Muhalefetin Yeni Stratejisi: Türkiye Düşmanlığı

ABD’nin Türkiye’de iktidar belirleme süreci kapanmıştır. Kendi ülkesinde seçim yapmaktan aciz olan ABD, nasıl olsun da Türkiye’de iktidar belirlesin?

Muhalefetin Yeni Stratejisi: Türkiye Düşmanlığı
Aylin Kum
Aylin Kum

Amerika’da yaşanan seçim yarışı 3 Kasım 2020’de tamamlandı. Seçimlerin ardından, başkanlık yarışını “kazanan” Joe Biden’ın programını uygulamak adına, Türkiye içindeki ikinci gemiciler harekete geçmeye başladı.

Rand Corparation raporları ve Joe Biden’ın kendi açıklamaları ile Türkiye’de yaratılmak istenen yaratıcı yıkıcılığın uygulayıcıları, isim isim meydanlara çıktı.

CHP, HDP, İYİP, SP, DEVA Partisi ve Gelecek Partisi ile oluşturulan iktidar “seçeneği” Ergenekon süreçlerinin sona ermesi ile faaliyete geçmişti.

Bu yazıyla beraber, ABD seçimlerinden sonra daha da azgınlaşan Türkiye muhalifi bloğun eylemlerini gözler önüne sereceğiz.

ABD’nin Türkiye’de İktidar Olma Planları

Ergenekon davalarının çökmesi ile başlayan Vatan Savaşı sürecini tersine çevirmek için muhalefete yeni roller biçildi. Vatan Savaşı sürecinin yüklediği sorumlulukları üstlenmek zorunda olan kuvvetlerin zıttı da doğmuş oldu. Ülkemizin FETÖ ve PKK’nın üzerine gitmesi ve dostları ile işbirliği sürecinin tersine dönmesi için muhalefet partileri göreve çağrıldı.

 Demokrasi ittifakı adı altında kurulan CHP, HDP, İYİ Parti ve Saadet Partisi birlikteliğinin eylem kılavuzuna kısaca değinmek gerekirse;

- Vatan Savaş’ı değil saray savaşı veriliyor, terörle mücadele etmiyoruz, dağı taşı bombalıyoruz.

- Türkiye 15 Temmuz’ da ABD’nin piyonu FETÖ ile savaşmadı;”15 Temmuz tiyatroydu, kontrollü darbe girişimi yapıldı.”

- “Türkiye’nin Suriye bataklığında ne işi var”

açıklamaları yapıldı.

FETÖ ve PKK’yı Silivri'den kurtarmak için Adalet Yürüyüşü düzenlendi.

Rusya, Çin, Suriye gibi ittifak birikimini oluşturan ülkeler karalandı; ABD ve NATO’ya bağlılık açıklamaları yapıldı.

Türkiye’nin 2014’te başlayan Vatan Savaşı süreci işte bu eylem ve söylemler ile baltalanmaya çalışıldı. Türkiye’nin milli kuvvetlerine karşı Türkiye düşmanları ile açıktan ittifak süreci başladı.

Bu sürecin devamı olarak son günlerde yapılan cüretkâr açıklamalara şahitlik ettik.

Kılıçdaroğlu’nun Selahattin Demirtaş’a "Demirtaş Bey, iddianameleri şeref madalyası olarak takacak" sözleri, Bülent Arınç’ın “Kavala ve Demirtaş’ın yargılanma sürecinin sona ermeli” söylemleri, Ali Babacan’ın “Türkiye Ankara’dan yönetilmez” çıkışı ve en son CHP Genel Başkan Yardımcısı Ünal Çeviköz’ün “Amerika ile ilişkileri geliştirelim” açıklamaları ile devam etti. Bu açıklamalar göstermektedir ki; Artık muhalefet, Türkiye’nin muhalefet partileri değil, Türkiye’ye muhalefet partilerini temsil etmektedir.

Türkiye Karşıtı Programın Belgeli Dayanakları

Resmi olmayan sonuçlara göre başkan seçilen Joe Biden’ın programı ve uygulayacağı stratejiler henüz seçimler sonuçlanmadan dahi meydana çıkmıştı.

Biden 17 Aralık 2019 günü New York Times gazetesine yaptığı açıklamalarda belirtmişti. ABD’nin Rand Corporation adlı strateji kuruluşu da, Biden’ın önderliğinde hazırlanan Türkiye Raporu’nda program ve görevlerin ayrıntısını saptadı. “Türkiye’nin Milliyetçi Rotası” başlıklı bu rapor ile beraber siyasi hedefler programı ile buluşmuş oldu.

Raporda Türkiye’nin otoriter bir rejimle bütünleştiği ve yanlış bir milliyetçilikle buluştuğuna dikkat çekerek muhalefete düşen büyük görevler sıralandı. 2018 seçimlerinde NATO ve AB’ye bağlılık yemini edenler ile siyasi ilişkilerin geliştirilebileceği aktarıldı. Bu yeminleri edenler raporun içinde isim isim ifade edildi ve Türkiye’de bozguncu siyaset yapma görevine davet edildi.

Raporda Abdullah Gül, Bülent Arınç, Kemal Kılıçdaroğlu, Meral Akşener, Ahmet Davutoğlu gibi Türkiye siyasi partilerinin “muhalifleri” vardı. Raporda Gül ve Arınç için;

“ Abdullah Gül partiler üstü bir politika benimsemişti, Bülent Arınç da aynı dönemde Parlamentonun sesini yansıtıyordu. Bu ikili Erdoğan’ın parti içindeki etkisini dengeleyen ve ılımlaştıran bir rol oynadılar.” şeklinde gurur ibareleri yer aldı(!)1

Biden’ın verdiği röportaj ve Rand Corparation raporu ile Türkiye’de yaratıcı yıkıcılık hazırlıkları başlamış oldu.

Joe Biden’ın “Zaferi” ile Hızlanan Harekat

Bu cesur açıklamalar seçim sonuçları ile daha da güç buldu.

3 Kasım 2020’de ABD başkanlık seçimlerini Joe Biden’ın kazandığı açıklanınca; Türkiye’ye muhalif Biden müttefikleri harekatı hızlandırdılar. ABD seçim sonuçlarından sonra demokrasi sevdalısı Biden’a tebrik mesajları ile başlatılan harekat, Demirtaş’ı kurtarma, Türkiye’yi NATO müttefiki ilan etme çağrıları ile devam etti.

Bülent Arınç, “Bugün ifade özgürlüğü sakattır. Ben ifade özgürlüğünün tamamen özgür olmasını istiyorum. Özellikle de gazeteciler için. Siyasetçinin her zaman korunmasından yanayım. Demirtaş’ı tanımak için onun yazdığı bir kitap var, onu okuyun. Bu ülkede Kürtler çok ezildi" ifadeleri ile Rand raporunda kendisi hakkındaki övgü dolu sözlerin karşılığını vermeye başladı.

Deva Partisi Genel Başkanı Ali Babacan, Demirtaş ve Kavala için “Buradan hükümete ve yargıya çağrımız; tutuksuz yargılanma esas, tutuklu yargılanmanın istisna olacağı uygulamayı görmek istiyoruz. Kaybolan itibarı, özgürlük günlerini siz insanlara iade edemezsiniz, bu kul hakkıdır. Bağımsız ve tarafsız yargı çalışmalıdır.”2 şeklindeki açıklaması ile özgürlük sevdasını gözler önüne sermektedir. Benzer açıklamalar Gelecek Partisi Genel Başkanı Ahmet Davutoğlu’ndan da geldi.

Selahattin Demirtaş'ı kurtarma çabalarının yanı sıra, Türkiye’nin demokratik yolları tekrardan kazanmak için, ABD ve NATO ile işbirliğini savunan CHP Genel Başkan Yardımcısı Ünal Çeviköz’ün açıklamaları da çok dikkat çekicidir. “Türkiye’nin 2021’de Dış Politika Öncelikleri: Ana Muhalefet Partisinden Bir Bakış” panelinde konuşan Çeviköz, Türkiye’nin dış ilişkilerdeki diyaloglarının yalnızlaşmaktan başka bir şeye yaramadığını, Kürt sorununun TBMM’de çözüleceğini ve Türkiye’nin silah bırakması gerektiğini bildirdi ve bütün bunlar ile paralel olarak Türkiye’ye demokrasi ABD’den gelecek mesajı ile cüretkâr konuşmasını tamamladı.3

Türkiye’nin demokrasi ile buluşmasının bir yolu da, Türkiye’nin Ankara’dan yönetilmemesi ile mümkün olabileceğini söyleyen Babacan’ın açıklamasının bir kısmı şu şekildedir; “Kürt meselesi dediğimizde öncelikle anadilin yaşatılması, kullanılmasıyla ilgili bir ortam hazırlamak ve gerekli adımları atmak meselesi vardır. Yine bir adem-i merkeziyetçilik yani yerinden yönetim anlayışı. Yerel yönetimlerin biraz daha sorumluluğunun fazla olması lazım. Ve Türkiye için de yeni bir vatandaşlık anlayışına ihtiyacı vardır. Etnik kökenine bakmadan dinine mezhebine bakmadan inanıp inanmadığına bakmadan her bir vatandaşımızın devlet tarafından aynı samimiyetle kucaklanabilmesi vardır.”4

Bu açıklamalara bakarak “Joe Biden’ın Türkiye Ekibinin” hedeflediklerini sıralayalım:

  • Demokrasi için Selahattin Demirtaş ve tüm siyasi tutuklarının serbest bırakılması (FETÖ ve PKK’ya özgürlük).
  • Türkiye’nin silahı bırakması ve sorunların TBMM’de çözülmesi.
  • Türkiye’yi sıcak paraya bağımlı kılma ve Dünya ekonomisi ile bütünleşme programının devamlılığının sağlanması.
  • “Güçlendirilmiş Parlamenter Rejim” adı altında HDP/PKK ile bütünleşmek; Atatürk’ü ve Türk milletini anayasadan çıkartmak.
  • Türkiye’nin Avrasya ile bütünleşmesinin önüne geçmek için Rusya, Çin, Suriye düşmanlığı yapmak ve Türkiye’yi yalnızlaştırmak.
  • ABD, AB ve NATO’ya tam bağımlılık.

Türkiye’nin Zaferi ve Türkiye Muhaliflerinin Hezimeti

Türkiye’de Ergenekon yalanlarının çökmesi Türk Ordusu’nun ve yurtseverlerin özgürlükleri ile başlayan devrim süreci; Hendek savaşları, sınır ötesi operasyonları, FETÖ’nün temizlenmesi, Türkiye’nin komşularıyla işbirliği, Doğu Akdeniz’de yürüyen mücadele ve ekonomik olarak gerçekleştirdiği atılımlar ile devam etmektedir.

Devrim süreçlerinin içinde karşı devriminin ataklarının olması tarihsel bir zorunluluktur. Bugün Türkiye’nin yürüttüğü mücadelelere ABD tarafından bakanların, bu mücadelenin karşısında konumlanması olağandır. Çünkü onların demokrasisi ABD’nin demokrasisi, özgürlükleri ABD’nin özgürlükleri haline gelmiştir.

Türkiye’nin savaştıkça özgürleştiği gerçeğini anlamayanlar ya da anlamak isteyenler Türkiye’nin silah bırakmasını ister hale gelmiş; Doğu Akdeniz’de yürüyen mücadelede bizi tehdit eden İsrail ile anlaşma yapmayı savunur noktaya gelmiştir.

Türkiye’nin yürüttüğü bu mücadeleyi baltalamak için demokrasi ve özgürlük maskesi altından fitne sokulduğunu söylemiştik. Bu fitneler ile Türkiye’yi yolundan döndürmeye çalışanlara tekrardan hatırlatmış olalım. ABD’nin Türkiye’de iktidar belirleme süreçleri kapanmıştır. Kendi ülkesinde seçim yapmaktan aciz bir noktaya gelmiş olan ABD, nasıl olsun da Türkiye’de iktidar belirlesin? Onun da ötesinde, Türkiye’de ABD’nin iktidar belirleyeceği günlerin gelmesi için; Türkiye’nin Doğu Akdeniz’deki haklarını Yunanistan ve İsrail’e devretmesi, FETÖ ve PKK’nın üzerine yürümemesi, tekrardan sıcak paraya bağımlı bir hale dönmesi lazım. Peki bu mücadeleden dönmeyi Türk devletine, Türk Ordusuna, Türk milletine, Türk gençliğine kabul ettirebilecek bir güç bulunmuyor mu sorusuna cevabımızın “Hayır” olduğunu duyuyoruz.

Ülkemiz bir değişim ve dönüşüm sürecinin içerisindedir, bazı roller değişmiştir. Bu değişim ve dönüşüm sürecinde Amerika’nın taleplerini Türkiye’ye dayatanlar, ABD raporlarından aldığı övgü dolu sözlerin hakkını yerine getirmeye çalışanlar, Türkiye’nin mücadelesinin ve Türk milletinin altında ezilecektir.

Ülkemiz, devleti, ordusu ve milleti ile Türkiye’nin haklı mücadelesi için görevinin başındadır. Türkiye’nin pususundakiler de tarihin çarklarını Türkiye aleyhine çevirmek için görev başındadır. Fakat tarih, Türk milletinin haklı zaferine ulaşmasını işaret etmiştir. Geri dönüşü olmayan bu yolda Mustafa Kemal Atatürk’ün başarılarına sırtını yaslayan ve O’ndan aldığı görevle yola çıkanların zaferi göreceği kesindir.

Aylin Kum

TGB İzmir İl Sekreteri

 

DİPNOT:

  1. https://aydinlik.com.tr/rand-corporation-raporu-4-turkiye-nin-onundeki-dort-senaryo-211374-5#2
  2. https://www.aydinlik.com.tr/haber/teror-hukumlusunu-cikarma-ekibi-224040
  3. https://www.aydinlik.com.tr/haber/abd-ye-biat-programi-223958
  4. https://www.aydinlik.com.tr/haber/her-karar-ankara-dan-alinamaz-223959

 tgb.gen.tr

Tarih:
Diğer Haberler