NATO'nun katliamları: Başbağlar ve Madımak

Türkiye’yi bölmek, cumhuriyetimizi ve cumhuriyet değerlerimizi yıkmak isteyen Gladyo (NATO), Madımak’ta, Başbağlar’da canlarımıza kıymıştı.

NATO'nun katliamları: Başbağlar ve Madımak
Elif Beyza Tekin
Elif Beyza Tekin
GYK ÜYESi

Gladyo’nun Acı Takvimi


1990’lı yıllar Türkiye’nin “faili meçhul” cinayetlerle çalkalandığı yıllardı. Türkiye’nin yetiştirdiği aydınlarımızı ardı ardına yapılan cinayetlere kurban verdik. 31 Ocak 1990’da Muammer Aksoy, 7 Mart 1990’da Çetin Emeç, 4 Eylül 1990’da Turan Dursun, 6 Ekim 1990’da Bahriye Üçok, 24 Ocak 1993’te Uğur Mumcu, 17 Şubat 1993’te Eşref Bitlis, 21 Ekim 1999’da Ahmet Taner Kışlalı Gladyo’nun düzenlediği cinayetlerle aramızdan ayrıldılar. Hepsi Kemalist Devrimi’nin savunucusu, Türkiye’ni yetiştirdiği bilim insanları, yazarlar, aydın birikimimiz..
2 Ekim 1992 tarihinde de NATO’nun Ege’de yaptığı Kararlılık Gösterisi-92 Tatbikatı ile TCG Muavenet gemisi ABD füzeleri ile vurulmuş, 5 askerimiz şehit olmuş 22 askerimiz de yaralanmıştır. Madımak ve Başbağlar Katliamları da bu silsileden bağımsız değildi. 2 Temmuz 1993 tarihinde Sivas Madımak Katliamında 33 aydınımız ve 2 otel çalışanı ile 35 kişi yanarak can verdi. 3 gün sonra Erzincan’ın Başbağlar köyünde yapılan katliamda 35 vatandaşımız katledildi. Fakat kamuoyuna sunulan biçimiyle failinin belli olmadığı bir durum yoktu ortada. Türkiye’nin aydın birikimini “yok etmek” isteyen, Türkiye’yi Türk-Kürt, Alevi-Sünni diyerek bölmeye çalışan kuvvet hiçbir yerde saklanmıyor. Apaçık karşımızda. İşte size en can alıcı haliyle Gladyo! Türkiye’nin 1945’ten itibaren Atlantik sisteminin içine sürüklenmesi, 1952’de NATO’ya dahil olması ile birlikte Türkiye’yi parçalamaya yönelik hamleler de baş gösterdi. Faili meçhul cinayetlerle, Türk askerine yapılan aşağılayıcı muamelelerle, 15-16 Temmuz Amerikancı-Fethullahçı darbe girişimiyle Türkiye’nin bağımsızlığına ve bütünlüğüne kastedildi.


ABD’NİN DEĞİŞMEZ PLANI


ABD’nin ulus devletler üzerine uyguladığı parçalama eylemlerinin en önemli aygıtı NATO.
Ne zaman ki Türkiye NATO’ya girdi, Gladyo Türk devletinin içine yerleşti. Etnik, mezhepsel, ideolojik kışkırtmaları körükleyerek ülke içerisinde kaosa sebep oldu. ABD’nin değişmeyen planı Türkiye gibi ulus devletler içerisinde yarattığı kargaşa üzerinden ülkeleri bölmektir. Özellikle bölgemizde kurulmak istenen 2. İsrail Devleti, mimarlığını ABD’nin yürüttüğü Büyük Ortadoğu Projesi de buna hizmet etmekteydi.
İşte bu planlar doğrultusunda Türkiye’de yaşanan faili meçhul cinayetlerin yanı sıra yaptıkları katliamlarla birlikte onulmaz yaralar açmışlardır. NATO’nun katliam maşası Gladyo, gerici kuvvetlerini kullanıp halkı Alevi-Sünni kışkırtmasına iterek 2 Temmuz 1993’te Pir Sultan Abdal Şenlikleri dolayısıyla Sivas Madımak Oteli’ne toplanan aydınlarımızı yakarak bizden kopardı. Aradan sadece 3 gün geçtikten sonra ABD’nin maşası PKK, Erzincan Kemaliye’nin Başbağlar köyünde 33 vatandaşımızı kurşuna dizerek katletti. Ne failleri meçhuldü ne de engellenemezdi. Dönemin Başbakanı Tansu Çiller Madımak ve Başbağlar için ellerini kollarını bağlamıştı. “Otelin etrafını saran vatandaşlarımıza hiçbir şekilde zarar gelmemiştir.” diyerek Gladyo’yu ve onun gerici kuvvetlerini savunmuştur.
Alevlerin Sahibi Kim? Faili meçhul dendi, suikast dendi, kimin yaptığı bilinmiyormuş gibi davranıldı ancak bu olayların failleri açık. Faturanın kime kesileceği de açık. Olayların sahibi Gladyo, yani NATO! NATO, avazı çıktığı kadar “Ben sizin düşmanınızım” diyor. Fakat nice NATO’cular var ki NATO’ya toz konduramayıp Türkiye’yi NATO’ya, Atlantik’e zincirlemeye çalışıyor. 2 Temmuz günü Madımak’taki alevlerin sahibi olan NATO’ya bağlılık Türkiye’yi alevler içerisinde bırakmaktır. Madımak Katliamının sebebi sadece mezhepsel çatışma, gerici unsurların saldırısı değildi. Madımak’ın sebebi Türkiye’nin NATO içerisinde bulunmasıydı. “Emperyalizm” ifadesini ağza almadan Türkiye’ye yönelen tehditleri anlamaya çalışanlar yanlış mevziiye sürüklenirler.

Türkiye’yi Sivas’tan, Başbağlar’dan bölmeye çalıştılar. Şimdi de Türkiye’nin acılarını Türkiye’ye karşı kullanıyorlar. NATO’dan çıkalım demeyen hiç kimse Madımak’ta yanan canlarımızın hesabını soramaz. Emperyalizmin aygıtları, maşaları ile kol kola dolaşan, masalarda buluşanlar Başbağlar’da yitirdiğimiz vatandaşların hesabını soramaz.

Hesap NATO’nun, Faturayı NATO’ya Keselim

Türkiye’yi bölmek, cumhuriyetimizi ve cumhuriyet değerlerimizi yıkmak isteyen Gladyo (NATO), Madımak’ta, Başbağlar’da canlarımıza kıymış, FETÖ’nün 15 Temmuz darbe girişimiyle yine canımıza kastetmişti. Bugün NATO’da kalalım demek Türkiye’nin soluk borusunu tıkamak demektir.

Yaşasalardı Madımak Oteli’nden tek bir ses yükselecekti: NATO’dan çıkalım! Yaşasalardı Başbağlar köylüsü NATO’dan çıkalım, NATO üslerine el koyalım diyecekti!

Yeni Madımakların, yeni Başbağların yaşanmaması için yapılacak şey NATO’dan çıkmaktır.

Temmuz ayı ne yazık ki katliamcı Gladyo’nun yani NATO’nun Türkiye’nin bağrından yetişenleri yok ettiği bir ay. Ancak temmuz ayı aynı zamanda devrim ayıdır. Fransız Devrimi, 1908 Devrimimiz. Şimdi yine temmuzlar nice devrimler doğuracaktır. NATO’dan çıktığımız takdirde Türkiye gözü yaşlı kalmayacaktır.

Türk milleti tarafını çoktan seçti. Amerika karşıtlığı, NATO karşıtlığı Türk milleti içerisinde had safhada. Bu da ABD’nin bölücü aparatı, ateş almak üzere bekleyen namlusu NATO’dan çıkmak için fırsattır.

Yazımızda ABD, NATO ve Gladyo kavramlarını birbirinin yerine kullandık. Çünkü bunlar iç içe geçmiştir. Gladyo NATO’dan bağımsız değildir, NATO da ABD’den ayrı düşünülemez. Yani hepsi emperyalizmin emanetçileridir.

Gladyo’ya, PKK’ya şehit verdiğimiz tüm aydınlarımız, vatandaşlarımızı, Mehmetçiğimizi saygıyla anıyoruz. Verdiğimiz şehitlerin hesabını ancak NATO’dan çıkarak sorabiliriz.

 

Elif Beyza Tekin
TGB GYK Üyesi
İstanbul İl Yöneticisi

Tarih:
Diğer Haberler