<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Şevval Bulduk &#8211; Türkiye Gençlik Birliği</title>
	<atom:link href="https://tgb.gen.tr/author/sevval-bulduk/feed" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://tgb.gen.tr</link>
	<description></description>
	<lastBuildDate>Mon, 26 Jan 2026 23:22:21 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=7.0</generator>

<image>
	<url>https://tgb.gen.tr/wp-content/uploads/2026/02/cropped-Logo-32x32.webp</url>
	<title>Şevval Bulduk &#8211; Türkiye Gençlik Birliği</title>
	<link>https://tgb.gen.tr</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>Genç Cumhuriyet&#8217;in Salgın Hastalıklarla Savaşı</title>
		<link>https://tgb.gen.tr/serbest-kursu/genc-cumhuriyet-in-salgin-hastaliklarla-savasi-29542</link>
					<comments>https://tgb.gen.tr/serbest-kursu/genc-cumhuriyet-in-salgin-hastaliklarla-savasi-29542#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Şevval Bulduk]]></dc:creator>
		<pubDate>Sat, 04 Apr 2020 09:24:00 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Serbest Kürsü]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://tgb.gen.tr/tgbden/genc-cumhuriyet-in-salgin-hastaliklarla-savasi-29542</guid>

					<description><![CDATA[Her toplumsal zorlukta, afette veya &#351;u an ya&#351;ad&#305;&#287;&#305;m&#305;z k&#252;resel salg&#305;nda oldu&#287;u gibi ge&#231;mi&#351;e d&#246;n&#252;p &#246;rneklere bakmak istiyoruz. Bir felaket ile sava&#351;aca&#287;&#305;m&#305;z zaman do&#287;rudan tarihimize bak&#305;p oradan dersler &#231;&#305;kart&#305;yoruz ve bir yararl&#305; uygulama bulmaya &#231;al&#305;&#351;&#305;yoruz. Balkan Sava&#351;lar&#305; ve I. D&#252;nya Sava&#351;&#305;&#8217;ndan sonra Osmanl&#305; hem orduda hem de halk i&#231;erisinde bir&#231;ok hastal&#305;k ile kar&#351;&#305; kar&#351;&#305;ya kald&#305;. &#214;yle [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<div class="easy-reading">
<section class="item text easy-reading">
<p id="">
<p>Her toplumsal zorlukta, afette veya &#351;u an ya&#351;ad&#305;&#287;&#305;m&#305;z k&uuml;resel salg&#305;nda oldu&#287;u gibi ge&ccedil;mi&#351;e d&ouml;n&uuml;p &ouml;rneklere bakmak istiyoruz. Bir felaket ile sava&#351;aca&#287;&#305;m&#305;z zaman do&#287;rudan tarihimize bak&#305;p oradan dersler &ccedil;&#305;kart&#305;yoruz ve bir yararl&#305; uygulama bulmaya &ccedil;al&#305;&#351;&#305;yoruz. Balkan Sava&#351;lar&#305; ve I. D&uuml;nya Sava&#351;&#305;&rsquo;ndan sonra Osmanl&#305; hem orduda hem de halk i&ccedil;erisinde bir&ccedil;ok hastal&#305;k ile kar&#351;&#305; kar&#351;&#305;ya kald&#305;. &Ouml;yle ki 1920&rsquo;li y&#305;llarda TBMM kuruldu&#287;unda Anadolu&rsquo;nun ba&#287;r&#305;nda 3 milyon trahomlu, n&uuml;fusun yar&#305;s&#305;nda da s&#305;tma hastal&#305;&#287;&#305; mevcuttu. Bu &#351;artlar alt&#305;nda ba&#351;layan Mill&icirc; M&uuml;cadele zaferle sona erdi. T&uuml;rkiye Cumhuriyeti kuruldu&#287;unda ise, ge&ccedil;en sava&#351;lar&#305;n sonucunda halk hatta toprak bile fazlas&#305;yla yorgundu. Erken Cumhuriyet D&ouml;nemi olarak adland&#305;rd&#305;&#287;&#305;m&#305;z d&ouml;nemde (1923-1930) topraklar&#305;m&#305;zda cirit atan hastal&#305;klar saymakla bitmezdi: frengi, s&#305;tma, &ccedil;i&ccedil;ek, k&#305;z&#305;l, trahom, difteri, verem ve daha niceleri. Sa&#287;l&#305;k hizmetleri TBMM&rsquo;nin kuruldu&#287;u d&ouml;nemde ba&#351;lasa dahi, as&#305;l geli&#351;im Cumhuriyet d&ouml;nemindeydi. &Uuml;lke genelinde sa&#287;l&#305;k te&#351;kilatlar&#305;n&#305;n yeniden kurulmas&#305;, sa&#287;l&#305;k personellerinin yeti&#351;tirilmesi ve bu hizmetlerin k&ouml;ylere kadar g&ouml;t&uuml;r&uuml;lmesi gerekiyordu. Di&#287;er &ouml;ncelikli sa&#287;l&#305;k politikalar&#305; ise ila&ccedil;, serum; bunlar&#305;n &uuml;retilebilmesi i&ccedil;in gerekli m&uuml;esseselerin kurulmas&#305;yd&#305;. K&#305;sacas&#305; &ccedil;ok y&ouml;nl&uuml; bir m&uuml;cadelenin yap&#305;lmas&#305; gerekiyordu: e&#287;itim, &uuml;retim, te&#351;kilatlanma, maddi kaynak.</p>
<p>TBMM&rsquo;nin kurulmas&#305;n&#305;n ard&#305;ndan 2 May&#305;s 1920&rsquo;de &lsquo;&rsquo;S&#305;hhiye ve Muavenet-i &#304;&ccedil;timaiye Vekaleti&rsquo;&rsquo; kuruldu, 4 May&#305;s&rsquo;ta yap&#305;lan se&ccedil;im ile I. &#304;cra Vekilleri Heyeti kuruldu. Buna g&ouml;re &#304;cra Vekilli&#287;i Heyeti Reisli&#287;ine Mustafa Kemal Pa&#351;a, S&#305;hhiye ve Muavenet-i &#304;&ccedil;timaiye Vekilli&#287;ine ise Dr. Adnan Bey (Ad&#305;var) se&ccedil;ildi. Mali yap&#305;n&#305;n uygun oldu&#287;u &ouml;l&ccedil;&uuml;lerde h&uuml;k&uuml;met program&#305;nda faaliyet g&ouml;sterilece&#287;i bildirildi. &#304;lk Bakanlar Kurulu toplant&#305;s&#305;n&#305;n ard&#305;ndan faaliyetlerine ba&#351;layan Dr. Adnan Bey, emrine verilen s&#305;hhiye memuru ile Ankara Vilayet Kona&#287;&#305;&rsquo;n&#305;n bir odas&#305;nda &ccedil;al&#305;&#351;malara ba&#351;lad&#305;lar. &Uuml;lkenin neresinde s&#305;hhiye memuru, doktor, hastane ve sa&#287;l&#305;k ocaklar&#305;n&#305;n oldu&#287;una dair kay&#305;t bulunmad&#305;&#287;&#305;ndan, ilk ad&#305;ma bunlar&#305; kay&#305;t almayla ba&#351;lan&#305;ld&#305;, buna uygun usul ve kadro olu&#351;turuldu. Salg&#305;n hastal&#305;klar i&ccedil;inse ilk ad&#305;mlar at&#305;lmaya ba&#351;lan&#305;lm&#305;&#351;t&#305; bile: Kuduz Tedavi M&uuml;essesesi, A&#351;&#305;hane ve Bakteriyolojihane kuruldu, Burgaz Adas&#305;&rsquo;nda verem sanatoryumu a&ccedil;&#305;lm&#305;&#351; ve &#304;talya&rsquo;dan &ccedil;i&ccedil;ek a&#351;&#305;s&#305; getirtilmi&#351;ti.</p>
<p>10 Mart 1921&rsquo;de Adnan Bey&rsquo;in yerine Refik Saydam bakanl&#305;&#287;a getirilmi&#351;ti. &#304;lk uygulamalar&#305; aras&#305;nda tabiplere mecburi hizmet zorunlulu&#287;u, bula&#351;&#305;c&#305; hastal&#305;klara kar&#351;&#305; m&uuml;cadele zorunlulu&#287;u getirilmesiydi. 1925&rsquo;te TBMM a&ccedil;&#305;l&#305;&#351; konu&#351;mas&#305;nda Gazi Mustafa Kemal &lsquo;&rsquo;&hellip;.H&uuml;k&uuml;meti Cumhuriyet&rsquo;in ba&#351;l&#305; ba&#351;&#305;na bir esas olarak muvaffakiyetle takip eyledi&#287;i s&#305;hhat m&uuml;cadelesine, gittik&ccedil;e vesayetini artt&#305;ran bir geni&#351;likle devam olunmak laz&#305;md&#305;r ve m&uuml;himdir&rsquo;&rsquo; &#351;eklinde beyan etmi&#351;, Sa&#287;l&#305;k Bakan&#305; Saydam ise, Bakanl&#305;k &Ccedil;al&#305;&#351;ma Program&#305;&rsquo;n&#305; a&ccedil;&#305;klarken, yeni 150 dispanser yap&#305;ld&#305;&#287;&#305;n&#305; ve 100 tanesinin hizmete girdi&#287;ini, &#304;stanbul ve Sivas&rsquo;ta iki s&#305;hhiye memuru okulu a&ccedil;&#305;ld&#305;&#287;&#305;n&#305;, s&#305;tma sava&#351;&#305; i&ccedil;in m&uuml;cadele haz&#305;rl&#305;&#287;&#305;nda olundu&#287;unu, frengi ve trahom ile sava&#351;&#305;n devam etti&#287;ini, il&ccedil;elerdeki doktor a&ccedil;&#305;&#287;&#305;n&#305;n b&uuml;y&uuml;k &ouml;l&ccedil;&uuml;de kapand&#305;&#287;&#305;n&#305;, r&ouml;ntgen cihazlar&#305;n&#305;n, mikroskoplar&#305;n ve s&#305;tma i&ccedil;in gerekli kininin al&#305;nd&#305;&#287;&#305;n&#305; belirtmi&#351;ti. Verem dispanserleri a&ccedil;ma, di&#287;er bula&#351;&#305;c&#305; hastal&#305;klarla m&uuml;cadele etme, Merkez H&#305;fz&#305;ss&#305;hha Enstit&uuml;s&uuml; ve H&#305;fz&#305;ss&#305;hha Okulu a&ccedil;&#305;lmas&#305;, milli t&#305;p kongreleri d&uuml;zenleme maddeleri konulmu&#351;tu. Sivas ve Ankara&rsquo;daki kimyahaneler birle&#351;tirilmi&#351;, H&#305;fz&#305;ss&#305;hha Kurumu olu&#351;turulmu&#351;tu. 1930 y&#305;l&#305;nda kabul edilen ve halen y&uuml;r&uuml;rl&uuml;kte olan 1593 say&#305;l&#305; Umumi H&#305;fz&#305;ss&#305;hha Kanunu ise, halk sa&#287;l&#305;&#287;&#305;n&#305; korumaya y&ouml;nelik ilk kanundur. 1937 y&#305;l&#305;na kadar g&ouml;revine devam eden Refik Saydam, Cumhuriyet d&ouml;neminin sa&#287;l&#305;k alan&#305;ndaki &ouml;nc&uuml;s&uuml; olmu&#351;, bula&#351;&#305;c&#305; hastal&#305;klarla b&uuml;y&uuml;k m&uuml;cadele vermi&#351;tir.</p>
<p><strong>FRENG&#304; ile M&Uuml;CADELE</strong></p>
<p>Cinsel yolla bula&#351;an yayg&#305;n hastal&#305;klardan olan frengi, Cumhuriyetin ilk y&#305;llar&#305;nda yayg&#305;n olarak g&ouml;r&uuml;l&uuml;yordu. Di&#287;er hastal&#305;klardan fark&#305;, ku&#351;aktan ku&#351;a&#287;a ge&ccedil;ebilmesiydi. 1919-20 y&#305;llar&#305;nda 6510 kad&#305;n frengi ve bel so&#287;uklu&#287;u nedeniyle Emraz&#305; Z&uuml;hreviye Hastanesi&rsquo;ne yat&#305;r&#305;lm&#305;&#351;t&#305;. Hastal&#305;&#287;&#305;n artmas&#305;n&#305;n sebepleri olarak sava&#351; ortam&#305; ve sava&#351;a ba&#287;l&#305; g&ouml;&ccedil; say&#305;labilirdi. &Ouml;te yandan da frengi hastal&#305;&#287;&#305; olanlar&#305;n hastal&#305;&#287;&#305;n&#305; gizlemeleri, tedaviyi g&uuml;&ccedil;lendiren bir durumdu. Halk kendi aras&#305;nda yayg&#305;n olan tedavileri bile deniyordu; bunlar&#305;n sonucunda ise hasta sakat kal&#305;yor ya da zehirleniyorlard&#305;. Erken Cumhuriyet d&ouml;neminde frengi ile m&uuml;cadele yasal bir zemine oturtulmu&#351;tur, 90 numaral&#305; kanun ile frengi hastal&#305;&#287;&#305; ta&#351;&#305;yanlar&#305;n tedavisinden devletin sa&#287;l&#305;k te&#351;kilat&#305; sorumlu olurken, evlilik &ouml;ncesi muayene zorunlu hale getirilmi&#351;tir. Kanunun yay&#305;nlanmas&#305;ndan itibaren sa&#287;l&#305;k kurulu&#351;lar&#305;na gerekli t&#305;bbi malzemeler g&ouml;nderilmeye ba&#351;land&#305;, taramalar ve ba&#351;vurular neticesinde hastalar tedavi alt&#305;na al&#305;nd&#305;. 1925 y&#305;l&#305;nda uygulanan tedavileri geli&#351;tirmek ve desteklemek i&ccedil;in &lsquo;&rsquo;Frengi Komisyonu&rsquo;&rsquo; kuruldu. Komisyonun kurulmas&#305;n&#305;n ard&#305;ndan S&#305;hhiye Vekaleti taraf&#305;ndan &lsquo;&rsquo;Frengi Tedavi Talimatnamesi&rsquo;&rsquo; haz&#305;rland&#305;.</p>
<p>Frengi Komisyonu yapt&#305;&#287;&#305; ara&#351;t&#305;rmalar sonucunda bizmojenol adl&#305; ilac&#305;n tedavide kullan&#305;lmas&#305; durumunda frengi m&uuml;cadelesinin daha ba&#351;ar&#305;l&#305; olaca&#287;&#305; sonucuna var&#305;ld&#305;. &#304;lac&#305;n ithali i&ccedil;in, Almanya&rsquo;dan 10 bin &#351;i&#351;e al&#305;nmas&#305; i&ccedil;in istekte bulunuldu. 1926 y&#305;l&#305;ndan itibaren, hastal&#305;&#287;&#305;n en s&#305;k g&ouml;r&uuml;ld&uuml;&#287;&uuml; &#351;ehirlerde &ouml;zel m&uuml;cadele planlan&#305;lm&#305;&#351;t&#305;, ithal edilen ila&ccedil;lar&#305;n eczac&#305;lar taraf&#305;ndan haz&#305;rland&#305;ktan sonra bu &#351;ehirlere sevk edilmi&#351;ti. M&uuml;cadele te&#351;kilatlar&#305;nda g&ouml;rev yapacak olan doktorlar &#351;ehirlere gitmeden &ouml;nce &#304;stanbul Gureba Hastanesi&rsquo;nde &ouml;zel e&#287;itim al&#305;yorlard&#305;. &Ouml;zel e&#287;itim al&#305;nmas&#305;ndaki as&#305;l sebep, frengi &uuml;&ccedil; sene boyunca m&uuml;cadele edilmesi gereken bir hastal&#305;kt&#305;, hastan&#305;n takibinin yap&#305;lmas&#305; &#351;artt&#305;. Hastalar&#305;n halk aras&#305;nda ay&#305;planmamalar&#305; ve kolayca m&uuml;racaat edebilmeleri ad&#305;na da Ankara ve &#304;zmir&rsquo;de &lsquo;&rsquo;Deri ve Tenas&uuml;l Hastal&#305;klar&#305; Dispanseri&rsquo;&rsquo; a&ccedil;&#305;ld&#305;. Hastal&#305;kla m&uuml;cadelede b&uuml;y&uuml;k faydalar&#305; g&ouml;r&uuml;ld&uuml;.</p>
<p><strong>TRAHOM ile M&Uuml;CADELE</strong></p>
<p>S&#305;cak ve kuru iklimin hakim oldu&#287;u co&#287;rafyalarda ortaya &ccedil;&#305;kan bula&#351;&#305;c&#305; bir g&ouml;z hastal&#305;&#287;&#305; olan trahom, Roma, Eski Yunan ve &#304;braniler d&ouml;nemlerinden itibaren bilinirdi. Bu hastal&#305;k 1789&rsquo;dan itibaren Avrupa&rsquo;ya ula&#351;m&#305;&#351;, Anadolu co&#287;rafyas&#305;na ilk kez Yavuz Sultan Selim&rsquo;in M&#305;s&#305;r Seferi d&ouml;n&uuml;&#351;&uuml;nde askerler arac&#305;l&#305;&#287;&#305;yla gelmi&#351;tir. I. D&uuml;nya Sava&#351;&#305;&rsquo;nda ise salg&#305;na d&ouml;n&uuml;&#351;&uuml;p Cumhuriyetin ilk y&#305;llar&#305;nda ise G&uuml;neydo&#287;u Anadolu&rsquo;da g&ouml;r&uuml;lmeye ba&#351;lanm&#305;&#351;t&#305;, g&uuml;ney cephesinde sava&#351;an askerlerin m&uuml;cadele etti&#287;i bir di&#287;er hastal&#305;k da buydu.</p>
<p>A&#287;ustos 1919 itibariyle M&#305;s&#305;r&rsquo;dan topraklar&#305;m&#305;za d&ouml;nen askerlerden &ccedil;o&#287;u M&#305;s&#305;r&rsquo;da yap&#305;lan ameliyatlarla ya iki g&ouml;z&uuml;, ya da tek g&ouml;z&uuml; &ccedil;&#305;kart&#305;lm&#305;&#351;t&#305;. Yakla&#351;&#305;k 54 bin askerin d&ouml;nd&uuml;&#287;&uuml; M&#305;s&#305;r&rsquo;dan 8.530 askerin hasta oldu&#287;u tespit edildi ve Haydarpa&#351;a, Selimiye, Y&#305;ld&#305;z ve Ma&ccedil;ka hastanelerinde tedaviye al&#305;nd&#305;lar. Bu hastal&#305;k ayn&#305; zamanda ev hanelerinde i&#351;sizli&#287;e de sebep oluyordu, Ad&#305;yaman ve Malatya k&ouml;rler &uuml;lkesi olarak bilinirdi. G&uuml;ney &#351;ehirlerinde &ccedil;ok g&ouml;rme engelli bulundu&#287;u i&ccedil;in misyonerler Urfa, Malatya ve Beyrut&rsquo;ta g&ouml;rme engeli bulunanlar i&ccedil;in okullar a&ccedil;t&#305;lar. 1-3 Eyl&uuml;l 1925&rsquo;te I. Milli T&#305;p Kongresi&rsquo;nde trahom hastal&#305;&#287;&#305; ele al&#305;nd&#305; ve bu hastal&#305;kla m&uuml;cadele i&ccedil;in h&uuml;k&uuml;met 50 bin lira ay&#305;rd&#305;. Ankara&rsquo;da toplanan II. Milli T&#305;p Kongresi&rsquo;nde de &#304;smet Pa&#351;a milli bir hastal&#305;k sorunu olarak ilgilenilmesini istemi&#351;tir. Ad&#305;yaman ve Malatya&rsquo;daki tedavi merkezleri devam ederken, Adana&rsquo;da fabrikat&ouml;r Salih Efendi&rsquo;nin ba&#287;&#305;&#351;lar&#305; ile trahom hastanesi a&ccedil;&#305;ld&#305;. Seyyar s&#305;hhiye te&#351;kilat&#305; taraf&#305;ndan k&ouml;yler tek tek gezildi, &ouml;zel muayeneler yap&#305;ld&#305;, 1930 y&#305;l&#305;na kadar binlerce hasta tedavi edilip ameliyat edildi.</p>
<p>Gazi Mustafa Kemal Pa&#351;a taraf&#305;ndan Macar bilim insan&#305; Antal Rethly T&uuml;rkiye&rsquo;ye davet edilip T&uuml;rkiye co&#287;rafyas&#305; iklimsel olarak farkl&#305; b&ouml;lgelere ayr&#305;ld&#305;. Trahom m&uuml;cadelesinde nem, y&uuml;kselti ve s&#305;cakl&#305;k etkili oldu&#287;u i&ccedil;in d&ouml;rt farkl&#305; m&uuml;cadele m&#305;nt&#305;kas&#305; belirlendi.&nbsp;</p>
<p><strong>B&#304;R D&Ouml;NEM&#304;N &#304;NCE HASTALI&#286;I: VEREM</strong></p>
<p>Prof. Dr. Tevfik Saydam&rsquo;a g&ouml;re salg&#305;n hastal&#305;klardan &ouml;len askerlerin say&#305;s&#305; di&#287;er ordular&#305;n verdi&#287;i kay&#305;plardan daha fazla idi. Bu bakteri her hastal&#305;k gibi hemen tesirini g&ouml;stermemekteydi, ge&ccedil;im s&#305;k&#305;nt&#305;s&#305;, g&#305;das&#305;zl&#305;k, uykusuzluk, rutubetli ve karanl&#305;k ev ya&#351;am&#305; ile hastal&#305;k ba&#351;l&#305;yordu. 13 milyon &uuml;lke n&uuml;fusundan 1 milyonu verem hastal&#305;&#287;&#305;yla bo&#287;u&#351;uyordu.</p>
<p>T&uuml;rkiye&rsquo;de vereme kar&#351;&#305; ilk hareket 1918&rsquo;de &lsquo;&rsquo;Verem M&uuml;cadelesi Osmanl&#305; Cemiyeti&rsquo;&rsquo; kurulmas&#305; ile ba&#351;lam&#305;&#351;t&#305;. &#304;&#351;galler sonras&#305;nda bu &ccedil;al&#305;&#351;malara ara vermek zorunda kal&#305;nm&#305;&#351;, ikinci bir ad&#305;m olarak Dr. Beh&ccedil;et Uz&rsquo;un te&#351;ebb&uuml;s&uuml; ile 18 &#350;ubat 1923 tarihinde &lsquo;&rsquo;&#304;zmir Veremle M&uuml;cadele Cemiyeti&rsquo;&rsquo; kurulmu&#351;tur. 1927&rsquo;de &#304;stanbul&rsquo;da da kurulan bu cemiyetle ama&ccedil;, hastal&#305;&#287;&#305;n korkun&ccedil; bir afet oldu&#287;unu ve millete b&uuml;y&uuml;k bir tahribat verdi&#287;ini halka anlatarak &ouml;nlemler almas&#305;n&#305; sa&#287;lamakt&#305;. Bu propaganda &ccedil;al&#305;&#351;malar&#305;n&#305;n yan&#305; s&#305;ra, &ccedil;e&#351;itli dispanserler de a&ccedil;&#305;lm&#305;&#351;, gerekli tedaviler sa&#287;lanmaya ba&#351;lan&#305;lm&#305;&#351;t&#305;. Bu propaganda &ouml;ylesine b&uuml;y&uuml;m&uuml;&#351;t&uuml; ki, 1924&rsquo;ten 1927 y&#305;l&#305;na kadar &lsquo;&rsquo;Cidal&rsquo;&rsquo; isimli halka hitap eden dergi bile &ccedil;&#305;kar&#305;lm&#305;&#351;t&#305;.</p>
<p>1923 y&#305;l&#305;nda ilk Verem Sava&#351; Dispanseri &#304;stanbul&rsquo;da a&ccedil;&#305;lm&#305;&#351;, &ccedil;e&#351;itli sanatoryumlar kurulmu&#351;, BCG a&#351;&#305;s&#305; uygulamas&#305; &#304;stanbul H&#305;fz&#305;ss&#305;hha M&uuml;d&uuml;r&uuml; Refik G&uuml;ran taraf&#305;ndan 1931 y&#305;l&#305;nda uygulanmaya ba&#351;lam&#305;&#351;t&#305;. Bu m&uuml;cadelede g&ouml;r&uuml;len en ger&ccedil;ek&ccedil;i &#351;eylerden biri de, bu m&uuml;cadelenin g&ouml;n&uuml;ll&uuml; olmas&#305;yd&#305;.</p>
<p><strong>&Ccedil;&#304;&Ccedil;EK ile M&Uuml;CADELE ve A&#350;ILAMA</strong></p>
<p>&Ccedil;i&ccedil;ek hastal&#305;&#287;&#305; T&uuml;rkiye&rsquo;de ve d&uuml;nyada eski devirlerden beri g&ouml;r&uuml;len bir hastal&#305;kt&#305;. T&#305;bben kabul g&ouml;ren a&#351;&#305;s&#305; 1800&rsquo;lerde bulunmas&#305;na ra&#287;men T&uuml;rk usul&uuml; insandan insana a&#351;&#305; T&uuml;rkler aras&#305;nda y&uuml;zy&#305;llard&#305;r yap&#305;lmaktayd&#305;. Bu hastal&#305;k d&uuml;nya &ccedil;ap&#305;nda b&uuml;y&uuml;k &ouml;l&uuml;mlere sebep oluyordu, a&#351;&#305;s&#305;z m&uuml;dahale edebilmek neredeyse imkans&#305;zd&#305;. A&#351;&#305; 1879&rsquo;da ilk kez &#304;ngiliz Dr. Edward Anthony s&#305;&#287;&#305;rlarda g&ouml;r&uuml;len cow-pox adl&#305; &ccedil;i&ccedil;ek hastal&#305;&#287;&#305;ndaki yaradan ald&#305;&#287;&#305; &ouml;rnek ile ilk a&#351;&#305;y&#305; &uuml;retti. T&uuml;rkiye&rsquo;de &ccedil;i&ccedil;ek a&#351;&#305;s&#305; &#304;stanbul ve Sivas&rsquo;ta 1925-1930 y&#305;llar&#305; aras&#305;nda &uuml;retildi.</p>
<p>1929&rsquo;da Suriye&rsquo;de ba&#351;layan bu salg&#305;n hastal&#305;k Mardin&rsquo;e de s&#305;&ccedil;rad&#305; ve k&#305;sa s&uuml;rede G&uuml;neydo&#287;u&rsquo;nun b&uuml;y&uuml;k bir k&#305;sm&#305;na yay&#305;ld&#305;. B&ouml;lgeye al&#305;nan kararlarla seyyah s&#305;hhiye memurlar&#305; g&ouml;nderildi ve a&#351;&#305; ile m&uuml;dahale ba&#351;lad&#305;. Bu hastal&#305;&#287;&#305;n bir anda salg&#305;n hale gelmesindeki sebep, T&uuml;rkiye-Suriye s&#305;n&#305;r&#305;nda bulunan Hazne k&ouml;y&uuml;nde peygamberlik iddias&#305;nda bulunan &#350;eyh Ahmet isimli &#351;ahs&#305; g&ouml;rmek i&ccedil;in ak&#305;n ak&#305;n giden k&ouml;yl&uuml;lerin engellenemeyi&#351;iydi. &Ouml;l&uuml;mlerin artt&#305;&#287;&#305;n&#305; g&ouml;ren halk, a&#351;&#305;lama i&ccedil;in g&ouml;revlileri getirmeye ba&#351;lam&#305;&#351;t&#305;r. Nisan 1930&rsquo;da ise b&ouml;lgede hastal&#305;k tamamen kontrol alt&#305;na al&#305;nm&#305;&#351;t&#305;.</p>
<p><strong>KIZIL ile M&Uuml;CADELE</strong></p>
<p>K&#305;z&#305;l, bakteri yoluyla bula&#351;&#305;p &ccedil;ocuklarda s&#305;k s&#305;k g&ouml;r&uuml;len bir hastal&#305;kt&#305;r, ate&#351;li hastal&#305;klar i&ccedil;erisine girer ve o d&ouml;nemde &ouml;nlem al&#305;nmad&#305;&#287;&#305; takdirde &ouml;l&uuml;me kadar gidebiliyordu. Hastal&#305;k Ocak 1923&rsquo;te Ankara&rsquo;da ikamet eden &uuml;nl&uuml; bir ailede ba&#351;lad&#305;, ge&ccedil; ihbar edildi&#287;i i&ccedil;in &ccedil;ocuklara da bula&#351;arak salg&#305;n halini ald&#305;. Hastal&#305;&#287;&#305;n salg&#305;n haline gelmesindeki sebep hastal&#305;&#287;a gereken &ouml;nemin verilmemesiydi. K&#305;z&#305;l&#305;n d&ouml;nem i&ccedil;erisinde en etkili tedavi &#351;ekli milne y&ouml;ntemi idi &ccedil;&uuml;nk&uuml; bir a&#351;&#305; geli&#351;tirilememi&#351;ti.</p>
<p>Mikrobiyoloji biliminde ya&#351;anan geli&#351;melerle hastal&#305;k i&ccedil;in koruyucu bir serum geli&#351;tirildi ve T&uuml;rkiye&rsquo;de ilk k&#305;z&#305;l a&#351;&#305;s&#305; Dr. Bakteriyolog Mehmet Hami Bey taraf&#305;ndan &uuml;retildi. Amerika&rsquo;da ke&#351;fedilen bu a&#351;&#305; T&uuml;rkiye&rsquo;de uyguland&#305;&#287;&#305; zaman Avrupa&rsquo;da yaln&#305;zca birka&ccedil; &uuml;lke bu a&#351;&#305;y&#305; ke&#351;fetmi&#351;ti. Bu a&#351;&#305; ilk defa 1928&rsquo;de Konya&rsquo;daki &ccedil;ocuklar &uuml;zerinde kullan&#305;ld&#305;. A&#351;&#305;ya olan &ouml;nyarg&#305;ya ra&#287;men b&ouml;lgede a&#351;&#305;s&#305;z &ccedil;ocuk kalmad&#305;. Anadolu&rsquo;da ise seyyar m&uuml;cadele heyetleri kar&#305;&#351; kar&#305;&#351; topraklar&#305; gezmeye devam etti. A&#351;&#305;lar&#305;n uygulanmas&#305; ard&#305;ndan hastal&#305;k tamamen ortadan kalkt&#305;, 1929&rsquo;daki Ankara&rsquo;daki t&#305;p kongresinde a&#351;&#305;n&#305;n etkili oldu&#287;u resmen kabul edildi.</p>
<p><strong>SITMA ile M&Uuml;CADELE</strong></p>
<p>Cumhuriyetin ilk y&#305;llar&#305;nda T&uuml;rkiye&rsquo;yi m&uuml;cadele anlam&#305;nda en &ccedil;ok zorlayan hastal&#305;k s&#305;tma olmu&#351;tu. Mevcut ko&#351;ullarda s&#305;tman&#305;n nedeni de bilinmiyordu ve &uuml;lkede 5 milyon s&#305;tmal&#305; oldu&#287;u ger&ccedil;e&#287;i vard&#305;. Hastal&#305;&#287;&#305;n en etkin ilac&#305; olan kinin ilac&#305;ndan yakla&#351;&#305;k 50 tona ihtiya&ccedil; vard&#305; ve bunu maddi olarak kar&#351;&#305;lamak imkans&#305;zd&#305;. 1924 y&#305;l&#305; b&uuml;t&ccedil;esinden ayr&#305;lan para ile sadece 1.381 kg kinin al&#305;nabiliyordu. Kapsaml&#305; bir m&uuml;cadelenin ba&#351;lamas&#305; i&ccedil;in 13 May&#305;s 1926&rsquo;da S&#305;tma M&uuml;cadelesi Kanunu kabul edildi, s&#305;tma b&ouml;lgesinin yo&#287;un oldu&#287;u yerlerde S&#305;tma M&uuml;cadele Heyetleri kuruldu, s&#305;tma m&uuml;cadele m&#305;nt&#305;kalar&#305; olu&#351;turulmaya ba&#351;land&#305;. M&uuml;cadelenin ilk sonu&ccedil;lar&#305; 1928&rsquo;de al&#305;nmaya ba&#351;land&#305;. Adana&rsquo;da S&#305;tma Enstit&uuml;s&uuml; kuruldu ve &ccedil;&#305;kar&#305;lan kanun ile de b&uuml;t&uuml;n asker ve sivil t&uuml;m doktorlar s&#305;tma staj&#305; yapm&#305;&#351;t&#305;r. Bu m&uuml;cadelede &Ccedil;eltik Ekim Kanunu ve S&#305;tma Sava&#351; Kanunu&rsquo;nu da hat&#305;rlatmak gerekir. Devlet, &ccedil;eltik i&#351;&ccedil;ilerinin korunmas&#305;, sulama d&uuml;zeni ve alanlar&#305;n kontrol&uuml; i&ccedil;in b&uuml;y&uuml;k bir kontrol i&ccedil;erisindeydi.</p>
<p><strong>VEBA ile M&Uuml;CADELE</strong></p>
<p>Veba hastal&#305;&#287;&#305;, M&uuml;savat Gazetesi&rsquo;nde &#351;u &#351;ekilde tarif edilmi&#351;ti: &lsquo;&rsquo;&hellip;Vebadan sak&#305;n&#305;n&#305;z, veba ocak s&ouml;nd&uuml;ren deh&#351;etli bir hastal&#305;kt&#305;r&hellip;y&uuml;ksek ate&#351;, bulant&#305;, kusma, mide ve bel a&#287;r&#305;s&#305;, kollarda bacaklarda sanc&#305;lar ile ba&#351;lar. Hasta &ccedil;ok su i&ccedil;er, ayd&#305;nl&#305;&#287;a kolay bakamaz. Ate&#351; 2 g&uuml;nde 40, bazen 41-45 dereceye y&uuml;kselir. Bu hastal&#305;ktan ka&ccedil;&#305;nmak i&ccedil;in fareleri &ouml;ld&uuml;rmelidir. Pirelerden sak&#305;nmal&#305;, fare ve pire &ouml;ld&uuml;rmek i&ccedil;in laz&#305;m gelen tedbirleri s&#305;hhiyemiz herkese &ouml;&#287;retip yap&#305;veriyor, ila&ccedil; da&#287;&#305;t&#305;yor&hellip;.bilhassa s&#305;hhiye dairemiz memnuniyetle hizmete amadedirler&hellip;&rsquo;&rsquo; Salg&#305;n hastal&#305;klara kar&#351;&#305; &ouml;nlemler alan TBMM H&uuml;k&uuml;meti, Sa&#287;l&#305;k ve Sosyal Yard&#305;m Bakanl&#305;&#287;&#305;&rsquo;n&#305; kurduktan sonra ayn&#305; y&#305;l Dr. Mustafa Hilmi Bey veba a&#351;&#305;s&#305; &uuml;retmi&#351;, salg&#305;n denemese de b&uuml;y&uuml;k &ouml;l&ccedil;&uuml;de &ouml;nlenmi&#351;ti. Bu d&ouml;nemde al&#305;nan en &ouml;nemli &ouml;nlemlerden biri, s&#305;n&#305;r &ouml;tesinde &ccedil;&#305;kan veba hastal&#305;&#287;&#305;na kar&#351;&#305; &ccedil;e&#351;itli illerde temas kurulan s&#305;n&#305;rlar&#305; kapatmak, ula&#351;&#305;m&#305;n ask&#305;ya al&#305;nmas&#305; i&ccedil;in Bakanlar Kurulu&rsquo;nun karar alm&#305;&#351; olmas&#305;d&#305;r. Refik Saydam, a&#351;&#305;lar&#305;n b&ouml;lgeye g&ouml;nderildi&#287;ini, b&ouml;lgede g&ouml;revli jandarma ve memurlar&#305;n a&#351;&#305;land&#305;&#287;&#305;n&#305; belirtmi&#351;tir. Art&#305; a&#351;&#305;lama i&ccedil;in ise Paris&rsquo;ten veba a&#351;&#305;s&#305; sat&#305;n al&#305;n&#305;lm&#305;&#351;, tehlikeli b&ouml;lgelerdeki 100 bin ki&#351;i a&#351;&#305;lanm&#305;&#351; ve &uuml;lkeye yay&#305;lmas&#305; &ouml;nlenmi&#351;tir.</p>
<p><strong>GEN&Ccedil; CUMHUR&#304;YET&rsquo;&#304;N M&#304;RASI</strong></p>
<p>Tarihsel s&uuml;re&ccedil;te salg&#305;n hastal&#305;klarla sadece &uuml;lkemiz de&#287;il, t&uuml;m d&uuml;nya m&uuml;cadele etmi&#351;tir. Osmanl&#305; Devleti de bu salg&#305;n hastal&#305;klar&#305;n yo&#287;unlukta oldu&#287;u devletlerin ba&#351;&#305;nda geliyordu. Fiilen sona eren bir devletin bu salg&#305;n hastal&#305;klarla m&uuml;cadele etmesi &ccedil;ok g&uuml;&ccedil;t&uuml; ama Milli M&uuml;cadele d&ouml;neminde k&#305;t olanaklarla yap&#305;lan bu m&uuml;cadele, Cumhuriyet ilan&#305; ve sonras&#305;yla yeni bir boyut ve ivme kazand&#305;. Gen&ccedil; Cumhuriyet, daha ilk y&#305;llarda sa&#287;l&#305;k alan&#305;nda salg&#305;n hastal&#305;klarla sava&#351;mada uygulad&#305;&#287;&#305; devlet&ccedil;i politikalar&#305;n &#305;srar&#305;yla ba&#351;ar&#305;lar kazand&#305;. Halk&#305;n sa&#287;l&#305;&#287;&#305;n&#305; ve refah&#305;n&#305; &ouml;n planda tutarak m&uuml;cadelesine devam etti ve bunu s&uuml;rd&uuml;rd&uuml;. Bug&uuml;nlerde oldu&#287;u gibi her t&uuml;rl&uuml; zorlu&#287;a ra&#287;men hi&ccedil;bir d&uuml;&#351;man, disiplinli ve &ouml;nlemli bir tedbirden, &#304;stiklal M&uuml;cadelesi ruhumuzdan daha g&uuml;&ccedil;l&uuml; de&#287;ildir.</p>
<p><strong>Kaynak&ccedil;a:</strong></p>
<p><em>1-https://atif.sobiad.com/index.jsp?modul=makale-goruntule&amp;id=AW4RbFlcyZgeuuwfeB4C</em><br /><em>2-http://www.turkailehekderg.org/makaleler/tip-tarihi/cumhuriyet-doneminde-bulasici-hastaliklarla-mucadele</em><br /><em>3- http://www.sdplatform.com/Dergi/251/Cumhuriyetin-ilk-yillarinda-saglik-alanindaki-faaliyetler.aspx</em><br /><em>4- https://www.academia.edu/39340883/Erken_Cumhuriyet_D%C3%B6nemi_T%C3%BCrkiye_de_Bula%C5%9F%C4%B1c%C4%B1_Hastal%C4%B1klarla_M%C3%BCcadele_1923-1930_-_The_Struggle_with_Contagious_Diseases_In_Turkey_in_The_Early_Republican_Period_1923-1930_</em><br /><em>5- https://www.altayli.net/cumhuriyetin-bulasici-hastaliklarla-mucadelesi-trahomla-savas-ornegi.html</em><br /><em>6- http://cms.galenos.com.tr/Uploads/Article_23030/TPD-32-351.pdf</em><br /><em>7- https://katalog.marmara.edu.tr/eyayin/tez/T0072141.pdf</em><br /><em>8- T&uuml;rkiye&#8217;de s&#305;tma m&uuml;cadelesi 1924-1950, Fatih Tu&#287;luo&#287;lu</em><br /><em>9- https://dergipark.org.tr/tr/pub/ataunitaed/issue/47367/595306</em><br /><em>10- Erken Cumhuriyet D&ouml;nemi T&uuml;rkiye&#8217;de Bula&#351;&#305;c&#305; Hastal&#305;klarla M&uuml;cadele, S&uuml;leyman Tekir</em></p>
<p><strong>&#350;evval Budak</strong></p>
<p><strong>TGB Konya &#304;l Y&ouml;neticisi&nbsp;</strong></p>
<p style="text-align: right;"><strong>tgb.gen.tr</strong></p>
</section>
<section class="item text easy-reading">
<p id="">
<p>Her toplumsal zorlukta, afette veya &#351;u an ya&#351;ad&#305;&#287;&#305;m&#305;z k&uuml;resel salg&#305;nda oldu&#287;u gibi ge&ccedil;mi&#351;e d&ouml;n&uuml;p &ouml;rneklere bakmak istiyoruz. Bir felaket ile sava&#351;aca&#287;&#305;m&#305;z zaman do&#287;rudan tarihimize bak&#305;p oradan dersler &ccedil;&#305;kart&#305;yoruz ve bir yararl&#305; uygulama bulmaya &ccedil;al&#305;&#351;&#305;yoruz. Balkan Sava&#351;lar&#305; ve I. D&uuml;nya Sava&#351;&#305;&rsquo;ndan sonra Osmanl&#305; hem orduda hem de halk i&ccedil;erisinde bir&ccedil;ok hastal&#305;k ile kar&#351;&#305; kar&#351;&#305;ya kald&#305;. &Ouml;yle ki 1920&rsquo;li y&#305;llarda TBMM kuruldu&#287;unda Anadolu&rsquo;nun ba&#287;r&#305;nda 3 milyon trahomlu, n&uuml;fusun yar&#305;s&#305;nda da s&#305;tma hastal&#305;&#287;&#305; mevcuttu. Bu &#351;artlar alt&#305;nda ba&#351;layan Mill&icirc; M&uuml;cadele zaferle sona erdi. T&uuml;rkiye Cumhuriyeti kuruldu&#287;unda ise, ge&ccedil;en sava&#351;lar&#305;n sonucunda halk hatta toprak bile fazlas&#305;yla yorgundu. Erken Cumhuriyet D&ouml;nemi olarak adland&#305;rd&#305;&#287;&#305;m&#305;z d&ouml;nemde (1923-1930) topraklar&#305;m&#305;zda cirit atan hastal&#305;klar saymakla bitmezdi: frengi, s&#305;tma, &ccedil;i&ccedil;ek, k&#305;z&#305;l, trahom, difteri, verem ve daha niceleri. Sa&#287;l&#305;k hizmetleri TBMM&rsquo;nin kuruldu&#287;u d&ouml;nemde ba&#351;lasa dahi, as&#305;l geli&#351;im Cumhuriyet d&ouml;nemindeydi. &Uuml;lke genelinde sa&#287;l&#305;k te&#351;kilatlar&#305;n&#305;n yeniden kurulmas&#305;, sa&#287;l&#305;k personellerinin yeti&#351;tirilmesi ve bu hizmetlerin k&ouml;ylere kadar g&ouml;t&uuml;r&uuml;lmesi gerekiyordu. Di&#287;er &ouml;ncelikli sa&#287;l&#305;k politikalar&#305; ise ila&ccedil;, serum; bunlar&#305;n &uuml;retilebilmesi i&ccedil;in gerekli m&uuml;esseselerin kurulmas&#305;yd&#305;. K&#305;sacas&#305; &ccedil;ok y&ouml;nl&uuml; bir m&uuml;cadelenin yap&#305;lmas&#305; gerekiyordu: e&#287;itim, &uuml;retim, te&#351;kilatlanma, maddi kaynak.</p>
<p>TBMM&rsquo;nin kurulmas&#305;n&#305;n ard&#305;ndan 2 May&#305;s 1920&rsquo;de &lsquo;&rsquo;S&#305;hhiye ve Muavenet-i &#304;&ccedil;timaiye Vekaleti&rsquo;&rsquo; kuruldu, 4 May&#305;s&rsquo;ta yap&#305;lan se&ccedil;im ile I. &#304;cra Vekilleri Heyeti kuruldu. Buna g&ouml;re &#304;cra Vekilli&#287;i Heyeti Reisli&#287;ine Mustafa Kemal Pa&#351;a, S&#305;hhiye ve Muavenet-i &#304;&ccedil;timaiye Vekilli&#287;ine ise Dr. Adnan Bey (Ad&#305;var) se&ccedil;ildi. Mali yap&#305;n&#305;n uygun oldu&#287;u &ouml;l&ccedil;&uuml;lerde h&uuml;k&uuml;met program&#305;nda faaliyet g&ouml;sterilece&#287;i bildirildi. &#304;lk Bakanlar Kurulu toplant&#305;s&#305;n&#305;n ard&#305;ndan faaliyetlerine ba&#351;layan Dr. Adnan Bey, emrine verilen s&#305;hhiye memuru ile Ankara Vilayet Kona&#287;&#305;&rsquo;n&#305;n bir odas&#305;nda &ccedil;al&#305;&#351;malara ba&#351;lad&#305;lar. &Uuml;lkenin neresinde s&#305;hhiye memuru, doktor, hastane ve sa&#287;l&#305;k ocaklar&#305;n&#305;n oldu&#287;una dair kay&#305;t bulunmad&#305;&#287;&#305;ndan, ilk ad&#305;ma bunlar&#305; kay&#305;t almayla ba&#351;lan&#305;ld&#305;, buna uygun usul ve kadro olu&#351;turuldu. Salg&#305;n hastal&#305;klar i&ccedil;inse ilk ad&#305;mlar at&#305;lmaya ba&#351;lan&#305;lm&#305;&#351;t&#305; bile: Kuduz Tedavi M&uuml;essesesi, A&#351;&#305;hane ve Bakteriyolojihane kuruldu, Burgaz Adas&#305;&rsquo;nda verem sanatoryumu a&ccedil;&#305;lm&#305;&#351; ve &#304;talya&rsquo;dan &ccedil;i&ccedil;ek a&#351;&#305;s&#305; getirtilmi&#351;ti.</p>
<p>10 Mart 1921&rsquo;de Adnan Bey&rsquo;in yerine Refik Saydam bakanl&#305;&#287;a getirilmi&#351;ti. &#304;lk uygulamalar&#305; aras&#305;nda tabiplere mecburi hizmet zorunlulu&#287;u, bula&#351;&#305;c&#305; hastal&#305;klara kar&#351;&#305; m&uuml;cadele zorunlulu&#287;u getirilmesiydi. 1925&rsquo;te TBMM a&ccedil;&#305;l&#305;&#351; konu&#351;mas&#305;nda Gazi Mustafa Kemal &lsquo;&rsquo;&hellip;.H&uuml;k&uuml;meti Cumhuriyet&rsquo;in ba&#351;l&#305; ba&#351;&#305;na bir esas olarak muvaffakiyetle takip eyledi&#287;i s&#305;hhat m&uuml;cadelesine, gittik&ccedil;e vesayetini artt&#305;ran bir geni&#351;likle devam olunmak laz&#305;md&#305;r ve m&uuml;himdir&rsquo;&rsquo; &#351;eklinde beyan etmi&#351;, Sa&#287;l&#305;k Bakan&#305; Saydam ise, Bakanl&#305;k &Ccedil;al&#305;&#351;ma Program&#305;&rsquo;n&#305; a&ccedil;&#305;klarken, yeni 150 dispanser yap&#305;ld&#305;&#287;&#305;n&#305; ve 100 tanesinin hizmete girdi&#287;ini, &#304;stanbul ve Sivas&rsquo;ta iki s&#305;hhiye memuru okulu a&ccedil;&#305;ld&#305;&#287;&#305;n&#305;, s&#305;tma sava&#351;&#305; i&ccedil;in m&uuml;cadele haz&#305;rl&#305;&#287;&#305;nda olundu&#287;unu, frengi ve trahom ile sava&#351;&#305;n devam etti&#287;ini, il&ccedil;elerdeki doktor a&ccedil;&#305;&#287;&#305;n&#305;n b&uuml;y&uuml;k &ouml;l&ccedil;&uuml;de kapand&#305;&#287;&#305;n&#305;, r&ouml;ntgen cihazlar&#305;n&#305;n, mikroskoplar&#305;n ve s&#305;tma i&ccedil;in gerekli kininin al&#305;nd&#305;&#287;&#305;n&#305; belirtmi&#351;ti. Verem dispanserleri a&ccedil;ma, di&#287;er bula&#351;&#305;c&#305; hastal&#305;klarla m&uuml;cadele etme, Merkez H&#305;fz&#305;ss&#305;hha Enstit&uuml;s&uuml; ve H&#305;fz&#305;ss&#305;hha Okulu a&ccedil;&#305;lmas&#305;, milli t&#305;p kongreleri d&uuml;zenleme maddeleri konulmu&#351;tu. Sivas ve Ankara&rsquo;daki kimyahaneler birle&#351;tirilmi&#351;, H&#305;fz&#305;ss&#305;hha Kurumu olu&#351;turulmu&#351;tu. 1930 y&#305;l&#305;nda kabul edilen ve halen y&uuml;r&uuml;rl&uuml;kte olan 1593 say&#305;l&#305; Umumi H&#305;fz&#305;ss&#305;hha Kanunu ise, halk sa&#287;l&#305;&#287;&#305;n&#305; korumaya y&ouml;nelik ilk kanundur. 1937 y&#305;l&#305;na kadar g&ouml;revine devam eden Refik Saydam, Cumhuriyet d&ouml;neminin sa&#287;l&#305;k alan&#305;ndaki &ouml;nc&uuml;s&uuml; olmu&#351;, bula&#351;&#305;c&#305; hastal&#305;klarla b&uuml;y&uuml;k m&uuml;cadele vermi&#351;tir.</p>
<p><strong>FRENG&#304; ile M&Uuml;CADELE</strong></p>
<p>Cinsel yolla bula&#351;an yayg&#305;n hastal&#305;klardan olan frengi, Cumhuriyetin ilk y&#305;llar&#305;nda yayg&#305;n olarak g&ouml;r&uuml;l&uuml;yordu. Di&#287;er hastal&#305;klardan fark&#305;, ku&#351;aktan ku&#351;a&#287;a ge&ccedil;ebilmesiydi. 1919-20 y&#305;llar&#305;nda 6510 kad&#305;n frengi ve bel so&#287;uklu&#287;u nedeniyle Emraz&#305; Z&uuml;hreviye Hastanesi&rsquo;ne yat&#305;r&#305;lm&#305;&#351;t&#305;. Hastal&#305;&#287;&#305;n artmas&#305;n&#305;n sebepleri olarak sava&#351; ortam&#305; ve sava&#351;a ba&#287;l&#305; g&ouml;&ccedil; say&#305;labilirdi. &Ouml;te yandan da frengi hastal&#305;&#287;&#305; olanlar&#305;n hastal&#305;&#287;&#305;n&#305; gizlemeleri, tedaviyi g&uuml;&ccedil;lendiren bir durumdu. Halk kendi aras&#305;nda yayg&#305;n olan tedavileri bile deniyordu; bunlar&#305;n sonucunda ise hasta sakat kal&#305;yor ya da zehirleniyorlard&#305;. Erken Cumhuriyet d&ouml;neminde frengi ile m&uuml;cadele yasal bir zemine oturtulmu&#351;tur, 90 numaral&#305; kanun ile frengi hastal&#305;&#287;&#305; ta&#351;&#305;yanlar&#305;n tedavisinden devletin sa&#287;l&#305;k te&#351;kilat&#305; sorumlu olurken, evlilik &ouml;ncesi muayene zorunlu hale getirilmi&#351;tir. Kanunun yay&#305;nlanmas&#305;ndan itibaren sa&#287;l&#305;k kurulu&#351;lar&#305;na gerekli t&#305;bbi malzemeler g&ouml;nderilmeye ba&#351;land&#305;, taramalar ve ba&#351;vurular neticesinde hastalar tedavi alt&#305;na al&#305;nd&#305;. 1925 y&#305;l&#305;nda uygulanan tedavileri geli&#351;tirmek ve desteklemek i&ccedil;in &lsquo;&rsquo;Frengi Komisyonu&rsquo;&rsquo; kuruldu. Komisyonun kurulmas&#305;n&#305;n ard&#305;ndan S&#305;hhiye Vekaleti taraf&#305;ndan &lsquo;&rsquo;Frengi Tedavi Talimatnamesi&rsquo;&rsquo; haz&#305;rland&#305;.</p>
<p>Frengi Komisyonu yapt&#305;&#287;&#305; ara&#351;t&#305;rmalar sonucunda bizmojenol adl&#305; ilac&#305;n tedavide kullan&#305;lmas&#305; durumunda frengi m&uuml;cadelesinin daha ba&#351;ar&#305;l&#305; olaca&#287;&#305; sonucuna var&#305;ld&#305;. &#304;lac&#305;n ithali i&ccedil;in, Almanya&rsquo;dan 10 bin &#351;i&#351;e al&#305;nmas&#305; i&ccedil;in istekte bulunuldu. 1926 y&#305;l&#305;ndan itibaren, hastal&#305;&#287;&#305;n en s&#305;k g&ouml;r&uuml;ld&uuml;&#287;&uuml; &#351;ehirlerde &ouml;zel m&uuml;cadele planlan&#305;lm&#305;&#351;t&#305;, ithal edilen ila&ccedil;lar&#305;n eczac&#305;lar taraf&#305;ndan haz&#305;rland&#305;ktan sonra bu &#351;ehirlere sevk edilmi&#351;ti. M&uuml;cadele te&#351;kilatlar&#305;nda g&ouml;rev yapacak olan doktorlar &#351;ehirlere gitmeden &ouml;nce &#304;stanbul Gureba Hastanesi&rsquo;nde &ouml;zel e&#287;itim al&#305;yorlard&#305;. &Ouml;zel e&#287;itim al&#305;nmas&#305;ndaki as&#305;l sebep, frengi &uuml;&ccedil; sene boyunca m&uuml;cadele edilmesi gereken bir hastal&#305;kt&#305;, hastan&#305;n takibinin yap&#305;lmas&#305; &#351;artt&#305;. Hastalar&#305;n halk aras&#305;nda ay&#305;planmamalar&#305; ve kolayca m&uuml;racaat edebilmeleri ad&#305;na da Ankara ve &#304;zmir&rsquo;de &lsquo;&rsquo;Deri ve Tenas&uuml;l Hastal&#305;klar&#305; Dispanseri&rsquo;&rsquo; a&ccedil;&#305;ld&#305;. Hastal&#305;kla m&uuml;cadelede b&uuml;y&uuml;k faydalar&#305; g&ouml;r&uuml;ld&uuml;.</p>
<p><strong>TRAHOM ile M&Uuml;CADELE</strong></p>
<p>S&#305;cak ve kuru iklimin hakim oldu&#287;u co&#287;rafyalarda ortaya &ccedil;&#305;kan bula&#351;&#305;c&#305; bir g&ouml;z hastal&#305;&#287;&#305; olan trahom, Roma, Eski Yunan ve &#304;braniler d&ouml;nemlerinden itibaren bilinirdi. Bu hastal&#305;k 1789&rsquo;dan itibaren Avrupa&rsquo;ya ula&#351;m&#305;&#351;, Anadolu co&#287;rafyas&#305;na ilk kez Yavuz Sultan Selim&rsquo;in M&#305;s&#305;r Seferi d&ouml;n&uuml;&#351;&uuml;nde askerler arac&#305;l&#305;&#287;&#305;yla gelmi&#351;tir. I. D&uuml;nya Sava&#351;&#305;&rsquo;nda ise salg&#305;na d&ouml;n&uuml;&#351;&uuml;p Cumhuriyetin ilk y&#305;llar&#305;nda ise G&uuml;neydo&#287;u Anadolu&rsquo;da g&ouml;r&uuml;lmeye ba&#351;lanm&#305;&#351;t&#305;, g&uuml;ney cephesinde sava&#351;an askerlerin m&uuml;cadele etti&#287;i bir di&#287;er hastal&#305;k da buydu.</p>
<p>A&#287;ustos 1919 itibariyle M&#305;s&#305;r&rsquo;dan topraklar&#305;m&#305;za d&ouml;nen askerlerden &ccedil;o&#287;u M&#305;s&#305;r&rsquo;da yap&#305;lan ameliyatlarla ya iki g&ouml;z&uuml;, ya da tek g&ouml;z&uuml; &ccedil;&#305;kart&#305;lm&#305;&#351;t&#305;. Yakla&#351;&#305;k 54 bin askerin d&ouml;nd&uuml;&#287;&uuml; M&#305;s&#305;r&rsquo;dan 8.530 askerin hasta oldu&#287;u tespit edildi ve Haydarpa&#351;a, Selimiye, Y&#305;ld&#305;z ve Ma&ccedil;ka hastanelerinde tedaviye al&#305;nd&#305;lar. Bu hastal&#305;k ayn&#305; zamanda ev hanelerinde i&#351;sizli&#287;e de sebep oluyordu, Ad&#305;yaman ve Malatya k&ouml;rler &uuml;lkesi olarak bilinirdi. G&uuml;ney &#351;ehirlerinde &ccedil;ok g&ouml;rme engelli bulundu&#287;u i&ccedil;in misyonerler Urfa, Malatya ve Beyrut&rsquo;ta g&ouml;rme engeli bulunanlar i&ccedil;in okullar a&ccedil;t&#305;lar. 1-3 Eyl&uuml;l 1925&rsquo;te I. Milli T&#305;p Kongresi&rsquo;nde trahom hastal&#305;&#287;&#305; ele al&#305;nd&#305; ve bu hastal&#305;kla m&uuml;cadele i&ccedil;in h&uuml;k&uuml;met 50 bin lira ay&#305;rd&#305;. Ankara&rsquo;da toplanan II. Milli T&#305;p Kongresi&rsquo;nde de &#304;smet Pa&#351;a milli bir hastal&#305;k sorunu olarak ilgilenilmesini istemi&#351;tir. Ad&#305;yaman ve Malatya&rsquo;daki tedavi merkezleri devam ederken, Adana&rsquo;da fabrikat&ouml;r Salih Efendi&rsquo;nin ba&#287;&#305;&#351;lar&#305; ile trahom hastanesi a&ccedil;&#305;ld&#305;. Seyyar s&#305;hhiye te&#351;kilat&#305; taraf&#305;ndan k&ouml;yler tek tek gezildi, &ouml;zel muayeneler yap&#305;ld&#305;, 1930 y&#305;l&#305;na kadar binlerce hasta tedavi edilip ameliyat edildi.</p>
<p>Gazi Mustafa Kemal Pa&#351;a taraf&#305;ndan Macar bilim insan&#305; Antal Rethly T&uuml;rkiye&rsquo;ye davet edilip T&uuml;rkiye co&#287;rafyas&#305; iklimsel olarak farkl&#305; b&ouml;lgelere ayr&#305;ld&#305;. Trahom m&uuml;cadelesinde nem, y&uuml;kselti ve s&#305;cakl&#305;k etkili oldu&#287;u i&ccedil;in d&ouml;rt farkl&#305; m&uuml;cadele m&#305;nt&#305;kas&#305; belirlendi.&nbsp;</p>
<p><strong>B&#304;R D&Ouml;NEM&#304;N &#304;NCE HASTALI&#286;I: VEREM</strong></p>
<p>Prof. Dr. Tevfik Saydam&rsquo;a g&ouml;re salg&#305;n hastal&#305;klardan &ouml;len askerlerin say&#305;s&#305; di&#287;er ordular&#305;n verdi&#287;i kay&#305;plardan daha fazla idi. Bu bakteri her hastal&#305;k gibi hemen tesirini g&ouml;stermemekteydi, ge&ccedil;im s&#305;k&#305;nt&#305;s&#305;, g&#305;das&#305;zl&#305;k, uykusuzluk, rutubetli ve karanl&#305;k ev ya&#351;am&#305; ile hastal&#305;k ba&#351;l&#305;yordu. 13 milyon &uuml;lke n&uuml;fusundan 1 milyonu verem hastal&#305;&#287;&#305;yla bo&#287;u&#351;uyordu.</p>
<p>T&uuml;rkiye&rsquo;de vereme kar&#351;&#305; ilk hareket 1918&rsquo;de &lsquo;&rsquo;Verem M&uuml;cadelesi Osmanl&#305; Cemiyeti&rsquo;&rsquo; kurulmas&#305; ile ba&#351;lam&#305;&#351;t&#305;. &#304;&#351;galler sonras&#305;nda bu &ccedil;al&#305;&#351;malara ara vermek zorunda kal&#305;nm&#305;&#351;, ikinci bir ad&#305;m olarak Dr. Beh&ccedil;et Uz&rsquo;un te&#351;ebb&uuml;s&uuml; ile 18 &#350;ubat 1923 tarihinde &lsquo;&rsquo;&#304;zmir Veremle M&uuml;cadele Cemiyeti&rsquo;&rsquo; kurulmu&#351;tur. 1927&rsquo;de &#304;stanbul&rsquo;da da kurulan bu cemiyetle ama&ccedil;, hastal&#305;&#287;&#305;n korkun&ccedil; bir afet oldu&#287;unu ve millete b&uuml;y&uuml;k bir tahribat verdi&#287;ini halka anlatarak &ouml;nlemler almas&#305;n&#305; sa&#287;lamakt&#305;. Bu propaganda &ccedil;al&#305;&#351;malar&#305;n&#305;n yan&#305; s&#305;ra, &ccedil;e&#351;itli dispanserler de a&ccedil;&#305;lm&#305;&#351;, gerekli tedaviler sa&#287;lanmaya ba&#351;lan&#305;lm&#305;&#351;t&#305;. Bu propaganda &ouml;ylesine b&uuml;y&uuml;m&uuml;&#351;t&uuml; ki, 1924&rsquo;ten 1927 y&#305;l&#305;na kadar &lsquo;&rsquo;Cidal&rsquo;&rsquo; isimli halka hitap eden dergi bile &ccedil;&#305;kar&#305;lm&#305;&#351;t&#305;.</p>
<p>1923 y&#305;l&#305;nda ilk Verem Sava&#351; Dispanseri &#304;stanbul&rsquo;da a&ccedil;&#305;lm&#305;&#351;, &ccedil;e&#351;itli sanatoryumlar kurulmu&#351;, BCG a&#351;&#305;s&#305; uygulamas&#305; &#304;stanbul H&#305;fz&#305;ss&#305;hha M&uuml;d&uuml;r&uuml; Refik G&uuml;ran taraf&#305;ndan 1931 y&#305;l&#305;nda uygulanmaya ba&#351;lam&#305;&#351;t&#305;. Bu m&uuml;cadelede g&ouml;r&uuml;len en ger&ccedil;ek&ccedil;i &#351;eylerden biri de, bu m&uuml;cadelenin g&ouml;n&uuml;ll&uuml; olmas&#305;yd&#305;.</p>
<p><strong>&Ccedil;&#304;&Ccedil;EK ile M&Uuml;CADELE ve A&#350;ILAMA</strong></p>
<p>&Ccedil;i&ccedil;ek hastal&#305;&#287;&#305; T&uuml;rkiye&rsquo;de ve d&uuml;nyada eski devirlerden beri g&ouml;r&uuml;len bir hastal&#305;kt&#305;. T&#305;bben kabul g&ouml;ren a&#351;&#305;s&#305; 1800&rsquo;lerde bulunmas&#305;na ra&#287;men T&uuml;rk usul&uuml; insandan insana a&#351;&#305; T&uuml;rkler aras&#305;nda y&uuml;zy&#305;llard&#305;r yap&#305;lmaktayd&#305;. Bu hastal&#305;k d&uuml;nya &ccedil;ap&#305;nda b&uuml;y&uuml;k &ouml;l&uuml;mlere sebep oluyordu, a&#351;&#305;s&#305;z m&uuml;dahale edebilmek neredeyse imkans&#305;zd&#305;. A&#351;&#305; 1879&rsquo;da ilk kez &#304;ngiliz Dr. Edward Anthony s&#305;&#287;&#305;rlarda g&ouml;r&uuml;len cow-pox adl&#305; &ccedil;i&ccedil;ek hastal&#305;&#287;&#305;ndaki yaradan ald&#305;&#287;&#305; &ouml;rnek ile ilk a&#351;&#305;y&#305; &uuml;retti. T&uuml;rkiye&rsquo;de &ccedil;i&ccedil;ek a&#351;&#305;s&#305; &#304;stanbul ve Sivas&rsquo;ta 1925-1930 y&#305;llar&#305; aras&#305;nda &uuml;retildi.</p>
<p>1929&rsquo;da Suriye&rsquo;de ba&#351;layan bu salg&#305;n hastal&#305;k Mardin&rsquo;e de s&#305;&ccedil;rad&#305; ve k&#305;sa s&uuml;rede G&uuml;neydo&#287;u&rsquo;nun b&uuml;y&uuml;k bir k&#305;sm&#305;na yay&#305;ld&#305;. B&ouml;lgeye al&#305;nan kararlarla seyyah s&#305;hhiye memurlar&#305; g&ouml;nderildi ve a&#351;&#305; ile m&uuml;dahale ba&#351;lad&#305;. Bu hastal&#305;&#287;&#305;n bir anda salg&#305;n hale gelmesindeki sebep, T&uuml;rkiye-Suriye s&#305;n&#305;r&#305;nda bulunan Hazne k&ouml;y&uuml;nde peygamberlik iddias&#305;nda bulunan &#350;eyh Ahmet isimli &#351;ahs&#305; g&ouml;rmek i&ccedil;in ak&#305;n ak&#305;n giden k&ouml;yl&uuml;lerin engellenemeyi&#351;iydi. &Ouml;l&uuml;mlerin artt&#305;&#287;&#305;n&#305; g&ouml;ren halk, a&#351;&#305;lama i&ccedil;in g&ouml;revlileri getirmeye ba&#351;lam&#305;&#351;t&#305;r. Nisan 1930&rsquo;da ise b&ouml;lgede hastal&#305;k tamamen kontrol alt&#305;na al&#305;nm&#305;&#351;t&#305;.</p>
<p><strong>KIZIL ile M&Uuml;CADELE</strong></p>
<p>K&#305;z&#305;l, bakteri yoluyla bula&#351;&#305;p &ccedil;ocuklarda s&#305;k s&#305;k g&ouml;r&uuml;len bir hastal&#305;kt&#305;r, ate&#351;li hastal&#305;klar i&ccedil;erisine girer ve o d&ouml;nemde &ouml;nlem al&#305;nmad&#305;&#287;&#305; takdirde &ouml;l&uuml;me kadar gidebiliyordu. Hastal&#305;k Ocak 1923&rsquo;te Ankara&rsquo;da ikamet eden &uuml;nl&uuml; bir ailede ba&#351;lad&#305;, ge&ccedil; ihbar edildi&#287;i i&ccedil;in &ccedil;ocuklara da bula&#351;arak salg&#305;n halini ald&#305;. Hastal&#305;&#287;&#305;n salg&#305;n haline gelmesindeki sebep hastal&#305;&#287;a gereken &ouml;nemin verilmemesiydi. K&#305;z&#305;l&#305;n d&ouml;nem i&ccedil;erisinde en etkili tedavi &#351;ekli milne y&ouml;ntemi idi &ccedil;&uuml;nk&uuml; bir a&#351;&#305; geli&#351;tirilememi&#351;ti.</p>
<p>Mikrobiyoloji biliminde ya&#351;anan geli&#351;melerle hastal&#305;k i&ccedil;in koruyucu bir serum geli&#351;tirildi ve T&uuml;rkiye&rsquo;de ilk k&#305;z&#305;l a&#351;&#305;s&#305; Dr. Bakteriyolog Mehmet Hami Bey taraf&#305;ndan &uuml;retildi. Amerika&rsquo;da ke&#351;fedilen bu a&#351;&#305; T&uuml;rkiye&rsquo;de uyguland&#305;&#287;&#305; zaman Avrupa&rsquo;da yaln&#305;zca birka&ccedil; &uuml;lke bu a&#351;&#305;y&#305; ke&#351;fetmi&#351;ti. Bu a&#351;&#305; ilk defa 1928&rsquo;de Konya&rsquo;daki &ccedil;ocuklar &uuml;zerinde kullan&#305;ld&#305;. A&#351;&#305;ya olan &ouml;nyarg&#305;ya ra&#287;men b&ouml;lgede a&#351;&#305;s&#305;z &ccedil;ocuk kalmad&#305;. Anadolu&rsquo;da ise seyyar m&uuml;cadele heyetleri kar&#305;&#351; kar&#305;&#351; topraklar&#305; gezmeye devam etti. A&#351;&#305;lar&#305;n uygulanmas&#305; ard&#305;ndan hastal&#305;k tamamen ortadan kalkt&#305;, 1929&rsquo;daki Ankara&rsquo;daki t&#305;p kongresinde a&#351;&#305;n&#305;n etkili oldu&#287;u resmen kabul edildi.</p>
<p><strong>SITMA ile M&Uuml;CADELE</strong></p>
<p>Cumhuriyetin ilk y&#305;llar&#305;nda T&uuml;rkiye&rsquo;yi m&uuml;cadele anlam&#305;nda en &ccedil;ok zorlayan hastal&#305;k s&#305;tma olmu&#351;tu. Mevcut ko&#351;ullarda s&#305;tman&#305;n nedeni de bilinmiyordu ve &uuml;lkede 5 milyon s&#305;tmal&#305; oldu&#287;u ger&ccedil;e&#287;i vard&#305;. Hastal&#305;&#287;&#305;n en etkin ilac&#305; olan kinin ilac&#305;ndan yakla&#351;&#305;k 50 tona ihtiya&ccedil; vard&#305; ve bunu maddi olarak kar&#351;&#305;lamak imkans&#305;zd&#305;. 1924 y&#305;l&#305; b&uuml;t&ccedil;esinden ayr&#305;lan para ile sadece 1.381 kg kinin al&#305;nabiliyordu. Kapsaml&#305; bir m&uuml;cadelenin ba&#351;lamas&#305; i&ccedil;in 13 May&#305;s 1926&rsquo;da S&#305;tma M&uuml;cadelesi Kanunu kabul edildi, s&#305;tma b&ouml;lgesinin yo&#287;un oldu&#287;u yerlerde S&#305;tma M&uuml;cadele Heyetleri kuruldu, s&#305;tma m&uuml;cadele m&#305;nt&#305;kalar&#305; olu&#351;turulmaya ba&#351;land&#305;. M&uuml;cadelenin ilk sonu&ccedil;lar&#305; 1928&rsquo;de al&#305;nmaya ba&#351;land&#305;. Adana&rsquo;da S&#305;tma Enstit&uuml;s&uuml; kuruldu ve &ccedil;&#305;kar&#305;lan kanun ile de b&uuml;t&uuml;n asker ve sivil t&uuml;m doktorlar s&#305;tma staj&#305; yapm&#305;&#351;t&#305;r. Bu m&uuml;cadelede &Ccedil;eltik Ekim Kanunu ve S&#305;tma Sava&#351; Kanunu&rsquo;nu da hat&#305;rlatmak gerekir. Devlet, &ccedil;eltik i&#351;&ccedil;ilerinin korunmas&#305;, sulama d&uuml;zeni ve alanlar&#305;n kontrol&uuml; i&ccedil;in b&uuml;y&uuml;k bir kontrol i&ccedil;erisindeydi.</p>
<p><strong>VEBA ile M&Uuml;CADELE</strong></p>
<p>Veba hastal&#305;&#287;&#305;, M&uuml;savat Gazetesi&rsquo;nde &#351;u &#351;ekilde tarif edilmi&#351;ti: &lsquo;&rsquo;&hellip;Vebadan sak&#305;n&#305;n&#305;z, veba ocak s&ouml;nd&uuml;ren deh&#351;etli bir hastal&#305;kt&#305;r&hellip;y&uuml;ksek ate&#351;, bulant&#305;, kusma, mide ve bel a&#287;r&#305;s&#305;, kollarda bacaklarda sanc&#305;lar ile ba&#351;lar. Hasta &ccedil;ok su i&ccedil;er, ayd&#305;nl&#305;&#287;a kolay bakamaz. Ate&#351; 2 g&uuml;nde 40, bazen 41-45 dereceye y&uuml;kselir. Bu hastal&#305;ktan ka&ccedil;&#305;nmak i&ccedil;in fareleri &ouml;ld&uuml;rmelidir. Pirelerden sak&#305;nmal&#305;, fare ve pire &ouml;ld&uuml;rmek i&ccedil;in laz&#305;m gelen tedbirleri s&#305;hhiyemiz herkese &ouml;&#287;retip yap&#305;veriyor, ila&ccedil; da&#287;&#305;t&#305;yor&hellip;.bilhassa s&#305;hhiye dairemiz memnuniyetle hizmete amadedirler&hellip;&rsquo;&rsquo; Salg&#305;n hastal&#305;klara kar&#351;&#305; &ouml;nlemler alan TBMM H&uuml;k&uuml;meti, Sa&#287;l&#305;k ve Sosyal Yard&#305;m Bakanl&#305;&#287;&#305;&rsquo;n&#305; kurduktan sonra ayn&#305; y&#305;l Dr. Mustafa Hilmi Bey veba a&#351;&#305;s&#305; &uuml;retmi&#351;, salg&#305;n denemese de b&uuml;y&uuml;k &ouml;l&ccedil;&uuml;de &ouml;nlenmi&#351;ti. Bu d&ouml;nemde al&#305;nan en &ouml;nemli &ouml;nlemlerden biri, s&#305;n&#305;r &ouml;tesinde &ccedil;&#305;kan veba hastal&#305;&#287;&#305;na kar&#351;&#305; &ccedil;e&#351;itli illerde temas kurulan s&#305;n&#305;rlar&#305; kapatmak, ula&#351;&#305;m&#305;n ask&#305;ya al&#305;nmas&#305; i&ccedil;in Bakanlar Kurulu&rsquo;nun karar alm&#305;&#351; olmas&#305;d&#305;r. Refik Saydam, a&#351;&#305;lar&#305;n b&ouml;lgeye g&ouml;nderildi&#287;ini, b&ouml;lgede g&ouml;revli jandarma ve memurlar&#305;n a&#351;&#305;land&#305;&#287;&#305;n&#305; belirtmi&#351;tir. Art&#305; a&#351;&#305;lama i&ccedil;in ise Paris&rsquo;ten veba a&#351;&#305;s&#305; sat&#305;n al&#305;n&#305;lm&#305;&#351;, tehlikeli b&ouml;lgelerdeki 100 bin ki&#351;i a&#351;&#305;lanm&#305;&#351; ve &uuml;lkeye yay&#305;lmas&#305; &ouml;nlenmi&#351;tir.</p>
<p><strong>GEN&Ccedil; CUMHUR&#304;YET&rsquo;&#304;N M&#304;RASI</strong></p>
<p>Tarihsel s&uuml;re&ccedil;te salg&#305;n hastal&#305;klarla sadece &uuml;lkemiz de&#287;il, t&uuml;m d&uuml;nya m&uuml;cadele etmi&#351;tir. Osmanl&#305; Devleti de bu salg&#305;n hastal&#305;klar&#305;n yo&#287;unlukta oldu&#287;u devletlerin ba&#351;&#305;nda geliyordu. Fiilen sona eren bir devletin bu salg&#305;n hastal&#305;klarla m&uuml;cadele etmesi &ccedil;ok g&uuml;&ccedil;t&uuml; ama Milli M&uuml;cadele d&ouml;neminde k&#305;t olanaklarla yap&#305;lan bu m&uuml;cadele, Cumhuriyet ilan&#305; ve sonras&#305;yla yeni bir boyut ve ivme kazand&#305;. Gen&ccedil; Cumhuriyet, daha ilk y&#305;llarda sa&#287;l&#305;k alan&#305;nda salg&#305;n hastal&#305;klarla sava&#351;mada uygulad&#305;&#287;&#305; devlet&ccedil;i politikalar&#305;n &#305;srar&#305;yla ba&#351;ar&#305;lar kazand&#305;. Halk&#305;n sa&#287;l&#305;&#287;&#305;n&#305; ve refah&#305;n&#305; &ouml;n planda tutarak m&uuml;cadelesine devam etti ve bunu s&uuml;rd&uuml;rd&uuml;. Bug&uuml;nlerde oldu&#287;u gibi her t&uuml;rl&uuml; zorlu&#287;a ra&#287;men hi&ccedil;bir d&uuml;&#351;man, disiplinli ve &ouml;nlemli bir tedbirden, &#304;stiklal M&uuml;cadelesi ruhumuzdan daha g&uuml;&ccedil;l&uuml; de&#287;ildir.</p>
<p><strong>Kaynak&ccedil;a:</strong></p>
<p><em>1-https://atif.sobiad.com/index.jsp?modul=makale-goruntule&amp;id=AW4RbFlcyZgeuuwfeB4C</em><br /><em>2-http://www.turkailehekderg.org/makaleler/tip-tarihi/cumhuriyet-doneminde-bulasici-hastaliklarla-mucadele</em><br /><em>3- http://www.sdplatform.com/Dergi/251/Cumhuriyetin-ilk-yillarinda-saglik-alanindaki-faaliyetler.aspx</em><br /><em>4- https://www.academia.edu/39340883/Erken_Cumhuriyet_D%C3%B6nemi_T%C3%BCrkiye_de_Bula%C5%9F%C4%B1c%C4%B1_Hastal%C4%B1klarla_M%C3%BCcadele_1923-1930_-_The_Struggle_with_Contagious_Diseases_In_Turkey_in_The_Early_Republican_Period_1923-1930_</em><br /><em>5- https://www.altayli.net/cumhuriyetin-bulasici-hastaliklarla-mucadelesi-trahomla-savas-ornegi.html</em><br /><em>6- http://cms.galenos.com.tr/Uploads/Article_23030/TPD-32-351.pdf</em><br /><em>7- https://katalog.marmara.edu.tr/eyayin/tez/T0072141.pdf</em><br /><em>8- T&uuml;rkiye&#8217;de s&#305;tma m&uuml;cadelesi 1924-1950, Fatih Tu&#287;luo&#287;lu</em><br /><em>9- https://dergipark.org.tr/tr/pub/ataunitaed/issue/47367/595306</em><br /><em>10- Erken Cumhuriyet D&ouml;nemi T&uuml;rkiye&#8217;de Bula&#351;&#305;c&#305; Hastal&#305;klarla M&uuml;cadele, S&uuml;leyman Tekir</em></p>
<p><strong>&#350;evval Budak</strong></p>
<p><strong>TGB Konya &#304;l Y&ouml;neticisi&nbsp;</strong></p>
<p style="text-align: right;"><strong>tgb.gen.tr</strong></p>
</section>
</div>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://tgb.gen.tr/serbest-kursu/genc-cumhuriyet-in-salgin-hastaliklarla-savasi-29542/feed</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
