68’İN PROGRAMI
Güneşten ışık yontan genç fidanlar… Aklı ve cesareti harmanlayan öğrenci kitlelerinin bugünü aydınlatan antiemperyalist ve tam bağımsızlıkçı mücadelesinin adı: 68 Hareketi, dönüştürmeyi esas alan, kitle çizgisini benimsemiş ve halkla bütünleşen eylemleriyle tarihe önemli izler bırakmıştır. Doğruları ve hataları ile bugün sırtımızı yasladığımız önemli bir birikimdir.
YAŞASIN TAM BAĞIMSIZ TÜRKİYE
68, her şeyden önce tam bağımsızlığı ve antiemperyalizmi savunan kuşağın adıdır. Mustafa Kemal’in mirasına sahip çıkar. Samsun’dan Ankara’ya; “Büyük Türk Milleti! Atatürk için toplanalım! Mustafa Kemal’in milli kurtuluş idealini yaşatmak için, Mustafa Kemal Devrimine saldıran karanlık güçlere dur demek için, Milletçe yabancı uşaklığına düşmekten kurtulmak için, Tam Bağımsız, Gerçekten Demokratik Türkiye için, Gazi Mustafa Kemal’in milli kurtuluş saflarına toplanalım! Yaşasın Türkiye! Yaşasın yarının bağımsız Türkiye’si için mücadele!” diyerek yürümüştür. Milletinin tam bağımsızlık mücadelesinin ateşleyicisi olmaktan geri durmaz.
Emperyalizme karşı kavgaya koşar. Vatanının bağrına dayanan hançerin karşısına dikilir.” NATO’ya Hayır Haftası” düzenler. Amerikan’ın vatanına dair emellerinin karşısına dikilirken militandır. NATO bayrağını Atatürk Anıtı önünde, ABD Büyükelçisi Komer’in arabasını ise ODTÜ’de yakar. “6. Filo defol!” diyerek Amerikan askerlerini denize döker.
DEMOKRATİK ÜNİVERSİTE
68, cumhuriyetin kalesi üniversitelerin yanan meşalesidir. “Sağ Sol Yok, Boykot Var” diyerek üniversiteleri ayağa kaldırmakla kalmayıp doğru çizgide birleştirmiştir. Üniversitelerdeki eğitim şartlarını yeterli görmez ve eğitimin koşullarının iyileştirilmesi için mücadeleye atılır. Gençliğin demokratik üniversite talebini kitlesel eylemlerle ortaya koymuştur. Boykot eylemleri pek çok üniversitede karşılık bulur. Bilimsel ve özerk üniversiteyi savunarak öğrencinin okul yönetiminde söz sahibi olması gerekliliğini vurgulamıştır. Özel okulların devletleştirilmesi için İstanbul’dan Ankara’ya kadar yürüyerek başarı sağlar.
Yalnızca üniversitelerde kitleselliği yakalamakla kalmaz. 68’in mücadele anlayışı üniversitelerin dışına taşmıştır. Üniversite gençliğinin vatan için verdiği mücadeleye bir örnek olarak Zap Suyu’na köprü kurar. Kürdün ve Türkün kardeşliğini savunmanın, bu topraklarda antiemperyalist olmanın tek koşulu olduğu bilinciyle yapar bunu. Milli petrol kampanyası düzenleyen, işçilerin eylemlerine katılan, köylülerle mitingler düzenleyen yani halkla bütünleşen bu çizgi, ‘Gençler Yapıyorsa Doğrudur’ denmesini sağlar.
DOĞRU ÇİZGİ
68’in mücadelede başarılı olmasının sırrı kitle çizgisiyle yürüttüğü eylemsellik ve halkla birleşen doğru eylem tarzıdır. Aklı cesaretle harmanlayarak sırtını bu toprakların değerlerine yaslar. Emperyalizme karşı vatan savunması yürüterek gençliğin üniversiteye yönelik taleplerini birleştirir. 70’lere geldiğimizde doğru eylem tarzından uzaklaşmayla beraber hatalar da beraberinde gelmiştir. Maceracı eylem tarzının kitlesellikten uzak çizgisi halkla bütünleşmenin önüne geçmiştir.
68’in başarısının altındaki tam bağımsızlığı savunan, antiemperyalist ve demokratik üniversite mücadele programınının halkla bütünleşen, kitle çizgisini anlamak; 68’in ruhunu anlamayı ifade ediyor. O ruh ise geçmişte değil bugündedir.