<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Yağızhan Onat &#8211; Türkiye Gençlik Birliği</title>
	<atom:link href="https://tgb.gen.tr/author/yagizhan-onat/feed" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://tgb.gen.tr</link>
	<description></description>
	<lastBuildDate>Thu, 24 Sep 2026 08:26:26 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=7.0.7</generator>

<image>
	<url>https://tgb.gen.tr/wp-content/uploads/2026/02/cropped-Logo-32x32.webp</url>
	<title>Yağızhan Onat &#8211; Türkiye Gençlik Birliği</title>
	<link>https://tgb.gen.tr</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>Emperyalizmin İki Cepheli Kuşatmasına Karşı Cumhuriyet Kalkanı</title>
		<link>https://tgb.gen.tr/serbest-kursu/emperyalizmin-iki-cepheli-kusatmasina-karsi-cumhuriyet-kalkani</link>
					<comments>https://tgb.gen.tr/serbest-kursu/emperyalizmin-iki-cepheli-kusatmasina-karsi-cumhuriyet-kalkani#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Yağızhan Onat]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 24 Sep 2026 08:26:25 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Serbest Kürsü]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://tgb.gen.tr/?p=80000</guid>

					<description><![CDATA[Türk gençliği, bugün tarihin en kapsamlı, en sinsi ve çok cepheli ideolojik taarruzlarından biriyle karşı karşıyadır. Bir yanda &#8220;özgürlük ve bireysel haklar&#8221; maskesiyle sunulan, kaynağını doğrudan Batılı emperyalist merkezlerden alan LGBT dayatması ve kültürel yozlaşma; diğer yanda ise &#8220;muhafazakârlık ve yerlilik&#8221; kılıfına bürünmüş, ancak Avrupa Birliği (AB) fonlarıyla beslenen tarikat ve cemaat eksenli feodal yozlaşma [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<p class="wp-block-paragraph">Türk gençliği, bugün tarihin en kapsamlı, en sinsi ve çok cepheli ideolojik taarruzlarından biriyle karşı karşıyadır. Bir yanda &#8220;özgürlük ve bireysel haklar&#8221; maskesiyle sunulan, kaynağını doğrudan Batılı emperyalist merkezlerden alan LGBT dayatması ve kültürel yozlaşma; diğer yanda ise &#8220;muhafazakârlık ve yerlilik&#8221; kılıfına bürünmüş, ancak Avrupa Birliği (AB) fonlarıyla beslenen tarikat ve cemaat eksenli feodal yozlaşma bulunmaktadır. İlk bakışta birbirine zıt gibi görünen bu iki kutup, mesele Türkiye’nin milli direnç hatlarını kırmak ve Cumhuriyet kültürünü yok etmek olduğunda aynı fon havuzunda buluşmakta, aynı amaca hizmet etmektedir.</p>



<h2 class="wp-block-heading">Üniversiteler: Kuşatmanın Hedefindeki Kale</h2>



<p class="wp-block-paragraph">Bu iki cepheli taarruzun en yoğun yaşandığı yerler şüphesiz üniversitelerimizdir. Tarihi amfilerden kampüslere kadar gençliğin zihni, sistemli bir kıskaç altına alınmak istenmektedir. Feodal yozlaşmanın temsilcisi olan tarikatlar, devletin yurt ve barınma olanaklarındaki boşlukları kullanarak gençleri karanlık evlerine ve körü körüne bir itaat kültürüne çekmeye çalışırken; fonlu kültürel yozlaşma projeleri ise &#8220;kulüp ve sosyalleşme&#8221; adı altında, cinsiyetsizleştirilmiş, milli bağlarından koparılmış bir &#8220;dünya vatandaşlığı&#8221; göz boyamasını pazarlamaktadır.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Oysaki üniversitelerimizde Cumhuriyet&#8217;in bağımsızlıkçı aydınlanmasını taşıyan o büyük devrimci miras, bu iki gericiliğe de geçit vermeyecek köklü bir hafızaya sahiptir. Bugün öğrenci gençliğin görevi, aklı ipotek altına alan tarikat yurtlarına da, emperyalizmin kültürel mühendislik laboratuvarlarına dönüşen sözde sivil toplum projelerine de aynı kararlılıkla direnmektir.</p>



<h2 class="wp-block-heading">Omuz Omuza Mücadeleden Küresel Dayatmaya</h2>



<p class="wp-block-paragraph">Batı destekli kültürel yozlaşma projesinin Türkiye&#8217;deki tarihsel gelişimini incelemek, meselenin salt bir &#8220;yönelim&#8221; meselesi olmadığını gösterir. Tarihsel süreçte kadını üretimden, toplumsal hayattan ve vatan savunmasından koparmayı hedefleyen çağdışı anlayışlar, bugün karşımıza yeni ve makyajlı bir formla çıkmaktadır. Oysaki Mustafa Kemal Atatürk&#8217;ün Cumhuriyet devrimi, kadını ve erkeği üretimde, eğitimde ve toplumsal hayatta el ele, omuz omuza yükseltmeyi hedeflemiştir. Atatürk&#8217;ün, &#8220;Bir toplum, erkek ve kadın denilen iki cins insandan meydana gelir. Mümkün müdür ki, bir cismin yarısı toprağa zincirlerle bağlı kaldıkça öteki kısmı göklere yükselebilsin?&#8221; sözüyle formüle ettiği bu devrimci anlayış, erkeği dışlayan, düşmanlaştıran ve meseleyi sentetik cinsiyet çatışmalarına hapseden yeni alt kültür dayatmalarına karşı en net cevaptır. Cumhuriyetin özü, kadın ve erkeğin omuz omuza yürüttüğü ortak üretim ve bağımsızlık mücadelesidir.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Bu toplumsal çürümenin ve kimlik siyasetinin miladı, Türkiye&#8217;nin neoliberal rüzgarlara tamamen açıldığı 24 Ocak kararları ve 12 Eylül 1980 darbesine dayanır. Yaratılan ağır ekonomik bunalım, gençliği ve emekçiyi üretimden kopararak derin bir umutsuzluğa sürüklemiştir. Devletin küçültüldüğü, serbest piyasa acımasızlığının yüceltildiği bu dönemde; renkli televizyon ekranları, magazinleşen gazeteler ve ithal yayınlar aracılığıyla pompalanan köşe dönmecilik ve aşırı bireyselleşme, toplumsal dokuyu zehirlemiştir. 1980&#8217;lerin o ağır siyasetsizleştirme ortamında, Türk gençliğinin zihninden &#8220;sınıf mücadelesi&#8221;, &#8220;anti-emperyalizm&#8221; ve &#8220;tam bağımsızlık&#8221; kavramları silinmek istenmiş, yerine ekranlar aracılığıyla bencil, tüketim odaklı ve parçalayıcı &#8220;kimlik siyaseti&#8221; ithal edilmiştir. Büyük aydınımız Attilâ İlhan&#8217;ın, &#8220;Kültür emperyalizmi, topla tüfekle yapılan işgalden çok daha sinsi ve tehlikelidir&#8221; diyerek işaret ettiği o sessiz işgal, 2000&#8217;li yıllara gelindiğinde akademik kılıflarla üniversitelerimize sokulmuş; ulus devletin direncini sağlayan tüm yapıtaşlarını çürütmeyi hedefleyen saldırgan bir dayatmaya evrilmiştir.</p>



<h2 class="wp-block-heading">Kültürel Yozlaşma ve &#8220;Ailem Güvende&#8221; İradesinin Kanunlaşma İhtiyacı</h2>



<p class="wp-block-paragraph">Tarihsel köklerinden koparılıp yapay bir yapıya büründürülen bu projenin boyutu, derneklerin kasalarına giren milyonlarca liralık fonlarla sabittir. İsveç Uluslararası Kalkınma İşbirliği Ajansı (SIDA), sadece LGBT propagandası yürüten Kaos GL derneğine 2013-2024 yılları arasında tam 198 milyon TL fon aktarmış; 2024-2028 dönemi için ise 112 milyon TL daha bütçe ayırmıştır [1].</p>



<p class="wp-block-paragraph">Toplumda bu çürümeye karşı yükselen haklı bir itiraz vardır. Bu noktada &#8220;Ailem Güvende&#8221; başlığıyla yürütülen çalışmalar ve gösterilen toplumsal refleks, niyet ve tespit olarak son derece doğru ve yerindedir. Ancak, emperyalist kuşatmayı yarmak için bu iradenin meydanlarda veya ahlaki düzlemde kalması yeterli değildir. Bu küresel taarruzun püskürtülebilmesi için toplumsal taleplerin acilen kanunlaştırılması ve devletin yasama gücüyle somut hukuki adımlara dönüştürülmesi şarttır. Dışarıdan fonlanan derneklerin yıkıcı faaliyetlerini kısıtlayacak yasal düzenlemeler hayata geçirilmeden ve bu hukuki zırh, devrimci Cumhuriyet kültürüyle desteklenmeden saldırı kökten çözülemez.</p>



<h2 class="wp-block-heading">Feodal Yozlaşma: Tarikatların AB Milyonlarıyla Kurduğu Karanlık Ağ</h2>



<p class="wp-block-paragraph">Kuşatmanın diğer cephesinde ise kürsülerde sahte bir Batı karşıtlığı yapan ancak arka kapıda Avrupa Birliği&#8217;nin hibe programlarından milyonlarca avro destek alan tarikat ve cemaatler durmaktadır. Bazı vakıfların bu hibelerden pay almasının ötesinde asıl büyük ve yakıcı tehlike doğrudan tarikatların karanlık ağlarına aktarılan paralardır.</p>



<p class="wp-block-paragraph">2024 yılı itibarıyla açılan AB fon paketlerinden, geçmişi karanlık Ensar Vakfı&#8217;na 54 bin avro, Nakşibendi tarikatına yakın Safa Vakfı&#8217;na 63 bin avro ve İlim Yayma Cemiyeti&#8217;ne 36 bin avro fon aktarılması meselenin vahametini göstermektedir [4]. Devletin eğitimdeki boşluklarını fırsat bilerek gençleri ağlarına düşüren tarikatlar, aldıkları bu yabancı fonlarla ortaçağ karanlığını, aklı yok sayan biat kültürünü ve şeyhlere kulluğu dayatmaktadır. Özgür ve bağımsız düşünceyi boğarak gençliği adeta müritleştiren bu yapılar, feodal yozlaşmanın en tehlikeli merkezleridir. Tıpkı kültürel yozlaşmayı pompalayan merkezler gibi, tarikatlar da laik ve bilimsel eğitim sistemini dinamitlemekte aynı oranda suçludur.</p>



<h2 class="wp-block-heading">Yapay Kültüre Karşı Kökleri Toprakta Bir Sanat ve Direniş</h2>



<p class="wp-block-paragraph">Ortadaki bu matematiksel tablo, iki merkezin de aynı küresel düzene hizmet ettiğini kanıtlıyor. Bizim kültürel barikatımız, Batı&#8217;nın çürümüş dayatmaları değil; Anadolu&#8217;nun bilgeliğini evrensel bir isyanla harmanlayan Barış Manço&#8217;nun derinliğinde, Cem Karaca&#8217;nın tam bağımsızlıkçı, halkçı gür sesinde yatmaktadır. Emperyalizm, o gür sesi kısmak ve yerine fonlu, köksüz bir melodi koymak istemektedir.</p>



<h2 class="wp-block-heading">Sonuç: Cumhuriyetin Kalkanını Kuşanmak</h2>



<p class="wp-block-paragraph">Türk gençliği; ne foncu Batı&#8217;nın çürümüş kültürel dayatmalarına, ne vahşi kapitalizmin yozlaştırıcı bireyciliğine, ne de AB hibeleriyle semiren tarikatların feodal karanlığına mecburdur. Türkiye Gençlik Birliği&#8217;nin ve vatansever Türk gençliğinin omuzlarındaki tarihi sorumluluk, bu sahte ikilikleri reddetmekle kalmayıp, Türkiye&#8217;nin bağımsızlıkçı seçeneğini eylemli olarak inşa etmektir.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Emperyalizmin bizi hapsetmeye çalıştığı bu kuşatmayı yarmak, salt bir savunma hattı kurmakla değil, Atatürk&#8217;ün devrimci mirasını bugünün şartlarında yeniden kuşanmakla mümkündür. Dışarıdan gelen milyonlarca liralık fonlarla beslenen sözde sivil toplumculara ve gençliğin geleceğini çalan tarikat ağlarına verilecek en kesin cevap; aklını ve vicdanını hiçbir merkeze veya şeyhe kiraya vermeyen, kadın-erkek omuz omuza üreten, bilimin rehberliğinde yürüyen sarsılmaz bir Cumhuriyet cephesi yaratmaktır. Mustafa Kemal Atatürk&#8217;ün tam bağımsızlık bayrağı; kampüslerde, meydanlarda, üretim tezgahlarında ve yaşamın her alanında Cumhuriyetin kalkanı olarak en yüksekte dalgalanacaktır!</p>



<h2 class="wp-block-heading">Kaynakça</h2>



<p class="wp-block-paragraph">[1] İsveç Uluslararası Kalkınma İşbirliği Ajansı (SIDA), Türkiye Hibe ve Proje Kayıtları (2013-2024).</p>



<p class="wp-block-paragraph">[2] Chrest Foundation, Uluslararası Medya ve STK Hibe Raporları (2021).</p>



<p class="wp-block-paragraph">[3] Türkiye Ulusal Ajansı, 2021-2024 Erasmus+ ve Avrupa Dayanışma Programı Hibe Sonuçları Listesi.</p>



<p class="wp-block-paragraph">[4] Avrupa Birliği Sivil Toplum Destek Programları, 2024 Yılı Gençlik Hibe Faydalanıcıları Raporu.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://tgb.gen.tr/serbest-kursu/emperyalizmin-iki-cepheli-kusatmasina-karsi-cumhuriyet-kalkani/feed</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>MAÇKA&#8217;DAN YÜKSELEN NESİL: TRABZONSPOR U-19</title>
		<link>https://tgb.gen.tr/serbest-kursu/macka-dan-yukselen-nesil-trabzonspor-u-19-32626</link>
					<comments>https://tgb.gen.tr/serbest-kursu/macka-dan-yukselen-nesil-trabzonspor-u-19-32626#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Yağızhan Onat]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 02 May 2025 15:39:00 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Serbest Kürsü]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://tgb.gen.tr/tgbden/macka-dan-yukselen-nesil-trabzonspor-u-19-32626</guid>

					<description><![CDATA[&#8220;Ben sporcunun zeki, &#231;evik ve ayn&#305; zamanda ahlakl&#305;s&#305;n&#305; severim.&#8221;Mustafa Kemal Atat&#252;rk Trabzonspor U-19 tak&#305;m&#305;, ge&#231;ti&#287;imiz g&#252;nlerde d&#252;nyan&#305;n en prestijli futbol &#351;ampiyonas&#305; olan &#350;ampiyonlar Ligi&#8217;nin gen&#231;lik turnuvas&#305; UEFA Gen&#231;lik Ligi&#8217;nde final oynayan ilk T&#252;rk tak&#305;m&#305; olup &#351;ampiyon olamasa dahi T&#252;rk milletinin g&#246;nl&#252;nde b&#252;y&#252;k bir taht kurdu. Kar&#351;&#305;la&#351;t&#305;klar&#305; rakip ise b&#252;nyesinde d&#252;nyan&#305;n en b&#252;y&#252;k futbolcular&#305;n&#305; yeti&#351;tiren; Messi, [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<div class="easy-reading">
<section class="item text easy-reading">
<p id="">
<p>&#8220;Ben sporcunun zeki, &ccedil;evik ve ayn&#305; zamanda ahlakl&#305;s&#305;n&#305; severim.&#8221;<br />Mustafa Kemal Atat&uuml;rk</p>
<p>Trabzonspor U-19 tak&#305;m&#305;, ge&ccedil;ti&#287;imiz g&uuml;nlerde d&uuml;nyan&#305;n en prestijli futbol &#351;ampiyonas&#305; olan &#350;ampiyonlar Ligi&#8217;nin gen&ccedil;lik turnuvas&#305; UEFA Gen&ccedil;lik Ligi&#8217;nde final oynayan ilk T&uuml;rk tak&#305;m&#305; olup &#351;ampiyon olamasa dahi T&uuml;rk milletinin g&ouml;nl&uuml;nde b&uuml;y&uuml;k bir taht kurdu. Kar&#351;&#305;la&#351;t&#305;klar&#305; rakip ise b&uuml;nyesinde d&uuml;nyan&#305;n en b&uuml;y&uuml;k futbolcular&#305;n&#305; yeti&#351;tiren; Messi, Xavi, &#304;niesta gibi futbolcular&#305; yeti&#351;tirmi&#351;, Barcelona&#8217;ya kar&#351;&#305; can h&#305;ra&#351; m&uuml;cadelesini, t&uuml;m T&uuml;rk milleti Galatasarayl&#305;s&#305;, Fenerbah&ccedil;elisi, Be&#351;ikta&#351;l&#305;s&#305; ay&#305;rmadan ayakta alk&#305;&#351;lad&#305;. Gol&uuml; att&#305;ktan sonra g&ouml;zya&#351;lar&#305;na bo&#287;ulan Bican ile de hep birlikte duyguland&#305;k. M&#305;s&#305;r ekme&#287;i ile b&uuml;y&uuml;yen Ma&ccedil;ka da&#287;&#305;n&#305;n cesur y&uuml;reklerinin milyonlarla dolar sermaye g&uuml;c&uuml;ne kar&#351;&#305; g&ouml;sterdikleri performans, adeta T&uuml;rk sporunun gelece&#287;i i&ccedil;in umut oldu. Futbolun parayla d&ouml;nd&uuml;&#287;&uuml; &#351;u piyasa ortam&#305;nda yeni bir T&uuml;rk ekol&uuml;n&uuml;n yarat&#305;lmas&#305;nda &ouml;nc&uuml; oldular.</p>
</section>
<section class="item picture">
<figure class="zoomable">
<img decoding="async" src="https://tgb.gen.tr/wp-content/uploads/2026/01/1769382746_62_MACKADAN-YUKSELEN-NESIL-TRABZONSPOR-U-19.jpg" alt=""><figcaption></figcaption></figure>
</section>
<section class="item text easy-reading">
<p id="">
<p><strong>Sal&ccedil;al&#305; ekmekten gelen s&#305;r</p>
<p></strong>Bug&uuml;nden bakt&#305;&#287;&#305;m&#305;zda pek duyulmasa da yap&#305;lan ba&#351;ar&#305;, s&ouml;ylenen s&ouml;zler asl&#305;nda T&uuml;rk futbolunun ve beraberinde T&uuml;rk sporunun gelece&#287;i a&ccedil;&#305;s&#305;ndan b&uuml;y&uuml;k &ouml;nem arz ediyor. Trabzon&#8217;un herhangi bir yaylas&#305;na gitti&#287;inizde, Do&#287;u Anadolu&#8217;muzun meralar&#305;na gezdi&#287;inizde, Trakya&#8217;n&#305;n sokaklar&#305;na indi&#287;inizde futbol oynayan &ccedil;ocuklara rastlaman&#305;z m&uuml;mk&uuml;n. Y&#305;llarca t&uuml;m T&uuml;rk &ccedil;ocuklar&#305;: &#8220;anne sal&ccedil;al&#305; ekmek var m&#305;? Su verebilir misin?&#8221; gibi c&uuml;mlelerle b&uuml;y&uuml;m&uuml;&#351;t&uuml;r. Asl&#305;nda arkada&#351;l&#305;k, o sokaklarda geli&#351;mi&#351; ve boy g&ouml;stermi&#351;tir. Sal&ccedil;al&#305; ekme&#287;i b&ouml;l&uuml;&#351;mek, ayn&#305; &#351;i&#351;eden a&#287;z&#305;n&#305; de&#287;dirmeden su i&ccedil;mek bu topraklar&#305;n mayas&#305;ndaki g&uuml;zel an&#305;lard&#305;r. Ma&ccedil;ka yaylalar&#305;ndan Hami&rsquo;ler, Batman k&ouml;ylerinden Yunus Emre Konak&rsquo;lar ve daha nicesini &ccedil;&#305;karm&#305;&#351; olan bir gelene&#287;e de sahibiz. O y&uuml;zden devam&#305;nda geli&#351;en sorunlara, aksakl&#305;klara, sakatl&#305;klara bakmaks&#305;z&#305;n 87 milyonluk bir &uuml;lkenin 20 milyon gencinden Ballon D&rsquo;or kazanan bir sporcu neden &ccedil;&#305;kmas&#305;n? Torpillerin &ouml;n&uuml;ne ge&ccedil;en ve ket vurarak bu ba&#351;ar&#305;y&#305; sa&#287;lamada b&uuml;y&uuml;k etken olan Ertu&#287;rul Do&#287;an&rsquo;&#305; da tebrik etmek gerekir. Bu sayede paran&#305;n &ouml;n&uuml;ne yetene&#287;in koyulmas&#305;n&#305; sa&#287;layarak bu ba&#351;ar&#305; tinsalinin mimarlar&#305;n&#305;n ba&#351;&#305;nda gelmektedir.</p>
<p>Trabzonspor U-19 tak&#305;m&#305;nda oynayan Onuralp&#8217;ler, O&#287;uzhan&#8217;lar, Erol Can&#8217;lar ve daha nicesi sokaktan, kald&#305;r&#305;mdan bu arkada&#351; payesinden ge&ccedil;erek gururumuz oldular. Onlar da sokakta oynarken takma adlarla, idollerinin adlar&#305;yla oynam&#305;&#351;lard&#305;r. Nas&#305;l ki 80&#8217;lerin &ccedil;ocuklar&#305; Maradona ve Van Basten ise, 90&#8217;lar&#305;n &ccedil;ocuklar&#305; Zidane ve Fenomen Ronaldo ise, 2000&#8217;lerin &ccedil;ocuklar&#305; Hagi ve Alex ise, 2010&#8217;lar&#305;n &ccedil;ocuklar&#305; Ronaldo ve Messi ise s&#305;rada 30&#8217;lar&#305;n, 40&#8217;lar&#305;n &ccedil;ocuklar&#305;n&#305;n O&#287;uzhanlar, Onuralpler olmas&#305; imkans&#305;z de&#287;ildir.&nbsp;</p>
<p>&nbsp;</p>
</section>
<section class="item picture">
<figure class="zoomable">
<img decoding="async" src="https://tgb.gen.tr/wp-content/uploads/2026/01/1769382746_509_MACKADAN-YUKSELEN-NESIL-TRABZONSPOR-U-19.jpg" alt=""><figcaption></figcaption></figure>
</section>
<section class="item text easy-reading">
<p id="">
<p><strong>&Ouml;zkan S&uuml;mer Ger&ccedil;e&#287;i</p>
<p></strong>Tabii ki di&#287;er yandan da Trabzonspor U-19 tak&#305;m&#305;n&#305;n bu ba&#351;ar&#305;s&#305;n&#305;n arkas&#305;nda &#8220;sosyalist&#8221; kimli&#287;iyle tan&#305;nan, 60&rsquo;larva Mehmet Ali Aybarlar&#305;n kurdu&#287;u T&uuml;rkiye &#304;&#351;&ccedil;i Partisi&rsquo;nin (T&#304;P) &uuml;yesi olan de&#287;erli isim &Ouml;zkan S&uuml;mer&#8217;in &ccedil;abalar&#305;n&#305; ve sermayeye kar&#351;&#305; bayrak a&ccedil;&#305;&#351;&#305;n&#305; anmadan, bilmeden ge&ccedil;emezdik. Peki ya Trabzonspor akademisine ne yapm&#305;&#351;t&#305;? Neler kazand&#305;rm&#305;&#351;t&#305;?</p>
<p>Bunun i&ccedil;in biraz geriye gidip futbolun kuruldu&#287;u zamanlar&#305;n ruhunu irdelemek gerekir. The English Game adl&#305; filmi izleyenler veya futbola ilgisi olanlar bilir. Futbol, ilk &ccedil;&#305;kt&#305;&#287;&#305;nda zenginlere y&ouml;nelik, kendi kurallar&#305; olan, oyun i&ccedil;inde dahi farkl&#305; kural de&#287;i&#351;iklikleri olan bir oyundu. Ta ki ilk i&#351;&ccedil;i s&#305;n&#305;f&#305; tak&#305;m&#305; olan Darwen FC kurulana de&#287;in. Darwen FC tak&#305;m&#305; o g&uuml;nlerde sadece zengin sporu olan futbola yeni bir soluk getirerek bug&uuml;nlerdeki Brezilya sokaklar&#305;na, Ma&ccedil;ka da&#287;lar&#305;na kadar herkesin dilinde olan futbolun yayg&#305;nla&#351;mas&#305;n&#305; sa&#287;lad&#305;. D&uuml;nyan&#305;n d&ouml;rt bir yan&#305;ndan &ouml;rnek verecek olursak Arjantin&#8217;de Boca Juniors, Almanya&#8217;da Schalke 04, &#304;talya&#8217;da Livorno; &uuml;lkemizde ise Adana Demirspor, Zonguldak K&ouml;m&uuml;rspor gibi tak&#305;mlar i&#351;&ccedil;ilerin tak&#305;m&#305; olarak bilinirler.</p>
</section>
<section class="item picture">
<figure class="zoomable">
<img decoding="async" src="https://tgb.gen.tr/wp-content/uploads/2026/01/1769382746_51_MACKADAN-YUKSELEN-NESIL-TRABZONSPOR-U-19.jpg" alt=""><figcaption></figcaption></figure>
</section>
<section class="item text easy-reading">
<p id="">
<p>Bu temelde en &ccedil;ok bilinen &ouml;rnek olan Liverpool&#8217;un bug&uuml;nk&uuml; Liverpool olmas&#305;n&#305; sa&#287;layan Bill Shankly ekol bir isim olmu&#351;tur. Liverpool&#8217;un ba&#351;&#305;na gelmeden &ouml;nceki d&ouml;nemde Liverpool 2. ligde &ouml;nemli bir ba&#351;ar&#305;s&#305; olmayan bir kul&uuml;p sadece kendi i&#351;&ccedil;i s&#305;n&#305;f&#305;na dayal&#305;, kendi gen&ccedil;lerine dayal&#305; bir sistemle yenilmez hale gelmi&#351;tir. Bug&uuml;n h&acirc;l&acirc; Liverpool, d&uuml;nyan&#305;n en b&uuml;y&uuml;k kul&uuml;pleri aras&#305;ndaysa bunu Shankly&#8217;e bor&ccedil;ludur.</p>
<p>O y&uuml;zden Shankly Liverpool i&ccedil;in neyse &Ouml;zkan S&uuml;mer de Trabzonspor i&ccedil;in odur. Baz&#305;lar&#305; kaderini milyonlarca dolar sermayeye b&#305;rak&#305;rken baz&#305;lar&#305; da kaderini kendi oyuncular&#305;yla, kendi topraklar&#305;n&#305;n birikimiyle &ccedil;izer. &Ouml;zkan S&uuml;mer&#8217;in karakteri ve Trabzonspor&#8217;a katt&#305;&#287;&#305; bilin&ccedil;, olu&#351;turdu&#287;u temel, bu ba&#351;ar&#305;n&#305;n tesad&uuml;f olmad&#305;&#287;&#305;n&#305;n da en b&uuml;y&uuml;k kan&#305;t&#305;d&#305;r. Futbol oynad&#305;&#287;&#305; d&ouml;nemde de teknik direkt&ouml;rl&uuml;k yapt&#305;&#287;&#305; d&ouml;nemde de adeta T&uuml;rk sporu i&ccedil;in mihenk ta&#351;&#305; olmu&#351; b&uuml;y&uuml;k bir miras b&#305;rakm&#305;&#351;t&#305;r. Ezilenden yana, kapitalist hegemonyan&#305;n hezeyanlar&#305;na kar&#351;&#305; dik duru&#351;uyla yaratt&#305;&#287;&#305; bu miras, bug&uuml;n&uuml;n ger&ccedil;e&#287;ini olu&#351;turmu&#351;tur.</p>
<p><strong>Peki ya ne yapmal&#305;?</p>
<p></strong>Bug&uuml;n&uuml;n yetenekli &ccedil;ocuklar&#305;, gelece&#287;in y&#305;ld&#305;zlar&#305; olarak g&ouml;r&uuml;len Trabzonspor U-19 tak&#305;m&#305; asl&#305;nda bize &#351;unu da g&ouml;sterdi. Milyonlarca dolar harcamadan, kul&uuml;pleri amans&#305;z borca sokmadan, ya&#351;&#305;n&#305;n son demlerinde adeta tatile gelen futbolculara harcanan paran&#305;n sadece k&uuml;&ccedil;&uuml;k bir k&#305;sm&#305; ile ne denli ba&#351;ar&#305; geldi&#287;ini g&ouml;stermi&#351; oldular. D&ouml;rt b&uuml;y&uuml;klere ve t&uuml;m Anadolu kul&uuml;plerimize b&uuml;y&uuml;k bir ders niteli&#287;indedir bu olanlar. Bundan sonra T&uuml;rk milletine, kamuoyuna d&uuml;&#351;en g&ouml;rev, bu yi&#287;itlerimizi magazinsel olaylardan uzak tutup yeni Batuhan Karadeniz, Muhammed Demirci, Emre Mor gibi vakalar ya&#351;atmadan T&uuml;rk futboluna ve sporuna kazand&#305;rmak i&ccedil;in elbirli&#287;iyle &ccedil;aba g&ouml;stermekten ge&ccedil;er.</p>
<p>Son olarak, sene sonunda t&uuml;m U-19 tak&#305;m&#305;yla profesyonel s&ouml;zle&#351;me imzalama s&ouml;z&uuml; veren Say&#305;n Fatih Tekke&#8217;ye, sportif direkt&ouml;r Say&#305;n &#350;enol G&uuml;ne&#351;&#8217;e, kul&uuml;p ba&#351;kan&#305; say&#305;n Ertu&#287;rul Do&#287;an&#8217;a ve &ouml;zellikle U-19 teknik direkt&ouml;r&uuml; Fuat Saka ve ekibine &ccedil;ok te&#351;ekk&uuml;rler.</p>
</section>
<section class="item text easy-reading">
<p id="">
<p>&#8220;Ben sporcunun zeki, &ccedil;evik ve ayn&#305; zamanda ahlakl&#305;s&#305;n&#305; severim.&#8221;<br />Mustafa Kemal Atat&uuml;rk</p>
<p>Trabzonspor U-19 tak&#305;m&#305;, ge&ccedil;ti&#287;imiz g&uuml;nlerde d&uuml;nyan&#305;n en prestijli futbol &#351;ampiyonas&#305; olan &#350;ampiyonlar Ligi&#8217;nin gen&ccedil;lik turnuvas&#305; UEFA Gen&ccedil;lik Ligi&#8217;nde final oynayan ilk T&uuml;rk tak&#305;m&#305; olup &#351;ampiyon olamasa dahi T&uuml;rk milletinin g&ouml;nl&uuml;nde b&uuml;y&uuml;k bir taht kurdu. Kar&#351;&#305;la&#351;t&#305;klar&#305; rakip ise b&uuml;nyesinde d&uuml;nyan&#305;n en b&uuml;y&uuml;k futbolcular&#305;n&#305; yeti&#351;tiren; Messi, Xavi, &#304;niesta gibi futbolcular&#305; yeti&#351;tirmi&#351;, Barcelona&#8217;ya kar&#351;&#305; can h&#305;ra&#351; m&uuml;cadelesini, t&uuml;m T&uuml;rk milleti Galatasarayl&#305;s&#305;, Fenerbah&ccedil;elisi, Be&#351;ikta&#351;l&#305;s&#305; ay&#305;rmadan ayakta alk&#305;&#351;lad&#305;. Gol&uuml; att&#305;ktan sonra g&ouml;zya&#351;lar&#305;na bo&#287;ulan Bican ile de hep birlikte duyguland&#305;k. M&#305;s&#305;r ekme&#287;i ile b&uuml;y&uuml;yen Ma&ccedil;ka da&#287;&#305;n&#305;n cesur y&uuml;reklerinin milyonlarla dolar sermaye g&uuml;c&uuml;ne kar&#351;&#305; g&ouml;sterdikleri performans, adeta T&uuml;rk sporunun gelece&#287;i i&ccedil;in umut oldu. Futbolun parayla d&ouml;nd&uuml;&#287;&uuml; &#351;u piyasa ortam&#305;nda yeni bir T&uuml;rk ekol&uuml;n&uuml;n yarat&#305;lmas&#305;nda &ouml;nc&uuml; oldular.</p>
</section>
<section class="item text easy-reading">
<p id="">
<p><strong>Sal&ccedil;al&#305; ekmekten gelen s&#305;r</p>
<p></strong>Bug&uuml;nden bakt&#305;&#287;&#305;m&#305;zda pek duyulmasa da yap&#305;lan ba&#351;ar&#305;, s&ouml;ylenen s&ouml;zler asl&#305;nda T&uuml;rk futbolunun ve beraberinde T&uuml;rk sporunun gelece&#287;i a&ccedil;&#305;s&#305;ndan b&uuml;y&uuml;k &ouml;nem arz ediyor. Trabzon&#8217;un herhangi bir yaylas&#305;na gitti&#287;inizde, Do&#287;u Anadolu&#8217;muzun meralar&#305;na gezdi&#287;inizde, Trakya&#8217;n&#305;n sokaklar&#305;na indi&#287;inizde futbol oynayan &ccedil;ocuklara rastlaman&#305;z m&uuml;mk&uuml;n. Y&#305;llarca t&uuml;m T&uuml;rk &ccedil;ocuklar&#305;: &#8220;anne sal&ccedil;al&#305; ekmek var m&#305;? Su verebilir misin?&#8221; gibi c&uuml;mlelerle b&uuml;y&uuml;m&uuml;&#351;t&uuml;r. Asl&#305;nda arkada&#351;l&#305;k, o sokaklarda geli&#351;mi&#351; ve boy g&ouml;stermi&#351;tir. Sal&ccedil;al&#305; ekme&#287;i b&ouml;l&uuml;&#351;mek, ayn&#305; &#351;i&#351;eden a&#287;z&#305;n&#305; de&#287;dirmeden su i&ccedil;mek bu topraklar&#305;n mayas&#305;ndaki g&uuml;zel an&#305;lard&#305;r. Ma&ccedil;ka yaylalar&#305;ndan Hami&rsquo;ler, Batman k&ouml;ylerinden Yunus Emre Konak&rsquo;lar ve daha nicesini &ccedil;&#305;karm&#305;&#351; olan bir gelene&#287;e de sahibiz. O y&uuml;zden devam&#305;nda geli&#351;en sorunlara, aksakl&#305;klara, sakatl&#305;klara bakmaks&#305;z&#305;n 87 milyonluk bir &uuml;lkenin 20 milyon gencinden Ballon D&rsquo;or kazanan bir sporcu neden &ccedil;&#305;kmas&#305;n? Torpillerin &ouml;n&uuml;ne ge&ccedil;en ve ket vurarak bu ba&#351;ar&#305;y&#305; sa&#287;lamada b&uuml;y&uuml;k etken olan Ertu&#287;rul Do&#287;an&rsquo;&#305; da tebrik etmek gerekir. Bu sayede paran&#305;n &ouml;n&uuml;ne yetene&#287;in koyulmas&#305;n&#305; sa&#287;layarak bu ba&#351;ar&#305; tinsalinin mimarlar&#305;n&#305;n ba&#351;&#305;nda gelmektedir.</p>
<p>Trabzonspor U-19 tak&#305;m&#305;nda oynayan Onuralp&#8217;ler, O&#287;uzhan&#8217;lar, Erol Can&#8217;lar ve daha nicesi sokaktan, kald&#305;r&#305;mdan bu arkada&#351; payesinden ge&ccedil;erek gururumuz oldular. Onlar da sokakta oynarken takma adlarla, idollerinin adlar&#305;yla oynam&#305;&#351;lard&#305;r. Nas&#305;l ki 80&#8217;lerin &ccedil;ocuklar&#305; Maradona ve Van Basten ise, 90&#8217;lar&#305;n &ccedil;ocuklar&#305; Zidane ve Fenomen Ronaldo ise, 2000&#8217;lerin &ccedil;ocuklar&#305; Hagi ve Alex ise, 2010&#8217;lar&#305;n &ccedil;ocuklar&#305; Ronaldo ve Messi ise s&#305;rada 30&#8217;lar&#305;n, 40&#8217;lar&#305;n &ccedil;ocuklar&#305;n&#305;n O&#287;uzhanlar, Onuralpler olmas&#305; imkans&#305;z de&#287;ildir.&nbsp;</p>
<p>&nbsp;</p>
</section>
<section class="item text easy-reading">
<p id="">
<p><strong>&Ouml;zkan S&uuml;mer Ger&ccedil;e&#287;i</p>
<p></strong>Tabii ki di&#287;er yandan da Trabzonspor U-19 tak&#305;m&#305;n&#305;n bu ba&#351;ar&#305;s&#305;n&#305;n arkas&#305;nda &#8220;sosyalist&#8221; kimli&#287;iyle tan&#305;nan, 60&rsquo;larva Mehmet Ali Aybarlar&#305;n kurdu&#287;u T&uuml;rkiye &#304;&#351;&ccedil;i Partisi&rsquo;nin (T&#304;P) &uuml;yesi olan de&#287;erli isim &Ouml;zkan S&uuml;mer&#8217;in &ccedil;abalar&#305;n&#305; ve sermayeye kar&#351;&#305; bayrak a&ccedil;&#305;&#351;&#305;n&#305; anmadan, bilmeden ge&ccedil;emezdik. Peki ya Trabzonspor akademisine ne yapm&#305;&#351;t&#305;? Neler kazand&#305;rm&#305;&#351;t&#305;?</p>
<p>Bunun i&ccedil;in biraz geriye gidip futbolun kuruldu&#287;u zamanlar&#305;n ruhunu irdelemek gerekir. The English Game adl&#305; filmi izleyenler veya futbola ilgisi olanlar bilir. Futbol, ilk &ccedil;&#305;kt&#305;&#287;&#305;nda zenginlere y&ouml;nelik, kendi kurallar&#305; olan, oyun i&ccedil;inde dahi farkl&#305; kural de&#287;i&#351;iklikleri olan bir oyundu. Ta ki ilk i&#351;&ccedil;i s&#305;n&#305;f&#305; tak&#305;m&#305; olan Darwen FC kurulana de&#287;in. Darwen FC tak&#305;m&#305; o g&uuml;nlerde sadece zengin sporu olan futbola yeni bir soluk getirerek bug&uuml;nlerdeki Brezilya sokaklar&#305;na, Ma&ccedil;ka da&#287;lar&#305;na kadar herkesin dilinde olan futbolun yayg&#305;nla&#351;mas&#305;n&#305; sa&#287;lad&#305;. D&uuml;nyan&#305;n d&ouml;rt bir yan&#305;ndan &ouml;rnek verecek olursak Arjantin&#8217;de Boca Juniors, Almanya&#8217;da Schalke 04, &#304;talya&#8217;da Livorno; &uuml;lkemizde ise Adana Demirspor, Zonguldak K&ouml;m&uuml;rspor gibi tak&#305;mlar i&#351;&ccedil;ilerin tak&#305;m&#305; olarak bilinirler.</p>
</section>
<section class="item text easy-reading">
<p id="">
<p>Bu temelde en &ccedil;ok bilinen &ouml;rnek olan Liverpool&#8217;un bug&uuml;nk&uuml; Liverpool olmas&#305;n&#305; sa&#287;layan Bill Shankly ekol bir isim olmu&#351;tur. Liverpool&#8217;un ba&#351;&#305;na gelmeden &ouml;nceki d&ouml;nemde Liverpool 2. ligde &ouml;nemli bir ba&#351;ar&#305;s&#305; olmayan bir kul&uuml;p sadece kendi i&#351;&ccedil;i s&#305;n&#305;f&#305;na dayal&#305;, kendi gen&ccedil;lerine dayal&#305; bir sistemle yenilmez hale gelmi&#351;tir. Bug&uuml;n h&acirc;l&acirc; Liverpool, d&uuml;nyan&#305;n en b&uuml;y&uuml;k kul&uuml;pleri aras&#305;ndaysa bunu Shankly&#8217;e bor&ccedil;ludur.</p>
<p>O y&uuml;zden Shankly Liverpool i&ccedil;in neyse &Ouml;zkan S&uuml;mer de Trabzonspor i&ccedil;in odur. Baz&#305;lar&#305; kaderini milyonlarca dolar sermayeye b&#305;rak&#305;rken baz&#305;lar&#305; da kaderini kendi oyuncular&#305;yla, kendi topraklar&#305;n&#305;n birikimiyle &ccedil;izer. &Ouml;zkan S&uuml;mer&#8217;in karakteri ve Trabzonspor&#8217;a katt&#305;&#287;&#305; bilin&ccedil;, olu&#351;turdu&#287;u temel, bu ba&#351;ar&#305;n&#305;n tesad&uuml;f olmad&#305;&#287;&#305;n&#305;n da en b&uuml;y&uuml;k kan&#305;t&#305;d&#305;r. Futbol oynad&#305;&#287;&#305; d&ouml;nemde de teknik direkt&ouml;rl&uuml;k yapt&#305;&#287;&#305; d&ouml;nemde de adeta T&uuml;rk sporu i&ccedil;in mihenk ta&#351;&#305; olmu&#351; b&uuml;y&uuml;k bir miras b&#305;rakm&#305;&#351;t&#305;r. Ezilenden yana, kapitalist hegemonyan&#305;n hezeyanlar&#305;na kar&#351;&#305; dik duru&#351;uyla yaratt&#305;&#287;&#305; bu miras, bug&uuml;n&uuml;n ger&ccedil;e&#287;ini olu&#351;turmu&#351;tur.</p>
<p><strong>Peki ya ne yapmal&#305;?</p>
<p></strong>Bug&uuml;n&uuml;n yetenekli &ccedil;ocuklar&#305;, gelece&#287;in y&#305;ld&#305;zlar&#305; olarak g&ouml;r&uuml;len Trabzonspor U-19 tak&#305;m&#305; asl&#305;nda bize &#351;unu da g&ouml;sterdi. Milyonlarca dolar harcamadan, kul&uuml;pleri amans&#305;z borca sokmadan, ya&#351;&#305;n&#305;n son demlerinde adeta tatile gelen futbolculara harcanan paran&#305;n sadece k&uuml;&ccedil;&uuml;k bir k&#305;sm&#305; ile ne denli ba&#351;ar&#305; geldi&#287;ini g&ouml;stermi&#351; oldular. D&ouml;rt b&uuml;y&uuml;klere ve t&uuml;m Anadolu kul&uuml;plerimize b&uuml;y&uuml;k bir ders niteli&#287;indedir bu olanlar. Bundan sonra T&uuml;rk milletine, kamuoyuna d&uuml;&#351;en g&ouml;rev, bu yi&#287;itlerimizi magazinsel olaylardan uzak tutup yeni Batuhan Karadeniz, Muhammed Demirci, Emre Mor gibi vakalar ya&#351;atmadan T&uuml;rk futboluna ve sporuna kazand&#305;rmak i&ccedil;in elbirli&#287;iyle &ccedil;aba g&ouml;stermekten ge&ccedil;er.</p>
<p>Son olarak, sene sonunda t&uuml;m U-19 tak&#305;m&#305;yla profesyonel s&ouml;zle&#351;me imzalama s&ouml;z&uuml; veren Say&#305;n Fatih Tekke&#8217;ye, sportif direkt&ouml;r Say&#305;n &#350;enol G&uuml;ne&#351;&#8217;e, kul&uuml;p ba&#351;kan&#305; say&#305;n Ertu&#287;rul Do&#287;an&#8217;a ve &ouml;zellikle U-19 teknik direkt&ouml;r&uuml; Fuat Saka ve ekibine &ccedil;ok te&#351;ekk&uuml;rler.</p>
</section>
</div>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://tgb.gen.tr/serbest-kursu/macka-dan-yukselen-nesil-trabzonspor-u-19-32626/feed</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Öz Türkçeyi Yakalamak</title>
		<link>https://tgb.gen.tr/serbest-kursu/oz-turkceyi-yakalamak-31282</link>
					<comments>https://tgb.gen.tr/serbest-kursu/oz-turkceyi-yakalamak-31282#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Yağızhan Onat]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 12 May 2021 10:42:00 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Serbest Kürsü]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://tgb.gen.tr/tgbden/oz-turkceyi-yakalamak-31282</guid>

					<description><![CDATA[&#8216;&#8217;Mademki T&#252;rk&#8217;&#252;z, o halde bir T&#252;rk gibi g&#246;r&#252;r, bir T&#252;rk gibi d&#252;&#351;&#252;n&#252;r, bir T&#252;rk gibi davran&#305;r&#305;z ve bir T&#252;rk gibi yazar&#305;z.&#8217;&#8217; -&#214;mer SeyfettinTarihler boyu dil, bir milletin varolu&#351; sebebidir. Dil sayesinde milletler, duygular&#305;n&#305;, d&#252;&#351;&#252;ncelerini, t&#252;m varl&#305;klar&#305; kendilerine g&#246;re seslendirirler. Dil bir milletin sese d&#246;n&#252;&#351;m&#252;&#351; halidir. Dil bir bak&#305;ma bir milletin d&#252;&#351;&#252;nce sisteminin nas&#305;l bir &#351;ekilde [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<div class="easy-reading">
<section class="item text easy-reading">
<p id="">
<p style="text-align: justify;"><strong>&lsquo;&rsquo;Mademki T&uuml;rk&rsquo;&uuml;z, o halde bir T&uuml;rk gibi g&ouml;r&uuml;r, bir T&uuml;rk gibi d&uuml;&#351;&uuml;n&uuml;r, bir T&uuml;rk gibi davran&#305;r&#305;z ve bir T&uuml;rk gibi yazar&#305;z.&rsquo;&rsquo; -&Ouml;mer Seyfettin</strong><br />Tarihler boyu dil, bir milletin varolu&#351; sebebidir. Dil sayesinde milletler, duygular&#305;n&#305;, d&uuml;&#351;&uuml;ncelerini, t&uuml;m varl&#305;klar&#305; kendilerine g&ouml;re seslendirirler. Dil bir milletin sese d&ouml;n&uuml;&#351;m&uuml;&#351; halidir. Dil bir bak&#305;ma bir milletin d&uuml;&#351;&uuml;nce sisteminin nas&#305;l bir &#351;ekilde geli&#351;ti&#287;ini g&ouml;steren temel ara&ccedil;t&#305;r. Milletlerin hayat g&ouml;r&uuml;&#351;leri, d&uuml;&#351;&uuml;nce tarzlar&#305;, zek&acirc; keskinli&#287;i, ruh derinli&#287;i ve duygu inceli&#287;i o milletin dilinde sakl&#305;d&#305;r.&nbsp; Atas&ouml;zlerimizde de belirtildi&#287;i gibi dil d&uuml;&#351;&uuml;ncenin bir bak&#305;ma aynas&#305; konumundad&#305;r. &nbsp;&#304;lk insan dilinin ise hangi yollarla &nbsp;ve ne &#351;ekilde meydana geldi&#287;i sorusu &uuml;zerine Eski &Ccedil;a&#287;&rsquo;da &ouml;zellikle Hintli, Yunanl&#305; ve Romal&#305; bilginlerden g&uuml;n&uuml;m&uuml;ze kadar pek &ccedil;ok teori ileri s&uuml;rm&uuml;&#351;lerdir. Bu teorilerin bir k&#305;sm&#305;n&#305; &#351;&ouml;yle s&#305;ralayabiliriz: Dil,Tanr&#305;&rsquo;n&#305;n insanlara verdi&#287;i tabiat&uuml;st&uuml; bir yetenektir; fonetik bir evrim ve geli&#351;imin sonucudur; rastgele ortaya &ccedil;&#305;kan insan ruhundan gelen bir yans&#305;mad&#305;r; hayat&#305;n zorunluluklar&#305;ndan do&#287;mu&#351;tur; tarih &ouml;ncesi kurban ayinlerinin zorlad&#305;&#287;&#305; bir olayd&#305;r; madd&icirc; k&uuml;lt&uuml;r&uuml;n bir yank&#305;s&#305;d&#305;r. Bunlar&#305;n yan&#305; s&#305;ra; yans&#305;ma teorisi, &uuml;nlem teorisi, i&#351; teorisi, psikolojik teorisi, ay-dil teorisi, g&uuml;ne&#351;-dil teorisi, ilah&icirc; kaynak teorisi gibileri de bunlardan baz&#305;lar&#305;d&#305;r.</p>
<p style="text-align: justify;"><strong>T&uuml;rk&ccedil;emizin K&ouml;keni</strong><br />T&uuml;rk&ccedil;emize dair ise ilk bulgular S&uuml;mer kaynaklar&#305;nda rastlanan birka&ccedil; kelimeden ibarettir. T&uuml;rk&ccedil;emizin yaz&#305;ya ge&ccedil;irilen en eski metni ise Mo&#287;olistan&rsquo;da bulunmu&#351;, 6 sat&#305;rl&#305;k bir metinden olu&#351;an &Ccedil;oyr An&#305;t&#305;d&#305;r. Tarihimizde ise K&ouml;kt&uuml;rklerden g&uuml;n&uuml;m&uuml;ze kadar gelmi&#351; &lsquo;&rsquo;Orhun Abideleri&rsquo;&rsquo;&nbsp; yine Mo&#287;olistan&rsquo;da bulunmu&#351; olan Tonyukuk, K&uuml;l Tigin ve Bilge Ka&#287;an&rsquo;&#305;n ad&#305;na dikilmi&#351; olan abideler T&uuml;rklerin devlet y&ouml;netimini, g&uuml;nl&uuml;k hayat&#305;n&#305; gibi konular&#305; ele alan hacimce en b&uuml;y&uuml;k metinlerdir. 7-10. Y&uuml;zy&#305;l i&ccedil;erisinde T&uuml;rk&ccedil;e, Macaristan&rsquo;dan G&uuml;ney Sibirya&rsquo;ya ve Mo&#287;olistan i&ccedil;lerine kadar uzanan sahada G&ouml;kt&uuml;rk harfleriyle yaz&#305;lan bir yaz&#305;l&#305; dil olarak kullan&#305;lm&#305;&#351;t&#305;r. 10. Y&uuml;zy&#305;lda ise &nbsp;K&acirc;&#351;gar ve Balasagun civar&#305;nda ortaya &ccedil;&#305;kan yeni bir T&uuml;rk k&uuml;lt&uuml;r &ccedil;evresi T&uuml;rk&ccedil;emiz a&ccedil;&#305;s&#305;ndan tarihi &ouml;nemde olan Kutadgu Bilig ve Divan&uuml; Lugati&rsquo;t T&uuml;rk gibi eserleri meydana getirmi&#351;tir. Kutadgu Bilig, Yusuf Has Hacip taraf&#305;ndan yaz&#305;lm&#305;&#351; olup g&uuml;n&uuml;m&uuml;z T&uuml;rk&ccedil;esi ile &lsquo;&rsquo;Mutluluk Bilgisi&rsquo;&rsquo; anlam&#305;na gelen, devlet y&ouml;netim bi&ccedil;imini ele alan bir eserdir. Divan&uuml; Lugati&rsquo;t T&uuml;rk ise T&uuml;rk&ccedil;enin Arap&ccedil;adan ayr&#305; bir dil oldu&#287;unu ve daha zengin bir konumda oldu&#287;unu g&ouml;stermek amac&#305;yla Ka&#351;garl&#305; Mahmut taraf&#305;ndan yine ayn&#305; d&ouml;nemde yaz&#305;lan bir eserdir. Divan&ucirc; L&uuml;gati&rsquo;t-T&uuml;rk bir s&ouml;zl&uuml;k olarak haz&#305;rlanmas&#305;na ra&#287;men T&uuml;rk sosyolojisi, psikolojisi, edebiyat&#305;, gelenek ve g&ouml;renekleriyle ilgili bilgi veren ve nesir par&ccedil;alar&#305;, baz&#305; vakalar &ccedil;e&#351;itli &ouml;rneklerle zenginle&#351;tirilmi&#351; bir ansiklopedi niteli&#287;i g&ouml;stermektedir. &nbsp;S&ouml;zc&uuml;kleri &ouml;rnekleyen atas&ouml;zleri ve &#351;iirler kullanm&#305;&#351;t&#305;r. Bu &ouml;zelli&#287;i, onun, kendinden sonraki T&uuml;rk edebiyat&#305; i&ccedil;in &ccedil;ok &ouml;nemli bir kaynak olmas&#305;n&#305; sa&#287;lam&#305;&#351;t&#305;r. Bunun yan&#305; s&#305;ra eser, T&uuml;rk k&uuml;lt&uuml;r&uuml;n&uuml;n gelecek ku&#351;aklara aktar&#305;lmas&#305; i&ccedil;in de &#305;&#351;&#305;k tutmaktad&#305;r. O devirdeki T&uuml;rk boylar&#305;n&#305; g&ouml;steren bir harita bulunmaktad&#305;r. Ka&#351;garl&#305; Mahmut, kelimeleri g&ouml;&ccedil;ebe boylar aras&#305;nda gezerek bizzat kendisi derlemi&#351;tir. T&uuml;rk boylar&#305;n&#305;n etnik durumunu &#351;emayla anlatan, T&uuml;rk topluluklar&#305; hakk&#305;nda bilgi veren bir etnograf olarak da nitelendirebiliriz.</p>
<p style="text-align: justify;"><strong>Dilde &#304;ki &Ccedil;izgi</strong><br />T&uuml;rk&ccedil;enin korunmas&#305;na y&ouml;nelik Divan-&#305; L&uuml;gati&rsquo;t T&uuml;rk gibi eserler olmas&#305;na kar&#351;&#305;n T&uuml;rklerin Sel&ccedil;uklularla beraber devlet y&ouml;netimlerinin Arap-Fars etkisinde kalmas&#305; engellenemedi ve &nbsp;dilde bozulmalara neden oldu. Bu bozulma Anadolu co&#287;rafyas&#305;nda iki farkl&#305; konu&#351;maya evrilmek durumunda kald&#305;. Bu evrilme ku&#351;kusuz s&#305;n&#305;fsal bir temele dayan&#305;yordu. Anadolu halk&#305;n&#305;n kulland&#305;&#287;&#305; &ouml;z T&uuml;rk&ccedil;e ile sultan ve &ccedil;evresinin kulland&#305;&#287;&#305; T&uuml;rk&ccedil;e aras&#305;ndaki fark, s&#305;n&#305;fsal bir fark&#305; net bir &#351;ekilde ortaya koymaktayd&#305;.<br />Dil, giri&#351;te de bahsetti&#287;imiz gibi toplumun k&uuml;lt&uuml;r&uuml;n&uuml; yans&#305;tmaktad&#305;r. Anadolu&rsquo;nun &ouml;z T&uuml;rk&ccedil;eyi kullanan halk&#305;, i&ccedil;inden halk&#305;n sorunlar&#305;n&#305; anlatan, halk saf&#305;nda eserler veren karakterler &ccedil;&#305;kar&#305;rken sultan &ccedil;evresinin eser &uuml;reticileri bireycilik ve sanatsal olarak yeteneklerini sergilemek i&ccedil;in &nbsp;toplumun dil ve kayg&#305;s&#305;na h&uuml;cum ediyordu.(1)</p>
<p style="text-align: justify;"><strong>Demokratik Devrimde T&uuml;rk&ccedil;e<br /></strong>18. y&uuml;zy&#305;ldan itibaren Osmanl&#305;&rsquo;n&#305;n sisteminin ekonomik, askeri, siyasi olarak sars&#305;nt&#305;ya u&#287;ramas&#305; ile beraber o d&ouml;nemdeki saray ve &ccedil;evresi, tam ba&#287;&#305;ms&#305;zl&#305;&#287;&#305; de&#287;il Bat&#305;ya ba&#287;l&#305;l&#305;&#287;&#305; tercih etmi&#351;lerdir. &Ouml;zellikle Tanzimat D&ouml;neminde saray ve &ccedil;evresinin tam anlam&#305;yla Bat&#305;ya ba&#287;lan&#305;&#351; s&uuml;recinde &ouml;z T&uuml;rk&ccedil;eden kopu&#351; doruk noktas&#305;na ula&#351;m&#305;&#351;t&#305;r. Bu yanl&#305;&#351; Bat&#305;l&#305;la&#351;ma, Ahmet Mithad Efendi&rsquo;nin yazd&#305;&#287;&#305; &lsquo;&rsquo; Felatun Bey ile Rak&#305;m Efendi&rsquo;&rsquo; adl&#305; eserinde &ccedil;ok g&uuml;zel bir bi&ccedil;imde&nbsp; incelenmi&#351;tir. Romandaki iki tipten biri &nbsp;Felatun Bey, alafranga &ouml;zentileri olan, kibirli bir tipi temsil eder, &ccedil;evreye kar&#351;&#305; g&uuml;l&uuml;n&ccedil; durumlara d&uuml;&#351;er. Di&#287;er tip ise bir anlamda Ahmet Mithat&#8217;&#305;n kendisidir; yeniliklere a&ccedil;&#305;k, &ccedil;al&#305;&#351;kan, ger&ccedil;ek&ccedil;i, yazar&#305;n idealize etti&#287;i bir Osmanl&#305; beyefendisi olan Rak&#305;m Efendidir. Bu d&ouml;nemlerde ise buna kar&#351;&#305;n &nbsp;Bat&#305;dan her &#351;eyin kopyalanmas&#305;na kar&#351;&#305; &ccedil;&#305;k&#305;p &nbsp;tam ba&#287;&#305;ms&#305;zl&#305;&#287;&#305; tercih eden, vatan&#305; &ouml;n planda tutan ayd&#305;nlar da ortaya &ccedil;&#305;km&#305;&#351;t&#305;r. Bu ayd&#305;nlar, T&uuml;rk&ccedil;enin g&uuml;n&uuml;m&uuml;ze kadar geli&#351; s&uuml;recinde b&uuml;y&uuml;k emekler vermi&#351;tir ve bunun yan&#305; s&#305;ra dil ne kadar kullan&#305;l&#305;rsa o kadar zenginle&#351;ir diyerekten sanat&#305; bir nevi toplum i&ccedil;in yaparak ayr&#305;ca dili de sadele&#351;tirerek &ouml;z T&uuml;rk&ccedil;emize d&ouml;n&uuml;&#351;te b&uuml;y&uuml;k emekler sarf etmi&#351;lerdir. Bunlar hepimizin de yak&#305;ndan tan&#305;d&#305;&#287;&#305; Ziya G&ouml;kalp, &Ouml;mer Seyfettin gibi isimlerdir. &Ouml;rne&#287;in Ziya G&ouml;kalp Lisan isimli &#351;iirinde T&uuml;rk&ccedil;enin &ouml;nemini &#351;&ouml;yle ifade etmektedir:</p>
<p>&lsquo;&rsquo;G&uuml;zel dil T&uuml;rk&ccedil;e bize<br />Ba&#351;ka dil gece bize.<br />&#304;stanbul konu&#351;mas&#305;<br />En saf, en ince bize</p>
<p style="text-align: justify;">Lisanda say&#305;l&#305;r &ouml;z<br />Herkesin bildi&#287;i s&ouml;z;<br />Manas&#305; anla&#351;&#305;lan<br />Lugata atmadan g&ouml;z.</p>
<p style="text-align: justify;">Uydurma s&ouml;z yapmay&#305;z,<br />Yapma yola sapmay&#305;z<br />T&uuml;rk&ccedil;ele&#351;mi&#351; T&uuml;rk&ccedil;edir;<br />Eski k&ouml;ke tapmay&#305;z.&rsquo;&rsquo;(2)</p>
<p style="text-align: justify;"><strong>Cumhuriyet D&ouml;neminde &Ouml;z T&uuml;rk&ccedil;eye D&ouml;n&uuml;&#351;</strong><br />Tanzimat d&ouml;nemi sonras&#305; &uuml;lke Cihan Harbi&rsquo;ne girmi&#351; ve devam&#305;nda Cumhuriyet D&ouml;nemi&rsquo;ne kadar siyasi olaylar neticesiyle &ccedil;ok fazla ad&#305;m at&#305;lamam&#305;&#351;t&#305;r. Cumhuriyet D&ouml;nemi ile beraber dil &ccedil;al&#305;&#351;malar&#305;na b&uuml;y&uuml;k bir h&#305;z verilmi&#351;tir.&nbsp; Mustafa Kemal Atat&uuml;rk&rsquo;&uuml;n de &uuml;zerinde durdu&#287;u en &ouml;nemli konulardan biri de T&uuml;rk&ccedil;emiz ve T&uuml;rk&ccedil;emizin sorunlar&#305;yd&#305;.&nbsp; T&uuml;rk&ccedil;eyi d&uuml;nya dilleri aras&#305;nda &ouml;nemli bir noktada g&ouml;rm&uuml;&#351; ve bu y&ouml;nde ad&#305;mlar at&#305;lmaya ba&#351;lanm&#305;&#351;t&#305;r. Mustafa Kemal Atat&uuml;rk T&uuml;rk&ccedil;emizi hak etti&#287;i yere &ccedil;&#305;kart&#305;p dille birlikte bir millet bilinci de olu&#351;turmay&#305; hedefliyordu.&nbsp; Bu nedenle &ouml;nce Harf Devrimi sonra Dil Devrimi ger&ccedil;ekle&#351;tirilmi&#351;tir. Mustafa Kemal Atat&uuml;rk T&uuml;rk&ccedil;eye bak&#305;&#351; a&ccedil;&#305;s&#305;n&#305; &#351;u s&ouml;zlerle net bir bi&ccedil;imde ortaya koymu&#351;tur:&rsquo;&rsquo; En iyi m&uuml;dafaa usulu taarruzdur. &#350;u halde dil alan&#305;nda t&uuml;remi&#351; yabanc&#305;l&#305;klara sald&#305;ral&#305;m; a&#287;ac&#305; bir defa silkeleyelim: g&ouml;relim hangi &ccedil;&uuml;r&uuml;kler d&uuml;&#351;ecek; kalan sa&#287;lamlar bakal&#305;m ne kadard&#305;r.&rsquo;&rsquo;. Bu s&ouml;zlerden anla&#351;&#305;ld&#305;&#287;&#305; gibi Mustafa Kemal Atat&uuml;rk&rsquo;&uuml;n as&#305;l amac&#305; y&#305;llar boyu T&uuml;rk&ccedil;enin i&ccedil;ine s&#305;zm&#305;&#351; olan yabanc&#305; kelimelerden kurtulup &ouml;z T&uuml;rk&ccedil;emizi kullanmay&#305; g&ouml;rev bilip gelecek nesillere ar&#305;nd&#305;r&#305;lm&#305;&#351;, saf bir dil b&#305;rakmakt&#305;.&nbsp; Bununla birlikte k&uuml;lt&uuml;r&uuml;n s&ouml;ze d&ouml;n&uuml;&#351;m&uuml;&#351; bi&ccedil;imi olan dilimizi de emperyalizmin etkisine kar&#351;&#305; bir panzehir g&ouml;revi olarak da bu safla&#351;may&#305; birincil ama&ccedil; olarak benimsemi&#351;tir. Bu sebeple de yap&#305;lan devrimlerin ard&#305;ndan pe&#351;i s&#305;ra halk okuma-yazmaya y&ouml;neltmi&#351;, bilimsel ve tarihsel anlamda da T&uuml;rk&ccedil;enin ara&#351;t&#305;r&#305;lmas&#305; ad&#305;na da T&uuml;rk Dil Kurumu kurulmu&#351;tur. Bununla beraber T&uuml;rk k&uuml;lt&uuml;r&uuml;n&uuml;n de yeni cumhuriyete tan&#305;t&#305;lmas&#305; i&ccedil;in 28 Nisan 1930 tarihinde T&uuml;rk Ocaklar&#305;&#8217;n&#305;n VI. Kurultay&#305;&#8217;n&#305;n son oturumunda Gazi Mustafa Kemal&rsquo;in direktifi &uuml;zerine Afet &#304;nan, 40 imzal&#305; bir &ouml;nerge sunmu&#351; ve bu &ouml;nergede T&uuml;rk tarihini bilimsel olarak ara&#351;t&#305;rmak &uuml;zere bir heyet kurulmas&#305; istenmi&#351;ti . Heyet, &#8220;T&uuml;rk Tarihinin Ana Hatlar&#305;&#8221; adl&#305; bir &ccedil;al&#305;&#351;ma yay&#305;mlam&#305;&#351;t&#305;r. Kitap, Orta Asya&#8217;da bir T&uuml;rk uygarl&#305;&#287;&#305; ve bu merkezden ba&#351;layan g&ouml;&ccedil;lerle T&uuml;rklerin &Ccedil;in, Hindistan, Mezopotamya, M&#305;s&#305;r, &#304;ran, Anadolu&#8217;ya giderek o b&ouml;lgelerin halklar&#305;n&#305; uygarla&#351;t&#305;rd&#305;klar&#305; tezini i&#351;lemekteydi ve hedef, bu kitab&#305;n ana fikrine uygun okul kitaplar&#305; haz&#305;rlanmas&#305;yd&#305; . Mustafa Kemal Atat&uuml;rk d&ouml;nemindeki ders kitaplar&#305;nda TDK ve TTK&rsquo;n&#305;n yapt&#305;&#287;&#305; yo&#287;un &ccedil;al&#305;&#351;malar neticesinde hem T&uuml;rk k&uuml;lt&uuml;r&uuml;n&uuml;n bilinenin aksine Sel&ccedil;uklu ve Osmanl&#305; ile ba&#351;lamad&#305;&#287;&#305; g&uuml;n y&uuml;z&uuml;ne &ccedil;&#305;km&#305;&#351;t&#305;r. &Ouml;zellikle 11-13. Y&uuml;zy&#305;llar aras&#305;ndaki Halk Edebiyat&#305; dedi&#287;imiz edebi k&uuml;lt&uuml;r&uuml;m&uuml;ze TDK ve TTK&rsquo;n&#305;n yapt&#305;&#287;&#305; ara&#351;t&#305;rmalar sonucu g&uuml;n&uuml;m&uuml;ze &#305;&#351;&#305;k tutmu&#351;tur.</p>
<p style="text-align: justify;"><strong>Emperyalizm &Ccedil;a&#287;&#305;nda T&uuml;rk&ccedil;enin Korunumu</strong><br />Bug&uuml;n D&uuml;nya &ouml;l&ccedil;e&#287;inde emperyalist sald&#305;r&#305;lar &ccedil;ok y&ouml;nl&uuml;d&uuml;r. Sadece askeri anlamda de&#287;il k&uuml;lt&uuml;rel anlamda bir hegemonya kurma pe&#351;inde emperyalizm. Bu k&uuml;lt&uuml;rel sald&#305;r&#305;lar&#305;n ba&#351;&#305;nda milletlerin en i&#351;levsel yap&#305;s&#305; olan diline sald&#305;rmaktad&#305;r. Dile sald&#305;r&#305;ld&#305;&#287;&#305; takdirde millet bilincini yok etmeyi ama&ccedil;lars&#305;n&#305;z. Bug&uuml;n emperyalizm, d&uuml;nyan&#305;n en zengin dilleri aras&#305;nda yer alan T&uuml;rk&ccedil;emize de sald&#305;rmakta. &Ouml;zellikle &lsquo;&rsquo;plaza a&#287;z&#305;&rsquo;&rsquo; denilen c&uuml;mleler aras&#305; &lsquo;&rsquo;Haval&#305;&rsquo;&rsquo; yabanc&#305; dilden kelimeler, sosyal medyada kullan&#305;lan k&#305;saltmalar, sokak a&#287;z&#305;n&#305;n internet ortam&#305;na ta&#351;&#305;nmas&#305; gibi sebepler de T&uuml;rk&ccedil;enin &ouml;z kimli&#287;ine zarar vermektedir. Bunun yan&#305; s&#305;ra emperyalizm de ayr&#305;ca T&uuml;rkleri tarihlerinden ve k&ouml;klerinden uzakla&#351;t&#305;rarak dilin kullan&#305;m alan&#305;n&#305; da daraltmaktad&#305;r. Bunun k&uuml;lt&uuml;rel alan&#305;nda &ccedil;&#305;kard&#305;klar&#305; film ve dizilerle, &ouml;zenti m&uuml;ziklerle vs. &ouml;rerken tarihsel alan&#305;n&#305; da &uuml;lkemiz i&ccedil;erisinde &ouml;n plana sundu&#287;u fikirlerle, Z ku&#351;a&#287;&#305; safsatalar&#305; ile, LGBTi &ouml;zentili&#287;i gibi siyasi misyonlarla yapmaktad&#305;r. &nbsp;Netflix, Amazon Prime gibi k&uuml;resel &ouml;l&ccedil;ekte yay&#305;n yapan k&uuml;lt&uuml;r emperyalizminin sesi olan kurulu&#351;lar&#305;n yay&#305;n hayat&#305;nda s&ouml;zde gen&ccedil;lik dizileri i&ccedil;erisine &lsquo;&rsquo;LGBT&rsquo;&rsquo; birey koyarak, &uuml;lkeleri, insanlar&#305; a&#351;a&#287;&#305;lar nitelikte konu&#351;malar&#305;n bol oldu&#287;u projeler yaparak d&uuml;nya gen&ccedil;li&#287;ine dolay&#305;s&#305;yla T&uuml;rk gen&ccedil;li&#287;ine k&ouml;t&uuml; &ouml;rnek olmaktad&#305;rlar. Tek d&uuml;ze, emperyalizmin &ccedil;izdi&#287;i emperyalist k&uuml;lt&uuml;r&uuml; pompalamaktad&#305;rlar. Bunun sonucu olarak da gen&ccedil;ler &uuml;zerinde yaymaya &ccedil;al&#305;&#351;t&#305;p&#305; bu politika ile birlikte &ouml;zellikle emperyalizmin kar&#351;&#305;s&#305;nda m&uuml;cadele eden &uuml;lkeleri siyasi olarak yenilgiye u&#287;ramas&#305;na ra&#287;men dil ve k&uuml;lt&uuml;r anlam&#305;nda hedef almaktad&#305;rlar. &Uuml;nl&uuml; &Ccedil;inli Filozof Konf&uuml;&ccedil;y&uuml;s&rsquo;&uuml;n dedi&#287;i gibi;&rsquo;&rsquo; Bir milleti yok etmek istiyorsan&#305;z, &ouml;nce dilini yok etmekten ba&#351;lars&#305;n&#305;z.&rsquo;&rsquo;. Dili yok olan bir millet yok olmaya mahkumdur. UNESCO taraf&#305;ndan &ouml;z T&uuml;rk&ccedil;enin sesi olan Yunus Emre y&#305;l&#305; ilan edilen &#351;u g&uuml;zel g&uuml;nlerde T&uuml;rk&ccedil;emizi korumak biz T&uuml;rk gen&ccedil;li&#287;inin boynunun bir borcudur.</p>
<p style="text-align: justify;"><strong>Ya&#287;&#305;zhan Onat</strong></p>
<p style="text-align: justify;"><strong>TGB &#304;STANBUL &#304;L Y&Ouml;NET&#304;C&#304;S&#304;</strong></p>
<p style="text-align: justify;"><strong>KAYNAK&Ccedil;A</strong></p>
<p style="text-align: justify;"><strong>(1)&nbsp;&nbsp;</strong>&nbsp; Perin&ccedil;ek Do&#287;u, Parti ve Sanat-Sanat Teorisi &Uuml;zerine-, syf.71,Kaynak Yay&#305;nlar&#305;,3. Bask&#305;,2020</p>
<p style="text-align: justify;"><strong>(2)&nbsp;&nbsp;&nbsp;</strong> G&ouml;kalp Ziya, Yeni Hayat,syf.23,Toker Yay&#305;nlar&#305;,2.Bask&#305;,2005</p>
<p style="text-align: justify;">http://turkdili.gen.tr/tuerk-dili-tarihi.html</p>
<p style="text-align: justify;">https://www.turkcebilgi.com/tanzimat-ve-mesrutiyet-doneminde-turkce-ile-yapilan-calismalar-nelerdir</p>
<p style="text-align: justify;">
<blockquote class="wp-embedded-content" data-secret="bBRoD2Anct"><p><a href="https://tdk.gov.tr/tdk/kurumsal/tarihce-2/" target="_blank" rel="noopener">Tarihçe</a></p></blockquote>
<p><iframe class="wp-embedded-content" sandbox="allow-scripts" security="restricted"  title="&#8220;Tarihçe&#8221; &#8212; Türk Dil Kurumu" src="https://tdk.gov.tr/tdk/kurumsal/tarihce-2/embed/#?secret=j7lYjiB7XM#?secret=bBRoD2Anct" data-secret="bBRoD2Anct" width="600" height="338" frameborder="0" marginwidth="0" marginheight="0" scrolling="no"></iframe></p>
<p style="text-align: justify;">https://www.haberturk.com/2021-yunus-emre-ve-turkce-yili-2962067#:~:text=Yunus%20Emre&#8217;nin%20do%C4%9Fumunun%20750,ve%20T%C3%BCrk%C3%A7e%20Y%C4%B1l%C4%B1&#8217;%20ilan%20etti</p>
</section>
<section class="item text easy-reading">
<p id="">
<p style="text-align: justify;"><strong>&lsquo;&rsquo;Mademki T&uuml;rk&rsquo;&uuml;z, o halde bir T&uuml;rk gibi g&ouml;r&uuml;r, bir T&uuml;rk gibi d&uuml;&#351;&uuml;n&uuml;r, bir T&uuml;rk gibi davran&#305;r&#305;z ve bir T&uuml;rk gibi yazar&#305;z.&rsquo;&rsquo; -&Ouml;mer Seyfettin</strong><br />Tarihler boyu dil, bir milletin varolu&#351; sebebidir. Dil sayesinde milletler, duygular&#305;n&#305;, d&uuml;&#351;&uuml;ncelerini, t&uuml;m varl&#305;klar&#305; kendilerine g&ouml;re seslendirirler. Dil bir milletin sese d&ouml;n&uuml;&#351;m&uuml;&#351; halidir. Dil bir bak&#305;ma bir milletin d&uuml;&#351;&uuml;nce sisteminin nas&#305;l bir &#351;ekilde geli&#351;ti&#287;ini g&ouml;steren temel ara&ccedil;t&#305;r. Milletlerin hayat g&ouml;r&uuml;&#351;leri, d&uuml;&#351;&uuml;nce tarzlar&#305;, zek&acirc; keskinli&#287;i, ruh derinli&#287;i ve duygu inceli&#287;i o milletin dilinde sakl&#305;d&#305;r.&nbsp; Atas&ouml;zlerimizde de belirtildi&#287;i gibi dil d&uuml;&#351;&uuml;ncenin bir bak&#305;ma aynas&#305; konumundad&#305;r. &nbsp;&#304;lk insan dilinin ise hangi yollarla &nbsp;ve ne &#351;ekilde meydana geldi&#287;i sorusu &uuml;zerine Eski &Ccedil;a&#287;&rsquo;da &ouml;zellikle Hintli, Yunanl&#305; ve Romal&#305; bilginlerden g&uuml;n&uuml;m&uuml;ze kadar pek &ccedil;ok teori ileri s&uuml;rm&uuml;&#351;lerdir. Bu teorilerin bir k&#305;sm&#305;n&#305; &#351;&ouml;yle s&#305;ralayabiliriz: Dil,Tanr&#305;&rsquo;n&#305;n insanlara verdi&#287;i tabiat&uuml;st&uuml; bir yetenektir; fonetik bir evrim ve geli&#351;imin sonucudur; rastgele ortaya &ccedil;&#305;kan insan ruhundan gelen bir yans&#305;mad&#305;r; hayat&#305;n zorunluluklar&#305;ndan do&#287;mu&#351;tur; tarih &ouml;ncesi kurban ayinlerinin zorlad&#305;&#287;&#305; bir olayd&#305;r; madd&icirc; k&uuml;lt&uuml;r&uuml;n bir yank&#305;s&#305;d&#305;r. Bunlar&#305;n yan&#305; s&#305;ra; yans&#305;ma teorisi, &uuml;nlem teorisi, i&#351; teorisi, psikolojik teorisi, ay-dil teorisi, g&uuml;ne&#351;-dil teorisi, ilah&icirc; kaynak teorisi gibileri de bunlardan baz&#305;lar&#305;d&#305;r.</p>
<p style="text-align: justify;"><strong>T&uuml;rk&ccedil;emizin K&ouml;keni</strong><br />T&uuml;rk&ccedil;emize dair ise ilk bulgular S&uuml;mer kaynaklar&#305;nda rastlanan birka&ccedil; kelimeden ibarettir. T&uuml;rk&ccedil;emizin yaz&#305;ya ge&ccedil;irilen en eski metni ise Mo&#287;olistan&rsquo;da bulunmu&#351;, 6 sat&#305;rl&#305;k bir metinden olu&#351;an &Ccedil;oyr An&#305;t&#305;d&#305;r. Tarihimizde ise K&ouml;kt&uuml;rklerden g&uuml;n&uuml;m&uuml;ze kadar gelmi&#351; &lsquo;&rsquo;Orhun Abideleri&rsquo;&rsquo;&nbsp; yine Mo&#287;olistan&rsquo;da bulunmu&#351; olan Tonyukuk, K&uuml;l Tigin ve Bilge Ka&#287;an&rsquo;&#305;n ad&#305;na dikilmi&#351; olan abideler T&uuml;rklerin devlet y&ouml;netimini, g&uuml;nl&uuml;k hayat&#305;n&#305; gibi konular&#305; ele alan hacimce en b&uuml;y&uuml;k metinlerdir. 7-10. Y&uuml;zy&#305;l i&ccedil;erisinde T&uuml;rk&ccedil;e, Macaristan&rsquo;dan G&uuml;ney Sibirya&rsquo;ya ve Mo&#287;olistan i&ccedil;lerine kadar uzanan sahada G&ouml;kt&uuml;rk harfleriyle yaz&#305;lan bir yaz&#305;l&#305; dil olarak kullan&#305;lm&#305;&#351;t&#305;r. 10. Y&uuml;zy&#305;lda ise &nbsp;K&acirc;&#351;gar ve Balasagun civar&#305;nda ortaya &ccedil;&#305;kan yeni bir T&uuml;rk k&uuml;lt&uuml;r &ccedil;evresi T&uuml;rk&ccedil;emiz a&ccedil;&#305;s&#305;ndan tarihi &ouml;nemde olan Kutadgu Bilig ve Divan&uuml; Lugati&rsquo;t T&uuml;rk gibi eserleri meydana getirmi&#351;tir. Kutadgu Bilig, Yusuf Has Hacip taraf&#305;ndan yaz&#305;lm&#305;&#351; olup g&uuml;n&uuml;m&uuml;z T&uuml;rk&ccedil;esi ile &lsquo;&rsquo;Mutluluk Bilgisi&rsquo;&rsquo; anlam&#305;na gelen, devlet y&ouml;netim bi&ccedil;imini ele alan bir eserdir. Divan&uuml; Lugati&rsquo;t T&uuml;rk ise T&uuml;rk&ccedil;enin Arap&ccedil;adan ayr&#305; bir dil oldu&#287;unu ve daha zengin bir konumda oldu&#287;unu g&ouml;stermek amac&#305;yla Ka&#351;garl&#305; Mahmut taraf&#305;ndan yine ayn&#305; d&ouml;nemde yaz&#305;lan bir eserdir. Divan&ucirc; L&uuml;gati&rsquo;t-T&uuml;rk bir s&ouml;zl&uuml;k olarak haz&#305;rlanmas&#305;na ra&#287;men T&uuml;rk sosyolojisi, psikolojisi, edebiyat&#305;, gelenek ve g&ouml;renekleriyle ilgili bilgi veren ve nesir par&ccedil;alar&#305;, baz&#305; vakalar &ccedil;e&#351;itli &ouml;rneklerle zenginle&#351;tirilmi&#351; bir ansiklopedi niteli&#287;i g&ouml;stermektedir. &nbsp;S&ouml;zc&uuml;kleri &ouml;rnekleyen atas&ouml;zleri ve &#351;iirler kullanm&#305;&#351;t&#305;r. Bu &ouml;zelli&#287;i, onun, kendinden sonraki T&uuml;rk edebiyat&#305; i&ccedil;in &ccedil;ok &ouml;nemli bir kaynak olmas&#305;n&#305; sa&#287;lam&#305;&#351;t&#305;r. Bunun yan&#305; s&#305;ra eser, T&uuml;rk k&uuml;lt&uuml;r&uuml;n&uuml;n gelecek ku&#351;aklara aktar&#305;lmas&#305; i&ccedil;in de &#305;&#351;&#305;k tutmaktad&#305;r. O devirdeki T&uuml;rk boylar&#305;n&#305; g&ouml;steren bir harita bulunmaktad&#305;r. Ka&#351;garl&#305; Mahmut, kelimeleri g&ouml;&ccedil;ebe boylar aras&#305;nda gezerek bizzat kendisi derlemi&#351;tir. T&uuml;rk boylar&#305;n&#305;n etnik durumunu &#351;emayla anlatan, T&uuml;rk topluluklar&#305; hakk&#305;nda bilgi veren bir etnograf olarak da nitelendirebiliriz.</p>
<p style="text-align: justify;"><strong>Dilde &#304;ki &Ccedil;izgi</strong><br />T&uuml;rk&ccedil;enin korunmas&#305;na y&ouml;nelik Divan-&#305; L&uuml;gati&rsquo;t T&uuml;rk gibi eserler olmas&#305;na kar&#351;&#305;n T&uuml;rklerin Sel&ccedil;uklularla beraber devlet y&ouml;netimlerinin Arap-Fars etkisinde kalmas&#305; engellenemedi ve &nbsp;dilde bozulmalara neden oldu. Bu bozulma Anadolu co&#287;rafyas&#305;nda iki farkl&#305; konu&#351;maya evrilmek durumunda kald&#305;. Bu evrilme ku&#351;kusuz s&#305;n&#305;fsal bir temele dayan&#305;yordu. Anadolu halk&#305;n&#305;n kulland&#305;&#287;&#305; &ouml;z T&uuml;rk&ccedil;e ile sultan ve &ccedil;evresinin kulland&#305;&#287;&#305; T&uuml;rk&ccedil;e aras&#305;ndaki fark, s&#305;n&#305;fsal bir fark&#305; net bir &#351;ekilde ortaya koymaktayd&#305;.<br />Dil, giri&#351;te de bahsetti&#287;imiz gibi toplumun k&uuml;lt&uuml;r&uuml;n&uuml; yans&#305;tmaktad&#305;r. Anadolu&rsquo;nun &ouml;z T&uuml;rk&ccedil;eyi kullanan halk&#305;, i&ccedil;inden halk&#305;n sorunlar&#305;n&#305; anlatan, halk saf&#305;nda eserler veren karakterler &ccedil;&#305;kar&#305;rken sultan &ccedil;evresinin eser &uuml;reticileri bireycilik ve sanatsal olarak yeteneklerini sergilemek i&ccedil;in &nbsp;toplumun dil ve kayg&#305;s&#305;na h&uuml;cum ediyordu.(1)</p>
<p style="text-align: justify;"><strong>Demokratik Devrimde T&uuml;rk&ccedil;e<br /></strong>18. y&uuml;zy&#305;ldan itibaren Osmanl&#305;&rsquo;n&#305;n sisteminin ekonomik, askeri, siyasi olarak sars&#305;nt&#305;ya u&#287;ramas&#305; ile beraber o d&ouml;nemdeki saray ve &ccedil;evresi, tam ba&#287;&#305;ms&#305;zl&#305;&#287;&#305; de&#287;il Bat&#305;ya ba&#287;l&#305;l&#305;&#287;&#305; tercih etmi&#351;lerdir. &Ouml;zellikle Tanzimat D&ouml;neminde saray ve &ccedil;evresinin tam anlam&#305;yla Bat&#305;ya ba&#287;lan&#305;&#351; s&uuml;recinde &ouml;z T&uuml;rk&ccedil;eden kopu&#351; doruk noktas&#305;na ula&#351;m&#305;&#351;t&#305;r. Bu yanl&#305;&#351; Bat&#305;l&#305;la&#351;ma, Ahmet Mithad Efendi&rsquo;nin yazd&#305;&#287;&#305; &lsquo;&rsquo; Felatun Bey ile Rak&#305;m Efendi&rsquo;&rsquo; adl&#305; eserinde &ccedil;ok g&uuml;zel bir bi&ccedil;imde&nbsp; incelenmi&#351;tir. Romandaki iki tipten biri &nbsp;Felatun Bey, alafranga &ouml;zentileri olan, kibirli bir tipi temsil eder, &ccedil;evreye kar&#351;&#305; g&uuml;l&uuml;n&ccedil; durumlara d&uuml;&#351;er. Di&#287;er tip ise bir anlamda Ahmet Mithat&#8217;&#305;n kendisidir; yeniliklere a&ccedil;&#305;k, &ccedil;al&#305;&#351;kan, ger&ccedil;ek&ccedil;i, yazar&#305;n idealize etti&#287;i bir Osmanl&#305; beyefendisi olan Rak&#305;m Efendidir. Bu d&ouml;nemlerde ise buna kar&#351;&#305;n &nbsp;Bat&#305;dan her &#351;eyin kopyalanmas&#305;na kar&#351;&#305; &ccedil;&#305;k&#305;p &nbsp;tam ba&#287;&#305;ms&#305;zl&#305;&#287;&#305; tercih eden, vatan&#305; &ouml;n planda tutan ayd&#305;nlar da ortaya &ccedil;&#305;km&#305;&#351;t&#305;r. Bu ayd&#305;nlar, T&uuml;rk&ccedil;enin g&uuml;n&uuml;m&uuml;ze kadar geli&#351; s&uuml;recinde b&uuml;y&uuml;k emekler vermi&#351;tir ve bunun yan&#305; s&#305;ra dil ne kadar kullan&#305;l&#305;rsa o kadar zenginle&#351;ir diyerekten sanat&#305; bir nevi toplum i&ccedil;in yaparak ayr&#305;ca dili de sadele&#351;tirerek &ouml;z T&uuml;rk&ccedil;emize d&ouml;n&uuml;&#351;te b&uuml;y&uuml;k emekler sarf etmi&#351;lerdir. Bunlar hepimizin de yak&#305;ndan tan&#305;d&#305;&#287;&#305; Ziya G&ouml;kalp, &Ouml;mer Seyfettin gibi isimlerdir. &Ouml;rne&#287;in Ziya G&ouml;kalp Lisan isimli &#351;iirinde T&uuml;rk&ccedil;enin &ouml;nemini &#351;&ouml;yle ifade etmektedir:</p>
<p>&lsquo;&rsquo;G&uuml;zel dil T&uuml;rk&ccedil;e bize<br />Ba&#351;ka dil gece bize.<br />&#304;stanbul konu&#351;mas&#305;<br />En saf, en ince bize</p>
<p style="text-align: justify;">Lisanda say&#305;l&#305;r &ouml;z<br />Herkesin bildi&#287;i s&ouml;z;<br />Manas&#305; anla&#351;&#305;lan<br />Lugata atmadan g&ouml;z.</p>
<p style="text-align: justify;">Uydurma s&ouml;z yapmay&#305;z,<br />Yapma yola sapmay&#305;z<br />T&uuml;rk&ccedil;ele&#351;mi&#351; T&uuml;rk&ccedil;edir;<br />Eski k&ouml;ke tapmay&#305;z.&rsquo;&rsquo;(2)</p>
<p style="text-align: justify;"><strong>Cumhuriyet D&ouml;neminde &Ouml;z T&uuml;rk&ccedil;eye D&ouml;n&uuml;&#351;</strong><br />Tanzimat d&ouml;nemi sonras&#305; &uuml;lke Cihan Harbi&rsquo;ne girmi&#351; ve devam&#305;nda Cumhuriyet D&ouml;nemi&rsquo;ne kadar siyasi olaylar neticesiyle &ccedil;ok fazla ad&#305;m at&#305;lamam&#305;&#351;t&#305;r. Cumhuriyet D&ouml;nemi ile beraber dil &ccedil;al&#305;&#351;malar&#305;na b&uuml;y&uuml;k bir h&#305;z verilmi&#351;tir.&nbsp; Mustafa Kemal Atat&uuml;rk&rsquo;&uuml;n de &uuml;zerinde durdu&#287;u en &ouml;nemli konulardan biri de T&uuml;rk&ccedil;emiz ve T&uuml;rk&ccedil;emizin sorunlar&#305;yd&#305;.&nbsp; T&uuml;rk&ccedil;eyi d&uuml;nya dilleri aras&#305;nda &ouml;nemli bir noktada g&ouml;rm&uuml;&#351; ve bu y&ouml;nde ad&#305;mlar at&#305;lmaya ba&#351;lanm&#305;&#351;t&#305;r. Mustafa Kemal Atat&uuml;rk T&uuml;rk&ccedil;emizi hak etti&#287;i yere &ccedil;&#305;kart&#305;p dille birlikte bir millet bilinci de olu&#351;turmay&#305; hedefliyordu.&nbsp; Bu nedenle &ouml;nce Harf Devrimi sonra Dil Devrimi ger&ccedil;ekle&#351;tirilmi&#351;tir. Mustafa Kemal Atat&uuml;rk T&uuml;rk&ccedil;eye bak&#305;&#351; a&ccedil;&#305;s&#305;n&#305; &#351;u s&ouml;zlerle net bir bi&ccedil;imde ortaya koymu&#351;tur:&rsquo;&rsquo; En iyi m&uuml;dafaa usulu taarruzdur. &#350;u halde dil alan&#305;nda t&uuml;remi&#351; yabanc&#305;l&#305;klara sald&#305;ral&#305;m; a&#287;ac&#305; bir defa silkeleyelim: g&ouml;relim hangi &ccedil;&uuml;r&uuml;kler d&uuml;&#351;ecek; kalan sa&#287;lamlar bakal&#305;m ne kadard&#305;r.&rsquo;&rsquo;. Bu s&ouml;zlerden anla&#351;&#305;ld&#305;&#287;&#305; gibi Mustafa Kemal Atat&uuml;rk&rsquo;&uuml;n as&#305;l amac&#305; y&#305;llar boyu T&uuml;rk&ccedil;enin i&ccedil;ine s&#305;zm&#305;&#351; olan yabanc&#305; kelimelerden kurtulup &ouml;z T&uuml;rk&ccedil;emizi kullanmay&#305; g&ouml;rev bilip gelecek nesillere ar&#305;nd&#305;r&#305;lm&#305;&#351;, saf bir dil b&#305;rakmakt&#305;.&nbsp; Bununla birlikte k&uuml;lt&uuml;r&uuml;n s&ouml;ze d&ouml;n&uuml;&#351;m&uuml;&#351; bi&ccedil;imi olan dilimizi de emperyalizmin etkisine kar&#351;&#305; bir panzehir g&ouml;revi olarak da bu safla&#351;may&#305; birincil ama&ccedil; olarak benimsemi&#351;tir. Bu sebeple de yap&#305;lan devrimlerin ard&#305;ndan pe&#351;i s&#305;ra halk okuma-yazmaya y&ouml;neltmi&#351;, bilimsel ve tarihsel anlamda da T&uuml;rk&ccedil;enin ara&#351;t&#305;r&#305;lmas&#305; ad&#305;na da T&uuml;rk Dil Kurumu kurulmu&#351;tur. Bununla beraber T&uuml;rk k&uuml;lt&uuml;r&uuml;n&uuml;n de yeni cumhuriyete tan&#305;t&#305;lmas&#305; i&ccedil;in 28 Nisan 1930 tarihinde T&uuml;rk Ocaklar&#305;&#8217;n&#305;n VI. Kurultay&#305;&#8217;n&#305;n son oturumunda Gazi Mustafa Kemal&rsquo;in direktifi &uuml;zerine Afet &#304;nan, 40 imzal&#305; bir &ouml;nerge sunmu&#351; ve bu &ouml;nergede T&uuml;rk tarihini bilimsel olarak ara&#351;t&#305;rmak &uuml;zere bir heyet kurulmas&#305; istenmi&#351;ti . Heyet, &#8220;T&uuml;rk Tarihinin Ana Hatlar&#305;&#8221; adl&#305; bir &ccedil;al&#305;&#351;ma yay&#305;mlam&#305;&#351;t&#305;r. Kitap, Orta Asya&#8217;da bir T&uuml;rk uygarl&#305;&#287;&#305; ve bu merkezden ba&#351;layan g&ouml;&ccedil;lerle T&uuml;rklerin &Ccedil;in, Hindistan, Mezopotamya, M&#305;s&#305;r, &#304;ran, Anadolu&#8217;ya giderek o b&ouml;lgelerin halklar&#305;n&#305; uygarla&#351;t&#305;rd&#305;klar&#305; tezini i&#351;lemekteydi ve hedef, bu kitab&#305;n ana fikrine uygun okul kitaplar&#305; haz&#305;rlanmas&#305;yd&#305; . Mustafa Kemal Atat&uuml;rk d&ouml;nemindeki ders kitaplar&#305;nda TDK ve TTK&rsquo;n&#305;n yapt&#305;&#287;&#305; yo&#287;un &ccedil;al&#305;&#351;malar neticesinde hem T&uuml;rk k&uuml;lt&uuml;r&uuml;n&uuml;n bilinenin aksine Sel&ccedil;uklu ve Osmanl&#305; ile ba&#351;lamad&#305;&#287;&#305; g&uuml;n y&uuml;z&uuml;ne &ccedil;&#305;km&#305;&#351;t&#305;r. &Ouml;zellikle 11-13. Y&uuml;zy&#305;llar aras&#305;ndaki Halk Edebiyat&#305; dedi&#287;imiz edebi k&uuml;lt&uuml;r&uuml;m&uuml;ze TDK ve TTK&rsquo;n&#305;n yapt&#305;&#287;&#305; ara&#351;t&#305;rmalar sonucu g&uuml;n&uuml;m&uuml;ze &#305;&#351;&#305;k tutmu&#351;tur.</p>
<p style="text-align: justify;"><strong>Emperyalizm &Ccedil;a&#287;&#305;nda T&uuml;rk&ccedil;enin Korunumu</strong><br />Bug&uuml;n D&uuml;nya &ouml;l&ccedil;e&#287;inde emperyalist sald&#305;r&#305;lar &ccedil;ok y&ouml;nl&uuml;d&uuml;r. Sadece askeri anlamda de&#287;il k&uuml;lt&uuml;rel anlamda bir hegemonya kurma pe&#351;inde emperyalizm. Bu k&uuml;lt&uuml;rel sald&#305;r&#305;lar&#305;n ba&#351;&#305;nda milletlerin en i&#351;levsel yap&#305;s&#305; olan diline sald&#305;rmaktad&#305;r. Dile sald&#305;r&#305;ld&#305;&#287;&#305; takdirde millet bilincini yok etmeyi ama&ccedil;lars&#305;n&#305;z. Bug&uuml;n emperyalizm, d&uuml;nyan&#305;n en zengin dilleri aras&#305;nda yer alan T&uuml;rk&ccedil;emize de sald&#305;rmakta. &Ouml;zellikle &lsquo;&rsquo;plaza a&#287;z&#305;&rsquo;&rsquo; denilen c&uuml;mleler aras&#305; &lsquo;&rsquo;Haval&#305;&rsquo;&rsquo; yabanc&#305; dilden kelimeler, sosyal medyada kullan&#305;lan k&#305;saltmalar, sokak a&#287;z&#305;n&#305;n internet ortam&#305;na ta&#351;&#305;nmas&#305; gibi sebepler de T&uuml;rk&ccedil;enin &ouml;z kimli&#287;ine zarar vermektedir. Bunun yan&#305; s&#305;ra emperyalizm de ayr&#305;ca T&uuml;rkleri tarihlerinden ve k&ouml;klerinden uzakla&#351;t&#305;rarak dilin kullan&#305;m alan&#305;n&#305; da daraltmaktad&#305;r. Bunun k&uuml;lt&uuml;rel alan&#305;nda &ccedil;&#305;kard&#305;klar&#305; film ve dizilerle, &ouml;zenti m&uuml;ziklerle vs. &ouml;rerken tarihsel alan&#305;n&#305; da &uuml;lkemiz i&ccedil;erisinde &ouml;n plana sundu&#287;u fikirlerle, Z ku&#351;a&#287;&#305; safsatalar&#305; ile, LGBTi &ouml;zentili&#287;i gibi siyasi misyonlarla yapmaktad&#305;r. &nbsp;Netflix, Amazon Prime gibi k&uuml;resel &ouml;l&ccedil;ekte yay&#305;n yapan k&uuml;lt&uuml;r emperyalizminin sesi olan kurulu&#351;lar&#305;n yay&#305;n hayat&#305;nda s&ouml;zde gen&ccedil;lik dizileri i&ccedil;erisine &lsquo;&rsquo;LGBT&rsquo;&rsquo; birey koyarak, &uuml;lkeleri, insanlar&#305; a&#351;a&#287;&#305;lar nitelikte konu&#351;malar&#305;n bol oldu&#287;u projeler yaparak d&uuml;nya gen&ccedil;li&#287;ine dolay&#305;s&#305;yla T&uuml;rk gen&ccedil;li&#287;ine k&ouml;t&uuml; &ouml;rnek olmaktad&#305;rlar. Tek d&uuml;ze, emperyalizmin &ccedil;izdi&#287;i emperyalist k&uuml;lt&uuml;r&uuml; pompalamaktad&#305;rlar. Bunun sonucu olarak da gen&ccedil;ler &uuml;zerinde yaymaya &ccedil;al&#305;&#351;t&#305;p&#305; bu politika ile birlikte &ouml;zellikle emperyalizmin kar&#351;&#305;s&#305;nda m&uuml;cadele eden &uuml;lkeleri siyasi olarak yenilgiye u&#287;ramas&#305;na ra&#287;men dil ve k&uuml;lt&uuml;r anlam&#305;nda hedef almaktad&#305;rlar. &Uuml;nl&uuml; &Ccedil;inli Filozof Konf&uuml;&ccedil;y&uuml;s&rsquo;&uuml;n dedi&#287;i gibi;&rsquo;&rsquo; Bir milleti yok etmek istiyorsan&#305;z, &ouml;nce dilini yok etmekten ba&#351;lars&#305;n&#305;z.&rsquo;&rsquo;. Dili yok olan bir millet yok olmaya mahkumdur. UNESCO taraf&#305;ndan &ouml;z T&uuml;rk&ccedil;enin sesi olan Yunus Emre y&#305;l&#305; ilan edilen &#351;u g&uuml;zel g&uuml;nlerde T&uuml;rk&ccedil;emizi korumak biz T&uuml;rk gen&ccedil;li&#287;inin boynunun bir borcudur.</p>
<p style="text-align: justify;"><strong>Ya&#287;&#305;zhan Onat</strong></p>
<p style="text-align: justify;"><strong>TGB &#304;STANBUL &#304;L Y&Ouml;NET&#304;C&#304;S&#304;</strong></p>
<p style="text-align: justify;"><strong>KAYNAK&Ccedil;A</strong></p>
<p style="text-align: justify;"><strong>(1)&nbsp;&nbsp;</strong>&nbsp; Perin&ccedil;ek Do&#287;u, Parti ve Sanat-Sanat Teorisi &Uuml;zerine-, syf.71,Kaynak Yay&#305;nlar&#305;,3. Bask&#305;,2020</p>
<p style="text-align: justify;"><strong>(2)&nbsp;&nbsp;&nbsp;</strong> G&ouml;kalp Ziya, Yeni Hayat,syf.23,Toker Yay&#305;nlar&#305;,2.Bask&#305;,2005</p>
<p style="text-align: justify;">http://turkdili.gen.tr/tuerk-dili-tarihi.html</p>
<p style="text-align: justify;">https://www.turkcebilgi.com/tanzimat-ve-mesrutiyet-doneminde-turkce-ile-yapilan-calismalar-nelerdir</p>
<p style="text-align: justify;">
<blockquote class="wp-embedded-content" data-secret="bBRoD2Anct"><p><a href="https://tdk.gov.tr/tdk/kurumsal/tarihce-2/" target="_blank" rel="noopener">Tarihçe</a></p></blockquote>
<p><iframe class="wp-embedded-content" sandbox="allow-scripts" security="restricted"  title="&#8220;Tarihçe&#8221; &#8212; Türk Dil Kurumu" src="https://tdk.gov.tr/tdk/kurumsal/tarihce-2/embed/#?secret=j7lYjiB7XM#?secret=bBRoD2Anct" data-secret="bBRoD2Anct" width="600" height="338" frameborder="0" marginwidth="0" marginheight="0" scrolling="no"></iframe></p>
<p style="text-align: justify;">https://www.haberturk.com/2021-yunus-emre-ve-turkce-yili-2962067#:~:text=Yunus%20Emre&#8217;nin%20do%C4%9Fumunun%20750,ve%20T%C3%BCrk%C3%A7e%20Y%C4%B1l%C4%B1&#8217;%20ilan%20etti</p>
</section>
</div>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://tgb.gen.tr/serbest-kursu/oz-turkceyi-yakalamak-31282/feed</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>&#8220;Devrim&#8221;den Milli Atılıma: Yerli Otomobil</title>
		<link>https://tgb.gen.tr/serbest-kursu/devrim-den-milli-atilima-yerli-otomobil-29238</link>
					<comments>https://tgb.gen.tr/serbest-kursu/devrim-den-milli-atilima-yerli-otomobil-29238#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Yağızhan Onat]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 06 Jan 2020 12:54:00 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Serbest Kürsü]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://tgb.gen.tr/tgbden/devrim-den-milli-atilima-yerli-otomobil-29238</guid>

					<description><![CDATA[&#304;LK YERL&#304; OTOMOB&#304;L DENEMES&#304;: DEVR&#304;M &#220;lkemizde yerli otomobillerin tarihine bakt&#305;&#287;&#305;m&#305;zda ilk &#246;nce kar&#351;&#305;m&#305;za Devrim arabalar&#305; &#231;&#305;kar. Tarih 16 Haziran 1961&#8217;i g&#246;sterdi&#287;inde d&#246;nemin TCDD (T&#252;rkiye Cumhuriyeti Devlet Demiryollar&#305;) Genel M&#252;d&#252;r Yard&#305;mc&#305;s&#305; Emin Bozo&#287;lu, TCDD b&#252;nyesinde bulunan 20 kadar m&#252;hendisi acil toplant&#305;ya &#231;a&#287;&#305;r&#305;r ve Ula&#351;t&#305;rma bakanl&#305;&#287;&#305;ndan TCDD&#8217;ye g&#246;nderilmi&#351; yaz&#305;y&#305; okur. &#8220;Ordunun binek ihtiyac&#305;n&#305;n kar&#351;&#305;layacak bir otomobil tipinin [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<div class="easy-reading">
<section class="item text easy-reading">
<p id="">
<p style="text-align: justify;"><strong>&#304;LK YERL&#304; OTOMOB&#304;L DENEMES&#304;: DEVR&#304;M</strong></p>
<p style="text-align: justify;">&Uuml;lkemizde yerli otomobillerin tarihine bakt&#305;&#287;&#305;m&#305;zda ilk &ouml;nce kar&#351;&#305;m&#305;za Devrim arabalar&#305; &ccedil;&#305;kar. Tarih 16 Haziran 1961&rsquo;i g&ouml;sterdi&#287;inde d&ouml;nemin TCDD (T&uuml;rkiye Cumhuriyeti Devlet Demiryollar&#305;) Genel M&uuml;d&uuml;r Yard&#305;mc&#305;s&#305; Emin Bozo&#287;lu, TCDD b&uuml;nyesinde bulunan 20 kadar m&uuml;hendisi acil toplant&#305;ya &ccedil;a&#287;&#305;r&#305;r ve Ula&#351;t&#305;rma bakanl&#305;&#287;&#305;ndan TCDD&#8217;ye g&ouml;nderilmi&#351; yaz&#305;y&#305; okur.</p>
<p style="text-align: justify;">&ldquo;Ordunun binek ihtiyac&#305;n&#305;n kar&#351;&#305;layacak bir otomobil tipinin geli&#351;tirilmesi ve bu g&ouml;revin ger&ccedil;ekle&#351;tirilmesi i&ccedil;in 1.400.000 TL &ouml;denek ayr&#305;lm&#305;&#351; olup i&#351;tiraki TCDD&#8217;ye aittir.&rdquo;</p>
<p style="text-align: justify;">Verilen emir, araban&#305;n 29 Ekim 1961&rsquo;e yeti&#351;meseydi. Tan&#305;nan s&uuml;re sadece 4,5 ayd&#305;. Peki bu s&uuml;re zarf&#305;nda b&ouml;ylesine b&uuml;y&uuml;k bir &ccedil;al&#305;&#351;ma yeti&#351;ecek miydi? B&#305;rak&#305;n yeti&#351;mesini &ccedil;al&#305;&#351;abilecek bir hazne yap&#305;labilir miydi? 4,5 ay s&uuml;re zarf&#305;nda T&uuml;rk m&uuml;hendisler adeta var&#305;n&#305; yo&#287;unu ortaya koymu&#351;lar; &uuml;lkede ise &uuml;niversitesinden, bas&#305;n&#305;na, siyaset&ccedil;isinden sanayicisine herkes bu projenin hayata ge&ccedil;mesinin imk&acirc;ns&#305;z oldu&#287;u kanaatindeydi. T&uuml;rk m&uuml;hendisler zamana kar&#351;&#305; yap&#305;lan bu yar&#305;&#351;ta g&uuml;nde 12&rsquo;&#351;er saat hi&ccedil; y&#305;lmadan hafta sonlar&#305; da dahil olmak &uuml;zere var&#305;n&#305; yo&#287;unu bu proje i&ccedil;in harc&#305;yorlard&#305;. Ortal&#305;kta b&uuml;y&uuml;k bir &ouml;zveri, azim ve ba&#351;ar&#305;ya odaklanm&#305;&#351; bir grup vard&#305;. Kendilerinden son derece emindiler. Proje ilerledik&ccedil;e farkl&#305; y&ouml;ntemler geli&#351;tirilmi&#351;, en dikkat &ccedil;ekeni ise projenin 10&rsquo;da 1 ard&#305;ndan 5&rsquo;te 1 maket halinde yap&#305;lmas&#305; ve ard&#305;ndan sona yakla&#351;&#305;l&#305;rken birebir oranda al&ccedil;&#305;dan yap&#305;lm&#305;&#351; olmas&#305;d&#305;r. Bu azim en sonunda ba&#351;ar&#305;y&#305; getirdi ve 4 portatif model 23 Ekim g&uuml;n&uuml; haz&#305;r hale gelmi&#351;ti.</p>
<p style="text-align: justify;">29 Ekim sabah&#305;, Devrim&rsquo;in 2 modeli Ankara&rsquo;ya ula&#351;m&#305;&#351;t&#305;. Devrim arabalar&#305; b&uuml;y&uuml;k bir g&ouml;steri ile sunulacak, d&ouml;nemin Cumhurba&#351;kan&#305; Cemal G&uuml;rsel de arac&#305;n deneme s&uuml;r&uuml;&#351;&uuml;n&uuml; yapacakt&#305;. Arabalar Meclis&rsquo;in &ouml;n&uuml;ne getirildi&#287;inde benzin konulmad&#305;&#287;&#305; anla&#351;&#305;lm&#305;&#351;, apar topar benzin al&#305;nmaya gidilmi&#351;tir. Aksilik bu ya benzin alelacele birinci arabaya konulmu&#351; ama Cemal G&uuml;rsel ikinci arabay&#305; tercih etmi&#351;. 2 numaral&#305; Devrim arabas&#305; 100 metre gittikten sonra motor &ouml;ks&uuml;rerek durmu&#351;. Cemal G&uuml;rsel &ldquo;Ne Oluyor?&rdquo; diye sordu&#287;unda ise &ldquo;Pa&#351;am benzin bitti&rdquo; cevab&#305;n&#305; al&#305;r. Bunun &uuml;zere Cemal G&uuml;rsel&#8217;e birinci arabaya ge&ccedil;mesi rica edilir. Cemal G&uuml;rsel An&#305;tkabir&rsquo;e birinci arabayla var&#305;r.</p>
<p style="text-align: justify;">Ertesi g&uuml;nden itibaren bas&#305;nda &ldquo;Devrim yolda kald&#305;!&rdquo; &#351;eklinde bir kara propaganda ba&#351;lam&#305;&#351;, Cemal G&uuml;rsel&#8217;in di&#287;er arabayla An&#305;tkabir&#8217;e vard&#305;&#287;&#305;ndan s&ouml;z edilmeyip alayc&#305; ifadelerle devrim arabalar&#305; gazetelerde yer alm&#305;&#351;t&#305;r. Devrim otomobili, ya&#351;ad&#305;&#287;&#305; bu k&ouml;t&uuml; olaydan sonra seri &uuml;retime ge&ccedil;ememi&#351; ve proje rafa kald&#305;r&#305;lm&#305;&#351;t&#305;r.</p>
<p style="text-align: justify;"><strong>OTOMOT&#304;VDE KAZANILAN &#304;VME</strong></p>
<p style="text-align: justify;">T&uuml;rkiye&rsquo;de otomotiv isminin ge&ccedil;mesi 1888 y&#305;l&#305;na kadar uzan&#305;r. 2. Abd&uuml;lhamid d&ouml;neminde Londra B&uuml;y&uuml;kel&ccedil;ili&#287;inden hediye olarak elektrikli ara&ccedil; getirilmi&#351; ancak Y&#305;ld&#305;z saray&#305;nda 2. Abd&uuml;lhamid arac&#305; test ederken bombal&#305; sald&#305;r&#305; giri&#351;imi olunca saltanat&#305; boyunca motorlu ara&ccedil;lar&#305; yasaklam&#305;&#351;t&#305;r. Cumhuriyet&#8217;e kadar otomotiv i&ccedil;in giri&#351;imler olsa da sava&#351;lar vesilesiyle tam olarak yayg&#305;nla&#351;maz. Cumhuriyet&rsquo;ten sonra ilk at&#305;l&#305;m 1929 y&#305;l&#305;nda &#304;stanbul Tophane&rsquo;deki serbest b&ouml;lgede Ford ile 25 y&#305;ll&#305;k &uuml;retim anla&#351;mas&#305; yap&#305;ld&#305;. Ortalama 450 &ccedil;al&#305;&#351;an&#305;n oldu&#287;u fabrikada kamyon ve otomobil &uuml;retimine ba&#351;land&#305;. T&uuml;rkiye Cumhuriyeti&rsquo;nin ilk otomobil fabrikas&#305;nda &uuml;retilen ara&ccedil;lar&#305;n bir k&#305;sm&#305; yurt d&#305;&#351;&#305;na da ihra&ccedil; ediliyordu. 1929&rsquo;da ba&#351;layan ekonomik kriz 30&rsquo;lu y&#305;llarda T&uuml;rkiye&rsquo;yi de etkiledi 1934 y&#305;l&#305;nda Atat&uuml;rk, fabrikay&#305; kapatmak zorunda kald&#305;. Mustafa Kemal Atat&uuml;rk&rsquo;&uuml;n vefat&#305; ve ard&#305;ndan gelen devlet&ccedil;ilik anlay&#305;&#351;&#305;ndan uzakla&#351;&#305;p k&uuml;resel sermayede d&#305;&#351;a ba&#287;l&#305;l&#305;k sebebiyle otomotiv sekt&ouml;r&uuml; yok denecek kadar minimal durumda kald&#305;.</p>
<p style="text-align: justify;">27 May&#305;s devrimine kadar k&uuml;&ccedil;&uuml;k Amerika olma s&uuml;reci ba&#351;&#305;n&#305; alm&#305;&#351; gidiyordu. 60&rsquo;tan sonra millile&#351;en h&uuml;k&uuml;metle beraber yukar&#305;da belirtti&#287;im &ldquo;Devrim&rdquo; ad&#305; verilen araban&#305;n yerli sermaye olarak &uuml;retilmesi ve devam&#305;nda at&#305;lan yerli ve milli ad&#305;mlar &ouml;zellikle 70&rsquo;lerden sonra Otosan, BMC ve Ko&ccedil; grubu gibi yerli sermayeleri &ouml;n plana &ccedil;&#305;km&#305;&#351;t&#305;r. Yerli sermayenin &ouml;n plana &ccedil;&#305;kmas&#305;yla beraber Renault, Fiat gibi yurt d&#305;&#351;&#305; men&#351;eili arabalar&#305;n prototip sat&#305;n al&#305;n&#305;p yerli ve milli isimlerle (&#350;ahin, Kartal vb.) ara&ccedil;lar seri &uuml;retime ge&ccedil;ilmi&#351;tir. Her ne kadar k&#305;l&#305;f olarak yurt d&#305;&#351;&#305; kaynakl&#305; olsa da &uuml;lke piyasas&#305;na otomotiv sekt&ouml;r&uuml;nde at&#305;l&#305;mlar y&ouml;n&uuml;nde b&uuml;y&uuml;k ivme kazand&#305;r&#305;lm&#305;&#351; olup milli sermayeye ciddi anlamda ek gelir kap&#305;s&#305; olmu&#351;tur ve pe&#351; pe&#351;e a&ccedil;&#305;lan fabrikalar sayesinde otomotiv sekt&ouml;r&uuml; iyi y&ouml;nde katk&#305;lar sunmaya devam etmi&#351;tir. 2000&rsquo;li y&#305;llar&#305;n sonuna do&#287;ru gelindi&#287;inde ise bu s&uuml;re&ccedil;te T&uuml;rk m&uuml;hendislerin art&#305;k tasar&#305;mlar&#305; d&uuml;nya &ccedil;ap&#305;nda tan&#305;n&#305;r hale gelmi&#351;tir. &Ouml;rne&#287;in, Murat G&uuml;nak d&uuml;nyaca &uuml;nl&uuml; otomobil firmas&#305; Mercedes&#8217;in ba&#351; tasar&#305;mc&#305;s&#305;d&#305;r. Otomotiv sekt&ouml;r&uuml; g&uuml;n&uuml;m&uuml;zde &uuml;lkemiz a&ccedil;&#305;s&#305;ndan yads&#305;namaz bir yerdedir.</p>
<p style="text-align: justify;"><strong>TOGG VE YERL&#304; OTOMOB&#304;L</strong></p>
<p style="text-align: justify;">G&uuml;n&uuml;m&uuml;ze do&#287;ru gelindi&#287;inde ise d&uuml;nya piyasas&#305;nda geli&#351;en hareketlilikler ve art&#305;k s&#305;cak paraya ba&#287;l&#305;l&#305;&#287;&#305;n getirisi olmad&#305;&#287;&#305;n&#305;n yava&#351; yava&#351; anla&#351;&#305;l&#305;p &uuml;retim modellerinin yayg&#305;n hale gelmeye ba&#351;lamas&#305;yla beraber otomotiv alan&#305;nda da &uuml;retim at&#305;l&#305;m&#305; yapma gereksinimi duyuldu ve bunun neticesinde bir&ccedil;ok yerli sermaye art&#305;k T&uuml;rkiye&rsquo;nin de kendi otomobilini &uuml;retmesi gerekti&#287;i konusunda birli&#287;e vard&#305;. &#304;&ccedil;erisinde &uuml;lkemizi ulusal ve uluslararas&#305; alanda temsil etmi&#351; milli sermayedarlar ortak bir &#351;irket kurma karar&#305; verdiler. &#350;irketin ismi TOGG (T&uuml;rkiye&rsquo;nin Otomobili Giri&#351;im Grubu) ad&#305;n&#305; ald&#305;.</p>
<p style="text-align: justify;">TOGG fikri m&uuml;lkiyet haklar&#305;na T&uuml;rkiye&rsquo;nin sahip oldu&#287;u, k&uuml;resel &ouml;l&ccedil;ekte rekabet edebilecek bir otomobil markas&#305; hedefiyle Anadolu Grubu, BMC, Turkcell, K&ouml;k Grubu ve T&uuml;rkiye Odalar ve Borsalar Birli&#287;i taraf&#305;ndan 25 Haziran 2018&rsquo;de kuruldu. Ara&ccedil; yak&#305;n zamanda &uuml;lkeye ba&#351;ar&#305;l&#305; bir &#351;ekilde giri&#351; yapt&#305; ve Devrim arabalar&#305;ndan sonra yerli &uuml;retime sahip ara&ccedil; olacak. Bu yerli araban&#305;n &ouml;zelliklerinden &ouml;ne &ccedil;&#305;kan en &ouml;nemli &#351;ey elektrikli olacak olmas&#305; ve SUV (arazi arac&#305;) tarz&#305;nda &uuml;retilecek olmas&#305;. Bunun yan&#305; s&#305;ra k&uuml;&ccedil;&uuml;k ayr&#305;nt&#305;lar da g&ouml;ze &ccedil;arp&#305;yor. &Ouml;rne&#287;in, arac&#305;n panjur k&#305;sm&#305;nda &#304;stanbul&rsquo;un sembol&uuml; lale motifli &#305;zgara yer al&#305;yor. Araban&#305;n motorundan kap&#305; dizayn&#305;na, &#351;arj hazinesinden koltu&#287;una kadar hepsi y&uuml;zde y&uuml;z yerli mal&#305;. Elektrikli ara&ccedil; &uuml;retmek gelece&#287;imiz a&ccedil;&#305;s&#305;ndan b&uuml;y&uuml;k &ouml;nem de arz ediyor. &#304;nsan sa&#287;l&#305;&#287;&#305;n&#305; yak&#305;ndan tehdit eden karbon sal&#305;n&#305;m&#305; ortadan kalkm&#305;&#351; olacak. Bunun yan&#305; s&#305;ra petrol&uuml;n g&uuml;n ge&ccedil;tik&ccedil;e azalmas&#305; neticesinde b&ouml;yle bir ara&ccedil; &uuml;reterek hem do&#287;aya hem de gelece&#287;e umutla bakmam&#305;z&#305; da sa&#287;l&#305;yor bu yerli &uuml;retim ara&ccedil;. &Uuml;retimine 2022&rsquo;de ba&#351;lanacak olan arac&#305;m&#305;z umar&#305;z ki &ccedil;ok k&#305;sa s&uuml;rede bir marka haline gelip bizi temsil eder.</p>
<p style="text-align: justify;">Bu yerli at&#305;l&#305;m ge&ccedil; yap&#305;lm&#305;&#351; olsa da &uuml;lkemiz a&ccedil;&#305;s&#305;ndan b&uuml;y&uuml;k bir &ouml;nem arz edecek &ccedil;&uuml;nk&uuml; bu at&#305;l&#305;mlar beraberinde &uuml;lkemizin ka&ccedil;&#305;n&#305;lmaz bir &#351;ekilde &uuml;retime y&ouml;nelmesi gereklili&#287;inin kap&#305;s&#305;n&#305; a&ccedil;m&#305;&#351; olacak. Bu at&#305;l&#305;ma muhalif bir kesim de var ki bunlar &uuml;lkenin iyili&#287;ini istemeyip d&#305;&#351;a ba&#287;l&#305;l&#305;&#287;&#305; devam ettirmemiz gerek diyen kesim ve bir de tasar&#305;m&#305;n&#305;n yurt d&#305;&#351;&#305;nda yap&#305;l&#305;p arac&#305;n sanki yurtd&#305;&#351;&#305; men&#351;eili oldu&#287;unu g&ouml;steren bir tutum i&ccedil;erisindeler. Tasar&#305;m&#305;n&#305; &uuml;stlenen firma (Pininfarina) ayn&#305; zamanda Renault (Fransa), Chevrolet (Amerika), Ferrari (&#304;talya) gibi d&uuml;nyaca &uuml;nl&uuml; arabalar&#305;n da tasar&#305;m&#305;n&#305; &uuml;stlenen bir kurulu&#351;. Tasar&#305;m&#305; &#304;talya&rsquo;da yap&#305;ld&#305; diye yerli de&#287;il ibaresiyle damgalay&#305;p arabay&#305; k&ouml;t&uuml;lemek sadece &uuml;lkeye zarar verir. &Uuml;stelik yerli otomobilin fikri m&uuml;lkiyeti tamamen T&uuml;rkiye&rsquo;ye ait. Yerli at&#305;l&#305;mlar her ne alanda olursa olsun destek verilmelidir. Yerli sermaye kazan&#305;rsa T&uuml;rkiye kazan&#305;r. Yerli &uuml;retimin oldu&#287;u her i&#351; desteklenip her konuda oldu&#287;u gibi bu konuda milli bir tutum almak en temel g&ouml;revlerden biridir.</p>
<p><em><strong>Ya&#287;&#305;zhan Onat</strong></em></p>
<p><em><strong>TGB &#304;stanbul &Uuml;niversitesi Sekreteri</strong></em></p>
<p style="text-align: right;"><strong>tgb.gen.tr</strong></p>
</section>
<section class="item text easy-reading">
<p id="">
<p style="text-align: justify;"><strong>&#304;LK YERL&#304; OTOMOB&#304;L DENEMES&#304;: DEVR&#304;M</strong></p>
<p style="text-align: justify;">&Uuml;lkemizde yerli otomobillerin tarihine bakt&#305;&#287;&#305;m&#305;zda ilk &ouml;nce kar&#351;&#305;m&#305;za Devrim arabalar&#305; &ccedil;&#305;kar. Tarih 16 Haziran 1961&rsquo;i g&ouml;sterdi&#287;inde d&ouml;nemin TCDD (T&uuml;rkiye Cumhuriyeti Devlet Demiryollar&#305;) Genel M&uuml;d&uuml;r Yard&#305;mc&#305;s&#305; Emin Bozo&#287;lu, TCDD b&uuml;nyesinde bulunan 20 kadar m&uuml;hendisi acil toplant&#305;ya &ccedil;a&#287;&#305;r&#305;r ve Ula&#351;t&#305;rma bakanl&#305;&#287;&#305;ndan TCDD&#8217;ye g&ouml;nderilmi&#351; yaz&#305;y&#305; okur.</p>
<p style="text-align: justify;">&ldquo;Ordunun binek ihtiyac&#305;n&#305;n kar&#351;&#305;layacak bir otomobil tipinin geli&#351;tirilmesi ve bu g&ouml;revin ger&ccedil;ekle&#351;tirilmesi i&ccedil;in 1.400.000 TL &ouml;denek ayr&#305;lm&#305;&#351; olup i&#351;tiraki TCDD&#8217;ye aittir.&rdquo;</p>
<p style="text-align: justify;">Verilen emir, araban&#305;n 29 Ekim 1961&rsquo;e yeti&#351;meseydi. Tan&#305;nan s&uuml;re sadece 4,5 ayd&#305;. Peki bu s&uuml;re zarf&#305;nda b&ouml;ylesine b&uuml;y&uuml;k bir &ccedil;al&#305;&#351;ma yeti&#351;ecek miydi? B&#305;rak&#305;n yeti&#351;mesini &ccedil;al&#305;&#351;abilecek bir hazne yap&#305;labilir miydi? 4,5 ay s&uuml;re zarf&#305;nda T&uuml;rk m&uuml;hendisler adeta var&#305;n&#305; yo&#287;unu ortaya koymu&#351;lar; &uuml;lkede ise &uuml;niversitesinden, bas&#305;n&#305;na, siyaset&ccedil;isinden sanayicisine herkes bu projenin hayata ge&ccedil;mesinin imk&acirc;ns&#305;z oldu&#287;u kanaatindeydi. T&uuml;rk m&uuml;hendisler zamana kar&#351;&#305; yap&#305;lan bu yar&#305;&#351;ta g&uuml;nde 12&rsquo;&#351;er saat hi&ccedil; y&#305;lmadan hafta sonlar&#305; da dahil olmak &uuml;zere var&#305;n&#305; yo&#287;unu bu proje i&ccedil;in harc&#305;yorlard&#305;. Ortal&#305;kta b&uuml;y&uuml;k bir &ouml;zveri, azim ve ba&#351;ar&#305;ya odaklanm&#305;&#351; bir grup vard&#305;. Kendilerinden son derece emindiler. Proje ilerledik&ccedil;e farkl&#305; y&ouml;ntemler geli&#351;tirilmi&#351;, en dikkat &ccedil;ekeni ise projenin 10&rsquo;da 1 ard&#305;ndan 5&rsquo;te 1 maket halinde yap&#305;lmas&#305; ve ard&#305;ndan sona yakla&#351;&#305;l&#305;rken birebir oranda al&ccedil;&#305;dan yap&#305;lm&#305;&#351; olmas&#305;d&#305;r. Bu azim en sonunda ba&#351;ar&#305;y&#305; getirdi ve 4 portatif model 23 Ekim g&uuml;n&uuml; haz&#305;r hale gelmi&#351;ti.</p>
<p style="text-align: justify;">29 Ekim sabah&#305;, Devrim&rsquo;in 2 modeli Ankara&rsquo;ya ula&#351;m&#305;&#351;t&#305;. Devrim arabalar&#305; b&uuml;y&uuml;k bir g&ouml;steri ile sunulacak, d&ouml;nemin Cumhurba&#351;kan&#305; Cemal G&uuml;rsel de arac&#305;n deneme s&uuml;r&uuml;&#351;&uuml;n&uuml; yapacakt&#305;. Arabalar Meclis&rsquo;in &ouml;n&uuml;ne getirildi&#287;inde benzin konulmad&#305;&#287;&#305; anla&#351;&#305;lm&#305;&#351;, apar topar benzin al&#305;nmaya gidilmi&#351;tir. Aksilik bu ya benzin alelacele birinci arabaya konulmu&#351; ama Cemal G&uuml;rsel ikinci arabay&#305; tercih etmi&#351;. 2 numaral&#305; Devrim arabas&#305; 100 metre gittikten sonra motor &ouml;ks&uuml;rerek durmu&#351;. Cemal G&uuml;rsel &ldquo;Ne Oluyor?&rdquo; diye sordu&#287;unda ise &ldquo;Pa&#351;am benzin bitti&rdquo; cevab&#305;n&#305; al&#305;r. Bunun &uuml;zere Cemal G&uuml;rsel&#8217;e birinci arabaya ge&ccedil;mesi rica edilir. Cemal G&uuml;rsel An&#305;tkabir&rsquo;e birinci arabayla var&#305;r.</p>
<p style="text-align: justify;">Ertesi g&uuml;nden itibaren bas&#305;nda &ldquo;Devrim yolda kald&#305;!&rdquo; &#351;eklinde bir kara propaganda ba&#351;lam&#305;&#351;, Cemal G&uuml;rsel&#8217;in di&#287;er arabayla An&#305;tkabir&#8217;e vard&#305;&#287;&#305;ndan s&ouml;z edilmeyip alayc&#305; ifadelerle devrim arabalar&#305; gazetelerde yer alm&#305;&#351;t&#305;r. Devrim otomobili, ya&#351;ad&#305;&#287;&#305; bu k&ouml;t&uuml; olaydan sonra seri &uuml;retime ge&ccedil;ememi&#351; ve proje rafa kald&#305;r&#305;lm&#305;&#351;t&#305;r.</p>
<p style="text-align: justify;"><strong>OTOMOT&#304;VDE KAZANILAN &#304;VME</strong></p>
<p style="text-align: justify;">T&uuml;rkiye&rsquo;de otomotiv isminin ge&ccedil;mesi 1888 y&#305;l&#305;na kadar uzan&#305;r. 2. Abd&uuml;lhamid d&ouml;neminde Londra B&uuml;y&uuml;kel&ccedil;ili&#287;inden hediye olarak elektrikli ara&ccedil; getirilmi&#351; ancak Y&#305;ld&#305;z saray&#305;nda 2. Abd&uuml;lhamid arac&#305; test ederken bombal&#305; sald&#305;r&#305; giri&#351;imi olunca saltanat&#305; boyunca motorlu ara&ccedil;lar&#305; yasaklam&#305;&#351;t&#305;r. Cumhuriyet&#8217;e kadar otomotiv i&ccedil;in giri&#351;imler olsa da sava&#351;lar vesilesiyle tam olarak yayg&#305;nla&#351;maz. Cumhuriyet&rsquo;ten sonra ilk at&#305;l&#305;m 1929 y&#305;l&#305;nda &#304;stanbul Tophane&rsquo;deki serbest b&ouml;lgede Ford ile 25 y&#305;ll&#305;k &uuml;retim anla&#351;mas&#305; yap&#305;ld&#305;. Ortalama 450 &ccedil;al&#305;&#351;an&#305;n oldu&#287;u fabrikada kamyon ve otomobil &uuml;retimine ba&#351;land&#305;. T&uuml;rkiye Cumhuriyeti&rsquo;nin ilk otomobil fabrikas&#305;nda &uuml;retilen ara&ccedil;lar&#305;n bir k&#305;sm&#305; yurt d&#305;&#351;&#305;na da ihra&ccedil; ediliyordu. 1929&rsquo;da ba&#351;layan ekonomik kriz 30&rsquo;lu y&#305;llarda T&uuml;rkiye&rsquo;yi de etkiledi 1934 y&#305;l&#305;nda Atat&uuml;rk, fabrikay&#305; kapatmak zorunda kald&#305;. Mustafa Kemal Atat&uuml;rk&rsquo;&uuml;n vefat&#305; ve ard&#305;ndan gelen devlet&ccedil;ilik anlay&#305;&#351;&#305;ndan uzakla&#351;&#305;p k&uuml;resel sermayede d&#305;&#351;a ba&#287;l&#305;l&#305;k sebebiyle otomotiv sekt&ouml;r&uuml; yok denecek kadar minimal durumda kald&#305;.</p>
<p style="text-align: justify;">27 May&#305;s devrimine kadar k&uuml;&ccedil;&uuml;k Amerika olma s&uuml;reci ba&#351;&#305;n&#305; alm&#305;&#351; gidiyordu. 60&rsquo;tan sonra millile&#351;en h&uuml;k&uuml;metle beraber yukar&#305;da belirtti&#287;im &ldquo;Devrim&rdquo; ad&#305; verilen araban&#305;n yerli sermaye olarak &uuml;retilmesi ve devam&#305;nda at&#305;lan yerli ve milli ad&#305;mlar &ouml;zellikle 70&rsquo;lerden sonra Otosan, BMC ve Ko&ccedil; grubu gibi yerli sermayeleri &ouml;n plana &ccedil;&#305;km&#305;&#351;t&#305;r. Yerli sermayenin &ouml;n plana &ccedil;&#305;kmas&#305;yla beraber Renault, Fiat gibi yurt d&#305;&#351;&#305; men&#351;eili arabalar&#305;n prototip sat&#305;n al&#305;n&#305;p yerli ve milli isimlerle (&#350;ahin, Kartal vb.) ara&ccedil;lar seri &uuml;retime ge&ccedil;ilmi&#351;tir. Her ne kadar k&#305;l&#305;f olarak yurt d&#305;&#351;&#305; kaynakl&#305; olsa da &uuml;lke piyasas&#305;na otomotiv sekt&ouml;r&uuml;nde at&#305;l&#305;mlar y&ouml;n&uuml;nde b&uuml;y&uuml;k ivme kazand&#305;r&#305;lm&#305;&#351; olup milli sermayeye ciddi anlamda ek gelir kap&#305;s&#305; olmu&#351;tur ve pe&#351; pe&#351;e a&ccedil;&#305;lan fabrikalar sayesinde otomotiv sekt&ouml;r&uuml; iyi y&ouml;nde katk&#305;lar sunmaya devam etmi&#351;tir. 2000&rsquo;li y&#305;llar&#305;n sonuna do&#287;ru gelindi&#287;inde ise bu s&uuml;re&ccedil;te T&uuml;rk m&uuml;hendislerin art&#305;k tasar&#305;mlar&#305; d&uuml;nya &ccedil;ap&#305;nda tan&#305;n&#305;r hale gelmi&#351;tir. &Ouml;rne&#287;in, Murat G&uuml;nak d&uuml;nyaca &uuml;nl&uuml; otomobil firmas&#305; Mercedes&#8217;in ba&#351; tasar&#305;mc&#305;s&#305;d&#305;r. Otomotiv sekt&ouml;r&uuml; g&uuml;n&uuml;m&uuml;zde &uuml;lkemiz a&ccedil;&#305;s&#305;ndan yads&#305;namaz bir yerdedir.</p>
<p style="text-align: justify;"><strong>TOGG VE YERL&#304; OTOMOB&#304;L</strong></p>
<p style="text-align: justify;">G&uuml;n&uuml;m&uuml;ze do&#287;ru gelindi&#287;inde ise d&uuml;nya piyasas&#305;nda geli&#351;en hareketlilikler ve art&#305;k s&#305;cak paraya ba&#287;l&#305;l&#305;&#287;&#305;n getirisi olmad&#305;&#287;&#305;n&#305;n yava&#351; yava&#351; anla&#351;&#305;l&#305;p &uuml;retim modellerinin yayg&#305;n hale gelmeye ba&#351;lamas&#305;yla beraber otomotiv alan&#305;nda da &uuml;retim at&#305;l&#305;m&#305; yapma gereksinimi duyuldu ve bunun neticesinde bir&ccedil;ok yerli sermaye art&#305;k T&uuml;rkiye&rsquo;nin de kendi otomobilini &uuml;retmesi gerekti&#287;i konusunda birli&#287;e vard&#305;. &#304;&ccedil;erisinde &uuml;lkemizi ulusal ve uluslararas&#305; alanda temsil etmi&#351; milli sermayedarlar ortak bir &#351;irket kurma karar&#305; verdiler. &#350;irketin ismi TOGG (T&uuml;rkiye&rsquo;nin Otomobili Giri&#351;im Grubu) ad&#305;n&#305; ald&#305;.</p>
<p style="text-align: justify;">TOGG fikri m&uuml;lkiyet haklar&#305;na T&uuml;rkiye&rsquo;nin sahip oldu&#287;u, k&uuml;resel &ouml;l&ccedil;ekte rekabet edebilecek bir otomobil markas&#305; hedefiyle Anadolu Grubu, BMC, Turkcell, K&ouml;k Grubu ve T&uuml;rkiye Odalar ve Borsalar Birli&#287;i taraf&#305;ndan 25 Haziran 2018&rsquo;de kuruldu. Ara&ccedil; yak&#305;n zamanda &uuml;lkeye ba&#351;ar&#305;l&#305; bir &#351;ekilde giri&#351; yapt&#305; ve Devrim arabalar&#305;ndan sonra yerli &uuml;retime sahip ara&ccedil; olacak. Bu yerli araban&#305;n &ouml;zelliklerinden &ouml;ne &ccedil;&#305;kan en &ouml;nemli &#351;ey elektrikli olacak olmas&#305; ve SUV (arazi arac&#305;) tarz&#305;nda &uuml;retilecek olmas&#305;. Bunun yan&#305; s&#305;ra k&uuml;&ccedil;&uuml;k ayr&#305;nt&#305;lar da g&ouml;ze &ccedil;arp&#305;yor. &Ouml;rne&#287;in, arac&#305;n panjur k&#305;sm&#305;nda &#304;stanbul&rsquo;un sembol&uuml; lale motifli &#305;zgara yer al&#305;yor. Araban&#305;n motorundan kap&#305; dizayn&#305;na, &#351;arj hazinesinden koltu&#287;una kadar hepsi y&uuml;zde y&uuml;z yerli mal&#305;. Elektrikli ara&ccedil; &uuml;retmek gelece&#287;imiz a&ccedil;&#305;s&#305;ndan b&uuml;y&uuml;k &ouml;nem de arz ediyor. &#304;nsan sa&#287;l&#305;&#287;&#305;n&#305; yak&#305;ndan tehdit eden karbon sal&#305;n&#305;m&#305; ortadan kalkm&#305;&#351; olacak. Bunun yan&#305; s&#305;ra petrol&uuml;n g&uuml;n ge&ccedil;tik&ccedil;e azalmas&#305; neticesinde b&ouml;yle bir ara&ccedil; &uuml;reterek hem do&#287;aya hem de gelece&#287;e umutla bakmam&#305;z&#305; da sa&#287;l&#305;yor bu yerli &uuml;retim ara&ccedil;. &Uuml;retimine 2022&rsquo;de ba&#351;lanacak olan arac&#305;m&#305;z umar&#305;z ki &ccedil;ok k&#305;sa s&uuml;rede bir marka haline gelip bizi temsil eder.</p>
<p style="text-align: justify;">Bu yerli at&#305;l&#305;m ge&ccedil; yap&#305;lm&#305;&#351; olsa da &uuml;lkemiz a&ccedil;&#305;s&#305;ndan b&uuml;y&uuml;k bir &ouml;nem arz edecek &ccedil;&uuml;nk&uuml; bu at&#305;l&#305;mlar beraberinde &uuml;lkemizin ka&ccedil;&#305;n&#305;lmaz bir &#351;ekilde &uuml;retime y&ouml;nelmesi gereklili&#287;inin kap&#305;s&#305;n&#305; a&ccedil;m&#305;&#351; olacak. Bu at&#305;l&#305;ma muhalif bir kesim de var ki bunlar &uuml;lkenin iyili&#287;ini istemeyip d&#305;&#351;a ba&#287;l&#305;l&#305;&#287;&#305; devam ettirmemiz gerek diyen kesim ve bir de tasar&#305;m&#305;n&#305;n yurt d&#305;&#351;&#305;nda yap&#305;l&#305;p arac&#305;n sanki yurtd&#305;&#351;&#305; men&#351;eili oldu&#287;unu g&ouml;steren bir tutum i&ccedil;erisindeler. Tasar&#305;m&#305;n&#305; &uuml;stlenen firma (Pininfarina) ayn&#305; zamanda Renault (Fransa), Chevrolet (Amerika), Ferrari (&#304;talya) gibi d&uuml;nyaca &uuml;nl&uuml; arabalar&#305;n da tasar&#305;m&#305;n&#305; &uuml;stlenen bir kurulu&#351;. Tasar&#305;m&#305; &#304;talya&rsquo;da yap&#305;ld&#305; diye yerli de&#287;il ibaresiyle damgalay&#305;p arabay&#305; k&ouml;t&uuml;lemek sadece &uuml;lkeye zarar verir. &Uuml;stelik yerli otomobilin fikri m&uuml;lkiyeti tamamen T&uuml;rkiye&rsquo;ye ait. Yerli at&#305;l&#305;mlar her ne alanda olursa olsun destek verilmelidir. Yerli sermaye kazan&#305;rsa T&uuml;rkiye kazan&#305;r. Yerli &uuml;retimin oldu&#287;u her i&#351; desteklenip her konuda oldu&#287;u gibi bu konuda milli bir tutum almak en temel g&ouml;revlerden biridir.</p>
<p><em><strong>Ya&#287;&#305;zhan Onat</strong></em></p>
<p><em><strong>TGB &#304;stanbul &Uuml;niversitesi Sekreteri</strong></em></p>
<p style="text-align: right;"><strong>tgb.gen.tr</strong></p>
</section>
</div>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://tgb.gen.tr/serbest-kursu/devrim-den-milli-atilima-yerli-otomobil-29238/feed</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
