Şu günlerde bir grup liberal-ikinci cumhuriyetçi yazarın “Atatürk İlkeleri ve İnkilap Tarihi” dersinin kaldırılması için başlattığı imza kampanyasına tanıklık ediyoruz. İmza kampanyasının talebine ilişkin argümanlar yine aynı: milliyetçi, Kemalist resmi tarih anlayışını sonlandırma ve yerine çoğulcu, özgürlükçü, tarafsız bir tarih eğitimi koymak.” “İdeolojisiz anayasa istiyoruz” yalanlarıyla aynı zihniyetin ürünü olan bu sözlerin tek niyeti tarafsızlık maskesiyle kendi ideolojisini aşılamaktır: bireycilik, etnikçilik, küreselleşmecilik. Devrimin kolektif ruhunu yansıtan “Andımız”a saldırılar da yine aynı ideolojik savaşın yansımasıydı.AKP’nin cumhuriyeti yıkma programının düşünsel temelleri Türk milleti kavramının ve Kemalist Devrimin tartışmaya açılmasıyla etnik-dinsel aidiyetlerin düzenin meşru siyaset alanı haline gelmesine dayanıyordu. Devrimin halk düşmanı hilafetçi-saltanatçı gericilere, İngiliz işbirlikçilerine, Cumhuriyeti reddeden şeyhlere ve ortaçağ kurumlarına uyguladığı şiddet demokrasi ve barış adına lanetlenecekti. Öte yandan Şeyh Sait, Seyit Rıza gibi ortaçağ figürleri mazlum demokrasi şehitleri ilan edilecekti.Orta Doğu etnik-mezhepsel boğazlaşmalarla kan gölüne dönerken Türkiye’deki Amerikancı koro AKP’nin Türk Milleti’ni yıkım programının düşünsel arka planını inşa etmeye devam ediyordu. Hedef dinsel ve etnik siyasetin “Orta Doğu standartları”na eriştirilmesiydi.Liberal aydınlar on iki yıldır Tayyip Erdoğan’ın akbabalığını yapıyor. Öncelikle hedefe oturtulan kurum ya da değerin etrafında turlayan akbabalar kamuoyu önünde itibarsızlaştırma operasyonunu yürütüyor. Saldırı esnasında ve sonrasında can cekişen kurumlara son saldırıyı yapıyorlar. Akabinde yerine yeni düzenin değer ve kurumlarını inşa etmeye soyunuyorlar.Ancak kurabilecekleri bir gelecek yok. Tayyip Erdoğan, tüm zorbalarda olduğu gibi, en güçlü gözüktüğü dönemde inişe geçmiştir. AKP Türkiyesi artık tıkanmışlığın Türkiyesidir. Uzun vadede sürdürülemeyecek ödeme açıkları, Irak ve Suriye’den yansıyan bölgesel kriz ve PKK’yla yürütülen süreç tıkanmışlığın resmidir. Rant ekonomisi kitlelerin bilincinde artık ölen inşaat işçilerimiz, Soma katliamı demektir. Hepsi geniş kitlelerin öfkesini biriktirmektedir. Haziran’da ayaklanan Türk Milleti önümüzdeki dönemde sendeleyen Tayyip Erdoğan’a akbabalarıyla birlikte son vuruşu da gerçekleştirecektir. Sendeleyen AKP’ye karşı isyan dinamiğini kurucu bir güce dönüştürecek tek birikimse Cumhuriyet Devrimi birikimidir. Çünkü geleceğimizde kamuculuk, bağımsızlık, laiklik ve kardeşlik vardır. Anti-Cumhuriyetin yegane uygulayıcısı AKP sendelediğinde ne Y-CHP liberalizminin ne “Türkiyelileşen HDP” sendromunun etkisi kalır. Akbabaların konumlarıysa tarihsel olarak kaybetmeye mahkumdur. AKP neoliberal muhalefeti, neoliberal muhalefet AKP’yi besler. AKP’yi süpüren halk hareketi neoliberal muhalefeti de süpürecektir. Türk Bayraklarıyla kuşanmış Haziran Ayaklanması’nda bunun sinyalleri gözlemlenmiştir.Akbabaların saldırıları devam edecektir. Ancak bunlarla çok uğraşmayacağız. Hizmet ettikleri baskı ve sömürü düzeni köhnedi, ömürleri doldu. “Yeni Türkiye” hayalleri bataklığa saplandı. Yarının Türkiyesi’ni kuracak olan halkımız bunu Cumhuriyet Devrimi ilkelerine yaslanarak yapacaktır. Bu ülkede özgürlük ve eşitlik adına yapılacak olan her şey Cumhuriyet’le gelmeye devam edecek. İçimiz rahat, kendimize güvenimiz tam ve umutla gülümsüyoruz.Akbabalar korkuyor, bizler gülümsüyoruz. Onlar 12 yılda yüz yıllık köhnedi, bizlerse yarınız. Baş aşağı kavramları yeniden ayakları üzerine oturtacağız. Cumhuriyet, yeniden özgür yurttaşların eseri olacaktır. Mustafa Kemal’in askerleri bu ülkenin özgürlük savaşçılarıdır.
Şu günlerde bir grup liberal-ikinci cumhuriyetçi yazarın “Atatürk İlkeleri ve İnkilap Tarihi” dersinin kaldırılması için başlattığı imza kampanyasına tanıklık ediyoruz. İmza kampanyasının talebine ilişkin argümanlar yine aynı: milliyetçi, Kemalist resmi tarih anlayışını sonlandırma ve yerine çoğulcu, özgürlükçü, tarafsız bir tarih eğitimi koymak.” “İdeolojisiz anayasa istiyoruz” yalanlarıyla aynı zihniyetin ürünü olan bu sözlerin tek niyeti tarafsızlık maskesiyle kendi ideolojisini aşılamaktır: bireycilik, etnikçilik, küreselleşmecilik. Devrimin kolektif ruhunu yansıtan “Andımız”a saldırılar da yine aynı ideolojik savaşın yansımasıydı.AKP’nin cumhuriyeti yıkma programının düşünsel temelleri Türk milleti kavramının ve Kemalist Devrimin tartışmaya açılmasıyla etnik-dinsel aidiyetlerin düzenin meşru siyaset alanı haline gelmesine dayanıyordu. Devrimin halk düşmanı hilafetçi-saltanatçı gericilere, İngiliz işbirlikçilerine, Cumhuriyeti reddeden şeyhlere ve ortaçağ kurumlarına uyguladığı şiddet demokrasi ve barış adına lanetlenecekti. Öte yandan Şeyh Sait, Seyit Rıza gibi ortaçağ figürleri mazlum demokrasi şehitleri ilan edilecekti.Orta Doğu etnik-mezhepsel boğazlaşmalarla kan gölüne dönerken Türkiye’deki Amerikancı koro AKP’nin Türk Milleti’ni yıkım programının düşünsel arka planını inşa etmeye devam ediyordu. Hedef dinsel ve etnik siyasetin “Orta Doğu standartları”na eriştirilmesiydi.Liberal aydınlar on iki yıldır Tayyip Erdoğan’ın akbabalığını yapıyor. Öncelikle hedefe oturtulan kurum ya da değerin etrafında turlayan akbabalar kamuoyu önünde itibarsızlaştırma operasyonunu yürütüyor. Saldırı esnasında ve sonrasında can cekişen kurumlara son saldırıyı yapıyorlar. Akabinde yerine yeni düzenin değer ve kurumlarını inşa etmeye soyunuyorlar.Ancak kurabilecekleri bir gelecek yok. Tayyip Erdoğan, tüm zorbalarda olduğu gibi, en güçlü gözüktüğü dönemde inişe geçmiştir. AKP Türkiyesi artık tıkanmışlığın Türkiyesidir. Uzun vadede sürdürülemeyecek ödeme açıkları, Irak ve Suriye’den yansıyan bölgesel kriz ve PKK’yla yürütülen süreç tıkanmışlığın resmidir. Rant ekonomisi kitlelerin bilincinde artık ölen inşaat işçilerimiz, Soma katliamı demektir. Hepsi geniş kitlelerin öfkesini biriktirmektedir. Haziran’da ayaklanan Türk Milleti önümüzdeki dönemde sendeleyen Tayyip Erdoğan’a akbabalarıyla birlikte son vuruşu da gerçekleştirecektir. Sendeleyen AKP’ye karşı isyan dinamiğini kurucu bir güce dönüştürecek tek birikimse Cumhuriyet Devrimi birikimidir. Çünkü geleceğimizde kamuculuk, bağımsızlık, laiklik ve kardeşlik vardır. Anti-Cumhuriyetin yegane uygulayıcısı AKP sendelediğinde ne Y-CHP liberalizminin ne “Türkiyelileşen HDP” sendromunun etkisi kalır. Akbabaların konumlarıysa tarihsel olarak kaybetmeye mahkumdur. AKP neoliberal muhalefeti, neoliberal muhalefet AKP’yi besler. AKP’yi süpüren halk hareketi neoliberal muhalefeti de süpürecektir. Türk Bayraklarıyla kuşanmış Haziran Ayaklanması’nda bunun sinyalleri gözlemlenmiştir.Akbabaların saldırıları devam edecektir. Ancak bunlarla çok uğraşmayacağız. Hizmet ettikleri baskı ve sömürü düzeni köhnedi, ömürleri doldu. “Yeni Türkiye” hayalleri bataklığa saplandı. Yarının Türkiyesi’ni kuracak olan halkımız bunu Cumhuriyet Devrimi ilkelerine yaslanarak yapacaktır. Bu ülkede özgürlük ve eşitlik adına yapılacak olan her şey Cumhuriyet’le gelmeye devam edecek. İçimiz rahat, kendimize güvenimiz tam ve umutla gülümsüyoruz.Akbabalar korkuyor, bizler gülümsüyoruz. Onlar 12 yılda yüz yıllık köhnedi, bizlerse yarınız. Baş aşağı kavramları yeniden ayakları üzerine oturtacağız. Cumhuriyet, yeniden özgür yurttaşların eseri olacaktır. Mustafa Kemal’in askerleri bu ülkenin özgürlük savaşçılarıdır.





