Aydınlık gazetesi, MHP Genel Başkan Yardımcısı ve Denizli Milletvekilli Emin Haluk Ayhan’ın verdiği bir röportajda başkanlık sistemini zehir zemberek sözlerle eleştirdiğini ortaya çıkardı. 2015 ve 2016’da başkanlık tartışmaları tekrar Türkiye’nin gündemine gelince çeşitli partilerden siyasetçilerle röportajlar yapan üniversite öğrencileri Sinan Ergün ve K. Göktürk Çalışkan, bu röportajları topladıkları “Yeni Anayasa ve Başkanlık Siztemi” adlı kitap 2016’da yayınlandı. MHP Genel Başkan Yardımcısı Ayhan’ın kitapta yer alan röportajındaki ifadeler dikkat çekici.
Ayhan’ın dile getirdiği görüşler, Anayasa önerisini AKP ile anlaşarak Meclis’e getiren Bahçeli yönetiminin tartışma ve oylama sürecinde savunduğu fikirlerle taban tabana zıt. Röportajın daha ilk cümlesinde MHP’nin son seçim bildirgesini hatırlatan ve parlementer sitemi savunduklarını belirten Ayhan, “Başkanlık Sistemi’nin hayata geçmesi uygun değildir. Başkanın yargı mensuplarını atamasını kabul eden bir sistem düşündüğümüzde, yasama, yürütme ve yargı erklerinin hem fonksiyonel hem organik açıdan birbirinden ayrılması gerekirken, şimdi AKP tarafından istenilen sistemde hepsinin tek elde toplanmasıdır. Memleketin güneydoğusunda kamu güvenliği temin edilmiş değil. Siz sistem değişiminden bahsediyorsunuz. Bunu Başbakanımız açıkça söyledi, ‘Birinci önceliğimiz bu değil’ dedi. Başkan neredeyse tüm yönetimi kendisi belirliyor. Bakanları, başsavcıyı, Anayasa Mahkemesi Başkanını, Emniyet Genel Müdürünü ve kuvvet komutanlarını atama yetkisi bulunuyor. Meclis’e yasa tasarısı sunabiliyor. Meclis’in geçirdiği yasaları, hatta bütçeyi veto yetkisi bulunuyor. Üstelik partili başkanın başkan seçildikten sonra kendi partisinin Meclis için aday göstereceği isimleri belirleme yetkisi bulunuyor. Sadece vekilleri değil, kendisinden sonra başkan olacak adayı da belirleme hakkı bulunuyor.” ifadelerini kullanıyor.
Başkanlık sistemine karşı MHP içerisinden, özellikle de Genel Başkan Yardımcısından gelen bu tür eleştiriler MHP’deki çatlakları daha da gün yüzüne çıkarmış oluyor. Ülkü Ocaklarından başkanlığa karşı sert tepkiler gelmesi, birçok ilçe teşkilatının ya hayır oyu vereceğini açıklaması ya da istifa etmelerinin ardından partinin genel merkezinden bu denli eleştirilerin gelmesi MHP tabanının gerçek tavrını ortaya koyuyor. Bu da gösteriyor ki Türk Milleti, kendini bölecek girişimlere izin vermeyecek, başkanlık heveslilerine gereken cevabı referandumda verecektir.
Teröre karşı birliğe evet, başkanlığa hayır!
tgb.gen.tr
Aydınlık gazetesi, MHP Genel Başkan Yardımcısı ve Denizli Milletvekilli Emin Haluk Ayhan’ın verdiği bir röportajda başkanlık sistemini zehir zemberek sözlerle eleştirdiğini ortaya çıkardı. 2015 ve 2016’da başkanlık tartışmaları tekrar Türkiye’nin gündemine gelince çeşitli partilerden siyasetçilerle röportajlar yapan üniversite öğrencileri Sinan Ergün ve K. Göktürk Çalışkan, bu röportajları topladıkları “Yeni Anayasa ve Başkanlık Siztemi” adlı kitap 2016’da yayınlandı. MHP Genel Başkan Yardımcısı Ayhan’ın kitapta yer alan röportajındaki ifadeler dikkat çekici.
Ayhan’ın dile getirdiği görüşler, Anayasa önerisini AKP ile anlaşarak Meclis’e getiren Bahçeli yönetiminin tartışma ve oylama sürecinde savunduğu fikirlerle taban tabana zıt. Röportajın daha ilk cümlesinde MHP’nin son seçim bildirgesini hatırlatan ve parlementer sitemi savunduklarını belirten Ayhan, “Başkanlık Sistemi’nin hayata geçmesi uygun değildir. Başkanın yargı mensuplarını atamasını kabul eden bir sistem düşündüğümüzde, yasama, yürütme ve yargı erklerinin hem fonksiyonel hem organik açıdan birbirinden ayrılması gerekirken, şimdi AKP tarafından istenilen sistemde hepsinin tek elde toplanmasıdır. Memleketin güneydoğusunda kamu güvenliği temin edilmiş değil. Siz sistem değişiminden bahsediyorsunuz. Bunu Başbakanımız açıkça söyledi, ‘Birinci önceliğimiz bu değil’ dedi. Başkan neredeyse tüm yönetimi kendisi belirliyor. Bakanları, başsavcıyı, Anayasa Mahkemesi Başkanını, Emniyet Genel Müdürünü ve kuvvet komutanlarını atama yetkisi bulunuyor. Meclis’e yasa tasarısı sunabiliyor. Meclis’in geçirdiği yasaları, hatta bütçeyi veto yetkisi bulunuyor. Üstelik partili başkanın başkan seçildikten sonra kendi partisinin Meclis için aday göstereceği isimleri belirleme yetkisi bulunuyor. Sadece vekilleri değil, kendisinden sonra başkan olacak adayı da belirleme hakkı bulunuyor.” ifadelerini kullanıyor.
Başkanlık sistemine karşı MHP içerisinden, özellikle de Genel Başkan Yardımcısından gelen bu tür eleştiriler MHP’deki çatlakları daha da gün yüzüne çıkarmış oluyor. Ülkü Ocaklarından başkanlığa karşı sert tepkiler gelmesi, birçok ilçe teşkilatının ya hayır oyu vereceğini açıklaması ya da istifa etmelerinin ardından partinin genel merkezinden bu denli eleştirilerin gelmesi MHP tabanının gerçek tavrını ortaya koyuyor. Bu da gösteriyor ki Türk Milleti, kendini bölecek girişimlere izin vermeyecek, başkanlık heveslilerine gereken cevabı referandumda verecektir.
Teröre karşı birliğe evet, başkanlığa hayır!
tgb.gen.tr







