Evinde Kal Türkiye

Virüs "ben"den güçlü olabilir, "ben"i yıkabilir ama "biz"den güçlü değildir. Virüsü ancak dayanışma ile yenebiliriz.

Evinde Kal Türkiye
Nurcan Yılmaz
Nurcan Yılmaz

Koronavirüsler (CoV), soğuk algınlığından Orta Doğu Solunum Sendromu (MERS-CoV) ve Şiddetli Akut Solunum Sendromu (SARS-CoV) gibi daha ciddi hastalıklara kadar çeşitli hastalıklara neden olan büyük bir virüs ailesidir. Koronavirüs hastalığına COVID-19 neden olur. Hayvanlarda bulunup insanlara bulaşabiliyor. Virüsün insanlara bulaşması, virüsün mutasyonu veya hayvanlarla temas gibi birçok faktöre bağlı. Mesela 2012 yılında Suudi Arabistan'da ortaya çıkan MERS virüsünün develerden, 2003 yılında Çin'de ortaya çıkan SARS virüsünün misk kedilerinden bulaştığı biliniyor ancak yeni koronavirüsün hangi hayvandan insanlara geçtiği henüz saptanmış değil.

Yeni Koronavirüs (COVID-19), ilk olarak Çin’in Vuhan Eyaleti’nde Aralık ayının sonlarında solunum yolu belirtileri (ateş, öksürük, nefes darlığı) gelişen bir grup hastada yapılan araştırmalar sonucunda 13 Ocak 2020’de tanımlanan bir virüstür. Salgın başlangıçta bu bölgedeki deniz ürünleri ve hayvan pazarında bulunanlarda tespit edilmiştir. Daha sonra insandan insana bulaşarak Vuhan başta olmak üzere Hubei eyaletindeki diğer şehirlere ve Çin Halk Cumhuriyeti’nin diğer eyaletlerine ve diğer dünya ülkelerine yayılmıştır. Ancak son günlerde Çin'in virüsü yendiğini ve diğer ülkelere de yardıma koştuğunu görüyoruz. Yalnızca tıbbi malzeme desteği değil, sağlık çalışanlarını da Avrupa ülkelerine göndermiştir. Çin'in virüsle mücadelesi tüm dünyaya örnek olmuştur. Son günlerde yine gündem olan bir konudan daha bahsetmek gerekir. Şu İngiliz gemisi olayından. Gemiyi Küba kabul etmiş ve denizcilerin tedavisini üstlenmiştir. Artık dünyanın “yardımına” koşan virüsün ulusal acil durum ilan etmesine neden olduğu ABD değildir. Dünyanın yönü de artık Asya'dır, virüs dünyayı buna ikna etmiştir.

Tanısı Nasıl Konur?

Yeni Koronavirüs tanısı için gerekli moleküler testler ülkemizde mevcuttur. Tanı testi sadece Halk Sağlığı Genel Müdürlüğü Ulusal Viroloji Referans Laboratuvarında ve belirlenmiş Halk Sağlığı Laboratuvarlarında yapılmaktadır.

Kimler Risk Altında?

Vakaların yüzde 80'i hastalığı hafif geçirmektedir. Vakaların %20’si hastane koşullarında tedavi edilmektedir. Hastalık, genellikle 60 yaş ve üzerindeki kişileri daha fazla etkilemektedir.

Hastalıktan En Çok Etkilenen Kişiler:

60 yaş üstü olanlar
Ciddi kronik tıbbi rahatsızlıkları olan insanlar:
Kalp hastalığı
Hipertansiyon
Diyabet
Kronik Solunum yolu hastalığı
Kanser gibi
Sağlık Çalışanları
Sağlık çalışanlarımızı her akşam evlerimizden alkışlasak da haklarını ödeyemeyiz. Bu süreci yönetmede herkese büyük bir iş düşüyor ancak sağlık çalışanlarının emeği çok büyük. Başta sağlık bakanımız olmak üzere ve sağlık ekibinde yer alan herkese minnettarız.

Çocuklar Risk Altında Mı?

Çocuklarda hastalık nadir ve hafif görünmektedir. Çocuklarda şimdiye kadar ölüm görülmemiştir.

Ancak geçtiğimiz günlerde İran'da 3 yaşındaki bir çocuk virüs ile enfekte olmuştur.

Hamileler Risk Altında Mı?

COVID-19 enfeksiyonu gelişen gebe kadınlarda hastalığın ciddiyeti konusunda sınırlı bilimsel kanıt vardır. Bununla birlikte mevcut kanıtlar COVID-19 enfeksiyonu sonrası hamile kadınlar arasındaki hastalık şiddetinin, hamile olmayan yetişkin COVID-19 vakalarına benzer olduğunu ve hamilelik sırasında COVID-19 ile enfeksiyonun fetüste olumsuz bir etkisi olduğunu gösteren hiçbir veri olmadığını göstermektedir. Şu ana kadar COVID-19'un hamilelik sırasında anneden bebeğe bulaştığına dair de bir kanıt bulunmamaktadır.

Ayrıca hastalığı geçirdikten sonra virüse karşı herhangi bir bağışıklık kazanma durumu yoktur. Hastalığı geçirip iyileşen kişiler tekrardan virüs ile enfekte olabilirler yani hastalığa birden fazla kez yakalanma durumu oluşabilir. İyileşen kişilerin de virüse karşı tedbir alması gerekir.

Virüsün sigara içenleri 14 veya 16 kat daha fazla etkilediği kaynaklarda geçmektedir. Bunun asıl nedeni virüsün solunum yollarını etkilemesi ve sigara içenlerin akciğerlerinin zaten iyi durumda olmamasından kaynaklanır. Sigara aynı zamanda bağışıklık sistemini de bozar bu nedenle sigara içenlerin sigarayı hemen bırakması iyi olacaktır.

PANİK YOK, TEDBİR AL, ÖNLEM VAR!

Virüse karşı tavrımız çok önemlidir. Virüsü önemsemeyip “bana bir şey olmaz” deyip önlemlere uymamak ya da tedbir almamak hem kendini hem de çevrenizi riske atmaktır. Virüsü aşırı önemseyip evhamlanmak, paniklemek de doğru değildir. Süreci doğru yönetmenizi engeller. Devletimize ve kendimize güvenelim. Tedbir, önlem ve dayanışma virüsten güçlüdür.

Türkiye’de bugün itibarıyla 670 vaka ve 9 ölüm vardır. Mümkün olduğu kadar yurtdışına yolculuk yapılmaması önerilmektedir. Yurtdışına çıkışın zorunlu olduğu durumlarda aşağıdaki önlemler uygulanmalı. Dönüşte 14 gün karantina uygulanmalıdır. Görüşmeler mümkün olduğunca kısıtlanmalı, bulaş önlenmelidir. Son günlerde umreden dönen vatandaşlarımıza Kredi Yurtlar Kurumu yurtlarında zorunlu karantina uygulanmaktadır. Çok doğru bir uygulamadır. Virüsün bulunduğu Suudi Arabistan'dan gelen binlerce insanı kontrol etmek için böyle bir yola başvurmak en doğrusu olmuştur. Bunun üzerinden provokasyonlar yapılıyor, kaçmaya çalışanlar oluyor. Böyle yaparak Hong Kong ya da Singapur olalım derken bir anda İtalya ya da İspanya da olabiliriz. Her şey bizim elimizde, virüsle halk ve devlet birlikte mücadele etmelidir. Başka türlüsü ülkemiz adına felaket olabilir.

Akut solunum yolu enfeksiyonlarının genel bulaşma riskini azaltmak için önerilen temel ilkeler Yeni Koronavirüs (COVID-19) için de geçerlidir. Bunlar;

  • El temizliğine dikkat edilmelidir. Eller en az 20 saniye boyunca sabun ve suyla yıkanmalı, sabun ve suyun olmadığı durumlarda alkol bazlı el antiseptiği kullanılmalıdır. Antiseptik veya antibakteriyel içeren sabun kullanmaya gerek yoktur, normal sabun yeterlidir. Elleri sık sık yıkamak da doğru değildir, elin doğal florasını bozup açık yaralara neden olabilirsiniz.
  • Eller yıkanmadan ağız, burun ve gözlerle temas edilmemelidir.
  • Hasta insanlarla temastan kaçınmalıdır (mümkün ise en az 1 metre uzakta bulunulmalı).
  • Özellikle hasta insanlarla veya çevreleriyle doğrudan temas ettikten sonra eller sık sık temizlenmelidir.
  • Hastaların yoğun olarak bulunması nedeniyle mümkün ise sağlık merkezlerine gidilmemeli, sağlık kuruluşuna gidilmesi gereken durumlarda diğer hastalarla temas en aza indirilmelidir.
  • Öksürme veya hapşırma sırasında burun ve ağız tek kullanımlık kağıt mendil ile örtülmeli, kağıt mendilin bulunmadığı durumlarda ise dirsek içi kullanılmalı, mümkünse kalabalık yerlere girilmemeli, eğer girmek zorunda kalınıyorsa ağız ve burun kapatılmalı, tıbbi maske kullanılmalıdır. Maskeyi etkili ve doğru kullanmak önemlidir. Çift maske takmanın fazladan koruma sağlaması gibi bir durum yoktur. Herkesin maske kullanması gerekmiyor. Ancak, gribi olan, soğuk algınlığı belirti ve bulguları olanların virüs bulaştırmaması için maske kullanması öneriliyor.
  • Çiğ veya az pişmiş hayvan ürünleri yemekten kaçınılmalıdır. İyi pişmiş yiyecekler tercih edilmelidir. Virüs hayvanlara da bulaşabilmektedir. İneklerde ishale neden olmaktadır. Burada bir konuya daha değinmekte fayda var. Geçtiğimiz hafta Bilkent’te kimliği belirsiz kişiler tarafından sokak hayvanlarına karşı bir zehirleme işlemi gerçekleştirildi ve bu insanlık dışı hareketin sonucunda onlarca köpek, kedi, tilki ve kuş acı çekerek can verdi. Ayrıca Ankara’nın ve Türkiye’nin bazı bölgelerinde aşılı kısırlaştırılmış ve küpelenmiş köpeklerin toplanıp barınaklara götürüldükleri haberleri gündeme geldi. Koronavirüsün köpeklerden de insana bulaşabileceği söylentileri birçok kişiyi endişelendirdi. Bu tür söylentilere kulak asmadan önce insanlarda ölüme yol açan koronavirüsün ne olduğunu anlamak gerekir. Koronavirüs, tüm memeli hayvanlarda hastalıklara sebep olabilen birçok formda görülebilen virüs topluluğunun ortak ismidir. İnsanlarda hastalığa sebep olan türü, solunum yolları hedefli olup köpeklerde görülen türü ise sindirim sistemi hedeflidir. Yani bu virüsün insanda görülen türü, akut solunum yolu hastalıklarına yol açıp son derece bulaşıcı olabilirken, köpeklerde de akut ve şiddetli bağırsak problemlerine yol açmaktadır. Kedilerde de koronavirüs enfeksiyonlarının değişik bir formu görülebilmektedir. Ancak birbirinden farklı protein kılıfına sahip olan koronavirüsler farklı canlılarda birbirinden ayrı hastalıklara sebep olabilmekte ve genellikle bulaşıcılıkları aynı tür içerisinde gözlemlenmektedir. Örnek vermek gerekirse kedilerde görülen ve kendi aralarında son derece bulaşıcı olan koronavirüs enfeksiyonları, kediden köpeğe bulaşmaz
  • Köpeklerde görülen koronavirüs enfeksiyonları ise özellikle yavru ve genç köpeklerde ağır bağırsak enfeksiyonları ishal ve kanlı dışkı ile karakterize olup çok bulaşıcıdır. Köpekten köpeğe kolaylıkla bulaşabilen bu hastalık yetişkin köpeklerde de akut ve şiddetli ishallere sebep olabilir ancak ölümcül değildir. Yavru ve genç köpekleri aşılama yöntemi ile bu hastalıktan korumak ve bağışık hale getirmek mümkündür. Kedi ve köpeklerde ayrı formlarda görülen ve farklı hastalıklara sebep olan koronavirüs kediden köpeğe ve köpekten kediye bulaşmaz.
  • Çin’de başlayan ve ülkemizde de korkuya sebep olan koronavirüs enfeksiyonları da bu virüsün bambaşka bir formudur ve köpekler ile kedilerdeki koronavirüsten tamamen farklıdır. Dolayısıyla köpekten ya da kediden insanlara koronavirüs enfeksiyonu bulaşmaz. Köpekler ve kedilerden insanlara bulaşabilen hastalıklar (zoonoz) olabildiği halde koronavirüs bunlara dahil değildir.
  • Evlerimizde beslediğimiz ve ailemizin bir parçası olan sevimli dostlarımızın sağlık bakımları ve aşı programlarını düzenli takip ettiğimiz takdirde bizim sağlığımızı tehdit edecek hiçbir hastalığa yakalanmayız.
  • Çiftlikler, canlı hayvan pazarları ve hayvanların kesilebileceği alanlar gibi genel enfeksiyonlar açısından yüksek riskli alanlardan kaçınılmalıdır.
  • Seyahat sonrası 14 gün içinde herhangi bir solunum yolu semptomu olursa maske takılarak en yakın sağlık kuruluşuna başvurulmalı, doktora seyahat öyküsü hakkında bilgi verilmelidir.

Burada yazanlar virüsle mücadelede alacağımız tedbirlerdir. Ancak asıl tedbir sosyal izolasyondur. Mümkün olduğunca dışarı çıkmamak, eğitime ara verilmesi ya da işlerin bir süre durmasını tatil olarak algılamamak gerekir. Panik yapmayın, panik yaratmayın. Sağlık bakanlığımızın açıklamaları dışındakileri dikkate almamak bu süreçte en iyisi olacaktır. Hastalığın tüm dünyayı tehdit eder şekilde salgına dönüşmesi, özellikle Avrupa kökenli ülkelerce, geç alınan önlemler ve kontrolsüz enfekte insan hareketleri sonuçludur. Salgını yayan Covid-19 değil insanlardır. Panik ortamı yaratıp durumu zorlaştıranlar da. Panik yok, tedbir al, önlem var diyoruz. Önümüzde bir sürü örnek ülke var: Çin mi olmak istiyoruz yoksa İtalya mı, İran mı? Zorunlu karantinadan kaçmak, parklarda oturmak, AVM'de gezmek, önlemi tatil olarak algılamak, camilerde cemaatle namaz kılmakta diretmek, toplu alanlarda bulunmak, seyahate çıkmak ya da şehir değişikliği yapmak hatalıdır. Bunları yapmak bencilliktir, kendisi için başkalarının enfekte olmasına neden olmaktır.

Türkiye Gençlik Birliği olarak kaldığımız apartmanlarda yaşlı ya da kronik hastalığı olan komşularımızın alışverişini yapma kampanyası başlattık. Buna tüm Türk gençliği dahil olmalıdır. Geleceğin bir sağlık çalışanı olarak şunları da söylemek istiyorum: Virüsü ancak dayanışma ile yenebiliriz. Virüs benden güçlü olabilir, beni yıkabilir ama bizden güçlü değildir. Devletiyle, milletiyle, sağlık ekibiyle hep birlikte mücadelemiz olumlu sonuçlara ulaşacaktır.

Nurcan Yılmaz

TGB Denizli İl Yöneticisi

Pamukkale Üniversitesi Hemşirelik Bölümü Öğrencisi

tgb.gen.tr

Tarih:
Diğer Haberler