Stalingrad

Özgürlük, bağımsızlık, eşitlik ve kardeşlik mücadelesi verenler, rehber edindikleri ideolojilerinin, programlarının ve stratejilerinin yanında, -ve hatta bunların oluşmasında da- sistemin kendilerine yönelik saldırılarından, baskılarından da yararlanırlar. Özgürlük için verilen mücadelenin cephesi, bir anlamda da emperyalizmin saldırdığı noktalarda oluşur. Bu kavgada düşman kuvvetlerin saldırıların yanında, devrimciler tarihlerinden dersler çıkarır, geçmişteki yenilgilere olduğu kadar, zaferlere de dayanılır. Yapılan anmalar, “daha fazla Vietnam”, ve benzeri motivasyonlar hep bu bağlamdadır. Daha da ilerleterek, yenisini yaratmak için… 23 Ağustos 1942 – 2 Şubat 1943 arası yaşanmış, ve faşizme karşı büyük bir zaferle taçlanmış Stalingrad Muharebesi’ni de bu bağlamda, sade bir özlemle değil, yenilerini yaratma kararlılığıyla, saygıyla ve en devrimci duygularımızla anıyoruz.Ancak…Artan baskıya oranla toplumun da hızla politikleşmeye, vatan savunmasına varıyla yoğuyla katılmaya, örgütlenmeye başladığı, içerisinde bulunduğumuz bu yıllarda, Rus halkı ve dünyanın tüm vatanseverleri açısından başından sonuna faşizme karşı mücadele ve vatan savunması anlamına gelen Stalingrad Muharebesini hatırlarken, ideolojik olarak kendimizi sahte özgürlükçülerden, vicdan simsarlarından ayırmamız gereken bir dönemdeyiz. Asla aklımızdan çıkarmamamız gerekir, Stalingrad zaferi, vatanını savunan bir halkın özgürlük ateşiyle kazanıldı, emperyalizmin Ortadoğu’yu kana bulama planlarında kullandığı iki piyondan birini tutarak değil. Stalingrad zaferi, son model Alman tanklarına karşı Sovyet askerlerinin hendekler kazdığı, o son teknoloji tankları etkisiz hale getirdiği küreklerle kazanıldı, ABD ile kurulan ortak karargâhlarla, emperyalizmin silahlarıyla, CIA ajanlarıyla kol kola “direnerek” değil.Bu yüzden, Stalingrad zaferinin 72. yılında, ve nice 72 yıllarda da aynı inançla hatırlama kararlılığıyla, ABD eliyle yaratılan “çakma Stalingrad’lara” inat haykırıyoruz; Yaşasın Vatan Savunması, Yaşasın Stalingrad!Erkin ÖncanTGB GYK Üyesi

Özgürlük, bağımsızlık, eşitlik ve kardeşlik mücadelesi verenler, rehber edindikleri ideolojilerinin, programlarının ve stratejilerinin yanında, -ve hatta bunların oluşmasında da- sistemin kendilerine yönelik saldırılarından, baskılarından da yararlanırlar. Özgürlük için verilen mücadelenin cephesi, bir anlamda da emperyalizmin saldırdığı noktalarda oluşur. Bu kavgada düşman kuvvetlerin saldırıların yanında, devrimciler tarihlerinden dersler çıkarır, geçmişteki yenilgilere olduğu kadar, zaferlere de dayanılır. Yapılan anmalar, “daha fazla Vietnam”, ve benzeri motivasyonlar hep bu bağlamdadır. Daha da ilerleterek, yenisini yaratmak için… 23 Ağustos 1942 – 2 Şubat 1943 arası yaşanmış, ve faşizme karşı büyük bir zaferle taçlanmış Stalingrad Muharebesi’ni de bu bağlamda, sade bir özlemle değil, yenilerini yaratma kararlılığıyla, saygıyla ve en devrimci duygularımızla anıyoruz.Ancak…Artan baskıya oranla toplumun da hızla politikleşmeye, vatan savunmasına varıyla yoğuyla katılmaya, örgütlenmeye başladığı, içerisinde bulunduğumuz bu yıllarda, Rus halkı ve dünyanın tüm vatanseverleri açısından başından sonuna faşizme karşı mücadele ve vatan savunması anlamına gelen Stalingrad Muharebesini hatırlarken, ideolojik olarak kendimizi sahte özgürlükçülerden, vicdan simsarlarından ayırmamız gereken bir dönemdeyiz. Asla aklımızdan çıkarmamamız gerekir, Stalingrad zaferi, vatanını savunan bir halkın özgürlük ateşiyle kazanıldı, emperyalizmin Ortadoğu’yu kana bulama planlarında kullandığı iki piyondan birini tutarak değil. Stalingrad zaferi, son model Alman tanklarına karşı Sovyet askerlerinin hendekler kazdığı, o son teknoloji tankları etkisiz hale getirdiği küreklerle kazanıldı, ABD ile kurulan ortak karargâhlarla, emperyalizmin silahlarıyla, CIA ajanlarıyla kol kola “direnerek” değil.Bu yüzden, Stalingrad zaferinin 72. yılında, ve nice 72 yıllarda da aynı inançla hatırlama kararlılığıyla, ABD eliyle yaratılan “çakma Stalingrad’lara” inat haykırıyoruz; Yaşasın Vatan Savunması, Yaşasın Stalingrad!Erkin ÖncanTGB GYK Üyesi

Paylaş: