11 Maddede İran-ABD Savaşı

Bölgeye “özgürlük ve demokrasi” getireceğini ileri sürerek Kaddafi ve Saddam’ı öldüren ABD, bu liderleri hain ilan etmişlerdi.

11 Maddede İran-ABD Savaşı
Yiğit Çınar
Yiğit Çınar

11 Maddede İran–ABD Savaşı

Yıllardır binlerce kilometre uzaktan emperyalist politikalarını coğrafyamızda sergileyen ABD; Türkiye, Suriye, Irak ve Afganistan’ın yanında İran’a da her fırsatta saldırmakta ve kendini dünya kamuoyunda kahraman gibi göstermektedir. Tarihten bugüne, İran ve ABD’nin içinde bulunduğu gerek sıcak gerekse soğuk savaşı sizlere 11 maddede anlatacağız.

1) Tahran’da ABD Büyükelçiliği’ne Baskın

İran'da Şubat 1979'daki devrimden kısa süre sonra Kasım ayında bir grup üniversite öğrencisinin Tahran'daki ABD Büyükelçiliği'ne baskın düzenlemesi, karşılıklı çekişmenin fitilini ateşledi. Olayın ardından 52 diplomat, casusluk suçlamasıyla 444 gün İran'da alıkonuldu.

2) İran – Irak Savaşı’nda Tarafgir ABD

1980 yılının Eylül ayında çıkan İran – Irak savaşında ABD, açıkça İran’ın düşmanı olan Irak’ı destekliyordu. Savaş sürerken 1983'te Lübnan'daki ABD deniz piyadelerinin kaldığı binaya bombalı araçla düzenlenen saldırıda 241 ABD askeri hayatını kaybetti. ABD olaydan İran'ı sorumlu tuttu. İran suçlamaları kabul etmedi.

İki ülke arasındaki gerilim yıllar geçtikçe büyüyordu. Tek kutuplu dünyaya giden süreçte ABD, Batı Asya’daki faaliyetlerini hızlandırmış ve önüne çıkabilecek türlü engelleri de gerek savaşla gerekse çeşitli ambargolar ile yıkmaya çalışıyordu.

3) Karşı Devrimde Amerika Eli

28 Haziran 1981 tarihinde, İran İslami Cumhuriyet Partisi'nin (İCP) liderleri, partinin Tahran'daki genel merkezinde toplantı halindeyken çok güçlü bir patlama meydana geldi. Aralarında Yargıtay Başkanı Ayetullah Muhammed Beheşti'nin de bulunduğu (o dönem Ayetullah Humeyni'den sonra İran İslam Devrimi'nin en güçlü kişisi olarak gösterilen kişi), parti yöneticisi ve parlamenter 73 kişi bombalama olayında yaşamını yitirdi.

Dünyada devrimlerin yükseldiği her yerde karşı devrimin kuvvetleri de hazır halde beklemektedir. ABD, Türkiye’de olduğu gibi İran’da da terör örgütleri ile birlikte devrimin dinamizmini yıkmaya çalışıyor. Ancak İran, köklü devlet geleneğine yaslanarak bugüne kadar bu karşı devrim saldırılarını savuşturmayı bilmiştir.

4) “Yanlışlıkla” Yapılan Yanlışlıklar

İran-Irak Savaşı sırasında, Hürmüz Boğazı'nda bulunan bir Amerikan savaş gemisi, İran yolcu uçağını vurdu. Uçağın yanlışlıkla vurulduğu söylendi. 290 yolcu hayatını kaybetti. Bu aslında uyarıydı. İran’a, “ABD’ye karşı kafa tutmaması gerektiği” bu yollarla anlatılmak isteniyordu.

5) Yaptırımların Merkezi ABD

Washington yönetimi, 1995'te terörizme destek verdiği ve nükleer silah üretmeye başladığı iddiasıyla İran'a petrol ve ticaret yaptırımları uygulamaya başladı. Milli gelirlerinin büyük bir kısmı petrole dayanan İran’ı bu yönde sıkıştırıp gözdağı veriyordu.

İran halkı yaşanan tüm olayların farkında olup Cuma namazları çıkışında “Kahrolsun ABD” sloganları atıyorlardı. Ülke içerisinde bu sloganlar atılırken iki ülke Afganistan’da Taliban’a karşı işbirliği yaptı.

6) ABD, İran’a Esir Düştü

İran Devrim Muhafızları, Basra Körfezi’ndeki Farsi Adası yakınlarında İran karasularını ihlal ettiği gerekçesiyle ABD Donanması’na ait iki küçük gemiyi alıkoyup 10 askeri gözaltına almıştı. Esir alınan askerlerin fotoğraflarını da İran, tüm ulusal kanallarda yayınlamıştı. Özür dilemek zorunda kalan ABD, ancak özür sonrası askerlerini geri alabilmişti.

7) İşgallere Hazırlanan ABD

Yıl 2002’yi gösterdiğinde ABD Başkanı Bush; Irak, İran ve Kuzey Kore'yi "şeytan ekseni ülkeleri" olarak adlandırdı. Bu ülkeleri uzun menzilli füzeler üretmesi yüzünden suçluyordu. Washington, olası bir Amerikan işgaline karşı, karşısında kuvvet bulmak istemiyordu.

Zaten Türkiye’ye de 2003 yılında başvurarak, Irak işgalini Türkiye üzerinden yapmak istediğini bildirmişti. TBMM’den geçmeyen tezkere ABD’yi sarsan bir hamle olmuştu.

8) Antiemperyalist Tutum, İşbirliği İle Kazanacak

Ahmedinejad, 1979 İslam Devrimi’nin ardından Irak’a giden ilk İran Cumhurbaşkanı oldu. 2008 yılında Irak Cumhurbaşkanı Celal Talabani ve Başbakan Nuri El Maliki ile bir araya gelen Ahmedinejad, yabancı güçlerin ülkeden çıkmasını istedi. Ahmedinejad, ülkesinin Irak'ın yeniden yapılandırılmasına yardım etmek istediğini söyledi ve bir dizi işbirliği anlaşması imzalandı.

9) Başı Dik İran

ABD’nin tüm baskılarına rağmen antiemperyalist tutumundan taviz vermeyen İran, ruhani lideri Ali Hamaney’in yeni ABD lideri için “Obama da Bush gibi Ortadoğu’da aynı yanlış yolu izliyor” sözleri gerçek bir önem arz etmektedir. Bunun yanında 2009 Nisan’ında ABD’li gazeteci Roxana Saberi’yi casuslukla  suçlayarak sekiz yıl hapis cezasına çarptıran İran, ABD’ye göz açtırmama kararlılığını sürdürüyordu.

10) İran’a Askeri Müdahale Planı

ABD'nin İran'a yönelik askeri müdahale planına dair söylentilerin gündeme gelmesi üzerine İran Genelkurmay Başkanı Muhammed Bakıri, "Şu anki ABD yönetimi askeri savaşla tehdit etmiyor. Ama bize ulaşan bilgilere göre, (Trump yönetimi) son bir buçuk yılda ABD ordusunun askeri müdahalede bulunması için çaba göstermiştir. Düşman, öncelikle ekonomik yaptırımları uygulamaya koydu." dedi.

İran, düşmanı zaten belirlemişti. Karşısındaki ilk düşman ABD’ydi. Devletin tüm kademelerinin takındığı antiemperyalist tutum sayesinde, İran’ın çıkarlarına hizmet eden politikalar ile ayakta kalınıyordu.

11) ABD’nin Kasım Süleymani Cinayeti

ABD – İran arasında yaşanan mücadelenin son fişeği geçtiğimiz günlerde ABD tarafından ateşlendi. Bağdat'ta büyükelçilik binası basılan ABD, misillemesini yaparak İran Devrim Muhafızları Kudüs Gücü Komutanı Kasım Süleymani’yi şehit etti. ABD tarafından Bağdat’ta füze saldırısı sonucu şehit düşen Kasım Süleymani’ye yapılan saldırıyı üstlenen Pentagon, emrin ABD Başkanı Trump’tan geldiğini ifade etti.
Daha önceleri de “diktatör” olarak adlandırıp bölgeye “özgürlük ve demokrasi” getireceğini ileri sürerek Kaddafi ve Saddam’ı öldüren ABD, Libya ve Irak’ta bu liderleri adeta hain olarak göstermişti. Ancak Kasım Süleymani için aynısını yapamadı. Çünkü gerçek bir vatansever olan Süleymani, aynı zamanda antiemperyalist mücadelede en ön safta savaşıyordu. İran halkı bunun farkında.

Bu saldırının ardından İran lideri Ruhani “Süleymani'ye düzenlenen suikast, Tahran'ı ABD'ye karşı direnişte daha kararlı kılacaktır. Onun gidişiyle onun yaptığı iş durdurulmayacak ve yolu kapanmayacak. Suçluları acı bir intikam bekliyor." dedi.

ABD, kanlı postallarını coğrafyamıza sokmaya çalıştıkça bölgedeki tüm kuvvetler buna engel olacaktır. Ancak bu birlikteliği bölgesel ittifak olmadan sağlayamayız. Türkiye, Suriye, Irak, İran ve Rusya ile birlikte kurulacak bir cephe, ABD’ye bölgemizde hiçbir şekilde adım attırmayacaktır. ABD’nin karşısında kim varsa, yan yana gelinmeli ve mücadele ağı daha sağlam örülmelidir.

Yiğit Çınar

TGB İstanbul İl Yöneticisi

tgb.gen.tr

Tarih:
Diğer Haberler