Kağnı çekiyor…
Tarla sürüyor, ekin ekiyor…
Silah tutuyor, cepheye mermi taşıyor…
Mitinglere önderlik ediyor…
Barikata yükleniyor…
Toma’nın önüne dikiliyor…
Cerattepe’de direniyor…
Ankara’ya yürüyor, iktidarı sallıyor…
Geçmişten bugüne halk hareketlerine baktığımızda, kadının hep ön planda olduğunu görmekteyiz. Geleneksel toplum yapısında iyi bir anne, iyi bir eş, iyi bir aşçı gibi roller yüklenen kadın olağanüstü dönemlerde barikatların üzerine çıkıyor, tomanın karşısına dikiliyor, elinde bayrak ile halk hareketine fedakarlık, güzellik ve kararlılık katıyor.
Bir devrimi devrim yapan, kadına verdiği değerdir ve kadını özgürleştirdiği kadar devrimdir. Bizim devrimimiz buna iyi bir örnektir. Türk Devrimimizin önderi Mustafa Kemal Atatürk “İnsan topluluğu kadın ve erkek denilen iki cins insandan mürekkeptir. Kabil midir ki, bu kütlenin bir parçasını ilerletelim, ötekini ihmal edelim de kütlenin bütünlüğü ilerleyebilsin. Mümkün müdür ki, bir cismin yarısı toprağa zincirle bağlı kaldıkça öteki kısmı göklere yükselebilsin.” sözleri ile bir toplumu ilerletmenin yolunun kadın ve erkeklerin birlikte üretim süreçlerinin içerisinde olması gerektiğine vurgu yapıyor. Türk devrimimizin başarıya ulaşmasındaki anahtar da buradadır. Kadın ve erkeğin birlikte mücadelesi bizi zafere götürmüştür. Hepimizin bildiği gibi milli mücadele dönemindeki kadınlarımızın kahramanlıkları bunu doğrular niteliktedir.
Cumhuriyetin Ön Cephesinde Tarih Yapan Kadınlar
Cumhuriyetin kazanımlarıyla birlikte toplumsal hayatın vazgeçilmez parçası olan özgür kadın Türkiye’de laikliğin ve cumhuriyetin en inanmış destekçileri olmuştur. Kadın bugünde tıpkı geçmişte olduğu gibi vatanın bütünlüğü, doğası ve özgürlüğü için harekete geçiyor.
Cumhuriyete ve kazanımlarına karşı yürütülen saldırılara sahip çıkan milyonların alanlara döküldüğü Cumhuriyet Mitinglerini hepimiz yaşadık. Cumhuriyet Mitingleri dediğimiz zaman aklımıza ilk gelen bu mitinglerden dolayı pişmanlığını dile getirenler değil, operasyonlara rağmen dimdik duran cumhuriyet kadınları ve Türkan Saylan’dır.
Kimilerinin söylediği gibi “Türk Kadını evinin süsüdür” sözüne karşı haziran ayaklanmasında “kırmızılı kadın” olarak sahneye çıkmış, evinin süsü değil halk hareketinin en önünde yer almış ve ateşleyicisi olmuşlardır.
Silivri Zindanları yıkılırken de en önlerde görmekteyiz kadınları, öyle ki biber gazlarının arasında, tomaların üzerine korkusuzca yürümüşlerdir.
Milli Mücadele Dönemi’nde ki gibi Silivri Zindanlarının cephe gerisini de örmüşlerdir. Ellerinde limonlar ve gururla bakan gözleri ile bekleyen teyzelerimiz hala hafızalarımızdadır.
Kadınlar doğayı katleden altın madenlerine karşı Cerattepe’nin “altınları”, yeşil yolların “doğa anası” olmuşlardır.
Korkularının üzerine yürüyoruz!
Zonguldak maden işçilerinin ve eşlerinin barikatların üzerine korkusuzca hücum etmesi hafızalarımızdaki yerini korumaktadır.
Öyle ki, Sendika Başkanı Şemsi Denizer’in yürüyüş esnasında karşılaşabilecekleri zorluklar nedeniyle işçilere dönüp “eşleriniz burada kalsın” demiştir. Madenci eşleri ise bu sözleri dinlemeyerek kortejin en başında, barikatların üzerine “ölüm olsa sonumuz Ankara’dır yolumuz” sloganı ile yürümüştür.
Kadınlar Zonguldak’ta sadece barikatların değil, iktidar sahiplerinin korkularının üzerine de yürümüşlerdir.
TEKEL Direnişinde kadınların erkekler ile omuz omuza verdikleri mücadele bizlere kadının nerede olursa olsun her zaman mücadelenin en ön cephesinde yer aldığını kanıtlamıştır. Kadınlar, Ankara’nın ayazında iktidarı sallamışlardır!
Kadınları üretimin dışına iterek mücadele içerisinde özgürleşmesinden korkanlara karşı Zonguldak Maden Yürüyüşü, TEKEL Direnişi iktidar sahiplerinin korkularında haklı olduklarını bir kez daha göstermiştir.
TEKEL Direnişinde ve Zonguldak Maden Yürüyüşünde barikatların üzerine korkusuzca yürüyen kadınlar, Türkan Saylanlar, Kırmızılı Kadınlar, Havva Analar bizlere fedakarlık ve kahramanlıklarının yanında vatan sevgisini, var olma inancını kazandırmıştır.
Cumhuriyeti ve kazanımlarını yok etmeye çalışırken önlerindeki en büyük engelin kadınlar olduğunu biliyorlar. Bu yüzden Cumhuriyet Devrimlerinin omuzlayıcısı kadınlardan korkuyorlar.
Korkularını hissediyoruz ve korkularının üzerinde yürüyoruz.
Başaracağız!
GÜLŞEN ŞEN
TGB MUĞLA KADIN KOMİSYONU BAŞKANI