İran ve Karabağ

Bugün İran karşıtlığı, Amerikan çıkarlarına hizmet etmek, Türkiye’nin ittifak birikimini hedef almak ve ABD-İsrail birlikteliğini gizlemektir.

İran ve Karabağ
Halil Yiğit Gök
Halil Yiğit Gök

Azerbaycan’ın Ermenistan işgali altındaki topraklarını kurtarmak için başlattığı operasyon sonrası birçok ülke hakkında spekülatif haberler yayınlanmaya başladı.

Bu ülkelerin başında hiç şüphesiz İran gelmektedir. İran’ın Dağlık Karabağ bölgesinde Ermenilere yardım ettiği yalanı kulaktan dolma bilgiler ile yayıldı. Ancak durum sanılanın aksiydi. İranlı devlet adamlarının yapmış olduğu açıklamalar hiçe sayılarak İran karşıtlığı adeta alevlendirildi. Bu iddiaları yöneltenler İran’ın yönetim sisteminden dahi habersizdi.

İran’ın yönetimi Velayet-i Fakih

İran yönetiminin temelini oluşturan erk velayet-i fakih makamıdır. İran anayasasının beşinci maddesinde düzenlenen kurum İran’ın politikalarını doğrudan etkilemektedir.

İran İslam devrimden önce 1970 yılında Ayetullah Humeyni tarafından sürgün yıllarını geçirdiği Necef’te sistematikleştirilmiştir. Velayet-i Fakih makamına Cumhurbaşkanlığı, Savunma bakanlığı dahil olmak üzere her türlü kurum bağlıdır. İran’ın politikalarını doğrudan etkiler. Gelin bu bilginin eşliğinde Velayet-i Fakih yöneticilerinin Dağlık Karabağ ile ilgili söylediklerine bakalım.

İran’ın Dağlık Karabağ ile ilgili açıklamaları

Öncellikle başlamamız gereken isim Eski Cumhurbaşkanı yardımcısı, Güney Azerbaycan bölgesi Tebriz Milletvekili Seyyid Muhammed Rıza Mirtacettini’dir. Yaptığı açıklama İran’ın Dağlık Karabağ ile ilgili politikalarının özeti niteliğindedir. Mirtacettini yaptığı röportajında ‘İran, Azerbaycan ile dost, dostluktan da öte kardeştir. İran ile Azerbaycan arasında fitne yaratmaya çalışmaktadırlar. Bu fitnenin kazananı ABD ve Siyonistler olur. Azerbaycan'ı yalnızlaştırmayı amaçlıyorlar’ diyerek kesin bir dille konuşmuştur.

Aynı zaman aralığında Ayetullah Hamaney’in temsilcileri Karabağ manifestosu yayınlayarak, Azerbaycan’ın Karabağ konusunda ki açıklamalarını dile getirmiştir. Yayınlanan manifestonun ilgili kısmı şu şekildedir.

Karabağ'ın Azerbaycan'a ait olduğu hususunda, işgal altında olduğunda ve bu toprakların Ehlibeyt yurdu Azerbaycan'a geri dönmesinin gerekliliğine hiçbir şüphe yoktur. Azerbaycan devletinin bu toprakları geriye alması tamamen yasal ve şeri hakkıdır. Bu girişimiyle BM güvenlik konseyinin aldığı dört kararnameyi icra etmektedir. 

Biz, Kuran ayetleri, Ehlibeyt imamlarının uygulamalarının tutumu ve İslam İnkılabının felsefesi gereği kendimizi mazlum halkı savunmayı ve desteklemeyi bir görev biliyoruz.

Azerbaycan milleti şunu çok iyi bilmektedir ki, İslami İran Azerbaycan'ın zor günlerinde, özellikle Karabağ işgalinin başlarında diğer tüm ülkelere nazaran en büyük desteği vermiş ve tüm uluslararası arenada Azerbaycan’ın toprak bütünlüğünü savunmuş, İran Dışişleri Bakanlığı da son gelişmelere binaen yaptığı açıklamada Azerbaycan'ın toprak bütünlüğüne vurgu yapmıştır. Eğer Karabağ'ın ilk işgal günlerinde İran İslam Cumhuriyeti'nde yardımları olmasaydı işgal Bakü'ye kadar uzanırdı. Hali hazırda Azerbaycan'ın Nahcivan ile tek kara bağlantısı İran İslam Cumhuriyeti toprakları üzerindedir. İran bu yolu Azerbaycan'a tahsis etmiştir. 

Ama ne yazık ki son günlerde iki dost ülkenin iyi ilişkilerini çekemeyen düşmanlar, yalan ve iftiralar ile ortalığı karıştırmakta, İran İslam Cumhuriyeti'ne iftira atmaktadır. Bu noktada düşmanın psikolojik savaşının büyüklüğünü ve kapasitesini görerek onlara bahaneler vermemeliyiz.

Son dönemdeki zaferleri tebrik ediyor ve değerli Azerbaycan milletinin şehitlerine Allah'tan rahmet diliyoruz. Temennimiz bu zulmün bir an önce sona ermesi ve hakkın hak sahibine verilmesi ve daha fazla kanın dökülmemesidir.

Manifesto’yu yayınlayan isimler İran İslam Devrimi Lideri Ayetullah Seyyid Ali Hamaney'in temsilcileri Erdebil Cuma İmamı Seyyid Hasan Amuli, Zencan Cuma İmamı Seyyid Ali Hatemi, Tebriz Cuma İmamı Seyyid Muhammed Âl-i Haşim, Urmiye Cuma İmamı Seyyid Mehdi Kureyşi’dir. Bahsedilen isimler İran’ın yönetimini doğrudan etkilemektedir.

Velayet-i Fakih makamı dışında İranlı devlet adamlarının açıklamalarına bakarsak aynı durum söz konusudur.                                                                       

İran Meclis Başkan Yardımcısı Hüseyin Emir Abdullahiyan, "BM kararları Azerbaycan'ın Karabağ üzerindeki hakimiyetini vurguluyor. Toprak bütünlüğüne saygı, savaşın acilen durması ve siyasi müzakere temel çözümdür" demiştir.  

Bununla birlikte İran Cumhurbaşkanlığı Ofisi Başkanı Mahmud Vaizi ile Azerbaycan Başbakan Yardımcısı Şahin Mustafayev’in telefon görüşmesinde verdiği mesajlar açıktır.

Vaizi "İran'ın Azerbaycan ile ilgili konumu her zaman açık ve şeffaf olmuştur. Toprak bütünlüğünü her zaman tanıdık saygı gösterdik. İşgalin sona erdirilmesinin bölgede istikrarı sağlayacağına inanıyoruz" demiştir.

Aynı konuşma süresi içerisinde Vaizi İran’ın Ermenistan’a karşı askeri sevkiyat yaptığı iddialarını da yalanlamıştır. "Bu söylentiler tamamen asılsızdır ve İran ve Azerbaycan arasındaki iyi ilişkileri bozmayı hedeflemektedir" diyerek silah sevkiyatı yalanını çürütmüştür.

İran Ermenistan’a silah sevkiyatı yapıyor iddiaları

Silah sevkiyatı iddiaları başta sosyal medya olmak üzere birçok yayın organında dile getirildi. Ancak dile getirilen iddialar gerçeğe aykırıydı. Başta Culfa bölgesine giden mühimmat tırlarının çekilmesi yalan olduğu gerçeğini açıklıyordu. Çünkü Culfa’nın Dağlık Karabağ bölgesine sınırı yoktu. Culfa Azerbaycan Nahçıvan sınırında bulunan bir İran kentiydi.

Gazeteci Yakup Aslan Aydınlık gazetesinde yapmış olduğu haberde görüntülerde servis edilen yalanı ortaya çıkardı. “KAMAZ” tipi kamyonların Rusya ve Ermenistan arasında dört ay önce gerçekleştirilen satış anlaşması ve İran’ın her iki ülke ile de taşımacılık anlaşması bulunmasından kaynaklı olarak Hazar Deniz’inden İran’ın Enzeli Limanı'na, buradan da karayolu ile Nurduz Gümrüğü'ne geçecekti.

Ancak İran araçların geçişini durdurdu. Araçların büyük çoğunluğu Enzeli limanında depoda tutulurken, geri kalanları ise Nurduz gümrüğünde bekletilmektedir. Yani İran esasında Ermenistan’a giden tırları durdurmuştur.

Özetlemek gerekirse İran karşıtlığı yaratmak günümüzün getirdiği çok kutuplu siyasetin emperyalist sonuçlarından birisidir. İran karşıtlığı Amerikan çıkarlarına hizmet etmek, Türkiye’nin ittifak birikimini hedef almak ve Dağlık Karabağ meselesi özelinde Amerikan- İsrail gerçekliğini gizlemek amacı taşımaktadır. Peki toplu duruma bakıldığında İran karşıtlığı neden yapılmaktadır? Onları inceleyelim.

İran Karşıtlığının nedenleri?

İran geçirdiği 1979 İslam Devrimi ve Irak savaşlarının ardından Ortadoğu’da antiemperyalist bir kimliğe bürünmüştür. Bugün gelinen noktada Amerika Birleşik Devletleri tarafından generalleri öldürülen bir ülkedir. Dolayısıyla İran emperyalizmin hedef aldığı ülkelerin başında gelmektedir.

Ancak emperyalizmin aygıtları yalnızca silah üzerinden ilerlememektedir. Medya, ekonomi, spekülasyon faaliyetleri emperyalizmin aygıtlarının başında gelmektedir. İran ve Türkiye medyasında bu kuvvetlere destek olacak yayınlar mevcuttur. İki komşu ülke arasına serilebilecek olan karşıtlık tohumları genellikle yayıncılık üzerinden yapılmaktadır. Türkiye – İran ilişkileri de bu yayınlardan nasibini almaktadır.

Azerbaycan’ın gözünden İran

Azerbaycan cephenin en önünde vatan savunması yapan bir ülke olarak İran ile görüşmektedir. Bu gerçeklik göz önünde bulundurularak İlham Aliyev’in İran hakkındaki açıklamaları göz önüne alınmalıdır.

İkili görüşmede İran ve Azerbaycan’ın tarihsel bütünlüğüne dikkat çekmiştir. İlham Aliyev yaptığı açıklama ile İran’ın tutumundan memnuniyetini dile getirmiştir. "İran ve Azerbaycan halkı ile hükümetlerinin daima iyi ilişkileri olmuştur. İranlı yetkililer, son tartışmayla ilgili çok açık ve net bir duruş ortaya koymuşlardır" diyen İlham Aliyev görüşmenin devamında Hasan Ruhani’ye teşekkür etmiştir.

Konuşmasının devamında "İran resmi makamlarının yapıcı tutumu, toprak bütünlüğüne yaptıkları vurgu ve Karabağ anlaşmazlığının çözümü için ortaya koydukları çaba nedeniyle teşekkür ediyorum" diyen Azerbaycan Cumhurbaşkanı İlham Aliyev sahada bir lider olarak düşmanı saptamıştır. Düşman Azerbaycan açısından İran değildir ve olmamıştır.

Savaşan kuvvetimiz Azerbaycan’ın gözünden İran’ın durduğu yer ortadadır. Tartışmalara en net cevap olacak açıklama İlham Aliyev’den gelmiştir.

Cepheler Değişebilir Düşman Aynı

Gelinen noktada Libya, Karadeniz, Doğu Akdeniz, Suriye ve Irağın Kuzeyi, Hürmüz boğazına kadar uzanan savaş alanlarında cephe ve düşman tektir. Karşımızdaki kuvvetler ABD, İsrail ve onun uydusu olan kuvvetlerdir.

Bu kuvvetlerin karşısında ise Türkiye, Rusya ve İran’ın başını çektiği Astana modeli vardır. Uzakdoğu’dan Çin ve Türki Cumhuriyetlerde Astana ittifakını desteklemektedir, aynı cephededir.

Hal böyle iken İran’ın Ermenistan’a destek vermesi söz konusu olmayacaktır. Çünkü Ermenistan başbakanı Nikol Paşinyan, Amerikan destekli Soros darbesi ile başa geçmiştir. Hem İran hem Rusya Ermenistan’ın kimliğini tanımaktadır.

Bununla birlikte İran’ın Ermenistan’ı desteklemesi kendi ülkesinin toprak bütünlüğünü de tehlikeye attığını gösterir. Güney İran bölgesinde Amerikan ve İsrail destekli bölücü kuvvetler bulunmaktadır. Bu kuvvetler Rusya, Türkiye, İran’ın başını çektiği Batı Asya ittifakının zayıflamasını beklemektedir. İran ittifakı zayıflatacak ilk hamlesi ile ayrılıkçılıkla karşı karşıya kalacaktır. İran toprak bütünlüğünün korunmasının yolunun Avrasya’dan geçtiğini bilmektedir.

Günümüz de Türkiye ve İran ilişkileri

Türkiye ve İran 1639 Kasr-ı Şirin anlaşmasından bu yana sınırları değişmemiş iki komşu ülkedir. Ancak tarihsel birliktelikten ziyade iki ülke de günümüzde emperyalizmin saldırıları altındadır. Bölünme tehditleri Türkiye ve İran’ın birleşmesi için yeterlidir. İki ülke de emperyalizmin masasında yeni haritalar ile karşı karşıyadır. Çözüm en geniş ittifakları kurarak birlikte mücadele etmektir. Türkiye ve İran Astana ile başlayan süreçte bunu tüm dünyaya göstermiştir.

Astana birlikteliği kimleri rahatsız ediyor?

Emperyalist kuvvetler bir bölgeyi hedefine oturttuğu zaman en geniş ittifakları oluşturma ihtiyacını hisseder ve oluşturur. ABD ve İsrail başta olmak üzere bütün ülkeler istila edecekleri topraklara en geniş ittifak birikimiyle müdahale eder. Yapılan müdahale esnasında mezhep kavgaları, tarihsel ayrılıklar, körüklenir, saldırılan bölgenin direnç kuvvetleri yıpratılır. Bu sayede emperyalizm hedef aldıkları ülkeye rahatlıkla girer.

2017 yılında gerçekleştirilen Astana konferansı emperyalizmin hedeflerinde bulunan ülkelerin amasız fakatsız bir araya gelmesidir. Bir araya gelen ülkeler Türkiye, İran ve Rusya tehdit saptamasını Amerika ve İsrail merkezli olarak yapmıştır. Yani Atlantik cephesine karşı çarpışan Batı Asya cephesi birlikteliği oluşturulmuştur. Suriye barış süreci konferansı olan Astana süreci esasen oluşmakta olan yeni Avrasya medeniyetinin mihenk taşı olmuştur.

Astana birlikteliği ile ülkemiz terör operasyonlarını farklı bir boyuta taşımıştır. PKK ve FETÖ gibi Atlantik merkezli iç örgütlere içerde dışarıda aman vermemiştir. İran güney sınırının birliğini, Rusya ise Amerika’nın hem Karadeniz hem de Suriye’de kurmak istediği oyunlara engel olmuştur.

Astana birlikteliği olgulardan anlaşılacağı üzere Amerika ve İsrail’in başını çektiği emperyalist kuvvetlerin korkulu rüyası haline gelmiştir. Rusya, Türkiye ve İran’ın bir arada olduğu bölgelerin, savaş alanlarının hiçbirinde emperyalizm kazanamamıştır.

İran da bu saptamayı yapmaktadır. Nitekim Tahran Üniversitesi öğretim görevlisi Hadi Burhani "Karabağ konusunda İsrail ne Azerbaycan’ı ne Ermenistan'ı düşünüyor. İsrail bulanık sudan nasıl balık tutulacağının peşinde. Bence İsrail'in bu krizdeki bir hedefi, İran-Türkiye ilişkilerinde gerilim yaratmaktır" demiştir. Karabağ özelinde söylenen bu politika genel Batı Asya ittifakı stratejisinin özetidir.

Rusya ve Türkiye Açısından

Rusya ve ülkemiz açısından ise tarihi fırsatlar kapıdadır. Hem Türk akımı projesi hem de KKTC’yi tanımak imkanları Türkiye açısından doğmuştur. Bununla birlikte Rusya Kırım ve Kafkaslar meselesinde kesin çözüme yakındır. İran’ın bu şartlar altında Astana ortaklarına aykırı faaliyet yürütmesi başta kendi zararınadır.

Dağlık Karabağ Çin’in İpek Yolu Projesinin geçiş güzergahıdır. Bu kuşatma çok yönlü olarak Çin’i de etkilemektedir. İran ekonomik zorluklar arasında Çin ile ilişkilerini kesecek herhangi bir faaliyete destek veremez. Çünkü İpek Yolu Projesi Rusya, Türkiye ve Avrupa ülkelerinin olduğu kadar İran’ın da ekonomik hayatını canlandıracaktır.

Azerbaycan’ın işgal altındaki toprakları bizim de vatanımızdır. Dağlık Karabağ’ı savunmak İzmir’i savunmaktır. Biz vatanımızı emperyalistlere karşı savunurken ABD Ermenistan Fransa gibi kuvvetler ile savaşıyoruz. Ve emperyalizmin ülkemizi kuşatmaya çalışan alanlarını yarıp geçiyoruz. Azerbaycan ve Türkiye Batı Asya ittifak birikimini devreye sokarak Azerbaycan’ın toprak birliğinin sağlanabileceğinin farkında. Nitekim İlham Aliyev’in Soros uşağı çıkışı, Ankara Azerbaycan Büyükelçisi’nin İran bizim dostumuz açıklamaları kimlerle ittifak kurulabileceğinin kanıtıdır.

Sonuç

Azerbaycan ve Türkiye Dağlık Karabağ meselesinde vatan savunmasındadır. Vatan savunulurken düşmana karşı gelen kuvvetler ile ittifak kurmak kaçınılmazdır. Zorunluluklar Dağlık Karabağ meselesinde Batı Asya ittifakını yeniden bir araya getirecektir. Çözüm ön Asya’dadır.

Bizler de ayımız yıldızımız toprağımız göğümüz bir kardeşimiz Azerbaycan’ın canımızla kanımızla yanındayız!

Halil Yiğit Gök

TGB Dokuz Eylül Üniversitesi Birim Örgütü Yöneticisi

KAYNAKÇA

1- https://www.ulusal.com.tr/dunya/iran-islam-devrimi-lideri-hamaney-in-temsilcilerinden-karabag-manifestosu-h269583.html

2- https://www.aa.com.tr/tr/azerbaycan-cephe-hatti/iran-meclis-baskan-yardimcisi-bm-kararlari-azerbaycanin-karabag-uzerindeki-hakimiyetini-vurguluyor/1993814

3- https://www.aa.com.tr/tr/azerbaycan-cephe-hatti/iran-cumhurbaskanligi-ofisi-baskani-ermenistan-isgalinin-sona-erdirilmesinin-bolgede-istikrari-saglayacagina-inaniyoruz/1990636

4- https://www.ulusal.com.tr/dunya/azerbaycan-cumhurbaskani-aliyev-den-iran-a-tesekkur-h269940.html

5- https://www.aydinlik.com.tr/haber/aydinlik-iran-sinirindaki-o-kamyonlari-goruntuledi-sevkiyat-durduruldu-219794-1

6- https://aydinlik.com.tr/haber/tahran-universitesi-ogretim-gorevlisi-hadi-burhan-israil-karabag-tansiyonunda-iran-ile-turkiye-nin-arasini-acmak-istiyor-219932

tgb.gen.tr

Tarih:
Diğer Haberler