Emperyalizmin Batı Asya’daki İş Birlikçisi: Birleşik Arap Emirlikleri

Haseke, Ayn el-Arab, Münbiç, Tel Abyad ve Rasul Ayn kentlerinde PKK/PYD’nin inşa etmek istediği on iki gözlem noktasına BAE sponsor oldu.

Emperyalizmin Batı Asya’daki İş Birlikçisi: Birleşik Arap Emirlikleri
Emre Kaya
Emre Kaya

Türkiye 17-25 Aralık 2013 tarihinden itibaren yeni bir rotaya girdi. Devletin kadrolarından emperyalizmin maşaları olan Fetullahçılar temizlenmeye başlandı. 24 Temmuz 2015 tarihinde ise Amerikan emperyalizminin Batı Asya’daki kara gücü olan PKK’ya karşı silahlı mücadele tekrardan başladı. Türkiye emperyalizmin karşısında Batı Asya – Avrasya rotasında bu tarihlerden itibaren emin adımlarla ilerliyor. Bu ilerlemelerle paralel olarak ülkemiz bölgesel siyasette emperyalizmin aleyhine adımlar attı (Irak ve İran’la izlenen yapıcı politikalar, Libya’da geliştirdiğimiz ilişkiler ve Suriye ile artık ilişkilerin belli bir noktaya gelmesi gibi örnekler verilebilir) fakat artık rahatlıkla çöktüğünü saptığımız, emperyalizm de bunlara karşılık vermeye çabalıyor. Emperyalizm Batı Asya’da karşı ataklar yaparken henüz emperyalist kuvvetlerle bağını kesemeyen ülkeleri birer maşa olarak kullanıyor. Fakat görüyoruz ki Batı Asya ülkeleri birer birer emperyalizmin denetiminden çıkıyorlar. Bölgemizde emperyalizmin tam müttefiki sayılabilecek iki ülke kalmış durumda bunlardan biri Suudi Arabistan diğeri ise son zamanlarda ülkemize karşı fazlaca saldırganlaşan Birleşik Arap Emirlikleri.

Birleşik Arap Emirlikleri’nin Tarihçesi

XVI. yüzyılın başlarından itibaren Basra körfezinde baş gösteren Portekiz tehlikesi karşısında Osmanlı Devleti şu an Birleşik Arap Emirlikleri’nin hâkim olduğu bölge ile ilgilenmeye başlamış, Basra ve Lahsâ’nın alınmasıyla körfezin güney kıyıları da Osmanlı hâkimiyetine girmiştir. Ancak Osmanlı Devleti’nin bölge ile ilgisini azaltması üzerine başta İngilizler olmak üzere diğer Avrupa devletleri Arap kabileleriyle temas kurmaya başladılar ve bazı ticaret ve saldırmazlık antlaşmaları imzaladılar. İngilizlerin bölgeye gelişi, XIX. yüzyılın başlarında Doğu Hindistan Şirketi’nin Basra körfezinde faaliyette bulunmasıyla başlar. Sahil kesiminden kendi gemilerine karşı düzenlenen saldırılar üzerine İngiliz kuvvetleri 1819’da Re’sülhayme’deki limanlara hücum etti. Gemilere saldırılmaması konusunda İngilizlerle sahil şeyhleri arasında 1820’de bir antlaşma imzalandı ve bu tarihten itibaren körfezdeki İngiliz varlığı kuzeye doğru yöneldi. 1892’de İngilizlerin sahil şeyhleriyle yaptığı yeni bir antlaşmayla İngiltere’nin emirlikler üzerindeki nüfuzu daha da arttı; iç işlerinde serbest olan emirlikler dış işleri ve savunmada İngiliz yönetimine bağlı kaldılar. İngiltere bölgede kendini menfaatlerini korumak ve özellikle petrol aramalarını güven altına almak için kendi kumandası altında 1950’de “Uman sahili askerleri” adıyla askerî bir güç oluşturdu. Batı Asya’da ülkeler İngiliz emperyalizmine birer birer ayaklanınca orada doğan bir boşluğun sonucu olarak 30 Mart 1968’de bir antlaşma imzalandı ve Arap Emirlikleri Birliği’nin kurulması ile ilgili karar alındı.1

6 emirliğin birleşmesiyle Birleşik Arap Emirlikleri 2 Aralık 1971’de kuruldu. Başta kabul etmediyse de Re’sülhayme’nin şeyhi 1972’nin şubat ayında konfederasyona katılmaya karar verdi. Böylelikle bugünkü Birleşik Arap Emirlikleri kurulmuş oldu.

BAE’nin Türkiye’ye ve diğer Batı Asya’daki Ülkelerine Saldırıları

Ülkemizin emperyalist Atlantik sisteminden kopmaya başladığı andan itibaren Birleşik Arap Emirlikleri ile ilişkileri hayli gerildi. 2013 öncesi neredeyse aramızdan su sızmazken Türkiye’nin Atlantik sisteminden kopmasıyla BAE dış politikada açıkça Türkiye düşmanlığı yapmaya başladı. Özellikle Astana Süreci’nin başlaması ve Katar’ın Türkiye ile yakın ilişkiler geliştirmesi BAE ile aramızdaki ipleri kopardı. Bu da ilk paragraftaki iddialı tezi kuvvetlendiriyor. Ayrıca düşmanlığının sınırı sadece Türkiye ile sınırlı kalmadı, BAE diğer Batı Asya ülkelerinde Amerikan destekli çeşitli terör örgütlerine de maddi destek sağladı.

BAE’nin Türkiye Düşmanlığı

Yukarıda da bahsettiğimiz BAE’nin Türkiye düşmanlığı tezini kanıtlamak dünyanın en az emek isteyen işlerinin başında gelmektedir. BAE Türkiye’nin aleyhinde savaşan kim varsa ayrım gözetmeksizin onu desteklemiştir. Burada BAE, Amerikan’ın nefesinin tıkandığı yerde PKK ve FETÖ’ye can suyu olma görevini kendi önüne koymuştur. Bu bölümde BAE’nin Türkiye karşıtlığı yalnızca birkaç haberle desteklenecektir.

2017 yılında BAE’nin finanse ettiği Arab Weekly platformu üzerinde kaynak sağlanan Türkçe, İngilizce ve Arapça yayın yapan Ahval isimli internet sitesinin genel yayın yönetmenliği görevine firari FETÖcü Yavuz Baydar getirildi. Baydar sözde Libya kaynaklarına dayanarak sitede Libya’da gizli görevde olduğunu iddia ettiği kişilerin isimlerini ve görevlerini paylaştı. Ardından da onları hedef aldı. Sitenin İngilizce versiyonunun başına da yine FETÖ ile iltisaklı İlhan Tanır getirildi.2

Ekim 2017’de Suudi Arabistan’ın Körfez İşlerinden Sorumlu Devlet Bakanı Samir Sebhan, ABD’nin Koalisyon Özel Temsilcisi Brett McGurk’la beraber Rakka’da PYD/YPG militanlarıyla koordinasyon toplantısı gerçekleştirdi. Burada Birleşik Arap Emirlikleri’nden gelen yetkililer de hazır bulundu. Aralık 2019’da BAE, terör örgütü elebaşlarından biri olan ve Türkiye’nin kırmızı bültenle aradığı Mazlum Kobani kod adlı Ferhat Abdi Şahin’i Abu Dabi’de ağırlanmaktan çekinmedi. Ocak 2018’de Suriye’nin Afrin bölgesini PYD/YPG unsurlarından arındırmaya yönelik başlatılan Zeytin Dalı harekâtına BAE çok sert tepki gösterdi. BAE’nin Dışişlerinden Sorumlu Devlet Bakanı Enver Gargaş Ankara’nın yürüttüğü harekâtın Arap ulusal güvenliğini tehdit ettiğini ileri sürerek, Arap ülkelerini Türkiye karşısında birleşmeye davet etti. Aynı şekilde BAE, Fırat Kalkanı harekâtı başlandığında da Türkiye’yi kınadı. BAE ve Suudi Arabistan’ın etkisindeki Arap Birliği de bir kınama yayınladı.3

Suriye’de BAE’nin PKK – PYD’ye verdiği destek sadece kınamalarla sınırlı değil. Haseke, Ayn el-Arab, Münbiç, Tel Abyad ve Rasul Ayn kentlerinde PYD’nin inşa etmek istediği on iki gözlem noktasına BAE ve Suudi Arabistan sponsor oldu.4 Başta söylediğimiz gibi ABD’nin sermayesinin yetmediği yerlerde Birleşik Arap Emirlikleri ve Suudi Arabistan teröre can simidi olmaktadırlar.

BAE Batı Asya’nın İstikrarını Engelliyor

Birleşik Arap Emirlikleri’nin Batı Asya’da saldırdığı tek devlet biz değiliz. Ülkemize karşı giriştiği PKK yardımlar esasen üniter Suriye’ye de büyük bir düşmanlık gösterdiğinin kanıtı. BAE bütün Suriye’den değil parçalara bölünmüş ve petrol havzalarını ABD’nin ve kendisinin finanse ettiği kuklalarının yönetmesinden yanadır. Bugünlerde sıkça duyduğumuz üzere BAE, yine ABD’ye bağlı olarak yürüttüğü politika gereğince Libya’da da hem Türkiye’ye hem de Libya devletine karşıt bir politika izliyor.

Libya’da özellikle Türkiye’nin de dâhil olmasıyla meşru hükümet istikrarı sağlama rotasına girmiş bulunuyor. Burada Hafter çeşitli dengelerin de değişmesiyle yavaş yavaş yalnızlaşıyor. Yine Suriye örneğinde olduğu gibi burada ABD’nin nefesinin tükendiği yerlerde Birleşik Arap Emirlikleri Hafter’e can simidi olmaya çalışıyor.

Örneğin Belçika’da Fransızca yayın yapan Le Vif gazetesinin haberine göre oldukça zor günler yaşayan Sudan’da faaliyet gösteren "Black Shield" adındaki Birleşik Arap Emirlikleri fonlu şirket petrol bölgelerinde çalışacak güvenlik görevlisi aradığına dair ilanlar yayımlıyor. Burada çalışacak kişilere de dolgun bir maaş teklif ediyor. İşe alınan kişilerin aktardıklarına göre Sudan’daki kişiler BAE’ye götürüldükten sonra pasaportlarına el konulmuş ve Libya’da Giyati bölgesinde yoğun askeri bir eğitime tâbi tutulmuşlardır. Daha sonra bu kişiler Libya’nın Ras Lanuf bölgesine nakledilmiş. Burada ise mağdurlar, zırhlı araçlar ve ağır silahlarla donatılmış kişiler tarafından karşılanmışlardır.5 Yakın zamanlarda çıkan Hafter’in Sudan’dan gelen paralı askerlerinin nereden kaynaklandığının bir kanıtı olarak bu haber BAE’nin Libya’da neler yapmak istediğini de bizlere anlatmaktadır. Libya’da Hafter’i finansal açıdan destekleyen BAE, Hafter’in fabrikaları bombalamasına, sivilleri öldürmesine yahut geri çekildiği yerlerdeki evlere mayın döşemesine ise hiçbir şekilde itiraz etmemektedir.

BAE sadece Türkiye, Suriye ve Libya’ya düşmanca politikalar yürütmüyor, diğer ülkelere karşı da saldırgan tutum alıyor. Örneğin Yemen de BAE’nin emperyalizmin değnekçiliğini yaptığı politikaların hedefi olmuştur. Yemen, BAE’nin şu an en fazla saldırdığı ülke konumundadır. Yemen’de Güney Geçiş Konseyi (BAE destekli) ile meşru Yemen hükümeti arasında bir ateşkes sağlanmış durumdaydı fakat 26 Nisan 2020 tarihinde GGK Aden merkezli özerklik ilan etti. Daha önce güney ve meşru hükümet arasındaki çatışmalarda özellikle Suudi Arabistan etkin rol oynarken yeni durumda politikası emperyalizme can vermek olan BAE, Yemen’de saldırganlaşmaya başlamıştır. Birçok uzman ise BAE’nin amacının Yemen’in güney bölgesini kontrol etmek istediğini ve Aden Körfezi’nin nimetlerinden yararlanmak istediğini saptadı.6 Bu politikası çerçevesinde BAE hiçbir şekilde Yemen’de uzlaşmıyor. Hem Yemen’e hem de yukarıda saydığım diğer ülkelere karşı düşmanca tavrını sürdürüyor.

Sonuç

Yukarıdaki gelişmelerin ışığında saptayabileceğimiz şekilde Birleşik Arap Emirlikleri’nin Batı Asya’da kendine biçtiği rol iki madde ile özetlenebilir: Tükendiği yerde ABD’ye can simidi olmak ve bununla bağlantılı olarak Batı Asya’da küçük emperyalist bir güç olarak belirmek. Ülkeleri parçalamaya çalışması, büyük emperyalist güçlerin finans havuzlarının tıkandığı yerde terör örgütlerine yeni krediler açması ve Atlantik’in etki alanında çıkan ülkelere bölgede karşıt politikalar geliştirmesi bu amaçlarla izah edilebilir. Batı Asya ülkeleri her geçen gün emperyalizmin boyunduruğundan kurtulurken BAE’nin bu topraklarda başarı şansı yoktur. Türkiye, Suriye, Libya, Yemen ve BAE’nin düşmanca faaliyetler yürüttüğü emperyalizme direnen diğer ülkeler kararlı: Bölgemiz ABD’yi de onun Batı Asya’daki iş birlikçilerini de sırtında taşımayacaktır.

Emre Kaya
TGB Ankara İl Yöneticisi

Dipnotlar
1- https://islamansiklopedisi.org.tr/birlesik-arap-emirlikleri
2- https://www.ahaber.com.tr/dunya/2020/02/13/iste-birlesik-arap-emirlikleri-gercegi-fetonun-de-icinde-yer-aldigi-turkiye-karsiti-lobilere
3- https://www.aa.com.tr/tr/analiz/korfezin-turkiye-karsiti-politikalarinda-yeni-sahne-suriye/1812837
4- https://tgb.gen.tr/dunya/korfez-den-teror-orgutu-pkk-ya-destek-27525
5- https://www.aa.com.tr/tr/dunya/bae-sudanlilari-is-vaadiyle-kandirarak-libyaya-gonderiyor/1825992
6- https://www.aa.com.tr/tr/analiz/adende-ozerklik-ilaniyla-yemen-yeniden-bolunmenin-esiginde/1824452

tgb.gen.tr

Tarih:
Diğer Haberler