Yeni hayatının ilk günleri…
Uzun yıllardır süren eğitim maceranın belki de en önemli aşaması olan üniversiteye hoş geldin.
Sayısız acı ve tatlı anılarla süsleyeceğin, hayatının hiçbir döneminde unutmayacağın tecrübeleri biriktireceğin bir döneme giriyorsun. Heyecanını hissediyoruz.
Ve elbette 4 yıldır devam eden lise hayatı, dostluklar büyük oranda geride kalıyor. Tedirginliğini ve üzüntünü de anlıyoruz.
Tıpkı ülkemiz gibisin. Tedirginlik, üzüntü, heyecan ve mutluluk hepsi bir arada. Hepsini aynı gün içerisinde hissedebiliyorsun.
Hemen her gün biz yaşlarda Mehmetçiğimiz şehit düşüyor. Bağımsızlığımız ve birliğimiz için. Üzülüyoruz.
Milletimiz darbeye, emperyalist planlara karşı birleşiyor. Ülkemizi darbeye, teröre teslim etmeyeceğini haykırıyor. Heyecanlanıyoruz.
Hudut güvenliğimiz, ordumuz tarafından sağlanıyor. Terör örgütlerine geçit verilmiyor. Mutluluk duyuyoruz.
Geleceğimizin teminatı Türk silahlı kuvvetlerinin, bir asrı aşkındır subay yetiştiren okulları yok yere kapatılıyor. Tedirgin oluyoruz.
Yeni hayatın, bu duygu karmaşalarına çözüm bulmaya gebedir.
Atatürkçü Gençliğe yani Türkiye Gençlik Birliği’ne katıl. Bu ülkenin bağımsızlık mücadelesinde ilk kıvılcımı çakan tıbbiyelileri de, içinden Mustafa Kemal’leri çıkaran Harbiyelileri de
Türkiye Gençlik Birliği’nin mücadelesinde yaşamaktadır.
Bir elin nesi var. İki elin sesi var. Atatürkçü gençliğin TGB’si var. TGB’ye katıl!