Atatürk'le Savaşan Türkiye'yle Savaşır

Atatürk’ü “bu zihniyetler” şeklinde tanımlayan Mustafa Demirkan'lara şunu söylemek gerekiyor: “Atatürk bir zihniyet değil, bir kurtuluş parolasıdır!”

Atatürk'le Savaşan Türkiye'yle Savaşır
Duygu Karabulut
Duygu Karabulut
YAZAR

Geçtiğimiz günlerde Ayasofya Camisi’nde düzenlenen etkinlikte açılışı yapan imam Mustafa Demirkan’ın Atatürk’e yönelik “Öyle bir zaman geldi ki bir asır gibi bir zaman içinde ezan ve namaz yasaklandı ve müze haline çevrildi. Bunlardan daha zalim ve kafir kim olabilir? Yarabbi bir daha bu zihniyetin bu milletin başına gelmesini mukadder buyurma!” sözleriyle yeni bir fitnenin altına imza attı.

 

Türk milletinin hiçbir kesiminde kabul görmeyecek bu ifadeleri anlamak için Türkiye’nin içine girdiği sürece ve Atlantik merkezli kışkırtmalara bakmak gerekir. Türkiye’nin PKK ve FETÖ ile mücadelesine ket vurmak isteyenler bugün çeşitli provakasyonlarla Türkiye’yi bölmek istiyorlar. Emekli bir imamın Ayasofya imamı olarak medyaya yansıtılması da Türkiye’yi bölme operasyonunun bir parçasıdır. Bu sözlerin ardından Atatürk üzerinden Türk milletinin birliğine fitne sokmak isteniyor. Hedef tahtasına Atatürk oturtularak Türkiye’yi bölme planlarında rol alınıyor fakat milletimiz Türkiye’ye karşı yürütülen operasyona alet olmayacaktır.

 

Tam Bağımsızlığın Rotası

 

Atatürk, 100 yıl önce olduğu gibi bugün de savaş hattında. Emperyalizme karşı tam bağımsız Türkiye cephesinde ve en önde. Türkiye, bugün emperyalizme karşı İkinci İstiklal Savaşını veriyor.  Doğu Akdeniz’den Karadeniz’e, Suriye’nin kuzeyinden Balkanlara kadar dört taraftan emperyalizmin kuşatmasına karşı mücadele ediyor. Bugün bu mücadeleyi devletçe ve milletçe veriyor. Türk askeri, donanması kahramanca savaşıyor.  Türk milleti, cephe gerisini fedakarlıkla, vatanseverlikle, birlikle örüyor. İçinden geçtiğimiz İkinci İstiklal Savaşı, Türk milletinin mayasını daha da sağlamlaştırıyor.

 

Atatürk 100 yıl önce olduğu gibi bugün de “tam bağımsız Türkiye” mücadelesinin en önünde, milletimizi birleştiren bir harç olarak yaşıyor.

Atatürk, Mehmetçiğin 2015’ten beri kahramanca destanlar yazdığı terörle mücadelesinde yaşıyor.

Atatürk, Mavi Vatanımız için mücadele veren donanmamızda yaşıyor.

Atatürk, can kardeşimiz Azerbaycan’ın Karabağ zaferinde yaşıyor.

Atatürk, Akdeniz’de kardeş vatanımız KKTC’de yaşıyor.

Atatürk, İsrail’e karşı bağımsızlık savaşı veren Filistin’de; emperyalizmin ve siyonizmin zulmüne karşı mazlum milletlerin mücadelesinde yaşıyor.

Atatürk, teröre bayrak açan Diyarbakır annelerinin cesaretinde yaşıyor.

Atatürk, vatanı için canını siper etmiş kahraman savcımız Mehmet Selim Kiraz’la, canımız, öğretmenimiz Aybüke Yalçın’la, daha 15 yaşında koca yürekli kardeşimiz Eren Bülbül’le, Fethi Sekin’le, Songül Yakut’la ve daha nice kahramanla yaşıyor. Onlara bakın Atatürk’ü görürsünüz!

 

Bugün Atatürk’ü hedef almak; Türkiye’nin terörle mücadelesini, Mavi Vatan mücadelesini, KKTC’yi, Karabağ zaferini, Filistin’in mücadelesini, Diyarbakır annelerinin mücadelesini ve tüm şehitlerimizi hedef almaktır.

 

Bugün Atatürk’ü hedef almak; Türkiye’nin emperyalizmle mücadelesini hedef almaktır. Emperyalistlerce dört taraftan kuşatılan Türkiye’nin Rusya, Libya, Çin, İran ile ittifakını hedef almaktır.

 

Bugün Atatürk’ü hedef almak; Fırat Kalkanı, Barış Pınarı, Zeytin Dalı harekatlarını hedef almaktır. Kısacası Mehmetçiğin zaferlerini hedef almaktır.

 

Kurtuluşun Parolası

Birinci Dünya Savaşı’ndan sonra işgal altına alınan bir İstanbul görüyoruz. Padişahın İngilizler tarafından yönetildiği, sokaklarında işgalci askerlerin gezdiği bir İstanbul görüyoruz. Ayasofya’da açılışı yapan imam Demirkan’ın dediği gibi “bu zihniyetler” İstanbul’u ve Türkiye’yi işgalden kurtarmıştır. Bugün yurdun dört bir yanında ezanlar okunuyorsa, namazlar kılınıyorsa, milletimiz kimseye muhtaç olmadan kendi topraklarında özgürce yaşayabiliyorsa tüm bunlar “bu zihniyetlerin” önderliğinde verilen mücadele sayesinde olmuştur. Fakat Atatürk’ü “bu zihniyetler” şeklinde tanımlayanlara şunu söylemek gerekiyor: “Atatürk bir zihniyet değil, bir kurtuluş parolasıdır!”

 

Atatürk ve silah arkadaşları, emperyalistlerin kuklası olan bir imparatorluktan bağımsız bir ülke ve özgür bir millet yaratmıştır. Bu sebepten Atatürk milletimizin bütün kesimlerince sahiplenilmektedir. Ve bugün sadece Türk milleti için değil bütün mazlum milletlerce benimsenmiş, örnek alınmıştır.  

 

Atatürk üzerinden ülkeyi bölmek isteyen, fitne yaratmak isteyenlere karşı Türk milleti kurtuluşun parolası olan Atatürk’e sarılıyor. Bugün Atatürk’e sarılmak onun rozetlerine, heykellerine, çelenklerine sarılmak değil emperyalizme karşı mücadele eden Türkiye’nin vatan mücadelesine sarılmaktır. Atatürkçülüğün en önemli karakteri antiemperyalist olmaktır. Vatansever olmaktır.

 

Hem Seyit Rıza’yı Anıp Hem Atatürk’ü Savunamazsınız

Bugün HDP ile ittifak yapıp Şeyh Sait ile yan yana gelirseniz Atatürk’e değil bölücülüğe sarılırsınız. Bugün “Dersim” deyip Seyit Rıza ile yan yana gelirseniz Atatürk’e değil gericiliğe sarılırsınız.  Bugün Atatürk’ü diktatör, soykırımcı ilan edenlerle yan yana gelip Atatürk’ü savunamazsınız.  Geçmişte Atatürk’ün mücadele ettiği kuvvetler ile yan yana durarak Atatürk’ü savunamazsınız. Bugün ABD’nin Türkiye’yi bölme planlarına alet olursanız, HDP’yi kurtarmaya çalışırsanız Atatürk’ü savunamazsınız. Bugün Atatürk’ü Mehmetçiğin namlusunda, donanmanın zırhında, mazlum milletlerin bağımsızlık mücadelesinde, KKTC’nin bağımsızlığında, Türkiye’nin birlik mücadelesinde savunursunuz. Bugün Atatürk’ü Türkiye mevziisinde savunursunuz

 

Türkiye’ye Hangi Mevziden Bakıyoruz?

Türk gençliği bugün Türkiye’ye Atatürk mevziisinden bakıyor. Ve Atatürk’ü çelenklerde, mesajlarda, rozetlerde değil Türkiye’nin vatan mücadelesinde görüyor. Atatürk’ü tarihte değil bugün de görüyor.

 

Türkiye bugün Atatürk Çağı’na girmiştir.

Bugün vatan savaşını Atatürk ile veriyor.

Ergenekon, Balyoz kumpaslarını Atatürk ile çökertiyor.

FETÖ ve PKK’nın kökünü Atatürk ile kazıyor.

İçinde bulunduğu zorlukları Atatürk mevziisinde çözüyor.

Emperyalist kuşatmayı Atatürk ile yarıyor.

İç cephede birliği Atatürk ile sağlıyor.  

 

Atatürk bugün İkinci İstiklal Savaşı mücadelesinde sınanıyor. İmam Demirkan’ın Atatürk’ü hedef tahtasına oturtmasından bu mücadelede Türk milleti ile aynı mevziide olmadığını görüyoruz. Bugün emekli imam Demirkıran mevziisinden İkinci İstiklal Savaşına düşman olduğunu göstermiştir. Atatürk üzerinden Türkiye’yi bölmeye çalışanlar büyük hata ve ihanet içindeler. Türkiye’nin 2014 yılından beri kararlı vatan savaşına bu açıklamalar ile fitne sokmaya çalışanlar, başarısız olacaktır. Çünkü Türkiye Atatürk Çağına girmiştir ve bu çağda devrimci çözümlere ilerlemektedir.

Tarih:
Diğer Haberler