &#350;emseddin Sami yaz&#305;s&#305;nda bu farkl&#305;l&#305;&#287;&#305; da dile getirmektedir.</p>
<p><strong>Tart&#305;&#351;man&#305;n &Ouml;nemi ve G&uuml;ncelli&#287;i&nbsp;</strong></p>
<p>Bu izahat da bug&uuml;n a&ccedil;&#305;s&#305;ndan &ouml;nemlidir. E&#287;er T&uuml;rkl&uuml;&#287;&uuml; kan ba&#287;&#305;yla a&ccedil;&#305;klasayd&#305;k bug&uuml;n ABD planlar&#305; do&#287;rultusunda Orta Asya&rsquo;y&#305; kendimize vaat edilmi&#351; toprak olarak sayar ve kendimizi daha b&uuml;y&uuml;k g&uuml;venlik sorunlar&#305;yla kar&#351;&#305; kar&#351;&#305;ya bulurduk. Yine e&#287;er genel kabul kan ba&#287;&#305; olsayd&#305; nitekim bunun da bug&uuml;n ispat&#305; m&uuml;mk&uuml;n de&#287;ildir &ccedil;&uuml;nk&uuml; aryan bir kavim s&ouml;z konusu de&#287;ildir. Yine de bu &#351;ekilde a&ccedil;&#305;kl&#305;yor olsayd&#305;k Rusya&rsquo;y&#305;, &Ccedil;in&rsquo;i, &#304;ran&rsquo;&#305; ve b&uuml;t&uuml;n Arap co&#287;rafyas&#305;n&#305; tarihsel d&uuml;&#351;man saymak durumundayd&#305;k. Ve orada ya&#351;ayan T&uuml;rkleri T&uuml;rk milletinin bir par&ccedil;as&#305; g&ouml;rseydik, dolayl&#305; yollardan da olsa di&#287;er milli devletlerin toprak b&uuml;t&uuml;nl&uuml;&#287;&uuml;ne sald&#305;r&#305;da bulunmu&#351; olurduk. Bug&uuml;n &#304;ran&rsquo;&#305;n kuzeybat&#305;s&#305;na G&uuml;ney Azerbaycan demek b&ouml;ylesi bir yanl&#305;&#351;t&#305;r. &Ccedil;in&rsquo;in Sinchiang Uygur &Ouml;zerk B&ouml;lgesi&rsquo;ne Do&#287;u T&uuml;rkistan demek de b&ouml;yle bir yanl&#305;&#351;t&#305;r ve tam da ABD emperyalizminin istekleri do&#287;rultusundad&#305;r. Bu s&ouml;ylemleri &uuml;retenlerin ve uygulayanlar&#305;n da ABD ve NATO ile olan do&#287;rudan ya da dolayl&#305; ili&#351;kileri art&#305;k apa&ccedil;&#305;k ortadad&#305;r.&nbsp;</p>
<p>T&uuml;rk olgusunu kan ba&#287;&#305;yla ya da etnik temelde ele almak T&uuml;rkiye&rsquo;nin birli&#287;ine de zarar vermektedir. &Ouml;zellikle ter&ouml;r &ouml;rg&uuml;t&uuml; PKK bu s&ouml;ylemden faydalanmaktad&#305;r. Ayn&#305; mant&#305;&#287;&#305; ters bir ba&#287;&#305;nt&#305;yla K&uuml;rt k&ouml;kenli vatanda&#351;lar&#305;m&#305;z i&ccedil;in kullanmaktad&#305;r. Ve ayn&#305; zamanda bir T&uuml;rk ve K&uuml;rt ayr&#305;m&#305; yaratarak &uuml;lkemizin b&uuml;t&uuml;nl&uuml;&#287;&uuml;ne sald&#305;rmaktad&#305;r.&nbsp;<br />&nbsp;<br />Tart&#305;&#351;man&#305;n g&uuml;ncelli&#287;i i&#351;te buradad&#305;r. Madem ki D&#305;&#351;i&#351;leri Bakanl&#305;&#287;&#305;&rsquo;n&#305;n kabul etti&#287;i ve hayat&#305;n do&#287;rulad&#305;&#287;&#305; gibi art&#305;k Asya &ccedil;a&#287;&#305;nday&#305;z, Asya&rsquo;da &#351;erefli yerini alacak olan T&uuml;rk olgusunu do&#287;ru ele almak ve T&uuml;rkl&uuml;&#287;&uuml; do&#287;ru ifade etmek durumunday&#305;z. Buradan da yarat&#305;lacak bir ayr&#305;l&#305;k T&uuml;rkiye&rsquo;nin emperyalizme kar&#351;&#305; kurdu&#287;u ve &#351;&uuml;phesiz daha da geli&#351;tirece&#287;i ittifak potansiyeline darbe vuracakt&#305;r.&nbsp;Son s&ouml;z olarak T&uuml;rk olgusu yaln&#305;zca 200 senelik bir olgu de&#287;ildir. Binlerce senelik bir tarihin birikimidir. T&uuml;rklerin tarihindeki &ouml;rg&uuml;tl&uuml;l&uuml;k, &ouml;rg&uuml;t&ccedil;&uuml;l&uuml;k ba&#351;ka toplumlarla birlikte d&ouml;n&uuml;&#351;me ve &ouml;rg&uuml;tlenme yetene&#287;i bug&uuml;n en b&uuml;y&uuml;k kazan&#305;mlar&#305;m&#305;zdan biridir. &#304;nan&#305;yoruz &ouml;rg&uuml;tl&uuml; T&ouml;r&uuml;k Asya &ccedil;a&#287;&#305;na da damgas&#305;n&#305; vuracakt&#305;r.</p>
<p><strong>Kaynak&ccedil;a:</strong></p>
<p><em>1- Prof. Dr. Ahmet Ta&#351;a&#287;&#305;l, K&ouml;k Tengri&rsquo;nin &Ccedil;ocuklar&#305;, Bilge K&uuml;lt&uuml;r Sanat, Nisan 2019</em></p>
<p><em>2- Do&#287;u Perin&ccedil;ek,Bozkurt Efsaneleri ve Ger&ccedil;ek, Kaynak Yay&#305;nlar&#305;, 1997</em></p>
<p><em>3- Talat Tekin, Orhun Yaz&#305;tlar&#305;, Bilgesu Yay&#305;nlar&#305;, 2019</em></p>
<p><em>4- &#350;emseddin Sami, Kamus-&#305; T&uuml;rki, &Ccedil;a&#287;r&#305; Yay&#305;nlar&#305;</em></p>
<p><em>5- Talat Tekin, Tarih Boyunca T&uuml;rklerin Yaz&#305;m&#305;, Simurg Yay&#305;nlar&#305;,</em></p>
<p><em>6- Jean Paul Roux, T&uuml;rklerin Tarihi, Kabalc&#305; Yay&#305;nlar&#305;, 2018</em></p>
<p><strong>G&ouml;zen Esmer</strong></p>
<p><strong>TGB Ankara &#304;l Y&ouml;neticisi</strong></p>
<p style="text-align: right;"><strong>tgb.gen.tr</strong></p>
</section>
</div>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://tgb.gen.tr/serbest-kursu/insanligin-oncusu-turkler-29510/feed</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Şemsiyesi Yırtılan Ağları Örtüyor</title>
		<link>https://tgb.gen.tr/serbest-kursu/semsiyesi-yirtilan-aglari-ortuyor-29363</link>
					<comments>https://tgb.gen.tr/serbest-kursu/semsiyesi-yirtilan-aglari-ortuyor-29363#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Gözen Esmer]]></dc:creator>
		<pubDate>Sat, 15 Feb 2020 08:42:00 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Serbest Kürsü]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://tgb.gen.tr/tgbden/semsiyesi-yirtilan-aglari-ortuyor-29363</guid>

					<description><![CDATA[B&#246;yle yazm&#305;&#351;t&#305; b&#252;y&#252;k &#351;air Cemal S&#252;reya ta&#231;s&#305;z kral Metin Oktay&#8217;&#305;. 99 y&#252;zden birisi de Metin Oktay&#8217;d&#305; ve &#351;emsiyesi y&#305;rt&#305;lan a&#287;lar&#305; &#246;rt&#252;yordu. O y&#305;rt&#305;k a&#287;lar ise bug&#252;n T&#252;rk futbolunun kendisidir. Metin Oktay hakk&#305;nda ne yazsak belki az gelir, belki de sizleri ge&#231;mi&#351;e g&#246;t&#252;rm&#252;&#351; ve orada dokunulmaz bir an&#305;, bir foto&#287;raf karesini hat&#305;rlatm&#305;&#351; oluruz. Ancak gayemiz bundan [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<div class="easy-reading">
<section class="item text easy-reading">
<p id="">
<p style="text-align: justify;">B&ouml;yle yazm&#305;&#351;t&#305; b&uuml;y&uuml;k &#351;air Cemal S&uuml;reya ta&ccedil;s&#305;z kral Metin Oktay&rsquo;&#305;. 99 y&uuml;zden birisi de Metin Oktay&rsquo;d&#305; ve &#351;emsiyesi y&#305;rt&#305;lan a&#287;lar&#305; &ouml;rt&uuml;yordu. O y&#305;rt&#305;k a&#287;lar ise bug&uuml;n T&uuml;rk futbolunun kendisidir. Metin Oktay hakk&#305;nda ne yazsak belki az gelir, belki de sizleri ge&ccedil;mi&#351;e g&ouml;t&uuml;rm&uuml;&#351; ve orada dokunulmaz bir an&#305;, bir foto&#287;raf karesini hat&#305;rlatm&#305;&#351; oluruz. Ancak gayemiz bundan daha b&uuml;y&uuml;kt&uuml;r. Zira Metin Oktay bir spor adam&#305; olarak en &ccedil;ok bug&uuml;n bize unuttu&#287;umuz de&#287;erleri ve futbolun felsefesini hat&#305;rlat&#305;yor. Kendisine faul yap&#305;ld&#305;&#287;&#305;nda y&uuml;z&uuml;n&uuml; rakibine d&ouml;nmeyen bir zarafeti mumla ararken &uuml;stelik. Ya da j&uuml;bile ma&ccedil;&#305;nda Fenerbah&ccedil;e formas&#305; giyen bir centilmenli&#287;i ise &ccedil;oktan unutmu&#351; vaziyetteyiz. Ona ta&ccedil;s&#305;z kral lakab&#305;n&#305; veren &#351;eyin att&#305;&#287;&#305; gollerin ve deldi&#287;i a&#287;lar&#305;n say&#305;s&#305; de&#287;il, bu zarafeti, centilmenli&#287;i ve ince fikirlili&#287;i olsa gerek. Keza bu beyefendili&#287;i spor yorumculu&#287;u yaparken de s&uuml;rd&uuml;rm&uuml;&#351;t&uuml;r.</p>
<p style="text-align: justify;">Malumdur bir&ccedil;ok olay ya&#351;ad&#305;k ve ya&#351;amaya devam ediyoruz. Ancak bu g&uuml;ndemin ba&#351; maddeleri aras&#305;nda hep spor ve spor &ouml;zelinde de futbol yer al&#305;yor. Elbette futbol &ouml;zellikle kolektif bir oyun olmas&#305; ve milyonlarca izleyicisi olmas&#305; dolay&#305;s&#305;yla bir s&#305;n&#305;fsal ve politik kimlik de kazan&#305;yor. Hatta bir d&ouml;nem i&ccedil;in deniyor ki zenginle fakirin yan yana olabildi&#287;i nadir yerlerden bir yerdir stadyum. Futbolun politikli&#287;i deyince elbette ak&#305;llara d&uuml;nyan&#305;n en b&uuml;y&uuml;k yetene&#287;i Maradona geliyor akla ve &#304;talya&rsquo;daki &#305;rk&ccedil;&#305;l&#305;&#287;a kar&#351;&#305; Napoli&rsquo;ye transfer olup &#351;ampiyonlu&#287;u getirmesi. Ya da vakti zaman&#305;nda Atat&uuml;rk&rsquo;e hakaretler edilirken taraftarlar&#305;n tek y&uuml;rek olup Mustafa Kemal&rsquo;in Askerleriyiz slogan&#305;n&#305; atmas&#305;. &#350;ehit Emniyet M&uuml;d&uuml;r&uuml;m&uuml;z Gaffar Okkan&rsquo;&#305;n Diyarbak&#305;rspor&rsquo;la bu kadar b&uuml;t&uuml;nle&#351;mesi de futbolun bu &ouml;zelli&#287;ini a&ccedil;&#305;&#287;a &ccedil;&#305;kart&#305;r. Ve g&uuml;n&uuml;m&uuml;zde taraftarlar&#305;n da futbolcular&#305;n da asker selam&#305;yla sahaya &ccedil;&#305;kmalar&#305; ve milli tak&#305;m&#305;n &uuml;st &uuml;ste ba&#351;ar&#305;lar&#305;. Hi&ccedil; tan&#305;mad&#305;&#287;&#305;n&#305;z bir insana belki de bu kadar rahat ve &ouml;n yarg&#305;s&#305;z ancak gol oldu&#287;unda sar&#305;labilirsiniz.</p>
<p style="text-align: justify;">Ve Milli Tak&#305;mdan bahsetmi&#351;ken bir hakk&#305; da teslim etmek gerekir. Kendisi de yoksul bir aileden gelen ve bir &ouml;&#287;retmen olan, &uuml;lkemize onlarca kaleci ve oyuncu kazand&#305;ran &#350;enol G&uuml;ne&#351;&rsquo;in de pay&#305;n&#305; unutmamak gerekir. Belki de imparatorluk san&#305;lan&#305;n aksine b&ouml;yle bir &#351;eydir. G&uuml;&ccedil;, erdemle ve ak&#305;lla bulu&#351;tu&#287;unda bir anlam haline geliyor. Sporda en g&uuml;zel &ouml;rnektir 2002 D&uuml;nya &Uuml;&ccedil;&uuml;nc&uuml;l&uuml;&#287;&uuml;. B&uuml;y&uuml;k bir ba&#351;ar&#305;yla 2020 Avrupa &#350;ampiyonas&#305; bileti. &Uuml;stelik d&ouml;nemin en iyi tak&#305;mlar&#305;ndan birisi olan Fransa&rsquo;y&#305; Konya&rsquo;da yenerek hatta ezerek.</p>
<p style="text-align: justify;">Asl&#305;nda zaman Metin Oktaylar&#305;n, Can Bartular&#305;n, Lefterlerin zaman&#305;yd&#305;. B&ouml;ylesi bir gen&ccedil; yetenek potansiyeline a&#351;&#305;layacaklar&#305; bilinci bir d&uuml;&#351;&uuml;nsenize. Keza hepsi de bu topraklara ve cumhuriyete her zaman ba&#287;l&#305; kald&#305;lar, fikirlerini ifade etmekten de &ccedil;ekinmediler. Att&#305;klar&#305; gollerle de saha d&#305;&#351;&#305;ndaki davran&#305;&#351;lar&#305;yla da &uuml;lkemizi birle&#351;tiren ve insanlara dayan&#305;&#351;may&#305;, sevgiyi a&#351;&#305;layan bir tutum ald&#305;lar. Al&ccedil;akg&ouml;n&uuml;ll&uuml;l&uuml;k ise hepsinin mayas&#305;nda var.</p>
<p style="text-align: justify;">Ne de olsa ta&#351;&#305;d&#305;klar&#305; formada T&uuml;rk bayra&#287;&#305;, armada ise koskocaman bir &uuml;lkenin umutlar&#305; ve beklentileri vard&#305;. Forman&#305;n hakk&#305;n&#305; vermek bir bak&#305;ma halka da sorumluluk.</p>
<p style="text-align: justify;">Futbolun politikli&#287;i meselesine birka&ccedil; &ouml;rnek daha verelim. Zira &ouml;nemlidir. Ve futbolun tarihi deyince akl&#305;ma gang presi ilk uygulayan Sovyetler ve Yugoslavya gelir. San&#305;r&#305;m d&uuml;&#351;&uuml;ncelerimi somutlayan tak&#305;mlardan ikisidir. &Ccedil;&uuml;nk&uuml; kolektif anlay&#305;&#351; en &ccedil;ok onlarda belirgindir. Alman milli tak&#305;m&#305; o d&ouml;nemde &ccedil;ok ba&#351;ar&#305;l&#305; olsa da onlarda ruh de&#287;il makine olmak vard&#305;r.</p>
<p style="text-align: justify;">Futbolu siyasetin ya da ideolojilerin d&#305;&#351;&#305;nda g&ouml;rme hatas&#305;, insan&#305; bu sporun &ouml;z&uuml;nden kopart&#305;r. &Ccedil;&uuml;nk&uuml; futbol duyguda&#351;l&#305;&#287;&#305;n ve fikirda&#351;l&#305;&#287;&#305;n en yo&#287;un ya&#351;and&#305;&#287;&#305; yerlerden birisidir. Binlerce insan&#305; ayn&#305; anda oturtup ayn&#305; anda aya&#287;a kald&#305;ran ba&#351;ka bir spor san&#305;r&#305;m yoktur. Ya da futbolla moral vermek, mesaj vermek en kolay yoldur. Spor da bir ara&ccedil;t&#305;r Mesela Dinamo Kiev&rsquo;in o d&ouml;nemde Nazi tak&#305;m&#305; olan Bayern M&uuml;nich&rsquo;i kur&#351;una dizilme pahas&#305;na yenmesi ve Kiev halk&#305;na moral vermesi. Ya da &#304;stanbul&rsquo;un i&#351;galinde Fenerbah&ccedil;e&rsquo;nin i&#351;gal tak&#305;m&#305;n&#305; ma&#287;lup etmesi. &#304;ttihat&ccedil;&#305;lar&#305;n Kar&#351;&#305;yaka&rsquo;y&#305; kurmas&#305;, &#304;malat-&#305; Harbiye i&#351;&ccedil;ilerinin Ankarag&uuml;c&uuml;&rsquo;n&uuml;. J&ouml;n T&uuml;rklerin ve Kurtulu&#351; Sava&#351;&#305;&rsquo;n&#305; verenlerin de g&uuml;ndemindedir futbol. &Ccedil;o&#287;alt&#305;l&#305;r elbette bu &ouml;rnekler, ancak biz esas derdimize do&#287;ru y&ouml;nelelim.</p>
<p style="text-align: justify;">Futbol 1980&rsquo;den sonra d&uuml;nyan&#305;n i&ccedil;ine girdi&#287;i s&uuml;rece ba&#287;l&#305; olarak bir end&uuml;stri haline geldi. Yetenek ve zeka de&#287;il; fizik, hormonlar, sistemler, taktikler, teknolojik ara&ccedil;lar ve elbette para girdi. Art&#305;k R&#305;dvan&rsquo;&#305;n &#351;eytanl&#305;klar&#305;, Hami&rsquo;nin f&uuml;zeleri bir i&#351;e yaramazd&#305;. Ya da &ouml;yle sand&#305;k.&Ccedil;&uuml;nk&uuml; &nbsp;futbola hisseler, bonolar, faizler ve borsalar girdi. Futbola cinayetler, bahisler, &#351;ikeler, &#351;antajlar kar&#305;&#351;t&#305;. Holiganizmin ge&ccedil;mi&#351;ine bak&#305;n piyasala&#351;man&#305;n milad&#305;n&#305; bulacaks&#305;n&#305;z. En son da teknoloji devreye sokularak seyir zevkini ve heyecan&#305; ortadan kald&#305;ran ve &uuml;lkemizde hakk&#305;yla y&ouml;netilemeyen bir VAR Sistemi geldi. O da bu piyasala&#351;man&#305;n bir par&ccedil;as&#305;d&#305;r t&#305;pk&#305; kul&uuml;plerimizin milyarlarca bor&ccedil;lar&#305; oldu&#287;u gibi ve bu borcun devlet bankalar&#305;n&#305;n s&#305;rt&#305;na y&uuml;klenmesi gibi. Ya da anl&#305; &#351;anl&#305; kul&uuml;plerimizden Galatasaray&rsquo;&#305;n sahada &#304;stiklal Mar&#351;&#305;&rsquo;n&#305; okuyacak bir oyuncusunun olmamas&#305; gibi. T&uuml;rkiye&rsquo;ye dayat&#305;lan &ldquo;K&uuml;&ccedil;&uuml;k Amerika&rdquo; s&uuml;reci do&#287;al olarak futbolda da a&#287;&#305;r tahribatlar&#305; yol a&ccedil;t&#305;. Ba&#351;ar&#305;s&#305;z, zevksiz ve s&uuml;rekli saha d&#305;&#351;&#305; olaylarla bo&#287;u&#351;an ve art&#305;k zenginlerin oynay&#305;p zenginlerin izledi&#287;i bir spor haline gelen futbol ve elbette onu y&ouml;netenler bu &#351;ekilde devam edemez. Eyyamc&#305;, g&uuml;nl&uuml;k g&uuml;&ccedil; dengeleriyle hareket eden, stratejiden ve planlamadan yoksun, bireysel &ccedil;&#305;karc&#305; bir anlay&#305;&#351; bug&uuml;n &uuml;lkemizin ve d&uuml;nyam&#305;z&#305;n y&ouml;nelimiyle de uyumlu de&#287;ildir. 2020 Avrupa &#350;ampiyonas&#305;&rsquo;nda ba&#351;ar&#305; istiyorsak t&#305;pk&#305; Metin Oktaylar&#305;n yapt&#305;&#287;&#305; gibi futbolun insani ve erdemli y&ouml;nlerini a&ccedil;&#305;&#287;a &ccedil;&#305;karmak durumunday&#305;z. &Ccedil;al&#305;mlardaki incelik, paslardaki a&ccedil;&#305;k g&ouml;r&uuml;&#351; ve gollerdeki o m&uuml;thi&#351; zarafet art&#305;k sporcu karakterine ve ruhuna d&ouml;n&uuml;&#351;melidir. &#304;&#351;te o zaman futbolumuzda an&#305;tla&#351;an Metin Oktay&rsquo;&#305;n yaln&#305;zca &ouml;l&uuml;s&uuml;ne ve hat&#305;ras&#305;n&#305; anm&#305;&#351; olmayacak onun miras&#305;n&#305; da ya&#351;atm&#305;&#351; olaca&#287;&#305;z.</p>
<p style="text-align: justify;">Metin Oktay&rsquo;&#305;n &#351;emsiyesi y&#305;rt&#305;k a&#287;lar&#305;m&#305;z&#305; &ouml;rterken inan&#305;yoruz ki futbolumuz kul&uuml;pler baz&#305;nda bu kaostan yine taraftarlar&#305;n yan yana duru&#351;uyla ve holiganizmi eyyamc&#305;l&#305;kla, &ccedil;&#305;karc&#305;l&#305;kla birlikte g&ouml;merek &ccedil;&#305;kacakt&#305;r. Kul&uuml;b&uuml;ne sahip &ccedil;&#305;kan taraftar ba&#351;ar&#305;y&#305; da pe&#351;inden getirir. Futbol 99 y&uuml;z&uuml;m&uuml;zden bir tanesidir.</p>
<p style="text-align: justify;"><em><strong>G&ouml;zen Esmer</strong></em></p>
<p style="text-align: justify;"><em><strong>TGB Ankara &#304;l Y&ouml;neticisi</strong></em></p>
<p style="text-align: right;"><strong>tgb.gen.tr</strong></p>
</section>
<section class="item text easy-reading">
<p id="">
<p style="text-align: justify;">B&ouml;yle yazm&#305;&#351;t&#305; b&uuml;y&uuml;k &#351;air Cemal S&uuml;reya ta&ccedil;s&#305;z kral Metin Oktay&rsquo;&#305;. 99 y&uuml;zden birisi de Metin Oktay&rsquo;d&#305; ve &#351;emsiyesi y&#305;rt&#305;lan a&#287;lar&#305; &ouml;rt&uuml;yordu. O y&#305;rt&#305;k a&#287;lar ise bug&uuml;n T&uuml;rk futbolunun kendisidir. Metin Oktay hakk&#305;nda ne yazsak belki az gelir, belki de sizleri ge&ccedil;mi&#351;e g&ouml;t&uuml;rm&uuml;&#351; ve orada dokunulmaz bir an&#305;, bir foto&#287;raf karesini hat&#305;rlatm&#305;&#351; oluruz. Ancak gayemiz bundan daha b&uuml;y&uuml;kt&uuml;r. Zira Metin Oktay bir spor adam&#305; olarak en &ccedil;ok bug&uuml;n bize unuttu&#287;umuz de&#287;erleri ve futbolun felsefesini hat&#305;rlat&#305;yor. Kendisine faul yap&#305;ld&#305;&#287;&#305;nda y&uuml;z&uuml;n&uuml; rakibine d&ouml;nmeyen bir zarafeti mumla ararken &uuml;stelik. Ya da j&uuml;bile ma&ccedil;&#305;nda Fenerbah&ccedil;e formas&#305; giyen bir centilmenli&#287;i ise &ccedil;oktan unutmu&#351; vaziyetteyiz. Ona ta&ccedil;s&#305;z kral lakab&#305;n&#305; veren &#351;eyin att&#305;&#287;&#305; gollerin ve deldi&#287;i a&#287;lar&#305;n say&#305;s&#305; de&#287;il, bu zarafeti, centilmenli&#287;i ve ince fikirlili&#287;i olsa gerek. Keza bu beyefendili&#287;i spor yorumculu&#287;u yaparken de s&uuml;rd&uuml;rm&uuml;&#351;t&uuml;r.</p>
<p style="text-align: justify;">Malumdur bir&ccedil;ok olay ya&#351;ad&#305;k ve ya&#351;amaya devam ediyoruz. Ancak bu g&uuml;ndemin ba&#351; maddeleri aras&#305;nda hep spor ve spor &ouml;zelinde de futbol yer al&#305;yor. Elbette futbol &ouml;zellikle kolektif bir oyun olmas&#305; ve milyonlarca izleyicisi olmas&#305; dolay&#305;s&#305;yla bir s&#305;n&#305;fsal ve politik kimlik de kazan&#305;yor. Hatta bir d&ouml;nem i&ccedil;in deniyor ki zenginle fakirin yan yana olabildi&#287;i nadir yerlerden bir yerdir stadyum. Futbolun politikli&#287;i deyince elbette ak&#305;llara d&uuml;nyan&#305;n en b&uuml;y&uuml;k yetene&#287;i Maradona geliyor akla ve &#304;talya&rsquo;daki &#305;rk&ccedil;&#305;l&#305;&#287;a kar&#351;&#305; Napoli&rsquo;ye transfer olup &#351;ampiyonlu&#287;u getirmesi. Ya da vakti zaman&#305;nda Atat&uuml;rk&rsquo;e hakaretler edilirken taraftarlar&#305;n tek y&uuml;rek olup Mustafa Kemal&rsquo;in Askerleriyiz slogan&#305;n&#305; atmas&#305;. &#350;ehit Emniyet M&uuml;d&uuml;r&uuml;m&uuml;z Gaffar Okkan&rsquo;&#305;n Diyarbak&#305;rspor&rsquo;la bu kadar b&uuml;t&uuml;nle&#351;mesi de futbolun bu &ouml;zelli&#287;ini a&ccedil;&#305;&#287;a &ccedil;&#305;kart&#305;r. Ve g&uuml;n&uuml;m&uuml;zde taraftarlar&#305;n da futbolcular&#305;n da asker selam&#305;yla sahaya &ccedil;&#305;kmalar&#305; ve milli tak&#305;m&#305;n &uuml;st &uuml;ste ba&#351;ar&#305;lar&#305;. Hi&ccedil; tan&#305;mad&#305;&#287;&#305;n&#305;z bir insana belki de bu kadar rahat ve &ouml;n yarg&#305;s&#305;z ancak gol oldu&#287;unda sar&#305;labilirsiniz.</p>
<p style="text-align: justify;">Ve Milli Tak&#305;mdan bahsetmi&#351;ken bir hakk&#305; da teslim etmek gerekir. Kendisi de yoksul bir aileden gelen ve bir &ouml;&#287;retmen olan, &uuml;lkemize onlarca kaleci ve oyuncu kazand&#305;ran &#350;enol G&uuml;ne&#351;&rsquo;in de pay&#305;n&#305; unutmamak gerekir. Belki de imparatorluk san&#305;lan&#305;n aksine b&ouml;yle bir &#351;eydir. G&uuml;&ccedil;, erdemle ve ak&#305;lla bulu&#351;tu&#287;unda bir anlam haline geliyor. Sporda en g&uuml;zel &ouml;rnektir 2002 D&uuml;nya &Uuml;&ccedil;&uuml;nc&uuml;l&uuml;&#287;&uuml;. B&uuml;y&uuml;k bir ba&#351;ar&#305;yla 2020 Avrupa &#350;ampiyonas&#305; bileti. &Uuml;stelik d&ouml;nemin en iyi tak&#305;mlar&#305;ndan birisi olan Fransa&rsquo;y&#305; Konya&rsquo;da yenerek hatta ezerek.</p>
<p style="text-align: justify;">Asl&#305;nda zaman Metin Oktaylar&#305;n, Can Bartular&#305;n, Lefterlerin zaman&#305;yd&#305;. B&ouml;ylesi bir gen&ccedil; yetenek potansiyeline a&#351;&#305;layacaklar&#305; bilinci bir d&uuml;&#351;&uuml;nsenize. Keza hepsi de bu topraklara ve cumhuriyete her zaman ba&#287;l&#305; kald&#305;lar, fikirlerini ifade etmekten de &ccedil;ekinmediler. Att&#305;klar&#305; gollerle de saha d&#305;&#351;&#305;ndaki davran&#305;&#351;lar&#305;yla da &uuml;lkemizi birle&#351;tiren ve insanlara dayan&#305;&#351;may&#305;, sevgiyi a&#351;&#305;layan bir tutum ald&#305;lar. Al&ccedil;akg&ouml;n&uuml;ll&uuml;l&uuml;k ise hepsinin mayas&#305;nda var.</p>
<p style="text-align: justify;">Ne de olsa ta&#351;&#305;d&#305;klar&#305; formada T&uuml;rk bayra&#287;&#305;, armada ise koskocaman bir &uuml;lkenin umutlar&#305; ve beklentileri vard&#305;. Forman&#305;n hakk&#305;n&#305; vermek bir bak&#305;ma halka da sorumluluk.</p>
<p style="text-align: justify;">Futbolun politikli&#287;i meselesine birka&ccedil; &ouml;rnek daha verelim. Zira &ouml;nemlidir. Ve futbolun tarihi deyince akl&#305;ma gang presi ilk uygulayan Sovyetler ve Yugoslavya gelir. San&#305;r&#305;m d&uuml;&#351;&uuml;ncelerimi somutlayan tak&#305;mlardan ikisidir. &Ccedil;&uuml;nk&uuml; kolektif anlay&#305;&#351; en &ccedil;ok onlarda belirgindir. Alman milli tak&#305;m&#305; o d&ouml;nemde &ccedil;ok ba&#351;ar&#305;l&#305; olsa da onlarda ruh de&#287;il makine olmak vard&#305;r.</p>
<p style="text-align: justify;">Futbolu siyasetin ya da ideolojilerin d&#305;&#351;&#305;nda g&ouml;rme hatas&#305;, insan&#305; bu sporun &ouml;z&uuml;nden kopart&#305;r. &Ccedil;&uuml;nk&uuml; futbol duyguda&#351;l&#305;&#287;&#305;n ve fikirda&#351;l&#305;&#287;&#305;n en yo&#287;un ya&#351;and&#305;&#287;&#305; yerlerden birisidir. Binlerce insan&#305; ayn&#305; anda oturtup ayn&#305; anda aya&#287;a kald&#305;ran ba&#351;ka bir spor san&#305;r&#305;m yoktur. Ya da futbolla moral vermek, mesaj vermek en kolay yoldur. Spor da bir ara&ccedil;t&#305;r Mesela Dinamo Kiev&rsquo;in o d&ouml;nemde Nazi tak&#305;m&#305; olan Bayern M&uuml;nich&rsquo;i kur&#351;una dizilme pahas&#305;na yenmesi ve Kiev halk&#305;na moral vermesi. Ya da &#304;stanbul&rsquo;un i&#351;galinde Fenerbah&ccedil;e&rsquo;nin i&#351;gal tak&#305;m&#305;n&#305; ma&#287;lup etmesi. &#304;ttihat&ccedil;&#305;lar&#305;n Kar&#351;&#305;yaka&rsquo;y&#305; kurmas&#305;, &#304;malat-&#305; Harbiye i&#351;&ccedil;ilerinin Ankarag&uuml;c&uuml;&rsquo;n&uuml;. J&ouml;n T&uuml;rklerin ve Kurtulu&#351; Sava&#351;&#305;&rsquo;n&#305; verenlerin de g&uuml;ndemindedir futbol. &Ccedil;o&#287;alt&#305;l&#305;r elbette bu &ouml;rnekler, ancak biz esas derdimize do&#287;ru y&ouml;nelelim.</p>
<p style="text-align: justify;">Futbol 1980&rsquo;den sonra d&uuml;nyan&#305;n i&ccedil;ine girdi&#287;i s&uuml;rece ba&#287;l&#305; olarak bir end&uuml;stri haline geldi. Yetenek ve zeka de&#287;il; fizik, hormonlar, sistemler, taktikler, teknolojik ara&ccedil;lar ve elbette para girdi. Art&#305;k R&#305;dvan&rsquo;&#305;n &#351;eytanl&#305;klar&#305;, Hami&rsquo;nin f&uuml;zeleri bir i&#351;e yaramazd&#305;. Ya da &ouml;yle sand&#305;k.&Ccedil;&uuml;nk&uuml; &nbsp;futbola hisseler, bonolar, faizler ve borsalar girdi. Futbola cinayetler, bahisler, &#351;ikeler, &#351;antajlar kar&#305;&#351;t&#305;. Holiganizmin ge&ccedil;mi&#351;ine bak&#305;n piyasala&#351;man&#305;n milad&#305;n&#305; bulacaks&#305;n&#305;z. En son da teknoloji devreye sokularak seyir zevkini ve heyecan&#305; ortadan kald&#305;ran ve &uuml;lkemizde hakk&#305;yla y&ouml;netilemeyen bir VAR Sistemi geldi. O da bu piyasala&#351;man&#305;n bir par&ccedil;as&#305;d&#305;r t&#305;pk&#305; kul&uuml;plerimizin milyarlarca bor&ccedil;lar&#305; oldu&#287;u gibi ve bu borcun devlet bankalar&#305;n&#305;n s&#305;rt&#305;na y&uuml;klenmesi gibi. Ya da anl&#305; &#351;anl&#305; kul&uuml;plerimizden Galatasaray&rsquo;&#305;n sahada &#304;stiklal Mar&#351;&#305;&rsquo;n&#305; okuyacak bir oyuncusunun olmamas&#305; gibi. T&uuml;rkiye&rsquo;ye dayat&#305;lan &ldquo;K&uuml;&ccedil;&uuml;k Amerika&rdquo; s&uuml;reci do&#287;al olarak futbolda da a&#287;&#305;r tahribatlar&#305; yol a&ccedil;t&#305;. Ba&#351;ar&#305;s&#305;z, zevksiz ve s&uuml;rekli saha d&#305;&#351;&#305; olaylarla bo&#287;u&#351;an ve art&#305;k zenginlerin oynay&#305;p zenginlerin izledi&#287;i bir spor haline gelen futbol ve elbette onu y&ouml;netenler bu &#351;ekilde devam edemez. Eyyamc&#305;, g&uuml;nl&uuml;k g&uuml;&ccedil; dengeleriyle hareket eden, stratejiden ve planlamadan yoksun, bireysel &ccedil;&#305;karc&#305; bir anlay&#305;&#351; bug&uuml;n &uuml;lkemizin ve d&uuml;nyam&#305;z&#305;n y&ouml;nelimiyle de uyumlu de&#287;ildir. 2020 Avrupa &#350;ampiyonas&#305;&rsquo;nda ba&#351;ar&#305; istiyorsak t&#305;pk&#305; Metin Oktaylar&#305;n yapt&#305;&#287;&#305; gibi futbolun insani ve erdemli y&ouml;nlerini a&ccedil;&#305;&#287;a &ccedil;&#305;karmak durumunday&#305;z. &Ccedil;al&#305;mlardaki incelik, paslardaki a&ccedil;&#305;k g&ouml;r&uuml;&#351; ve gollerdeki o m&uuml;thi&#351; zarafet art&#305;k sporcu karakterine ve ruhuna d&ouml;n&uuml;&#351;melidir. &#304;&#351;te o zaman futbolumuzda an&#305;tla&#351;an Metin Oktay&rsquo;&#305;n yaln&#305;zca &ouml;l&uuml;s&uuml;ne ve hat&#305;ras&#305;n&#305; anm&#305;&#351; olmayacak onun miras&#305;n&#305; da ya&#351;atm&#305;&#351; olaca&#287;&#305;z.</p>
<p style="text-align: justify;">Metin Oktay&rsquo;&#305;n &#351;emsiyesi y&#305;rt&#305;k a&#287;lar&#305;m&#305;z&#305; &ouml;rterken inan&#305;yoruz ki futbolumuz kul&uuml;pler baz&#305;nda bu kaostan yine taraftarlar&#305;n yan yana duru&#351;uyla ve holiganizmi eyyamc&#305;l&#305;kla, &ccedil;&#305;karc&#305;l&#305;kla birlikte g&ouml;merek &ccedil;&#305;kacakt&#305;r. Kul&uuml;b&uuml;ne sahip &ccedil;&#305;kan taraftar ba&#351;ar&#305;y&#305; da pe&#351;inden getirir. Futbol 99 y&uuml;z&uuml;m&uuml;zden bir tanesidir.</p>
<p style="text-align: justify;"><em><strong>G&ouml;zen Esmer</strong></em></p>
<p style="text-align: justify;"><em><strong>TGB Ankara &#304;l Y&ouml;neticisi</strong></em></p>
<p style="text-align: right;"><strong>tgb.gen.tr</strong></p>
</section>
</div>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://tgb.gen.tr/serbest-kursu/semsiyesi-yirtilan-aglari-ortuyor-29363/feed</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Milyon Liralık Muz</title>
		<link>https://tgb.gen.tr/serbest-kursu/milyon-liralik-muz-29165</link>
					<comments>https://tgb.gen.tr/serbest-kursu/milyon-liralik-muz-29165#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Gözen Esmer]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 16 Dec 2019 08:41:00 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Serbest Kürsü]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://tgb.gen.tr/tgbden/milyon-liralik-muz-29165</guid>

					<description><![CDATA[Ba&#351;l&#305;k hepimize bir filmi &#231;a&#287;r&#305;&#351;t&#305;r&#305;yor: Milyon Dolarl&#305;k Bebek Ya da bir &#246;zel haberin ba&#351;l&#305;&#287;&#305; da olabilirdi &#8220;Milyon Liral&#305;k Muz&#8221; Sunucu &#8220;Say&#305;n seyirciler&#8221; der demez alt ba&#351;l&#305;kta (KJ) b&#246;yle bir tamlama g&#246;rmemiz de m&#252;mk&#252;nd&#252;. Bir g&#252;n bu alt ba&#351;l&#305;klar da derlenmeli. Konuya gelecek olursak asl&#305;nda bu iki varsay&#305;m bir yan&#305;lsamay&#305; i&#351;aret etmek i&#231;in. &#199;&#252;nk&#252; yaz&#305;m&#305;z&#305;n konusu [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<div class="easy-reading">
<section class="item text easy-reading">
<p id="">
<p style="text-align: justify;">Ba&#351;l&#305;k hepimize bir filmi &ccedil;a&#287;r&#305;&#351;t&#305;r&#305;yor: Milyon Dolarl&#305;k Bebek</p>
<p style="text-align: justify;">Ya da bir &ouml;zel haberin ba&#351;l&#305;&#287;&#305; da olabilirdi &ldquo;Milyon Liral&#305;k Muz&rdquo;</p>
<p style="text-align: justify;">Sunucu &ldquo;Say&#305;n seyirciler&rdquo; der demez alt ba&#351;l&#305;kta (KJ) b&ouml;yle bir tamlama g&ouml;rmemiz de m&uuml;mk&uuml;nd&uuml;. Bir g&uuml;n bu alt ba&#351;l&#305;klar da derlenmeli. Konuya gelecek olursak asl&#305;nda bu iki varsay&#305;m bir yan&#305;lsamay&#305; i&#351;aret etmek i&ccedil;in. &Ccedil;&uuml;nk&uuml; yaz&#305;m&#305;z&#305;n konusu ne bir film tan&#305;t&#305;m&#305; ne de bir &ouml;zel haberin &ldquo;&#351;a&#351;&#305;rt&#305;c&#305;&rdquo; alt ba&#351;l&#305;klar&#305;. Bug&uuml;n, belki hayat&#305;n bu denli h&#305;zl&#305; ak&#305;&#351;&#305;ndan, belki bilgi &ccedil;a&#287;&#305;n&#305;n getirdi&#287;i bilgi kirlili&#287;inden ya da d&uuml;nyan&#305;n bulan&#305;kl&#305;&#287;&#305;ndan ya&#351;&#305;yoruz bu yan&#305;lsamay&#305;. Asl&#305;nda y&uuml;zy&#305;llar&#305;m&#305;z&#305;n meselesidir. Zihnimizin berrakl&#305;&#287;a kavu&#351;ma ihtiyac&#305; belki her zaman kendini g&ouml;stermi&#351;tir.</p>
<p style="text-align: justify;">Ancak bu yan&#305;lsamaya d&uuml;&#351;mek de d&uuml;&#351;memek de m&uuml;mk&uuml;n. Duyular&#305;m&#305;z&#305; bi&ccedil;ime kavu&#351;turan bilincin berrakl&#305;&#287;&#305;na ve devinimine ba&#287;l&#305; bu durum. &Ccedil;&uuml;nk&uuml; duygular&#305;m&#305;z, d&uuml;&#351;&uuml;ncelerimiz anlamla ve imgelemle yani hayal g&uuml;c&uuml;yle olu&#351;uyor. Elbette insan bilincinin yaratt&#305;klar&#305; da bu iki d&uuml;zlem sayesinde meydana geliyor. Hatta insan&#305; insan yapan &#351;eylerin en ba&#351;&#305;nda gelir imgelem ve anlamland&#305;rma. Belki o y&uuml;zden her &#351;ey insan i&ccedil;indir, insan her &#351;eyin &ouml;znesi oldu&#287;u i&ccedil;in yani.</p>
<p style="text-align: justify;"><strong>Bir kli&#351;e soruyla ba&#351;lamak gerekli diye d&uuml;&#351;&uuml;n&uuml;yorum. Soru &#351;u olmal&#305;: Zevkler ve renkler tart&#305;&#351;&#305;l&#305;r m&#305;?</strong></p>
<p style="text-align: justify;">Birka&ccedil; g&uuml;nd&uuml;r daha s&#305;k rast geldi&#287;im sorulardan ve tart&#305;&#351;ma konular&#305;ndan biriydi zevkler ve renkler. &#350;&uuml;phesiz g&uuml;nl&uuml;k ya&#351;ant&#305;m&#305;zda s&#305;k kullan&#305;yoruz bu c&uuml;mleyi. Sanki dokunulmazl&#305;&#287;&#305; var bu iki s&ouml;zc&uuml;&#287;&uuml;n veya bu iki s&ouml;zc&uuml;k as &ouml;l&ccedil;&uuml;lemez de&#287;erleri kar&#351;&#305;l&#305;yor dilimizde. Giydi&#287;imiz bir k&#305;yafet ele&#351;tirilirken de damak zevkimize dair &ouml;neriler geldi&#287;inde de zevklerin ve renklerin tart&#305;&#351;&#305;lmazl&#305;&#287;&#305;n&#305; vurguluyoruz. Bu ka&ccedil;&#305;&#351; bir t&uuml;r toplum s&ouml;zle&#351;mesi halini ald&#305;. Yani ortak bir anlay&#305;&#351; oldu. Daha da ileri gidilerek -elbette t&uuml;m d&uuml;nyada k&uuml;reselle&#351;menin ve post modernizmin etkisiyle- bu tart&#305;&#351;&#305;lmazl&#305;k dilde, edebiyatta ve hatta sanat&#305;n tamam&#305;nda yerle&#351;en bir anlay&#305;&#351; halini ald&#305;. Estetik de&#287;erin yani sanatsal anlamda g&uuml;zelli&#287;in &ouml;l&ccedil;&uuml;lemez oldu&#287;u fikri postmodernizmin temel anlay&#305;&#351;lar&#305;ndan birisidir. Bu anlay&#305;&#351;&#305;n kayna&#287;&#305; oldu ve yerle&#351;mesini sa&#287;lad&#305;. O kadar ilerledi ki &ldquo;ben b&ouml;yle yapt&#305;m karde&#351;im, kendi duygular&#305;m&#305; b&ouml;yle d&#305;&#351;avurdum&rdquo; diyen s&ouml;z&uuml;m ona &#351;airler, romanc&#305;lar oldu. B&ouml;ylelerinden baz&#305;lar&#305;n&#305;n kitaplar&#305; da binlerce satt&#305;. Hala da satmaktad&#305;r. Yak&#305;ndan hat&#305;rlayacaks&#305;n&#305;z Nilg&uuml;n Bodur ismini ya da &#350;eyma Suba&#351;&#305;&rsquo;n&#305;n son &ccedil;&#305;kan kitab&#305;n&#305;. Bunlar asl&#305;nda daha marjinal &ouml;rneklerdir. &#350;iirde de &ouml;rnekleri vard&#305;r. Varl&#305;k Dergisi&rsquo;nin Yeni &#350;iirler Aras&#305;nda k&#305;sm&#305;nda ya da irili ufakl&#305; &#351;air tekkelerinin dergilerinde de g&ouml;rebilirsiniz. Ya da Huxley&rsquo;in Cesur Yeni D&uuml;nya&rsquo;s&#305;nda ya da Netflix&rsquo;in dizilerinde ve belgesellerinde. Postmodernizm&rsquo;de ne yeni vard&#305;r ne ger&ccedil;ek anlamda kuram ne de &ouml;z ve &ouml;ze dayanan estetik de&#287;erler. Zaten &ouml;z&uuml;n olmad&#305;&#287;&#305; yerde bi&ccedil;im nas&#305;l ayakta durabilir?</p>
<p style="text-align: justify;">Elbette sanat&#305;n &ouml;znelli&#287;i nesnelli&#287;e a&#287;&#305;r basar ancak estetik de&#287;erin varl&#305;&#287;&#305; ya da yoklu&#287;u ve &ouml;l&ccedil;&uuml;lebilirli&#287;i &ouml;znel de&#287;ildir. &#304;nsanl&#305;&#287;&#305;n y&uuml;zy&#305;llard&#305;r &uuml;retti&#287;i eser, yaratt&#305;&#287;&#305; imgeler bir bi&ccedil;imle g&ouml;r&uuml;n&uuml;r oldu. Ayn&#305; zamanda bu birikim birden fazla y&ouml;ntemine, tarz&#305;na ve anlay&#305;&#351;a sahip oldu. Fakat bence en &ouml;nemlisi felsefenin geli&#351;imiyle sanat bir kurama hatta kuramlara sahip oldu.</p>
<p style="text-align: justify;">&Ouml;te yandan zevkler de renkler de sanat nam&#305;na, estetik ad&#305;na yap&#305;lan herhangi bir &uuml;retim ya da yarat&#305;lan bir de&#287;er varsa tart&#305;&#351;maya a&ccedil;&#305;kt&#305;r ve &ouml;l&ccedil;&uuml;lebilir. G&uuml;zellik &#351;&uuml;phesiz b&uuml;y&uuml;k &ouml;l&ccedil;&uuml;de &ouml;zneldir. Ancak bu demek de&#287;ildir ki asla ve asla &ouml;l&ccedil;&uuml;lemez ve tart&#305;&#351;&#305;lamaz. Estetik de&#287;erler farkl&#305; farkl&#305; anlay&#305;&#351;larla ele al&#305;nabilir. Zaman d&uuml;zleminde ayr&#305;, mek&acirc;n d&uuml;zleminde ayr&#305;, kavramlar d&uuml;zleminde ayr&#305; incelenebilir. Hatta farkl&#305; kuramlar birbirleriyle k&#305;yaslanabilir de. Sanatta ele&#351;tiri en &ccedil;ok bu y&uuml;zden gereklidir. &Ccedil;&uuml;nk&uuml; geli&#351;im ele&#351;tirmekle m&uuml;mk&uuml;n. O y&uuml;zden ele&#351;tirmenleri vurmay&#305;n!</p>
<p style="text-align: justify;">Ba&#351;ka bir mesele de de&#287;erlerin tart&#305;&#351;&#305;lmazl&#305;&#287;&#305;n&#305; kimin ortaya koydu&#287;u meselesidir. De&#287;erlerin tart&#305;&#351;&#305;lmazl&#305;&#287;&#305;n&#305; neoliberalizm ve ona dayanan postmodernizm ortaya koyuyor. Asl&#305;nda d&uuml;nyan&#305;n en b&uuml;y&uuml;k &ldquo;&ouml;zg&uuml;rl&uuml;k&ccedil;&uuml;leri&rdquo; ve &ldquo;yenilik&ccedil;ileri&rdquo; ele&#351;tiriyi reddediyor. Olu&#351;turduklar&#305; tekellerle de sanat alan&#305;nda da denetim sa&#287;lad&#305;klar&#305; i&ccedil;in bug&uuml;n k&uuml;reselle&#351;menin kuramc&#305;lar&#305; yeni Orta&ccedil;a&#287;&rsquo;&#305;n engizisyonunu temsil ediyor.</p>
<p style="text-align: justify;">Emperyalizmin dayatmac&#305;l&#305;&#287;&#305;n&#305; burada sosa bat&#305;r&#305;lm&#305;&#351; halde g&ouml;r&uuml;yoruz. Bunun nedeni ise basit: E&#287;er estetik de&#287;er, zevk tart&#305;&#351;&#305;lmazsa birey ne kendisini ne de toplumunu de&#287;i&#351;tirebilir. E&#287;er estetik de&#287;erler, zevkler tart&#305;&#351;&#305;l&#305;rsa g&uuml;zellik kavram&#305;n&#305;n i&ccedil;i bo&#351;alt&#305;lamaz ve sanat k&uuml;resel sefalete arac&#305; olmaz.</p>
<p style="text-align: justify;">Bug&uuml;n ya&#351;ad&#305;&#287;&#305;m&#305;z niteliksizlik postmodernizmin kar&#351;&#305;t&#305;nda, b&uuml;t&uuml;nl&uuml;kl&uuml; &ndash;fakat detay&#305; da ihmal etmeyen- bir kurama ve estetik de&#287;erler sistemine sahip olmay&#305;&#351;&#305;m&#305;zdan geliyor. Derinli&#287;i yakalad&#305;&#287;&#305;m&#305;z anda, ke&#351;fedeceklerimiz ise bizleri bekliyor. Umut vadeden ise yeniyi yaratanlar&#305;n insanl&#305;&#287;&#305;n ilerlemesinden taraf ve emperyalizme kar&#351;&#305; &ccedil;&#305;kanlar&#305;n olmas&#305;d&#305;r.</p>
<p style="text-align: justify;"><strong>Muzun K&uuml;reselli&#287;i ve Sanat&ccedil;&#305;n&#305;n Sefaleti</strong></p>
<p style="text-align: justify;">Ancak bir olay var ki postmodernizmin bizi nelere maruz b&#305;rakt&#305;&#287;&#305;n&#305; net bir &#351;ekilde ortaya koyuyor. Bu bak&#305;mdan da hat&#305;rlarda hep kalaca&#287;&#305;n&#305; d&uuml;&#351;&uuml;n&uuml;yorum. Yaz&#305;m&#305;z&#305;n ba&#351;l&#305;&#287;&#305;n&#305; da atan bu olay Cattelan&rsquo;&#305;n 120 bin dolara satt&#305;&#287;&#305; muz. Bu muzun alameti farikas&#305;n&#305; biz &ccedil;&ouml;zemedik ancak kendisi bunun bir mizah oldu&#287;unu d&uuml;&#351;&uuml;nm&uuml;&#351;. Bildi&#287;iniz &uuml;zere muzu bantlay&#305;p m&uuml;zenin duvar&#305;na asm&#305;&#351;t&#305; Cattelan. Ve bu muz a&ccedil;&#305;k art&#305;rmayla 120 bin dolara sat&#305;lm&#305;&#351;t&#305;. Ba&#351;ka bir performans sanat&ccedil;&#305;s&#305; David Datuna ise &ldquo;a&ccedil; sanat&ccedil;&#305;&rdquo; ad&#305;n&#305; verdi&#287;i bir &ccedil;al&#305;&#351;mayla m&uuml;zede bulunan muzu yemi&#351;ti. 2017 y&#305;l&#305;nda g&ouml;sterime giren Square filminde asl&#305;nda b&ouml;ylesi bir olaya atfen &#351;u s&ouml;zler s&ouml;ylenmi&#351;:</p>
<p style="text-align: justify;"><em>&ldquo;E&#287;er bir nesneyi m&uuml;zeye yerle&#351;tirirseniz o nesne bir sanat eserine d&ouml;n&uuml;&#351;&uuml;r m&uuml;? E&#287;er &ccedil;antan&#305; al&#305;p oraya koyarsak sanata d&ouml;n&uuml;&#351;&uuml;r m&uuml;?&rdquo;</em></p>
<p style="text-align: justify;">&#304;&#351;te bu milyon liral&#305;k muz meselesine verilecek cevap asl&#305;nda bu sorudur.</p>
<p style="text-align: justify;">Ancak bu olay&#305;n &ouml;tesinde muz deyince akl&#305;ma k&uuml;reselle&#351;menin y&uuml;kseli&#351;e ge&ccedil;ti&#287;i 1980&rsquo;ler geliyor. O zaman da &uuml;lkemiz g&uuml;mr&uuml;klerini a&ccedil;m&#305;&#351;, bug&uuml;nk&uuml; t&uuml;ketime dayal&#305; ekonomimiz &ldquo;&ccedil;ikita muz&rdquo; sevin&ccedil;leriyle kar&#351;&#305;lanm&#305;&#351;t&#305;. &Ccedil;ikita muzu yiyen sanat&ccedil;&#305;lar da vard&#305; &#351;&uuml;phesiz. K&uuml;reselle&#351;me h&acirc;kim oldu&#287;u b&uuml;t&uuml;n zamanlarda ve mekanlarda sanat&ccedil;&#305;ya sefaleti ya&#351;att&#305;. Hem bilin&ccedil; y&ouml;n&uuml;nden hem estetik y&ouml;nden. De&#287;er yitimi ya&#351;ayan sanat&ccedil;&#305; nihayetinde maddi sefaleti de ya&#351;ad&#305; ve a&ccedil; kald&#305;. Bug&uuml;n herkesin yak&#305;nd&#305;&#287;&#305; durumdur sanat&ccedil;&#305;n&#305;n sefaleti. &#304;&#351;te k&uuml;reselle&#351;en muz, i&ccedil;i bo&#351;alt&#305;lm&#305;&#351; bir &ldquo;evrensel&rdquo; cumhuriyet &#351;eklini ald&#305; ve sanat&ccedil;&#305;ya sefaleti ya&#351;att&#305;. &nbsp;Bug&uuml;n bu sefaletin ihti&#351;aml&#305; bat&#305;&#351;&#305;n&#305; ya&#351;amaktay&#305;z.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p><em><strong>G&ouml;zen Esmer</strong></em></p>
<p><em><strong>TGB Ankara &#304;l Y&ouml;neticisi</strong></em></p>
<p>&nbsp;</p>
<p><strong>Kaynak&ccedil;a:</strong></p>
<p><strong>1-</strong> Film: Square (2017).</p>
<p><strong>2-</strong> &#304;smail Tunal&#305;, Marksist Estetik, Kaynak Yay&#305;nlar&#305;.</p>
<p><strong>3-</strong> Gaston Bachelard, Mek&acirc;n&#305;n Poetikas&#305;, &#304;thaki Yay&#305;nlar&#305;.</p>
<p><strong>4-</strong> Eagleton, K&uuml;lt&uuml;r Yorumlar&#305;, Ayr&#305;nt&#305; Yay&#305;nlar&#305;.</p>
<p><strong>5-</strong> Alexander Huxley, Cesur Yeni D&uuml;nya, &#304;thaki Yay&#305;nlar&#305;.</p>
<p><strong>6-</strong> https://www.ntv.com.tr/sanat/duvara-bantlanmis-muz-120-bin-dolara-satildi,qjDqdzIAekmeF8grvtRs1g</p>
<p style="text-align: right;"><strong>tgb.gen.tr</strong></p>
</section>
<section class="item text easy-reading">
<p id="">
<p style="text-align: justify;">Ba&#351;l&#305;k hepimize bir filmi &ccedil;a&#287;r&#305;&#351;t&#305;r&#305;yor: Milyon Dolarl&#305;k Bebek</p>
<p style="text-align: justify;">Ya da bir &ouml;zel haberin ba&#351;l&#305;&#287;&#305; da olabilirdi &ldquo;Milyon Liral&#305;k Muz&rdquo;</p>
<p style="text-align: justify;">Sunucu &ldquo;Say&#305;n seyirciler&rdquo; der demez alt ba&#351;l&#305;kta (KJ) b&ouml;yle bir tamlama g&ouml;rmemiz de m&uuml;mk&uuml;nd&uuml;. Bir g&uuml;n bu alt ba&#351;l&#305;klar da derlenmeli. Konuya gelecek olursak asl&#305;nda bu iki varsay&#305;m bir yan&#305;lsamay&#305; i&#351;aret etmek i&ccedil;in. &Ccedil;&uuml;nk&uuml; yaz&#305;m&#305;z&#305;n konusu ne bir film tan&#305;t&#305;m&#305; ne de bir &ouml;zel haberin &ldquo;&#351;a&#351;&#305;rt&#305;c&#305;&rdquo; alt ba&#351;l&#305;klar&#305;. Bug&uuml;n, belki hayat&#305;n bu denli h&#305;zl&#305; ak&#305;&#351;&#305;ndan, belki bilgi &ccedil;a&#287;&#305;n&#305;n getirdi&#287;i bilgi kirlili&#287;inden ya da d&uuml;nyan&#305;n bulan&#305;kl&#305;&#287;&#305;ndan ya&#351;&#305;yoruz bu yan&#305;lsamay&#305;. Asl&#305;nda y&uuml;zy&#305;llar&#305;m&#305;z&#305;n meselesidir. Zihnimizin berrakl&#305;&#287;a kavu&#351;ma ihtiyac&#305; belki her zaman kendini g&ouml;stermi&#351;tir.</p>
<p style="text-align: justify;">Ancak bu yan&#305;lsamaya d&uuml;&#351;mek de d&uuml;&#351;memek de m&uuml;mk&uuml;n. Duyular&#305;m&#305;z&#305; bi&ccedil;ime kavu&#351;turan bilincin berrakl&#305;&#287;&#305;na ve devinimine ba&#287;l&#305; bu durum. &Ccedil;&uuml;nk&uuml; duygular&#305;m&#305;z, d&uuml;&#351;&uuml;ncelerimiz anlamla ve imgelemle yani hayal g&uuml;c&uuml;yle olu&#351;uyor. Elbette insan bilincinin yaratt&#305;klar&#305; da bu iki d&uuml;zlem sayesinde meydana geliyor. Hatta insan&#305; insan yapan &#351;eylerin en ba&#351;&#305;nda gelir imgelem ve anlamland&#305;rma. Belki o y&uuml;zden her &#351;ey insan i&ccedil;indir, insan her &#351;eyin &ouml;znesi oldu&#287;u i&ccedil;in yani.</p>
<p style="text-align: justify;"><strong>Bir kli&#351;e soruyla ba&#351;lamak gerekli diye d&uuml;&#351;&uuml;n&uuml;yorum. Soru &#351;u olmal&#305;: Zevkler ve renkler tart&#305;&#351;&#305;l&#305;r m&#305;?</strong></p>
<p style="text-align: justify;">Birka&ccedil; g&uuml;nd&uuml;r daha s&#305;k rast geldi&#287;im sorulardan ve tart&#305;&#351;ma konular&#305;ndan biriydi zevkler ve renkler. &#350;&uuml;phesiz g&uuml;nl&uuml;k ya&#351;ant&#305;m&#305;zda s&#305;k kullan&#305;yoruz bu c&uuml;mleyi. Sanki dokunulmazl&#305;&#287;&#305; var bu iki s&ouml;zc&uuml;&#287;&uuml;n veya bu iki s&ouml;zc&uuml;k as &ouml;l&ccedil;&uuml;lemez de&#287;erleri kar&#351;&#305;l&#305;yor dilimizde. Giydi&#287;imiz bir k&#305;yafet ele&#351;tirilirken de damak zevkimize dair &ouml;neriler geldi&#287;inde de zevklerin ve renklerin tart&#305;&#351;&#305;lmazl&#305;&#287;&#305;n&#305; vurguluyoruz. Bu ka&ccedil;&#305;&#351; bir t&uuml;r toplum s&ouml;zle&#351;mesi halini ald&#305;. Yani ortak bir anlay&#305;&#351; oldu. Daha da ileri gidilerek -elbette t&uuml;m d&uuml;nyada k&uuml;reselle&#351;menin ve post modernizmin etkisiyle- bu tart&#305;&#351;&#305;lmazl&#305;k dilde, edebiyatta ve hatta sanat&#305;n tamam&#305;nda yerle&#351;en bir anlay&#305;&#351; halini ald&#305;. Estetik de&#287;erin yani sanatsal anlamda g&uuml;zelli&#287;in &ouml;l&ccedil;&uuml;lemez oldu&#287;u fikri postmodernizmin temel anlay&#305;&#351;lar&#305;ndan birisidir. Bu anlay&#305;&#351;&#305;n kayna&#287;&#305; oldu ve yerle&#351;mesini sa&#287;lad&#305;. O kadar ilerledi ki &ldquo;ben b&ouml;yle yapt&#305;m karde&#351;im, kendi duygular&#305;m&#305; b&ouml;yle d&#305;&#351;avurdum&rdquo; diyen s&ouml;z&uuml;m ona &#351;airler, romanc&#305;lar oldu. B&ouml;ylelerinden baz&#305;lar&#305;n&#305;n kitaplar&#305; da binlerce satt&#305;. Hala da satmaktad&#305;r. Yak&#305;ndan hat&#305;rlayacaks&#305;n&#305;z Nilg&uuml;n Bodur ismini ya da &#350;eyma Suba&#351;&#305;&rsquo;n&#305;n son &ccedil;&#305;kan kitab&#305;n&#305;. Bunlar asl&#305;nda daha marjinal &ouml;rneklerdir. &#350;iirde de &ouml;rnekleri vard&#305;r. Varl&#305;k Dergisi&rsquo;nin Yeni &#350;iirler Aras&#305;nda k&#305;sm&#305;nda ya da irili ufakl&#305; &#351;air tekkelerinin dergilerinde de g&ouml;rebilirsiniz. Ya da Huxley&rsquo;in Cesur Yeni D&uuml;nya&rsquo;s&#305;nda ya da Netflix&rsquo;in dizilerinde ve belgesellerinde. Postmodernizm&rsquo;de ne yeni vard&#305;r ne ger&ccedil;ek anlamda kuram ne de &ouml;z ve &ouml;ze dayanan estetik de&#287;erler. Zaten &ouml;z&uuml;n olmad&#305;&#287;&#305; yerde bi&ccedil;im nas&#305;l ayakta durabilir?</p>
<p style="text-align: justify;">Elbette sanat&#305;n &ouml;znelli&#287;i nesnelli&#287;e a&#287;&#305;r basar ancak estetik de&#287;erin varl&#305;&#287;&#305; ya da yoklu&#287;u ve &ouml;l&ccedil;&uuml;lebilirli&#287;i &ouml;znel de&#287;ildir. &#304;nsanl&#305;&#287;&#305;n y&uuml;zy&#305;llard&#305;r &uuml;retti&#287;i eser, yaratt&#305;&#287;&#305; imgeler bir bi&ccedil;imle g&ouml;r&uuml;n&uuml;r oldu. Ayn&#305; zamanda bu birikim birden fazla y&ouml;ntemine, tarz&#305;na ve anlay&#305;&#351;a sahip oldu. Fakat bence en &ouml;nemlisi felsefenin geli&#351;imiyle sanat bir kurama hatta kuramlara sahip oldu.</p>
<p style="text-align: justify;">&Ouml;te yandan zevkler de renkler de sanat nam&#305;na, estetik ad&#305;na yap&#305;lan herhangi bir &uuml;retim ya da yarat&#305;lan bir de&#287;er varsa tart&#305;&#351;maya a&ccedil;&#305;kt&#305;r ve &ouml;l&ccedil;&uuml;lebilir. G&uuml;zellik &#351;&uuml;phesiz b&uuml;y&uuml;k &ouml;l&ccedil;&uuml;de &ouml;zneldir. Ancak bu demek de&#287;ildir ki asla ve asla &ouml;l&ccedil;&uuml;lemez ve tart&#305;&#351;&#305;lamaz. Estetik de&#287;erler farkl&#305; farkl&#305; anlay&#305;&#351;larla ele al&#305;nabilir. Zaman d&uuml;zleminde ayr&#305;, mek&acirc;n d&uuml;zleminde ayr&#305;, kavramlar d&uuml;zleminde ayr&#305; incelenebilir. Hatta farkl&#305; kuramlar birbirleriyle k&#305;yaslanabilir de. Sanatta ele&#351;tiri en &ccedil;ok bu y&uuml;zden gereklidir. &Ccedil;&uuml;nk&uuml; geli&#351;im ele&#351;tirmekle m&uuml;mk&uuml;n. O y&uuml;zden ele&#351;tirmenleri vurmay&#305;n!</p>
<p style="text-align: justify;">Ba&#351;ka bir mesele de de&#287;erlerin tart&#305;&#351;&#305;lmazl&#305;&#287;&#305;n&#305; kimin ortaya koydu&#287;u meselesidir. De&#287;erlerin tart&#305;&#351;&#305;lmazl&#305;&#287;&#305;n&#305; neoliberalizm ve ona dayanan postmodernizm ortaya koyuyor. Asl&#305;nda d&uuml;nyan&#305;n en b&uuml;y&uuml;k &ldquo;&ouml;zg&uuml;rl&uuml;k&ccedil;&uuml;leri&rdquo; ve &ldquo;yenilik&ccedil;ileri&rdquo; ele&#351;tiriyi reddediyor. Olu&#351;turduklar&#305; tekellerle de sanat alan&#305;nda da denetim sa&#287;lad&#305;klar&#305; i&ccedil;in bug&uuml;n k&uuml;reselle&#351;menin kuramc&#305;lar&#305; yeni Orta&ccedil;a&#287;&rsquo;&#305;n engizisyonunu temsil ediyor.</p>
<p style="text-align: justify;">Emperyalizmin dayatmac&#305;l&#305;&#287;&#305;n&#305; burada sosa bat&#305;r&#305;lm&#305;&#351; halde g&ouml;r&uuml;yoruz. Bunun nedeni ise basit: E&#287;er estetik de&#287;er, zevk tart&#305;&#351;&#305;lmazsa birey ne kendisini ne de toplumunu de&#287;i&#351;tirebilir. E&#287;er estetik de&#287;erler, zevkler tart&#305;&#351;&#305;l&#305;rsa g&uuml;zellik kavram&#305;n&#305;n i&ccedil;i bo&#351;alt&#305;lamaz ve sanat k&uuml;resel sefalete arac&#305; olmaz.</p>
<p style="text-align: justify;">Bug&uuml;n ya&#351;ad&#305;&#287;&#305;m&#305;z niteliksizlik postmodernizmin kar&#351;&#305;t&#305;nda, b&uuml;t&uuml;nl&uuml;kl&uuml; &ndash;fakat detay&#305; da ihmal etmeyen- bir kurama ve estetik de&#287;erler sistemine sahip olmay&#305;&#351;&#305;m&#305;zdan geliyor. Derinli&#287;i yakalad&#305;&#287;&#305;m&#305;z anda, ke&#351;fedeceklerimiz ise bizleri bekliyor. Umut vadeden ise yeniyi yaratanlar&#305;n insanl&#305;&#287;&#305;n ilerlemesinden taraf ve emperyalizme kar&#351;&#305; &ccedil;&#305;kanlar&#305;n olmas&#305;d&#305;r.</p>
<p style="text-align: justify;"><strong>Muzun K&uuml;reselli&#287;i ve Sanat&ccedil;&#305;n&#305;n Sefaleti</strong></p>
<p style="text-align: justify;">Ancak bir olay var ki postmodernizmin bizi nelere maruz b&#305;rakt&#305;&#287;&#305;n&#305; net bir &#351;ekilde ortaya koyuyor. Bu bak&#305;mdan da hat&#305;rlarda hep kalaca&#287;&#305;n&#305; d&uuml;&#351;&uuml;n&uuml;yorum. Yaz&#305;m&#305;z&#305;n ba&#351;l&#305;&#287;&#305;n&#305; da atan bu olay Cattelan&rsquo;&#305;n 120 bin dolara satt&#305;&#287;&#305; muz. Bu muzun alameti farikas&#305;n&#305; biz &ccedil;&ouml;zemedik ancak kendisi bunun bir mizah oldu&#287;unu d&uuml;&#351;&uuml;nm&uuml;&#351;. Bildi&#287;iniz &uuml;zere muzu bantlay&#305;p m&uuml;zenin duvar&#305;na asm&#305;&#351;t&#305; Cattelan. Ve bu muz a&ccedil;&#305;k art&#305;rmayla 120 bin dolara sat&#305;lm&#305;&#351;t&#305;. Ba&#351;ka bir performans sanat&ccedil;&#305;s&#305; David Datuna ise &ldquo;a&ccedil; sanat&ccedil;&#305;&rdquo; ad&#305;n&#305; verdi&#287;i bir &ccedil;al&#305;&#351;mayla m&uuml;zede bulunan muzu yemi&#351;ti. 2017 y&#305;l&#305;nda g&ouml;sterime giren Square filminde asl&#305;nda b&ouml;ylesi bir olaya atfen &#351;u s&ouml;zler s&ouml;ylenmi&#351;:</p>
<p style="text-align: justify;"><em>&ldquo;E&#287;er bir nesneyi m&uuml;zeye yerle&#351;tirirseniz o nesne bir sanat eserine d&ouml;n&uuml;&#351;&uuml;r m&uuml;? E&#287;er &ccedil;antan&#305; al&#305;p oraya koyarsak sanata d&ouml;n&uuml;&#351;&uuml;r m&uuml;?&rdquo;</em></p>
<p style="text-align: justify;">&#304;&#351;te bu milyon liral&#305;k muz meselesine verilecek cevap asl&#305;nda bu sorudur.</p>
<p style="text-align: justify;">Ancak bu olay&#305;n &ouml;tesinde muz deyince akl&#305;ma k&uuml;reselle&#351;menin y&uuml;kseli&#351;e ge&ccedil;ti&#287;i 1980&rsquo;ler geliyor. O zaman da &uuml;lkemiz g&uuml;mr&uuml;klerini a&ccedil;m&#305;&#351;, bug&uuml;nk&uuml; t&uuml;ketime dayal&#305; ekonomimiz &ldquo;&ccedil;ikita muz&rdquo; sevin&ccedil;leriyle kar&#351;&#305;lanm&#305;&#351;t&#305;. &Ccedil;ikita muzu yiyen sanat&ccedil;&#305;lar da vard&#305; &#351;&uuml;phesiz. K&uuml;reselle&#351;me h&acirc;kim oldu&#287;u b&uuml;t&uuml;n zamanlarda ve mekanlarda sanat&ccedil;&#305;ya sefaleti ya&#351;att&#305;. Hem bilin&ccedil; y&ouml;n&uuml;nden hem estetik y&ouml;nden. De&#287;er yitimi ya&#351;ayan sanat&ccedil;&#305; nihayetinde maddi sefaleti de ya&#351;ad&#305; ve a&ccedil; kald&#305;. Bug&uuml;n herkesin yak&#305;nd&#305;&#287;&#305; durumdur sanat&ccedil;&#305;n&#305;n sefaleti. &#304;&#351;te k&uuml;reselle&#351;en muz, i&ccedil;i bo&#351;alt&#305;lm&#305;&#351; bir &ldquo;evrensel&rdquo; cumhuriyet &#351;eklini ald&#305; ve sanat&ccedil;&#305;ya sefaleti ya&#351;att&#305;. &nbsp;Bug&uuml;n bu sefaletin ihti&#351;aml&#305; bat&#305;&#351;&#305;n&#305; ya&#351;amaktay&#305;z.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p><em><strong>G&ouml;zen Esmer</strong></em></p>
<p><em><strong>TGB Ankara &#304;l Y&ouml;neticisi</strong></em></p>
<p>&nbsp;</p>
<p><strong>Kaynak&ccedil;a:</strong></p>
<p><strong>1-</strong> Film: Square (2017).</p>
<p><strong>2-</strong> &#304;smail Tunal&#305;, Marksist Estetik, Kaynak Yay&#305;nlar&#305;.</p>
<p><strong>3-</strong> Gaston Bachelard, Mek&acirc;n&#305;n Poetikas&#305;, &#304;thaki Yay&#305;nlar&#305;.</p>
<p><strong>4-</strong> Eagleton, K&uuml;lt&uuml;r Yorumlar&#305;, Ayr&#305;nt&#305; Yay&#305;nlar&#305;.</p>
<p><strong>5-</strong> Alexander Huxley, Cesur Yeni D&uuml;nya, &#304;thaki Yay&#305;nlar&#305;.</p>
<p><strong>6-</strong> https://www.ntv.com.tr/sanat/duvara-bantlanmis-muz-120-bin-dolara-satildi,qjDqdzIAekmeF8grvtRs1g</p>
<p style="text-align: right;"><strong>tgb.gen.tr</strong></p>
</section>
</div>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://tgb.gen.tr/serbest-kursu/milyon-liralik-muz-29165/feed</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>İnönü’ye Saldırmanın Dayanılmaz Hafifliği</title>
		<link>https://tgb.gen.tr/serbest-kursu/inonu-ye-saldirmanin-dayanilmaz-hafifligi-27072</link>
					<comments>https://tgb.gen.tr/serbest-kursu/inonu-ye-saldirmanin-dayanilmaz-hafifligi-27072#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Gözen Esmer]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 09 Oct 2018 13:05:00 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Serbest Kürsü]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://tgb.gen.tr/tgbden/inonu-ye-saldirmanin-dayanilmaz-hafifligi-27072</guid>

					<description><![CDATA[Bir dipnot ile ba&#351;l&#305;yoruz yaz&#305;m&#305;za. Yaz&#305;m&#305;z&#305;n ba&#351;l&#305;&#287;&#305;n&#305; Ahmet Taner K&#305;&#351;lal&#305;&#8217;dan ilham alarak att&#305;k. Ahmet Taner K&#305;&#351;lal&#305; ikinci cumhuriyet&#231;ilere ve gericilere kar&#351;&#305; kalemiyle sava&#351;&#305;rken &#351;ehit edildi. 7 Ekim 2018 Pazar g&#252;n&#252; Cumhurba&#351;kan&#305; Recep Tayyip Erdo&#287;an yapt&#305;&#287;&#305; a&#231;&#305;klamada Cumhuriyet Devriminin &#246;nderlerinden &#304;smet &#304;n&#246;n&#252;&#8217;n&#252;n bir foto&#287;raf&#305;n&#305; elinde tutarak &#351;u s&#246;zleri s&#246;yledi: &#8220;&#304;&#351;te g&#246;r&#252;yorsunuz, elindeki bayrak dikkat edin T&#252;rk [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<div class="easy-reading">
<section class="item text easy-reading">
<p id="">
<p>Bir dipnot ile ba&#351;l&#305;yoruz yaz&#305;m&#305;za. Yaz&#305;m&#305;z&#305;n ba&#351;l&#305;&#287;&#305;n&#305; Ahmet Taner K&#305;&#351;lal&#305;&rsquo;dan ilham alarak att&#305;k. Ahmet Taner K&#305;&#351;lal&#305; ikinci cumhuriyet&ccedil;ilere ve gericilere kar&#351;&#305; kalemiyle sava&#351;&#305;rken &#351;ehit edildi.</p>
<p>7 Ekim 2018 Pazar g&uuml;n&uuml; Cumhurba&#351;kan&#305; Recep Tayyip Erdo&#287;an yapt&#305;&#287;&#305; a&ccedil;&#305;klamada Cumhuriyet Devriminin &ouml;nderlerinden &#304;smet &#304;n&ouml;n&uuml;&rsquo;n&uuml;n bir foto&#287;raf&#305;n&#305; elinde tutarak &#351;u s&ouml;zleri s&ouml;yledi:</p>
<p><em>&#8220;&#304;&#351;te g&ouml;r&uuml;yorsunuz, elindeki bayrak dikkat edin T&uuml;rk bayra&#287;&#305; de&#287;il. Elindeki bayrak Amerika. Bu da &#304;n&ouml;n&uuml;. Bunlar&#305;n ge&ccedil;mi&#351;i hep b&ouml;yle. D&uuml;n neydi ki bug&uuml;n ne olacak? Yapt&#305;klar&#305; i&#351; bu. Bunu elinde niye ta&#351;&#305;yor? Bu bir te&#351;ekk&uuml;rname, bunun i&ccedil;in ta&#351;&#305;yor.&rdquo;</em></p>
<p>Cumhurba&#351;kan&#305;n&#305;n daha &ouml;nceden de &#304;smet &#304;n&ouml;n&uuml;&rsquo;ye y&ouml;nelik ifadelerine ve s&ouml;zlerine tan&#305;k olmu&#351;tuk. Onlara tekrardan burada yer vermeyece&#287;iz.</p>
<p>Bu s&ouml;zlerin sahibi T&uuml;rkiye&rsquo;ye y&ouml;nelen tehditlerin ya tam olarak fark&#305;nda de&#287;il ya da fark&#305;nda olarak bu ifadeleri kullanarak T&uuml;rk Kurtulu&#351; Sava&#351;&#305;n&#305; y&ouml;neten ve Cumhuriyet Devriminin ikinci adam&#305; olan &#304;n&ouml;n&uuml;&rsquo;ye sald&#305;r&#305;yor.</p>
</section>
<section class="item picture">
<figure class="zoomable">
<img decoding="async" src="https://tgb.gen.tr/wp-content/uploads/2026/01/1769385684_465_Inonuye-Saldirmanin-Dayanilmaz-Hafifligi.jpg" alt=""><figcaption></figcaption></figure>
</section>
<section class="item text easy-reading">
<p id="">
<p>&Ouml;ncelikle belirtmek laz&#305;m T&uuml;rkiye bug&uuml;n ABD emperyalizmi ve onun g&uuml;d&uuml;m&uuml;ndeki b&ouml;l&uuml;c&uuml; ve irticai kuvvetlerle bir sava&#351; i&ccedil;inde. &Uuml;stelik bu sava&#351; hemen hemen her cephede. Ve bu sava&#351; mekan olarak, sadece s&#305;n&#305;r boylar&#305;nda veya &uuml;lke topraklar&#305;n&#305;n kilometrelerce uza&#287;&#305;nda de&#287;il, &uuml;lkenin tam ortas&#305;nda ba&#351;kentinde de veriliyor.</p>
<p>Dolay&#305;s&#305;yla bu sava&#351; T&uuml;rkiye&rsquo;ye bir zorunlulu&#287;u dayat&#305;yor. O zorunluluk ise ABD emperyalizmine kar&#351;&#305;&nbsp; milletimizin en geni&#351; kesimini seferber etmek. Ve &ouml;zellikle 15 Temmuz&rsquo;u ya&#351;atan irticai kuvvetlerin ba&#351;&#305; olan FET&Ouml;&rsquo;ye kar&#351;&#305; cumhuriyetin kazan&#305;mlar&#305;n&#305; korumak. Ancak fikri h&uuml;r, irfan&#305; h&uuml;r, vicdan&#305; h&uuml;r nesiller yaratarak T&uuml;rkiye&rsquo;de emperyalizmin sald&#305;r&#305;lar&#305;n&#305; g&ouml;&#287;&uuml;sleyebiliriz.</p>
<p>Cumhurba&#351;kan&#305; AKP&rsquo;nin neden T&uuml;rkiyeyi y&ouml;netemeyece&#287;i sorusuna asl&#305;nda bu a&ccedil;&#305;klama ile cevap veriyor. &Ccedil;&uuml;nk&uuml; &#304;smet &#304;n&ouml;n&uuml;&rsquo;ye sald&#305;rmak demek Atat&uuml;rk&rsquo;e ve esas&#305;nda AKP&rsquo;nin &ldquo;Eski T&uuml;rkiye&rdquo; diye nitelendirdi&#287;i Cumhuriyet Devrimi&rsquo;ne sald&#305;rmak demek.</p>
<p>Ancak g&ouml;r&uuml;ld&uuml; ki T&uuml;rkiye&rsquo;de o Cumhuriyet ya&#351;ad&#305;&#287;&#305; i&ccedil;in ABD&rsquo;ci Fethullah&ccedil;&#305; darbe giri&#351;imi bast&#305;r&#305;ld&#305;. Ve o gece AKP Genel Merkezi&rsquo;ne Atat&uuml;rk resimleri as&#305;ld&#305;. O Cumhuriyet ya&#351;ad&#305;&#287;&#305; i&ccedil;in T&uuml;rkiye bug&uuml;n Cumhurba&#351;kan&#305;n&#305;n yapt&#305;&#287;&#305; a&ccedil;&#305;klamada belirtti&#287;i milli savunma hamlelerini yapabiliyor. Ve o Cumhuriyet ya&#351;ad&#305;&#287;&#305; i&ccedil;in Anadolu k&ouml;yl&uuml;s&uuml; Mehmet&ccedil;ik olup d&uuml;nyan&#305;n say&#305;l&#305; ordular&#305;ndan birini te&#351;kil ederek ABD&rsquo;nin koridorlar&#305;n&#305; darmada&#287;&#305;n edebiliyor.&nbsp; Cumhurba&#351;kan&#305; Erdo&#287;an ya bu ger&ccedil;e&#287;i g&ouml;rm&uuml;yor ya da g&ouml;rmek istemiyor.</p>
<p>&Ouml;te yandan Erdo&#287;an &#304;n&ouml;n&uuml;&rsquo;n&uuml;n yerli ve milli olmad&#305;&#287;&#305;n&#305; s&ouml;yl&uuml;yor. Oysa bu ger&ccedil;ek d&#305;&#351;&#305; hatta iftira say&#305;lacak ifade T&uuml;rkiye&rsquo;nin menfaatini g&ouml;zetmekten &ouml;te T&uuml;rkiye&rsquo;nin i&ccedil; b&uuml;t&uuml;nl&uuml;&#287;&uuml;ne zarar veriyor.</p>
<p>&nbsp;Erdo&#287;an&rsquo;&#305;n a&ccedil;&#305;klamas&#305;nda bahsetti&#287;i foto&#287;raf &#304;smet &#304;n&ouml;n&uuml;&rsquo;n&uuml;n 1964&rsquo;teki K&#305;br&#305;s meselesinde ABD&rsquo;ye rest &ccedil;ekmesinin ard&#305;ndan Amerika ziyareti esnas&#305;nda &ccedil;ekilmi&#351;tir. O foto&#287;rafta &#304;n&ouml;n&uuml;&rsquo;n&uuml;n elinde T&uuml;rk Bayra&#287;&#305; ve ABD bayra&#287;&#305; vard&#305;r. &#304;n&ouml;n&uuml;&rsquo;n&uuml;n o d&ouml;nemden bize b&#305;rakt&#305;&#287;&#305; miras, bug&uuml;n T&uuml;rk d&#305;&#351; politikas&#305;n&#305;n parolas&#305; olmu&#351;tur: Yeni bir d&uuml;nya kurulur, T&uuml;rkiye orada yerini al&#305;r.</p>
<p>T&uuml;rkiye bug&uuml;n yeni d&uuml;nyada sayg&#305;n yerini &ccedil;oktan almaya ba&#351;lad&#305;. T&uuml;rkiye&#8217;nin Atlantik sisteminden kopmaya ba&#351;lad&#305;&#287;&#305; bir s&uuml;re&ccedil;teyiz. Bu s&uuml;re&ccedil;te yap&#305;lan bu a&ccedil;&#305;klamalar T&uuml;rkiyeyi yeniden Atlantik sistemine ba&#287;lamak isteyenleri, T&uuml;rkiye&#8217;nin AB kap&#305;s&#305;nda kul olmas&#305;n&#305; isteyenleri heveslendirmekten ba&#351;ka ne i&#351;e yarar?</p>
<p>&nbsp;&#304;smet &#304;n&ouml;n&uuml;&rsquo;n&uuml;n millili&#287;ini ve vatanseverli&#287;ini tart&#305;&#351;maya kalk&#305;&#351;mak bile bir utan&ccedil;t&#305;r.</p>
<p>Kurtulu&#351; Sava&#351;&#305;nda d&uuml;zenli orduyu kurarak ve y&ouml;neterek T&uuml;rk Milletini zafere ula&#351;t&#305;ran kadrolar&#305;n en &ouml;nde gelenlerindendir. &#304;smet Pa&#351;a T&uuml;rkiye&rsquo;nin &ccedil;&#305;karlar&#305;n&#305; Lozan&rsquo;da sonuna kadar savunarak bu b&uuml;y&uuml;k fedakarl&#305;&#287;&#305;n kazan&#305;mlar&#305;n&#305; da t&uuml;m d&uuml;nyaya kabul ettiren heyetin ba&#351;&#305;ndad&#305;r.</p>
<p>&#304;kinci D&uuml;nya Sava&#351;&#305;ndaki hamleleriyle T&uuml;rkiye&rsquo;yi taviz vermeden ve sava&#351;a kat&#305;lmadan ayakta kalmas&#305;n&#305; sa&#287;layan da odur.</p>
<p>Dolay&#305;s&#305;yla bug&uuml;n T&uuml;rkiye&#8217;de iktidar olanlar&#305;n b&uuml;y&uuml;k devrimci &ouml;nderimiz Mustafa Kemal Atat&uuml;rk&rsquo;ten ve &#304;smet &#304;n&ouml;n&uuml;&rsquo;den feyz almas&#305; gerekirken onlara ve &ldquo;Eski T&uuml;rkiye&rdquo; yak&#305;&#351;t&#305;rmas&#305;yla Cumhuriyet Devrimleri&rsquo;ne sald&#305;rmas&#305; &nbsp;kabul edilemez.</p>
<p>Yaln&#305;zca &#304;smet &#304;n&ouml;n&uuml; de&#287;il b&uuml;t&uuml;n milli kahramanlar&#305;m&#305;z &uuml;zerinden polemik yaratmak milleti b&ouml;ler ve derinden yaralar. T&uuml;rkiye&rsquo;nin bug&uuml;n en &ccedil;ok ihtiyac&#305; olan ise milli kahramanlara sahip &ccedil;&#305;kmak ve milletin Kurtulu&#351; Sava&#351;&#305; ruhunu yeniden kazanmas&#305;n&#305; sa&#287;lamak. Erdo&#287;an&#8217;&#305;n a&ccedil;&#305;klamalar&#305; milleti birle&#351;tirmeye de&#287;il b&ouml;lmeye yar&#305;yor. Ve elbette bu a&ccedil;&#305;klamalar en &ccedil;ok T&uuml;rkiye&#8217;nin verdi&#287;i m&uuml;cadeleyi baltalamak isteyen bozgunculara, ABD&rsquo;nin &uuml;lke i&ccedil;indeki beslemelerine f&#305;rsat do&#287;uruyor.</p>
<p>H&uuml;k&uuml;metin gerek Cumhuriyet ile olan sorunlar&#305;, d&#305;&#351; politikadaki yalpalay&#305;&#351;lar&#305; ve ekonomideki piyasac&#305;l&#305;k anlay&#305;&#351;&#305; bir y&#305;&#287;&#305;n sorunu ve tutars&#305;zl&#305;&#287;&#305; do&#287;urmaktad&#305;r. AKP bu ideoloji ve s&ouml;ylemler ile &#304;smet &#304;n&ouml;n&uuml;&rsquo;yle hesapla&#351;t&#305;&#287;&#305;n&#305; sanarken asl&#305;nda bu zor zamanlarda T&uuml;rkiye&rsquo;yi y&ouml;netebilecek konumda olmad&#305;&#287;&#305;n&#305; g&ouml;stermektedir.</p>
<p>Son s&ouml;z: &#304;smet &#304;n&ouml;n&uuml; demir leblebi gibidir. Onun tarihsel ki&#351;ili&#287;i bu t&uuml;r sald&#305;r&#305;lardan etkilenmez ama &ccedil;i&#287;nemeye kalkanlar&#305;n di&#351;leri zarar g&ouml;r&uuml;r.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p><strong>Kaynak&ccedil;a:</strong></p>
<p>1. http://www.hurriyet.com.tr/gundem/cumhurbaskani-erdogan-inonunun-elinde-turk-bayragi-yok-abd-bayragi-var-40979406</p>
<p>2. Ahmet Taner K&#305;&#351;lal&#305;, Atat&uuml;rk&rsquo;e Sald&#305;rman&#305;n Dayan&#305;lmaz Hafifli&#287;i,&#304;mge Kitabevi</p>
<p>&nbsp;</p>
<p><em><strong>G&ouml;zen Esmer</strong></em></p>
<p><em><strong>TGB Ankara &#304;l Y&ouml;neticisi</strong></em></p>
<p><em><strong>DTCF Birim &Ouml;rg&uuml;t Ba&#351;kan&#305;</strong></em></p>
<p style="text-align: right;"><strong>tgb.gen.tr</strong></p>
</section>
<section class="item text easy-reading">
<p id="">
<p>Bir dipnot ile ba&#351;l&#305;yoruz yaz&#305;m&#305;za. Yaz&#305;m&#305;z&#305;n ba&#351;l&#305;&#287;&#305;n&#305; Ahmet Taner K&#305;&#351;lal&#305;&rsquo;dan ilham alarak att&#305;k. Ahmet Taner K&#305;&#351;lal&#305; ikinci cumhuriyet&ccedil;ilere ve gericilere kar&#351;&#305; kalemiyle sava&#351;&#305;rken &#351;ehit edildi.</p>
<p>7 Ekim 2018 Pazar g&uuml;n&uuml; Cumhurba&#351;kan&#305; Recep Tayyip Erdo&#287;an yapt&#305;&#287;&#305; a&ccedil;&#305;klamada Cumhuriyet Devriminin &ouml;nderlerinden &#304;smet &#304;n&ouml;n&uuml;&rsquo;n&uuml;n bir foto&#287;raf&#305;n&#305; elinde tutarak &#351;u s&ouml;zleri s&ouml;yledi:</p>
<p><em>&#8220;&#304;&#351;te g&ouml;r&uuml;yorsunuz, elindeki bayrak dikkat edin T&uuml;rk bayra&#287;&#305; de&#287;il. Elindeki bayrak Amerika. Bu da &#304;n&ouml;n&uuml;. Bunlar&#305;n ge&ccedil;mi&#351;i hep b&ouml;yle. D&uuml;n neydi ki bug&uuml;n ne olacak? Yapt&#305;klar&#305; i&#351; bu. Bunu elinde niye ta&#351;&#305;yor? Bu bir te&#351;ekk&uuml;rname, bunun i&ccedil;in ta&#351;&#305;yor.&rdquo;</em></p>
<p>Cumhurba&#351;kan&#305;n&#305;n daha &ouml;nceden de &#304;smet &#304;n&ouml;n&uuml;&rsquo;ye y&ouml;nelik ifadelerine ve s&ouml;zlerine tan&#305;k olmu&#351;tuk. Onlara tekrardan burada yer vermeyece&#287;iz.</p>
<p>Bu s&ouml;zlerin sahibi T&uuml;rkiye&rsquo;ye y&ouml;nelen tehditlerin ya tam olarak fark&#305;nda de&#287;il ya da fark&#305;nda olarak bu ifadeleri kullanarak T&uuml;rk Kurtulu&#351; Sava&#351;&#305;n&#305; y&ouml;neten ve Cumhuriyet Devriminin ikinci adam&#305; olan &#304;n&ouml;n&uuml;&rsquo;ye sald&#305;r&#305;yor.</p>
</section>
<section class="item text easy-reading">
<p id="">
<p>&Ouml;ncelikle belirtmek laz&#305;m T&uuml;rkiye bug&uuml;n ABD emperyalizmi ve onun g&uuml;d&uuml;m&uuml;ndeki b&ouml;l&uuml;c&uuml; ve irticai kuvvetlerle bir sava&#351; i&ccedil;inde. &Uuml;stelik bu sava&#351; hemen hemen her cephede. Ve bu sava&#351; mekan olarak, sadece s&#305;n&#305;r boylar&#305;nda veya &uuml;lke topraklar&#305;n&#305;n kilometrelerce uza&#287;&#305;nda de&#287;il, &uuml;lkenin tam ortas&#305;nda ba&#351;kentinde de veriliyor.</p>
<p>Dolay&#305;s&#305;yla bu sava&#351; T&uuml;rkiye&rsquo;ye bir zorunlulu&#287;u dayat&#305;yor. O zorunluluk ise ABD emperyalizmine kar&#351;&#305;&nbsp; milletimizin en geni&#351; kesimini seferber etmek. Ve &ouml;zellikle 15 Temmuz&rsquo;u ya&#351;atan irticai kuvvetlerin ba&#351;&#305; olan FET&Ouml;&rsquo;ye kar&#351;&#305; cumhuriyetin kazan&#305;mlar&#305;n&#305; korumak. Ancak fikri h&uuml;r, irfan&#305; h&uuml;r, vicdan&#305; h&uuml;r nesiller yaratarak T&uuml;rkiye&rsquo;de emperyalizmin sald&#305;r&#305;lar&#305;n&#305; g&ouml;&#287;&uuml;sleyebiliriz.</p>
<p>Cumhurba&#351;kan&#305; AKP&rsquo;nin neden T&uuml;rkiyeyi y&ouml;netemeyece&#287;i sorusuna asl&#305;nda bu a&ccedil;&#305;klama ile cevap veriyor. &Ccedil;&uuml;nk&uuml; &#304;smet &#304;n&ouml;n&uuml;&rsquo;ye sald&#305;rmak demek Atat&uuml;rk&rsquo;e ve esas&#305;nda AKP&rsquo;nin &ldquo;Eski T&uuml;rkiye&rdquo; diye nitelendirdi&#287;i Cumhuriyet Devrimi&rsquo;ne sald&#305;rmak demek.</p>
<p>Ancak g&ouml;r&uuml;ld&uuml; ki T&uuml;rkiye&rsquo;de o Cumhuriyet ya&#351;ad&#305;&#287;&#305; i&ccedil;in ABD&rsquo;ci Fethullah&ccedil;&#305; darbe giri&#351;imi bast&#305;r&#305;ld&#305;. Ve o gece AKP Genel Merkezi&rsquo;ne Atat&uuml;rk resimleri as&#305;ld&#305;. O Cumhuriyet ya&#351;ad&#305;&#287;&#305; i&ccedil;in T&uuml;rkiye bug&uuml;n Cumhurba&#351;kan&#305;n&#305;n yapt&#305;&#287;&#305; a&ccedil;&#305;klamada belirtti&#287;i milli savunma hamlelerini yapabiliyor. Ve o Cumhuriyet ya&#351;ad&#305;&#287;&#305; i&ccedil;in Anadolu k&ouml;yl&uuml;s&uuml; Mehmet&ccedil;ik olup d&uuml;nyan&#305;n say&#305;l&#305; ordular&#305;ndan birini te&#351;kil ederek ABD&rsquo;nin koridorlar&#305;n&#305; darmada&#287;&#305;n edebiliyor.&nbsp; Cumhurba&#351;kan&#305; Erdo&#287;an ya bu ger&ccedil;e&#287;i g&ouml;rm&uuml;yor ya da g&ouml;rmek istemiyor.</p>
<p>&Ouml;te yandan Erdo&#287;an &#304;n&ouml;n&uuml;&rsquo;n&uuml;n yerli ve milli olmad&#305;&#287;&#305;n&#305; s&ouml;yl&uuml;yor. Oysa bu ger&ccedil;ek d&#305;&#351;&#305; hatta iftira say&#305;lacak ifade T&uuml;rkiye&rsquo;nin menfaatini g&ouml;zetmekten &ouml;te T&uuml;rkiye&rsquo;nin i&ccedil; b&uuml;t&uuml;nl&uuml;&#287;&uuml;ne zarar veriyor.</p>
<p>&nbsp;Erdo&#287;an&rsquo;&#305;n a&ccedil;&#305;klamas&#305;nda bahsetti&#287;i foto&#287;raf &#304;smet &#304;n&ouml;n&uuml;&rsquo;n&uuml;n 1964&rsquo;teki K&#305;br&#305;s meselesinde ABD&rsquo;ye rest &ccedil;ekmesinin ard&#305;ndan Amerika ziyareti esnas&#305;nda &ccedil;ekilmi&#351;tir. O foto&#287;rafta &#304;n&ouml;n&uuml;&rsquo;n&uuml;n elinde T&uuml;rk Bayra&#287;&#305; ve ABD bayra&#287;&#305; vard&#305;r. &#304;n&ouml;n&uuml;&rsquo;n&uuml;n o d&ouml;nemden bize b&#305;rakt&#305;&#287;&#305; miras, bug&uuml;n T&uuml;rk d&#305;&#351; politikas&#305;n&#305;n parolas&#305; olmu&#351;tur: Yeni bir d&uuml;nya kurulur, T&uuml;rkiye orada yerini al&#305;r.</p>
<p>T&uuml;rkiye bug&uuml;n yeni d&uuml;nyada sayg&#305;n yerini &ccedil;oktan almaya ba&#351;lad&#305;. T&uuml;rkiye&#8217;nin Atlantik sisteminden kopmaya ba&#351;lad&#305;&#287;&#305; bir s&uuml;re&ccedil;teyiz. Bu s&uuml;re&ccedil;te yap&#305;lan bu a&ccedil;&#305;klamalar T&uuml;rkiyeyi yeniden Atlantik sistemine ba&#287;lamak isteyenleri, T&uuml;rkiye&#8217;nin AB kap&#305;s&#305;nda kul olmas&#305;n&#305; isteyenleri heveslendirmekten ba&#351;ka ne i&#351;e yarar?</p>
<p>&nbsp;&#304;smet &#304;n&ouml;n&uuml;&rsquo;n&uuml;n millili&#287;ini ve vatanseverli&#287;ini tart&#305;&#351;maya kalk&#305;&#351;mak bile bir utan&ccedil;t&#305;r.</p>
<p>Kurtulu&#351; Sava&#351;&#305;nda d&uuml;zenli orduyu kurarak ve y&ouml;neterek T&uuml;rk Milletini zafere ula&#351;t&#305;ran kadrolar&#305;n en &ouml;nde gelenlerindendir. &#304;smet Pa&#351;a T&uuml;rkiye&rsquo;nin &ccedil;&#305;karlar&#305;n&#305; Lozan&rsquo;da sonuna kadar savunarak bu b&uuml;y&uuml;k fedakarl&#305;&#287;&#305;n kazan&#305;mlar&#305;n&#305; da t&uuml;m d&uuml;nyaya kabul ettiren heyetin ba&#351;&#305;ndad&#305;r.</p>
<p>&#304;kinci D&uuml;nya Sava&#351;&#305;ndaki hamleleriyle T&uuml;rkiye&rsquo;yi taviz vermeden ve sava&#351;a kat&#305;lmadan ayakta kalmas&#305;n&#305; sa&#287;layan da odur.</p>
<p>Dolay&#305;s&#305;yla bug&uuml;n T&uuml;rkiye&#8217;de iktidar olanlar&#305;n b&uuml;y&uuml;k devrimci &ouml;nderimiz Mustafa Kemal Atat&uuml;rk&rsquo;ten ve &#304;smet &#304;n&ouml;n&uuml;&rsquo;den feyz almas&#305; gerekirken onlara ve &ldquo;Eski T&uuml;rkiye&rdquo; yak&#305;&#351;t&#305;rmas&#305;yla Cumhuriyet Devrimleri&rsquo;ne sald&#305;rmas&#305; &nbsp;kabul edilemez.</p>
<p>Yaln&#305;zca &#304;smet &#304;n&ouml;n&uuml; de&#287;il b&uuml;t&uuml;n milli kahramanlar&#305;m&#305;z &uuml;zerinden polemik yaratmak milleti b&ouml;ler ve derinden yaralar. T&uuml;rkiye&rsquo;nin bug&uuml;n en &ccedil;ok ihtiyac&#305; olan ise milli kahramanlara sahip &ccedil;&#305;kmak ve milletin Kurtulu&#351; Sava&#351;&#305; ruhunu yeniden kazanmas&#305;n&#305; sa&#287;lamak. Erdo&#287;an&#8217;&#305;n a&ccedil;&#305;klamalar&#305; milleti birle&#351;tirmeye de&#287;il b&ouml;lmeye yar&#305;yor. Ve elbette bu a&ccedil;&#305;klamalar en &ccedil;ok T&uuml;rkiye&#8217;nin verdi&#287;i m&uuml;cadeleyi baltalamak isteyen bozgunculara, ABD&rsquo;nin &uuml;lke i&ccedil;indeki beslemelerine f&#305;rsat do&#287;uruyor.</p>
<p>H&uuml;k&uuml;metin gerek Cumhuriyet ile olan sorunlar&#305;, d&#305;&#351; politikadaki yalpalay&#305;&#351;lar&#305; ve ekonomideki piyasac&#305;l&#305;k anlay&#305;&#351;&#305; bir y&#305;&#287;&#305;n sorunu ve tutars&#305;zl&#305;&#287;&#305; do&#287;urmaktad&#305;r. AKP bu ideoloji ve s&ouml;ylemler ile &#304;smet &#304;n&ouml;n&uuml;&rsquo;yle hesapla&#351;t&#305;&#287;&#305;n&#305; sanarken asl&#305;nda bu zor zamanlarda T&uuml;rkiye&rsquo;yi y&ouml;netebilecek konumda olmad&#305;&#287;&#305;n&#305; g&ouml;stermektedir.</p>
<p>Son s&ouml;z: &#304;smet &#304;n&ouml;n&uuml; demir leblebi gibidir. Onun tarihsel ki&#351;ili&#287;i bu t&uuml;r sald&#305;r&#305;lardan etkilenmez ama &ccedil;i&#287;nemeye kalkanlar&#305;n di&#351;leri zarar g&ouml;r&uuml;r.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p><strong>Kaynak&ccedil;a:</strong></p>
<p>1. http://www.hurriyet.com.tr/gundem/cumhurbaskani-erdogan-inonunun-elinde-turk-bayragi-yok-abd-bayragi-var-40979406</p>
<p>2. Ahmet Taner K&#305;&#351;lal&#305;, Atat&uuml;rk&rsquo;e Sald&#305;rman&#305;n Dayan&#305;lmaz Hafifli&#287;i,&#304;mge Kitabevi</p>
<p>&nbsp;</p>
<p><em><strong>G&ouml;zen Esmer</strong></em></p>
<p><em><strong>TGB Ankara &#304;l Y&ouml;neticisi</strong></em></p>
<p><em><strong>DTCF Birim &Ouml;rg&uuml;t Ba&#351;kan&#305;</strong></em></p>
<p style="text-align: right;"><strong>tgb.gen.tr</strong></p>
</section>
</div>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://tgb.gen.tr/serbest-kursu/inonu-ye-saldirmanin-dayanilmaz-hafifligi-27072/feed</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Türkçe bilenin işi rast gider</title>
		<link>https://tgb.gen.tr/serbest-kursu/turkce-bilenin-isi-rast-gider-27003</link>
					<comments>https://tgb.gen.tr/serbest-kursu/turkce-bilenin-isi-rast-gider-27003#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Gözen Esmer]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 27 Sep 2018 17:03:00 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Serbest Kürsü]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://tgb.gen.tr/tgbden/turkce-bilenin-isi-rast-gider-27003</guid>

					<description><![CDATA[Ba&#351;l&#305;kta yazan s&#246;z &#304;ranl&#305;lara ait bir atas&#246;z&#252;. &#304;ranl&#305;lar T&#252;rk&#231;enin zenginliklerini ve olanaklar&#305;n&#305; en basit haliyle T&#252;rk&#231;e bilenin i&#351;i rast gider s&#246;z&#252;yle a&#231;&#305;kl&#305;yor. Bu s&#246;z&#252;n &#304;ranl&#305;lara ait olmas&#305; da T&#252;rk&#231;enin zenginliklerini ve olanaklar&#305;n&#305; yine en az onun kadar zenginlikleri ve olanaklar&#305; olan k&#246;kl&#252; bir dilin ve k&#252;lt&#252;r&#252;n sahipleri taraf&#305;ndan dile getirilmesi dilimizin zenginli&#287;ini anlamak ve ispatlamak [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<div class="easy-reading">
<section class="item text easy-reading">
<p id="">
<p>Ba&#351;l&#305;kta yazan s&ouml;z &#304;ranl&#305;lara ait bir atas&ouml;z&uuml;. &#304;ranl&#305;lar T&uuml;rk&ccedil;enin zenginliklerini ve olanaklar&#305;n&#305; en basit haliyle T&uuml;rk&ccedil;e bilenin i&#351;i rast gider s&ouml;z&uuml;yle a&ccedil;&#305;kl&#305;yor. Bu s&ouml;z&uuml;n &#304;ranl&#305;lara ait olmas&#305; da T&uuml;rk&ccedil;enin zenginliklerini ve olanaklar&#305;n&#305; yine en az onun kadar zenginlikleri ve olanaklar&#305; olan k&ouml;kl&uuml; bir dilin ve k&uuml;lt&uuml;r&uuml;n sahipleri taraf&#305;ndan dile getirilmesi dilimizin zenginli&#287;ini anlamak ve ispatlamak a&ccedil;&#305;s&#305;ndan da &ouml;nemli bir dayanakt&#305;r.&nbsp;</p>
<p>Bu yaz&#305;daki amac&#305;m&#305;z elbette Amerika k&#305;tas&#305;n&#305; yeniden ke&#351;fetmek de&#287;il. Amac&#305;m&#305;z yaln&#305;zca kendi dilimize bak&#305;&#351;&#305;m&#305;z&#305; sa&#287;lamla&#351;t&#305;rmak ve geni&#351;letmeye &ccedil;al&#305;&#351;mak. En ba&#351;ta &#351;unu belirtmek laz&#305;m:</p>
<p>T&uuml;rk&ccedil;e kavmiyet&ccedil;ili&#287;e dayanarak a&ccedil;&#305;klanabilecek ve anla&#351;&#305;labilecek bir dil hi&ccedil;bir zaman olmam&#305;&#351;t&#305;r. &Ccedil;&uuml;nk&uuml; tarihte T&uuml;rklerin hareketlerine bakt&#305;&#287;&#305;m&#305;z zaman ilk anlamam&#305;z gereken durumlardan biri T&uuml;rklerin ba&#351;ka milletlerle, toplumlarla olan ili&#351;kileridir. T&uuml;rkler tarih boyunca ba&#351;ka toplumlarla, kavimlerle kayna&#351;arak ve onlar&#305; kayna&#351;t&#305;rarak varl&#305;klar&#305;n&#305; s&uuml;rd&uuml;rm&uuml;&#351; ve b&uuml;y&uuml;k devletleri hatta imparatorluklar&#305; meydana getirmi&#351;tir. Tarih boyu T&uuml;rkler bulundu&#287;u her yerde s&uuml;rekli etkilemi&#351; ve s&uuml;rekli etkilenmi&#351;tir.</p>
<p>Do&#287;al olarak bu durum dile de yans&#305;m&#305;&#351;t&#305;r. Ge&ccedil;mi&#351;ten g&uuml;n&uuml;m&uuml;ze yaz&#305;mda kullan&#305;lan farkl&#305; farkl&#305; alfabeler, T&uuml;rk&ccedil;eye giren kelimeler ve ba&#351;ka dillerde akraba olan kelimeler veya T&uuml;rk&ccedil;eden ba&#351;ka dillere giren kelimeler bu etkilemenin ve etkilenmenin en g&ouml;r&uuml;n&uuml;r yans&#305;mas&#305;d&#305;r.</p>
<p><strong>T&Uuml;RK&Ccedil;EN&#304;N &#304;&#350;LEV&#304; VE G&Ouml;REV&#304;NE BAKI&#350;</strong></p>
<p>T&uuml;rk&ccedil;enin bir ileti&#351;im arac&#305;, k&uuml;lt&uuml;r ta&#351;&#305;y&#305;c&#305;s&#305; olman&#305;n yan&#305;n da ba&#351;ka bir i&#351;levi ve g&ouml;revi daha vard&#305;r. Bu da yine T&uuml;rklerin ya&#351;ay&#305;&#351; &#351;eklinden, b&uuml;y&uuml;k devletler meydana getirmesinden&nbsp; ve geni&#351; bir co&#287;rafyaya yay&#305;lmas&#305;ndan dolay&#305;d&#305;r. Bahsetti&#287;imiz bu g&ouml;rev ise T&uuml;rk&rsquo;&uuml;n kim oldu&#287;unu belirlemektir. Asl&#305;nda bu tan&#305;m T&uuml;rk kelimesinin kendisinde de vard&#305;r. Orhun Yaz&#305;tlar&#305;nda ilk olarak bahsedilen T&uuml;rk kelimesi t&ouml;reli yasalarca d&uuml;zenlenmi&#351; olan anlam&#305;n&#305; ta&#351;&#305;maktad&#305;r. Zaten yaz&#305;tlarda da d&uuml;zen sa&#287;lama, boyunduruk alt&#305;na alma anlam&#305;nda olan t&uuml;z itmek ve kop itmek eylemleriyle beraber kullan&#305;lm&#305;&#351;t&#305;r. Buradan &ccedil;&#305;kacak sonu&ccedil; T&uuml;rk ad&#305;n&#305;n bir &#305;rk&#305;n veya etnik yap&#305;n&#305;n ad&#305; de&#287;il aksine Ka&#351;garl&#305; Mahmut&rsquo;un dedi&#287;i &uuml;zere T&uuml;rk&ccedil;e konu&#351;an&#305;n ad&#305; oldu&#287;u sonucudur. T&uuml;rk&ccedil;e bir&ccedil;ok dilden farkl&#305; olarak kimin T&uuml;rk oldu&#287;u sorusuna da cevap vermektedir. Yani ileti&#351;im arac&#305; olman&#305;n d&#305;&#351;&#305;nda bir kimli&#287;i de a&ccedil;&#305;klamaktad&#305;r.</p>
<p><strong>SAVA&#350;AN D&#304;L: T&Uuml;RK&Ccedil;E</strong></p>
<p>T&uuml;m bunlardan sonra T&uuml;rk&ccedil;enin zenginli&#287;i ve olanaklar&#305; elbette her dil gibi geli&#351;ime a&ccedil;&#305;kt&#305;r. Ancak bir&ccedil;ok dilden fark&#305; k&ouml;kl&uuml; bir gelene&#287;inin olmas&#305; ve geni&#351; s&ouml;z varl&#305;&#287;&#305;na sahip olmas&#305;d&#305;r. Ek zenginli&#287;i de her ne kadar giderek azalsa da fakir de&#287;ildir. T&uuml;rk&ccedil;ede bir eylemi, duyguyu ve davran&#305;&#351;&#305; belirtmenin daha bulunmam&#305;&#351; yollar&#305; dahi vard&#305;r. T&uuml;rk&ccedil;enin yeni g&uuml;zelliklerini ke&#351;fetmek ve hazz&#305; ya&#351;amak da elbette dilcilere ve edebiyat&ccedil;&#305;lara kal&#305;yor. Tabi bir dil hassasiyetini toplumda yaratmak ve k&uuml;reselle&#351;menin yozla&#351;t&#305;rma sald&#305;r&#305;lar&#305;na kar&#351;&#305; sava&#351;mak da yine dilcilerin ve edebiyat&ccedil;&#305;lar&#305;n g&ouml;revleri aras&#305;ndad&#305;r.</p>
<p>G&uuml;n&uuml;m&uuml;ze de&#287;inmeden &ouml;nce bu yaz&#305;y&#305; yazmam&#305;z&#305;n nedeni olan Dil Bayram&#305;ndan ve Dil Devriminden de bahsetmek gerekir. T&uuml;rk&ccedil;e elbette tarihsel s&uuml;re&ccedil; boyunca bir&ccedil;ok de&#287;i&#351;ime u&#287;rad&#305;. Kurulan veya dahil olunan devletin yap&#305;s&#305;na uygun bir &#351;ekil alarak varl&#305;&#287;&#305;n&#305; s&uuml;rd&uuml;rd&uuml;. Yani dil tarihsel s&uuml;rece ba&#287;l&#305; olarak evrim ge&ccedil;irdi ve halen ge&ccedil;irmektedir. Osmanl&#305; Devletinin son d&ouml;neminden ba&#351;layarak g&uuml;n&uuml;m&uuml;ze uzanan s&uuml;re&ccedil; &#351;u ana dek T&uuml;rk&ccedil;enin son halini veren s&uuml;re&ccedil;tir.</p>
<p>&Ouml;mer Seyfettinlerin Yeni Lisan Hareketi, Cumhuriyet Devrimi&rsquo;nin harf devrimi ve T&uuml;rk Dili Kurultay&#305; ve t&uuml;m hareketlerin ve &ccedil;al&#305;&#351;malar&#305;n olu&#351;umu esnas&#305;nda &#304;ngiliz Emperyalizmine kar&#351;&#305; yap&#305;lan vatan savunmas&#305;, saltanata ve halifeli&#287;e kar&#351;&#305; verilen ayd&#305;nlanma m&uuml;cadelesi elbette T&uuml;rk&ccedil;enin de b&uuml;y&uuml;k bir devrimi ya&#351;amas&#305;n&#305; sa&#287;lad&#305;. Asl&#305;nda bu devrimin T&uuml;rk&ccedil;ede k&ouml;k&uuml; de vard&#305; kayna&#287;&#305; da. T&uuml;rk&ccedil;e saray&#305;n ve onun &ccedil;evresindeki bir tak&#305;m m&uuml;nevverin elinden al&#305;narak yeniden halka verildi. Tarama s&ouml;zl&uuml;kleri, derleme s&ouml;zl&uuml;kleri halkla beraber yap&#305;ld&#305;. At&#305;lacak s&ouml;zc&uuml;kler ve tamlamalar topluma dan&#305;&#351;&#305;larak, radyolardan ve gazetelerden duyurularak yap&#305;ld&#305;. Kavramlar sadele&#351;ti, &ouml;&#287;renmek kolayla&#351;t&#305; ve sadeli&#287;in g&uuml;zelli&#287;i ile yeniden tan&#305;&#351;&#305;ld&#305;. Asl&#305;nda bir bak&#305;ma Karamano&#287;lu Mehmet Bey&rsquo;in ferman&#305; Cumhuriyet Devrimi ile hayata ge&ccedil;mi&#351; oldu. Dil devrimi sonu&ccedil; olarak bug&uuml;nk&uuml; T&uuml;rk alfabesini ve s&ouml;z varl&#305;&#287;&#305;n&#305; daha d&uuml;zenli bir hale kavu&#351;turdu.</p>
<p>Gelgelelim 1950 Demokrat Parti iktidar&#305; ile ba&#351;layan k&uuml;&ccedil;&uuml;k Amerika s&uuml;reci bu geli&#351;imi her f&#305;rsatta t&#305;rpanlamaya &ccedil;al&#305;&#351;t&#305;. 1950&rsquo;de eski kelimeler yeniden dile dahil edilmeye &ccedil;al&#305;&#351;&#305;ld&#305;. Hatta eski yaz&#305;n&#305;n yani Osmanl&#305; Alfabesinin tekrardan kullan&#305;lmas&#305;na kadar bu s&uuml;re&ccedil; ilerletilmeye &ccedil;al&#305;&#351;&#305;ld&#305;. &#304;kinci t&#305;rpan ise T&uuml;rk&ccedil;enin yozla&#351;t&#305;r&#305;lmas&#305; ve i&ccedil;inin bo&#351;alt&#305;lmas&#305; i&ccedil;in 12 Eyl&uuml;l 1980 d&ouml;neminde yap&#305;ld&#305;. Bu da yine K&uuml;&ccedil;&uuml;k Amerika s&uuml;recinin devam&#305; olan k&uuml;reselle&#351;menin iste&#287;iydi. Bir kimli&#287;i belirleyen dilin yozla&#351;mas&#305; bir toplumun yozla&#351;mas&#305;nda b&uuml;y&uuml;k mesafe almak demekti. G&uuml;n&uuml;m&uuml;ze kadar uzanan ve g&uuml;n&uuml;m&uuml;zde de devam eden bu s&uuml;re&ccedil; elbette k&uuml;reselle&#351;menin milli devletleri bo&#287;mak i&ccedil;in yapt&#305;&#287;&#305; sald&#305;r&#305;lardan ve a&ccedil;t&#305;&#287;&#305; cephelerden birisiydi.</p>
<p>Ordusuyla, iktisad&#305;yla, milletiyle sava&#351;an T&uuml;rkiye dili ile de sava&#351;maktad&#305;r. T&uuml;rk&ccedil;e 20.y&uuml;zy&#305;lda &#304;ngiliz Emperyalizmine kar&#351;&#305; sava&#351;t&#305; ve &#351;imdi yine 21.y&uuml;zy&#305;lda&nbsp; b&uuml;t&uuml;n zenginli&#287;i ve olanaklar&#305;yla ABD Emperyalizmine kar&#351;&#305; sava&#351;maktad&#305;r.</p>
<p>Peki son olarak &#351;u soruya cevap verelim. Neden T&uuml;rk&ccedil;e bilenin i&#351;i rast gider?</p>
<p>Asl&#305;nda bu soru tarihimizin derinliklerindedir. T&uuml;rkler demirleri eritip Ergenekon&#8217;dan da &ccedil;&#305;km&#305;&#351;t&#305;r, uzak Asya&#8217;dan atlar&#305;n&#305; d&ouml;rtnala ko&#351;turarak Anadolu&#8217;ya da varm&#305;&#351;t&#305;r. Ve ancak b&uuml;y&uuml;k devletler meydana getiren, imparatorluk kurma yetisine sahip milletlerde olan &ouml;zg&uuml;vene ve erdemlere sahiptir. Belki T&uuml;rk&ccedil;e bilenin i&#351;i bundan dolay&#305; rast gidecektir.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p><strong>Dipnot:</strong></p>
<p><em>Ka&#351;garl&#305; Mahmut Divan&uuml; L&uuml;gati&rsquo;t-T&uuml;rk adl&#305; eserinde T&uuml;rk kelimesini T&uuml;rki dilleri konu&#351;an b&uuml;t&uuml;n kavimleri kast ederek kullanm&#305;&#351;t&#305;r.</em></p>
<p>&nbsp;</p>
<p><strong>Kaynak&ccedil;a:</strong></p>
<p>1. Do&#287;u Perin&ccedil;ek,OG&rsquo;dan OGUR&rsquo;a Devletin Olu&#351;mas&#305; S&uuml;recinin T&uuml;rk&ccedil;edeki &#304;zleri, Kaynak Yay&#305;nlar&#305;</p>
<p>2. Talat Tekin, Orhon Yaz&#305;tlar&#305;, T&uuml;rk Dil Kurumu Yay&#305;nlar&#305;</p>
<p>3. Fuat Bozkurt ,T&uuml;rk &#304;mgesi Tuttum Aynay&#305; Y&uuml;z&uuml;me, Kaynak Yay&#305;nlar&#305;</p>
<p>4. Cemal S&uuml;reya ,T&uuml;rk&ccedil;e Bilenin &#304;&#351;i Rast Gider,YKY Yay&#305;nlar&#305;</p>
<p>5. Ka&#351;garl&#305; Mahmut, Divan&uuml; L&uuml;gati&rsquo;t-T&uuml;rk, T&uuml;rk Dili Kurumu Yay&#305;nlar&#305;</p>
<p>&nbsp;</p>
<p><em><strong>G&ouml;zen Esmer</strong></em></p>
<p><em><strong>Ankara &Uuml;niversitesi Dil ve Tarih Co&#287;rafya Fak&uuml;ltesi TGB Ba&#351;kan&#305;</strong></em></p>
<p><em><strong>TGB Ankara &#304;l Y&ouml;neticisi</strong></em></p>
<p style="text-align: right;"><strong>tgb.gen.tr</strong></p>
</section>
<section class="item text easy-reading">
<p id="">
<p>Ba&#351;l&#305;kta yazan s&ouml;z &#304;ranl&#305;lara ait bir atas&ouml;z&uuml;. &#304;ranl&#305;lar T&uuml;rk&ccedil;enin zenginliklerini ve olanaklar&#305;n&#305; en basit haliyle T&uuml;rk&ccedil;e bilenin i&#351;i rast gider s&ouml;z&uuml;yle a&ccedil;&#305;kl&#305;yor. Bu s&ouml;z&uuml;n &#304;ranl&#305;lara ait olmas&#305; da T&uuml;rk&ccedil;enin zenginliklerini ve olanaklar&#305;n&#305; yine en az onun kadar zenginlikleri ve olanaklar&#305; olan k&ouml;kl&uuml; bir dilin ve k&uuml;lt&uuml;r&uuml;n sahipleri taraf&#305;ndan dile getirilmesi dilimizin zenginli&#287;ini anlamak ve ispatlamak a&ccedil;&#305;s&#305;ndan da &ouml;nemli bir dayanakt&#305;r.&nbsp;</p>
<p>Bu yaz&#305;daki amac&#305;m&#305;z elbette Amerika k&#305;tas&#305;n&#305; yeniden ke&#351;fetmek de&#287;il. Amac&#305;m&#305;z yaln&#305;zca kendi dilimize bak&#305;&#351;&#305;m&#305;z&#305; sa&#287;lamla&#351;t&#305;rmak ve geni&#351;letmeye &ccedil;al&#305;&#351;mak. En ba&#351;ta &#351;unu belirtmek laz&#305;m:</p>
<p>T&uuml;rk&ccedil;e kavmiyet&ccedil;ili&#287;e dayanarak a&ccedil;&#305;klanabilecek ve anla&#351;&#305;labilecek bir dil hi&ccedil;bir zaman olmam&#305;&#351;t&#305;r. &Ccedil;&uuml;nk&uuml; tarihte T&uuml;rklerin hareketlerine bakt&#305;&#287;&#305;m&#305;z zaman ilk anlamam&#305;z gereken durumlardan biri T&uuml;rklerin ba&#351;ka milletlerle, toplumlarla olan ili&#351;kileridir. T&uuml;rkler tarih boyunca ba&#351;ka toplumlarla, kavimlerle kayna&#351;arak ve onlar&#305; kayna&#351;t&#305;rarak varl&#305;klar&#305;n&#305; s&uuml;rd&uuml;rm&uuml;&#351; ve b&uuml;y&uuml;k devletleri hatta imparatorluklar&#305; meydana getirmi&#351;tir. Tarih boyu T&uuml;rkler bulundu&#287;u her yerde s&uuml;rekli etkilemi&#351; ve s&uuml;rekli etkilenmi&#351;tir.</p>
<p>Do&#287;al olarak bu durum dile de yans&#305;m&#305;&#351;t&#305;r. Ge&ccedil;mi&#351;ten g&uuml;n&uuml;m&uuml;ze yaz&#305;mda kullan&#305;lan farkl&#305; farkl&#305; alfabeler, T&uuml;rk&ccedil;eye giren kelimeler ve ba&#351;ka dillerde akraba olan kelimeler veya T&uuml;rk&ccedil;eden ba&#351;ka dillere giren kelimeler bu etkilemenin ve etkilenmenin en g&ouml;r&uuml;n&uuml;r yans&#305;mas&#305;d&#305;r.</p>
<p><strong>T&Uuml;RK&Ccedil;EN&#304;N &#304;&#350;LEV&#304; VE G&Ouml;REV&#304;NE BAKI&#350;</strong></p>
<p>T&uuml;rk&ccedil;enin bir ileti&#351;im arac&#305;, k&uuml;lt&uuml;r ta&#351;&#305;y&#305;c&#305;s&#305; olman&#305;n yan&#305;n da ba&#351;ka bir i&#351;levi ve g&ouml;revi daha vard&#305;r. Bu da yine T&uuml;rklerin ya&#351;ay&#305;&#351; &#351;eklinden, b&uuml;y&uuml;k devletler meydana getirmesinden&nbsp; ve geni&#351; bir co&#287;rafyaya yay&#305;lmas&#305;ndan dolay&#305;d&#305;r. Bahsetti&#287;imiz bu g&ouml;rev ise T&uuml;rk&rsquo;&uuml;n kim oldu&#287;unu belirlemektir. Asl&#305;nda bu tan&#305;m T&uuml;rk kelimesinin kendisinde de vard&#305;r. Orhun Yaz&#305;tlar&#305;nda ilk olarak bahsedilen T&uuml;rk kelimesi t&ouml;reli yasalarca d&uuml;zenlenmi&#351; olan anlam&#305;n&#305; ta&#351;&#305;maktad&#305;r. Zaten yaz&#305;tlarda da d&uuml;zen sa&#287;lama, boyunduruk alt&#305;na alma anlam&#305;nda olan t&uuml;z itmek ve kop itmek eylemleriyle beraber kullan&#305;lm&#305;&#351;t&#305;r. Buradan &ccedil;&#305;kacak sonu&ccedil; T&uuml;rk ad&#305;n&#305;n bir &#305;rk&#305;n veya etnik yap&#305;n&#305;n ad&#305; de&#287;il aksine Ka&#351;garl&#305; Mahmut&rsquo;un dedi&#287;i &uuml;zere T&uuml;rk&ccedil;e konu&#351;an&#305;n ad&#305; oldu&#287;u sonucudur. T&uuml;rk&ccedil;e bir&ccedil;ok dilden farkl&#305; olarak kimin T&uuml;rk oldu&#287;u sorusuna da cevap vermektedir. Yani ileti&#351;im arac&#305; olman&#305;n d&#305;&#351;&#305;nda bir kimli&#287;i de a&ccedil;&#305;klamaktad&#305;r.</p>
<p><strong>SAVA&#350;AN D&#304;L: T&Uuml;RK&Ccedil;E</strong></p>
<p>T&uuml;m bunlardan sonra T&uuml;rk&ccedil;enin zenginli&#287;i ve olanaklar&#305; elbette her dil gibi geli&#351;ime a&ccedil;&#305;kt&#305;r. Ancak bir&ccedil;ok dilden fark&#305; k&ouml;kl&uuml; bir gelene&#287;inin olmas&#305; ve geni&#351; s&ouml;z varl&#305;&#287;&#305;na sahip olmas&#305;d&#305;r. Ek zenginli&#287;i de her ne kadar giderek azalsa da fakir de&#287;ildir. T&uuml;rk&ccedil;ede bir eylemi, duyguyu ve davran&#305;&#351;&#305; belirtmenin daha bulunmam&#305;&#351; yollar&#305; dahi vard&#305;r. T&uuml;rk&ccedil;enin yeni g&uuml;zelliklerini ke&#351;fetmek ve hazz&#305; ya&#351;amak da elbette dilcilere ve edebiyat&ccedil;&#305;lara kal&#305;yor. Tabi bir dil hassasiyetini toplumda yaratmak ve k&uuml;reselle&#351;menin yozla&#351;t&#305;rma sald&#305;r&#305;lar&#305;na kar&#351;&#305; sava&#351;mak da yine dilcilerin ve edebiyat&ccedil;&#305;lar&#305;n g&ouml;revleri aras&#305;ndad&#305;r.</p>
<p>G&uuml;n&uuml;m&uuml;ze de&#287;inmeden &ouml;nce bu yaz&#305;y&#305; yazmam&#305;z&#305;n nedeni olan Dil Bayram&#305;ndan ve Dil Devriminden de bahsetmek gerekir. T&uuml;rk&ccedil;e elbette tarihsel s&uuml;re&ccedil; boyunca bir&ccedil;ok de&#287;i&#351;ime u&#287;rad&#305;. Kurulan veya dahil olunan devletin yap&#305;s&#305;na uygun bir &#351;ekil alarak varl&#305;&#287;&#305;n&#305; s&uuml;rd&uuml;rd&uuml;. Yani dil tarihsel s&uuml;rece ba&#287;l&#305; olarak evrim ge&ccedil;irdi ve halen ge&ccedil;irmektedir. Osmanl&#305; Devletinin son d&ouml;neminden ba&#351;layarak g&uuml;n&uuml;m&uuml;ze uzanan s&uuml;re&ccedil; &#351;u ana dek T&uuml;rk&ccedil;enin son halini veren s&uuml;re&ccedil;tir.</p>
<p>&Ouml;mer Seyfettinlerin Yeni Lisan Hareketi, Cumhuriyet Devrimi&rsquo;nin harf devrimi ve T&uuml;rk Dili Kurultay&#305; ve t&uuml;m hareketlerin ve &ccedil;al&#305;&#351;malar&#305;n olu&#351;umu esnas&#305;nda &#304;ngiliz Emperyalizmine kar&#351;&#305; yap&#305;lan vatan savunmas&#305;, saltanata ve halifeli&#287;e kar&#351;&#305; verilen ayd&#305;nlanma m&uuml;cadelesi elbette T&uuml;rk&ccedil;enin de b&uuml;y&uuml;k bir devrimi ya&#351;amas&#305;n&#305; sa&#287;lad&#305;. Asl&#305;nda bu devrimin T&uuml;rk&ccedil;ede k&ouml;k&uuml; de vard&#305; kayna&#287;&#305; da. T&uuml;rk&ccedil;e saray&#305;n ve onun &ccedil;evresindeki bir tak&#305;m m&uuml;nevverin elinden al&#305;narak yeniden halka verildi. Tarama s&ouml;zl&uuml;kleri, derleme s&ouml;zl&uuml;kleri halkla beraber yap&#305;ld&#305;. At&#305;lacak s&ouml;zc&uuml;kler ve tamlamalar topluma dan&#305;&#351;&#305;larak, radyolardan ve gazetelerden duyurularak yap&#305;ld&#305;. Kavramlar sadele&#351;ti, &ouml;&#287;renmek kolayla&#351;t&#305; ve sadeli&#287;in g&uuml;zelli&#287;i ile yeniden tan&#305;&#351;&#305;ld&#305;. Asl&#305;nda bir bak&#305;ma Karamano&#287;lu Mehmet Bey&rsquo;in ferman&#305; Cumhuriyet Devrimi ile hayata ge&ccedil;mi&#351; oldu. Dil devrimi sonu&ccedil; olarak bug&uuml;nk&uuml; T&uuml;rk alfabesini ve s&ouml;z varl&#305;&#287;&#305;n&#305; daha d&uuml;zenli bir hale kavu&#351;turdu.</p>
<p>Gelgelelim 1950 Demokrat Parti iktidar&#305; ile ba&#351;layan k&uuml;&ccedil;&uuml;k Amerika s&uuml;reci bu geli&#351;imi her f&#305;rsatta t&#305;rpanlamaya &ccedil;al&#305;&#351;t&#305;. 1950&rsquo;de eski kelimeler yeniden dile dahil edilmeye &ccedil;al&#305;&#351;&#305;ld&#305;. Hatta eski yaz&#305;n&#305;n yani Osmanl&#305; Alfabesinin tekrardan kullan&#305;lmas&#305;na kadar bu s&uuml;re&ccedil; ilerletilmeye &ccedil;al&#305;&#351;&#305;ld&#305;. &#304;kinci t&#305;rpan ise T&uuml;rk&ccedil;enin yozla&#351;t&#305;r&#305;lmas&#305; ve i&ccedil;inin bo&#351;alt&#305;lmas&#305; i&ccedil;in 12 Eyl&uuml;l 1980 d&ouml;neminde yap&#305;ld&#305;. Bu da yine K&uuml;&ccedil;&uuml;k Amerika s&uuml;recinin devam&#305; olan k&uuml;reselle&#351;menin iste&#287;iydi. Bir kimli&#287;i belirleyen dilin yozla&#351;mas&#305; bir toplumun yozla&#351;mas&#305;nda b&uuml;y&uuml;k mesafe almak demekti. G&uuml;n&uuml;m&uuml;ze kadar uzanan ve g&uuml;n&uuml;m&uuml;zde de devam eden bu s&uuml;re&ccedil; elbette k&uuml;reselle&#351;menin milli devletleri bo&#287;mak i&ccedil;in yapt&#305;&#287;&#305; sald&#305;r&#305;lardan ve a&ccedil;t&#305;&#287;&#305; cephelerden birisiydi.</p>
<p>Ordusuyla, iktisad&#305;yla, milletiyle sava&#351;an T&uuml;rkiye dili ile de sava&#351;maktad&#305;r. T&uuml;rk&ccedil;e 20.y&uuml;zy&#305;lda &#304;ngiliz Emperyalizmine kar&#351;&#305; sava&#351;t&#305; ve &#351;imdi yine 21.y&uuml;zy&#305;lda&nbsp; b&uuml;t&uuml;n zenginli&#287;i ve olanaklar&#305;yla ABD Emperyalizmine kar&#351;&#305; sava&#351;maktad&#305;r.</p>
<p>Peki son olarak &#351;u soruya cevap verelim. Neden T&uuml;rk&ccedil;e bilenin i&#351;i rast gider?</p>
<p>Asl&#305;nda bu soru tarihimizin derinliklerindedir. T&uuml;rkler demirleri eritip Ergenekon&#8217;dan da &ccedil;&#305;km&#305;&#351;t&#305;r, uzak Asya&#8217;dan atlar&#305;n&#305; d&ouml;rtnala ko&#351;turarak Anadolu&#8217;ya da varm&#305;&#351;t&#305;r. Ve ancak b&uuml;y&uuml;k devletler meydana getiren, imparatorluk kurma yetisine sahip milletlerde olan &ouml;zg&uuml;vene ve erdemlere sahiptir. Belki T&uuml;rk&ccedil;e bilenin i&#351;i bundan dolay&#305; rast gidecektir.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p><strong>Dipnot:</strong></p>
<p><em>Ka&#351;garl&#305; Mahmut Divan&uuml; L&uuml;gati&rsquo;t-T&uuml;rk adl&#305; eserinde T&uuml;rk kelimesini T&uuml;rki dilleri konu&#351;an b&uuml;t&uuml;n kavimleri kast ederek kullanm&#305;&#351;t&#305;r.</em></p>
<p>&nbsp;</p>
<p><strong>Kaynak&ccedil;a:</strong></p>
<p>1. Do&#287;u Perin&ccedil;ek,OG&rsquo;dan OGUR&rsquo;a Devletin Olu&#351;mas&#305; S&uuml;recinin T&uuml;rk&ccedil;edeki &#304;zleri, Kaynak Yay&#305;nlar&#305;</p>
<p>2. Talat Tekin, Orhon Yaz&#305;tlar&#305;, T&uuml;rk Dil Kurumu Yay&#305;nlar&#305;</p>
<p>3. Fuat Bozkurt ,T&uuml;rk &#304;mgesi Tuttum Aynay&#305; Y&uuml;z&uuml;me, Kaynak Yay&#305;nlar&#305;</p>
<p>4. Cemal S&uuml;reya ,T&uuml;rk&ccedil;e Bilenin &#304;&#351;i Rast Gider,YKY Yay&#305;nlar&#305;</p>
<p>5. Ka&#351;garl&#305; Mahmut, Divan&uuml; L&uuml;gati&rsquo;t-T&uuml;rk, T&uuml;rk Dili Kurumu Yay&#305;nlar&#305;</p>
<p>&nbsp;</p>
<p><em><strong>G&ouml;zen Esmer</strong></em></p>
<p><em><strong>Ankara &Uuml;niversitesi Dil ve Tarih Co&#287;rafya Fak&uuml;ltesi TGB Ba&#351;kan&#305;</strong></em></p>
<p><em><strong>TGB Ankara &#304;l Y&ouml;neticisi</strong></em></p>
<p style="text-align: right;"><strong>tgb.gen.tr</strong></p>
</section>
</div>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://tgb.gen.tr/serbest-kursu/turkce-bilenin-isi-rast-gider-27003/feed</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Bu bir Bavul cinayetidir!</title>
		<link>https://tgb.gen.tr/serbest-kursu/bu-bir-bavul-cinayetidir-25828</link>
					<comments>https://tgb.gen.tr/serbest-kursu/bu-bir-bavul-cinayetidir-25828#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Gözen Esmer]]></dc:creator>
		<pubDate>Sun, 24 Dec 2017 15:51:00 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Serbest Kürsü]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://tgb.gen.tr/tgbden/bu-bir-bavul-cinayetidir-25828</guid>

					<description><![CDATA[Ne zaman bir kitaba ba&#351;lasak bir edebiyat haberi okusak veya bir yaz&#305;ya ba&#351;lasak neoliberalizmin edebiyata sald&#305;r&#305;lar&#305;n&#305;n daha &#231;ok fark&#305;na var&#305;yoruz. Son birka&#231; y&#305;lda T&#252;rk Edebiyat&#305;n&#305;n geldi&#287;i nokta insandan ve toplumdan uzak m&#252;ptezellerin, s&#246;z&#252;m ona &#246;tekilerin, yer alt&#305;n&#305;n edebiyat&#305;. B&#252;y&#252;k &#351;airlerin, yazarlar&#305;n portreleriyle albenili kapaklarla bu piyasa &#231;arklar&#305;n&#305;n di&#351;lilerinde t&#252;ketmeyi ve t&#252;kenmeyi entelekt&#252;el bir marifet sanmaktan, [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<div class="easy-reading">
<section class="item text easy-reading">
<p id="">
<p>Ne zaman bir kitaba ba&#351;lasak bir edebiyat haberi okusak veya bir yaz&#305;ya ba&#351;lasak neoliberalizmin edebiyata sald&#305;r&#305;lar&#305;n&#305;n daha &ccedil;ok fark&#305;na var&#305;yoruz. Son birka&ccedil; y&#305;lda T&uuml;rk Edebiyat&#305;n&#305;n geldi&#287;i nokta insandan ve toplumdan uzak m&uuml;ptezellerin, s&ouml;z&uuml;m ona &ouml;tekilerin, yer alt&#305;n&#305;n edebiyat&#305;. B&uuml;y&uuml;k &#351;airlerin, yazarlar&#305;n portreleriyle albenili kapaklarla bu piyasa &ccedil;arklar&#305;n&#305;n di&#351;lilerinde t&uuml;ketmeyi ve t&uuml;kenmeyi entelekt&uuml;el bir marifet sanmaktan, m&uuml;ptezellerin arka s&#305;radakilerin bulant&#305;lar&#305;n&#305; yazmaktan ibaret bu dergilerin ve &ccedil;evrelerin edebiyat dedikleri.</p>
<p>Bavul, Ot, Kafa ve bir bu kadar daha birbirinin kopyas&#305; dergilerden bir&ccedil;ok &#351;ey g&ouml;rd&uuml;k. Naz&#305;m Hikmet&rsquo;e bireyci yak&#305;&#351;t&#305;rmas&#305;ndan tutun da Necip Faz&#305;l&rsquo;a toplumcu denmesine, her f&#305;rsatta mutsuzluktan nas&#305;l mutluluk duyulur tasvirlerini de&#8230; Bu &ccedil;evrelerin T&uuml;rkiye emperyalistlerle bo&#287;u&#351;urken g&#305;k dememeleri hatta bozguncu bir anlay&#305;&#351;la hareket etmeleri, yine bu &ccedil;evreler i&ccedil;in hi&ccedil; &#351;a&#351;&#305;rt&#305;c&#305; bir tutum de&#287;il. &Ccedil;&uuml;nk&uuml; bu dergilerin ve dergi &ccedil;evrelerinin &uuml;lkemizi, vatan&#305;m&#305;z&#305;, cumhuriyetimizi savunmalar&#305;n&#305; da beklemiyoruz. Zira bu &ccedil;evreler Frans&#305;z Edebiyat&#305;&rsquo;na Frans&#305;z Edebiyat&#305; derken T&uuml;rk Edebiyat&#305;na T&uuml;rk&ccedil;e Edebiyat&#305; demeyi &ldquo;uygun&rdquo; g&ouml;rmektedirler. &#304;stiklal Mar&#351;&#305;n&#305; yad&#305;rgarlar.</p>
<p>Aksini beklemek zaten g&uuml;l&uuml;n&ccedil;t&uuml;r zira bu dergiler kendilerini vatans&#305;zl&#305;k &uuml;zerine in&#351;a etmi&#351; dergiler. Entelekt&uuml;el g&ouml;z&uuml;ken, topluma ayk&#305;r&#305;y&#305;z diyerek kendilerine bir bohem, bir mahalle hi&ccedil; olmad&#305; bir tekke kuran bu &ccedil;evreler neoliberalizmi ve emperyalistlerin sanat ve k&uuml;lt&uuml;r hayat&#305;m&#305;za sald&#305;r&#305;lar&#305;n&#305; gizleyemiyor.</p>
<p>Y&uuml;reklerinin kulaklar&#305; sa&#287;&#305;r, vicdanlar&#305; k&ouml;r ve ne dertleri halk&#305;n dertleriyle bir ne de mutluluklar&#305;. &Ouml;yle Ahmed Arif&rsquo;in g&uuml;l&uuml;mseyen y&uuml;z&uuml;n&uuml; kapak yap&#305;p s&ouml;z&uuml;m ona &ldquo;devrimcilik&rdquo; kasmakla bu ger&ccedil;e&#287;i kimse gizleyemez.</p>
<p>Bunlara yaz&#305;nca fikir h&uuml;rriyeti duvar&#305; da &ldquo;&ouml;zg&uuml;rl&uuml;k&ccedil;&uuml;&rdquo; a&ccedil;&#305;klamalar da sizi kurtarmaz.</p>
<p>En son geldikleri safha zaten bu toplum ve insan d&uuml;&#351;manl&#305;&#287;&#305;n&#305;n en a&ccedil;&#305;k, en &ccedil;&#305;plak safhas&#305;d&#305;r ve yine de utand&#305;r&#305;c&#305;d&#305;r. Bir ifrad safhas&#305;d&#305;r.</p>
<p>Bavul Dergisi&rsquo;nde yay&#305;nlanan #Ben de etiketiyle yaz&#305;lm&#305;&#351; bir metin okuduk bug&uuml;n. Bir kad&#305;n taraf&#305;ndan bir erke&#287;in a&#287;z&#305;ndan yaz&#305;lm&#305;&#351; bir itiraf &ldquo;eseri&rdquo;. Metinde yaz&#305;lanlar ispat olmas&#305; i&ccedil;in bu yaz&#305;ya koymaktan dahi utand&#305;&#287;&#305;m&#305;z ne vicdanla ne de insaniyetle ba&#287;da&#351;an s&ouml;zler.</p>
<p>Ancak sapk&#305;nl&#305;kla, utanmazl&#305;kla ve namussuzlukla a&ccedil;&#305;klanacak s&ouml;zler.</p>
<p>S&ouml;zler diyoruz &ccedil;&uuml;nk&uuml; bu yaz&#305;lanlar&#305;n edebiyatla en ufak ba&#287;da&#351;&#305;kl&#305;&#287;&#305; yok. Bu yetmezmi&#351; gibi Bavul Dergisi gelen tepkilere ele&#351;tirinizi eser sahibine iletin diye bir a&ccedil;&#305;klamada bulunuyor.</p>
<p>&#304;&#351;te Neoliberalizmin insan&#305; insanl&#305;ktan nas&#305;l uzakla&#351;t&#305;&#287;&#305;n&#305;n en g&uuml;zel &ouml;rne&#287;i. Dergi bu s&ouml;zleri yay&#305;nl&#305;yor &uuml;st&uuml;ne sorumluluk sahibi de&#287;iliz diyor. Dergiyi &ccedil;&#305;kartanlar dergilerini dahi sahiplenmiyor. Bu da bir onur ve karakter meselesi. D&uuml;&#351;&uuml;nsenize Ya&#351;ar Nabi Nay&#305;r&rsquo;&#305;n Varl&#305;k&rsquo;a yap&#305;lan bir ele&#351;tiriye yaz&#305;y&#305; yazana s&ouml;yleyin dedi&#287;ini.<br />&#304;lkokul &ccedil;ocu&#287;una yap&#305;lm&#305;&#351; veya yap&#305;ld&#305;&#287;&#305; varsay&#305;lm&#305;&#351; i&#287;ren&ccedil;li&#287;i yay&#305;nlamaktan utanmayanlar topluma kin g&uuml;tmek olunca, millete aptal demek olunca hepimizi yaralayan bu i&#287;ren&ccedil;liklere kar&#351;&#305; c&#305;v&#305;lday&#305;p (tweet at&#305;p) devleti katillikle, canilikle su&ccedil;lar.O zaman s&ouml;z&uuml;mona vicdanlar&#305; duyarl&#305;d&#305;r, &ouml;fkelilerdir.</p>
<p><strong>Konuyu &ouml;zetleyecek olursak</strong></p>
<p>Neoliberalizm bu dergiler &uuml;zerinden bir cinayet i&#351;liyor. &#304;nsaniyeti, insanc&#305;ll&#305;&#287;&#305;, vicdanlar&#305; par&ccedil;alay&#305;p bu bavula koymak istiyor. Bunu m&uuml;zikle yap&#305;yor, resimle yap&#305;yor en &ccedil;ok da edebiyatla yap&#305;yor.</p>
<p>Yeniyi bulmak, edebiyat&#305;n ve insan&#305;n ufkunu a&ccedil;mak yahut kal&#305;plar&#305;, putlar&#305; y&#305;kmak insaniyeti y&uuml;celtmekle m&uuml;mk&uuml;nd&uuml;r.</p>
<p>Ba&#351;ka t&uuml;rl&uuml;s&uuml; ihtimal dahilinde bile de&#287;ildir.</p>
<p><em><strong>G&ouml;zen Esmer</strong></em><br /><em><strong>TGB Ankara &#304;l Y&ouml;neticisi/Ankara &Uuml;niversitesi Dil ve Tarih-Co&#287;rafya Fak&uuml;ltesi</strong></em></p>
<p style="text-align: right;"><strong>tgb.gen.tr</strong></p>
</section>
<section class="item text easy-reading">
<p id="">
<p>Ne zaman bir kitaba ba&#351;lasak bir edebiyat haberi okusak veya bir yaz&#305;ya ba&#351;lasak neoliberalizmin edebiyata sald&#305;r&#305;lar&#305;n&#305;n daha &ccedil;ok fark&#305;na var&#305;yoruz. Son birka&ccedil; y&#305;lda T&uuml;rk Edebiyat&#305;n&#305;n geldi&#287;i nokta insandan ve toplumdan uzak m&uuml;ptezellerin, s&ouml;z&uuml;m ona &ouml;tekilerin, yer alt&#305;n&#305;n edebiyat&#305;. B&uuml;y&uuml;k &#351;airlerin, yazarlar&#305;n portreleriyle albenili kapaklarla bu piyasa &ccedil;arklar&#305;n&#305;n di&#351;lilerinde t&uuml;ketmeyi ve t&uuml;kenmeyi entelekt&uuml;el bir marifet sanmaktan, m&uuml;ptezellerin arka s&#305;radakilerin bulant&#305;lar&#305;n&#305; yazmaktan ibaret bu dergilerin ve &ccedil;evrelerin edebiyat dedikleri.</p>
<p>Bavul, Ot, Kafa ve bir bu kadar daha birbirinin kopyas&#305; dergilerden bir&ccedil;ok &#351;ey g&ouml;rd&uuml;k. Naz&#305;m Hikmet&rsquo;e bireyci yak&#305;&#351;t&#305;rmas&#305;ndan tutun da Necip Faz&#305;l&rsquo;a toplumcu denmesine, her f&#305;rsatta mutsuzluktan nas&#305;l mutluluk duyulur tasvirlerini de&#8230; Bu &ccedil;evrelerin T&uuml;rkiye emperyalistlerle bo&#287;u&#351;urken g&#305;k dememeleri hatta bozguncu bir anlay&#305;&#351;la hareket etmeleri, yine bu &ccedil;evreler i&ccedil;in hi&ccedil; &#351;a&#351;&#305;rt&#305;c&#305; bir tutum de&#287;il. &Ccedil;&uuml;nk&uuml; bu dergilerin ve dergi &ccedil;evrelerinin &uuml;lkemizi, vatan&#305;m&#305;z&#305;, cumhuriyetimizi savunmalar&#305;n&#305; da beklemiyoruz. Zira bu &ccedil;evreler Frans&#305;z Edebiyat&#305;&rsquo;na Frans&#305;z Edebiyat&#305; derken T&uuml;rk Edebiyat&#305;na T&uuml;rk&ccedil;e Edebiyat&#305; demeyi &ldquo;uygun&rdquo; g&ouml;rmektedirler. &#304;stiklal Mar&#351;&#305;n&#305; yad&#305;rgarlar.</p>
<p>Aksini beklemek zaten g&uuml;l&uuml;n&ccedil;t&uuml;r zira bu dergiler kendilerini vatans&#305;zl&#305;k &uuml;zerine in&#351;a etmi&#351; dergiler. Entelekt&uuml;el g&ouml;z&uuml;ken, topluma ayk&#305;r&#305;y&#305;z diyerek kendilerine bir bohem, bir mahalle hi&ccedil; olmad&#305; bir tekke kuran bu &ccedil;evreler neoliberalizmi ve emperyalistlerin sanat ve k&uuml;lt&uuml;r hayat&#305;m&#305;za sald&#305;r&#305;lar&#305;n&#305; gizleyemiyor.</p>
<p>Y&uuml;reklerinin kulaklar&#305; sa&#287;&#305;r, vicdanlar&#305; k&ouml;r ve ne dertleri halk&#305;n dertleriyle bir ne de mutluluklar&#305;. &Ouml;yle Ahmed Arif&rsquo;in g&uuml;l&uuml;mseyen y&uuml;z&uuml;n&uuml; kapak yap&#305;p s&ouml;z&uuml;m ona &ldquo;devrimcilik&rdquo; kasmakla bu ger&ccedil;e&#287;i kimse gizleyemez.</p>
<p>Bunlara yaz&#305;nca fikir h&uuml;rriyeti duvar&#305; da &ldquo;&ouml;zg&uuml;rl&uuml;k&ccedil;&uuml;&rdquo; a&ccedil;&#305;klamalar da sizi kurtarmaz.</p>
<p>En son geldikleri safha zaten bu toplum ve insan d&uuml;&#351;manl&#305;&#287;&#305;n&#305;n en a&ccedil;&#305;k, en &ccedil;&#305;plak safhas&#305;d&#305;r ve yine de utand&#305;r&#305;c&#305;d&#305;r. Bir ifrad safhas&#305;d&#305;r.</p>
<p>Bavul Dergisi&rsquo;nde yay&#305;nlanan #Ben de etiketiyle yaz&#305;lm&#305;&#351; bir metin okuduk bug&uuml;n. Bir kad&#305;n taraf&#305;ndan bir erke&#287;in a&#287;z&#305;ndan yaz&#305;lm&#305;&#351; bir itiraf &ldquo;eseri&rdquo;. Metinde yaz&#305;lanlar ispat olmas&#305; i&ccedil;in bu yaz&#305;ya koymaktan dahi utand&#305;&#287;&#305;m&#305;z ne vicdanla ne de insaniyetle ba&#287;da&#351;an s&ouml;zler.</p>
<p>Ancak sapk&#305;nl&#305;kla, utanmazl&#305;kla ve namussuzlukla a&ccedil;&#305;klanacak s&ouml;zler.</p>
<p>S&ouml;zler diyoruz &ccedil;&uuml;nk&uuml; bu yaz&#305;lanlar&#305;n edebiyatla en ufak ba&#287;da&#351;&#305;kl&#305;&#287;&#305; yok. Bu yetmezmi&#351; gibi Bavul Dergisi gelen tepkilere ele&#351;tirinizi eser sahibine iletin diye bir a&ccedil;&#305;klamada bulunuyor.</p>
<p>&#304;&#351;te Neoliberalizmin insan&#305; insanl&#305;ktan nas&#305;l uzakla&#351;t&#305;&#287;&#305;n&#305;n en g&uuml;zel &ouml;rne&#287;i. Dergi bu s&ouml;zleri yay&#305;nl&#305;yor &uuml;st&uuml;ne sorumluluk sahibi de&#287;iliz diyor. Dergiyi &ccedil;&#305;kartanlar dergilerini dahi sahiplenmiyor. Bu da bir onur ve karakter meselesi. D&uuml;&#351;&uuml;nsenize Ya&#351;ar Nabi Nay&#305;r&rsquo;&#305;n Varl&#305;k&rsquo;a yap&#305;lan bir ele&#351;tiriye yaz&#305;y&#305; yazana s&ouml;yleyin dedi&#287;ini.<br />&#304;lkokul &ccedil;ocu&#287;una yap&#305;lm&#305;&#351; veya yap&#305;ld&#305;&#287;&#305; varsay&#305;lm&#305;&#351; i&#287;ren&ccedil;li&#287;i yay&#305;nlamaktan utanmayanlar topluma kin g&uuml;tmek olunca, millete aptal demek olunca hepimizi yaralayan bu i&#287;ren&ccedil;liklere kar&#351;&#305; c&#305;v&#305;lday&#305;p (tweet at&#305;p) devleti katillikle, canilikle su&ccedil;lar.O zaman s&ouml;z&uuml;mona vicdanlar&#305; duyarl&#305;d&#305;r, &ouml;fkelilerdir.</p>
<p><strong>Konuyu &ouml;zetleyecek olursak</strong></p>
<p>Neoliberalizm bu dergiler &uuml;zerinden bir cinayet i&#351;liyor. &#304;nsaniyeti, insanc&#305;ll&#305;&#287;&#305;, vicdanlar&#305; par&ccedil;alay&#305;p bu bavula koymak istiyor. Bunu m&uuml;zikle yap&#305;yor, resimle yap&#305;yor en &ccedil;ok da edebiyatla yap&#305;yor.</p>
<p>Yeniyi bulmak, edebiyat&#305;n ve insan&#305;n ufkunu a&ccedil;mak yahut kal&#305;plar&#305;, putlar&#305; y&#305;kmak insaniyeti y&uuml;celtmekle m&uuml;mk&uuml;nd&uuml;r.</p>
<p>Ba&#351;ka t&uuml;rl&uuml;s&uuml; ihtimal dahilinde bile de&#287;ildir.</p>
<p><em><strong>G&ouml;zen Esmer</strong></em><br /><em><strong>TGB Ankara &#304;l Y&ouml;neticisi/Ankara &Uuml;niversitesi Dil ve Tarih-Co&#287;rafya Fak&uuml;ltesi</strong></em></p>
<p style="text-align: right;"><strong>tgb.gen.tr</strong></p>
</section>
</div>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://tgb.gen.tr/serbest-kursu/bu-bir-bavul-cinayetidir-25828/feed</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
