Türkiye Barolar Birliği Başkanı Av. Metin Feyzioğlu Çorum Barosu’nun 64’üncü kuruluş yıldönümü nedeniyle katıldığı kutlama programında “birlik” mesajı verdi.
Metin Feyzioğlu meslektaşlarına yaptığı konuşmada Türkiye’nin zor bir dönemden geçtiğini, devleti yıkmak isteyenlere karşı tek vücut olunması gerektiğini ve bu düzlemde avukatların çok büyük sorumlulukları olduğunu vurguladı. Feyzioğlu aynı zamanda , PKK hakkında tek bir söz söylemeyerek sadece Türkiye Cumhuriyeti’ne yönelik suçlamalarda bulunanlara da sert tepki gösterdi.
Feyzioğlu’nun konuşması şu şekilde:
“Zor bir dönemden geçiyoruz. Kararlılıkla şunu söylemek zorundayız. Devlet yıkılırsa hepimiz altında kalırız. Şuanda devleti yıkmak isteyen herkese, her şeye rağmen yek vücut olmak zorundayız. Bu noktada kanlı terör örgütü PKK’ya bir cümle dahi aleyhte konuşmadan, sürekli ama sürekli Türkiye Cumhuriyeti’ne söz söyleyenlerin, müzakere döneminin işgal altındaki İstanbul’unun sözde aydınlarının kalıntıları olarak nitelendiriyorum.
Biz adalet mülkün temelidir diyen ve bunu iliklerimize kadar yaşayan avukatlar olarak devleti ayakta tutmanın mülke sağlam bir temel kazandırmanın vazgeçilmez şartının hukukun üstünlüğü olduğunu biliriz. O halde Türkiye’nin ve mesleğimizin en önemli sorunu hukukun üstünlüğünün sağlanmasıdır. Hukuk, üstünün hukuku değil; herkesin sığındığı, herkese saygı duyduğu ve eşit uygulandığı hukuk olmak zorundadır. Hâkimin, ‘Hangi taraftan, neci, nereye yakın’ diye sorgulandığı bir ülkede biliniz ki avukat da ‘hangi kökten’ diye sorgulanmaya başlar. Böyle bir durumda mesleğimizi icra etmemiz imkânsız hale gelir. Bizim yerimizi, iş takipçileri alır.”
Türkiye Barolar Birliği Başkanı Av. Metin Feyzioğlu Çorum Barosu’nun 64’üncü kuruluş yıldönümü nedeniyle katıldığı kutlama programında “birlik” mesajı verdi.
Metin Feyzioğlu meslektaşlarına yaptığı konuşmada Türkiye’nin zor bir dönemden geçtiğini, devleti yıkmak isteyenlere karşı tek vücut olunması gerektiğini ve bu düzlemde avukatların çok büyük sorumlulukları olduğunu vurguladı. Feyzioğlu aynı zamanda , PKK hakkında tek bir söz söylemeyerek sadece Türkiye Cumhuriyeti’ne yönelik suçlamalarda bulunanlara da sert tepki gösterdi.
Feyzioğlu’nun konuşması şu şekilde:
“Zor bir dönemden geçiyoruz. Kararlılıkla şunu söylemek zorundayız. Devlet yıkılırsa hepimiz altında kalırız. Şuanda devleti yıkmak isteyen herkese, her şeye rağmen yek vücut olmak zorundayız. Bu noktada kanlı terör örgütü PKK’ya bir cümle dahi aleyhte konuşmadan, sürekli ama sürekli Türkiye Cumhuriyeti’ne söz söyleyenlerin, müzakere döneminin işgal altındaki İstanbul’unun sözde aydınlarının kalıntıları olarak nitelendiriyorum.
Biz adalet mülkün temelidir diyen ve bunu iliklerimize kadar yaşayan avukatlar olarak devleti ayakta tutmanın mülke sağlam bir temel kazandırmanın vazgeçilmez şartının hukukun üstünlüğü olduğunu biliriz. O halde Türkiye’nin ve mesleğimizin en önemli sorunu hukukun üstünlüğünün sağlanmasıdır. Hukuk, üstünün hukuku değil; herkesin sığındığı, herkese saygı duyduğu ve eşit uygulandığı hukuk olmak zorundadır. Hâkimin, ‘Hangi taraftan, neci, nereye yakın’ diye sorgulandığı bir ülkede biliniz ki avukat da ‘hangi kökten’ diye sorgulanmaya başlar. Böyle bir durumda mesleğimizi icra etmemiz imkânsız hale gelir. Bizim yerimizi, iş takipçileri alır.”







