Ülkü Ocakları Başkanlık İçin Ne Demişti?

Ülkü Ocakları Başkanlık İçin Ne Demişti?

Fiilen Başkanlık Sistemini getirecek olan anayasa taslağı mecliste görüşülmeye başladı. Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) lideri Devlet Bahçeli tasarıya mecliste de referandumda da “Evet” diyeceğini açıklamıştı. Bahçeli’nin bu demecinin ardından MHP Genel Başkan Yardımcısı, Ülkü Ocakları Eski Genel Başkanı Atilla Kaya Genel Başkan Yardımcılığı görevinden istifa etmişti. MHP’li vekillerin tasarının madde oylamalarında hangi tavrı göstereceği merakla beklenirken Ülkü Ocaklarının da taslağa karşı olduğu biliniyor. 11 Ağustos 2016 tarihinde Ülkü Ocakları Eski Genel Sekreteri Derviş Koç imzasıyla Ülkü Ocakları resmi internet sitesinde yayınlanan yazıda Başkanlık Sistemi ile ilgili şu ifadeler yer alıyor:

CİDDİ REJİM KRİZİ DOĞAR

“Bu sistemde yasamanın da yürütmenin de üstünde bulunacak ‘tarafsız bir devlet başkanı’ imajı mevcut değildir. Bu durum, siyasi sistemin kamplaşmalar ve kutuplaşmalar üzerine kurulduğu ülkelerde ciddi rejim krizlerine yol açacaktır. Açmaz/çözümsüzlük veya felç olarak adlandırılan böyle kilitlenme durumlarının aşılması için Latin Amerika ülkelerinde geliştirilen yöntemler ‘başkancı’ rejimlerin oluşmasına sebep olmuş, sistemin özü ve demokratik kültür iyiden iyiye tahribata uğramıştır. Daha da kötüsü, başkanlık sisteminin söz konusu kriz potansiyeli ve ara bulucu eksikliği, bahsedilen ülkelerde ordunun ara buluculuk rolündeki bir siyasi aktör olarak devreye girmesine, dolayısıyla askeri müdahalelerin gelişimine zemin hazırlamış ve çoğu zaman demokratik hayatın tamamıyla son bulmasına sebep olmuştur.”

 

YÖNETİM KEYFİ OLACAK

“Başkanlık seçimlerinde galip gelen aday, geniş yürütme yetkilerini tek başına ve diğer seçime dek aralıksız bir biçimde kullanacaktır. Bu yüzden başkanlık sisteminde demokratik hayat, bir tür ‘kazanan her şeyi alır’ oyununa dönüşmektedir. Seçimin galibi açısından ‘her şeyin alındığı’ bu sistem, mağlubu bakımından ise ‘her şeyin kaybedildiği’ tam bir hezimet niteliğine bürünmektedir. Bütün icra kuvvetinin tek bir kişide toplanmasının, bu kişinin seçim süresi boyunca her türlü hesap vermekten uzak tutulmasının, yönetiminin şahsi, keyfi ve otoriter bir görüm almasına sebep olacaktır. Muhalefetin siyasal sistemden tamamen dışlanarak yürütmeyi etkileyebilme imkanından yoksun kılınması, rejiminin demokratik karakterini iyice zedeleyecektir. Bu da kimi muhalif görüşlerin hukuk ve siyaset dışı yollardan gündeme getirilmesini teşvik edecektir.”

TOPLUMSAL ÇATIŞMA RİSKİNİ ARTIRIR

“Parlamenter rejim, muhalefete sağladığı siyasi atmosfer sayesinde toplumsal fay hatlarını teskin etmektedir. Halbuki başkanlık sistemi, ‘ya hep ya hiç oyunu’ nu öngörmesi sebebiyle bir muhalefet boşluğuna sebep olmakta ve toplumsal çatışma riskini artırmaktadır.” ORDU SİYASET İLİŞKİLERİ “Başkanlık sisteminin uzlaşma kültürü zayıf bir siyasi partiler sistemi üzerinde yaratabileceği hükümet krizleri ve bahsedilen muhalefet boşluğu, Türk siyasi hayatının şöyle veya böyle her zaman içinde bulunmuş olan ordunun siyasette daha fazla müdahil olmasına adeta davetiye çıkarmaktadır. Kriz ihtimali başkanlık sistemine göre çok daha az olan parlamenter sistemde dahi birçok rejim bunalımı yaşanmış ve bu bunalımlar neticesinde ortaya çıkan otorite boşluğu ordunun siyasete müdahalesine zemin hazırlamıştır.”

PADİŞAHLIK HEVESİ UĞRUNA...

“Türkiye’nin siyasi koşulları ve başkanlık sisteminin muhtemel avantaj ve dezavantajları ışığında sağlıklı bir değerlendirme yapıldığında, başkanlık sisteminin Türkiye’de uygulanmasının son derece isabetsiz ve riskli bir tercih olacağı ortadadır. Hâlihazırda sahip olduğumuz sistemin kimi aksaklık ve tıkanıklıkları olduğu doğrudur. Ancak bunun çözümü, mevcut problemleri kat kat fazlalaştıracak başkanlık sistemi gibi yanlış bir tercihte bulunmaktan değil, parlamenter sistemin sınırları içerisinde kalınarak bazı iyileştirmeler yapılmasından geçmektedir. Bir gün gelip de iktidara sahip olanların ‘padişahlık’ veya ‘tek adamlık’ hevesleri uğruna bir milletin geleceği heba edilmemelidir.”

Aydınlık Gazetesi

Fiilen Başkanlık Sistemini getirecek olan anayasa taslağı mecliste görüşülmeye başladı. Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) lideri Devlet Bahçeli tasarıya mecliste de referandumda da “Evet” diyeceğini açıklamıştı. Bahçeli’nin bu demecinin ardından MHP Genel Başkan Yardımcısı, Ülkü Ocakları Eski Genel Başkanı Atilla Kaya Genel Başkan Yardımcılığı görevinden istifa etmişti. MHP’li vekillerin tasarının madde oylamalarında hangi tavrı göstereceği merakla beklenirken Ülkü Ocaklarının da taslağa karşı olduğu biliniyor. 11 Ağustos 2016 tarihinde Ülkü Ocakları Eski Genel Sekreteri Derviş Koç imzasıyla Ülkü Ocakları resmi internet sitesinde yayınlanan yazıda Başkanlık Sistemi ile ilgili şu ifadeler yer alıyor:

CİDDİ REJİM KRİZİ DOĞAR

“Bu sistemde yasamanın da yürütmenin de üstünde bulunacak ‘tarafsız bir devlet başkanı’ imajı mevcut değildir. Bu durum, siyasi sistemin kamplaşmalar ve kutuplaşmalar üzerine kurulduğu ülkelerde ciddi rejim krizlerine yol açacaktır. Açmaz/çözümsüzlük veya felç olarak adlandırılan böyle kilitlenme durumlarının aşılması için Latin Amerika ülkelerinde geliştirilen yöntemler ‘başkancı’ rejimlerin oluşmasına sebep olmuş, sistemin özü ve demokratik kültür iyiden iyiye tahribata uğramıştır. Daha da kötüsü, başkanlık sisteminin söz konusu kriz potansiyeli ve ara bulucu eksikliği, bahsedilen ülkelerde ordunun ara buluculuk rolündeki bir siyasi aktör olarak devreye girmesine, dolayısıyla askeri müdahalelerin gelişimine zemin hazırlamış ve çoğu zaman demokratik hayatın tamamıyla son bulmasına sebep olmuştur.”

 

YÖNETİM KEYFİ OLACAK

“Başkanlık seçimlerinde galip gelen aday, geniş yürütme yetkilerini tek başına ve diğer seçime dek aralıksız bir biçimde kullanacaktır. Bu yüzden başkanlık sisteminde demokratik hayat, bir tür ‘kazanan her şeyi alır’ oyununa dönüşmektedir. Seçimin galibi açısından ‘her şeyin alındığı’ bu sistem, mağlubu bakımından ise ‘her şeyin kaybedildiği’ tam bir hezimet niteliğine bürünmektedir. Bütün icra kuvvetinin tek bir kişide toplanmasının, bu kişinin seçim süresi boyunca her türlü hesap vermekten uzak tutulmasının, yönetiminin şahsi, keyfi ve otoriter bir görüm almasına sebep olacaktır. Muhalefetin siyasal sistemden tamamen dışlanarak yürütmeyi etkileyebilme imkanından yoksun kılınması, rejiminin demokratik karakterini iyice zedeleyecektir. Bu da kimi muhalif görüşlerin hukuk ve siyaset dışı yollardan gündeme getirilmesini teşvik edecektir.”

TOPLUMSAL ÇATIŞMA RİSKİNİ ARTIRIR

“Parlamenter rejim, muhalefete sağladığı siyasi atmosfer sayesinde toplumsal fay hatlarını teskin etmektedir. Halbuki başkanlık sistemi, ‘ya hep ya hiç oyunu’ nu öngörmesi sebebiyle bir muhalefet boşluğuna sebep olmakta ve toplumsal çatışma riskini artırmaktadır.” ORDU SİYASET İLİŞKİLERİ “Başkanlık sisteminin uzlaşma kültürü zayıf bir siyasi partiler sistemi üzerinde yaratabileceği hükümet krizleri ve bahsedilen muhalefet boşluğu, Türk siyasi hayatının şöyle veya böyle her zaman içinde bulunmuş olan ordunun siyasette daha fazla müdahil olmasına adeta davetiye çıkarmaktadır. Kriz ihtimali başkanlık sistemine göre çok daha az olan parlamenter sistemde dahi birçok rejim bunalımı yaşanmış ve bu bunalımlar neticesinde ortaya çıkan otorite boşluğu ordunun siyasete müdahalesine zemin hazırlamıştır.”

PADİŞAHLIK HEVESİ UĞRUNA...

“Türkiye’nin siyasi koşulları ve başkanlık sisteminin muhtemel avantaj ve dezavantajları ışığında sağlıklı bir değerlendirme yapıldığında, başkanlık sisteminin Türkiye’de uygulanmasının son derece isabetsiz ve riskli bir tercih olacağı ortadadır. Hâlihazırda sahip olduğumuz sistemin kimi aksaklık ve tıkanıklıkları olduğu doğrudur. Ancak bunun çözümü, mevcut problemleri kat kat fazlalaştıracak başkanlık sistemi gibi yanlış bir tercihte bulunmaktan değil, parlamenter sistemin sınırları içerisinde kalınarak bazı iyileştirmeler yapılmasından geçmektedir. Bir gün gelip de iktidara sahip olanların ‘padişahlık’ veya ‘tek adamlık’ hevesleri uğruna bir milletin geleceği heba edilmemelidir.”

Aydınlık Gazetesi

Paylaş: