Türkiye'de Görev Yapan Yabancı Doktorlar: ''Türkiye'ye borcumuzu ödüyoruz''

Filistin, Suriye, Gürcistan ve Bengaldeş ve dünyanın dört bir yanından gelenler, Türk meslektaşları ile ön saflarda can seferberliğine katılıyor.

Türkiye'de Görev Yapan Yabancı Doktorlar: ''Türkiye'ye borcumuzu ödüyoruz''

Kovid-19 salgınının ilk çıktığı andan itibaren tedbirlerini alan ve mücadelesiyle dünyaya örnek olan Türkiye’nin başarısında en büyük pay doktorundan hemşiresine, hasta bakıcısından teknisyenine kadar 1 milyonluk sağlık ordusunun. Gecesini gündüzüne katan bu orduda Türkiye’de eğitim alıp burada kalan yabancı hekimler de yer alıyor. Filistin, Suriye, Gürcistan ve Bengaldeş başta olmak üzeri dünyanın dört bir yanından gelenler, Türk meslekdaşları ile ön saflarda can seferberliğine katılıyor.

CERRAHPAŞA ÇOK BAŞARILI

Suriye’deki Tishreen Üniversitesi Tıp Fakültesinden mezun olan ve eğitimini İstanbul Üniversitesi Cerrahpaşa Tıp Fakültesi’nde tamamlayan Suriyeli doktor Yaman Horikay, yaşanan değişikliği anlattı. Yaklaşık bir yıl önce göğüs cerrahisi uzmanlığını bitiren Horikay, “Cerrahpaşa’nın bu hastalıkla mücadele eden en iyi hastanelerden biri olduğunu söyleyebilirim. Hastaların da uyruğuna bakılmaksızın herkese eşit hizmet veriliyor” dedi. Türkiye’de sağlık sisteminin çok iyi olduğunun altını çizen Suriyeli doktor, “Diğer ülkelerin sağlık sistemleri hakkında bilgi sahibi olduğum için, Türkiye’nin bu ülkelerin hatasına düşmediğini gördüm. Bu sistem sayesinde ölüm oranı yükselmedi ve doğru bir politika izlendi” ifadelerini kullandı.

BENİM İÇİN ÇOK ANLAMLI

Filistinli doktor Said Elhaj, 1996 yılında Türkiye’ye gelmiş. Hacettepe Üniversitesi Tıp Fakültesi’ni bitirmiş ve üroloji alanında uzmanlığı da aynı üniversitede tamamlamış. Türkiye’de hizmet etmenin kendisi için anlamlı olduğunu söyleyen Elhaj sözlerini şöyle sürdürdü: “Hem eğitimimi burada almış olmam hem Filistinli olmam hasebiyle ve Türk halkının Filistinlilere olan sempatisi ve desteğinden dolayı hep muhabbet besledim ve kendimi borçlu hissettim. Salgın başladığında salgın hastanesi ilan edilen bir devlet hastanesinde çalışıyordum. Çok hasta gördük, yatırdık ve servislerde takip ettik. Çoğunun durumu hafif diye sevindik, ciddi olanlar için üzüldük, taburcu olanlar da bizi mutlu etti, ama hep elimizden geleni yapmaya çalıştık, en iyi hizmeti vermek bir borç bildik.”

Elhaj, ailesi için kaygı duysa da görevini hiç düşünmeden layıkıyla yerine getirmeye çalıştığını belirterek, balkonlardan alkışlanmalarının motivasyonlarını artırdığını söyledi.

O ŞİMDİ AİLE HEKİMİ


Bengaldeşli doktor Robiaye Hassan Rıddhı, İstanbul Üniversitesi Cerrahpaşa Tıp Fakültesi mezunu ve yaklaşık üç yıldır İstanbul’da çalışıyor. Sultangazi Mahallesinde aile hekimi olarak görev yapan Rıddhı, yoğun bakımda ya da acil serviste çalışanlar gibi olmadıklarını dile getirdi. Rıddhı, “Biliyorsunuz evde olan hastaları biz takip ediyoruz. Günde ortalama 80-85 hastayı takip ediyorum. Bu anlamda yoğun çalışıyoruz. Karantinadaki hastaları arıyoruz. Test sonucu pozitif çıkan hastaların kesinlikle izolasyon odalarında kalması gerektiğini, verilen ilaçları düzgün kullanmaları gerektiğini ve karantina kurallarına uymaları gerektiğini anlatıyoruz. Daha önce temaslı, hiçbir şikayeti yokken semptom gelişen bir hastayı tespit ettiğimizde onu en yakın sağlık kurumuna yönlendiriyoruz” dedi. Hastanelerde vaka sayısı azalsa da aile hekimlerinin takip ettiği hasta sayısında bir düşüş olmadığını belirten Rıddhı, uzakta olan ailesi için endişe duyduğunu ve aynı şekilde yalnız olduğu için ailesinin de onu merak ettiğini dile getirdi.

KORUYUCU EKİPMANLAR ÇOK ZORLADI


Gürcistanlı doktor Lasha Nakashidze, İstanbul Üniversitesi Cerrahpaşa Tıp Fakültesi’nde genel cerrahide asistan doktor olarak çalışıyor. Süreci Türkiye’deki tüm doktorlar gibi yaşadıklarını dile getiren Nasakhidze, “İlk günlerde biraz zorlandık. Yeni bir virüs öncesine ait bilgi olmaması kaygı vericiydi. Endişelerimiz vardı. Sonrasında iyileşen hastaları gördükçe kaygılarım azaldı. Hastalığın pik noktasında çok yoğun nöbetler vardı. Türk doktor arkadaşlarımızla omuz omuza çalıştık. Ancak şu günlerde gözlemlerime ve çalıştığım hastaneye göre düşüşe geçtiğini söyleyebilirim” dedi. En çok koruyucu ekipmanı kullanırken zorlandığını söyleyen Gürcistanlı doktor, “Gözlük, maske ve ekipmanlarla uzun çalışma saatlerinde bazen nefes almak da zorlandığım oldu. Fakat bu görevinizi yapmanıza engel olamaz” diye konuştu.

SAĞLIK SİSTEMİ DOĞRU İŞLİYOR


Filistinli doktor Osama Ebu Ziana, Ankara’da Liv Hastanesi’nde görevini yapıyor. Ebu Ziana, “Hastalar geldikçe doğal olarak virüsle baş etme konusunda tecrübelerimiz arttı. Ben göğüs hastalıkları uzmanı olduğum için daha yoğun bir mesai yaptım. İşimi seviyorum ve Türkiye’de sağlık sisteminin doğru işlediğini düşünüyorum. Ancak bu süreçte beni en çok bir buçuk yaşındaki kızımı görememek yıprattı. Eşim de doktor ve kızım bu süreçte anneannesinde kalıyor. Salgında psikolojik olarak en çok bu beni etkiledi” dedi.

tgb.gen.tr

Tarih:
Diğer Haberler