Bir tarafta sömüren, bir tarafta sömürülen. Bir tarafta sömürmek adına insani bütün kavramları hiçe sayan, bir tarafta var olan tüm insanı kavramlar ile kötülüğe kafa tutan. Can alan, can veren. Ezmek için güç toplayan, ezilmemek için tüm gücünü veren…
Dün tüm Türkiye’ye ve hatta Dünya gündemine damga vuran Suriyeli çocuk fotoğrafı yukarıda yazdığımız tüm çelişkileri tek bir karede ortaya koyuyor. Suriye’de başlatılan emperyalist savaştan kaçarken denizde boğulan ve kumsala cesedi vuran, henüz 3 yaşındaki Suriyeli çocuk.O Suriyeli çocuk emperyalizmin doğasının acı bir fotoğrafıdır. Ama ilk fotoğrafı değildir. Bundan önce Vietnam’da, Irak’ta ve emperyalist müdahalelerin olduğu her yerde çocuk, genç yaşlı; bir çok insan hayatını kaybetmiştir. Süslü cümlelerin arkasına saklanan güçlerin, gayri insani müdahaleleri dün ve bugün, o çocukların bazen yıkık dökük evlerde, bazen annelerinin dizinin dibinde, bazen de bir kumsalda can vererek, kendilerinin seçimi olmayan bir hayatın sonuçlarına mecbur bıraktığını gözler önüne seriyor.
Suriyeli çocuğun fotoğrafı ile daha da alevlenen ve odak noktası haline gelen Suriye’deki son durum ve hayatını kaybeden çocuklar ile ilgili açıklama yapan UNICEF Genel Direktörü Anthony Lake’te küçük çocukların, bugüne kadar yaşanan krizin tüm zorlu koşullarına maruz kaldığını ifade ederek , “Acı, şiddet ve kayıplar kişiliklerinin geliştiği çağda olan ergenlerin yalnızca geçmişinde bir yara olarak kalmayıp geleceklerini de şekillendiriyor. Kriz beşinci yılına girerken, bu genç kuşak, belki de şu anda kendi yaşadıkları acıları ileride başkalarına yaşatacakları bir şiddet döngüsü içinde yitip gitme tehlikesi altında” diyor.
Lake, şideet döngüsünden, çocuk psikolojisinden, kriz ortamının zorlu koşullarından, acıdan bahsederken bu acıların sebeplerinden bahsetmiyor! Neden mi? Çünkü ‘Barış’ ‘insanlık’ gibi süslü ve herkesin doğası gereği kabul edeceği cümleler ile onları besleyen gerçek suçluları gizleyebileceklerini düşünüyorlar! Eğer UNICEF ve diğer sivil toplum örgütleri çocuklar ölmesin, İnsanlar ölmesin demek istiyorlarsa, namluyu sömürü yarışında olan emperyal kuvvetlere çevirmelidirler! Bu savaşın sorumluları bir galon petrol için milyonları öldürebilecek eli kanlı emperyalist ülkeleridir. Eğer insanlık dramını sonlandırmak istiyorlarsa, derhal coğrafyamızdan defolsunlar!
tgb.gen.tr
Bir tarafta sömüren, bir tarafta sömürülen. Bir tarafta sömürmek adına insani bütün kavramları hiçe sayan, bir tarafta var olan tüm insanı kavramlar ile kötülüğe kafa tutan. Can alan, can veren. Ezmek için güç toplayan, ezilmemek için tüm gücünü veren…
Dün tüm Türkiye’ye ve hatta Dünya gündemine damga vuran Suriyeli çocuk fotoğrafı yukarıda yazdığımız tüm çelişkileri tek bir karede ortaya koyuyor. Suriye’de başlatılan emperyalist savaştan kaçarken denizde boğulan ve kumsala cesedi vuran, henüz 3 yaşındaki Suriyeli çocuk.O Suriyeli çocuk emperyalizmin doğasının acı bir fotoğrafıdır. Ama ilk fotoğrafı değildir. Bundan önce Vietnam’da, Irak’ta ve emperyalist müdahalelerin olduğu her yerde çocuk, genç yaşlı; bir çok insan hayatını kaybetmiştir. Süslü cümlelerin arkasına saklanan güçlerin, gayri insani müdahaleleri dün ve bugün, o çocukların bazen yıkık dökük evlerde, bazen annelerinin dizinin dibinde, bazen de bir kumsalda can vererek, kendilerinin seçimi olmayan bir hayatın sonuçlarına mecbur bıraktığını gözler önüne seriyor.
Suriyeli çocuğun fotoğrafı ile daha da alevlenen ve odak noktası haline gelen Suriye’deki son durum ve hayatını kaybeden çocuklar ile ilgili açıklama yapan UNICEF Genel Direktörü Anthony Lake’te küçük çocukların, bugüne kadar yaşanan krizin tüm zorlu koşullarına maruz kaldığını ifade ederek , “Acı, şiddet ve kayıplar kişiliklerinin geliştiği çağda olan ergenlerin yalnızca geçmişinde bir yara olarak kalmayıp geleceklerini de şekillendiriyor. Kriz beşinci yılına girerken, bu genç kuşak, belki de şu anda kendi yaşadıkları acıları ileride başkalarına yaşatacakları bir şiddet döngüsü içinde yitip gitme tehlikesi altında” diyor.
Lake, şideet döngüsünden, çocuk psikolojisinden, kriz ortamının zorlu koşullarından, acıdan bahsederken bu acıların sebeplerinden bahsetmiyor! Neden mi? Çünkü ‘Barış’ ‘insanlık’ gibi süslü ve herkesin doğası gereği kabul edeceği cümleler ile onları besleyen gerçek suçluları gizleyebileceklerini düşünüyorlar! Eğer UNICEF ve diğer sivil toplum örgütleri çocuklar ölmesin, İnsanlar ölmesin demek istiyorlarsa, namluyu sömürü yarışında olan emperyal kuvvetlere çevirmelidirler! Bu savaşın sorumluları bir galon petrol için milyonları öldürebilecek eli kanlı emperyalist ülkeleridir. Eğer insanlık dramını sonlandırmak istiyorlarsa, derhal coğrafyamızdan defolsunlar!
tgb.gen.tr





