Bugün 15 Temmuz 2026. 15 Temmuz Amerikancı-Fettullahçı Darbe girişiminin üzerinden tam 10 yıl geçti. 15 Temmuz 2016 gecesi, sokaklarda yankılanan jet sesleri, üzerimize sürülen tanklar ve Gazi Meclis’e atılan bombalar sıradan bir askeri darbe girişimi değildi. Bu girişim; kökleri yarım yüzyıl geriye giden, Gladyo denilen yeraltı örgütüyle hücrelerine sızdırılmış Amerikan koridorunun Türkiye’yi içeriden esir alma operasyonuydu. Kısacası 15 Temmuz; Pentagon’un, CIA’nın ve onların silahlı aygıtı olan NATO’nun doğrudan doğruya Türk devletine ve Türk milletine karşı giriştiği bir darbe girişimiydi.
İncirlik Üssü: İhanetin Yakıt İkmal İstasyonu
Bir düşünün: Evinize bir hırsız giriyor, sizi kendi silahınızla vurmaya çalışıyor ama silahın mermisi bitince yan odada misafir ettiğiniz komşunuz gidip hırsıza gizlice şarjör uzatıyor. İşte 15 Temmuz gecesi tam olarak bu yaşandı. Darbeci F-16’lar kendi insanımızı, bizim vergilerimizle alınan bombalarla vururken ihtiyaç duydukları yakıtı, Ankara semalarında gezen tanker uçaklardan alıyordu. Peki, bu tanker uçaklar nereden havalandı? Doğrudan doğruya bir NATO üssü olan ve ABD’nin denetimindeki İncirlik Üssü’nden havalandı. İncirlik, o gece vatanı bölmek isteyen hainlerin yakıt ikmal istasyonuna dönüştürülmüştü.
Zaten maskeli balonun dağılacağını anlayan İncirlik 10. Tanker Üs Komutanı Tuğgeneral Bekir Ercan Van’ın yaptığı ilk şey ne oldu? İhanet çemberi daralınca hemen İncirlik’teki Amerikalı komutanlara sığınarak ABD’den sığınma talep etti. Tıpkı işgal İstanbul’unda milli mücadeleyi baltalayıp son çare olarak İngiliz gemisi Malaya’ya sığınan Vahdettin gibi, bu vatan haininin de sığınacağı tek bir liman vardı: Kulu, kölesi oldukları Atlantik Emperyalizmi.
Brüksel’deki NATO’nun Çocukları
15 Temmuz doğrudan NATO’nun direktifi ile FETÖ eliyle yapılan bir darbe girişimidir. Darbe sonrası darbenin askeri kanat liderlerinden olan ve o dönem NATO’da görev yapan Tümgeneral Mehmet Uğurlu başta olmak üzere birçok firari FETÖ’cü subay, Türkiye’ye dönmek yerine NATO toplantılarında boy göstermeye devam etti, ittifak üyesi ülkelerce koruma altına alındı.
Dahası, darbe sonrasında Pentagon ve NATO çevreleri adeta bir yas havasına büründü. ABD Merkez Kuvvetler Komutanı General Joseph Votel, küstahça bir açıklamayla “ABD ordusunun Türk ordusundaki en yakın müttefiklerinin (FETÖ’cülerin) hapse atıldığını” ve operasyonlarının zayıflayacağını belirtti. ABD Ulusal İstihbarat Direktörü James Clapper ise “Türkiye’deki bazı muhataplarının temizlendiğini” itiraf ederek darbecilerin aslında kendi adamları olduğunu açıkça beyan etti. NATO’nun döktüğü bu gözyaşları, temizlenen hainlerin Türk ordusu içindeki NATO uzantıları olmasındandı. 1980 darbesinde Washington’dan yükselen” Bizim çocuklar başardı” çığlığı, 15 Temmuz gecesi Türk milleti tarafından boğazlarına tıkanınca Brüksel’de derin bir hıçkırığa dönüştü.
Devletin ve Milletin Birliğiyle Gelen Zafer
Emperyalizmin yarım asırlık oyuncağı olan Fettullahçı Terör Örgütü ancak ve ancak büyük bir kararlılık ve mücadele verilerek tamamen tasfiye edilebilirdi. Yıllarca “hizmet hareketi”, “ışık evleri”, “eğitim gönüllüleri” maskesi altında şirin gösterilen bu Gladyo yapılanması, nihayetinde kendi milletine acımadan silah çekecek kadar canavarlaştı. Pentagon’un gölgesi belirdiğinde gözü dönmüş birer katile dönüştü.
Ancak hesap edemedikleri bir şey vardı: Türk Ordusu ve Türk Milleti’nin sarsılmaz birliği ve iradesi. 15 Temmuz gecesi Türkiye’nin milli güçleri daha ilk saatlerden itibaren dik durarak bu kalkışmanın TSK’yı temsil etmeyen Amerikancı bir FETÖ darbesi olduğunu haykırdı. Komutanlarımız kahramanca öne atıldı, polisimiz ve askerimiz omuz omuza vererek emperyalizmin süngüsünü kırdı. 1919’da Samsun’a çıkan o iradenin kararlılığını taşıyan milletimiz, Türk ordusunun darbecilerin yanında olmadığını görünce meydanlara döküldük ve bu emperyalist oyunu el birliğiyle bozduk.
7-8 Temmuz Ankara NATO Zirvesi ve Gençliğe Çağrı: Emperyalizmin Zincirlerini Kıralım!
Bugün 15 Temmuz’un üzerinden geçen 10 yılın ardından önümüze koyacağımız en büyük ders şudur: Türkiye, Atlantik zincirlerini kırmadan tam bağımsız olamaz.15 Temmuz’da ezilen yalnızca FETÖ değil ABD’nin ülkemizi kuşatmakta kullandığı Gladyo yapılanmasıdır.
Daha birkaç gün önce, 7-8 Temmuz’da başkentimiz Ankara’da düzenlenen 36. NATO Zirvesi, emperyalist kuşatmanın ne kadar sıcak olduğunu bir kez daha gözler önüne seriyor. Bizi 15 Temmuz’dayken içeriden vurmaya kalkan, sınır boylarımızda YPG/PKK’yı binlerce tır dolusu silahla besleyen bu ittifakın liderleri, Ankara’da toplanıp kolektif güvenlik masalları anlattılar. Ankara sokaklarında, Cumhurbaşkanlığı Külliyesi’nde bu zirvenin yapılması ve yolların kapatılması, Ankara’nın makyajlanması tam bağımsızlık iddiamızın karşısında duran çelişkili bir manzaradır. 15 Temmuz’da bizi bombalayanların, bugün Ankara’da “güvenlik” zirvesi yapması hangi aklın ürünüdür? Amerika’ya yüzünü dönen, Trump’ tan hayır bekleyen AK Parti iktidarının ürünüdür.15 Temmuz’da NATO’ya karşı mücadele edip bugün NATO’yu halılarla karşılamak denge politikasının getirdiği yalpalamanın bir ürünüdür.
Türk gençliği ve Türkiye Gençlik Birliği olarak bizler, İncirlik Üssü başta olmak üzere ülkemizdeki tüm yabancı askeri varlıklara ve aydınlarımızın katili NATO’ya karşı mücadelemizi sürdüreceğiz. Vatan savunmasında gözünü kırpmayan Mehmetçiğin ruhuyla, ülkemizi emperyalizmin her türlü girişimine karşı korumaya kararlıyız.
15 Temmuz’da canını siper ederek NATO paletlerinin önüne yatan şehitlerimizi saygıyla anıyor; tüm üniversiteli ve liseli arkadaşlarımızı tam bağımsız, üreten ve başı dik bir Türkiye’yi kurma mücadelesinde en ön cephede birleşmeye çağırıyoruz!






