Cumhuriyetin Kadını: Yıldız Kenter

Bazı isimler vardır. Yaşantıları ile bir milletin hafızasını temsil ederler. Yıldız Kenter de böyle bir isimdi.

Cumhuriyetin Kadını: Yıldız Kenter
Salih Burak Özkan
Salih Burak Özkan

Türk tiyatrosu denince akla gelen ilk isimler arasında yer alan, çok sayıda tiyatro oyununda oyuncu ve yönetmen olarak emeği bulunan, pek çok filmde rol alan, 3 kez Altın Portakal'a layık görülen bir isim Türk tiyatrosunun duayeni Yıldız Kenter. Dünya sahnelerine defalarca çıkan, yüzlerce oyuncu yetiştiren bir öğretmen de olan Yıldız Kenter, Cumhuriyet tiyatrosunda 'oyuncuların oyuncusu', 'hocaların hocasıydı'.

Çocukluk Yılları

Asıl adı Ayşe Yıldız olan Kenter, İngiliz kökenli Olga Cynthia (Nadide) ile Ahmet Naci Bey'in çocuğu olarak dünyaya geldi. Ablası Güner, ağabeyleri Nedim ve Mahmut ile küçük kardeşi Müşfik'ten oluşan 7 kişilik bir ailede büyüdü. Annesi Olga Cynthia ise çocukluk yıllarının kahramanıydı. 7 kardeşten en küçüğü ise yine ismine aşina olduğumuz Müşfik Kenter idi.

Kapısı herkese açık dost canlısı bir ailede büyüyen Kenter, gönül zenginliğine rağmen, maddi güçlükler içinde büyüdü. Kendisi bu durumu, “Babam, Lozan Konferansı’nda İsmet İnönü’nün özel kalem müdürlüğünü yapmış, iyi paralar kazanabilecek bir diplomattı. Ancak bir İngiliz ile evlendiği için dışişlerindeki görevinden ayrılmak zorunda kaldı. Sonra moral çöküntüsü yaşadı ve içkinin dozunu artırdı. Beş çocukla işsiz kalmış bir adamın halini tahmin edersiniz. Benim doğduğum yıllar, yoksulluğumuzun dibe vurduğu yıllarmış. Annem, ‘seni saracak bez bulamazdım, çarşafları yırtıp onlara sarardım’ derdi.” şeklinde dile getiriyor.

Naci Bey, Ziraat Bankasında iş bulunca, aile Ankara’ya taşındı. Bütün sıkıntılara rağmen çocukluk günlerini mutluluk içinde geçirdi. İlkokula Ankara’da devam ederken, annesi, zengin çocuklarına İngilizce dersleri veriyordu. Evdeki yaşamında insana ait komedi ve trajedileri öğrenen Kenter, Ankara çocuk kulübünde tiyatroya başladı.

Eğitim Hayatı

O dönem, konservatuvarla ilgili yapılan kötü söylencelere rağmen Devlet Konservatuvarına kaydını yaptırdı. Ankara Konservatuvarını 1948 yılında bitirdi. Ardından burs kazanarak Amerika’da oyunculuk eğitimi aldı ve Ankara Devlet Konservatuvarına öğretmen olarak atandı. 1959 yılına kadar 11 yıl Ankara Devlet Tiyatrosunda oyunculuk ve sahne öğretmenliği yaptı. 1959 yılında Muhsin Ertuğrul, Devlet tiyatrosundan uzaklaştırılınca o da kurumdan ayrıldı.

Kenter İsminin Ünlenmesi

Abi-kardeş Devlet Tiyatroları’ndan ayrıldıktan sonra İstanbul’a geldiler. Kenterlerin İstanbul’a gelişlerinin en büyük etkeni Muhsin Ertuğrul’un Ankara’daki görevini bırakmasıydı. Muhsin Ertuğrul, Karaca Tiyatrosu’nda Kenter kardeşleri İstanbul’daki ilk oyunları olan William Gibson’ın “Salıncakta İki Kişi” adlı oyunu ile perdelerini açtı. Bu oyun ise Kenter kardeşlerin İstanbul’da tanınmasının önünü açtı.

1961 yılında kardeşi Müşfik Kenter ve ikinci eşi Şükran Güngör ile birlikte kurduğu Kent Oyuncuları tiyatrosunda sahneye çıktı. Daha sonraki yıllarda sürekli olarak Amerika Birleşik Devletleri ve İngiltere’de çalışmalar yaptı. 1962 yılında tiyatroda yılın kadını seçildi. Sovyetler Birliği, Amerika Birleşik Devletleri, İngiltere, Almanya, Hollanda, Danimarka, Kanada, Yugoslavya ve Kıbrıs’ta İngilizce ve Türkçe oyunlar sergiledi. 1968’de ise İstanbul’da Kenter Tiyatrosu’nun binasının inşaatını tamamladı. Artık İstanbul, Kenter Tiyatrosu’nun kuruluşu ile bir özel tiyatronun evrimini yaşayacaktı. Zaman içerisinde yerli ve yabancı oyunlardaki olağanüstü yorumları, tiyatroda bir Yıldız Kenter divası yarattı.

Onlarca Ödül

1981’de Devlet Sanatçısı unvanına layık görüldü. 1984’de Roma kentinde İtalyan Kültür Birliği’nce verilen Adaleide Ristori Ödülü’ne sahip oldu. 1989’da Korsika-Bastia film festivalinde “Hanım” filmindeki rolüyle en iyi kadın oyuncu ödülünü aldı. Melvin Jones ödülü, Konken Partisi Ödülü, Yüzyılın En Başarılı Yüz Kadınından Biri Ödülü, En İyi Kadın Oyuncu Ödülü, Yılın Kadın Sanatçısı Ödülleri ve daha sayamayacağız onlarca ödül aldı. Ancak Yıldız Kenter’i, Yıldız Kenter yapan bu aldığı ödüllerden ziyade oynadığı onlarca film ve dizi, sahne aldığı onlarca tiyatro ile oldu.

Türkiye Değerini Kaybetti

Bazı isimler vardır. Yaşantıları ile bir milletin hafızasını temsil ederler. Yıldız Kenter de böyle bir isimdi. Her zaman üretimin içinde oldu. 100’ün üzerinde tiyatro, film, dizide sahne aldı, oynadı. Türk milletinin geçmişi, cumhuriyetin gelişimi hayatında yaşıyordu. Bu topraklar Yıldız Kenter gibi büyük bir isim yetiştirdi. Yıldız Kenter ise bu topraklara büyük değerler kattı. Türkiye’yi dünyada temsil etti.

Kasım ayının 18’inde Yıldız Kenter’i tiyatronun duayen ismini kaybettik. Yıldız Kenter ismi Türk milletinin hafızasında hep yaşayacaktır. Her zaman üretmeyi, milletimizin temsilini en iyi şekilde yapmayı ondan miras olarak devralıyoruz. Türk gençliği olarak bu geleneğin temsilciyiz.

Salih Burak Özkan

TGB Antalya İl Başkanı

tgb.gen.tr

Tarih:
Diğer Haberler