“Washington Portakalı” Antalya’da

“Washington Portakalı” Antalya’da

Akdeniz Bölgesinin özelikle de Antalya ilimizin narenciye cenneti olduğunu hepimiz iyi biliriz. Portakal mandalina greyfurt… Kış mevsiminin vazgeçilmez meyveleri. Çok güzel tatları da vardır. Sadece kendimiz değil çevremizdeki diğer ülkeleri de bu tattan mahrum bırakmıyoruz ve ülkelere önemli miktarda ihracat yapıyoruz. Bunlardan portakalı ve tadını hepimiz biliyoruz. Mesela bizim Antalya Finike ovasında yetişen Finike portakalının tadı tescillidir. ABD California Üniversitesi bir araştırma üzerine en lezzetli portakalın Finike ovasında yetiştiğini söylemişti yıllar önce. Ama adı pek tescilli değil. Çünkü çoğumuz  esamesinih bile bilmeyiz Finike portakalının.  Bende bu yazıyı hazırlarken öğrendim. Ama hepimiz Washington portakalını iyi biliyoruz mesela. Şuan mevsim kış manav reyonlarında yerini almıştır. Kabukları parlak ve diğer portakallara nazaran büyükçe durur o reyonlarda. Hatta bazı manavlarımız Vaşinton  portakalı diye yazar etiketine yerli görünsün diye. Ama ne kadar uğraşsak da yerlileştiremeyiz onu.Washington portakalı aslında ülkemize 1950’liler ile yani NATO’ya üyeliğimizle beraber ithal edilmeye başlanmıştır. Washington’da yetişmemesine rağmen ismi bu şekilde akıllarda kalıcılaşmıştır. Washington portakalı belki de çabuk soyulduğu için ya da büyük olduğu için bize Washington’u yani ABD’yi sevdirmişti o dönemlerde. Nitekim Amerikancı Adnan Menderes iktidarı bu portakalı en çok seven iktidardı.Geç olmadan belirtelim bizim Washington portakalı ile ilgili bir sorunumuz yoktur. Ama eğer Washington portakalı Antalya’ya Gelip Finike portakalımızın yerini gasp ediyorsa, üretimine engel oluyorsa  diyecek bir çift sözümüz vardır elbette. Nitekim de öyle.15-16 Kasım tarihlerinde Antalya ilimiz düzenlenecek olan G20 Zirvesine ev sahipliği yapacak. Dünyanın en önemli 20 ekonomisinin buluşacağı zirvede konu terör ve mülteci sorununun olacağı basın tarafından bildirliyor. Fakat basına yansıyan haberlere baktığımızda bu toplantının konusu ve gündeminden çok Barack Obama’nın güvenliği konuşuluyor. Zırhlı villalar da mı yoksa özel korunaklı gemide mi kalacağı daha tam netleşmedi. Netleşen tek şey o tarihlerde Antalya Belek’e giriş ve çıkışların kısmen kapatılacağı, G20’yi protesto edecekler için spor salonunun gözaltı merkezi olarak kullanılacağı. Fazladan 500 kişilik bir gözaltı merkezinin daha yedekte tutulacağı.Konu Terör ve Mülteci Sorunu  Ortadoğu’da terörü ihraç eden kim ABD, Ülkemizde PKK’yi stratejik ortağı ilan eden kim ABD, Terör örgütlerine silah ve gıda yardımı sevkiyatı yapan kim ABD. Ortadoğu’da kan ve gözyaşından dolayı ülkesinden kaçıp mülteci durumuna düşen insanlar. Peki Bu kan ve gözyaşının faili kim ABD. Herşey bu kadar net ve berrak. Sorun Emperyalizm ve onun ülkemizdeki işbirlikçileri, stratejik ortakları. İşte tüm bunları göz önüne aldığımızda önlemlerini ve korkularını anlıyoruz. Ama şunu unutmasınlar:Bu topraklarda emperyalizmin hiçbir zaman elini kolunu sallayarak giremeyeceğinin kanıtıdır bu önlemler. Korkacaklar bizden. Korkacaklar 6. filoyu denize dökenlerin torunlarından. Korkacaklar çuvallarımızdan. Çünkü biliyoruz aşımıza göz koyanları,emeğimizi sömürenleri. Biliyoruz Mehmetçiğimize sıkılan kurşunların üstünde Made İn USA yazdığını, biliyoruz Irakta, Suriye’de ölen çocukların katillerini. Biliyoruz Bodrum sularında kıyıya vuran ve hepimizin zihnine kazınan fotoğraftaki çocuğun yani 3 yaşındaki   Aylan Kurdi’nin neden kaçtığını, kimden kaçtığını. Biliyoruz Yemen’de başına isabet eden şarapnel parçasından dolayı hastanedeyken doktorlara ”beni gömmeyin” diyen  6 yaşındaki Ferid Şevki’nin ölümünün sorumlularını. Bu yüzden tüm bunları bildiğimiz için her eylemimizde ‘Kahrolsun Emperyalizm’ diye bağırıyoruz. İnanıyoruz yıkacağımıza bu kokuşmuş düzeni.  Ve inanıyoruz elbet yıllar önce emperyalizme karşı verdiğimiz Çanakkale savaşında nasıl büyük savaş gemilerini alt ettiysek, bugün yine Finike Portakalının Washington portakalını alt edeceğine…Bilal Gürbüztgb.gen.tr

Akdeniz Bölgesinin özelikle de Antalya ilimizin narenciye cenneti olduğunu hepimiz iyi biliriz. Portakal mandalina greyfurt… Kış mevsiminin vazgeçilmez meyveleri. Çok güzel tatları da vardır. Sadece kendimiz değil çevremizdeki diğer ülkeleri de bu tattan mahrum bırakmıyoruz ve ülkelere önemli miktarda ihracat yapıyoruz. Bunlardan portakalı ve tadını hepimiz biliyoruz. Mesela bizim Antalya Finike ovasında yetişen Finike portakalının tadı tescillidir. ABD California Üniversitesi bir araştırma üzerine en lezzetli portakalın Finike ovasında yetiştiğini söylemişti yıllar önce. Ama adı pek tescilli değil. Çünkü çoğumuz  esamesinih bile bilmeyiz Finike portakalının.  Bende bu yazıyı hazırlarken öğrendim. Ama hepimiz Washington portakalını iyi biliyoruz mesela. Şuan mevsim kış manav reyonlarında yerini almıştır. Kabukları parlak ve diğer portakallara nazaran büyükçe durur o reyonlarda. Hatta bazı manavlarımız Vaşinton  portakalı diye yazar etiketine yerli görünsün diye. Ama ne kadar uğraşsak da yerlileştiremeyiz onu.Washington portakalı aslında ülkemize 1950’liler ile yani NATO’ya üyeliğimizle beraber ithal edilmeye başlanmıştır. Washington’da yetişmemesine rağmen ismi bu şekilde akıllarda kalıcılaşmıştır. Washington portakalı belki de çabuk soyulduğu için ya da büyük olduğu için bize Washington’u yani ABD’yi sevdirmişti o dönemlerde. Nitekim Amerikancı Adnan Menderes iktidarı bu portakalı en çok seven iktidardı.Geç olmadan belirtelim bizim Washington portakalı ile ilgili bir sorunumuz yoktur. Ama eğer Washington portakalı Antalya’ya Gelip Finike portakalımızın yerini gasp ediyorsa, üretimine engel oluyorsa  diyecek bir çift sözümüz vardır elbette. Nitekim de öyle.15-16 Kasım tarihlerinde Antalya ilimiz düzenlenecek olan G20 Zirvesine ev sahipliği yapacak. Dünyanın en önemli 20 ekonomisinin buluşacağı zirvede konu terör ve mülteci sorununun olacağı basın tarafından bildirliyor. Fakat basına yansıyan haberlere baktığımızda bu toplantının konusu ve gündeminden çok Barack Obama’nın güvenliği konuşuluyor. Zırhlı villalar da mı yoksa özel korunaklı gemide mi kalacağı daha tam netleşmedi. Netleşen tek şey o tarihlerde Antalya Belek’e giriş ve çıkışların kısmen kapatılacağı, G20’yi protesto edecekler için spor salonunun gözaltı merkezi olarak kullanılacağı. Fazladan 500 kişilik bir gözaltı merkezinin daha yedekte tutulacağı.Konu Terör ve Mülteci Sorunu  Ortadoğu’da terörü ihraç eden kim ABD, Ülkemizde PKK’yi stratejik ortağı ilan eden kim ABD, Terör örgütlerine silah ve gıda yardımı sevkiyatı yapan kim ABD. Ortadoğu’da kan ve gözyaşından dolayı ülkesinden kaçıp mülteci durumuna düşen insanlar. Peki Bu kan ve gözyaşının faili kim ABD. Herşey bu kadar net ve berrak. Sorun Emperyalizm ve onun ülkemizdeki işbirlikçileri, stratejik ortakları. İşte tüm bunları göz önüne aldığımızda önlemlerini ve korkularını anlıyoruz. Ama şunu unutmasınlar:Bu topraklarda emperyalizmin hiçbir zaman elini kolunu sallayarak giremeyeceğinin kanıtıdır bu önlemler. Korkacaklar bizden. Korkacaklar 6. filoyu denize dökenlerin torunlarından. Korkacaklar çuvallarımızdan. Çünkü biliyoruz aşımıza göz koyanları,emeğimizi sömürenleri. Biliyoruz Mehmetçiğimize sıkılan kurşunların üstünde Made İn USA yazdığını, biliyoruz Irakta, Suriye’de ölen çocukların katillerini. Biliyoruz Bodrum sularında kıyıya vuran ve hepimizin zihnine kazınan fotoğraftaki çocuğun yani 3 yaşındaki   Aylan Kurdi’nin neden kaçtığını, kimden kaçtığını. Biliyoruz Yemen’de başına isabet eden şarapnel parçasından dolayı hastanedeyken doktorlara ”beni gömmeyin” diyen  6 yaşındaki Ferid Şevki’nin ölümünün sorumlularını. Bu yüzden tüm bunları bildiğimiz için her eylemimizde ‘Kahrolsun Emperyalizm’ diye bağırıyoruz. İnanıyoruz yıkacağımıza bu kokuşmuş düzeni.  Ve inanıyoruz elbet yıllar önce emperyalizme karşı verdiğimiz Çanakkale savaşında nasıl büyük savaş gemilerini alt ettiysek, bugün yine Finike Portakalının Washington portakalını alt edeceğine…Bilal Gürbüztgb.gen.tr

Paylaş: