Her çağda insanların ortak aidiyetlerinin tanımı var. Burjuva devrimleriyle feodalizmin tasfiye edilmesi ve cumhuriyetin tarih sahnesine çıkmasıyla birlikte cumhuriyete bağlı insanlar kendilerini millet olarak tanımladılar. Millet tanımı cumhuriyet yurttaşlığının ortak aidiyetini oluşturdu.
Bu tanımlama, bizim tarihimiz açısından da geçerlidir. Osmanlı’da padişahın kulu ve halifenin ümmeti olan Türkiye halkı, Cumhuriyet Devrimi’yle birlikte millet oldu. Etnik ve mezhepsel tanımlamalar çöpe atıldı. Türk milleti tanımında bütün Türkiye halkı eşitlendi.
Türkiye “Atlantik Sitemi”ne bağlandıktan sonra adım adım cumhuriyetini kaybetti. Kemalist Devrim baltalandı. Cumhuriyetini kaybeden Türkiye, millet bilincini de yitirdi. Etnik ve mezhepsel ayrışmalara geri döndü. Cumhuriyete taarruz eden emperyalizm milletin bütün “ortaklıklarına” da taarruz etti. Çünkü Cumhuriyet Devrimi bir açıdan millet devrimiydi.
Millet olarak “Atlantik Sistemi”ne bağlanmanın faturasını ağır ödedik. Millette eşitlenme aşamasından etnik ve mezhepsel tanımlarda ayrışma aşamasına geldik. Bu süreç Türkiye solunu da esir aldı. “Özgürlük” diye diye akıl tutulması yarattı.
Aziz Sancar, BBC’nin etnikçi sorusuna verdiği yanıtla hem Avrupa’ya hem de bizim “ahmaklara” ciddi bir ders verdi. Hala bunu anlamayanlar var… Oysa her şey açık… Sancar millet olmak ne demek, bir kez daha hatırlattı. Sancar’ın, “Mardin’de de doğduysam, Cizre’de de doğduysam, ben Türk’üm” tanımı esaslı bir millet tanımıdır. Bu tanımda hiçbir ırkçı ifade yoktur. Aksine en büyük kardeşlik ve eşitlik tanımı yapılmıştır. Bu tanımı anlamadan ne siyaset yapmak mümkündür ne devrimcilik yapmak…
Sancar’ın tanımında
1, Ortak vatan: Türkiye,
2, Ortak dil: Türkçe,
3, Ortak Kader: Cumhuriyet,
4, Ortak aidiyet: Millet devrimi vardır.
Sancar’ın verdiği en büyük Nobel dersi şudur: cumhuriyet yurttaşlığından Aziz Sancar çıkmıştır, cumhuriyet yıkıcılığından Orhan Pamuk! Öyleyse sorulması gereken soru şudur: Türkiye gelecekte Aziz Sancarlar mı yaratacak yoksa Orhan Pamuklar mı?
Bu soru herkesin önünde durmaktadır. Herkes geleceğini bu soruya verdiği yanıtla çizecek.
Cemil GÖZEL
Her çağda insanların ortak aidiyetlerinin tanımı var. Burjuva devrimleriyle feodalizmin tasfiye edilmesi ve cumhuriyetin tarih sahnesine çıkmasıyla birlikte cumhuriyete bağlı insanlar kendilerini millet olarak tanımladılar. Millet tanımı cumhuriyet yurttaşlığının ortak aidiyetini oluşturdu.
Bu tanımlama, bizim tarihimiz açısından da geçerlidir. Osmanlı’da padişahın kulu ve halifenin ümmeti olan Türkiye halkı, Cumhuriyet Devrimi’yle birlikte millet oldu. Etnik ve mezhepsel tanımlamalar çöpe atıldı. Türk milleti tanımında bütün Türkiye halkı eşitlendi.
Türkiye “Atlantik Sitemi”ne bağlandıktan sonra adım adım cumhuriyetini kaybetti. Kemalist Devrim baltalandı. Cumhuriyetini kaybeden Türkiye, millet bilincini de yitirdi. Etnik ve mezhepsel ayrışmalara geri döndü. Cumhuriyete taarruz eden emperyalizm milletin bütün “ortaklıklarına” da taarruz etti. Çünkü Cumhuriyet Devrimi bir açıdan millet devrimiydi.
Millet olarak “Atlantik Sistemi”ne bağlanmanın faturasını ağır ödedik. Millette eşitlenme aşamasından etnik ve mezhepsel tanımlarda ayrışma aşamasına geldik. Bu süreç Türkiye solunu da esir aldı. “Özgürlük” diye diye akıl tutulması yarattı.
Aziz Sancar, BBC’nin etnikçi sorusuna verdiği yanıtla hem Avrupa’ya hem de bizim “ahmaklara” ciddi bir ders verdi. Hala bunu anlamayanlar var… Oysa her şey açık… Sancar millet olmak ne demek, bir kez daha hatırlattı. Sancar’ın, “Mardin’de de doğduysam, Cizre’de de doğduysam, ben Türk’üm” tanımı esaslı bir millet tanımıdır. Bu tanımda hiçbir ırkçı ifade yoktur. Aksine en büyük kardeşlik ve eşitlik tanımı yapılmıştır. Bu tanımı anlamadan ne siyaset yapmak mümkündür ne devrimcilik yapmak…
Sancar’ın tanımında
1, Ortak vatan: Türkiye,
2, Ortak dil: Türkçe,
3, Ortak Kader: Cumhuriyet,
4, Ortak aidiyet: Millet devrimi vardır.
Sancar’ın verdiği en büyük Nobel dersi şudur: cumhuriyet yurttaşlığından Aziz Sancar çıkmıştır, cumhuriyet yıkıcılığından Orhan Pamuk! Öyleyse sorulması gereken soru şudur: Türkiye gelecekte Aziz Sancarlar mı yaratacak yoksa Orhan Pamuklar mı?
Bu soru herkesin önünde durmaktadır. Herkes geleceğini bu soruya verdiği yanıtla çizecek.
Cemil GÖZEL





