76 yılın ardından…

76 yılın ardından…

İnsanlığın yüzbinlerce yıllık fikir birikimini, onları üreten “ölümlülerden” ayırıp “ölümsüzleştiren” şeylerden en önemlisi kuşkusuz o “fikirlerin” insanlığa sunduğu katkılar ve insanlıkta bulduğu karşılıktır. Bu karşılığın ölçütünü belirleyen, fikirleri ve onları üreten isimleri, insanlık nezdinde “ölümsüzleştiren” de budur : İlerlemeden, aydınlanmadan yana olabilmek…

İşte bu yüzden, emperyalistlerce işgal edilmiş, zincire vurulmuş Anadolu topraklarında özgürlükten, bağımsızlıktan yana savaş veren halkımızın önderi, Başkomutan’ı ve öğretmeni Mustafa Kemal’i fikirleriyle günümüze taşıyan ve onu hâlâ önderimiz kılan esas sebep, hayatının ve fikirlerinin devrimden, insanlıktan yana oluşudur.

BUGÜNDEN BAKILDIĞINDA ATATÜRK

Biz üniversite gençliği olarak, ölümünden 76 sene sonra bugün Mustafa Kemal’e bakarken, “onu tanımanın onu görmek demek olmadığının” bilincindeyiz, ve bu yüzden “devrimlerinin sahibi, ve bekçisiyiz”. 

Ancak bilincinde olduğumuz bir durum daha var; sistemin bugün istediği, devrimci önder Mustafa Kemal’i unutturmak, onu halkımızın gözündeki yerinden alıp “anma’lara” , “hatıralara” hapsetmek ve Mustafa Kemal nezdinde halkımızın emperyalizme karşı kazandığı zaferin ve devrimimizin içini boşaltmaktır. Ülkemizin yeniden emperyalizmin tahakkümüne girmesi, kardeşin kardeşe kırdırılması, ülkemizin Amerikan bayrağının gölgesinde bölünmesi, işçilerimizin katledilmesi, kapitalizmin yoz kültürünün gençliğe daha fazla enjekte edilmesi, mehmetçiğin arkadan kalleşçe şehit edilmesi, bir yandan halkımız açlıkla, yoksullukla ve işsizlikle ‘terbiye’ edilmeye çalışılırken “devletin başında” bulunan gayrimeşru iktidarın, padişahlık heveslilerinin kendilerine kaçak saraylar dikmeleri, kısacası toplam olarak halkımızın sömürüye ve savaşa mahkûm edilmesi ve bütün bunlardan hesap sorulamaması için, “padişaha asi olan”, tüm rütbelerini söküp Anadolu’da devrim ateşini yakan, halkımıza ve ezilen uluslara umut ışığı olmuş bir Mustafa Kemal yerine, halktan kopuk, anlamını yitirmiş bir Mustafa Kemal’e ve Kurtuluş Savaşı ideolojisine ihtiyacı vardır sömürenlerin… Bu gerçekler ışığında bugünden geriye baktığımızda, devrimleri savunma ve ilerletme kararlılığımız her zamankinden daha fazladır! 

Ve ilan ediyoruz, ölümünden 76 sene sonra, okullardaki portrelerinden, veya “taş heykellerinden” dahi bu denli korkan ve bu yüzden saldıran gericiler ve bölücülerin korkacakları daha nice “76 seneleri” var! Bizler Atatürk gençliği olarak buradayız!

Bu yüzden,

10 Kasım günü aramızdan ayrılan Mustafa Kemal ve emperyalizme karşı verilen Kurtuluş Savaşımızın ideolojisi, “tarihi bir olay” ya da bir hatıra oluşuyla değil, onu her ne koşulda olursa olsun savunacak ve ileriye taşıyacak olan bizlerle ölümsüzleşmiştir ve bu bilinçle 10 Kasım bizler için yas değil, mücadele günü haline gelmiştir.

Erkin Öncan

TGB İstanbul Üniversitesi İl Başkan Yardımcısı

tgb.gen.tr

İnsanlığın yüzbinlerce yıllık fikir birikimini, onları üreten “ölümlülerden” ayırıp “ölümsüzleştiren” şeylerden en önemlisi kuşkusuz o “fikirlerin” insanlığa sunduğu katkılar ve insanlıkta bulduğu karşılıktır. Bu karşılığın ölçütünü belirleyen, fikirleri ve onları üreten isimleri, insanlık nezdinde “ölümsüzleştiren” de budur : İlerlemeden, aydınlanmadan yana olabilmek…

İşte bu yüzden, emperyalistlerce işgal edilmiş, zincire vurulmuş Anadolu topraklarında özgürlükten, bağımsızlıktan yana savaş veren halkımızın önderi, Başkomutan’ı ve öğretmeni Mustafa Kemal’i fikirleriyle günümüze taşıyan ve onu hâlâ önderimiz kılan esas sebep, hayatının ve fikirlerinin devrimden, insanlıktan yana oluşudur.

BUGÜNDEN BAKILDIĞINDA ATATÜRK

Biz üniversite gençliği olarak, ölümünden 76 sene sonra bugün Mustafa Kemal’e bakarken, “onu tanımanın onu görmek demek olmadığının” bilincindeyiz, ve bu yüzden “devrimlerinin sahibi, ve bekçisiyiz”. 

Ancak bilincinde olduğumuz bir durum daha var; sistemin bugün istediği, devrimci önder Mustafa Kemal’i unutturmak, onu halkımızın gözündeki yerinden alıp “anma’lara” , “hatıralara” hapsetmek ve Mustafa Kemal nezdinde halkımızın emperyalizme karşı kazandığı zaferin ve devrimimizin içini boşaltmaktır. Ülkemizin yeniden emperyalizmin tahakkümüne girmesi, kardeşin kardeşe kırdırılması, ülkemizin Amerikan bayrağının gölgesinde bölünmesi, işçilerimizin katledilmesi, kapitalizmin yoz kültürünün gençliğe daha fazla enjekte edilmesi, mehmetçiğin arkadan kalleşçe şehit edilmesi, bir yandan halkımız açlıkla, yoksullukla ve işsizlikle ‘terbiye’ edilmeye çalışılırken “devletin başında” bulunan gayrimeşru iktidarın, padişahlık heveslilerinin kendilerine kaçak saraylar dikmeleri, kısacası toplam olarak halkımızın sömürüye ve savaşa mahkûm edilmesi ve bütün bunlardan hesap sorulamaması için, “padişaha asi olan”, tüm rütbelerini söküp Anadolu’da devrim ateşini yakan, halkımıza ve ezilen uluslara umut ışığı olmuş bir Mustafa Kemal yerine, halktan kopuk, anlamını yitirmiş bir Mustafa Kemal’e ve Kurtuluş Savaşı ideolojisine ihtiyacı vardır sömürenlerin… Bu gerçekler ışığında bugünden geriye baktığımızda, devrimleri savunma ve ilerletme kararlılığımız her zamankinden daha fazladır! 

Ve ilan ediyoruz, ölümünden 76 sene sonra, okullardaki portrelerinden, veya “taş heykellerinden” dahi bu denli korkan ve bu yüzden saldıran gericiler ve bölücülerin korkacakları daha nice “76 seneleri” var! Bizler Atatürk gençliği olarak buradayız!

Bu yüzden,

10 Kasım günü aramızdan ayrılan Mustafa Kemal ve emperyalizme karşı verilen Kurtuluş Savaşımızın ideolojisi, “tarihi bir olay” ya da bir hatıra oluşuyla değil, onu her ne koşulda olursa olsun savunacak ve ileriye taşıyacak olan bizlerle ölümsüzleşmiştir ve bu bilinçle 10 Kasım bizler için yas değil, mücadele günü haline gelmiştir.

Erkin Öncan

TGB İstanbul Üniversitesi İl Başkan Yardımcısı

tgb.gen.tr

Paylaş: