İki çuval arasında bağımsızlık savaşı veriyoruz. Çuvallarla savaş verilir mi demeyin. Günümüzde savaşlar sadece delici ya da patlayıcı silahlarla olmuyor. Aslında bir tarafın diğer tarafa karşı kullandığı her şey birer silah haline dönüşebilir. Nereden baktığımız belirleyici. Misal; bir televizyon kanalı yeri geldiğinde bir silah haline dönüşür mü? Eğer o televizyon kanalı, Türkiye’de özgürlük mücadelesi verilirken penguen belgeseli izletiyorsa AKP iktidarının bir silahıdır. Halkımızın haklı mücadelesini gösteriyorsa halkın silahı… Kiminin silahı kalemi, kiminin ki tiyatrosu, kiminin ki müziği, kiminin ki düşüncesi… Eğer sömürü düzenine karşı bir savaşım veriyorsanız, yüreğiniz de bir silahtır. Ayrı dallar halinde görülse bile, bu silahların toplandığı ortak bir havuz vardır. Her savaşın birden çok cephesi fakat iki tarafı vardır. Bugün verdiğimiz bağımsızlık savaşı da iki taraf arasındadır. Şimdi bu tarafları inceleyelim…‘Özgürlükler’ ülkesi Süleymaniye…2003 yılında ABD askerleri, Türk askerlerinin başına çuval geçirdi ve 60 saat özgürlüklerini gasp etti. Elbette ki çuval bir simgeydi ve bu simgenin taşıdığı bazı anlamlar vardı. ABD çuvalının içinde en geniş anlamıyla sömürü düzenine itaat diktası vardı. Günümüzün başat gücü olan ABD, hegemonyasını çeşitli çuvallar ile halen dünyanın başına geçirmektedir. Hollywood filmlerinden tutun da özgürlük, demokrasi naraları ile Ortadoğu’ya müdahalelerine kadar. ABD’nin çuvalında milyonlarca insana zulüm vardır. Sahte düşmanlar ve o sahte düşmanlara karşı savaş vardır. O savaşlar için harcanan milyarlarca dolar ve o dolarlar için sömürülen milyarlarca insanımızın emeği vardır. Fakat o çuvalın üzerinde üç damga vardır: ‘Özgürlük’, ‘Demokrasi’, ‘Barış.’ Tabi inanana…Özgürlük çuvalıEminönü…2014 yılında 12 arkadaşımız tarafından ABD’nin kafasına çuval geçirildi. Bu ilk çuval değildi elbet. Son çuval da olmayacak. Biraz önce ABD’nin çuvalında neler olduğunu inceledik. Şimdi de kendi çuvalımıza bakalım. Bizim çuvalımızın içinde, mazlum milletlerin biriken öfkesi var. Ortadoğu’da katledilen milyonlarca insanın verdiği bağımsızlık mücadelesi var. Bizim çuvalımızın içinde Irak’tan, Venezüella’ya, Suriye’den Yunanistan’a, Türkiye’den Meksika’ya, Küba’ya, Filistin’e uzanan sömürü düzenine isyan var. Gönül rahatlığıyla söylüyoruz: Bizim çuvalımızda özgürlük, bağımsızlık var. Son Çuval!Nasıl ki her savaşın iki tarafı var ise, öngörülen iki de sonucu vardır. Seçenekler açık. Ya ABD’ye ve onun yerli işbirlikçilerine teslim olacağız. Ya da sömürü düzenine karşı dünya halkları ile bir olup, son çuvalı da ABD’nin başına geçireceğiz. Önümüzde ki dönem milli kuvvetlerin iktidar olacağı dönemdir. Limanlarımızın, topraklarımızın emperyalist güçlerden arındırılacağı bir dönemde kafasına çuval geçireceğimiz bir tek Amerikan askeri kalmayacaktır. Milli kuvvetlerin iktidara gelişi Amerika’nın başına geçireceğimiz son çuval olacaktır. Bu sebeple, çuval davamız aynı zamanda bağımsızlık davamızdır. Çuval geçiren arkadaşlarımız 4 Şubat 2015 Çarşamba günü Çağlayan Adliyesinde yargılanacak. Saat 09.00’da Çağlayan Adliyesinde buluşalım. Son çuvalı geçirecek cesur milletimize çağrımızdır.Cem DikmenTGB GYK Üyesi
İki çuval arasında bağımsızlık savaşı veriyoruz. Çuvallarla savaş verilir mi demeyin. Günümüzde savaşlar sadece delici ya da patlayıcı silahlarla olmuyor. Aslında bir tarafın diğer tarafa karşı kullandığı her şey birer silah haline dönüşebilir. Nereden baktığımız belirleyici. Misal; bir televizyon kanalı yeri geldiğinde bir silah haline dönüşür mü? Eğer o televizyon kanalı, Türkiye’de özgürlük mücadelesi verilirken penguen belgeseli izletiyorsa AKP iktidarının bir silahıdır. Halkımızın haklı mücadelesini gösteriyorsa halkın silahı… Kiminin silahı kalemi, kiminin ki tiyatrosu, kiminin ki müziği, kiminin ki düşüncesi… Eğer sömürü düzenine karşı bir savaşım veriyorsanız, yüreğiniz de bir silahtır. Ayrı dallar halinde görülse bile, bu silahların toplandığı ortak bir havuz vardır. Her savaşın birden çok cephesi fakat iki tarafı vardır. Bugün verdiğimiz bağımsızlık savaşı da iki taraf arasındadır. Şimdi bu tarafları inceleyelim…‘Özgürlükler’ ülkesi Süleymaniye…2003 yılında ABD askerleri, Türk askerlerinin başına çuval geçirdi ve 60 saat özgürlüklerini gasp etti. Elbette ki çuval bir simgeydi ve bu simgenin taşıdığı bazı anlamlar vardı. ABD çuvalının içinde en geniş anlamıyla sömürü düzenine itaat diktası vardı. Günümüzün başat gücü olan ABD, hegemonyasını çeşitli çuvallar ile halen dünyanın başına geçirmektedir. Hollywood filmlerinden tutun da özgürlük, demokrasi naraları ile Ortadoğu’ya müdahalelerine kadar. ABD’nin çuvalında milyonlarca insana zulüm vardır. Sahte düşmanlar ve o sahte düşmanlara karşı savaş vardır. O savaşlar için harcanan milyarlarca dolar ve o dolarlar için sömürülen milyarlarca insanımızın emeği vardır. Fakat o çuvalın üzerinde üç damga vardır: ‘Özgürlük’, ‘Demokrasi’, ‘Barış.’ Tabi inanana…Özgürlük çuvalıEminönü…2014 yılında 12 arkadaşımız tarafından ABD’nin kafasına çuval geçirildi. Bu ilk çuval değildi elbet. Son çuval da olmayacak. Biraz önce ABD’nin çuvalında neler olduğunu inceledik. Şimdi de kendi çuvalımıza bakalım. Bizim çuvalımızın içinde, mazlum milletlerin biriken öfkesi var. Ortadoğu’da katledilen milyonlarca insanın verdiği bağımsızlık mücadelesi var. Bizim çuvalımızın içinde Irak’tan, Venezüella’ya, Suriye’den Yunanistan’a, Türkiye’den Meksika’ya, Küba’ya, Filistin’e uzanan sömürü düzenine isyan var. Gönül rahatlığıyla söylüyoruz: Bizim çuvalımızda özgürlük, bağımsızlık var. Son Çuval!Nasıl ki her savaşın iki tarafı var ise, öngörülen iki de sonucu vardır. Seçenekler açık. Ya ABD’ye ve onun yerli işbirlikçilerine teslim olacağız. Ya da sömürü düzenine karşı dünya halkları ile bir olup, son çuvalı da ABD’nin başına geçireceğiz. Önümüzde ki dönem milli kuvvetlerin iktidar olacağı dönemdir. Limanlarımızın, topraklarımızın emperyalist güçlerden arındırılacağı bir dönemde kafasına çuval geçireceğimiz bir tek Amerikan askeri kalmayacaktır. Milli kuvvetlerin iktidara gelişi Amerika’nın başına geçireceğimiz son çuval olacaktır. Bu sebeple, çuval davamız aynı zamanda bağımsızlık davamızdır. Çuval geçiren arkadaşlarımız 4 Şubat 2015 Çarşamba günü Çağlayan Adliyesinde yargılanacak. Saat 09.00’da Çağlayan Adliyesinde buluşalım. Son çuvalı geçirecek cesur milletimize çağrımızdır.Cem DikmenTGB GYK Üyesi





